Sayıştay 2. Dairesi 33686 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33686

Karar Tarihi

6 Kasım 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 2

  • Dosya No: 33686

  • Tutanak No: 35651

  • Tutanak Tarihi: 06.11.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1106 sayılı ilamın 1. maddesi ile Karacabey Belediye Başkanlığı hizmetinde kullanılan araca kasko sigortası yaptırılması ve bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 17.885,70 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi birinci dilekçesinde özetle;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediye Giderleri” başlıklı 60. maddesinin “h” bendine "faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri"nin belediye giderleri olarak tanımlandığını, kanunun açıkça lafzından görüleceği üzere sigorta giderlerinin niteliğinin kanunda açıkça belirtilmeyip genel olarak her türlü riske karşı tesis edilecek sigortaya ilişkin giderlerin yapılmasının kanunun ruhunda saklı olması gerektiğini, Belediye tarafından yapılmış olan kasko sigortasına ilişkin işlemlerin, Belediyenin yoğun bir trafik akımı içersinde hizmet vermekte olan araçlarının sigortalanmasına ilişkin olduğunu,

Dolayısıyla bu tür araçların gerek üçüncü kişilere karşı zarar ziyan ile Belediyeye karşı verilebilecek zarar ziyanları telafi etmek amacına matuf olarak bu tür sigorta hizmetinin alınması gereği düşünüldüğünü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde belediyeye mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü (zorunluluğu) getirildiğini, ancak kurumun hak ve menfaatlerinin olağan tehlike sorumluluğu açısından korunması amacı ile kasko sigortası yapıldığını,

Burada kurumun geçmişte işlettiği halk otobüsünün kaza yapması sonucu ödemek zorunda kaldığı yaklaşık 200.000.00 YTL miktarındaki zararın ilgili görevliye rücu edilmesine rağmen tahsilat sorunu yaşanan bedelin etkili olduğunu,

Zorunlu mali sorumluluk sigortasının belli limitlerle zararı karşılamasının, bu tür kazalarda kurumun kasko sigortasını idari takdir hakkını kullanarak çözüm yolu aramasına yol açtığını, yasa maddesinin güttüğü amacın araçların sigortasız çalıştırılmamasına yönelik olduğu kanısında olduklarını, ayrıca kasko yapılan araçların yüksek değerde, yeni olan ve kazaya karışma ihtimali yüksek görülen araçlar olduğunu, diğer araçlar ile ilgili olarak mali sorumluluk sigortası ile yetinildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “2918 sayılı Trafik Kanunu’nun 106. maddesine göre resmi araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırılabileceğinden belediye hizmetlerinde kullanılan araca ait kasko sigortası bedelinin bütçeden ödenmesi mümkün olmadığından temyiz talebinin reddi ile mevzuata uygun daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle;

5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 60/h bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri"nin Belediyelerin yapacakları giderler arasında sayıldığını, Kanun metninden açıkça anlaşılacağı üzere tüm sigorta giderlerinin Belediyelerin yapacakları giderler arasında sayıldığını,

Sigortanın bir taraftan zorunlu trafik sigortası olabileceği gibi her türlü riske karşı tesis edilecek kasko sigortasının yapılmasının da yasalar çerçevesinde öngörüldüğünü, Zorunlu trafik sigortasının Belediyenin üçüncü kişilere verebileceği risklerin tümünü karşılamadığını, bu nedenle Belediye araçlarının gerek üçüncü kişilere, gerekse Belediyeye verilebilecek zarar ve ziyanlarını telafi etmek amacıyla yapılması gereği doğduğunu, 2918 Sayılı Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde Belediye mülkiyetinde bulunan araçlar için Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılması zorunluluğu getirildiğini, ancak belediyenin hak ve menfaatlerinin zedelenmemesi ve tehlikeye sokulmaması açısından da Kasko Sigortası yaptırılması gereği doğduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı ikinci karşılamasında; “Adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 07.01.2011 tarih ve Başsav. 2011/7245-12119 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.

İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.

Buradan hareketle 2006 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 26. sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”denilmektedir.

Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında (112 acil ambulansları ve dış temsilcilik araçları dışında) devlete ait araçların kasko gideri bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel Sorumluluk ve Zarar” başlıklı 12 nci maddesinde; “Devlet Memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. Devlet Memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.” denilmektedir. Buna göre kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmali nedeniyle bir zarara sebebiyet verilmesi halinde, bu zararın kamu görevlisi tarafından karşılanması gerekmektedir. Bunun yanında kamu görevlileri haricinde diğer kişilerin veya kurumların kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucunda devlet mallarına verilebilecek zararların ne şekilde karşılanacağı yine ilgili mevzuatında düzenlenmiş olup bu mevzuat hükümlerinde Devlet malına gelebilecek zararın yine kamu kurum ve kuruluşunun bütçesine yük olunmaksızın nasıl karşılanması gerektiği belirlenmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereğince, belediye hizmetlerinde kullanılan araçların kasko sigorta bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesi mümkün olmadığından, dilekçi iddialarının reddedilerek 1106 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1106 sayılı ilamın 2. maddesi ile Karacabey Belediyesine ait hizmet binasının sigorta bedelinin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 4.026,53 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi birinci dilekçesinde özetle;

Belediye hizmet binasının 1998 yılında önemli maliyet ile 8 katlı olarak inşa edildiğini, 1999 yılında gerçekleşen Marmara depreminin yöreyi etkilediğini, kurumun birinci derece deprem bölgesinde bulunan binasını, gerçekleşmesi olağan depremin kısmen oluşacak zararın dahi önemli maliyetler doğuracağı gözetilerek sigorta yapıldığını,

Kamu hizmetinin ve modern şehirciliğin gereği, kurumun hak ve menfaatlerini korumak amacı ile idari takdir yetkisi kullanılarak ve imar uygulamalarında vatandaşlara örnek teşkil etmek amacı gözetilerek sigorta uygulaması gerçekleştirildiğini,

Kanunun lafzında Belediyeler tarafından yapılacak olan sigorta hizmetlerinden doğacak giderlerin karşılanmasının öngörüldüğünü, Belediye binasının değişik mimari yapısı da dikkate alınarak üçüncü kişilere karşı verilebilecek zarar ziyanları karşılayabilmek düşüncesiyle bu tür bir sigortalama cihetine gidildiğini, daha önceki yıllarda vuku bulan şiddetli kış şartları ve hava koşulları sonucunda binadaki bazı camların yere düşmek suretiyle araçlara zarar verdiğini, bunun çok daha ciddi can ve mal kaybına yol açacağı hususu dikkate alınarak bu tür bir hizmet alımı cihetine gidilmek zorunda kalındığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu ilam hükmündeki madde de yazılı nedenlerden hiçbirisine uygun düşmediğinden, temyiz isteminin reddi ile temyiz edilen ilam hükmünün onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle;

Yörenin deprem kuşağında olduğunu, bu risklere karşı Belediyeye ait binanın da sigorta ettirilmesi gereği doğduğunu, öngörülmeyen deprem riski sonucunda üçüncü kişilere verilebilecek zarar ve ziyanları telafi edebilmek amacıyla binanın tüm risklere karşı sigorta ettirilmesi yoluna gidildiğini, buradaki amacın Belediyenin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik olduğunu, Belediye tarafından yapılacak giderler arasında sigorta giderlerinin de olabileceği düşünülerek bu yola gidildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı ikinci karşılamasında; “Adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 07.01.2011 tarih ve Başsav.2011/7245-12119 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. “ şeklinde görüş bildirmiştir.

25.11.1999 tarih ve 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair K.H.K.’nin 2. maddesinde;

“Kapsam

Madde 2 – 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tabidir.

Kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ile köy yerleşik alanlarında yapılan binalar bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi değildir.”

Denilmek suretiyle; belediyelere ait binalar, zorunlu deprem sigortası dışında tutulmuştur.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.

İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte bina sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.

2006 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 26. sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”denilmektedir.

Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında devlete ait binaların sigorta gideri bulunmamaktadır. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte, malları “devlet malı” niteliğindedir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1106 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 06.11.2012 tarih ve 35651 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim