Sayıştay 1. Dairesi 48572 Kararı - Genel Bütçe Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

48572

Karar Tarihi

20 Ekim 2021

İdare

Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

  • Yılı: 2018

  • Daire: 1

  • Dosya No: 48572

  • Tutanak No: 50277

  • Tutanak Tarihi: 20.10.2021

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Daire Başkanı kadrosunda bulunanlara ücret ve tazminatların fazla ödenmesi;

147 sayılı İlam’ın 3 üncü maddesi ile; … Genel Müdürlüğü … Daire Başkanı kadrosunda bulunanlara 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli 2 sayılı Cetvel’in 8. sırasında yer alan daire başkanları yerine Cetvel’in 7. sırasında sayılan müstakil daire başkanları için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.

Sorumlular ortak mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Sayıştay 1.Dairesinin oy çokluğu ile (3 üye tazmin kararı yönünde oy kullanırken, 2 üye beraat kararı yönünde oy kullanmıştır) verdiği kararın gerekçesine bakıldığında, tazmin kararına gerekçe olarak mülga 3046 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin dayanak gösterildiğini,

Söz konusu karara gerekçe olarak sunulan mülga 3046 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin:

"Bakanlık merkez teşkilatı ile bakanlık bağlı kuruluşlarının düzenlenmesinde aşağıdaki esas ve usuller uygulanır.

a) Genel Müdürlük, müstakil daire başkanlığı, danışma, denetim ve yardımcı birimlerin kurulması, kaldırılması, görev, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

b) Diğer daire başkanlıkları ile şube müdürlükleri hizmetin özelliğine göre ilgili bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulur, kaldırılır, aynı bakanlık içerisinde veya bakanlıklar arasındaki bağlantısı değiştirilir.” şeklinde olduğunu,

Bu hükümlere göre bakanlıkların merkez teşkilatının, bağlı kuruluşlarının (... Genel Müdürlüğü gibi), genel müdürlüklerinin, müstakil daire başkanlıklarının, danışma ve denetim birimlerinin ve yardımcı birimlerin kanunla kurulması, kaldırılması ve görev, yetki ve sorumluluklarının kanunla belirlenmesi gerektiğini,

Yine bu hükümlerden bakanlığa bağlı genel müdürlüklerde de müstakil daire başkanlığı olabileceğinin ve kanunla hizmet birimi şeklinde kurulan (ana hizmet, danışma denetim ve yardımcı birimler) ve görev tanımları yapılan bu birimlerin müstakil daire başkanlığı olacağının anlaşıldığını,

3046 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin (a) bendinde belirtilen genel müdürlük, müstakil daire başkanlığı, danışma ve denetim ve yardımcı birimlerin kanunla kurulmasından anlaşılanın, bu birimlerin teşkilat kanunları ile oluşturulması olduğunu,

Teşkilat kanunları ile Genel Müdürlüklerin ve Genel Müdürlük teşkilatındaki müstakil daire başkanlıklarının, danışma, denetim ve yardımcı birimlerin kurulduğunu, konuya bu yönüyle bakıldığında ... Genel Müdürlüğünün 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine kadar olan dönemde 2997, 3045 ve 6083 sayılı Teşkilat Kanunları ile kurulduğunun, merkez ve taşra teşkilatının anılan kanunlarla oluşturulduğunun görüleceğini,

Mezkûr kanunlarda kurulan daire başkanlıklarının tek tek sayıldığını ve görev tanımlarının yapıldığını, Dolayısıyla ... Genel Müdürlüğünün kuruluşunun 3046 sayılı Kanun’un ruhuna uygun olarak gerçekleştirildiğini ve teşkilat kanununda kurulduğu belirtilerek görev tanımları yapılan başkanlıkların müstakil daire başkanlığı olduğunun açık olduğunu,

Genel Müdürlük bünyesinde en son kurulmuş olan … Dairesi Başkanlığının bunun en somut örneği olduğunu,

İtirazın ret gerekçesine bakıldığında … Genel Müdürlüğü Daire Başkanlarının müstakil daire başkanı olarak değerlendirilmediğinde, bu birimlerin 3046 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin (b) bendindeki diğer daire başkanlıkları statüsünde kabul etmek gerektiğini, o takdirde … daire başkanlıklarının Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuş olması gerektiğini, Genel Müdürlük bünyesinde şimdiye kadar Bakanlar Kurulu Kararı/Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulmuş bir daire başkanlığının olmadığını,

Bu durumda Sayıştay 1. Dairesince verilen karar gerekçesinin geçerli olması için …’nin bütün başkanlıklarının Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulmuş olması gerektiğini, bu hususun özellikle değerlendirilmesinin çok büyük önem arzettiğini,

Diğer yandan gerek Borçlar Kanunu’nun sorumluluk ilkelerinde gerekse İdare Hukuku'nun temel ilkelerinde kamu zararı gerekçesiyle tazmine karar verilebilmesi için ortada bir kusurun olması gerektiğini, yani hakkında kamu zararına sebebiyet verdiği isnat edilen kamu görevlisinin kusurunun somut olarak ortaya konulması gerektiğini,

Oysa … Daire Başkanlarına 375 sayılı KHK’nin eki II sayılı cetvelin 7 nci sırasındaki müstakil daire başkanı maaşı ödenirken resen hareket edilmediğini, konu ile ilgili olarak Devlet Personel Başkanlığından resmi görüş alındığını,

08.06.1984 tarih ve 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 inci maddesi ile 3 üncü maddesinin (a) bendi ve 10 uncu maddesinin (a) bendi ile Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde Hukuki ve Mali Statüler Dairesi Başkanlığının kurulduğunu, bu birime memurlar ile diğer kamu görevlilerinin hukuki ve mali statülerinin belirlenmesi ile uygulamaya esas olmak üzere personelle ilgili konularda görüş ve mütalaa bildirme görevlerinin verildiğini,

Yukarıda kuruluş amacı ile görev ve yetkilerine yer verilen Devlet Personel Başkanlığınca verilen görüş doğrultusunda gerçekleştirilen harcama nedeniyle kamu zararı oluştuğu iddiasının gerek Borçlar Hukuku’nun gerekse İdare Hukuku’nun sorumluluk ilkelerine aykırı olduğunu,

Mevcut durumda Devlet Personel Başkanlığının görev ve yetkileri dahilinde alınan görüş neticesinde yapılmış bir uygulama söz konusu iken bu durumdan şahsi sorumluluk doğmasının hukuka uygun olmadığını,

Söz konusu ilamın Denetçi görüşü bölümünde;“ek göstergesi Genel Müdür Yardımcısı düzeyinde veya daha yüksek tespit edilen kurum ve kurul başkanı, kurum ve kurul başkan yardımcısı unvanlı kadrolarda bulunanlar ” şeklindeki ifade ile Cetvelin 7 nci sırasına genel müdür yardımcısı düzeyindeki ek gösterge düzeyi minimum sınır olarak belirlendiği tespitinin mevcut olduğunu, ancak İdarede Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı ek göstergesinin aynı düzeyde (3600) uygulanmakta olduğunu,

1 Seri No.lu Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ’in 2.1.1. maddesinde genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimi ve harcama yetkililerinin bir cetvelde sayıldığını,

Teşkilat

Yapısı Üst

Yönetici Bütçeyle Ödenek Tahsis Edilen

Harcama Birimi Harcama

Yetkilisi

Genel

Müdürlük Genel Müdür Müstakil Daire Başkanlığı Daire Başkanı

Daire Başkanlığı Daire Başkanı

Yukarıda bir bölümüne yer verilen cetvelde, Genel Müdürlük teşkilat yapısında “Daire Başkanlığı’' birimlerinin yanı sıra “Müstakil Daire Başkanlığı” birimlerinin de mevcudiyetinin görülmekte olduğunu,

Sayıştay 1.Dairesinin kararında; 375 sayılı KHK'nin eki II sayılı cetvelin 7 nci sırasında müstakil daire başkanları sayılırken parantez içi hükümle “Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde” demek suretiyle sınırlandırıldığının, bunların dışında kalan tüm daire başkanlarının cetvelin 8 inci sırasındaki ücret ve tazminatları alabileceğinin belirtildiğini,

Buradaki parantez içi hükmün tahdidi değil, müstakil daire başkanlığını tanımlamak için yapıldığını, zira yukarıda belirtildiği üzere müstakil daire başkanlıklarının sadece Başbakanlık, Bakanlık ve Müsteşarlıklarda değil, Genel Müdürlüklerde de var olduğunu, 3046 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin bunu açıkça ortaya koyduğunu,

Cetvelin 7 nci sırasındaki parantez içi hükmün müstakil daire başkanlığını sınırlandırmak için değil, tanımlamak ve bağlı daire başkanlıklarından farkını ortaya koymak için yapılan bir tanımlama olduğunu, yani müstakil daire başkanlığının kanunla kurulduğunu ve hizmet birimi olarak görev tanımlarının yapıldığını vurgulamak için yapıldığını,

Yani Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulan ve görev tanımları belli olmayan, üst yönetici tarafından hangi daireye ilişkilendirildiyse ve ne görev verildiyse yapan bağlı daire başkanlarından ayırmak için yapılmış bir tanımlama olduğunu,

Kanun hükmünün amacının 7 nci sıradan ödeme yapılacak müstakil daire başkanlarını sınırlandırmak olmadığını, şayet amaç o olsaydı parantez içi hükümle değil, “Başbakanlık, Bakanlık ve Müsteşarlıklardaki müstakil daire başkanları" şeklinde ifade olması gerektiğini,

Parantez içi hükümdeki Bakanlık ibaresinin sadece Bakanlık Merkez teşkilatından ibaret olmadığını, bunun mülga 3046 sayılı Kanun’un 5 inci maddesindeki Bakanlık tanımından da anlaşıldığını, anılan Kanun’un 5 inci maddesinde; "Bakanlıklar, merkez teşkilatı ile ihtiyaca göre kurulan taşra ve yurt dışı teşkilatından ve bağlı ve ilgili kuruluşlardan meydana gelir." hükmünün bulunduğunu, bu hükme göre de Bakanlık denilince merkez teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşların bir arada akla gelmesi gerektiğini,

Ayrıca Devlet Personel Başkanlığından alınan görüş neticesinde, Genel Müdürlük bünyesinde bulunan daire başkanlıklarının müstakil daire başkanı sıfatıyla değerlendirilerek anılan cetvelin 7 nci sırasından ödeme yapılabileceğinin anlaşılmasının doğal olduğunu, alınan görüşte açık bir şekilde ödemenin yapılamayacağı belirtilmiş olsa idi, zaten bu ödemelerin de yapılmasının mümkün olmayacağını,

Farklı bir kurum olan … Kurumu örneğine bakıldığında, …Başkanlığında “… Genel Müdürlüğü, … Genel Müdürlüğü, … Genel Müdürlüğü, … Genel Müdürlüğü gibi Genel Müdürlüklerin bulunduğunu ve bu genel müdürlüklerin bünyesinde hizmetini sürdüren unvansız daire başkanlıklarının bulunduğunu, bunun yanında “…Daire Başkanlığı, … Daire Başkanlığı, … Daire Başkanlığı, … Daire Başkanlığı” gibi daire başkanlığı şeklinde teşkilatlandırılmış hizmet birimleri de bulunduğunu, bu anlamda … Başkanlığının yapılanmasının, adının “Başkanlık” olması haricinde Bakanlık ya da Müsteşarlık şeklindeki yapılanmalara tam olarak benzediğini,

… Başkanlığının teşkilat yapısı incelendiğinde, hem hizmet birimi şeklinde yapılandırılmış daire başkanlığı hem de bir hizmet birimi olan genel müdürlüğün bünyesinde yapılandırılmış bağlı daire başkanlığı bulunduğunu,

Bu örnekten hareketle 375 sayılı KHK’ye ekli II sayılı Cetvelin 7 nci sırasında sadece “Başbakanlık, Bakanlık ve Müsteşarlıklarda" ibareleri geçiyor, “Başkanlık” ibaresi geçmiyor diye, teşkilatlanması birebir Müsteşarlıklara benzeyen … Başkanlığı bünyesinde döneminin mevzuatına göre kanunla kurulmuş, müstakil, kendisine münhasır olmak üzere mevzuatla birtakım görevler verilmiş, harcama birimi olarak yapılandırılmış daire başkanlıklarını da … Başkanlığının genel müdürlük şeklinde teşkilatlandırılmış birimlerindeki bağlı, döneminin mevzuatına göre Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan ve harcama birimi niteliği taşımayan daire başkanlıkları ile aynı kapsamda mı değerlendirileceği şeklinde bir soru sorulabileceğini,

Bu örneğin bile parantez içi hükmün tahdidi olmayıp, müstakil daire başkanlığının tanımını yapmak için vazedildiğini açıkça ortaya koyduğunu,

Bütün bu açıklamalara göre, 375 sayılı KHK’nin eki II sayılı cetvelin 7 nci sırasında sayılan müstakil daire başkanlıklarının teşkilat kanunları ile kurulmuş ve kanunda görev tanımları yapılmış hizmet birimleri (daire başkanlıkları) olduğunu, 8 inci sırada sayılan bağlı daire başkanlarının ise Bakanlar Kurulu Kararıyla oluşturulan ve kanunda görev tanımı yapılmamış, İdarelerin müstakil daire başkanlarına bağlı olarak görevlendirilen bağlı daire başkanları olarak yorumlanması gerektiğini, aksinin kabulünün 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin eşit işe eşit ücret ilkesine de aykırı olacağını,

Diğer yandan birçok Genel Müdürlük düzeyinde teşkilatlanmış olan kamu kurumlarında harcama yetkilisi Genel Müdür iken Genel Müdürlüklerinin Daire Başkanlıklarında harcama yetkililerinin Daire Başkanları olduğunu, bu durumun en somut örneğinin Genel Müdürlük bünyesindeki Daire Başkanlıklarına verilen Resmi Mühür Beratı olduğunu,

İfade ederek ilam hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Aynı konuya ilişkin İlam’ın farklı maddelerinde sorumlu tutulan harcama yetkilisi … (Dosya No: …) ile gerçekleştirme görevlileri … (Dosya No: …) ve … (Dosya No: …) aynı mahiyetteki dilekçelerinde özetle;

  1. Dairenin konuyla ilgili kararını özetleyip ilgili kararın değerlendirmesini yaptıktan sonra, bakanlıklarda iki tür daire başkanlığı bulunduğunu, bunların, müstakil daire başkanlıkları ile diğer daire başkanlıkları olduğunu, müstakil daire başkanlıklarının diğer hizmet birimlerinden ayrı olarak teşkilatlandırıldığını, diğer daire başkanlıklarının hizmet birimlerinin bünyesinde yer alan daha alt düzeyde hiyerarşik kademeler olarak öngörüldüğünü,

3046 sayılı Kanun ve 6083 sayılı Kanun’un bakanlık, bağlı kuruluşlar ile ... Genel Müdürlüğünün görev ve teşkilatlanmasına ilişkin maddelerinin 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırıldığını, kaldırılan bu maddelerin yerine 1 ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde aynı paralellikte düzenlemeler yapıldığını,

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 509’uncu maddesinde, Bakanlıkların merkez teşkilatı ile ihtiyaca göre kurulan taşra ve yurtdışı teşkilatından ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlardan meydana geleceğinin düzenlendiğini, bağlı kuruluşları da bakanlık teşkilatı içerisine dahil edecek bir düzenlemeye yer verildiğini ve devamında bağlı kuruluşların ne şekilde bir teşkilat yapısına sahip olması gerektiğine dair düzenlemeler getirildiğini,

4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de 1 sayılı Kararname’ye uygun olarak ve 1 sayılı Kararname’nin devamı mahiyetinde söz konusu Daire Başkanlığının hizmet birimi olarak düzenlenip, görev ve sorumluluklarının mezkûr Kararnameye derc edildiğini, yani diğer bir deyişle Bakanlık teşkilatı içerisinde müstakil daire başkanlığı statüsünde düzenlendiğini,

… İdaresinin Bakanlığa bağlı 19.000 personele sahip, ayrı bütçesi bulunan, yeni hükümet sistemi öncesi mülga 3045 ve teşkilat düzenlemesine ilişkin maddeleri yürürlükten kaldırılan ve adı değiştirilen 6083 sayılı özel kanunlarla yeni hükümet sisteminde ise Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile hukuki varlık kazanan ve teşkilat kararnamesinde hizmet birimleri ve görevleri ayrı ayrı sayılan Bakanlığın hiyerarşik denetimine tabi ve Bakanlık teşkilatı içerisinde yer alan bir Genel Müdürlük olduğunu,

Genel Müdürlüğün ve Daire Başkanlıklarının Bakanlık teşkilatı içinde değilse nerede konumlandığını, mezkur kararda yer alan yorumlamaların kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu yorumu kabul etmenin özel olarak teşkilat kararnamesi bulunan ve kararname öncesi özel teşkilat kanunu bulunan bir genel müdürlüğü bakanlığın herhangi bir müstakil daire başkanlığı ile eş değer tutmak olacağını, yani Bakanlık bütçesinden ayrı bir bütçesi ve personelini atama yetkisi bulunmayan müstakil daire başkanlığı ile Bakanlık bütçesinin yaklaşık %40’ı kadar bir bütçeye sahip, personelini atayan, görev ve sorumlukları Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenen bir genel müdürlük olan ... Genel Müdürlüğünün aynı tutulması demek olduğunu, Karar konusu Daire Başkanlığının 2021 yılı bütçesine bakıldığında Bakanlığın bazı genel müdürlükleri kadar bütçeye sahip olduğunu, hatta bazılarından daha fazla bütçeye de sahip olduğunu,

Müstakil daire başkanlığı ile ... Genel Müdürlüğünü eş tutan bu yorumun Türk idari teşkilatlanması içerisinde bir karşılığı olmadığı gibi izah edilebilir bir tarafının da bulunmadığını, bu şekilde bir sonucun ancak idari yapılanmanın ruhuna aykırı olarak mevzuatın salt lafzi olarak yorumlanması sonucu ulaşılacak tutarsız bir sonuç olduğunu,

Mevzuatta yapılan köklü değişiklikler sırasında yürürlükten kaldırılan 3046 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin yerine yukarıda yer aldığı şekilde bir sonuç çıkarılabileceği düşünülmediğinden bu maddeye karşılık bir madde yazılmasına gerek görülmemiş olmasının Genel Müdürlüğün ve daire başkanlıklarının statüsünde bir değişiklik yapmadığını,

Mevzuatta bir daire başkanlığının müstakil daire başkanlığı olduğunun kabulü için teşkilat kararnamesinde açıkça müstakil daire başkanlığı olarak kurulduğunun belirtilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme de bulunmadığını, tam aksine görev ve sorumluklarının Kanunla/Kararname ile belirlenmiş olmasının yeterli olduğunu,

375 sayılı KHK’ya ekli II sayılı cetvelin 8’inci sırasında yer alan “daire başkanı” ifadesinin bakanlık merkez teşkilatlarında yer alan hizmet birimleri içerisinde idari kararla kurulan ve birimin görevlerini yürütürken karışıklığı engellemek ve uzmanlaşmayı öngörerek hizmetin iyi yürümesini sağlamak amacıyla idari bir kararla kurulan ve genelde “………….. dairesi daire başkanı” unvanı olan başkanları kastettiğini,

… Genel Müdürlüğünün hizmet birimleri olarak teşkilat kararnamesinde yer alan başkanlıklarının altına birimler veya şube müdürlükleri şeklinde değil de bakanlık oluru ile daire başkanlığı şeklinde hizmet birimleri kurulmuş olsaydı ve bu daire başkanlarına da mezkûr KHK’ya ekli II sayılı cetvelin 7. sırasında yer alan gösterge rakamları üzerinden ödeme yapılmış olsaydı temyiz edilen kararda yer alan tenkitlerin kabul edilebilir olacağını,

Hattı zatında bakanlıklarda yer alan bazı daire başkanlıklarının bu şekilde düzenlendiğini ve bir anlamda şube müdürlüğü veya birim sorumlusu şeklinde teşkilatlanmanın bir diğer yöntemi olarak tercih edildiğini,

Oysa … İdaresindeki daire başkanlıklarının eski yönetim sisteminde kanunla, yeni yönetim sisteminde cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile belirlenmiş/sayılmış müstakil daire başkanlığı olarak düzenlendiğini,

Yürürlükte bulunan güncel mevzuatta müstakil daire başkanlıklarının kuruluş kararnamelerinde veya kanununda müstakil daire başkanlığı olduğunun yazmasının gerek olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı gibi müstakil daire başkanlığının nasıl kurulacağını düzenleyen kanun hükmünün de yürürlükten kaldırıldığını,

3046 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK birlikte bütünlük arz ederken 3046 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin yürürlükten kaldırılmış olmasının Genel Müdürlük Daire Başkanlıklarının statüsünde bir değişiklik yapmadığı gibi müstakil daire başkanlıklarının nasıl varlık kazanacağı sorunsalını da ortaya çıkarmadığını, yani bir daire başkanlığı hizmet biriminin, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veya Kanunla kuruluyorsa bu daire başkanlığının müstakil daire başkanlığı olduğunu kabul etmemenin bir izahı bulunmadığını,

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden önce de Bakanlık ile ... Genel Müdürlüğü teşkilat kanunlarının farklı olduğunu, sistem değişmeden önce de sistem değiştikten sonra da Karar konusu Daire Başkanlığının müstakil daire başkanlığı olarak düzenlenmiş statüsünde bir değişikliğe gidilmediğini,

Hazine ve Maliye Bakanlığı Harcama Yetkilisi Tebliğinde söz konusu Başkanlığın müstakil daire başkanlığı olarak zikredildiği gibi Devlet Personel Başkanlığının da bu yönde görüş bildirdiğini,

Daire Başkanlığının, bakanlık teşkilatlarında yer alan müstakil daire başkanlıkları gibi Bakanlığın/Genel Müdürlüğün idari rutin işlemlerini yürüten bir birim olmadığını, ülke düzeyindeki tüm … işlemlerinin yürütülmesine ilişkin merkez ve taşra teşkilatı üzerinde yetki ve sorumluluğa sahip ve bu kapsamda tüm kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişileri bağlayan ikincil mevzuat düzenlemesi yapma yetkisine sahip bir başkanlık olduğunu,

Bakanlık Personel Genel Müdürlüğünün yaptığı iş ve işlemleri Genel Müdürlüğe bağlı Personel Dairesi Başkanlığının müstakil daire başkanlığı olarak yerine getirmekte olduğunu, bu durumun ... Genel Müdürlüğünün bakanlık müstakil daire başkanlıkları ile eşit olmadığını gösterdiğini,

İfade ederek, mezkur kararın kaldırılarak beraatlerine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Başsavcılık tarafından ortak mahiyetteki temyiz dilekçeleri için verilen aynı mahiyetteki mütalaada özetle;

... Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında Daire Başkanlığı kadrosunda bulunanlara 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelin 8 inci sırasındaki gösterge rakamları yerine 7 nci sırasındaki gösterge rakamları üzerinden ücret ve tazminat ödendiği,

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre almakta olanlara anılan Cetvelde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat ödenmekte olduğu,

375 sayılı KHK'ya ekli (II) sayılı cetvelin 7 nci sırasında; 1. Hukuk Müşaviri kadrosu ile ek göstergesi genel müdür yardımcısı düzeyinde ya da daha yüksek belirlenen değişik kadro ve unvanlarda bulunanlara ödenecek olan "Ücret" ve "Tazminat" göstergelerine yer verilirken "Müstakil Daire Başkanı" na da yer verildiği,

Ancak bu daire başkanlarının parantez içi hükümle "Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde" demek suretiyle sınırlandırıldığı,

Cetvelin 8 inci sırasında ise "Daire Başkanı" ifadesine yer verilerek bir üst sırada yapılan sınırlandırma dışında kalan tüm diğer daire başkanlarına yer verildiği,

3046 sayılı Kanun’un mülga 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde müstakil daire başkanlıklarının kurulmasının kanunla düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, bir daire başkanlığının, müstakil daire başkanlığı olduğunun kabulü için teşkilat kanununda açıkça müstakil daire başkanlığı olarak kurulduğunun belirtilmiş olması gerektiği,

Daire başkanlıklarının isim olarak teşkilat kanununda yer almasının, bu daire başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olarak örgütlendiği anlamına gelmeyeceği,

Bu çerçevede ... Genel Müdürlüğü bünyesindeki daire başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olarak kurulduğunu kabul etme imkânı bulunmadığı, bu nedenle daire başkanlarına, ilgili mevzuatında müstakil daire başkanlarına ödenmesi öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesinin 375 sayılı KHK hükümlerine aykırı olduğu,

... Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında görevli daire başkanlarının Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklardaki müstakil daire başkanı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, bunlara anılan cetvelin 7 nci sırasındaki gösterge rakamları yerine, 8 inci sırasındaki gösterge rakamları üzerinden ücret ve tazminat ödenmesi gerektiği,

Bu itibarla, ... Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı kadrolarında bulunanlara Cetvelin 8 inci sırasında yer alan daire başkanları yerine aynı cetvelin 7 nci sırasında sayılan müstakil daire başkanları için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği,

Temyiz talebinin reddi ile Daire Kararı’nın tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı, ifade edilmiştir.

Yine aynı konuya ilişkin Harcama Yetkilisi … (Dosya No: …), daha önce gönderdiği yukarıda ilk sırada yer verilen ortak temyiz dilekçesine ek olarak gönderdiği temyiz dilekçesinde özetle;

Temyiz dilekçesine ek olarak mevcut dilekçe ile Genel Müdürlük kadrosundaki Daire Başkanlıklarının, Müstakil Daire Başkanı olarak kabulüne işaret edecek Ek-1 ve Ek-2 yazı ile durumun izahının yapılacağını,

Başbakanlık hitaplı 18.12.2003 tarihli Ek-1 yazıda özetle Genel Müdürlüğe tahsis edilen 2 adet cep telefonunun birinin Genel Müdürlük makamınca kullanılırken diğer telefonun … Dairesi Başkanlığınca kullanılıp kullanılamayacağı hususunun soru konusu edildiğini,

Başbakanlık Müsteşarı ... imzalı Ek-2 cevabi yazıda özetle 2003/39 sayılı Başbakanlık genelgesine atıf yapılarak cep telefonunun Genel Müdürlük … Başkanına tahsisinde herhangi bir sakınca bulunmadığını ifade ettiğini, cep telefonunun söz konusu genelgenin Ek II sayılı cetvelinde belirtilen makamlarca kullanılabileceğini ve bu makamların Kamu Kurum ve Kuruluşları merkez teşkilatlarında görev yapan ... 1. Hukuk Müşaviri ile İMİD Başkanı, Müstakil Başkanlar, Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcıları... şeklinde sıralandığını,

Başbakanlıktan alınan Ek-2 yazı ve Başbakanlık 2003/39 sayılı genelgesinden de anlaşılacağı üzere, Genel müdürlük bünyesinde bulunan Daire Başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olarak kabul edildiğini,

Devlet Personel Başkanlığından alınan 20.06.2014 tarih 3059 sayılı Ek-4 yazı ile ... Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin 02.04.2015 tarih 225700 sayılı Ek-5 yazısından Genel Müdürlük bünyesinde bulunan Daire Başkanlıklarının Müstakil daire Başkanı sayılacağının anlaşıldığını,

Bu ek savunmadan da anlaşılacağı üzere Genel Müdürlük Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliğinin uygun görüş yazısı Ek:5. Devlet personel Başkanlığının uygun görüşü Ek:4 ve Başbakanlık Ekonomik ve Mali İşler Başkanlığının Ek:2 yazıları neticesinde ödeme işleminin yapıldığının, keyfi ve dayanaksız yapılan herhangi bir ödeme olmadığının görülmekte olduğunu ifade etmiş,

Sayılan mercilerden alınan yazı ve görüşler uyarınca Genel Müdürlük bünyesindeki Daire Başkanlıklarının 375 sayılı KHK II Sayılı Cetvel 7. Sırada sayılan müstakil daire başkanı olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin yukarıda belirtilen hususlara dikkat çekerek ilamın kaldırılmasını ve hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir.

Başsavcılığın Harcama Yetkilisi … tarafından gönderilen ek dilekçeye ilişkin mütalaasında aynen;

“... Genel Müdürlüğü 2018 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 08.01.2021 tarih ve 147 numaralı ilamın 1 ve 7. maddelerini temyiz eden, Harcama Yetkilisi …'in ilgi yazı ekinde gönderilen 04.06.2021 tarihli ek dilekçesi ve ekleri incelendi.

Adı geçen dilekçesinde özetle daha önceki savunmalarına ilave olarak;

"Başbakanlık hitaplı 18.12.2003 tarihli Ek-1 yazıda özetle Genel Müdürlüğümüze tahsis edilen 2 adet cep telefonun biri Genel Müdürlük makamınca kullanılırken diğer telefonun İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığınca kullanılıp kullanılamayacağı hususu soru konusu edilmiş, Başbakanlık Müsteşarı … imzalı Ek-2 cevabi yazıda özetle 2003/39 sayılı Başbakanlık genelgesine atıf yapılarak cep telefonunun Genel Müdürlüğümüz İMİD Başkanına tahsisinde her hangi bir sakınca bulunmadığı, söz konusu genelgenin Ek II sayılı cetvelinde belirtilen makamlarca kullanılabileceği ve bu makamlar arasında Kamu Kurum ve Kuruluşları merkez teşkilatlarında görev yapan... I. Hukuk Müşaviri ile İMİD Başkanı, Müstakil Başkanlar, Özelleştirme İdaresi Baş’.an Yardımcıları... Şeklinde sıralanmaktadır.

Başbakanlıktan alınan Ek-2 yazı ve Başbakanlık 2003/39 sayılı genelgesinde de anlaşılacağı üzere, Genel müdürlüğümüz bünyesinde bulunan Daire Başkanlıkları, Müstakil Daire Başkanlığı kabul edilmektedir."

Dedikten sonra, Genel Müdürlükleri Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliğinin uygun görüş yazısı, Devlet personel Başkanlığının uygun görüşü ve Başbakanlık Ekonomik ve Mali İşler Başkanlığı'nın yazıları neticesinde ödeme işleminin yapıldığını,

Keyfi ve dayanaksız yapılan herhangi bir ödeme olmadığını,

Sayılan mercilerden alınan yazı ve görüşler uyarınca Genel Müdürlükleri bünyesindeki Daire Başkanlıklarının 375 sayılı KHK II Sayılı Cetvel 7. Sırada sayılan müstakil daire başkanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini,

İfade etmiş ve ilamda belirtilen tazmin hükümlerinin kaldırılması talebinde bulunmuştur.

... Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında görevli … Daire Başkanına 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelin 8'inci sırasındaki gösterge rakamları yerine 7'nci sırasındaki gösterge rakamları üzerinden ücret ve tazminat ödenmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 10'uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre almakta olanlara anılan Cetvelde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat ödenmektedir.

375 sayılı KHK'ya ekli (II) sayılı cetvelin 7.sırasında; 1. Hukuk Müşaviri kadrosu ile ek göstergesi genel müdür yardımcısı düzeyinde ya da daha yüksek belirlenen değişik kadro ve unvanlarda bulunanlara ödenecek olan "Ücret" ve "Tazminat" göstergelerine yer verilirken "Müstakil Daire Başkanı" na da yer verilmiştir. Ancak bu daire başkanları parantez içi hükümle "Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde" demek suretiyle sınırlandırılmıştır. Cetvelin 8.sırasında ise "Daire Başkanı" ifadesine yer verilerek bir üst sırada yapılan sınırlandırma dışında kalan tüm diğer daire başkanlarına yer verilmiştir.

3046 sayılı Kanunun mülga 16'ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde müstakil daire başkanlıklarının kurulmasının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Bir daire başkanlığının, müstakil daire başkanlığı olduğunun kabulü için teşkilat kanununda açıkça müstakil daire başkanlığı olarak kurulduğunun belirtilmiş olması gerekmektedir.

Daire başkanlıklarının isim olarak teşkilat kanununda yer alması, bu daire başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olarak örgütlendiği anlamına gelmez.

Bu çerçevede ... Genel Müdürlüğü bünyesindeki daire başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olarak kurulduğunu kabul etme imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle daire başkanlarına, ilgili mevzuatında müstakil daire başkanlarına ödenmesi öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi 375 sayılı KHK hükümlerine aykırıdır.

... Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında görevli daire başkanlarının Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklardaki müstakil daire başkanı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, bunlara anılan cetvelin 7'nci sırasındaki gösterge rakamları yerine, 8'inci sırasındaki gösterge rakamları üzerinden ücret ve tazminat ödenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, ... Genel Müdürlüğünde … Dairesi Başkanlığı kadrolarında bulunanlara Cetvelin 8. sırasında yer alan daire başkanları yerine aynı cetvelin 7. sırasında sayılan müstakil daire başkanları için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Dilekçe ve eki belgelerin yukarıdaki görüşlerimizi değiştirecek bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddi ile ... Genel Müdürlüğü 2018 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan tazmin hükmünün, tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir.

Arz ederim.” denilmektedir.

İşbu dosyalarla İlam’ın 1 inci maddesinde sorumlu tutulan ve duruşma talebinde bulunan … (Dosya No: …), … (Dosya No: …), … (Dosya No: …), … (Dosya No: …), … (Dosya No: …) ile aynı konuya ilişkin ilamın farklı maddelerinde sorumlu tutulan ve duruşma talebinde bulunan …’e (Dosya No: …) 28.09.2021 tarihinde, yine aynı konuya ilişkin İlam’ın farklı maddelerinde sorumlu tutulan …’e (Dosya No: …) 30.09.2021 tarihinde, … (Dosya No:…), … (Dosya No: …),… (Dosya No: …), …’a (Dosya No: …) 01.10.2021 tarihinde, duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında, İlam’ın 1 inci maddesi ile sorumlu tutulan ve duruşma talebinde bulunan sorumlu … ve aynı konu hakkında farklı ilam maddeleri ile sorumlu tutulan ve duruşma talebinde bulunan sorumlular … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

3046 sayılı Kanun’un mülga 5 inci maddesine göre Bakanlıklar, merkez teşkilatı ile ihtiyaca göre kurulan taşra ve yurt dışı teşkilatından ve bağlı ve ilgili kuruluşlardan meydana gelir.

Aynı Kanun’un mülga 10 uncu ve 11 inci maddelerine göre;

Bağlı kuruluşlar bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek üzere, bakanlığa bağlı olarak özel kanunla kurulan, genel bütçe içinde ayrı bütçeli veya katma bütçeli veya özel bütçeli kuruluşlar,

İlgili kuruluşlar ise özel kanun veya statü ile kurulan, iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müessese ortaklık ve iştirakleri veya özel hukuki, mali ve idari statüye tabi, hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşları şeklinde düzenlenen kuruluşlardır.

Buna göre, bağlı ve ilgili kuruluşlar bakanlıklardan ayrı kanunlarla kurulan, kendi özel bütçeleri ve farklı statüleri olan kuruluşlardır. Dolayısıyla … Bakanlığının bağlı kuruluşu olan ... Genel Müdürlüğü 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvel’de yer alan “Bakanlık” tanımı içerisinde yer almamaktadır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 10’uncu maddesinde yer alan; “…Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları…”, ek 35’inci maddesinde yer alan; “Bakanlıklar ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının…” ifadelerine bakıldığında “Bakanlık” tanımı içerisinde bağlı ve ilgili kuruluşların yer almadığı, Kanun Koyucu tarafından bağlı ve ilgili kuruluşlar dahil edilmek istendiğinde bunun ayrıca belirtildiği anlaşılmaktadır.

Nitekim ekli (II) sayılı Cetvel’in 7 nci sırasında “Gelir İdaresi Daire Başkanı” kadrosu özel olarak sayılmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Gelir İdaresi Başkanlığı “Bakanlık” tanımı içerisinde yer alsaydı, Cetvel’in 7 nci sırasında özel olarak sayılmasına gerek olmayacaktı. Ancak bağlı kuruluşlar “Bakanlık” tanımı içerisinde yer almadığından, Cetvel’in 7 nci sırasından ücret ve tazminat ödenmesi öngörülen “Gelir İdaresi Daire Başkanı” özel olarak belirtilmiştir. Buradan da bağlı kuruluşların “Bakanlık” tanımı içerisinde yer almadığı net olarak anlaşılmaktadır.

Temyiz konusu ilam ve temyiz dilekçeleri incelendiğinde, konu ile ilgili ... Genel Müdürlüğü tarafından Devlet Personel Başkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne görüş sorulduğu ve bu kurumlar tarafından farklı tarihlerde iki ayrı görüş verildiği anlaşılmaktadır.

Sorumlular tarafından ilgili ödemelere dayanak olarak gösterilen Devlet Personel Başkanlığının 20.06.2014 tarihli 91643598-407.99-3059 sayılı görüş yazısında;

“İlgi yazınız ile Genel Müdürlüğünüzün Merkez Teşkilatı’nda yer alan daire başkanlıklarının, müstakil daire başkanlığı olup olmadığı konusunda tereddüde düşüldüğü belirtilerek, bahsedilen konu hakkında Başkanlığımızın görüş ve değerlendirmesinin bildirilmesi istenilmiştir.” denildikten sonra 3046 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemelere göre müstakil ve müstakil olmayan daire başkanlıkları örnekler çerçevesinde açıklanmış ve görüşün sonuç kısmında;

“Buraya kadar yapılan tespit ve açıklamaların ışığında, Genel Müdürlüğünüzün Merkez Teşkilatında yer alan Daire Başkanlıklarının, bakanlıkların veya müsteşarlık ve başkanlık şeklinde düzenlenmiş bazı bağlı kuruluşların merkez teşkilatında yer alan (hizmet birimi niteliğindeki genel müdürlüklerinin bünyesinde bulunan ve bu birimlerin genel müdürlerine karşı sorumlu olan) müstakil olmayan diğer daire başkanlıkları gibi değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı görülmektedir.” değerlendirmesi yapılmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından verilen 11.06.2012 tarihli B.07.0.21.115517-13 sayılı görüş yazısında ise;

“İlgi yazı ile, Genel Müdürlüğünüzde görev yapmakta olan Daire Başkanlarına uygulanacak ücret ve tazminat göstergelerine ilişkin olarak Bakanlığımız görüşü istenmektedir.

Anılan Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelin (7) nci sırasında diğer unvanların yanı sıra ‘müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde)’ unvanına, (8) inci sırasında ise ‘Daire Başkanı’ unvanına yer verilmiş ve bunlar için ücret ve tazminat gösterge rakamları belirlenmiştir. Ekli (II) sayılı Cetvelin (7) nci sırasında yer alan ‘müstakil daire başkanı’ unvanı, parantez içi hükümle sadece ‘Başbakanlık, bakanlıklar ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde’ görev yapan müstakil daire başkanlarını kapsama alacak şekilde sınırlandırılmıştır. Genel Müdürlüğünüz daire başkanları ise söz konusu parantez içi hüküm kapsamında (Başbakanlık, bakanlıklar ve müsteşarlıklar) bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Genel Müdürlüğünüzün daire başkanlarına anılan Cetvelin (8) inci sırasında yer alan genel ‘Daire Başkanı’ unvanı dikkate alınarak ödeme yapılması gerekmektedir.

…” denilmektedir.

Bahse konu iki görüş incelendiğinde;

Devlet Personel Başkanlığına ilgili daire başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olup olmadığının sorulduğu, görüş yazısının yalnızca ilgili daire başkanlıklarının müstakil daire başkanlığı olup olmadığına ilişkin değerlendirmeler içerdiği, bu daire başkanlıklarının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli (II) sayılı Cetvel’e göre hangi sırada değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığı görülmektedir.

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne ise ... Genel Müdürlüğündeki daire başkanlarına ödenecek ücret ve tazminatlarla ilgili görüş sorulduğu, görüş yazısında söz konusu daire başkanlıklarına ekli (II) sayılı Cetvel’in 8 inci sırasından ödeme yapılması gerektiğine ilişkin net bir cevap verildiği anlaşılmaktadır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 10 uncu maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli (II) sayılı Cetvel’de yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan aylıklarını 657 sayılı Kanun’a göre almakta olanlara anılan Cevtel’e göre ücret ve tazminat ödeneceği, bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğu, hüküm altına alınmıştır.

178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 10 uncu maddesinde; “Yürürlükte bulunan mevzuatın mali hükümlerinin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkacak her türlü meseleyi çözmek, tereddütleri gidermek,” Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 10 uncu maddesi ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 10 uncu maddesi birlikte değerlendirildiğinde, ilama konu hususta görüş verme yetkisinin Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünde olduğu anlaşılmaktadır.

Kaldı ki Devlet Personel Başkanlığının görüşünde yalnızca ilgili daire başkanlıklarının müstakil olup olmaması konusunda görüş verilmiştir. Bu daire başkanlıkları müstakil daire başkanlığı olsa bile ekli (II) sayılı Cetvelin 7 nci sırasında yer alan “müstakil daire başkanı” unvanı, parantez içi hükümle sadece “Başbakanlık, bakanlıklar ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde” görev yapan müstakil daire başkanlarını kapsama alacak şekilde sınırlandırılmıştır. ... Genel Müdürlüğü daire başkanları söz konusu parantez içi hüküm kapsamında (Başbakanlık, bakanlıklar ve müsteşarlıklar) bulunmadığından, bu daire başkanlarına 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli (II) sayılı Cetvel’in 7 nci sırasında yer alan “…müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde)” için öngörülen göstergeler üzerinden ücret ve tazminat ödenmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, sorumlu talebinin reddi ile 147 sayılı İlam’ın 3 üncü maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE, (... Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye. …’un aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

6085 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi gereği bu Karar’ın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 20.10.2021 tarih ve 50277 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

… Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’un karşı oy gerekçesi

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli (II) sayılı Cetvel’in 7 nci sırasında “…müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde),” şeklinde sayılırken, Cetvel’in 8 inci sırasında “…daire başkanı,” şeklinde sayılmıştır. Eğer Cetvel’in 8 inci sırasına diğer müstakil daire başkanlıkları da dahil edilmek istenseydi Cetvel’de “…diğer müstakil daire başkanlıkları,…” şeklinde bir ifade yer alması gerekirdi. Bu nedenle müstakil daire başkanlarına Cetvel’in 7 nci sırasında belirlenen oranlardan ücret ve tazminat ödenmesi gerekir.

Ayrıca söz konusu ödemeler Devlet Personel Başkanlığından alınan görüş doğrultusunda yapılmıştır. Devletin ve Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarının teşkilat, görev ve yetkilerinin, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalışacak memur ve diğer kamu görevlilerinin tabi olacakları personel rejimlerinin, memleketin kültür sosyal ekonomik şartlarına ve hukuki esaslarına uygun olacak şekilde düzenlenmesi, personel rejimleri açısından uyum, denge ve koordinasyonun sağlanması amacıyla kurulmuş olan Devlet Personel Başkanlığınca, ... Genel Müdürlüğü bünyesindeki daire başkanlıklarını müstakil daire başkanlığı olduğuna ilişkin görüşün bu konuda yetkili olan kamu idaresince verildiği ortadadır.

Yapılan işlemin yetkili bir kamu idaresinin bu konudaki tespit ve değerlendirmesine istinaden yapıldığı anlaşıldığından ödemeyi gerçekleştirenlere sorumluluk atfedilmesine imkan bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Daire Kararı’nın kaldırılması gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim