Sayıştay 1. Dairesi 53742 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
53742
10 Temmuz 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2021
-
Daire: 1
-
Dosya No: 53742
-
Tutanak No: 57027
-
Tutanak Tarihi: 10.07.2024
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: İhbar Öneli Verilmesi
- 128 sayılı İlamın 8’inci maddesi ile; 696 sayılı KHK’nın 127’nci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici Madde 24 uyarınca Belediye şirketi (... A.Ş.) kadrolarına sürekli işçi statüsü ile geçirilen işçilerden emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazananların iş akdi feshedilmeden önce 4857 sayılı İş Kanunu 17’nci maddesine aykırı olarak bu işçilere ihbar öneli (fesih süresi) verilmesi ve bu sürelere ilişkin ücretlerin Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının Harcama Yetkilileri ... (İns. Kayn. Dai. Başk.), ... (İnsan Kayn. Şube Müd.) ile Gerçekleştirme Görevlileri ... (İns. Kayn. Eğitim Şube Müd.), ... (İnsan Kayn. Müdür V.)’dan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu hükme karşı temyize gelen sorumlu Harcama Yetkilileri ... (İns. Kayn. Dai. Başk.), ... (İnsan Kayn. Şube Müd.) ile Gerçekleştirme Görevlileri ... (İns. Kayn. Eğitim Şube Müd.), ... (İnsan Kayn. Müdür V.) tarafından 53742 sayılı dosya kapsamında gönderilen ortak temyiz dilekçesinde özetle;
696 sayılı KHK’nın 127’nci maddesi ile belediyeler, il özel idareleri ve bunların bağlı kuruluşları bünyesinde hizmet alımı yoluyla çalıştırılan işçilerin ilgili idarenin personel şirketinin kadrolarına devredildiği, aynı maddenin (ç) bendinin altıncı fıkrasına ise; “…Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmünün işlendiği,
696 sayılı KHK ile birlikte Büyükşehir Belediyesi personel şirketine devredilen kişilerin emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihte iş akitleri sona erdirilmekte olup 31/12/2021 tarihine kadar da bu kişilere ihbar süresi kullandırıldığı,
İhbar süresinin kullandırılmasındaki amacın gerek ilk derece mahkemeleri gerekse de bölge adliye mahkemesinin emeklilik nedeniyle yapılan fesihleri haklı fesih olarak görmemesi olduğu, taraflarınca yapılan işlemi mahkemelerin haksız fesih olarak değerlendirip işe iade kararı vermesi durumunda ise, işe başlatılmayan işçilere, İş Kanunu’nda belirtilen muhtelif alacakların yanı sıra ihbar tazminatı da ödenmek zorunda kalınabileceği,
21 Haziran 2023 tarih ve 128 no.lu ilamda zikredilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2005/9-631 E. ve 2005/643 K. No.lu kararında; “…Öte yandan, ihbar tazminatı yeni bir iş arama olanağı sağlama amacına yönelik olup; emekliye ayrılan bir işçi için ihbar tazminatı verilmesi, tazminatın mahiyeti ile bağdaşmaz.
Somut olayda davacı, iş akdinin feshedildiği 27.8.2001 tarihinden sonra, 4.9.2001 günü, sekiz haftalık ihbar öneli içerisinde Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığından yaşlılık aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunmuştur. Bu durumda, davacının iş akdinin emeklilik nedeniyle sona erdirildiği anlaşıldığından, ihbar tazminatı isteme hakkına sahip değildir.” denildiği,
Yukarıda zikredilen Yargıtay Kararında işçinin yaşlılık aylığına başvurmak amacıyla iş sözleşmesini feshedeceği hallerde ilgili kişiye ihbar süresinin kullandırılamayacağı dile getirilmekte olup ihbar süresinin yeni bir iş arama izni olduğu ve emekliye sevk edilen işçiye yeni bir iş arama izninin kullandırılamayacağının söylendiği, zaten davaya konu işçinin de ihbar süresi içerisinde Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığından yaşlılık aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunarak emeklilik müracaatını yaptığı,
Fakat Büyükşehir Belediyesi bünyesinde, 696 sayılı KHK kapsamında çalıştırılan işçilerden yaşlılık aylığını hak ettikleri tarihte iş sözleşmesi feshedilenler yaşlılık aylığı bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmadan mahkemeye müracaat ederek işe iade davası açtığı,
Ekte sunulan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin E: 2021/3260 K: 2022/425 sayılı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin D: 2021/1044, K: 2021/1057 sayılı, ... 2. İş Mahkemesi’nin D: 2021/98 Esas, K: 2022/579 sayılı kararlarından da anlaşılacağı üzere, Belediye şirketinde çalışmakta iken yaşlılık aylığını hak ettiği gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen kişilerin Büyükşehir Belediyesi aleyhine açtıkları davaları kazandıklarının görüldüğü, ilgili kişilere ihbar süresinin kullandırılmaması durumundaysa, mahkemenin bu kişiler lehine ihbar tazminatına hükmedeceğinin ortada olduğu, Kurumca kullandırılan ihbar süresi sebebiyle mahkemenin bu tazminata hükmetmeyerek diğer alacaklarla ilgili hüküm kurma yoluna gittiği,
Bununla birlikte; konuyla ilgili olarak, 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28 inci maddesinde de işçinin yaşlılık aylığına başvurabilmesi için çalıştığı işten ayrıldıktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı istekte bulunmasının şart olarak koşulduğu,
İş akdi işverence feshedilen ve yaşlılık aylığı almak için de Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmamış olan işçilerin, velev ki işe iade davalarını kaybetseler bile, ihbar tazminatına ilişkin açacakları davalarda bu davaları kazanacaklarının ortada olduğu, çünkü 5510 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen maddesi gereğince yaşlılık aylığına müracaat etmedikleri ve emekli kategorisine girmedikleri, böyle durumlarda ise mahkemelerin kullandırılmayan ihbar öneli için, ihbar tazminatına hükmettiği,
Bir işçinin ihbar tazminatına yönelik dava açıp bu davayı kazanması diğer tüm işçiler için de örnek teşkil edeceğinin açık olduğu, işçilik alacaklarında zaman aşımı süresinin beş yıl olduğu göz önüne alındığında, böylesi bir tablonun oluşması durumunda Büyükşehir Belediyesinin yüklü miktarda mali bir külfete katlanmak zorunda kalacağı ortadadır.
Ayrıca;
Her ne kadar 21 Haziran 2023 tarih ve 128 no.lu ilamda konu Yargıtay Kararında yukarıda bahsi geçen ifadeler kullanılmışsa da söz konusu kararın 2005 tarihli bir karar olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016/31668 E., 2020/15370 K. Sayılı 09/11/2020 tarihli kararında ise Yargıtay’ın konuya bakışının 2008 sonrasında değiştiğinin açıkça ifade edildiği, söz konusu kararın ilgili kısmının:
“Dairemizin, derhal feshin ardından önel içinde işçinin emeklilik için dilekçe vermesi halinde feshin işçi tarafından gerçekleştirildiği görüşü, işe iadeyle ilgili iş güvencesi hükümleri de dikkate alındığında 4857 sayılı İş Kanunun sistematiğine uygun düşmemektedir. Gerçekten açıklanan çözüm tarzında işveren feshi yerine işçinin emeklilik sebebiyle feshine değer verildiğinden, işçi iş güvencesinden de mahrum kalmaktadır. Bu nedenle, işverenin derhal feshinin ardından, işçinin ihbar tazminatı ödenmediği bir anda yaşlılık aylığı için tahsiste bulunmasının işveren feshini ortadan kaldırmayacağı düşünülmektedir. Dairemizce, konunun bütün yönleriyle ve yeniden değerlendirilmesi sonucu, işverence yapılan feshin ardından ve henüz ihbar tazminatı ödenmediği bir sırada işçinin emeklilik için başvurusunun işçinin emeklilik sebebiyle feshi anlamına gelmeyeceği sonucuna varılmıştır. Dairemizin 2008 yılı ve sonrasında vermiş olduğu kararlar bu doğrultudadır.”
Yine emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen işçiye ihbar süresinin kullandırılması veya ihbar tazminatı ödenmişse ödenen tutarın geri alınamayacağı yönündeki bir başka Yargıtay kararının da aşağıda olduğu:
“…Davacı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği tartışma dışıdır. Fesih bildiriminde davalı işçinin yaşlılık aylığı için dilekçe vermediği bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği yazılıdır. İş sözleşmesinin işverence feshinde işçiye ihbar öneli tanınmadığı da anlaşılmaktadır.
Davalı ile işveren arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli olup sözleşme yapıldığı sırada sözleşme süresini sınırlayan belli bir olgu bulunmamaktadır. Yasa gereği emeklilik hakkını kazanların iş sözleşmelerinin feshedileceği kuralının varlığı, iş sözleşmesinin belirli süreli hale dönüştürmediği gibi, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği gerçeğini de değiştirmez. Davalı işçiye ödenen ihbar tazminatı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine dayanmakta olup işverence geri istenemez. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” (2015/35765 E., 2016/758 K.)
Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Kararları, ilgili personele ihbar süresinin kullandırılması gerektiği yönündeyken buna aykırı hareket etmenin kurumun aleyhine ciddi manada maddi yük getireceği, ihbar süresinin kullandırılması durumundaysa Belediye açısından herhangi bir maddi kayıp ve kamu zararı oluşmadığı,
İlave olarak 375 sayılı KHK’nın Geçici Madde 23 hükmünde yer alan “…Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” ifadesinin 1/3/2023 tarihli ve 7438 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle madde metninden çıkartıldığı,
Yukarıda yaptığımız açıklamalar doğrultusunda 21 Haziran 2023 tarih ve 128 no.lu ilamın kaldırılarak tazmin hükmünün iptali hususunu arz ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında özetle;
128 numaralı İlamın 8 maddesi ile; Emeklilik sebebiyle iş akdi sona eren işçilere ... Sendikası ile Belediye şirketi olan ... A.Ş arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 28'inci ve 32'nci maddeleri uyarınca fesih süresi verilmesi ve bu sürelere ilişkin ücret tahakkuklarının yapılarak belediye bütçesinden ödenmesi sonucunda oluşan ... TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine, karar verildiği,
İlamın gerekçesinde ise;
"696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127'nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23'üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde,
"...Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez... " hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında çalışırken işçi statüsünde işe başlatılanların sosyal güvenlik kuramlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibariyle emekli edilmeleri zorunlu olup; emekli olacakları tarihe kadar çalışmaları gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun "Süreli fesih" başlıklı 17'nci maddesinde ise;
"Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
İş sözleşmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır..." hükmü yer almaktadır.
Anılan hüküm uyarınca, ihbar tazminatı belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın 4857 sayılı Kanun'un 17'nci maddesinde yazılı bildirim sürelerine uymaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın iş akdini feshetmesi nedeniyle karşı tarafa ödemek zorunda olduğu bir tazminat olup işçiye yeni bir iş arama olanağı sağlama amacına yönelik olduğundan emekliye ayrılan işçiler için ihbar tazminatı ödenmesi mümkün değildir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 23.11.2005 tarih ve E. 2005/9-631 K. 2005/643 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, ihbar tazminatının yeni bir iş arama olanağı sağlama amacına yönelik olduğunu, emekliye ayrılan işçi için ihbar tazminatı verilmesinin tazminatın mahiyeti ile bağdaşmadığını hüküm altına almıştır. Anılan nedenlerle, personel şirketi tarafından emeklilik sebebiyle iş akdi feshedilen işçilere toplu iş sözleşmesi uyarınca fesih süresi verilmesi ve bu sürelere ilişkin ücret tahakkuklarının yapılarak belediye bütçesinden ödenmesi sonucunda kamu zararı oluşmuştur." hükmüne yer verildiği,
İlama konu sorgunun temeli, 7079 sayılı Kanunun "...Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kuramlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez..." hükmüne dayandığı,
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinde iş sözleşmesinin bildirim sonrası maddede belirlenen süre sonunda feshedilmiş sayılacağı, bu sürelerin toplu sözleşme ile artırılabileceği, 18. maddesinde feshin geçerli bir sebebe dayandırılmasının zorunlu olduğu, 19. maddesinde fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmasının ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğunun, hüküm altına alındığı, Kanunun “Yeni iş arama izni” başlıklı 27. maddesinde de bu sürelerin nasıl kullanılabileceğinin hüküm altına alındığı, Kanunda hüküm altına alınmış olan hususta, uygulamada ve yargı makamları arasında tereddütler ortaya çıktığı, ilk derece mahkemesi ile Yargıtay Dairesi arasında oluşan tereddüt nedeniyle ilk derece mahkemesinin ısrar kararı üzerine konunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda tüm yönleriyle değerlendirilerek içtihat oluşturulduğu,
Bu kapsamda Kararın ve mevzuatın içeriğine bakıldığında, 7079 sayılı Kanun gereğince emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazananların bu tarih itibar edilmek suretiyle iş sözleşmelerinin yazılı olarak ve Kanun gerekçe gösterilerek emeklilik sebebiyle fesih edileceği,
YHGK kararında 4857 sayılı Kanunun 27. maddesinin “Yeni iş arama izni” ni düzenlediği dolayısıyla emeklilik sebebiyle fesihte bildirim süresi verilmeyeceği zira, emeklilikte yeni iş aranmasının söz konusu olmayacağı yorumunun yapıldığı, bu durumda idarenin işçinin iş sözleşmesini 7079 sayılı Kanun uyarınca emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandığı gerekçesiyle ve gerekçenin açıkça emeklilik olarak belirtildiği yazılı bildirimle fesih etmesi gerektiği,
Savunmada belirtilen Yargıtay Daire Kararlarında fesih bildiriminin emeklilik sebebiyle olduğuna dair bir ifadenin bulunmadığı, zira Daire Kararlarının içtihat niteliğindeki YHGK Kararına aykırı olamayacağı,
Uygulamada ortaya çıkan hataların çoğunun usule uymamaktan kaynaklandığı, iş sözleşmesinin emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıldığı tarihte emeklilik gerekçesiyle yazılı olarak ve gerekçe açıkça belirtilerek fesih edilmesi ile işçinin emekli olmak için Sosyal Güvenlik Kurumuna dilekçe vermesinin farklı hususlar olduğu,
İlama konu sorguda konu edilen hususun; iş sözleşmesinin emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıldığı tarihte emeklilik gerekçesiyle yazılı olarak ve gerekçe açıkça belirtilerek fesih edilmesi durumunda YHGK Kararı gereğince ve yukarıdaki açıklama uyarınca yeni iş arama izninin verilmemesi olduğu, izin verildiğinde çalışılmayan süre için belediye şirketinin haksız tahakkukunun söz konusu olduğu,
Ayrıca, 375 sayılı KHK'nın Geçici Madde 23 hükmünde yer alan "Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." ifadesinin 1/3/2023 tarihli ve 7438 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle madde metninden çıkartılmış olmasının, sonucu etkilemeyeceği,
Bu nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek, ... Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı hesabının 1 inci Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 128 numaralı İlamın 8'inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
Konuyla ilgili olarak duruşmaya katılan sorumlu ... (İns. Kayn. Dai. Başk.) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olay:
... Büyükşehir Belediyesi tarafından 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127’nci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici Madde 24 uyarınca Belediyeye ait şirket bünyesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 04.12.2017 tarihi itibariyle çalışmakta olanlar (hükmün a, b, c ve ç bentlerinde belirlenen şartları taşıyanlar) Belediye şirketi (... A.Ş.) kadrolarında sürekli işçi statüsüne geçirilmiş, Geçici 24’üncü maddenin ç bendinde; “Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” denildiğinden, Belediye şirketi kadrolarına devredilen işçilerden emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığını almaya hak kazananlar tespit edilerek, bu durumdaki işçilere, iş akitleri feshedilmeden önce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17’nci maddesi ile ... Sendikası ile ... A.Ş. arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi 28 ve 32’nci maddelerine göre 9 haftalık ihbar öneli verilmiştir.
Yasal emeklilik süresi 15.02.2021 tarihinde dolacak olan işçi ...’na iş akdinin feshedileceği bu tarihe kadar 9 haftalık ihbar süresi içinde 3 saatlik iş arama iznini kullanılabileceği 15.12.2020 tarihinde tebliğ edilen yazı ile bildirilmiştir.
Yasal emeklilik süresi 01.03.2021 tarihinde dolacak olan işçi …’a iş akdinin feshedileceği bu tarihe kadar 9 haftalık ihbar süresi içinde 3 saatlik iş arama iznini kullanılabileceği 30.12.2020 tarihinde tebliğ edilen yazı ile bildirilmiştir.
Yasal emeklilik süresi 14.03.2021 tarihinde dolacak olan işçi ….’a iş akdinin feshedileceği bu tarihe kadar 9 haftalık ihbar süresi içinde 3 saatlik iş arama iznini kullanılabileceği 12.01.2021 tarihinde tebliğ edilen yazı ile bildirilmiştir.
Yasal emeklilik süresi 05.09.2021 tarihinde dolacak olan işçi …’a iş akdinin feshedileceği bu tarihe kadar 9 haftalık ihbar süresi içinde 3 saatlik iş arama iznini kullanılabileceği 04.07.2021 tarihinde tebliğ edilen yazı ile bildirilmiştir.
Yasal emeklilik süresi 16.12.2021 tarihinde dolacak olan işçi …’a iş akdinin feshedileceği bu tarihe kadar 9 haftalık ihbar süresi içinde 3 saatlik iş arama iznini kullanılabileceği 14.10.2021 tarihinde tebliğ edilen yazı ile bildirilmiştir.
Adı geçen kişilerin sosyal güvenlik kurumundan emeklilik aylığı almaya hak kazandıkları tarihlerde iş akitleri feshedilmiştir.
Temyize konu İlam maddesinde; emekliye ayrılan işçiye fesih süresi verilmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Süreli fesih” başlıklı 17’nci maddesine aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.11.2005 tarih ve E.2005/9-631, K. 2005/643 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında emekliye ayrılan işçiye ihbar tazminatı ve yeni iş arama olanağının verilemeyeceğinin hüküm altına alındığından bahisle, iş akitleri feshedilen işçilere fesih süresi verilmesi ve bu sürelere ilişkin ücretlerin belediye bütçesinden ödenmesi sonucu kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir.
Sorumluların dosya kapsamındaki itirazlarında; Belediye tarafından 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 24’üncü madde gereği zorunlu olarak emekli edilen işçilerden İş Mahkemesine işe iade talepleriyle dava açanların bu davaları kazandığı, gerek ilk derece mahkemeleri gerekse bölge adliye mahkemelerinin emeklilik işlemlerini haklı fesih olarak görmediği ve işe iade kararı verdiği, bu durumda işçilere ihbar tazminatı dahil İş Kanunu’ndaki muhtelif alacakların da ödenmek zorunda kalındığı, dilekçe ekindeki örnek kararlardan bu durumun görüleceği, Belediyece kullandırılan ihbar süresi nedeniyle ihbar tazminatına hükmedilmeyerek diğer alacaklarla ilgili hüküm kurma yoluna gidildiği, ilam metninde bahsedilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.11.2005 tarih ve E.2005/9-631, K.2005/643 sayılı kararında davacı işçinin sosyal güvenlik kurumuna bizzat yazılı olarak emeklilik müracaatında bulunduğundan ihbar tazminatı ödenmeyeceğine karar verildiği, oysa somut olayda iş akdi feshedilen işçilerin sosyal güvenlik kurumuna başvurmadan işe iade davaları açtıkları ve davalarda haksız fesih kararı verildiği, ayrıca Yargıtay’ın 2008 yılından sonra konuya bakışının değiştiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve E. 2016/31668, K. 2020/15370 sayılı kararında; “…işverence verilen feshin ardından ve henüz ihbar tazminatı ödenmediği bir sırada işçinin emeklilik için başvurusunun işçinin emeklilik sebebiyle feshi anlamına gelmeyeceği sonucuna varılmıştır. Dairemizin 2008 yılı ve sonrasında vermiş olduğu kararlar da bu doğrultudadır.” denildiği, yine Yargıtay’ın E.2015/35765, K.2016/758 sayılı başka bir kararında; “Yasa gereği emeklilik hakkını kazananların iş sözleşmelerinin feshedileceği kuralının varlığı, iş sözleşmesini belirli süreli hale dönüştürmediği gibi, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği gerçeğini de değiştirmez. Davalı işçiye ödenen ihbar tazminatı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine dayanmakta olup işverence geri istenemez.” denildiği, söz konusu mahkeme kararları dikkate alınarak iş akdi feshedilen işçilere ihbar süresi kullandırıldığı, bunun Belediyeye maddi bir kaybı olmadığı gibi, mahkemelerce hükmedilecek ihbar tazminatı yükünden de kurtardığı, belirtilmiştir.
Mevzuat:
4857 sayılı Kanunun;
“Süreli fesih” başlıklı 17’nci maddesinde;
“Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
İş sözleşmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.
İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.
İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.
Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32’nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.”
“Yeni iş arama izni” başlıklı 27’nci maddesinde;
“Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.
İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.”
... Sendikası ile (Belediye şirketi) ... A.Ş. arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin;
“Yeni İş Arama İzni” başlıklı 28’inci maddesinde;
“Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan verir. İş arama izninin süresi günde 3 saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.”
“Bildirim Önelleri ve İş Akitlerinin Feshi” başlıklı 32’nci maddesinde;
“İş akitleri, bu sözleşme hükümlerine uygun olarak işveren tarafından önceden karşı tarafa yazılı bildirimde bulunduğu ve feshin sebebini açık ve kesin bir şekilde belirttiği bildirim tarihinden itibaren;
İş sözleşmeleri;
İşi 6 aydan az sürmüş işçi için, bildirimin yapılmasından başlayarak 3 hafta sonra,
İşi 6 aydan 18 aya kadar sürmüş işçi için, bildirimin yapılmasından başlayarak 5 hafta sonra,
İşi 18 aydan 3 yıla kadar sürmüş işçi için, bildirimin yapılmasından başlayarak 7 hafta sonra,
İşi 3 yıldan fazla sürmüşse, bildirimin yapılmasından başlayarak 9 hafta sonra, fesih edilmiş sayılır.
İş yasasında ihbar önellerle bağlanmış olan tüm hükümlerde işçi lehine olmak koşulu ile bu artırılmış süreler uygulanır. İş akitlerini işçinin fesih etmesi durumunda yasa hükümleri uygulanır.
İşçi bildirim önellerinde işveren tarafından çalıştırıldığı taktirde bildirim öneli içerisinde ücret ve tüm haklardan aynen yararlanır. Bu hükümler sözleşmenin işçi tarafından fesih edilmesi halinde de geçerlidir.”
Somut olay özelinde yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirmede; Belediye şirketi (... A.Ş.) kadrolarına geçirilen sürekli işçilerden sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazananların iş akitleri feshedilmeden önce bu işçilere 4857 sayılı İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi uyarınca 9 haftalık ihbar öneli tanındığı ve ihbar öneli içinde ücret kesintisi yapılmadan günlük 3 saatlik yeni iş arama izni verildiği, somut olayda ihbar tazminatı ödenmediği, emsal yargı kararları göz önüne alınarak ilerde ihbar tazminatı ödemesiyle karşılaşmamak adına iş sözleşmelerinin ihbar önelli olarak feshedildiği, bu işçilerin istihdam sürelerinin 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 24’üncü maddenin ç bendindeki; “Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” kuralına uygun olarak emeklilik aylığına hak kazandıkları tarihleri geçmediği, yani Belediyece ihbar önelinin yasal emeklilik tarihi öncesinde verildiği, bu tarihleri aşmadığı, ayrıca iş arama izninin İş Kanununda ücretli izin kapsamında olduğu ve bu günler için maaştan kesinti yapılamayacağı görüldüğünden, Belediye tarafından yasal emekliliği dolan işçilerin iş akitlerinin ihbar önelli olarak feshedilmesinde ve işçilere ihbar öneli içinde ücretli olarak iş arama izni kullandırılmasında, 4857 sayılı İş Kanununun ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 24’üncü maddenin ç bendi hükmüne aykırı bir durumun söz konusu olmadığı ve yapılan uygulama ile kamu zararına sebebiyet verilmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; sorumluların temyiz itirazları kabul edilerek, 128 sayılı İlamın 8’inci maddesi ile verilen ... TL’lik tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
(Üye ...’in karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 10.07.2024 tarih ve 57027 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
Üye ...:
İhbar öneli, 4857 sayılı Kanun’un 17’nci maddesine göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi maksadıyla verilir. Somut olayda; iş sözleşmeleri 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici Madde 24 uyarınca işçinin emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihte yasa hükmü gereği feshedilmiştir. İş ilişkisinin süresinin işçinin emeklilik hakkını elde ettiği anda biteceği yasada açıkça belirlenmiş olup, belirli süreli iş sözleşmesi hüviyetini taşıyan somut olaydaki iş sözleşmelerinin feshinden önce işverenin diğer tarafa ihbar yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla emeklilik sebebiyle iş akdi feshedilen işçilere fesih süresi verilmesi mevzuata aykırı olduğundan, bu süre içinde kullanılan iş arama izinleri için ücret tahakkuku yapılarak belediye bütçesinden ödenmesi sonucunda kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Daire kararının anılan gereklerle tasdiki gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57