Sayıştay 2. Dairesi 31144 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

31144

Karar Tarihi

28 Aralık 2010

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 2

  • Dosya No: 31144

  • Tutanak No: 32670

  • Tutanak Tarihi: 28.12.2010

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Duruşma talebinde bulunan dilekçilerden Necati SARICA, Faruk ÜST, Ali GÖRÜR ve Gökhan OĞUZ’ a duruşma gününe ilişkin tebligatlar yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmamış ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmemişlerdir. Diğer dilekçiler Gerçekleştirme Görevlisi Fehim USTA ve Harcama Yetkilisi Ahmet ÖZBAKIR ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 400 sayılı ilamın 1. maddesi ile; Kamu İhale Kurulu tarafından çıkarılan bir Yönerge ile Kurulun bazı üyelerinin tedavi giderlerinin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan Kurum bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 2.304,11 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; 22.01.2002 günlü ve 24648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinde, bu Kanunla verilen görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz idari ve mali özerkliğe sahip Kamu İhale Kurumunun kurulduğunun hüküm altına alındığını, ayrıca bu Kanunda belirtilen esas, usul ve işlemlerin doğru olarak uygulanması konusunda görevli ve yetkili olduğunu, kurumun ilişkili olduğu bakanlığın ise Maliye Bakanlığı olduğunun belirtildiğini,

Kurumun, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu, 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuatta ifade edildiği gibi genel idare içinde de diğer idarelerden farklı olarak idari ve mali özerkliğe sahip kılınan bir kurum olduğunu,

İdari özerkliğin, özerk kuruluşların kendi karar organları ile serbestçe karar alabilmelerini ifade ettiğini, mali özerkliğin ise bu kuruluşların ayrı gelir kaynaklarına sahip olmaları ve yasal düzenlemeler çevresinde kendi organlarının kararlarına dayanarak harcama yapabilmelerini öngördüğünü, özerk bir idarenin kendi organlarıyla serbestçe aldığı kararları sorumluluklarıyla orantılı öz gelir kaynaklarına sahip olmaksızın uygulayamayacağını, bu nedenle idari ve mali özerkliğin birbirini tamamladığını, mali özerkliği sağlamak amacıyla 4734 sayılı Kanunda Kurum gelirlerinin ayrıca belirlendiğini, idari özerkliği sağlamak için ise genel idarenin teşkilatlanma şemasının dışına çıkarılarak Maliye Bakanlığı ilişkili bakanlık olarak belirlendiğini,

Kurum teşkilatı, üyelerin mali ve sosyal hakları, seçilmeleri, statüleri, hak ve sorumlulukları 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ile düzenlendiğini, 53 üncü maddenin 2006 yılında yürürlükte bulunan halinde;

"Kurumun karar organı biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere on üyeden oluşan Kamu İhale Kuruludur.

Kurul üyelerinin görev süresi beş yıldır. Bir üye bir defadan fazla seçilemez. Kurul üyelerinin görev süresi dolmadan görevlerine son verilemez.

Kurul üyeleri ve Kurum personeli, görevleri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Devlet memuru sayılırlar ve bunlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır, Soruşturma izni, Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakan, Kurum personeli için ise Kurum Başkanı tarafından verilir.

Kurum personeli, bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir.

Kurul başkan ve üyelerinin aylık ücretleri Maliye Bakanının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.

Kurul üyeliklerine atananlar ile Kurum personeli 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tâbidir. Emeklilik açısından Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcılarına Bakanlık Genel Müdürü, Kurum Daire Başkanlarına Bakanlık Genel Müdür Yardımcısı için tespit edilen ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer malî hükümler uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır.

Kurumun yıllık hesapları ile gelir ve harcamalarına ilişkin İş ve işlemleri, Sayıştay denetimine tâbidir." Denildiğini,

Yukarıdaki hükümler incelendiğinde ve 53 üncü maddenin tümü göz önünde bulundurulduğunda; Kurul üyeleri için kurum personelinden farklı düzenlemeler getirilmiş olduğunun görüldüğünü, Kurul üyelerinin statüsü ile ilgili düzenlemelere ayrıntılı olarak yer verildiğini, Kurul Üyelerinin, 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yer alan haliyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ki memur tanımına tam anlamıyla uymadığı gibi "Kurum personeli, bu konuda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir" denilerek, Kurum personelinin 657 sayılı Kanuna tabi olduğu belirtilmiş, üyelerle ilgili olarak bir izahat getirilmediğini, hâlbuki kanun koyucunun, kurul üyeleri ve kurum personeli demek suretiyle üyelerin de aynı kanuna tabi olduğunu açıkça belirtebileceği halde, bunu yapmadığını,

Nitekim görevleri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından devlet memuru sayılacakları ve bunlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacağı ve soruşturma izninin Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakan tarafından verileceği, emeklilik açısından ise, Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı için tespit edilen ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer malî hükümler uygulanacağının ifade edildiğini, bu görevlerde geçirilen sürelerin makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılacağı, Kurul başkan ve üyelerinin aylık ücretleri Maliye Bakanının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceğinin belirtildiğini,

Diğer mali ve sosyal hakların nasıl sağlanacağı konusunda ise açık bir düzenlemenin yapılmadığını, 2002/4425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali Ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik"in 20.07.2002 tarih ve 24821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin 40 inci maddesiyle bu alanları düzenleme yetkisinin Kurula verildiğini,

Anılan Yönetmeliğin 40 inci maddesinde "Bu Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda genel hükümleri de göz önünde bulundurarak karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye Kurulun yetkili olduğu ..."nun belirtildiğini, bu hüküm dayanak teşkil edilerek alınan Kurul Kararı ile "Kurul Başkan ve Üyelerine Ait Sağlık Harcamaları, Kamu İhale Kurulu Başkan ve Üyelerinin Sağlık Yardımına İlişkin Yönerge" yürürlüğe konulduğunu, 2006 yılında sorgu konuşu yapılmış olan işlemlerin tümünün bu yönerge hükümlerine uygun olarak yapıldığını,

Bu nedenle; 4734 sayılı Kanun esas alınarak Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca Kurulun düzenleme yetkisine bırakıldığı açık olan ve Kurulca çıkarılıp, uygulamaya konulan yönergeye göre yapılan işlemlerde kanuna, ilgili mevzuata ve usule aykırılık bulunmadığını,

Düzenleyici ve denetleyici kurumların mali mevzuat yönünden 5018 sayılı Kanunun bazı maddelerine tabi olmakla birlikte 5018 sayılı Kanunun gerekçesinde de belirtildiği üzere genel olarak Kanun kapsamı dışında tutulduğunu; mali özerkliklerini zedeleyecek herhangi bir hükme yer verilmediğini,

Buna göre düzenleyici ve denetleyici kurumların 5018 sayılı Kanunun yanı sıra, kendi Kanunları çerçevesinde idari ve mali konuları düzenleyen alt mevzuatlar çıkarabilme yetkilerinin bulunmasının idari ve mali özerkliğin en doğal sonucu olduğunu, Kurulun çıkarmış olduğu "Kamu İhale Kurulu Başkan ve Üyelerinin Sağlık Yardımına İlişkin Yönerge"nin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini,

Söz konusu ilamda '...Yönetmeliğin 40 inci maddesi hükmü sadece Kurumun görev alanına ilişkin çalışma usul ve esaslar hakkında karar verme ve düzenleme yapma yetkisini kurula vermiştir...' denildiğini, söz konusu yorumun hiçbir objektif hukuki dayanağının bulunmadığını, çünkü Yönetmeliğin isminin "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali Ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik" olduğunu, Yönetmeliğin içeriği de Kurumun çalışma usul ve esasları yanında mali ve sosyal hakları da düzenlediğini, Yönetmeliğin 40 inci maddesinde hiçbir kısıtlama getirilmeden "Bu Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda genel hükümleri de göz önünde bulundurarak karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye Kurulun yetkili olduğu ..." belirtildiğini,

2006 yılı Bütçe Kanununun "Yürütme" başlıklı 34 üncü maddesinin (e) bendinde; "Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlara ilişkin hükümlerini kendi kurulları ve/veya Kurum Başkanları" kanun yürütücüsü olarak işaret edildiğini,

Kurumca yönerge doğrultusunda yapılan harcamaların 832 sayılı Sayıştay Kanunun 'Hesapların İncelenmesi' başlıklı 46 ncı maddesinin Giderler bölümünde yer alan '...a) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere ve bütçedeki tertibine, ödeneğine ve kadroya uygun olarak harcanıp harcanmadığı,...araştırılır.' hükmüne uygun olduğunu,

832 sayılı Sayıştay Kanununun 25 inci maddesinde "... Denetçiler anlam, uygulama veya sonuçlar bakımından hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte gördükleri Kanun, Tüzük, Yönetmelik, Kararname ve sair mevzuat hükümleri, inceleme sırasında tespit ederek bunları gerekçeleriyle birlikte ve yazılı olarak birinci başkanlığına bildirirler..." hükmünün yer aldığını,

Bu hükümler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, uygulanan yönergenin geçerli kabul edilmesi, hukuka uygun olmadığı değerlendiriliyor ise de 832 sayılı Sayıştay Kanununun 25 inci maddesi doğrultusunda işlem yapılmasının gerekli olduğunun düşünüldüğünü,

Sonuç olarak; Kurulun, Kurul Başkan ve Üyelerine ait Sağlık Giderleri Yönergesinin mevzuata uygun olduğunu ve bu Yönerge hükümleri uyarınca yapılan ödemelerin fazla ödeme teşkil etmeyeceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

11.01.2010 tarihinde gönderdikleri ek bilgide ise özetle:

Kamu İhale Kurumunun teşkilat ve yapısının 16/11/2009 tarihli ve 2009/15611 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeniden düzenlendiğini, 1/12/2009 ve tarihli 27419 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Kurumu Teşkilatı ve Personelinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile yürürlüğe konulduğunu,

Anılan Yönetmeliğin 36 acı maddesinde Kamu İhale Kurulu Başkan ve Üyelerinin memuriyet açısından statüsünün açığa kavuşturulduğunu ve statü başlıklı bir madde düzenlendiğini,

Yönetmeliğin "Sosyal güvenlik ve statü" başlıklı 36 ncı maddesinde;

"(1) Kurul Başkanı ve üyeleri ile personel sosyal güvenlik açısından, geçici 4 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabidir.

(2)Emeklilik açısından, Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul Üyelerine Bakanlık müsteşar yardımcısı, Kurum başkan yardımcılarına Bakanlık Genel Müdürü, daire başkanlarına ise Bakanlık Genel Müdür Yardımcısı için tespit edilen ek gösterge makam ve temsil tazminatları İle diğer mali hükümler uygulanır, bu görevlerde geçirilen süreler makam tazminatı veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır.

(3)Kamu görevlisi iken üyeliğe atanan kurul Başkan ve üyelerinden görev sürelerinin sona ermesi sebebiyle başka görevlere atanacak olanların sosyal güvenlik haklarının tespitinde ve yapılacak atamalarında, 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu statüleri müktesep hak teşkil etmez."

Şeklinde düzenleme yapıldığını,

Yukarıdaki düzenlemede; Kurul Başkan ve üyelerinin görevleri sırasında Müsteşar ve Müsteşar yardımcısı statüsünde olduğu kabul edildiğini, ancak bu statünün daha sonra yapılacak atamalarında müktesep hak teşkil etmeyeceğinin belirtildiğini, böylece Kurul Başkan ve üyelerinin görevleri boyunca Müsteşar ve Müsteşar Yardımcısı statüsünde olduğu, görevlerinin sona ermesi durumunda bu statünün sona ereceği, bu statünün başka görevlere yapılacak atamalar açısından kazanılmış hak olmayacağı açık hale getirildiğini,

Anılan Yönetmeliğin, 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (h) fıkrasındaki "Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve sorumlulukları, personelin atanma ve çalışma usul ve esasları ile çalıştırılacak sözleşmeli personelin unvanı, sayısı, nitelikleri Kurulun önerisi ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."hükmü çerçevesinde Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulduğunu, bu Yönetmelik ile Kurumun hizmet birimleri, kadro unvan ve sayıları düzenlenebildiği için aslında bir bakıma Teşkilat Kanunu hükmünde kabul edilmesi ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğini,

Dolayısıyla söz konusu düzenlemeyle Kurul Başkan ve Üyeleri ile Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanlarının memuriyet açısından statüsünün açıklığa kavuşturularak bu konudaki belirsizlik giderildiğinden, yapılan bu düzenleme nedeniyle söz konusu ilam hükmünün temyiz yoluyla bozulması gerektiğini,

Diğer taraftan bütün Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların (Üst Kurullar) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde sayıldığını, bu kurumların tamamının Sayıştay denetimine tabi olduğu ve statüleri de aynı olduğu halde Kamu İhale Kurulu gibi birkaç Üst Kurulun Başkan ve Üyeleri için Müsteşar ve Müsteşar Yardımcısı statüsü kabul edilmezken, (III) sayılı cetveldeki birçok üst Kurul açısından ise bu statünün kabul edilerek sorguya veya tazmin kararına konu edilmediğini, örneğin aynı cetveldeki BDDK Başkan ve Üyeleri ile Başkan Yardımcılarının durumunun sorgu konusu yapılmadığını dolayısıyla herhangi bir tazmin hükmü de verilmediğini,

Yukarıda yer verilen Bakanlar Kurulu Kararı ve diğer Üst Kurullar hakkında Sayıştay uygulamaları dikkate alınarak ilamın 1, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelerine ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılığın karşılama yazısında; Kamu İhale Kurulu’nun, 4734 Sayılı Kamu ihale Kanununun 53 üncü maddesinde, bu kanunun verdiği görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğine haiz idari ve mali özerkliğe sahip kuruluş olarak kurulduğunun hüküm altına alındığını, ancak idari ve mali özerkliğe sahip olması, gelirlerini istediği gibi belirleyebilme giderlerinde istedikleri gibi gerçekleştirme yetkisine haiz olunacağını anlamına gelmediğini, bu kanunun 53 üncü maddesinin, kurumun Başkan ve üyelerinin emeklilikleri bakımından statü belirlediğini, bu nedenle yapılan ödemelere dayanak teşkil etmediğini,

Kamu İhale Kurulu Üyelerinin Sağlık harcamalarının, Kamu İhale Kurumunun Teşkilat ile Kurum Personelinin Mali ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 40 ıncı maddesine istinaden çıkarılan yönerge esasları doğrultusunda yapılmasının mevzuata uygun olmadığını, çünkü, anılan Yönetmeliğin 40 inci maddesi kurumun iş ve işlemleri ile ilgili hususlarda düzenleme yapma yetkisini verdiğini,

Diğer taraftan 2003/39 sayılı Başbakanlık Tasarruf Genelgesinin 1 ve 5 inci maddelerine aykırı olarak gider yapılarak karşılığı ödenmek suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından sorumlu iddialarının reddi ile mevzuata uygun Daire Kararının onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Duruşmaya katılan dilekçiler ve Sayıştay Savcı Vekili önceki dilekçe ve mütalaalarında belirtikleri hususları tekrar etmişlerdir.

Kamu İhale Kurumu teşkilatı, üyelerin mali ve sosyal hakları, seçilmeleri, statüleri, hak ve sorumlulukları 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ile düzenlendiğini, 53 üncü maddenin 2006 yılında yürürlükte bulunan halinde;

"Kurumun karar organı biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere on üyeden oluşan Kamu İhale Kuruludur.

Kurul üyelerinin görev süresi beş yıldır. Bir üye bir defadan fazla seçilemez. Kurul üyelerinin görev süresi dolmadan görevlerine son verilemez.

Kurul üyeleri ve Kurum personeli, görevleri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Devlet memuru sayılırlar ve bunlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır, Soruşturma izni, Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakan, Kurum personeli için ise Kurum Başkanı tarafından verilir.

Kurum personeli, bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir.

Kurul başkan ve üyelerinin aylık ücretleri Maliye Bakanının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.

Kurul üyeliklerine atananlar ile Kurum personeli 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tâbidir. Emeklilik açısından Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcılarına Bakanlık Genel Müdürü, Kurum Daire Başkanlarına Bakanlık Genel Müdür Yardımcısı için tespit edilen ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer malî hükümler uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır.

Kurumun yıllık hesapları ile gelir ve harcamalarına ilişkin İş ve işlemleri, Sayıştay denetimine tâbidir." Denilmektedir.

Yukarıdaki hükümler incelendiğinde ve 53 üncü maddenin tümü göz önünde bulundurulduğunda; Kurul üyeleri için kurum personelinden farklı düzenlemeler getirilmiş olduğu görülmektedir. Kurul üyelerinin statüsü ile ilgili düzenlemelere ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Kurul Üyeleri, 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yer alan haliyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ki memur tanımına tam anlamıyla uymadığı gibi Kurum personeli, bu konuda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir denilerek, Kurum personelinin 657 sayılı Kanuna tabi olduğu belirtilmiş, üyelerle ilgili olarak bir izahat getirilmemiştir. Hâlbuki kanun koyucu, kurul üyeleri ve kurum personeli demek suretiyle üyelerinde aynı kanuna tabi olduğunu açıkça belirtebilirdi.

Nitekim görevleri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından devlet memuru sayılacakları ve bunlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacağı ve soruşturma izninin Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakan tarafından verileceği, emeklilik açısından ise, Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı için tespit edilen ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer malî hükümler uygulanacağı ifade edilmiş, bu görevlerde geçirilen sürelerin makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılacağı, Kurul başkan ve üyelerinin aylık ücretleri Maliye Bakanının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği belirtilmiştir.

Diğer mali ve sosyal hakların nasıl sağlanacağı konusunda ise açık bir düzenleme yapılmamıştır. 2002/4425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali Ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik" 20.07.2002 tarih ve 24821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 40 inci maddesiyle bu alanları düzenleme yetkisi Kurula verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinde "Bu Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda genel hükümleri de göz önünde bulundurarak karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye Kurulun yetkili olduğu ..." belirtilmiş ve bu hüküm dayanak teşkil edilerek alınan Kurul Kararı ile "Kurul Başkan ve Üyelerine Ait Sağlık Harcamaları, Kamu İhale Kurulu Başkan ve Üyelerinin Sağlık Yardımına İlişkin Yönerge" yürürlüğe konulmuştur.

2006 yılında ilam konu yapılmış olan işlemlerin tümü bu yönerge hükümlerine uygun olarak yapılmıştır.

4734 sayılı Kanun esas alınarak Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali Ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca Kurulun düzenleme yetkisine bırakıldığı açık olan ve Kurulca çıkarılıp, uygulamaya konulan yönergeye göre yapılan işlemlerde kanuna, ilgili mevzuata ve usule aykırılık bulunmamaktadır.

Başbakanlık Tasarruf Genelgesinin idari nitelikte bir düzenleme olması nedeniyle, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemelere etkisi bulunmamaktadır.

Bu itibarla; dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen 2.304,11 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 2. maddesiyle; Kamu İhale Kurumu tarafından Metropolis Güvenlik ve Güvenlik Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’ne ait istihkakların bağlandığı ödeme emri belgesi üzerinden 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca binde 7,5 oranında damga vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile 884,64 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde "Bu Kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir" hükmünün yer aldığını, ayrıca aynı maddede "Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz" denilerek vergi mükellefi olan kamu iktisadi işletmelerinin resmi daire sayılmayacağının da hükme bağlandığını, Genel veya Katma Bütçeli idare olmayan Kurumun Damga Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan tanıma göre resmi daire sayılmaması gerektiğinin açık olduğunu,

Ancak, Sayıştay ilamında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrolünü kapsadığı, 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin f fıkrası da diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerini yürürlükten kaldırdığından artık genel bütçe, katma bütçe ve mahalli idareler ayrımı olmadığı değerlendirmesi yapılarak Kurumun resmi daire olduğu sonucuna varıldığını,

Bir takım mantık yürütmelerine dayandırılmaya çalışılan böyle bir değerlendirmenin hiçbir hukuki geçerliliği bulunmadığını, her şeyden önce, mali yönetim ve kontrolle ilgili hükümler getiren 5018 sayılı Kanunun kapsamı ile bir vergi kanunu olan Damga Vergisinde yer alan "resmi daire" tanımının kapsamını mukayese ederek bazı sonuçlara ulaşmamın mümkün olmadığını,

İlamda; 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin f fıkrasında yer alan "Diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin" yürürlükten kaldırıldığına ilişkin hükümden hareketle Damga Vergisi Kanununun kapsamının da kendiliğinden değiştiğinin kabul edildiğini, "aykırı hükmün" bu şekilde yorumlanmasının mümkün bulunmadığını, Başka bir kanunda 5018 sayılı Kanuna aykırı bir hüküm bulunduğunda, aykırı hükmün yürürlükten kaldırılması sonucu o hükmün artık uygulanamayacağını; ancak kaldırılan hükmün yerine otomatik olarak başka bir hükmün konamayacağını, kaldı ki, Damga Vergisi Kanununda 5018 sayılı Kanuna aykırı herhangi bir hükmün yer almadığını,

Öte yandan, ilamda yapılan yorumun doğru kabul edilmesi durumunda, 5018 sayılı Kanun kapsamında köyler yer almadığından Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesindeki "resmi daire" tanımı kapsamında yer alan "köyler" ibaresinin de resmi daire tanımından çıkarılması gerekir ki, bunun da doğru olmadığını,

Esas itibariyle, 5018 sayılı Kanunun getirdiği yeni bütçe sınıflandırması sonucu, katma bütçeli idareler kaldırılarak bu kapsamda yer alan kamu idareleri, idari ve mali statüsüne göre genel bütçeli ya da özel bütçeli idare haline getirildiğini, burada netleştirilmesi gereken hususun mevcut kanunlarda yer almaya devam eden "katma bütçeli" idareden ne anlaşılması gerektiği olduğunu, bunun da yorumla değil ancak Kanuni düzenleme ile yapılmasının mümkün olduğunu,

Nitekim, 5018 sayılı Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 22.12.2005 tarih ve 5436 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinde "İlgili mevzuatında gerekli düzenleme yapılıncaya kadar, mevzuatta katma bütçeli idarelere yapılan atıflar, katma bütçeli idare iken 5018 sayılı Kanunla özel bütçeli idareler kapsamına alınan kamu idareleri bakımından, ilgisine göre bu idarelere yapılmış sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde düzenleme yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir" hükmünün yer aldığını, bu düzenlemenin ilamda yapılan, "5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin f fıkrası da diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerini yürürlükten kaldırdığından artık genel bütçe, katma bütçe ve mahalli idareler ayrımı olmadığı" değerlendirmesinin herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını ortaya koyduğunu,

Anayasanın "Vergi Ödevi" başlığını taşıyan 73 üncü maddesinde "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." hükmünün yer aldığını, 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/A maddesinde ise "Vergi Kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır." Denildiğini, yine 213 sayılı Kanunun 413 üncü maddesinde "Mükellefler, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler." Hükmüne yer verildiğini,

Belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri karşısında, Kanun lafzının açık olduğu durumlarda yorum yapmak mümkün değilken, üstelik Kamu İhale Kurumunun uygulamasının Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan görüşle de desteklenmişken ilamda yapılan yorumun Anayasa ve Kanun hükümlerinin dikkate alınmaması anlamına geldiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılığın karşılama yazısında Daire kararının onanmasının uygun olacağı belirtilmiştir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı belirtilmiştir, 8. maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu açıklanmış, anılan Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV- Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar başlıklı bölümünün 1/h fıkrasında, kişiler tarafından belli parayı mutazammın olarak resmi dairelere verilen makbuz ve ibra senetleri ve resmi daire hesabına ödenen paralar hakkında müteaddit nüsha olarak bankalara verilen makbuz senetlerinin mezkur dairelere ait nüshalarının,1/g fıkrasında da avans makbuzlarının binde 7,5 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 22.01.2002 gün ve 24648 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4734 sayılı Kanunun 53.maddesinin (a) bendinde, “Bu Kanunla verilen görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve malî özerkliğe sahip Kamu İhale Kurumu kurulmuştur. Kamu İhale Kurumu, bu Kanunda belirtilen esas, usul ve işlemlerin doğru olarak uygulanması konusunda görevli ve yetkilidir. Kurumun ilişkili olduğu Bakanlık Maliye Bakanlığıdır.” Hükmü yer almaktadır.

Bu maddenin incelenmesinden de görüleceği üzere, Kamu İhale Kurumu, 488 sayılı Kanunun 8.maddesinde tanımı yapılan resmi daire kapsamı içerisinde yer almamaktadır.

Bahse konu hükümler karşısında avans ve ücret ödemeleri dışında kalan istihkak ödemeleri sadece resmi daireler tarafından yapıldığında bu konudaki makbuzlar damga vergisinin konusuna girmektedir. Avans ve ücret ödemelerini ise hangi kişi veya kurumun yaptığına bakılmaksızın damga vergisi uygulanması icap eder.

Bu nedenle, Kurum tarafından yapılan istihkak ödemeleri sırasında düzenlenen kağıtlar (avans ve ücret ödemeleri hariç) damga vergisine tabi değildir.

Bu itibarla; dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen 884,64 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 3. maddesiyle; Kamu İhale Kurulu üyeleri Hüseyin Gürhan, Namık Dağalp, Ahmet Ülker ile Başkan Yardımcısı Gökhan Oğuz’a tahsis edilen konutlara ait su, elektrik, yakıt ve boya giderlerinin Kurum bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 5.206,02 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; bu ilamın 1.maddesinde belirttikleri hususlara ilave olarak, Kurumun, 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde belirtildiği üzere kamu tüzel kişiliğini haiz bir kamu kurumu olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda düzenlenen III sayılı cetvelde yer aldığını, Kurumun karar organı olan Kamu İhale Kurulunun Başkan ve üyelerinin de 657 sayılı Kanuna tabi olmadıklarına göre Anayasanın 128 inci maddesi çerçevesinde diğer kamu görevlileri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 4734 sayılı Kanunda. Kurul başkan ve üyeleri için emeklilik açısından statüsünün belirtildiğini, ancak özlük hakları bakımından bir düzenleme yapılmadığını, ücretlerinin Bakanlar Kurulunca belirleneceğinin düzenlendiğini, diğer taraftan üst kurulların ücretlerini düzenleyen 631 sayılı KHK'nin 14 üncü maddesi uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararıyla üst kurul başkanlarına Başbakanlık Müsteşarına ödenen ücret kadar, kurul üyelerine de ilgili mevzuatına göre bu ücretin % 95-97'si arasında ödeme yapılmasının öngörüldüğünü, Kurul üyeleri için öngörülen bu ücretin Başbakanlık müsteşar yardımcıları için belirlenen ücretin, yine başkan yardımcıları içinde tespit edilen ücretin ise Bakanlık Genel Müdürlerinin üzerinde olduğunu,

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin ek gösterge ve statülerinin 657, 926, 2914 ve 2802 sayılı Kanunlarla düzenlenmiş olduğunu, bu görevlilerin kadro maaşı aldıklarını, Üst kurul başkan ve üyeleri için kadro maaşı belirlenmediğinden ek gösterge de belirlenmediğini, sadece sözleşme ücreti ödendiğini, bu çerçevede üst kurul başkan ve üyelerinin bir kamu görevlisi olarak statüsü belirlenirken esas alınabilecek tek emsalin 631 sayılı KHK çerçevesinde üst kurul başkanlarına Başbakanlık Müsteşarı kadar, üst kurul üyelerine ise Başbakanlık müsteşar yardımcılarından fazla ödenen sözleşme ücreti olduğunu, yine bu kapsamda başkan yardımcıları için tespit edilen ücretin de Bakanlık Genel Müdürlerinin üzerinde olduğunu, bu çerçevede Başbakanlık Müsteşarıyla aynı ücret öngörülen üst kurul başkanlarının bakanlık müsteşarıyla denk kabul edilmemesi ve yine Başbakanlık müsteşar yardımcılarından fazla ücret öngörülen üst kurul üyelerinin bakanlık müsteşar yardımcılarıyla, başkan yardımcılarının da genel müdüre denk kabul edilmemesinin hukuki bir gerekçesinin olmayacağını, üst kurul başkan ve üyeleri için 657 sayılı Kanunda öngörülen ek gösterge sistemine göre bir kadro aylığı düzenlememiş olmasına rağmen, bu kamu görevlilerinin muadili bir kadroyla denkliği zorunlu hale geldiğini, çünkü harcırah gündelikleri, öğle yemeği ücretleri, emekli sandığı kesintileri gibi birçok mali hükmün ek gösterge üzerinden düzenlendiğini, şu an harcırah gündelikleri açısından üst kurul üyelerinin 5300 ek gösterge ve üzerinden olan bölümden değerlendirildiğini, yine emekli sandığı kesintilerindeki ilave kesinti yapılırken üyeler için 6400 ek gösterge üzerinden hesaplama yapıldığını,

Bu çerçevede Kamu Konutları Yönetmeliğine göre müsteşar, müsteşar yardımcıları ve genel müdürlerin (3) Sayılı Cetvelin 3 üncü sırasında sayıldığını, buna göre Kurumca karşılanacak olan giderlerin;

a)Isınma, demirbaş eşya ve mefruşat giderleri,

b)Aydınlatma, elektrik, su, gaz ve benzeri giderlerin, konutun yüzyirmi metrekaresine isabet eden kısmından fazlası,

olup, yapılan işlemler de anılan Yönetmeliğe uygun olduğundan herhangi bir mevzuata aykırılık bulunmadığını,

Diğer mali ve sosyal hakların nasıl sağlanacağı konusunda ise acık bir belirleme yapılmadığını, 2002/4425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali Ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik" 20.07.2002 tarih ve 24821 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Yönetmeliğin 31 inci maddesiyle bu alanları düzenleme yetkisinin Kurula verildiğin,

Anılan Yönetmeliğin 31 inci maddesinde "Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum personeline Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde Kurul tarafından konut tahsisi yapılır.' Denildiğini, bu hüküm dayanak teşkil edilerek alınan Kurul Kararı ile "Kurul Başkan ve Üyeleri İle Kurum personeline Kamu Konutları Yönergesi"nin yürürlüğe konulduğunu,

Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (1), (2), (3) sayılı cetvellerde; Kamu Konutları Kanunu gereğince özel tahsisli, görev tahsisli ve eşyalı görev tahsisli konutların kimlere tahsis edileceği ve bunların hangi tür masraflarının kurumları tarafından karşılanacağının belirtildiğini, buna göre Kurumda hangi makam sahiplerinin hangi tür konut imkânından faydalanacağı ve Yönetmeliğe uygun bir şekilde Yönergede düzenlendiğini,

Kurumun, Konut Tahsis Yönergesini düzenlerken; 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yazıldığı gibi, Kurul üyeliklerine atananlar ile Kurum personelinin 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olduğunun belirtildiğini, ayrıca emeklilik açısından Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul Üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Kurum Başkan Yardımcılarına Bakanlık Genel Müdürü, Kurum Daire Bakanlarına Bakanlık genel müdür yardımcısı için tespit edilen ek gösterge makam ve temsil tazminatları ile diğer mali hükümlerinin uygulanması hususunun esas alındığını,

4734 sayılı Kanunun, Kurum personelinin emeklilik acısından hangi statüye eşdeğer olduğunu açıkça gösterdiğini, ancak, Kurum personelinin emeklilik dışında lojman tahsisi konusunda hangi statülere eşdeğer olacağı hususunu açıkça düzenlemediğini, Kurumun, Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin kapsamında gösterilmediği için Kanun Koyucu tarafından bu hususun hukukun genel ilkeleri ve Kurumun kendi alt mevzuatına bırakıldığının tüm açıklığıyla ortaya çıktığını,

Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının B.0.2.0.TKB092/0285 sayılı ve 10.03.2006 tarihli ve içeriğinde Maliye Bakanlığının görüş yazısı bulunan yazının ilama konu tahsis ve ödemeler konusunda hukuki durumu açıklar nitelikte olduğunu, bunun da Kurumun Konut Tahsis Yönergesinin mevzuata aykırı olmadığını açıkça ortaya koyduğunu,

İlgili yazının Maliye Bakanının imzasıyla Başbakanlığa görüş olarak gönderildiğini, sonrasında Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının ilgili yazıyı Kuruma gönderdiğini, Kurumun da ilgili yazı doğrultusunda işlem yaptığını,

Ayrıca, Maliye Bakanlığının, bakanlık merkez birimleri ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları arasındaki yazışma kuralları, iş bölümü, koordinasyon ve temsile ilişkin hususların yer aldığı genelgesinde; sayılan unvanlar arasında Kamu İhale Kurumu Başkanı da bakanlık müsteşarı seviyesinde gösterildiğini,

Kamu İhale Kurumu Konut Tahsis Yönergesinin 16 ncı maddesinde; Kamu Konutları Yönetmeliğine tabi özel tahsisli konutların ve eşyalı görev tahsisli konutların aşağıda belirtilen giderlerinin kurumca karşılanacağının hüküm altına alındığını,

Kurul Başkanına tahsis edilen özel tahsisli konutun; ısınma, demirbaş, eşya ve mefruşat, aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, aşçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri ile her türlü işletme, bakım ve onarım giderlerinin kurumca karşılanacağı,

Kurul üyeleri ve Kurum Başkan Yardımcılarına; tahsis edilen eşyalı görev tahsisli konutun;

-Isınma, demirbaş eşya ve mefruşat giderlerinin tamamı,

-Aydınlatma, elektrik, su, gaz, ve benzeri giderlerinin konutun 120 metrekaresine isabet eden kısmından fazlasının,

-Asansör, kalorifer, ana duvarlar, çatı, koridor gibi ortak yerlerin bakım, korunması ve onarımı ile kalorifer, hidrofor gibi ortak tesislerin işletme ve konutun beş yılda bir boya üç yılda bir badana giderlerinin

Kurumca karşılanacağının belirtildiğini,

Her ne kadar Yönergede bu hükümler yer alsa da demirbaş eşya, mefruşat gibi giderleri ile ilgili olarak bugüne kadar Kurum tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sadece elektrik, su ve yakıt giderlerinin ödendiğini,

Konut Tahsis Yönergesine ekli (1) sayılı cetvelde Kurum Başkanı bulunduğunu, Yönergeye ekli (2) sayılı cetvelde ise Kurulu Üyeleri ile Kurum Başkan Yardımcıları bulunduğunu,

Yönerge düzenlenirken Kurum Başkanı Bakanlık Müsteşarına, Kurul üyeleri Bakanlık Müsteşar Yardımcısına, Başkan yardımcıları ise Bakanlık Genel Müdürlerine denk kabul edilerek düzenleme yapıldığını, ilamda, 4734 sayılı Kanunun 53. maddesinin sadece emeklilik açısından bir statü belirlemesi yaptığı diğer düzenlemeler için bu tarz bir belirlemenin kanunun uygulama alanının yorumla genişletilmesi olduğu iddia edilerek Konut Tahsis Yönergesi düzenlemesinin Kamu Konutları Yönetmeliğine aykırılık teşkil etmekte olduğunun belirtildiğini, bu değerlendirme ve yorumun mevcut durumda ihtiyacın karşılanmasını imkansız hale getirdiğini,

Kurumun, Kamu Konutları Kanununa ve Kamu Konutları Yönetmeliğine tabi olmadığını, Kurumun adı her iki düzenlemede de geçmediğinden her iki düzenlemenin de kurumları açısından hukuki bir bağlayıcılığının bulunmadığını, bu durumda kurumları personeline konut tahsisinin ancak, kendi mevzuatı çerçevesinde hukukun genel ilkeleri doğrultusunda mümkün olacağını,

Üst Kurulların 5018 sayılı Kanunun yanı sıra, kendi Kanunları çerçevesinde idari ve mali konuları düzenleyen alt mevzuatlar çıkarabilme yetkilerinin bulunduğunun gayet açık olduğunu, Kurulun çıkarmış olduğu "Kamu İhale Kurumu Konut Tahsis Yönergesi"nin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini,

Söz konusu İlamda Kurum Başkanı, Kurul Üyeleri ve diğer personelin konut tahsisinde hangi mevzuata ve maddesine tabi olduğunun belirtilmediğini,

Kurulun, Kurul Başkan ve Üyelerine ait Kurumun Konut Tahsis Yönergesinin ve bu Yönerge hükümleri uyarınca yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılık karşılama yazısında Daire kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.

Kamu İhale Kurumu teşkilatı, üyelerin mali ve sosyal hakları, seçilmeleri, statüleri, hak ve sorumlulukları 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ile düzenlendiğini, 53 üncü maddenin 2006 yılında yürürlükte bulunan halinde;

"Kurumun karar organı biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere on üyeden oluşan Kamu İhale Kuruludur.

Kurul üyelerinin görev süresi beş yıldır. Bir üye bir defadan fazla seçilemez. Kurul üyelerinin görev süresi dolmadan görevlerine son verilemez.

Kurul üyeleri ve Kurum personeli, görevleri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Devlet memuru sayılırlar ve bunlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır, Soruşturma izni, Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakan, Kurum personeli için ise Kurum Başkanı tarafından verilir.

Kurum personeli, bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir.

Kurul başkan ve üyelerinin aylık ücretleri Maliye Bakanının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.

Kurul üyeliklerine atananlar ile Kurum personeli 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tâbidir. Emeklilik açısından Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcılarına Bakanlık Genel Müdürü, Kurum Daire Başkanlarına Bakanlık Genel Müdür Yardımcısı için tespit edilen ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer malî hükümler uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır.

Kurumun yıllık hesapları ile gelir ve harcamalarına ilişkin İş ve işlemleri, Sayıştay denetimine tâbidir." Denilmektedir.

Kurum, 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde belirtildiği üzere kamu tüzel kişiliğini haiz bir kamu kurumudur ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda düzenlenen III sayılı cetvelde yer almaktadır. Kurumun karar organı olan Kamu İhale Kurulunun Başkan ve üyeleri de 657 sayılı Kanuna tabi olmadıklarına göre Anayasanın 128 inci maddesi çerçevesinde diğer kamu görevlileri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

4734 sayılı Kanunda. Kurul başkan ve üyeleri için emeklilik açısından statü belirtilmiş, ancak özlük hakları bakımından bir düzenleme yapılmamış, ücretlerin Bakanlar Kurulunca belirleneceği düzenlenmiştir. Diğer taraftan üst kurulların ücretlerini düzenleyen 631 sayılı KHK'nin 14 üncü maddesi uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararıyla üst kurul başkanlarına Başbakanlık Müsteşarına ödenen ücret kadar ödeme yapılması öngörülmüş, kurul üyelerine de ilgili mevzuatına göre bu ücretin % 95-97'si arasında ödeme yapılması öngörülmüştür. Kurul üyeleri için öngörülen bu ücret Başbakanlık müsteşar yardımcıları için belirlenen ücretin, yine başkan yardımcıları içinde tespit edilen ücret Bakanlık Genel Müdürlerinin üzerindedir.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin ek gösterge ve statüleri 657, 926, 2914 ve 2802 sayılı Kanunlarla düzenlenmiş olup, bu görevliler kadro maaşı almaktadırlar. Üst kurul başkan ve üyeleri için kadro maaşı belirlenmediğinden ek gösterge de belirlenmemiş olup, sadece sözleşme ücreti ödenmektedir. Bu çerçevede üst kurul başkan ve üyelerinin bir kamu görevlisi olarak statüsü belirlenirken esas alınabilecek tek emsal 631 sayılı KHK çerçevesinde üst kurul başkanlarına Başbakanlık Müsteşarı kadar, üst kurul üyelerine ise Başbakanlık müsteşar yardımcılarından fazla ödenen sözleşme ücretidir. Yine bu kapsamda başkan yardımcıları için tespit edilen ücret de Bakanlık Genel Müdürlerinin üzerindedir.

Bu çerçevede Başbakanlık Müsteşarıyla aynı ücret öngörülen üst kurul başkanlarının bakanlık müsteşarıyla, yine Başbakanlık müsteşar yardımcılarından fazla ücret öngörülen üst kurul üyelerinin bakanlık müsteşar yardımcılarıyla, başkan yardımcılarının da genel müdüre denk kabul edilmesi gerekir.

Üst kurul başkan ve üyeleri için 657 sayılı Kanunda öngörülen ek gösterge sistemine göre bir kadro aylığı düzenlememiş olmasına rağmen, bu kamu görevlilerinin muadili bir kadroyla denkliği zorunlu hale gelmektedir.

Diğer mali ve sosyal hakların nasıl sağlanacağı konusunda ise acık bir belirleme yapılmamıştır. 2002/4425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı İle Kurum Personelinin Mali Ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik" 20.07.2002 tarih ve 24821 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 31 inci maddesiyle bu alanları düzenleme yetkisi Kurula verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 31 inci maddesinde "Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum personeline Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde Kurul tarafından konut tahsisi yapılır.' Denilmektedir. Bu hüküm dayanak teşkil edilerek alınan Kurul Kararı ile "Kurul Başkan ve Üyeleri İle Kurum personeline Kamu Konutları Yönergesi" yürürlüğe konulmuştur. Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen, Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı ile Kurum Personelinin Mali ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin konut tahsisini düzenleyen 31 inci maddesinde; Kurul Başkan ve Üyeleri İle Kurum personeline Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde konut tahsisi yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (1), (2), (3) sayılı cetvellerde; Kamu Konutları Kanunu gereğince özel tahsisli, görev tahsisli ve eşyalı görev tahsisli konutların kimlere tahsis edileceği ve bunların hangi tür masraflarının kurumları tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.

Bu çerçevede Kamu Konutları Yönetmeliğine göre müsteşar (1) Sayılı Cetvel(Özel Tahsisli Konutlar)’in 5/a; müsteşar yardımcıları ve genel müdürler ise (3) Sayılı Cetvel(Eşyalı Görev Tahsisli Konutlar)in 3. ve 5inci sırasında savılmış olup, buna göre Kurumca karşılanacak olan giderler;

a)Isınma, demirbaş eşya ve mefruşat giderleri,

b)Aydınlatma, elektrik, su, gaz ve benzeri giderlerin, konutun yüzyirmi metrekaresine isabet eden kısmından fazlası,

c) Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin (a) fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde belirtilen asansör, kalorifer, ana duvarlar, çatı, koridor gibi ortak yerlerin bakım korunması ve onarımı ile kalorifer, hidrofor gibi ortak tesislerin işletme ve konutun beş yılda bir boya ve üç yılda bir badana giderleri,

Olmaktadır.

Buna göre Kurumda hangi makam sahiplerinin hangi tür konut imkânından faydalanacağı ve Yönetmeliğe uygun bir şekilde Yönergede düzenlenmiştir.

Kurum, Konut Tahsis Yönergesini düzenlerken; 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yazıldığı gibi, Kurul üyeliklerine atananlar ile Kurum personelinin 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca emeklilik açısından Kurul Başkanına Bakanlık Müsteşarı, Kurul Üyelerine Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Kurum Başkan Yardımcılarına Bakanlık Genel Müdürü, Kurum Daire Bakanlarına Bakanlık genel müdür yardımcısı için tespit edilen ek gösterge makam ve temsil tazminatları ile diğer mali hükümlerinin uygulanması hususunu esas almıştır.

4734 sayılı Kanun, Kurum personelinin emeklilik acısından hangi statüye eşdeğer olduğunu açıkça göstermiştir. Ancak, Kurum personelinin emeklilik dışında lojman tahsisi konusunda hangi statülere eşdeğer olacağı hususu açıkça düzenlenmemiştir.

Kurum, Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin kapsamında gösterilmediği için Kanun Koyucu tarafından bu hususun hukukun genel ilkeleri ve Kurumun kendi alt mevzuatına bırakıldığı tüm açıklığıyla ortaya çıkmaktadır.

Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının B.0.2.0.TKB092/0285 sayılı ve 10.03.2006 tarihli ve içeriğinde Maliye Bakanlığının görüş yazısı bulunan yazı ilama konu tahsis ve ödemeler konusunda hukuki durumu açıklar nitelikte olduğundan Kurumun Konut Tahsis Yönergesinin mevzuata aykırı olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Söz konusu yazının Kamu İhale Kurumu başlıklı bölümünde; 20.07.2002 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı ile Kurum Personelinin Mali ve Sosyal Haklan, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinde, Kurul Başkanı ve Üyeleri ile kurum personeline Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde Kurul tarafından konut tahsisi yapılacağı hususunun hükme bağlandığı, her ne kadar Kamu İhale Kurumu Başkan ve Üyelerine verilecek konuta ilişkin herhangi bir mevzuatta doğrudan herhangi bir hüküm bulunmasa da, Başkan ve üyelere Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde konut tahsis edilebileceğinin belirtilmesi ve başka bir düzenleme bulunmaması nedeniyle emeklilik açışından denk kabul edilen statülerine uygun konut tahsisi yapılmasında ve bu çerçevede konutlara ilişkin gider gerçekleştirilmesinde mevzuata aykırı bir durum olmayacağının düşünüldüğü açıkça belirtilmiştir. Aynı yazıda devamla; kurumun yürürlüğe koymuş olduğu yönerge uyarınca Başkan ve üyelere kiralanmak suretiyle özel tahsisli konut verildiği, konutlara ilişkin gider ödemelerinde ise yönergede belirtilen giderlerin gerçekleştirildiği, Başkan ve üyelere tahsis edilen konutlara ilişkin olarak Kamu Konutları Yönetmeliğinde Müsteşar ve Müsteşar Yardımcıları için öngörülen gider kalemleri ile sınırlı olmak kaydıyla gider yapılabileceğinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

İlgili yazı Maliye Bakanının imzasıyla Başbakanlığa görüş olarak gönderilmiş ve sonrasında Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı ilgili yazıyı Kuruma göndermiştir. Kurum da ilgili yazı doğrultusunda işlem yapmıştır.

Kamu İhale Kurumu Konut Tahsis Yönergesinin 16 ncı maddesinde; Kamu Konutları Yönetmeliğine tabi özel tahsisli konutların ve eşyalı görev tahsisli konutların aşağıda belirtilen giderlerinin kurumca karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

“Kurul Başkanına tahsis edilen özel tahsisli konutun; ısınma, demirbaş, eşya ve mefruşat, aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, aşçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri ile her türlü işletme, bakım ve onarım giderleri kurdumca karşılanır.

Kurul üyeleri ve Kurum Başkan Yardımcılarına; tahsis edilen eşyalı görev tahsisli konutun;

-Isınma, demirbaş eşya ve mefruşat giderlerinin tamamı,

-Aydınlatma, elektrik, su, gaz, ve benzeri giderlerinin konutun 120 metrekaresine isabet eden kısmından fazlası,

-Asansör, kalorifer, ana duvarlar, çatı, koridor gibi ortak yerlerin bakım, korunması ve onarımı ile kalorifer, hidrofor gibi ortak tesislerin işletme ve konutun beş yılda bir boya üç yılda bir badana giderleri,

Kurumca karşılanır.” Denilmektedir.

Konut Tahsis Yönergesine ekli (1) sayılı cetvelde Kurum Başkanı bulunmaktadır. Yönergeye ekli (2) sayılı cetvelde ise Kurulu Üyeleri ile Kurum Başkan Yardımcıları bulunmaktadır.

Dolayısıyla yapılan açıklamalar çerçevesinde Kurumun Konut Tahsis Yönergesinin (1) ve (2) sayılı cetvellerinde belirtilen lojmanların mevzuat dahilinde sadece ısınmalarının tamamı, su, elektrik v.b. giderlerin 120 m2 üzerindeki gider kısmı Kurum tarafından karşılandığı mefruşat giderlerinin ise karşılanmadığı görülmektedir.

Bu giderlerin karşılanması Kamu Konutları Yönetmeliğinin özel tahsisli konutlarla ilgili hükümlerine de uygundur.

Bu itibarla; dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 3. maddesiyle verilen 5.206,02 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 4. maddesiyle; Kamu İhale Kurulu üyeleri ile Başkan yardımcılarına cep telefonu tahsis edildiği ve görüşme bedellerinin Kurum bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 20.159,34 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; bu ilamın 1. ve 3.maddelerinde belirttikleri hususlara ilaveten, 13.08.2004 tarih ve B.02.0.EMB.622.01/10826 sayılı Başbakanlık Ekonomik ve Mali İsler Başkanlığının Kuruma hitaben yazdığı yazıda (EK 3); "Tasarruf Tedbirleri konulu 2003/39 sayılı Başbakanlık Genelgesinin uygulaması ile ilgili olarak, 4734 sayılı Kanunun 53. maddesinin (i) fıkrasında, emeklilik acısından Kurul Üyeleri Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcıları da Bakanlık genel Müdürü ile denk olması hükmedildiğinden cep telefonu tahsisinde, Kurul Üyelerinin Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcılarının da Bakanlık Genel Müdürleri ile eşit kabul edilmesi ve buna göre işlem yapılması gerektiği" belirtilmiş olduğundan, Tasarruf Genelgesini çıkaran makamın, bu Genelge acısından Kurul Başkan ve üyeleri ile başkan yardımcısının durumunu tespit etmiş olup, buna göre yapılan işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığını,

2003/39 sayılı Başbakanlık Genelgesinde Kurum ve kuruluşların harcama yetkilileri, bütçelerinde haberleşme giderleri için ayrılan ödeneklerin aşılmaması hususunda parasal tutar veya süre kısıtlamaları da dahil gerekli her türlü tedbiri alacakları, cep telefonlarının sadece EK-II cetvelin 1 'inci sırasında belirtilen makam ve hizmetler ile 2 nci sırasında yer alan makamlar için tahsis edilebileceğinin belirtildiğini, ancak, II sayılı cetvelin 2 nci sırasındaki makamlar dışında, zorunlu görülen hizmetler için cep telefonu tahsisinin bağlı veya ilgili/ilişkili Bakan onayı ile yapılabileceğinin ifade edildiğini, Genelgeye göre yıllık cep telefonu görüşme ücreti limitlerinin, anılan cetvelin 1 inci sırasındaki makamlar için limitsiz; 2 nci sırasındaki makamlar için ise, ilgili makama atanan kişiye, içinde bulunulan yılın ocak ayında ödenen net maaş tutarı kadar olacağını,

EK-II sayılı cetvelde cep telefonu tahsis edilebilecek makamlar arasında Kurum ve Kurul/Üst Kurul Başkanları, Müsteşarlar, Müsteşar Yardımcıları, Genel Müdürler, I. Hukuk Müşavirleri ve İMİD Başkanları da sayıldığını,

Kurul üyelerinin Bakanlık Müsteşar yardımcılarıyla, Başkan Yardımcılarını Bakanlık Genel Müdürlüğüne denk kabul edilerek; 30.04.2002 tarih ve 2002/2 sayılı Kurul Kararı ile Kurul Üyelerine 10 adet ve 01.10.2002 tarih ve 2002/33 sayılı Kurul Karan ile de Başkan Yardımcılarına 3 adet cep telefonu tahsisi yapılması işleminin Başbakanlık Genelgesi hükümlerine ve hukuka uygun bir işlem olduğunu,

Öte yandan 2006/39 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince Kurum Başkanı, Baş Hukuk Danışmanı ve İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanının telefon bedelleri ve bunlara cep telefonu tahsis edilmesi yönündeki hükmün açık olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

2003/39 sayılı Başbakanlık Genelgesinde Kurum ve kuruluşların harcama yetkilileri, bütçelerinde haberleşme giderleri için ayrılan ödeneklerin aşılmaması hususunda parasal tutar veya süre kısıtlamaları da dahil gerekli her türlü tedbiri alacakları, cep telefonlarının sadece EK-II cetvelin 1 'inci sırasında belirtilen makam ve hizmetler ile 2 nci sırasında yer alan makamlar için tahsis edilebileceği belirtilmiş, ancak, II sayılı cetvelin 2 nci sırasındaki makamlar dışında, zorunlu görülen hizmetler için cep telefonu tahsisi bağlı veya ilgili/ilişkili Bakan onayı ile yapılabilecektir denilmiştir.

Genelgeye göre yıllık cep telefonu görüşme ücreti limitleri, anılan cetvelin 1 inci sırasındaki makamlar için limitsiz; 2 nci sırasındaki makamlar için ise, ilgili makama atanan kişiye, içinde bulunulan yılın ocak ayında ödenen net maaş tutarı kadar olacaktır.

EK-II sayılı cetvelde cep telefonu tahsis edilebilecek makamlar arasında Kurum ve Kurul/Üst Kurul Başkanları, Müsteşarlar, Müsteşar Yardımcıları, Genel Müdürler, I. Hukuk Müşavirleri ve İMİD Başkanları da sayılmıştır.

Bu ilamın 1. ve 3.maddelerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde; Başbakanlık Müsteşarıyla aynı ücret öngörülen üst kurul başkanlarının bakanlık müsteşarıyla, yine Başbakanlık müsteşar yardımcılarından fazla ücret öngörülen üst kurul üyelerinin bakanlık müsteşar yardımcılarıyla, başkan yardımcılarının da genel müdüre denk kabul edilmesi gerekir.

Öte yandan, 13.08.2004 tarih ve B.02.0.EMB.622.01/10826 sayılı Başbakanlık Ekonomik ve Mali İsler Başkanlığının Kuruma hitaben yazdığı yazıda ; "Tasarruf Tedbirleri konulu 2003/39 sayılı Başbakanlık Genelgesinin uygulaması ile ilgili olarak, 4734 sayılı Kanunun 53. maddesinin (i) fıkrasında, emeklilik acısından Kurul Üyeleri Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcıları da Bakanlık genel Müdürü ile Denk olması hükmedildiğinden cep telefonu tahsisinde, Kurul Üyelerinin Bakanlık Müsteşar Yardımcısı, Kurum Başkan Yardımcılarının da Bakanlık Genel Müdürleri ile eşit kabul edilmesi ve buna göre işlem yapılması gerektiği" belirtilmiş olduğundan, Tasarruf Genelgesini çıkaran makamın, bu Genelge acısından Kurul Başkan ve üyeleri ile başkan yardımcısının durumunu tespit etmiş olup, buna göre yapılan işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla; dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen 20.159,34 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 5. maddesiyle; Kamu İhale Kurulu Üyesi Bilal Karaca’ya, kiralama suretiyle lojman tahsisi yapılması sırasında emlakçı komisyonu ile evin boya ve badana yapılması ile ilgili giderlerin Kurum bütçesinden karşılandığı gerekçesi ile 2.398,00 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; bu ilamın 3.maddesinde belirttikleri hususlara ilaveten, Kamu İhale Kurulu üyesi Bilal Karaca'nın kullandığı konutun kiralama işlemlerinin 04.11.2002 tarih ve 45 sayılı Başbakanlık Genelgesinin yürürlüğünden önceki tarihte yani 11.06.2002 tarihinde yapıldığı için, yapılan kiralama işleminin Genelge gereği İzne tabi olmayıp, genel hükümler çerçevesinde yapıldığını, bu kiralama işlemi için yapılan boya badana giderlerinin ödenmesi Kamu Konutları Yönetmeliğine ve hukuka uygun İşlemler olduğunu, ayrıca Bilal Karacaya tahsis edilen lojmanın 04.11.2006 tarihinde boşaltılarak kontratın sonlandırıldığını, emlakçıya ödenen komisyon gideri ve boya-badana gideri ödemelerinin Mali Yıl Bütçe Uygulama Talimatında yer alan 03.5.5.05 Hizmet Binası Kiralama Giderleri baslığı altında kiralanacak hizmet binaları için verilecek komisyon, tellaliye, vergi ve resimler" ile 03.5.5.06 Lojman Kiralama Giderleri başlığı altında yer alan "Ev sahibi tarafından yaptırılıp da kira bedellerine eklenen onarım bedelleri" tanımları doğrultusunda yapıldığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

Bu ilamın 3. maddesinde belirtilen gerekçelerle dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 5. maddesiyle verilen 2.398,00 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 6. maddesiyle Kamu İhale Kurulu Üyesi Muzaffer Eren ve Daire Başkanı Bülent Ağarı’nın Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’na ait lojmanlarda oturmaları nedeniyle lojman kira farkları ile lojman yakıt bedellerinin Kurum bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 2.548,92 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; 12.06.2002 tarih ve 2002/4425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Kamu İhale Kurumunun Teşkilatı ile Kurum Personelin Mali ve Sosyal Hakları, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 31 inci maddesinde "Kurum Başkan ve Üyeleri ile personeline Kamu Konutları Yönetmeliği Çerçevesinde Kurul tarafından konut tahsisi yapılır" hükmünün yer aldığını, ancak, Kurumun kuruluş tarihi itibarıyla Kamu Konutları Kanununa ve Kamu Konutları Yönetmeliğine tabi kurumlar arasında sayılan kurumlar arasında bulunmaması, Yönetmeliğin 40 ınıc maddesinde "Bu Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda genel hükümleri de göz önünde bulundurarak karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye Kurulun yetkili olduğu ..." hükmü ve bu hüküm dayanak teşkil edilerek alınan Kurul Kararı ile "Kurul Başkan ve Üyeleri İle Kurum personeline Kamu Konutları Tahsis Yönergesi"nin yürürlüğe konulduğunu, başlangıç itibarıyla Kurulun çıkarmış olduğu Kamu İhale Kurumu Konut Tahsis Yönergesi çerçevesinde ve yönergeye uygun olarak yapıldığını,

Bununla birlikte, Kurumun Konut Tahsis Yönergesinde görevden ayrılıp, kamuda yeni görevine başlayan üye ve personelin lojmanda oturma hakkını düzenleyen bir hüküm bulunmadığından, hüküm bulunmayan hallerde yönergenin 19 uncu maddesine göre "..Kamu Konutları Yönetmeliği'ne gidilir" hükmü gereğince bahse konu Yönetmeliğin 33 üncü maddesinde yer alan "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutların Yönetimi" hükmüne göre işlem tesis edildiğini,

Muzaffer Eren’in Kamu İhale Kurulu Üyesi, Bülent Ağarı’nın Daire Başkanı olduğunu ve ilgili mevzuat uyarınca kendilerine lojman tahsisi talebinde bulunmaları halinde lojman tahsisinin mümkün olduğunu, Bu kişilere lojman tahsis edilmesi halinde Kurumun Konut Tahsis Yönergesine göre tahsis olunan konutların kiralarının kurum tarafından ödeneceğini,

Konut Tahsis Yönergesinin 19.10.2006 tarihli Kamu İhale Kurulu kararıyla değişik 18 inci maddesi uyarınca Kamu İhale Kurulu Üyesi Muzaffer Eren için yapılabilecek kira ödeme miktarının brüt 1.580,00 YTL, aynı şekilde 02.02.2006 tarih ve 2006/DK.D-12 sayılı Kararıyla belirlendiği şekliyle Daire Başkanı Bülent Ağarı için yapılabilecek kira ödeme miktarının brüt 930,00 YTL olacağını,

Kamu İhale Kurumu Konut Tahsis Yönergesinin 25.02.2003 tarihli ve 2003/DK:D-47 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı ile değişik 6 ncı madde (a) fıkrası ile; Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde Kurul Üyesi ya da personeline daha önceki kurumlarında tahsis edilmiş bulunan kurum konutu kapsamında sayılacağı ve konutun türü; konuttan yararlananın unvanına göre belirleneceğinin hüküm altına alındığını,

Açıklanan durum karşısında Kurul Üyesi ve Daire Başkanının lojman kira farkının ödenmesinin mevzuata ve hukuka uygun bir işlem olup aynı zamanda maddi anlamda kurum yararına bir işlem oluşturduğunu,

Kurul Üyesi Muzaffer Eren'in ikamet ettiği lojmana ait yakıt bedellerinin Kurum tarafından karşılanması da aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılık Daire Kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.

Bu ilamın 3. maddesinde belirtilen gerekçelerle dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 6. maddesiyle verilen 2.548,92 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 7. maddesiyle; Kamu İhale Kurumu İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan milletlerarası telefon görüşme bedellerinin Kurum bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 2.618,97 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; 2003/39 sayılı Başbakanlık Tasarruf Genelgesinin 8 inci maddesinde, uluslararası telefon görüşme bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak, hangi makamlara ait telefonların uluslararası görüşmelere açık olabileceği EK-I sayılı cetvelde gösterildiğini, bu genelgenin, şehirlerarası görüşmelere açık telefonların bağlı veya ilgili Bakan tarafından belirleneceği, zorunlu hallerde söz konusu cetvelde yer almayan telefonların uluslararası görüşmeye açılmasının bağlı veya ilgili Bakan onayı alınmak kaydıyla sağlanacağına dair hükmünde "İlişkili Bakan" ifadesinin yer almadığını,

4734 ve 4735 sayılı Kanunlarda ve diğer mevzuatta Kurum için "ilgili Bakanlık" tayin ve tespit olunmadığını, 4734 sayılı kanunun 53 üncü maddesinin (a) bendinde; kurumun ilişkili olduğu bakanlığın Maliye Bakanlığı olduğunun ifade olunduğunu, bu hükümler karşısında genel ilkeler çerçevesinde işlem yapılarak milletlerarası telefon görüşme bedellerinin ödendiğini,

Buna mukabil, 2007/3 sayılı Başbakanlık Tasarruf Genelgesinde uluslararası görüşmelerle ilgili olarak genelgeyi düzenlemeye yetkili makam olan Başbakanlık yetki tasarrufunu ilişkili kurumlarında zorunlu hallerde uluslar arası görüşmelere açılacak telefonlar ile şehirlerarası görüşmelere açılacak telefonlar için ilişkili Bakandan onay alınması gerektiği yönünde kullandığını, bu durumda Kurum da 31.01.2007 tarihinde B.62.0.KİK.0.31.00.00/86 sayılı Maliye Bakanı onayı ile Genelgenin gereğini yerine getirdiğini, 2006 yılı Bütçe Kanununun "Yürütme" başlıklı 34 üncü maddesinin (e) bendinde; "Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlara ilişkin hükümlerini kendi kurulları ve/veya Kurum Başkanları" kanun yürütücüsü olarak işaret edildiğini, yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş beyan etmiştir.

2003/39 sayılı Başbakanlık Tasarruf Tedbirleri Genelgesinin 1 inci maddesinde; kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları kendi bütçeleri veya tasarruflarındaki diğer kaynaklardan yapacakları yurt içi ve yurt dışı harcamalarında aşağıdaki tedbirlere uyacakları belirtilmiştir.

2003/39 sayılı Başbakanlık Tasarruf Genelgesinin 8 inci maddesinde, uluslararası telefon görüşme bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak, Hangi makamlara ait telefonların uluslararası görüşmelere açık olabileceği EK-I sayılı cetvelde gösterilmiştir. Bu genelgenin, şehirlerarası görüşmelere açık telefonların bağlı veya ilgili Bakan tarafından belirleneceği, zorunlu hallerde söz konusu cetvelde yer almayan telefonların uluslararası görüşmeye açılması, bağlı veya ilgili Bakan onayı alınmak kaydıyla sağlanacağına dair hükmünde "İlişkili Bakan" ifadesi yer almamaktadır.

4734 ve 4735 sayılı Kanunlarda ve diğer mevzuatta Kurum için "ilgili Bakanlık" tayin ve tespit olunmamıştır. 4734 sayılı kanunun 53 üncü maddesinin (a) bendinde; kurumun ilişkili olduğu bakanlığın Maliye Bakanlığı olduğu ifade olunmuştur.

Buna mukabil 2007/3 sayılı Başbakanlık Tasarruf Genelgesinde uluslararası görüşmelerle ilgili olarak genelgeyi düzenlemeye yetkili makam olan Başbakanlık yetki tasarrufunu ilişkili kurumlarında zorunlu hallerde uluslar arası görüşmelere açılacak telefonlar ile şehirlerarası görüşmelere açılacak telefonlar için ilişkili Bakandan onay alınması gerektiği yönünde kullanmıştır. Bu durumda Kurum da 31.01.2007 tarihinde B.62.0.KİK.0.31.00.00/86 sayılı Maliye Bakanı onayı ile Genelgenin gereğini yerine getirmiştir

2006 yılı Bütçe Kanununun "Yürütme" başlıklı 34 üncü maddesinin (e) bendinde; "Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlara ilişkin hükümlerini kendi kurulları ve/veya Kurum Başkanları" kanun yürütücüsü olarak işaret edilmiştir.

İlamda konu ile ilgili olarak tazmin hükmünün verilebilmesi için, Kamu İhale Kurumu İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan milletlerarası telefon görüşmelerinin Kurumun yürüttüğü kamu hizmetleriyle ilgili olmadığı hususunun tespit edilmiş olması gerekmektedir. İlamda bu husus ortaya konulmamıştır.

Bu hükümler karşısında genel ilkeler çerçevesinde milletlerarası telefon görüşme bedellerinin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, Başbakanlık Tasarruf Genelgesinin idari nitelikte bir düzenleme olması nedeniyle, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemelere etkisi bulunmamaktadır.

Bu itibarla dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen 2.618,97 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. Aynı ilamın 8. maddesiyle; Kamu İhale Kurulu Üyesi Ahmet Ülker için cep telefonu alındığı ve bedelinin Kurum bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 790,00 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler bu ilamın 4. maddesinde belirtikleri gerekçelerle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Bu ilamın 4. maddesinde belirtilen gerekçelerle dilekçilerin iddialarının kabulü ile 400 sayılı ilamın 8. maddesiyle verilen 790,00 YTL’ ye ilişkin olarak tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 28.12.2010 tarih ve 32670 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim