Sayıştay 2. Dairesi 33886 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33886

Karar Tarihi

14 Şubat 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 2

  • Dosya No: 33886

  • Tutanak No: 34396

  • Tutanak Tarihi: 14.02.2012

  • Konu:

KARAR

  1. 1116 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, başka ilçelerdeki kaymakamlıklara vekalet eden vali yardımcısı ve kaymakamlara vekalet görevi nedeniyle İl Özel İdaresi ödeneğinin mükerrer olarak ödenmesi nedeniyle toplam 2.917,25 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, İçişleri Bakanlığı Hukuk İşleri Müşavirliğinin 03.07.2006 tarih ve B050HUK0000002.81-188 Sayılı yazısı ekinde yer alan "İçişleri Bakanlığı Görüş Yazısında:

1)Kaymakamların bir başka ilçeye veya İlçelere vekalet etmesi durumunda hem kendi ilçesinden hem de vekalet ettiği ilçelerin her birinden ayrı ayrı bu ödeneği alması gerektiği,

2)Vali yardımcısı, kaymakam adayı veya diğer görevlerde bulunan mülki idare amirlerinin bir veya birden fazla ilçenin kaymakamlık görevini vekaleten yürütmeleri durumunda vekalet ettikleri her bir ilçeden ayrı ayrı bu ödeneği alması gerektiği,

3)Vali yardımcılığına vekalet eden kaymakamların ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirlerinin bu ödeneği alması gerektiği, ancak kaymakamların kendi ilçelerindeki görevleri de uhdelerinde kalması halinde kendi ilçelerinden de bu ödeneği alabilecekleri aksi halde sadece vali yardımcılığı görevini yürüten kaymakamların sadece vali yardımcısı vekili olarak bu ödeneği alabilecekleri değerlendirilmektedir." Denildiğini, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesinin " görev ve ek ödenek" başlığını taşıdığını, 5540 sayılı kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hakkın esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlendiğini, Dolayısıyla 5540 sayılı kanunun ek 5. maddesi uygulaması çerçevesinde İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin usul ve esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılmadığını, kısaca belirtilen kanun ve diğer yasal dayanak ve gerekçelerin yanında 10 Temmuz 2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36. maddesinde " 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 4 : Bu kanunun 28.'nci ve 63'ncü maddeleri gereğince 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini belirterek tüm bu gerekçelerle tazmin hükmü kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Savcılığı “14.05.2009 tarihinde hüküm tesis edilerek ilama bağlanmış olan mükerrer ödeme konusunda tazmin hükmü ile ilgili Sayıştay yargısı açısından yapılacak bir işlem bulunmadığı” şeklinde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 32.maddesinde- “Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, (Ek: 13/07/2005 tarihli R.G.-5391 s. K.) [vali yardımcılarına,] yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir”,

“Görev ve ek ödenek” başlıklı 63. maddesinde;

(Ek:13/07/2005 tarihli R.G. - 5391 s.K.) [Vali yardımcıları ve] Kaymakamlar , valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. (Ek:13/07/2005 tarihli R.G. - 5391 s.K.) [Vali yardımcılarına ve] Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.

Bu madde ile 28 inci maddede belirtilen ödeneklerin ödenmesinde, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin (c) fıkrası ile 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Malî ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz” hükümlerine yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, sözkonusu ödenek, kaymakamlara bir hizmet karşılığı olarak aynı bütçeden(Özel İdare Müdürlüğü Bütçesi) ödendiğinden; vekalet halinde hem görev yapılan ilçede, hem de vekalet edilen ilçeden ayrı ayrı ödenmemesi, sadece aslen görevli olunan ilçeden ödenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan 5302 sayılı kanunda bu ek ödemenin vekillere ödeneceğine dair bir hükme yer verilmemiştir.

Dilekçi tarafından uygulamanın İçişleri Bakanlığı’nın 2007/70 sayılı genelgesine uygun olduğu belirtilmekte ise de, sözkonusu genelge kural koyucu, emredici nitelikte hukuki bir işlem değildir. İçişleri Bakanlığı’nın 2005/99 sayılı genelgesinde ise aynı konu ile ilgili olarak, her mülki idare amirinin vekalete baksa da her ay bir defa bu ödeneği alması gerektiği, vekaletten dolayı mükerrer ödeme yapılamayacağı ifade edilmektedir.

10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;

“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.

5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulamanın, idareye taalluk eden işlerden bulunması hasebiyle, ilgilileri adına yazılmış veya bu suretle yazılacak olan borçların, takip ve tahsillerinin idarece yürütülmesinin tabii olması nedeniyle 1116 sayılı ilamın 1. maddesinde yer alan 2.917,25 YTL. ile ilgili olarak Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,

  1. 1116 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Vali yardımcısına ve ilçe kaymakamlarına ödenen özel idare ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle toplam 402,70 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşıdığını, 5540 sayılı Kanunla İl özel idaresinden ek ödenek alamayan mülki İdare amirlerine sağlanan hakkın, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlendiğini, 5540 sayılı Kanunun ek 5.maddesinin uygulanması çerçevesinde İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usûl ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki idare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesinin amaçlanmış olup bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılmadığını, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen 2007/5848 Esas ve 2008/5019 Karar no.lu kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddeleri kapsamında, Mülki İdare Amirlerine yapılan ödemelerden Gelir Vergisi kesilmemesi yönünde hüküm tesis edildiğini, Ayrıca 10.07.2009 tarih ve 5917 sayılı Bütçe kanunlarında yer alan hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelere eklenmesi ve bazı kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına ilişkin Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi kanununa geçici madde eklendiğini, bu madde ile, 5302 sayılı Kanunun 28.ve 63.maddeleri gereğince yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takip işlemine son verilir, denildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı, “Danıştay 4.Dairesi Kararı gereğince mülki idare amirlerine yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmaması işleminin usul ve yasal mevzuata uygun olarak yapılmış olması dolayısıyla tazmin hükmünün kaldırılması” şeklinde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesi’nde; "Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.",

63 üncü maddesi "Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” Denilmektedir.

10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;

“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.

5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulama, 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindedir. Oysa ilamın 2’nci maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneği için değil, ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);

Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği,

"Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994)

Kamu idare ve müesseselerinin, aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, hükme bağlanmıştır.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanunu’nda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hükmü ise, ödeneğin kendisi ile ilgilidir. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre Vali Vali yardımcıları ile Vali yardımcılığına vekalet eden Kaymakamlara yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, dilekçi iddialarının reddi ile 1116 nolu ilamın 2. maddesiyle toplam 402,70 YTL.’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 14.02.2012 tarih 34396 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim