Sayıştay 2. Dairesi 34070 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34070

Karar Tarihi

8 Mayıs 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 2

  • Dosya No: 34070

  • Tutanak No: 34906

  • Tutanak Tarihi: 08.05.2012

  • Konu:

KARAR

Duruşma talep eden dilekçi M.Zafer ALSAÇ ile Sayıştay Savcısının dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1111 sayılı ilamın 18 inci maddesiyle; Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği'nin geleneksel tıbbi bitkiler üzerinde yürüttüğü araştırma, yetiştirme, geliştirme ve bakım faaliyetlerinin finansmanının Belediye bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle 364.128,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçesinde özetle:

Belediye sınırları içerisindeki "tıbbi bitkiler bahçesinde araştırma geliştirme ve bakım işi" eleştirilerek böyle bir iş için ödeme yapılamayacağı ifade edilmiş bunun belediyenin görevi olmadığının belirtildiğini,

Esas olarak belediyenin tıbbi bitkileri araştırma geliştirme ve bakım işi ile ilgili bir görevinin bulunmadığı yaklaşımından hareketle karara bağlandığını, Belediye Kanununun 14. maddesinde belediyenin görevleri, 60. maddesinde de belediyenin giderleri sayıldığını, 14. maddede belediyelerin görevleri; "temizlik, ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar;... Kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, ... hizmetlerini yapar veya yaptırır."

15/4 maddesinde; "...belediyeler, meclis kararıyla; ... sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere... ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla arsa tahsis edebilir." Aynı kanunun 38/m; "belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gerekli önlemleri almak."

Kanunun 67. maddesi; "... yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera... sağlıkla ilgili destek hizmetleri... ile ilgili işleri... ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir."

Madde 77; "belediye; sağlık... ve kültürel hizmetleriyle... gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular." Hükümlerinin yer aldığını, Belediyenin bir tıbbi bitkiler bahçesi oluşturmuş, bu bahçede yer alacak bitkilerle ilgili araştırma ve bahçenin bakımını yaptırdığını, Bu projenin arkasında birkaç gerekçe olduğunu,

  1. Dünyada gıda, kozmetik ve ilaç olarak 20 bini aşkın tıbbi bitki türü kullanılmakta olduğunu, Avrupa'nın tamamında yaklaşık 12 bin bitki türü yetişmekte iken Anadolu'da yaklaşık 10 bin bitki türü yetişir ve bunların üçte biri başka bir coğrafyada bulunmadığını, Anadolu, farklı iklim tipleri, jeolojik ve jeomorfolojik çeşitlilik, güçlü su kaynaklan, büyük yükseklik farkları ve habitat çeşitliliği barındırması dolayısıyla zengin bir floraya sahip olmasına rağmen kullanılan tıbbi bitki türü 500, satılan tıbbi bitki türü ise bunun yarısı kadar olduğunu, Tıbbi bitkilerin hemen tamamı tabii olarak yetişmekte, bir kısmı işlenmeden yurtdışına gitmekte, kültüre alınan çok az bir kısmı da diğer kültür bitkilerine göre çok dar alanlarda üretilmekte olduğunu, Bitki zengini olan Türkiye'de üniversite ve vakıfların kurduğu birkaç botanik bahçesi dışında tıbbi bitkileri birarada görmenin mümkün olmadığını, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi Türkiye'de tıbbi bitkilere ayrılmış ilk bahçe olarak bir dönüm noktası teşkil etmekte olduğunu, Bu projenin hedefleri, tıbbi bitkileri üretmek, tanıtmak, tıbbi bitki çeşitliliğinin korunup geliştirilmesine katkıda bulunmak, etkin ve güvenli kullanımlarını teşvik etmek, eğitim programları, staj ve araştırmalar için çalışma alanı ve materyal sağlamak olduğunu, Bahçe şu anda 700'e yakın etiketli bitki, tropik bitkilerin yetiştiği bir sera, yetiştirme serası, kurutulmuş bitki örneklerinin muhafaza edildiği bir herbarium ve genetiğiyle oynanmamış saf tohumların saklandığı bir tohum bankasını barındırmakta olduğunu, Kanuna göre belediye, ağaçlandırma yapmak, park ve yeşil alan oluşturmak, bu alanların bakımını sağlamak ve var olan alanları geliştirmekle yükümlü olduğunu, Temalı parklar kurmak da bu cümleden olduğunu, Nitekim Türkiye'de birçok belediye bu kanuna uygun olarak temalı park kurduğunu, Belediye klasik park-bahçe-yeşil alan anlayışını bir adım ileri taşımış, bilimsel standartlarda tematik bir bahçe oluşturduğunu, bu bahçede yer alacak bitkilerle ilgili araştırma yaptırmış, bu bahçenin hedefleri doğrultusunda bakımını ve gelişmesini sağlamak üzere konuyla ilgili personelden oluşan asgari bir kadronun çalışmasını sağladığını, Bütün dünyada bu gibi özellikli park ve bahçeler yerel yönetimler, üniversiteler, vakıflar, dernekler ve özel sektör işbirliği ile oluşturulmakta ve yönetilmekte olduğunu, 14 dönümlük bu alan özellikli bir bahçe olmayıp ziyarete açık klasik bir park veya yeşil alan olsaydı dahi, hayatiyetini sürdürmek için bahçıvanları, hizmetlileri, güvenlik elemanları ve bitkilendirme ve peyzajdan sorumlu görevlileri olması gerekeceğini,

  2. Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesini yalnızca ziyaret edilen bir tematik bahçe olarak görülmemesini, Burası kısa zaman içinde gerçek bir eğitim merkezi halini aldığını, Bahçe, biyoloji, ziraat mühendisliği, tıbbi ve aromatik bitkiler, bahçe ziraati, organik tarım, seracılık bölümlerinde okuyan üniversite ve yüksekokul öğrencilerinin staj için ilk başvurdukları; anaokulu ve ilköğretim okullarının gruplar halinde gezip uygulamalı eğitim yaptıkları ve ekosistemin ne olduğunu görerek anlayabildikleri bir kurum haline geldiğini,

Bahçede, her yaştan ve meslekten insanlara sağlıklı hayat tarzını, sağlıklı beslenmeyi, sağlık ve hastalık için bitkilerden nasıl faydalanılacağını, doğal bakımı öğreten seminerler; çocuklara ekolojik denge için sorumluluk aşılayan ve yaratıcılıklarını geliştiren atölye çalışmaları; lise öğrencileri için proje yardımları; bahçıvanlık becerisini geliştirmek isteyenler için gönüllü bahçıvanlık programları; belgesel film gösterimleri gibi faaliyetler sürmekte olduğunu, Geleneksel tıp konusunda kitaplar hazırlanmakta, eğitim için giderek artan ilgiye cevap olarak bir dergi yayınlanmakta olduğunu, 11 yıldır kutlanmakta olan Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali de özellikle koruyucu tıp konusundaki eğitici rolüyle takdir toplamakta olduğunu,

Kanuna göre belediye, meslek ve beceri kazandırma hizmetleriyle ve öğrencilere destek sağlamakla yükümlü olduğunu, Belediye Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesindeki eğitim faaliyetlerini desteklemekle bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini,

  1. Tıbbi Bitkiler Bahçesinin Zeytinburnu'nda olması bir tesadüf olmadığını, Bu bölge yüzyıllar öncesinden İstanbul'un adeta bir sağlık merkezi olarak tanındığını, Zeytinburnu hem iklimi ve toprağı, hem de insancıl mirası dolayısıyla İstanbul'un ilk hastanelerine ev sahipliği yaptığını, Zeytinburnu'ndaki bu sağlık kültürü bugün de birçok kurumla yaşadığını,

Tıbbi Bitkiler Bahçesinin bulunduğu Merkezefendi mahallesi, ismini meşhur mesir macununun mucidi olan ve türbesi bu mahallede bulunan Merkez Efendi'den aldığını, 500 yıl kadar önce bu bölgede insanların dertlerine derman olan Merkez efendinin misyonunu devam ettirmek niyetiyle başlattığımız Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali, sağaltıcı yönüyle olduğu kadar, kültürel kimliğin sürekliliği açısından da önemli olduğunu, Geleneksel tıp konusunda büyük ölçekte bir merkez haline gelme potansiyeli taşıyan böyle bir bölgede Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesinin yeralmasının anlamlı olduğunu,

Kanuna göre belediye, kültür ve tabiat varlığı bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir, bu amaçla bakım yapabileceğini, Belediye, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesini -Kültür Adası projesi çerçevesinde- çevresiyle birlikte tabiat ve kültür varlığı olarak değerlendirmekte ve bekasını sağlamayı bir görev addettiğini,

  1. Günümüzde şehir merkezleri insanlara yalnızca yerleşim ve iş imkanı sunan yerler olarak değil, dünyanın en uzak yerlerinde yaşayan insanları bile kendine çekmesi beklenen, ekonomik, siyasal ve kültürel oluşumlar olarak değerlendirildiğini, Bu açıdan şehir merkezleri, insanların karşılaşma ve tanışma ihtimalini arttıran, insani faaliyetlerin rafine hale gelmesinde öncü rol oynayan, adeta hayatın yoğunlaştığı yerler olduğunu, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, kötü şehirleşmenin de etkisiyle neredeyse bitki ve ağaç görmeden büyümek zorunda kalan çocuklarımıza tabiatı tanımaları için eşsiz bir fırsat sunduğu gibi, son yıllarda dünyada önemi giderek artan botanik turizmi için de önemli bir güzergah olmaya aday olduğunu, Bahçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turist grupların sayısının her geçen gün arttığını, Kanuna göre belediye, turizmin gelişmesi ve beldenin tanıtımı için gereken hizmetleri yerine getirdiğini, Belediye, Zeytinburnu'nun tanıtımında, fark yaratarak marka değeri kazanmasında önemli rol oynayan, küçük çocuklardan bilim adamlarına kadar herkes için bir cazibe merkezi olan Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesini desteklemekle Zeytinburnu'nun kalkınmasına yatırım yapma yükümlülüğünü de yerine getirdiğini,

Özetle; Belediyenin, klasik belediyecilik anlayışını daha ileri taşıyarak sürdürdüğü Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi projesinin ana dayanağı Belediye Kanunu olduğunu, Başka belediyelere örnek olabilecek böyle bir projenin akim kalması ülkemiz adına ciddi bir kayıp olacağını,

Konunun teknik savunmasına gelince; Sorguda 5393 sayılı Belediye Kanununun 75. maddesinin c fıkrasındaki "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, özürlü dernek ve vakıfları. Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir.'" Hükmüne atıf yapılarak Meclis kararı alınmamış olmasının eleştirildiğini,

Oysa belediye 5393 sayılı Kanununun 75. maddeye göre dernek ve vakıfla ortak bir proje geliştirmediğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği bir hizmet alımı gerçekleştirdiğini, Yani yapılan işin Belediye Kanununun anılan maddesi ile ilgisi bulunmadığından her hangi bir meclis kararına da yasal olarak bir gerek bulunmadığını, İlamdaki diğer iddia ihalenin müracaat eden tek istekli üzerine bırakılmış olması hususu olduğunu,

İlamda ihaleye tek kişinin katılmış olması da eleştirildiğini, Ancak Kamu İhale Kurulu birçok kararında açık ihale usulünde istekli sayısı ile ilgili bir kısıtlamanın olmadığına karar verdiğini, Kamu ihale Kurulu; 4.11.2004 tarih ve 2004/UM. Z-1474 sayılı kararında; "4734 sayılı Kanunun 19. maddesine göre açık ihale usulü ile yapılan bir ihalede, ihalenin sonuçlandırılması için teklifi değerlendirmeye alınan istekli sayısına ilişkin herhangi bir asgari sayı belirlenmemiştir. Bu nedenle, şikayete konu ihalede ihale komisyonunca tek isteklinin teklifinin değerlendirilerek ekonomik açıdan avantajlı teklif olarak tespit edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır." 9.6.2005 tarih ve 2005/UM. Z-1097 sayılı kararda da; "4734 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde, idarece usulüne uygun olarak ilan yapılmak suretiyle açık ihale usulü ile ihale yapılacağı tüm isteklilere duyurulmuş, bu kapsamda ihaleye 4 adet teklif verilmiş, idarece 37 nci maddeye göre yapılan değerlendirmede 1 tane geçerli teklif kalmıştır. Kaldı ki bu kapsamda idareye geçerli 1 tane teklif verilmiş olsa dahi, ihale dokümanlarında mevzuata aykırı bir düzenleme bulunmaması kaydıyla gerek yaklaşık maliyet gerekse idarenin ödeneği göz önünde bulundurulmak suretiyle ihale kararının bu istekli üzerine alınmasında 4734 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat açısından herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır."' Denildiğini,

İlamda ihale dokümanı veya ihale süreci hakkında her hangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini sadece tek kişinin katılmış olması ve ihalenin bu kişi üzerinde bırakılması eleştirildiğini, Ancak yukarıda ki KÎK kararında da belirtildiği üzere bu durum mevzuata aykırılık teşkil etmediğini,

Hatta Kamu İhale Kurulu: 13.2.2006 tarih ve 2006/UY.Z-444 sayılı kararında "4734 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinde açık ihale usulünde asgari teklif verme sayısı ve sınırı öngörülmediği halde, açık ihale usulü ile yapılan başvuruya konu ihalenin idari Şartnamesinin "Tekliflerin değerlendirilmesi" başlıklı 32 nci maddesinin 32.2.1 nci bendinin ikinci fıkrasında "Bu aşamadaki değerlendirme sonucunda yeterli ve geçerli teklif sayısının 3 (üç) 'ten az olması durumunda ihale iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiş olup, bu düzenleme kamu ihale mevzuatına aykırıdır" diyerek tek kişinin katılmasını değil, katılımcı sayısının en az üç olması gerektiği şeklindeki kısıtlamayı mevzuata aykırı bulduğunu,

Öte yandan ihalede rekabetin sağlanması ve açıklık ilkelerinin en belirgin yansıması ilan ile olduğunu, İhale gerek Kamu İhale bülteninde gerekse Basın İlan Kurumu aracılığıyla gazetelerde mevzuata uygun olarak ilan edilmiş, ayrıca iş Açık İhale Usulü ile yapılarak tüm katılımcılara açık olarak gerçekleştirildiğini,

Kamu İhale Kanununun 29. maddesinde "istekliler tekliflerini hazırlarken ihale dokümanında açıklanmasına ihtiyaç duyulan hususlarla ilgili olarak son teklif verme gününden yirmi gün öncesine kadar yazılı olarak açıklama talep edebileceğini, Bu talebin idarece uygun görülmesi halinde yapılacak açıklama, bu tarihe kadar ihale dokümanı alan bütün isteklilere son teklif verme gününden on gün öncesinde bilgi sahibi olmalarını temin edecek Şekilde ve açıklama talebinde bulunan istekli belirtilmeksizin yazılı olarak gönderilir" denilerek isteklilere açıklama talep hakkı tanınmış, yine Kanunun 54. maddesinde de "İdareler ve ihale komisyonları, ihalelerin bu Kanunda belirtilen esas ve usullere uygun olarak yapılması hususunda yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusuna karşı da sorumludur. Bu sorumlulukların ihlali sonucu bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusu aşağıda belirtilen aşamaları takip ederek yazılı şikâyet suretiyle inceleme talebinde bulunabilir" denilerek isteklilere idareye ve Kamu İhale Kuruluna şikayette bulunma hakkı tanındığını, Ancak bu düzenlemelere karşın her hangi bir açıklama talebinde bulunan olmadığı gibi, bir hak kaybına uğradığını veya ihale dokümanındaki düzenlemeler nedeniyle ihaleye katılamadığını bildirip şikayette bulunan bir istekli de olmadığını, Yani diğer firmaların ihaleye katılımının engellenmesi gibi bir durum da olmadığını, Takdir olunur ki böyle kasıtlı bir durum olsa İstanbul gibi bilinçli isteklilerin bulunduğu metropol bir ilde mutlaka istekli olabilecek firmalarca şikayet müessesesi çalıştırılabileceğini, İdarece belde halkına verilecek hizmetin önemi göz önünde bulundurularak bazı şartlar istenmiş ve gelen teklif değerlendirildiğini, İhale mevzuatına aykırı her hangi bir durumun da mevcut olmadığını, Belediye kendi asli görevi olan park, bahçe, sera ve ağaçlandırma işlerinin temizlik ve bakım hizmetini mevzuata uygun bir şekilde ihale yoluyla yerine getirdiğini, Ortada her hangi bir kamu zararının mevcut olmadığını, Dolayısıyla ilamda iddia edildiği üzere adı geçen derneğin faaliyetleri değil, bu derneğe açık ihale usulüyle ihale edilen yukarıda belirtilen işlerin finansmanı bütçeden karşılandığını, belirterek tazmin kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Sayıştay savcılığının karşılamasında:

“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75. maddesinde, hangi kuruluş ve meslek odaları ile ortak hizmet projeleri geliştirebileceği belirtilmiştir. Ortak hizmet projeleri geliştirilebilmesi için belediye meclisinin kararı ve belediyenin görev ve sorumluluk alanı içerisinde olması gerekir. Oysa belgeler üzerinde yapılan incelemede belediye meclisinin bu konuda aldığı bir kararının bulunmadığı, söz konusu giderin Belediye Kanunu’nun 14 üncü maddesinde yer alan görev ve sorumlulukları arasında yer almadığından yapılan ödemeyle ilgili kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur. Arz olunur.”denilmiştir.

Dilekçilerin ikinci dilekçesinde:

“Sayıştay Temyiz Kumlunun 34070 dosya no.su ile işlem gören temyiz dilekçeme Sayıştay Savcısı Hayri Yıldırım tarafından verilen 25 Şubat 2011 tarih ve Başsavcılık 2011/7848-13023 sayılı karşılamaya cevaplarım aşağıda sunulmaktadır: Savcılık yazısında;

  • Zeytinburnu Belediyesi Tıbbi Bitkiler Bahçesini kurma ve işletme işinin 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde yazılı görevler arasında bulunmadığı,

  • Bu park için 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca alınmış bir Belediye Meclisi kararı alınmadığı, nedenleri ile tazmin hükmünün tasdiki yolunda mütalaa verilmektedir. Temyiz dilekçemde ayrıntılı olarak açıkladığım üzere, her iki gerekçe de bence doğru ve isabetli değildir. Şöyle ki:

  1. Tıbbi Bitkiler Bahçesi bir tematik parktır. Tüm belediyelerde değişik tematik parklar vardır. Bu faaliyet, belediyelerin asli görevlerindendir.

  2. Bu park, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulmuş, Zeytinburnu Belediye sınırları içinde olduğundan Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile Zeytinburnu Belediyesinin kullanımına verilmiştir.

  3. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bu belediyeye ilçe belediyesi olarak hukuken bağlı olan Zeytinburnu Belediyesi arasındaki ilişki, belediyelerin dernek ve vakıflar ile ihtiyari olarak kuracakları işbirliği ilişkisi değildir. Bu konuda 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca Zeytinburnu Belediyesinin Meclis kararı alması gerekmemektedir.

  4. Yapılan harcama, park. bahçe bakımı için hizmet alımından ibarettir. İhalede ve sözleşmede ve harcama belgelerinde bir hukuki eksiklik veya yanlışlık iddiası da yoktur. Dosyanın tekemmülünde ve temyiz duruşmasında bu gerçeklerin dikkate alınmasını ve tazmin hükmünün kaldırılmasını arz ederim.”denilmiştir.

Savcılığın ikinci karşılamasında:

“İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 25.02.2011 tarih ve 7848-13023 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”denilmiştir.

Belediye Kanununun 14. maddesinde belediyenin görevleri, 60. maddesinde de belediyenin giderleri sayıldığını, 14. maddede belediyelerin görevleri; "temizlik, ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar;... Kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, ... hizmetlerini yapar veya yaptırır." 15/4 maddesinde; "...belediyeler, meclis kararıyla; ... sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere... ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla arsa tahsis edebilir." Aynı kanunun 38/m; "belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gerekli önlemleri almak." Kanunun 67. maddesi; "... yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera... sağlıkla ilgili destek hizmetleri... ile ilgili işleri... ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir." Madde 77; "belediye; sağlık... ve kültürel hizmetleriyle... gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular." Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümler çerçevesinde Tıbbi Bitkiler Bahçesinin bir tematik park olduğu ve bu faaliyetin, belediyenin görevlerinden olduğu, ayrıca Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesini tematik bahçe olduğu, ayrıca eğitim merkezi halini aldığı, bahçe, biyoloji, ziraat mühendisliği, tıbbi ve aromatik bitkiler, bahçe ziraati, organik tarım, seracılık bölümlerinde okuyan üniversite ve yüksekokul öğrencilerinin staj için ilk başvurdukları; anaokulu ve ilköğretim okullarının gruplar halinde gezip uygulamalı eğitim yaptıkları ve ekosistemin ne olduğunu görerek anlayabildikleri bir kurum haline geldiği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte hizmet alımı şeklinde gerçekleştirilen park, bahçe işinin açık ihale suretiyle gerçekleştirildiği, ihalede rekabetin sağlanması ve açıklık ilkelerinin ilan ile yerine getirildiği, İhale gerek Kamu İhale bülteninde gerekse Basın İlan Kurumu aracılığıyla gazetelerde mevzuata uygun olarak ilan edildiği ve tüm katılımcılara açık olarak gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği'nin geleneksel tıbbi bitkiler üzerinde yürüttüğü araştırma, yetiştirme, geliştirme ve bakım faaliyetlerinin ihale suretiyle yapılmasının mevzuata uygun olduğu ve park, bahçe kurulması ve işletilmesi işinin belediyenin görev tanımı içinde bulunduğu gerekçeleriyle dilekçi iddialarının kabul edilerek 1111 sayılı ilamın 18 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 08.05.2012 tarih ve 34906 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim