Sayıştay 2. Dairesi 29821 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29821

Karar Tarihi

27 Ocak 2009

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2005

  • Daire: 2

  • Dosya No: 29821

  • Tutanak No: 30604

  • Tutanak Tarihi: 27.01.2009

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 279 sayılı ilamın 1. maddesiyle, İzmir Kültür Park Fuar alanında Marmara Fuarcılık tarafından düzenlenen BİZ Turizm fuarına katılmak üzere EGE Turizm Derneği’ne makbuz karşılığı mevzuata aykırı yapılan 500.00. YTL’ye bağışa tazmin kararı verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle , bağış yapılan derneğin turizm alanında gerçekleştirilen fuar organizasyonunda resmi kurumların katılımını sağlamak amacını üstlendiğini, turizm konulu bir organizasyonda ilçenin ve belediyenin de temsil edilmesi kamusal amaca katkıda bulunulması nedeniyle yapılan ödemede bir usulsüzlük bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Yasasının "Belediyenin Giderleri" başlıklı 60.maddesinin bu yönde yapılan giderleri kapsadığını, Organizasyon kapsamında yapılan bağışın 5393 sayılı yasanın 60.maddesi (k) ve (n) bentlerine aykırılık teşkil etmediğini beyan ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin ‘Müşterek Giderlere Katılma’ başlıklı 11. maddesinde: “İli ve Belediyeyi müştereken ilgilendiren konularda yapılacak temsil, ağırlama ve tören giderlerine İl Özel İdaresi ve Belediyenin hangi ölçülerde katılacakları il valisi tarafından tespit edilir” hükmü uyarınca İzmir Valiliği İl Kültür Müdürlüğü’nün 19.10.2005 tarihli yazılı talimatları gereği Bakanlar Kurulu Kararı ile kamuya yararlı dernek olarak kabul edilen EGE Turizm Derneği’ne 500-YTL bağış yapılması istenildiğinden belediye tarafından adı geçen derneğe bağış yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38.maddesi (o) fıkrası ve aynı kanunun 60.maddesi (k) fıkrası hükümleri uyarınca temsil, ağırlama ve tören giderleri için ayrılan ödeneği kullanma yetki ve görevi belediye başkanın takdirine verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, dilekçi iddiaların kabulü ile 279 sayılı ilamın 1. maddesiyle 500-YTL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASININA;

  1. Aynı ilamın 2. maddesiyle, misafirhane olarak kullanılan belediyeye ait dairenin su sayaç bedeli ile apartman aidatların bütçeden ödenmesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle 598.50. YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyeye ait taşınmazın sosyal tesis olarak kullanılmayıp daire vasfında olduğunu, burada fiili bir kullanımın bulanmadığını, taşınmaz maliki olarak belediyenin mülkiyet hakkından doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin yasal bir zorunluluktan kaynaklandığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60. maddesinin (a) bendine göre de, Belediyeye ait taşınmazların bakım onarım giderleri ve bu kapsamda kat mülkiyeti kanunundan doğan giderlerin ödenmesinden meydana geldiğini beyan ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Yapılan incelemede, Belediyeye ait dairenin apartman yönetimi tarafından karar alınan ortak sabit giderler için tespit edilmiş aidatlar ile su sayaç bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır. Belirtilen bu giderler, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60. maddesinin (a) bendi kapsamında olup Belediyeye ait taşınmazların bakım onarım giderlerinin ve dolayısıyla kat mülkiyeti kanunundan doğan giderlerin ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, Belediye mülkiyetindeki söz konusu daireyi sosyal tesisler mahiyetinde kabul etmek de mümkün değildir. Dolayısıyla sosyal tesisler gibi işletilmesi mümkün olmadığından ve gelirleri bulunmadığından daireye ait ortak sabit giderlerin bütçeden ödenmesi mevzuata aykırı değildir.

Açıklanan nedenlerle, dilekçi iddiaların kabulü ile 279 sayılı ilamın 2. maddesiyle 598,50-YTL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA;

  1. Aynı ilamın 3. maddesiyle, 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışın kurum avukatlarına ödenen vekalet ücreti hesabında yıllık tutar sınırlamasının dikkate alınmaması nedeniyle 15.267,06. YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle, Belediye kadrolu avukatlarının mesleğin ifasında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine tabi olduğunu ve bu kanunun özel kanun niteliğinde bulunduğunu, kamu avukatlarının avukatlık kanununun bazı hükümlerine tabi kılınıp bazı hükümlerinden ayrık tutulmasının hukuka uygun olmadığını, 657 sayılı DMK yürürlüğe girdiğinde vekalet ücretinde bir sınırlama bulunmadığını daha sonraki değişikliklerle getirilen sınırlamaların, kanunla açık ve net olarak verilen bir hakkın geri alınması olduğunu, kanunun 146.maddesinde yapılan değişikliklerle kamu avukatları aleyhine sınırlamalar getirilmesinin kanunun kendi ruhuna ve amacına aykırı 657 sayılı Kanunun 18. maddesini ihlal eden kısıtlayıcı düzenlemeler olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 82.maddesinin vekalet ücretinin ne şekilde uygulanacağını hüküm altına aldığını, yine 5393 sayılı Kanunun 84. maddesinde ise, bu kanunun daha önce çıkarılmış hangi kanunları değiştirdiği ve kaldırıldığının bildirildiğini, dolayısıyla 657 sayılı yasanın konuya ilişkin 146.maddesi, bu kanundan daha sonra yürürlüğe giren ve özel kanun niteliğindeki Avukatlık Kanunu ve Belediye Kanunu ilgili hükümler: ile kaldırıldığını, Ankara Barosu Hakem Kurulunun 08.08.2003 gün ve 2002/249 E 2003/172 K sayılı kararının kendi lehlerine ve yargı kararı hükmünde olduğunun düşünüldüğünü, Sayıştay Kanununun saymanların sorumluluğunu düzenleyen 45. maddesinin avukatlık ücretlerinin bu kapsamda bulunup, bulunmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, zira tazmin hükmüne konu olan ödemeden dolayı belediyenin gelirinde bir azalmanın söz konusu olmadığını beyan ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin ikinci fıkrasında memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında bazı kanunların ilgili maddeleri sayılarak "1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareler ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat vesaireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır." hükmüne yer verilmiştir.

31.08.1961 tarih "ve 10894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği"nin 3 üncü maddesinde "Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesir derecesine göre baş hukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir,

19.04.1983 tarih ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik"in 1 inci maddesinde "Bu Yönetmelik, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı Kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir." denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde, kurumların limit doldurmayan avukatlardan beyanname alarak o mali yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerinin bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları, 7. maddesinde ise, listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunacak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limiti dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.

Bu hükümlere göre; vekalet ücretine hak kazanmada "görev" yerine "kişinin" esas alınması, vekalet ücreti limitinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi gereğince yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.

Dilekçi temyiz dilekçesinde, Avukatlık Kanununun 164. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinin 3. fıkrasının çeliştiğini, bu durumda sonraki kanun niteliğinde olan Avukatlık Kanununun 657 sayılı Kanunun 146. maddesinin 3. fıkrasını zımmen ortadan kaldırdığını bu nedenle avukatlık ücretinin hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın ödenmesi gerektiğini iddia etmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 sayılı Kanunla değişik 164. maddesinde; dava sonucunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu, bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilmeyeceği, haczedilemeyeceği belirtilmektedir. 657 sayılı Kanunun 146. maddesinin 3. fıkrasında buna aykırı yani çelişkili bir hüküm bulunmamaktadır. 657 sayılı Kanunun 146. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hüküm avukat ücretinin nasıl dağıtılacağına ve bir yılda dağıtılacak tutarın üst sınırına ilişkindir. Yıl içinde dağıtılan tutar gibi ertesi yıl dağıtılmak üzere emanete alınan tutarda avukata aittir. Vekalet ücretinin bir kısmının dağıtılması, kalan kısmının bütçeye gelir kaydedilmesi ya da başka amaçlarla harcanması söz konusu değildir.

Öte yandan 1136 sayılı Kanun tüm avukatlarla ilgili düzenlemeler yapan genel bir kanundur. 657 sayılı Kanuna tabi olarak avukatlık hizmetleri sıfatında görev yapan avukat ise Devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretine ilişkin olarak 657 sayılı Kanunda yapılan düzenlemeler avukatlık hizmetleri sınıfında görev yapan avukatlar için özel bir düzenlemedir.

Dolayısıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak belediyelerde çalışan avukatlar için mahkemelerce takdir edilecek vekalet ücretlerinin 657 sayılı Kanunun 146. maddesinde yer alan usul ve esaslara göre ödenmesi gerekir.

Açıklanan gerekçelerle, dilekçi istemin reddi ile 279 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;

Karar verildiği 27.01.2009 tarih ve 30604 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim