Sayıştay 1. Dairesi 53715 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
53715
21 Şubat 2024
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2016
-
Daire: 1
-
Dosya No: 53715
-
Tutanak No: 56500
-
Tutanak Tarihi: 21.02.2024
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
teknikeri ...’nın tayininin çıkması nedeniyle 18.08.2015 tarihli Makam oluru (ekte sunulmuştur.) ile elektrik kontrollüğü için görevlendirildiği, idare ve önceki kontrol heyeti tarafından görevlendirme tarihinden önce alınmış olan karar ve olurlara uygun olarak işlemler devam ettirildiği ve işin mevcut koşullar altında tamamlandığı,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 26.01.2016 tarih ve 41349 tutanak no.lu emsal kararından da görüleceği üzere; “5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde, kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır' şeklinde tanımlanmıştır. Bir kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için zararın kamu görevlisinin fiilinin sonucunda oluşması gerekir. Kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında bir bağ kurulamazsa kamu görevlisinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Kamu zararı süre uzatımının hatalı olmasından doğmuştur. Bu nedenle bu kararda imzası bulunmayan kamu görevlilerinin sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu duruma göre, sorumluların yeniden tespit edilmesi gerekir.” kararının verildiği,
Ancak sorguya verilen savunmada bu durum belirtilmiş olmasına rağmen ilamda bu hususun karşılanmadığı, söz konusu Sayıştay Temyiz Kurulu kararı göz önüne alınarak görevlendirme tarihinden önce alınan süre uzatımı kararı ve olurlardan sorumlu tutulmaması gerektiği, kamu zararının belirlenmesi kıstaslarına uygun olmayan bir hukuki tavsif ile sorumluluk atfedilmesinin gerek 6085 gerekse 5018 sayılı Kanunlara aykırı olduğu,
SONUÇ VE İSTEM:
İmalat sürecine ilişkin teknik sebepler ve idarenin takdir hakkı çerçevesinde sözleşmenin 9.4 maddesi ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “işin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29. maddesinin 9. fıkrasına uygun olarak verilen süre uzatımı kararına istinaden taahhüdünü iş programına uygun olarak ifa eden yükleniciden gecikme cezası kesilemeyeceğinden kamu zararının oluşması ayrıca sorumluluk tevcihinin de mümkün bulunmadığı,
Yukarıda açıklanan nedenler ve Temyiz Kurulunca re’sen tespit edilecek sair nedenlerle, duruşma yapılarak kendisinin ve diğer sorumluların; hukuki ve mali sorumluluklarının bulunmadığına ve ek İlamın 1’inci maddesinde gösterilen ... TL'lik tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık mütalaasında özetle;
(Temyize başvuran tüm sorumlular için geçerli olmak üzere)
Temyiz Kurulu 02.03.2022 tarihli ve 51156 tutanak sayılı kararındaki gerekçeler gereğince, 295 sayılı ek ilamın 1. maddesinde yer alan ... TL tazmin hükmü ile ilgili olarak kamu zararına sebebiyet verilmediğinin düşünüldüğü, bu nedenlerle temyiz talebinin kabulü ile 2016 yılı ... İl Özel İdaresi hesabının Sayıştay 1. Dairesi tarafından yargılanması sonucunda çıkarılan 07.07.2023 tarih ve 295 numaralı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
Duruşmaya katılan sorumlular ... ve ... tarafından duruşma esnasında yapılan sözlü açıklamalarda;
İhalesi ... İl Özel İdaresi tarafından yapılan ... ... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşinde ödenek yetersizliği dolayısıyla sözleşmenin 33. maddesine göre verilen sürenin Sayıştay denetçileri tarafından çalışılmayan döneme denk geldiği ve 121 günlük sürenin gecikme cezası olarak kesilmesi gerektiği iddiasından dolayı savunma ihtiyacının hasıl olduğu,
Bilindiği üzere idare ihale süreci başlamadan önce işin ilan süresi, ihalenin yapılma süresi, itiraz süresi, sözleşme davet süresi, yer teslim süresi, işin önemine göre inşaat yapım süresi, aylara göre ödenek dilimi ve yaklaşık olarak iş bitim tarihi gibi hususların planlanarak ihaleye çıkıldığı,
Bu ihalede ise sürecin idarenin planlandığı gibi gerçekleşmediği, şöyle ki; ihale sürecinde idareye şikâyet, idarenin şikâyeti reddetmesi üzerine Kamu İhale Kurumuna şikâyet ve KİK karar süresi ve idareye tebliğ süresi gibi süreçlerin idarenin inisiyatifinin dışında geliştiği ve idarenin ihaleden önceki planına uyulamadığı,
İdarenin bu hususları ve ödenek konusunu göz önünde bulundurduğu, ödenek temini ve işin zamanında bitirilemeyeceği tereddüttü ve yükleniciye sâri ihaleden dolayı stopaj kesintisine itiraz etmemesi için Sözleşmenin 33. maddesinde ek açıklama eklendiği,
İhale kapsamında olan ve 2015 yıl içinde bitirilmesi planlanan Milli Eğitim Müdürlüğünce yurdun acil ihtiyaç olarak bildirildiği ve yurt yapımının 2015 sezon sonuna bitirilmesinin istendiği, ancak 2015 yılı sonunda bazı gecikmelerden dolayı yurdun bitirilemeyeceği ve Milli Eğitim Müdürlüğünün barınma ihtiyacına başka bir çözüm bulması sonucu ödenek durumunun idarece yeniden göz önünde bulundurulduğu ve sözleşmenin 33. maddesine dayanılarak yeniden planlama yapıldığı,
Sözleşmenin 33. maddesine dayanılarak yeni iş programının yapım işleri genel şartnamesi 17. maddesine göre düzenlendiği ve yeni bitim tarihinin iş programında onaylandığı,
İdarenin planladığı şekilde ihale sonuçlansaydı ödenek planlamasının ihaleden önce sözleşmenin 11. maddesinde yapıldığı, 2014 için %10, 2015 yılı için %90 olarak öngörüldüğü,
2014 yılı için %10 ödenek harcanamayacağı (Çalışılmayan dönemin 01/12/2014 başladığı) açıkça belli olmasına rağmen kanuni zorunluluk dolayısıyla 2014 için tahsis edildiği, 2014 için ayrılan %10‘luk dilim için süre verilmediği, toplamda verilen süre 300 gün olup %10’luk dilim harcamasına denk gelen 30 takvim günü sürenin verilmediği, ihalenin ise 30/12/2014 tarihinde yapıldığı doğal olarak ödeneğin tamamı 2015 yılı sonuna denk gelecek şekilde planlandığı, yıllara sâri ihale olarak planlanmadığı ve fiyat farkı verilmediği,
İdare asıl planlamayı her ne kadar ihaleden önce sözleşmenin 11. maddesinde belirtildiği şekilde öngörmüş ise de sözleşmenin 33. Maddesinde de 11. maddedeki ödenek planlamasının sadece bilgi amaçlı olduğu ve yeniden planlamanın sözleşme sonrasında yapılacağının belirtildiği, çünkü ödenek ve işin bitirilme süresinde sıkıntı olacağının tahmin edildiği,
Bu maddeye dayanılarak yeniden ödenek planlamasının yapıldığı fiyat farkı verilmeden işin sari hale getirildiği ve yükleniciden stopaj kesildiği,
İnşaat ihaleden önce planlanan sürede bitirilseydi acil ihtiyaç olan barınma ihtiyacının giderileceği ve yetersiz olan ödenek durumunda diğer harcama kalemindeki işlerin askıya alınacağı, bu kaleme aktarılacağı, işin planlanan zamanda yani yıl içinde bitirileceği ve öncelikle acil barınma ihtiyacı olan yurdun öğretim başı olan eylül – ekim ayına bitirilerek öğrencilerin barınma ihtiyacının giderileceği,
Sözleşmenin 33. maddesinde; “Sözleşme ödenekleri bilgi amaçlı olup iş yeri tesliminden itibaren sözleşme bedeli üzerinden bir günde yapılması gereken iş tutarı hesaplanarak ödeneklerin yıllara göre dağılımı yeniden hesaplanacaktır.” Denildiği,
Bu maddede de anlaşılacağı üzere ödenek diliminde belirsizlik olduğu daha ihaleden önce anlaşıldığı, yeni planlamadan dolayı sürenin ne kadar olacağının belirtilmediği sadece sözleşme bedeli üzerinden yeniden hesaplanacağının belirtildiği, süre için bir kısıtlama olmadığı, sürenin idarenin ödenek durumu göz önünde bulundurularak hesaplanacağının planlandığı,
İdare sözleşmenin 33. maddesinin vermiş olduğu yetki doğrultusunda iş yeri tesliminden sonra sözleşme fiyatları üzerinden hesaplama yapıldığı ve hesaplanan süre ve ödenek dilimi iş programında gösterilerek onaylandığı, işin süresi ve ödenek dağılımı iş programında açık ve net bir şekilde anlaşıldığı için başka olur alınmadığı,
Bu planlamada kamu menfaatinin doğduğu, yıllara sâri olmayan bir işin yıllara sâri olduğu ve yıllara sâri olması dolayısıyla stopaj kesildiği, fiyat farkı verilmeyerek bir yıl önceki fiyatlarla inşaatın tamamlandığı,
İhaleden önce planlanan sürenin 300 takvim günü olduğu, 245 günün çalışılan dönem 55 günün ise çalışılmayan dönem olarak hesaplandığı, ödeneğin de 245 gün hesabına göre yapıldığı,
İlamda belirtilen şekilde planlama yapıldığı varsayımla;
Yer tesliminin 04.06.2015 tarihinde yapıldığı ancak zemin iyileştirmesi dolayısıyla işin durdurulduğu ve 23.07.2015 tarihinde işe yeniden başlanıldığı,
İşin süresi sözleşme hükümlerine göre:300 takvim günü
Zemin iyileştirmeden dolayı verilen süre:60 takvim günü
Toplam süre: 360 takvim günü
2015 yılı için çalışılan dönem:23.07.2015-01.12.2015 tarihler arası 131 gün
2015 yılı çalışılmayan dönem:01.12.2015-31.12.2015 tarihler arası 31 gün
2016 yılı çalışılmayan dönem:01.01.2016-01.04.2016 tarihler arası 90 gün
2016 yılı çalışılan dönem:01.04.2016-17.07.2016 tarihler arası 107 gün
Ödenek durumunun ise 2015 yılı için %40 ve bu ödenek için 131 takvim günü verileceği,
2016 yılı için %60 ödenek için ise 107 takvim günü verileceği,
Bu varsayımla ödenek planlaması ile sürenin orantılı olmayacağı,
Bu işin %60‘ının bitirilmesi için 107 günün teknik olarak mümkün görülmediği,
Beş katlı yurt (Bodrum+Zemin+3 Normal Kat) binası için kalıp süresi, demir işçilik, malzeme temini vb. diğer süreler göz önünde bulundurulduğunda %60’lık kısım için 107 günün teknik olarak yetersiz olduğu,
Yapılan planlamada ve ek sürede asıl etkili olanın ödenek durumu ve işin aciliyeti olduğu, bu etkenler göz önünde bulundurularak iş programı hazırlandığı ve iş programında çalışılmayan dönemin, verilen ek sürenin, ödenek durumu ve iş bitiş tarihinin açıkça belirtildiği ve onaylandığı, ek sürenin iş programında belirtildiği ve onaylandığı için ayrıca onay alınmadığı,
Verilecek süre tespiti ve taktir yetkisinin Y.İ.G.Ş 'nin 29.5 maddesinde de tamamen idare takdirine bırakıldığı,
Yapım İşleri Genel Şartnamesi Madde 29 (İşin Süresi ve süre uzatımı)
Madde 29.4) İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır.
Madde 29.5 Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre yükleniciye verilir.
Madde 29.9 ....... Ancak süre uzatımlarında yapılacak işin özelliğine göre çalışılmayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre dikkate alınır.
Denildiği,
İş programının; işin süresi, asıl etkili olan ödenek durumu ve ek iş için verilen süre de eklenerek sözleşmenin 12. maddesine göre hazırlandığı ve 08.09.2015 tarihinde onaylandığı,
Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 17. maddesinde iş programı bölümünde “Madde 17.6 Yüklenici idarece onaylanmış iş programına aynen uymak zorundadır. Ancak zorunlu hallerde idarenin uygun görüşü ile iş programında değişiklik yapılabilir.” maddelerine dayanılarak iş programının hazırlandığı,
“Madde 17.7 İş de idarece onaylanan bir süre uzatımı olması, iş artışı/eksilişi yapılması, ödenek dilim değişikliği yapılması, idarenin izniyle havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı dönemde çalışılması, yeni fiyat tespiti yapılması gibi durumlarda ve idarece gerekli görülmesi kaydıyla yüklenici bu hususun kendisine tebliği tarihinden başlamak üzere yedi gün içinde revize iş programı düzenleyerek idarenin onayına sunmak zorundadır. Revize iş programının süresinde teslim edilmemesi veya sunulan iş programının idarece uygun bulunmaması durumunda birinci fıkradaki hükümler uygulanır.” hükmü ve “yüklenici onaylanmış iş programına uymak zorundadır.” hükmü doğrultusunda inşaatın tamamlandığı ve iş’de herhangi bir gecikme olmadığı,
Gerçekleştirme görevlisi ...’ın sorumluluğu hususu değerlendirildiğinde;
Gerçekleştirme görevlisi olarak tahakkuk fişi kesilmesi aşamasında hakkedişlerin incelendiği, kontrol mühendislerinin imzası, gerekli evraklar, bir üst makam olan harcama yetkilisi onayı vb. bütün evraklar tamamlandığından tahakkuk fişinin hazırlandığı ve imzalandığı, gerçekleştirme görevlisi olarak verilen görevlerin yerine getirildiği,
Ayrıca verilen ek sürelerin tespiti hatalı dahi olsa, ki hatalı değil bu evrakın, hazırlanmasında, onaylanmasında tahakkuk memuru ...’ın imzasının olmadığı, zemin iyileştirmesi için süre uzatım olur’unun kontrol mühendisi mimar ... ve harcama yetkilisi ... Genel Sekreter Yardımcısının onayladığı,
İş programını hazırlayanlar yüklenici firma olarak ...İnş., kontrol mühendisleri olarak ...-Mimar, ...-Makine Mühendisi, ...-Elektrik ve Elektronik Mühendisi ve harcama yetkilisi olarak da ... Genel Sekreter Yardımcısının onayladığı,
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun, tahakkuk memurunun üst makamı olan harcama yetkilisinin onayladığı ve kontrol mühendislerinin hazırladığı belgede (iş programında) imzası olmayan tahakkuk memurunun sorumlu tutulması olduğu,
Verilecek sürenin miktarının tespitinde meslek dallarına göre gerekli teknik imalat şartları, imalat süresi, nakliye, montaj, yapım, imalat için gerekli malzemenin temini vb. gibi süreçler mühendislik alanına göre göz önünde bulundurarak tespit edildiği ve harcama yetkilisi tarafından da onaylandığı,
Tahakkuk fişinde imzası bulunan tahakkuk memuru ve muhasebe görevlisinin onaylanan iş programından ve verilen sürelerden sorumlu tutulmasının doğru olmayacağı,
Üst makam olan harcama yetkilisinin onayladığı ödenek planlamasını yanlış diye iade etmesi, düzetmesi vb. işlemlere yetkisi olmayacağı, bir üst makamın uygun gördüğü işi düzeltmenin alt makamın yetki ve sorumluluğunda olmadığı, ayrıca bu evraklarda ne muhasebe memurunun ne de tahakkuk memurunun imzasının bulunmadığı,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun;
“Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir.
Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
………..
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” Denildiği,
Burada sayılan görevler tek tek incelendiğinde tahakkuk fişinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe memuru olarak kanunun yüklendiği bütün sorumlulukların tam olarak yerine getirildiğinin görüleceği,
İş programının hazırlanması, süre tespiti hususunda hiçbir denetim yetkisi ve görevi olmayan tahakkuk memurunun bu evraktan sorumlu tutulmasının kanun ve yönetmeliklere uygun olmayacağı,
Bu bağlamda gerçekleştirme görevlisi ...’ın bu iş ile ilgili sorumluluğunun olmadığı,
Özet olarak;
-
) Sürenin miktarının tespiti yapım işleri genel şartnamesi 29. maddesi ve sözleşmenin 33.1 maddesinin vermiş olduğu yetkiye dayanılarak ve ödenek durumu göz önünde bulundurularak sürenin sözleşmeden sonra yeniden hesaplandığı, bu doğrultuda iş programı hazırlandığı, iş programını yüklenici ve kontrol teşkilatının hazırladığı, harcama yetkilisinin de onayladığı, bu onayda toplamda 481 takvim gün süre verildiği ve bu hususta sözleşmeye aykırı bir işlemin olmadığı,
-
) İş programına göre işin zamanında bitirildiği gecikme olmadığı ve yapım işleri genel şartnamesinin 17. maddesine göre iş programına göre işi bitirmeye zorunlu olduğu ve buna zorunluluğa uyulduğu,
-
) İhaleden önce ödeneğin sözleşmenin 11. maddesine göre 2014 için %10, 2015 yılı için %90 olarak planlandığı ve ihaleden önce işin süresinin 300 gün olduğu ancak süre uzatımı ve iş de aciliyet kalmadığından ödenek planlamasının sözleşmenin 33. maddesine göre yeniden yapılarak sürenin ödenek durumuna göre yeniden hesaplandığı 2015 için %40, 2016 için %60 olarak planlandığı ve sürenin de bu doğrultuda hesaplandığı, ödenek planlamasından ve zemin iyileştirmeden dolayı verilen süre de dahil edildiğinde toplamda 481 gün olarak süre verildiği, işin bitiş tarihinin 2016 yılı 11. ayda bitecek şekilde ödenek planlamasının yapıldığı ve bu süreye göre iş programı hazırlanarak onaylandığı ve iş programına göre işin tamamlandığı,
Dolayısıyla inşaat iş programına göre zamanında yapıldığı herhangi bir gecikme cezası veya kesilmesi gereken cezanın olmadığının görüldüğü,
- ) Gerçekleştirme görevlisi ...’ın verilen sürede, ödenek planlamasında sadece tahakkuk fişinde imzası bulunan muhasebe memuru gibi sorumluluğunun olmadığı,
Anılan gerekçelerle İlamın kaldırılması gerektiği, belirtilmiştir.
Sayıştay Savcısı duruşma esnasında yazılı görüşünü yinelemiştir.
Duruşmacılar ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
[Duruşma talep eden sorumlu ... ile ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında]
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... İnş. Taah. A.Ş. & ... İnşaat Mühendisi Ortak Girişiminin yükleniminde gerçekleştirilen “... ... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşi” ile ilgili olarak;
295 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile; işe ait sözleşmenin “İşe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinde, işin süresinin işyeri teslim tarihinden itibaren 300 gün olduğu, sonradan iş artışı kapsamında verilen 60 günlük ek süre ile beraber 360 gün olduğu, sürenin hesaplanmasında havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi dikkate alındığından bu sebeple ayrıca süre uzatımı verilemeyeceği, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemin 01.12-01.04 tarihleri arasındaki 121 (yüz yirmi bir) gün olarak belirlendiği, sözleşmenin “Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmeni feshi” başlıklı 25’inci maddesinde; yüklenicinin işi süresinde bitiremediği taktide gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (on binde altı) oranında gecikme cezasının uygulanacağının belirtildiği, bu hükümlere göre 23.07.2015 tarihinde yer teslimi yapılan işin (23.07.2015 tarihine 360 gün ilave edilerek bulunan) 16.07.2016 tarihinde bitirilmesi gerektiği, oysa sözleşmenin 9’uncu maddesine aykırı olarak havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin süre uzatımı olarak verilmesiyle iş bitim tarihinin 14.11.2016 olarak belirlendiği, 121 gün için süre uzatımı verilemeyeceğinden bu günlerin gecikmeli çalışma olarak kabul edilmesi ve sözleşmenin 25’inci maddesinde belirtilen gecikme cezasının uygulanması gerektiği, gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle ... TL kamu zararı oluştuğu gerekçesi ile bu tutarın tazminine hükmedilmiştir.
Sorumlular temyiz başvurularında; ... tarihinde ihalesi yapılan iş için şikayet ve Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet yapılması sebebiyle sözleşmenin gecikmeli olarak ... tarihinde imzalandığı, hatta zemin iyileştirme çalışmaları ortaya çıktığından yer tesliminin ancak 23.07.2015 tarihinde yapılabildiği, oysa ihale aşamasında eğitimde barınma ihtiyacının aciliyeti nedeniyle işin 300 günde tamamlanıp 2015 yılı sonunda bitirilmesinin planlandığı, bu sebepten sözleşmenin 11.2’nci maddesinde ödeneğin %10’unun 2014 yılına, %90’ının 2015 yılına tahsis edildiği, 2016 yılına hiç ödenek tahsis edilmediği, ancak şikayet başvurusundan ve imalat artışından dolayı sözleşmenin geç imzalandığı ve yer tesliminin geciktiği, zorunlu sebeplerin işin bitme süresini etkilediği, bu ihtimaller göz önüne alınarak sözleşmeye “Sözleşme ödenekleri bilgi amaçlı olup, işyeri tesliminden itibaren sözleşme bedeli üzerinden bir günde yapılması gereken iş tutarı hesaplanarak ödeneklerin yıllara göre dağılımı yeniden hesaplanacaktır...” hükmünü içeren 33’üncü maddenin eklendiği, fiili durumda işin bitiminin 2016 yılına sarktığı ve işin devamında 121 günlük havanın fen noktasından çalışılmayan dönemine rast gelindiğinden bu dönem için ek süre verilerek iş bitim tarihinin 14.11.2016 olarak belirlendiği, sözleşmenin 33’üncü maddesine dayanılarak ödenek dilimlerinin 2016 yılını da kapsayacak şekilde yeniden belirlendiği, YİGŞ’nin 29’uncu maddesine göre idarenin sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği vb.) durumlarında işin süresinin uzatılacağı, süre uzatımlarında çalışılmayacak günlerin de dikkate alınacağı, sözleşmenin ve yer tesliminin gecikmesinden kaynaklı olarak yükleniciye çalışılmayan 121 günlük dönem de hesaba katılarak ek süre verildiği, işin bitme tarihi, ödenek durumu dikkate alınarak revize iş programının hazırlandığı ve 08.09.2015’da onaylandığı, yüklenicinin onaylı iş programına uyarak işi zamanında bitirdiği, herhangi bir gecikmeye meydan verilmediğinden gecikme cezası kesilmesine gerek bulunmadığı, ayrıca ilam hükmünde işin fiilen 300-121=179 günde bitirileceğinin kabul edildiği, bu kabulün işin tekniğine ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yaptığı incelemelerde, işin fen ve sanat kurallarına göre asgari 430 günde bitirileceğinin tespit edildiği, çalışılmayan günler düşüldüğünde 430-101=329 günde yapılabileceği tespit edilen bir işin 179 günde bitirileceğinin iddia edilmesinin doğru olmadığı, belirtilerek mevzuata aykırı verilmiş tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunulmuştur.
Mevzuat:
... tarihli sözleşmenin “İşe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinde;
“9.1. Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 15 (on beş) gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır.
-
- Yüklenici taahhüdün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 300 (üç yüz) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından, bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez.
…
-
- Bu işyerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler 01. 12-01. 04 tarihleri arasındaki 121 (yüz yirmi bir) gündür. Ancak, işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve İdare Yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışmasını isteyebilir. Zorunlu nedenlerle ertesi yıla sari hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınır. ” hükmü,
Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinde;
“…
(4) İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır.
(5) Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre Yükleniciye verilir.
(6) Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.
…
(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmî tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Temyize konu Daire kararında; işin süresinin başlangıçta 300 gün olarak belirlendiği ve bu belirleme yapılırken 01.12.2015-01.04.2016 tarihleri arasına denk gelen 121 günlük havanın fen noktasından çalışılmayan dönemin de dâhil edildiği iddia edilse de,
Somut olaya ilişkin yapılan incelemede; ... ihale kayıt no.lu işin açık ihale usulü ile ihalesinin ... tarihinde yapıldığı, ihale aşamasında ve sözleşme tasarısında eğitimde barınma ihtiyacının aciliyeti nedeniyle işin 2015 yılsonu itibariyle bitirileceği öngörülerek sürenin 300 gün olarak belirlendiği, zira bu planlama nedeniyle sözleşmede 2016 yılına herhangi bir ödenek konulmadığı, ancak ihaleden sonra diğer isteklinin idareye ve Kamu İhale Kurumuna yaptığı itirazen şikayet başvurusu nedeniyle sözleşmenin gecikmeli olarak ... tarihinde imzalandığı, zeminden kaynaklı problemler nedeniyle (zemin etüt raporu hazırlanması, zemin iyileştirme projesinin hazırlanıp onaylanması gibi) yer tesliminin 23.07.2015’de yapıldığı, bu arada iş artışından (zemin iyileştirme imalatlarından) kaynaklı olarak 60 gün ek süre de verildiğinden, işin süresinin 360 güne çıktığı ve hal böyle olunca işin tamamlanmasının (hatta ödeneğin %60’lık kısmının) ertesi yıla kaldığı görülmüştür.
Bu durumda fiilen işin başladığı 23.07.2015 tarihinden itibaren 2015 yılı içerisinde çalışılabilir dönemin (23.07.2015-01.12.2015 arası) 131 gün olarak gerçekleştiği, akabinde Aralık ayında havanın fen noktasından çalışılmayan döneme girildiği ve işin %60’lık (360-131=229 günlük) kısmının 2016 yılına sarktığı, onaylı revize iş programında bu husus dikkate alınarak havanın fen noktasından çalışılması uygun olmayan döneme herhangi bir ödenek konulmadığı, 2016 yılına sarkan %60’lık ödeneğin çalışılabilir aylara dağılımı yapılarak işin 14.11.2016 tarihinde bitirilmesinin planlandığı görülmüştür.
Dolayısıyla başlangıçta yılsonu itibariyle çalışılmayan döneme girilmeden bitirilmesi öngörülen iş’te, sözleşmenin ve yer tesliminin geç yapılması, keşif artışı kapsamında yeni imalatların ilave edilmesi gibi idareden kaynaklı sebeplerle işin büyük bir (%60’lık) kısmına ait imalatların ertesi yıla kaldığı, hal böyle olunca yılın son ayı itibariyle başlayan 121 günlük çalışılmayan dönemin tamamının işin normal çalışma evresine denk geldiği, işin başlangıçta belirtilen süre içinde bitirilme imkânının ortadan kalktığı anlaşılmıştır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 29’uncu maddesinde, idarenin sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmediği (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) durumlarda işin niteliğine göre bir kısmına veya tamamına ait sürenin uzatılacağı, ayrıca süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günlerin de dikkate alınacağı, yine sözleşmenin 9.4’uncu maddesinde zorunlu nedenlerle ertesi yıla sari hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınacağı belirtildiğinden, somut olayda sözleşmenin geç imzalanması, projenin revize edilmesi ve yer tesliminin geç yapılması gibi idarenin sebep olduğu hallerden dolayı ertesi yıla sari hale gelen ve böylece başlangıçta belirtilen süre içinde bitirilme imkânı ortadan kalkan iş’te ertesi yıla sarkan ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre revize iş programında havanın fen noktasından çalışılmayan günler göz önünde tutularak iş bitim tarihinin yeniden belirlenmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmamaktadır. İlamda yer alan, başlangıçta 300 gün olarak belirlenen iş süresinin 121 günlük çalışılmayan dönemi de kapsadığı gerekçesinin dayanaksız olduğu görülmektedir.
Sonuç olarak, onaylı (revize) iş programında belirlenen sürede bitirilen söz konusu iş’te herhangi bir gecikme söz konusu olmadığından, sözleşmenin 25’inci maddesindeki gecikme cezasının kesilmesine gerek bulunmadığı ve herhangi bir kamu zararının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; sorumluların temyiz itirazları kabul edilerek yukarıda açıklanan (Temyiz Kurulunun önceki 02.03.2022 Tutanak tarih ve 51156 sayılı bozma kararında da yazılan) gerekçelerle 295 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen ... TL’lik tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yeni bir hüküm tesisinin temini için tekrardan dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
(Üye ...’ın aşağıda yazılı azınlık görüşü karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 21.02.2024 tarih ve 56500 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüş
Üye ...:
Esas yönünden inceleme:
... tarihinde ihalesi yapılan ve ... tarihinde ... TL bedelle sözleşmesi imzalanan söz konusu yapım işinin, 04.06.2015 tarihinde “İşyeri Teslim Tutanağı” düzenlenerek işyeri teslimi yapılmış, ancak aynı günde inşaat mahalli zemininde yapılan lokal kazılarda arazide sıvılaşma olduğunun gözlemlenmesi üzerine statik projenin bu risk göz ardı edilerek hazırlandığı anlaşılmış ve yeni zemin iyileştirme projesinin hazırlanması için işyerinin teslim edildiği 04.06.2015 tarihinde iş durdurulmuştur. Revize zemin etüd raporunda zemin iyileştirilmesi için Jet grout yönteminin önerilmesi üzerine İdarece hazırlanan 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporunda; zemin iyileştirme imalatlarının %10 iş artışı kapsamında yapılmasına ve yüklenici firmaya iş artışı kapsamında 60 takvim günü süre uzatımı verilmesine karar verilmiş, bunun yanı sıra sözleşmenin 9.4. maddesinde yer alan; “Bu işyerinde havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günler 01.12-01.04 tarihleri arasındaki 121 (yüzyirmibir) gündür. Ancak işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare Yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışılmasını isteyebilir.” hükmünün ise, İdarece dikkate alınması kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 23.07.2015 tarihli Genel Sekreterlik Makamı Olur’unda da; iş’te ... TL (KDV hariç) iş artışı yapılarak, gerekçe raporunda belirtilen sürenin verilmesi kararlaştırılmış ve aynı tarihte iş yeri teslimi yapılmıştır.
Onaylı iş programı ile ödeme belgesi eki 11 no.lu (kesin) hakediş raporu ve eki belgeler incelendiğinde ise;
İşyeri teslim ve işe başlama tarihi: 23.07.2015
İşin süresi: 300 (üçyüz) takvim günü
Sözleşmeye göre iş bitim tarihi: 17.05.2016
Çalışılmayan günler: 121 (yüzyirmi bir) takvim günü
Süre uzatımı: 60(altmış) takvim günü
Yeni iş bitim tarihi: 14.11.2016 olarak belirlendiği görülmüştür.
... tarihli sözleşmenin;
“İşe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinde;
“9.1. Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 15 (onbeş) gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır.
-
- Yüklenici taahhüdün tümünü işyeri teslim tarihinden itibaren 300 (üç yüz) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez.
…
-
- Bu işyerinde havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günler 01. 12-01. 04 tarihleri arasındaki 121 (yüzyirmibir) gündür. Ancak işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare Yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışılmasını isteyebilir. Zorunlu nedenlerle ertesi yıla sâri hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınır. ” hükmü yer almaktadır.
Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin;
“İş Programı” başlıklı 17’nci maddesinin 4 numaralı bendinde aynen;
“(4) İş programında, resmi tatil günleri ile sözleşmesinde belirtilmiş ise, iklim şartlarından dolayı çalışmaya elverişli olmayan dönemler dışındaki bütün günlerin çalışarak geçirileceği göz önünde tutulur. Ancak, işin bitimi çalışmaya elverişli olmayan döneme rastlar ise idare yükleniciden, teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu devre içinde çalışmasını isteyebilir. İş programının büro çalışmaları ile ilgili bölümlerinde iklim şartları dikkate alınmaz.”
“İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin 9 numaralı bendinde aynen;
“(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” Denilmektedir.
Yukarıda yer verilen hükümlere göre, anılan işin iş yeri teslim tarihinden (23.07.2015) itibaren, sözleşmesinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi (01.12-01.04 tarihleri arası 121 gün) ile resmi tatil günleri dikkate alınarak belirlenmiş olan 300 takvim gününe 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporunda %10 iş artışı kapsamında verilen 60 takvim gününün ilave edilmesi ile bulunan toplam 360 takvim günü eklenerek iş bitim tarihinin 16.07.2016 (23.07.2015+360 gün) olarak bulunması gerekirken, uygulamada çalışılamayan 121 takvim günü (01.12.2015-01.04.2016 tarihleri arasına denk gelen) de işin süresinin hesabına dâhil edilerek yeni iş bitim tarihi 14.11.2016 olarak bulunmuştur. Oysa sözleşmede açıkça; “9.2. Yüklenici taahhüdün tümünü işyeri teslim tarihinden itibaren 300 (üç yüz) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez.” denildiğinden ve iş artışı kapsamında sadece 60 takvim günü süre uzatımı verildiğinden, işin tamamının işyeri teslim tarihinden itibaren 360 takvim günü içerisinde tamamlanarak 16.07.2016 tarihi itibariyle geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekirdi.
Sözleşmenin “Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 25’inci maddesinde; “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (on binde altı) oranında gecikme cezası uygulanacaktır.” hükmü bulunmaktadır. Buna göre yasal süreler dikkate alınarak bulunan 16.07.2016 tarihinde bitirilmesi gereken işin, 14.11.2016 tarihinde fiilen bitirilerek geçici kabulünün yapıldığı görüldüğünden, işin aradaki sürede (121 gün) İdarece herhangi bir süre uzatımı verilmeden cezalı olarak sürdürüldüğü ve sözleşmenin 25’inci maddesine aykırı olarak bu süre için gecikme cezasının kesilmediği anlaşılmıştır.
Savunmalarda; zeminde proje aşamasında öngörülmeyen sebepler nedeniyle iş’te süre uzatımı verildiği ve işin yıllara sâri (2015-2016) hale geldiği, sözleşme eki YİGŞ’nin 29’uncu maddesinin 9’uncu fıkrasının son cümlesinde öngörülen “Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükmü ve bu işin sözleşmesinin 9.4 maddesinin son cümlesinde yer alan “Zorunlu nedenlerle ertesi yıla sâri hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınır.” hükmü uyarınca 60 günlük süre uzatımı ve 121 günlük ... ili için öngörülen 2015-2016 yılı çalışmaya uygun olmayan devrenin toplamı 181 gün süre uzatımı verilmesinin kararlaştırıldığı belirtilmişse de;
Sözleşme eki YİGŞ’nin 29’uncu maddesinin (9)’uncu fıkrasında aynen; “(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” denilerek İdarenin süre uzatımlarında verilen sürenin çalışılmayan döneme rastlaması halinde yapılacak ilave imalatın cinsine göre bu sürede yapılıp yapılamayacağının değerlendirilip, çalışılmayan dönemi dikkate alarak veya almayarak iş bitim tarihini belirleyeceği vurgulanmıştır. Yani süre uzatımı verildiği hallerde yeni iş bitim tarihi çalışılmayan döneme rastlarsa eğer İdare imalatın cinsine göre bu süreyi dikkate alacaktır veya almayacaktır. Somut olayda ise; 23.07.2015 tarihinde fiilen başlayan işin başlangıçta sözleşmeye göre iş bitim tarihi 17.05.2016 olarak belirlenmiş olup, bu süreye 60 günlük ilave süre eklendiğinde, iş bitim tarihi çalışılmayan döneme rastlamadığı gibi iş, diğer yıla sâri hale de gelmemektedir. Bu nedenle, YİGŞ’nin 29’uncu maddesinin 9’uncu fıkrasının son cümlesinde yer alan hüküm ile sözleşmesinin 9.4 maddesinin son cümlesinde yer alan hükmün burada uygulanması mümkün değildir.
Sonuç olarak yukarıda açıklanan gerekçelerle; “... ... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşi” işinde; 01.12-01.04 dönemine rastlayan 121 günlük çalışılmayan dönem için gecikme cezası kesilmemesi sonucu 5018 sayılı KMYKK’nın 71’inci maddesinin (e) bendi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, Ek İlam hükmünün esas yönüyle isabetli olduğu değerlendirilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme:
Söz konusu işte gecikme cezası kesilmemesi nedeniyle oluşan ... TL kamu zararından Harcama Yetkilisi ... (Genel Sekreter Yard.), Gerçekleştirme Görevlisi ... (Plan Proje Yapım İşi. Md.) ile Diğer Sorumlu sıfatıyla (ödeme belgesi eki 11 no.lu kesin hakediş raporunu düzenleyen) ... (Mimar), ... (Elektrik Müh.) ve ... (Makine Teknikeri) sorumlu tutulmuştur.
Bu defa sorumlulardan; hakedişi düzenleyen ... ile ... temyiz dilekçelerinde; “…gerekçe raporunda ve süre uzatımı olur’unda imzasının olmadığı ve o tarihte söz konusu iş ile ilgili herhangi bir bağının bulunmadığı, kontrol teşkilatına girdikten sonra İdare tarafından daha önce alınan süre uzatımının hatalı olup olmadığını tespit edebilme imkânının bulunmadığı, İlam hükmünün gerekçesinin de süre uzatımının hatalı verilmesi olduğu, kontrol teşkilatına girdikten sonra süre uzatımı olur’una ve mevzuat hükümlerine göre işin tamamlandığı, görevlendirme tarihinden önce alınan, gecikme cezasına neden olduğu belirtilen süre uzatımı kararı ve olurlardan sorumlu tutulmaması gerektiği” belirtilerek sorumluluk itirazında bulunmuşlarsa da;
Ek İlam maddesinde, konu ile ilgili sorumluluk hükmü 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporu ile 23.07.2015 tarihli süre uzatım Olur’una istinaden kurulmamıştır. Söz konusu Raporda ve Olur’da iş artışı kapsamında 60 günlük süre uzatımı verilmesinden bahsedilmektedir ve alınan bu karar da mevzuatına uygundur. Olaydaki kamu zararı, sözleşme ve iş artış Olur’u ile toplam 360 gün olarak tespit edilen işin süresinin, ödeme belgesine ekli 11 no.lu (kesin) hakediş raporu ve diğer belgelerde (iş programı, geçici kabul tutanağı gibi) çalışılmayan 121 günün de ilavesi ile toplam 481 gün üzerinden uygulanması, bu nedenle sözleşmeye aykırı olarak çalışılmayan dönemin işin süresinden sayılması ve gecikmeli çalışılan 121 gün için sözleşmeye aykırı olarak gecikme cezası kesilmemesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hatalı işlemleri yaparak hakediş raporunu düzenleyen ve aynı zamanda işin kontrol teşkilatında yer alan ... ile ...’ün kamu zararında (Ek İlamda tespit edilen diğer sorumlularla beraber) sorumluluğu bulunduğundan, adı geçen kişilerin bu yöndeki itirazlarının kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; konunun esası ve sorumluluk yönüyle ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; “... ... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşi”nde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı (01.12.2015-01.04.2016) 121 günün, mevzuata aykırı olarak işin süresinin tespitinde dikkate alınması ve gecikmeli çalışılan bu günler için gecikme cezasının kesilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından; sorumluların tüm temyiz itirazları reddedilerek Ek İlam hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57