Sayıştay 2. Dairesi 33244 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
33244
6 Kasım 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 2
-
Dosya No: 33244
-
Tutanak No: 35653
-
Tutanak Tarihi: 06.11.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 830 sayılı ilamın 1. maddesi ile Beşiktaş Belediyesine ait Hizmet Binasına, Evlendirme Dairesine, Beşiktaş Akatlar Kültür ve Spor Kompleksine, Karanfilköy ve Elmalık Garajlarına, Atölye Garajına, Akatlar, Levent ve Ortaköy Kültür Merkezlerine sigorta yaptırılması ve giderinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 73.914,84 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediye Giderleri" başlıklı 60'ıncı maddesinin (h) fıkrasında "Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri" denilerek belediye mallarına ait sigorta giderlerinin ödenmesine imkân verildiğini, bu açık kanun hükmüne rağmen belediye mallarının-binalarının sigorta giderlerinin ödenemeyeceğinden bahsetmenin herhalde zorlama ile kanun kapsamına çıkartmak anlamına geldiğini, sayın 2. Daire tarafından kanunun tanıdığı bir hak-yetkinin zorlama ile kanun dışına çıkartıldığını ve yapılan ödemelere tazmin kararı verildiğini, bu kararın kanunun açık hükmü karşısında açıkça hukuka ve kanuna aykırı olduğunu,
Belediye Kanunu’ndaki bu hüküm ile ifade edilen sigorta giderlerinin herhangi bir sınırlamaya tabi olmadığını, kanun koyucunun eğer sigorta giderlerine bir sınırlama getirmek isteseydi, bunu kanun maddesinde açıkça belirtebileceği gibi, ödenebilecek sigorta giderlerinin neler olacağını sayarak tahdit de koyabileceğini, oysa kanunda hiçbir tahdidin yer almadığını, kanun hükmünden (sigorta giderleri ifadesinden) sadece mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderleri anlamı ve kapsamı çıkmadığını kanunda yasaklanmayan bir hususun yorumla yasaklanması ve sorumluluğa gidilmesinin hukukun temel prensiplerine de açıkça aykırı olduğunu,
Tazmin Kararının 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na da aykırı olduğunu;
"29.12.2006 tarih ve 26391 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (E) Cetvelinin 20. sırasında; "Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır" hükmünün de sayın 2. Daire tarafından zorlama ile Beşiktaş Belediyesi sigorta ödemelerine uygulanarak, tazmin kararı verildiğini, Bütçe Kanununda devlet malları için sigorta istisnası getirilerek, hangi hallerde sigorta yapılabileceğinin sıralandığını, oysa Belediye Mallarının bu düzenleme ile bir ilgisi bulunmadığını, bu düzenlemenin belediye mallarını kapsamadığını, Kanunda açıkça Devlet Malları ifadesi kullanıldığını, Belediye mallarının ise 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinde belirtilen hukuki durumlar dışında devlet malı olarak kabul edilmediğini,
Keza 5393 sayılı Belediye Kanunu düzenlemesinden önce Belediyelerin mallarının hiçbir hukuki durumda devlet malı olarak kabul edilmediğini, bu durumun (devlet malı sayılama) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda Ceza Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi kapsamında kabul gördüğünü, Belediye Kanunu’nda bu istisnai durumun dışında Belediye Malı Devlet Malıdır şeklinde açık bir hüküm yer almadığını, Bu hukuki durum karşısında, Belediye Malının, Devlet Malı sayılarak Bütçe Kanununda sayılan istisnai durumlar dışında sigorta giderlerinin ödenemeyeceğine dair sayın 2. Dairenin tazmin kararının hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,
Kaldı ki bir an için Belediye Malının Devlet Malı olduğu kabul edilse dahi, Beşiktaş Belediyesi tarafından sigorta yaptırılan binaların; "5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (E) Cetvelinin 20. sırasında Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak Ödenen sigorta giderlerinin (a) bendinde belirtilen "Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri," kapsamında kaldığını,
Şöyle ki; yangın sigortası yaptırılan atölye ve garajlarda; doğalgaz, asetilen tüpleri, oksijen kaynakları, akaryakıt depoları bulunduğunu, yani sadece bu maddelerin kullanıldığı yerler olmayıp (akaryakıt pompası gibi) depo edilen yerler olduğunu, diğer alanlarda ise doğalgaz ve elektrikli aletlerin yoğun olarak kullanıldığını, bu hususların sayın 2. Daire tarafından araştırılmadan ve yerinde tespit yaptırılmadan dosya üzerinden ve gerçeklere aykırı olarak karar verildiğini,
Yukarıda belirtilen nedenler ve açıklamalardan da açıkça anlaşılacağı üzere Temyize konu edilen Sayıştay 2. Dairesinin 830 sayılı İlamının tamamen yoruma dayalı, açıkça hukuka, yasaya ve gerçeklere ve dahi hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “29/12/2006 tarih ve 36391 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli ( E) cetvelinin 20 nci sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet Mallarının Sigorta edilmemesi esastır.
Bütçe Kanunu’nun bu hükümleri karşısında sigorta bedelinin belediye bütçesinden karşılanması mümkün olmadığından temyiz talebinin reddi ile Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
25.11.1999 tarih ve 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair K.H.K.’nin 2. maddesinde;
“Kapsam
Madde 2 – 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tabidir.
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ile köy yerleşik alanlarında yapılan binalar bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi değildir.”
Denilmek suretiyle; belediyelere ait binalar, zorunlu deprem sigortası dışında tutulmuştur.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.
İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte bina sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.
Buradan hareketle 2007 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 20. Sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
A) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
B) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
C) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
D) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.” denilmektedir.
Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında devlete ait binaların sigorta gideri bulunmamaktadır. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte, malları “devlet malı” niteliğindedir. Dilekçi her ne kadar belediye mallarının devlet malı olduğuna ilişkin 5393 sayılı kanunda açık hüküm bulunmadığını belirtmişse de; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinde yer alan;
“.....
Belediye mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş sayılır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır.
Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmü yeterince açıktır. Diğer bir ifade ile kanun koyucu belediye mallarını “devlet malı” olarak kabul etmiştir. Her ne kadar belediyelerin genel bütçeden ayrı bütçeleri ve devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunmakta ise de, 5393 sayılı Kanuna göre, belediye malına karşı işlenmiş suçlar, devlet malına karşı işlenmiş sayıldığından ve bu malların haczedilmesi mümkün olmadığından; Merkezî Yönetim Bütçe Kanununun yukarıda belirtilen hükmü, belediye malları açısından da hüküm ifade eder.
Dilekçi Beşiktaş Belediyesi tarafından sigorta yaptırılan binaların; "5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (E) Cetvelinin 20. sırasında Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak Ödenen sigorta giderlerinin (a) bendinde belirtilen "Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri," kapsamında kaldığını, yangın sigortası yaptırılan atölye ve garajlarda; doğalgaz, asetilen tüpleri, oksijen kaynakları, akaryakıt depoları bulunduğunu ifade etmişse de bütçe kanunda yer alan hüküm, özellikle yanıcı ve patlayıcı maddelerin depolandığı yerleri, diğer bir ifade ile yanıcı ve patlayıcı madde depolarını kapsamaktadır. Elbette iş atölyelerinde ve garajlarda da yanıcı ve patlayıcı maddeler bulunmaktadır. Ancak bu tür yerlerin kullanım amacı yanıcı, patlayıcı maddelerin depolanması değildir. Garaj ve atölye gibi yerler, yanıcı, patlayıcı maddelerin depolama yeri olmayıp, bu maddelerin kullanıldığı yerlerdir. Dolayısıyla bu yerlerin sigorta giderlerinin belediye bütçesinden ödenebilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek sayılı 830 ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 830 sayılı ilamın 2. maddesi ile Beşiktaş Belediye Başkanlığı’nda görevli kurum hekimlerine, belediye ile yaptıkları sözleşme gereği ayrıca işyeri hekimliği ücreti ödenmesi nedeniyle 109.707,70 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. madde hükmü aynen şöyledir:
“Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.”
Bu hüküm karşısında İstanbul Beşiktaş Belediyesi 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan 830 sayılı ilâmın, 6331 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 2. maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu olan ilamın 2. maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 06.11.2012 tarih ve 35653 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02