Sayıştay 1. Dairesi 46692 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46692

Karar Tarihi

14 Aralık 2022

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2018

  • Daire: 1

  • Dosya No: 46692

  • Tutanak No: 52601

  • Tutanak Tarihi: 14.12.2022

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Döner sermaye işletmesi yürütme kurulu kararları ile döner sermaye işletme müdürü ve 657’tabi personele döner sermaye ek ödemesi yapılması;

38 sayılı İlamın 1. maddesiyle; … Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yürütme Kurulu kararları ile Döner Sermaye İşletme Müdürü …, Şube Müdürü … ve Bilgisayar İşletmeni …’a döner sermaye ek ödemesi yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Döner Sermaye İşletme Müdürü …] [aynı ilam maddesinde (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Döner Sermaye İşletme Müdür Vekili … ve (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Rektör Yardımcısı … ve Öğretim Üyesi …’in aşağıda kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde de tamamen aynı mahiyette olmak üzere], temyiz dilekçesinde özetle;

  1. ) 2547 sayılı Kanunun ilk hali;

c bendi … “2) Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; … ek ödeme yapılır.” Denilmekte iken;

  1. ) 666 sayılı KHK düzenlemesi ile bu madde;

c bendi … “2) Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (…) ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; … ek ödeme yapılır.” denildiğini ve “döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil” ibaresinin Kanundan kaldırıldığını

  1. ) Anayasa Mahkemesi;

666 sayılı KHK ile bu bentte yapılan düzenlemenin; 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı ile iptal edildiğini, KHK ile mali haklar üzerinde yapılan düzenlemenin Anayasanın 91 inci maddesine ve 6223 sayılı Yetki Kanununun aykırı olduğundan döner sermaye müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil ibaresi üzerinde yapılan düzenlemenin iptal edildiğini,

  1. ) Kanun Koyucu tarafından 20.08.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun Düzenlemesi;

Kanun Koyucunun Anayasa Mahkemesinin döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil ibaresi iptal kararına karşılık 20.08.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinde 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin; “Bu fıkra kapsamındaki idarelerin döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele bu fıkrada yer alan mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz.” şeklinde değiştirilerek bir düzenleme yaptığını, döner sermaye saymanlık personelinin ek ödeme almasının önünü kapatarak aynı madde içerisinde geçen “döner sermaye işletme müdürlüğü personeli hakkında ek ödeme alamaz” ibaresini kullanmayarak Anayasa Mahkemesince iptal edilen husus üzerinde Kanun Koyucunun bir düzenleme yaptığını ve bu düzenlemede döner sermaye müdürlüğü personelinin ek ödeme alamayacağı hususunu koymayarak Kanundaki boşluğu kapattığını, Üniversitenin Döner Sermaye İşletmesinin 2018 yılı denetimi sonucunda düzenlenen; Sayıştay’ın göndermiş olduğu sorguya, tarafınca verilen cevapla yukarda belirtilen kanun maddeleri ve düzenlemeler açık bir şekilde belgeler ile yazılmış iken, Sayıştay 1. Dairesince çıkan kararda; Denetçi ve savcı görüşünde, taraflarınca yapılan savunmada delil olarak sundukları tüm kanun ve yasalardan oluşan dayanakların, yerinde olmadığı ve Anayasa Mahkemesince yapılan iptal kararı üzerine Kanun Koyucu tarafından bu madde ile ilgili bir düzenleme yapılmadığından Kanunda boşluk olduğu; bu yüzden ek ödeme alınamayacağı ifade edilerek haklarında kamu zararı oluştuğu hükmü verildiğini, Kanun Koyucu tarafından 20.08.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile bu madde üzerinde yapılan düzenlemenin açık bir şekilde görüldüğünü, 2547 Sayılı Kanunun 58 inci maddesinde döner sermaye müdürlüğü personelince ek ödeme alınmaması ile ilgili tüm düzenlemeler 666 saylı KHK ile yapıldığından bu yapılan düzenlemelerin aşağıda belirtilen kanun ve yasalara aykırılık oluşturduğunu, Anayasanın 91 inci maddesinde düzenlenen KHK’lerin, işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisinin Anayasanın 148 inci maddesi ile Anayasa Mahkemesine verildiğini, yargısal denetimde KHK’nin, öncelikle yetki kanununa sonra da Anayasa’ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerektiğini, her ne kadar, Anayasanın 148 inci maddesinde KHK’lerin yetki kanunlarına uygunluğunun denetlenmesinden değil, yalnızca Anayasa’ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de; Anayasa’ya uygunluk denetiminin içerisine öncelikle KHK’nin yetki kanununa uygunluğunun denetiminin girdiğini, çünkü Anayasa’da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içerisinde KHK çıkarına yetki verilmesinin öngörüldüğünü, yetkinin dışına çıkılmasının KHK’yi Anayasa’ya aykırı duruma getireceğini, dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan alan olağanüstü hal KHK’lerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki KHK’lerin bir yetki kanununa dayanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle, KHK’ler ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı bir bağ bulunduğunu, KHK’nin yetki kanunu ile olan bağının, KHK’yi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesildiğini, KHK’nin Anayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanmasının, geçerliliğinin ön koşulu olduğunu, bir yetki kanununa dayanmadan çıkarılan veya dayandığı yetki kanunu iptal edilen KHK’lerin içeriğinin Anayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa’ya uygunluğundan söz edilemeyeceğini, KHK’lerin Anayasa’ya uygunluk denetiminin, kanunların denetiminden farklı olduğunu, Anayasanın 11inci maddesinde; “Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.” denildiğini, bu nedenle kanunların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıklarının saptandığını, KHK’lerin ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorunda olduklarını, Anayasa’da kimi konuların KHK’lerle düzenlenmesinin yasaklandığını, Anayasanın 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; “... sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.” denildiğini, bu kural gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Bakanlar Kuruluna ancak KHK’yle düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK çıkarma yetkisi verebileceğini, Anayasa’nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceği öngörülen bir konunun, Anayasanın 91 inci maddesinin birinci fıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasanın 163 üncü maddesinde olduğu gibi KHK çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçe, KHK ile düzenlenmesinin Anayasa’ya aykırılık oluşturmayacağını, Anayasanın 91 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yetki kanununda, çıkarılacak KHK’nin amacının, kapsamının, ilkelerinin, kullanma süresinin ve bu süre içinde birden fazla KHK’nin çıkarılıp çıkarılamayacağının gösterilmesi gerektiğini, buna göre bir KHK’nin Anayasa’ya uygun olduğunun kabulünün öncelikle konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden dayandığı yetki kanununa uygun olmasına bağlı olduğunu, bu bağlamda, Anayasa’nın ikinci kısmının “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünde düzenlenen haklar içinde kalan ve Anayasanın 91 inci maddesinde belirtilen KHK’yle düzenlenemeyecek yasak alan içinde bulunmayan kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun kapsamında kalması durumunda, KHK’yle düzenlenmesinde Anayasa’ya aykırı bir durumun olmayacağının açık olduğunu, 6223 sayılı Yetki Kanununun amacını düzenleyen 1 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, kapsamına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı aynı maddenin (2) numaralı fıkrasının (b) bendi ile bu bendin (7) numaralı alt bendinde ve son olarak ilkeler ve yetki süresine ilişkin hükümlerin yer aldığı 2 nci maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, kamu personelinin “atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esasları”ndan söz edildiğini, ancak mali haklara ilişkin bir ibareye yer verilmediğini, bununla birlikte, 6223 sayılı Yetki Kanunu’nda öngörüldüğü üzere;

  • Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına, yeni bakanlıklar kurulmasına,

  • Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların mevcut, birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yeniden düzenlenmesine,

  • Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarına ilişkin düzenlemeler söz konusu olduğunda, mali haklara dair düzenlemelerin de yapılmasına

İmkan sağlandığını, mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle ilgili olmayan hususlar 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun kapsamında bulunmadığından, KHK’yle doğrudan mali haklarda bir düzenleme yapılamayacağını, bir başka ifadeyle, 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun amaç, kapsam ve ilkeleri bakımından kamu personelinin mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna doğrudan bir düzenleme yapma yetkisini vermediği, ancak mali ve sosyal haklarla ilgili hükümlerin 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun amacı ve kapsamına giren konularda yapılan düzenlemelerin doğal sonucu olması durumunda mümkün olabileceği, 6223 sayılı Yetki Kanunumda öngörülen amaç, kapsam ve ilkeleriyle bağlantılı olmaksızın sırf mali konularda bir düzenleme yapılamayacağı hususlarının açık olduğunu, 666 sayılı KHK’nin ilgili maddeleri ile 2547 sayılı Kanun kapsamındaki idarelerin döner sermaye hizmetlerini yürüten personele söz konusu mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ödeme yapılmayacağı belirtilerek, anılan personelin mali haklarına ilişkin bir düzenleme yapıldığını ifade ederek yukarda belirtilen tüm kanun ve yasalar çerçevesinde 666 sayılı KHK ile döner sermaye hizmetlerini yürüten personele ek ödeme verilmemesi ile ilgili maddeler üzerinde yapılan tüm değişikliklerin geçersiz olduğu, Anayasa Mahkemesince bu kapsamda yapılan düzenlemelerin iptal edildiği ve iptaller için Kanun Koyucu tarafından 6745 Sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde belirtilen döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil hükmü hakkında bir düzenleme yaptığı, yapılan düzenlemede döner sermaye saymanlık personelinin ek ödeme alamayacağı hususu belirtilmiş iken döner sermaye işletme müdürlüğü personelinin ek ödeme almasında bir kısıtlama yapmadığından, tamamen kanun ve yasalar çerçevesinde alınmış olan döner sermaye ek ödemesi için, haklarında çıkarılan kamu zararının kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Döner Sermaye Yürütme Kurulu Kararı Üzerinde İmzası Bulunan) Döner Sermaye Yürütme Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden Genel Sekreter …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; şahsının söz konusu ödemelere teşkil eden Üniversite Yönetim Kurulu Kararına Kurul üyesi olarak imza atmış olmasından dolayı sorumlu tutulduğunu, sorgu üzerine gönderdiği savunmasında da belirttiği üzere; 2016-2017 Güz-Bahar eğitim ve öğretim döneminden itibaren Üniversite İdaresince yeni Döner Sermaye Yürütme Kurulunun oluşturulduğunu, kendisinin Genel Sekreterlik görevinin ise, Haziran 2016 tarihinden itibaren Rektörlükçe çeşitli görevlere atanması nedeniyle fiilen sonlandırıldığını (Dilekçe Eki: 1, 2), diğer yandan, 20.10.2017 tarihi itibariyle emekli olduğunu (Dilekçe Eki: 3), sorguya konu ödemelerin ise 2018 yılında yapıldığını, ödemelerin eski Yürütme Kurulu kararlarına dayanarak yapıldığını, halbuki 2016-2017 Güz-Bahar eğitim ve öğretim döneminden itibaren Üniversitece İdaresince yeni döner Sermaye Yürütme Kurulu oluşturulduğunu, bu nedenle, yeni ödeme dönemi için yeni Yürütme Kurulunun karar alması gerektiğini, aksi halde, yeni Yürütme Kurulunun karar almaması durumunda görev değişikliği veya emeklilik durumunda dahi sorumluluğun devam ettirileceğini, bu duruma bağlı olarak da, yeni Yürütme Kurulu üyelerinin sorumluğundan asla bahsedilemeyeceğini, öte yandan, yeni Yürütme Kurulu üyelerinin görevde oldukları ve yetkilerini kullanmak durumunda oldukları dönemde herhangi bir konuda karar alma inisiyatifini kullanmayacaklarını, bu durumun ise adil olmayıp hukuk devleti anlayışı ile de bağdaşmadığını, kaldı ki, yeni yürütme kurulları karar almadığı ya da karar almaktan imtina ettiği sürece, gelecek yıllar için yapılacak ödemelerden sürekli şahsının da sorumlu tutulacağını, şahsının Genel Sekreterlik görevi fiilen sonlandırıldıktan sonra yeni Yürütme Kurulunun oluşturulduğunu, 2018 yılındaki döner sermaye ödemelerine gerekçe olacak Yürütme Kurulu Kararına, üstelik 20.10.2017 tarihi itibariyle emekli olan şahsının onay vermiş olmasının düşünülemeyeceğini, üstelik kamu zararı tespitinde, herhangi bir harcamaya gerekçe olarak eski tarihli bir kararın eklenmiş olmasının yeterli görülmemesi gerektiğini, çünkü 2018 yılını mevzuatına uygun yönlendirmesi gerekenin yeni Yürütme Kurulu olduğunu, yeni Yürütme Kurulunun, döner sermaye payına ilişkin kararı yenilemesi gerektiğini ki bunu yapmadığını, bu durumda eskisi gibi ya da yeni oranlarda döner sermaye katkı payı ödenmesine karar verebileceğini, diğer yandan, yeni Yürütme Kurulunun 2018 yılında yapılacak katkı payı ödemelerini mevzuatına göre yeniden değerlendirme sorumluluğu olması gerektiğini, dolayısıyla, yeni Yürütme Kurulunun 2018 yılı için yeni bir karar almayarak hem idari bir kusur işlediğini hem de daha önceki kararı zımnen onayladığını; bu nedenle, 2018 yılı ödemelerine esas olan Yürütme Kurulu Kararından kaynaklanan sorumluluğun kendisinin görevden ayrılmamdan sonra oluşturulan Yürütme Kuruluna ait olmasının adalet ilkesi gereği olup hakkaniyete de uygun olacağını Kurulumuza iletmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Döner Sermaye Yürütme Kurulu Kararı Üzerinde İmzası Bulunan) Döner Sermaye Yürütme Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden Öğretim Üyesi …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; kararın ayrıntıları ile incelendiğinde görüleceği üzere açıkça hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, tarih ve sayısı zikredilen mezkûr kararın 7. sayfasının son paragrafında zikredildiği üzere; “… Bazı yürütme kurulu üyeleri savunmada her ne kadar görevden ayrılmaları nedeniyle sorumlu olmadıklarını ifade etseler de 2018 yılında bu kararlar dayanak gösterilerek ödeme gerçekleştirilmiştir. ” denildiğini, buradaki ifadeden hareketle “emekli” olmuş olmanın yalnız görevi bırakmış olmanın ötesinde çok açık kanuna uygun hukuki ve istisnai bir durum olduğunu, bu sebeple emekli olmuş bir kimsenin herhangi bir idari tasarruf gerçekleştirme güç ve iradesinde olmaması sebebi ile sorumlu tutulmasının açıkça hukuka-hakkaniyete aykırı olacağını, şöyle ki;

  1. Bir kamu görevlisi ve yetki kullanıcısı olarak, görev yaptığı sürede ve emekli olduğu mali yıl içindeki ödemeler için olsa bu durumun bir anlamının olmasının mümkün olduğunu, ancak emekli olduktan uzun bir süre sonra ve hiçbir hukuki sorumluluğunun olması mümkün olmayan bir zamanda var olan idarenin eksik işlemi ya da hatalı işlemi sebebi ile böyle bir ödemeden sorumlu tutulmasının açıkça hukuk ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu,

  2. 27.07.2017 tarihinde emekli olmuş olması sebebi ile emekli olmuş bir görevliden bu şekilde yanlış yapılmış bir ödemenin, geri ödettirilmesinin hakkaniyete ve adalete de uygun düşmeyeceğini, kararda zimmete hükmedilme işleminde, yapılan ödemelerin “Döner Sermaye Yürütme Kurulu”nun kararlarına göre yapılmış olduğunun belirtildiğini ve bu gerekçe ile hukuki mesned oluşturulmaya çalışıldığını, böyle bir durumda emekli olmuş bir kimseye idari görevler atfedildiğini; ödemenin yapılmış olduğu tarihten bir yıl sonra yapılmış ödemelerin emekli olmuş bir kimsenin sorumluluğunun dolayısıyla bu işlemde kusurunun olduğunun varsayıldığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira emekli olmanın hukuka uygun bir durum olduğunu, emekli olan kişinin idare üzerinde herhangi bir yaptırım gücü taşımasının mümkün olmadığını, eğer bu ödemelerde bir usulsüzlük söz konusu ise “Döner Sermaye Yürütme Kurulu”nu değiştirmeyen İdarenin kusurlu olduğunu ve usulsüzlüğü işleyenlerin sorumlu tutulmaları gerektiğini, bu karar ile açıkça kanunen yetkili olmayan ve yetkili olması mümkün olmayan “emekli” bir kimsenin mesul tutulduğunu ki bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, böyle bir ödeme ile karşı karşıya kalması halinde emekli bir kimse olarak maddi anlamda zor durumda bırakılmış olacağını, bu işlemde bir yanlışlık var ise yanlışlığın giderilmesinin Kurum olarak Üniversite tüzel kişiliğinin görevi olarak görülmesi gerektiğini,

  3. Bu karar incelendiğinde görüleceği üzere, zimmet hükmünü doğuran ödemelerin halen … Üniversitesinde çalışmakta olan görevlilere yapılmış olduğunun görüleceğini, yapılan ödemelerde haksızlık ya da yanlışlık var olduğu hükmedilen ödemelerin, ödemenin yapıldığı bu kişilere rücu ettirilerek, gerekli ödemelerin yaptırılmasının hukuka daha uygun olacağını, böyle bir “zimmet” hükmünün söz konusu ödemelerin yapılmasından bir yıl önce emekli olmuş bir kimseye ödettirilme yolunda karar çıkarılmış olmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, özellikle bu aykırılığın dikkate alınması ve meselenin Kanuna uygun hale getirilmemesi sebebiyle, bu hukuki durumu doğuranların sorumlu tutulmalarından daha tabii ne olabileceğini Kurulumuza sormak istediğini, emekli olan ya da herhangi bir başka sebeplerle ayrılan görevlilerin komisyon ve kurullardaki görevlerini sürdürmelerinin açıkça hukuki açıdan “yok” işlem hükmünde olduğunu ve böyle bir işleme sebep olanların sorumlu tutulmaları gerektiğini, sıralanan bu gerekçeler çerçevesinde yasal hakları saklı kalmak üzere; tarafına yöneltilen isnatların ortadan kaldırılarak, aleyhine verilmiş bulunan kararın kaldırılmasını Kurulumuza bildirmiştir.

Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenlerin …, …, … ve …’in) dilekçelerinde özetle; daha önceki savunmalarını da tekrar ederek;

  • 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde yapılan değişiklikler sonucunda Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personelinin döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alamayacağı, bu kapsamda 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK'nın uygulamaya geçtiği 01.01.2012 tarihinden itibaren ek ödeme dağıtımı yapılmadığı,

  • 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 58 inci maddesinin döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödeme ile ilgili olan kısmında;

“c) Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye dişletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ..." denilmekte iken, 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK'nın 1 inci maddesiyle bu bentte yer alan “(döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil)” ibaresinin yürürlükten kaldırıldığı, daha sonra 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/12/2012 tarihli ve E: 2011/139, K:2012/205 sayılı Kararı ile bu bölümün 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığından Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile oy birliğiyle iptal edildiği, söz konusu iptal kararının ardından Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personelinin Döner Sermaye gelirlerinden ek ödeme alabilecekleri,

  • Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda kanun hükmünde kararnameler ile mali haklara ilişkin bir düzenleme yapılamayacağı, bu kapsamda 2547 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (c) bendinin ikinci fıkrasında değiştirilmiş olan ibarenin direkt mali haklara ilişkin olduğu, aynı maddenin (d), (e) ve (g) bendinde yapılmış olan değişikliklerin de mali haklara müdahale kapsamında oldukları gerekçesi ile iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu diğer kararlara da bakıldığında 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesine göre Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personelince alınmakta olan ek ödemelerin kanunlara aykırı olmadığı,

(Sorumlu …’ın dilekçesinde);

  • Kendisinin 20.10.2017 tarihinde emekli olduğu, 28.07.2016 tarihinde Genel Sekreterlik görevinin sonlandırıldığı, 2018 yılı döner sermayesinin iş ve işlemlerinden emekli olmuş birinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu,

  • Sorumluluğun hukuki işlemleri yapanlara ait olması gerektiği

(Sorumlu … dilekçesinde);

  • Kendisinin 27.07.2017 tarihinde emekli olduğu, 2018 yılı döner sermayesinin iş ve işlemlerinden emekli olmuş birinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu,

  • Bu işlemin hukuku açıdan yok hükmünde olduğu,

  • Sorumluluğun hukuki işlemleri yapanlara ait olması gerektiği,

Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra (temyiz taleplerine ilişkin tüm dosyalar için konunun esası yönünden geçerli olmak üzere); 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58 inci maddesinin;

(c) fıkrasında;

“Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde;

  1. Gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine ... ek ödeme...

  2. Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele... ek ödeme yapılır. ...”,

(f) fıkrasında;

“Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır.

Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. ...

Bu fıkra kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması hâlinde alabilecekleri toplam ek ödeme tutarı, hiçbir şekilde yönetici payı dâhil ilgisine göre (c) ve (d) fıkralarında belirtilen esaslara göre hesaplanacak tutarı geçemez.” ve

(g) fıkrasında;

“Bu maddenin (c) ve (f) fıkraları kapsamında bulunanlar dışındaki 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli olarak çalışan personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi kapsamında ödeme yapılır ve bunlara bu madde uyarınca ayrıca ek ödeme yapılmaz.”

Hükümlerinin yer aldığı, aynı maddenin (i) fıkrasına göre, yapılacak ek ödemenin oranları ile bu ödemelerin esas ve usullerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkartılacak yönetmelikle belirlendiği, bu hükme dayanılarak çıkarılan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında da, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları kapsamında bulunanlar dışında 657 sayılı Kanuna tabi memurlar ile sözleşmeli personele döner sermaye ek ödemesi yapılamayacağının belirtildiği, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca, yükseköğretim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele; tıp ve diş hekimliği fakülteleri ve sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde çalışanlar ile anılan 58 inci maddenin (f) fıkrasında sayılan yönetici kadrolarında bulunanlar hariç, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılmaması gerektiği, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Yürütme Kurulunun 24.05.2016 ve 31.01.2017 tarihli toplantıları ile yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak İlamda adı geçen Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline ek ödeme yapılmasına karar verildiği (Sorumlular … ve … için geçerli olmak üzere); dilekçe sahipleri her ne kadar görevden ayrılmaları nedeniyle sorumlu olmadıklarını ifade etseler de, 2018 yılında bu kararlar dayanarak gösterilerek ödeme gerçekleştirildiği; bu nedenlerle temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Konunun Esası Yönünden İnceleme:

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58 inci maddesinin (c) fıkrasında (hesap yılında yürürlükte olan haliyle):

“Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde;

  1. Gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ödenen tazminat dahil, makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamından oluşan ek ödeme matrahının yüzde 800'ünü, araştırma görevlilerine ise yüzde 500'ünü; bu yerlerde görevli olmakla birlikte gelire katkısı olmayan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 600'ünü, araştırma görevlilerine ise yüzde 300'ünü,

  2. Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (…) ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; uzman tabipler için yüzde 600’ünü, hastaneler başmüdürü ve eczacılar için yüzde 250'sini, başhemşireler için yüzde 200'ünü, diğer öğretim elemanları ile diğer personel için yüzde 150'sini, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 200'ünü geçmeyecek şekilde aylık ek ödeme yapılır. Sözleşmeli personele yapılacak ek ödeme matrahı, sözleşmeli personelin çalıştığı birim ve bulunduğu pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel dikkate alınarak belirlenir. Emsali bulunmayan sözleşmeli personelin ek ödeme matrahı ise brüt sözleşme ücretlerinin yüzde 25'ini geçemez.(Ek cümle: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.

…”

(f) fıkrasında:

“Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. …

Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. …

…”

(g) fıkrasında:

“…

(Ek paragraf: 23/7/2010-6009/52 md.; Değişik ikinci paragraf: 11/10/2011-KHK666/5 md.) Bu maddenin (c) ve (f) fıkraları kapsamında bulunanlar dışındaki 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli olarak çalışan personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi kapsamında ödeme yapılır ve bunlara bu madde uyarınca ayrıca ek ödeme yapılmaz.”

Denilmekte olup, yapılacak ek ödemenin oranları ile bu ödemelerin esas ve usulleri; yükseköğretim kurumlarının hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin kadro ve görev unvanı, görev yeri, çalışma şartları ve süresi, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ve mesleki uygulamalar ile ilgili performansı ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından 18.02.2011 tarihli ve 27850 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

Söz konusu Yönetmeliğin “Genel İlkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde (hesap yılında yürürlükte olan haliyle):

“(1) Döner sermaye gelirlerinden öğretim elemanları ve diğer personele dağıtılacak ek ödemeler, bu Yönetmelikte belirtilen esaslara ve oranlara uygun olarak yetkili kurullara tanınan yetki çerçevesinde birimler veya alt birimler bazında yapılır.

(2) (Değişik:RG-19/9/2012-28416) Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası kapsamında bulunan birimlerde çalışan personel ile diğer birimlerde döner sermaye gelirlerinin elde edilmesine katkısı bulunan öğretim elemanları dışındaki personele bu Yönetmelik kapsamında hiçbir şekilde ek ödeme yapılamaz.

(7) Yapılacak ek ödemeye esas katkı oranlarının belirlenmesinde 5 inci maddede belirlenen; kurumsal katkı puanı (A puanı), bireysel gelir getirici faaliyet puanı (B puanı), eğitim-öğretim faaliyeti puanı (C puanı), bilimsel faaliyet puanı (D puanı) ve diğer faaliyetler puanı (E puanı) esas alınır. Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası kapsamında bulunan birimlerde söz konusu puanların tamamı kullanılır. Anılan fıkra dışındaki birimlerde ise yönetim kurullarınca, yükseköğretim kurumunun yapısı ve mali durumu göz önünde bulundurularak bir veya birden fazlasının kullanılmasına karar verilmek suretiyle belirleme yapılır.

…”

“Dağıtım esasları” başlıklı 5 inci maddesinde:

“(2) (A) Kurumsal katkı puanı; ilgili döner sermaye birim veya alt birim ortalamasının, kadro/görev unvan katsayısı ve aktif çalışılan gün katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan puanı ifade eder. Bu puanın hesaplanmasında aşağıdaki formül uygulanır.

(A) = Birim (b-ort) veya alt birim (ab-ort) ortalaması x kadro/görev unvan katsayısı x aktif çalışılan gün katsayısı.

(3) (Değişik: RG-8/10/2016-29851) (B) Bireysel gelir getirici faaliyet puanı; Kurum içinde bireysel gelir getirici faaliyetlerden dolayı alınan mesai içi (B1), mesai dışı ilave ücret alınmayan (B2) ve mesai dışı ilave ücret alınan (B3) puanlarının toplamından oluşan puandır. Her bir döner sermaye birimi için Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan “Gelir Getirici Faaliyet Cetveli”ne göre kişinin ürettiği hizmetlerden elde edilen puanlar kullanılarak hesaplanır. Bu puan aşağıdaki şekilde hesaplanır.

(B) = “Gelir Getirici Faaliyet Cetveli”ne göre alınan toplam puan.

(6) (Değişik:RG-8/7/2014-29054) (E) Diğer faaliyetler puanı; (A), (B), (C) ve (D) puanlarının hesaplanmasında dikkate alınan faaliyetler dışındaki komisyon üyelikleri, özellik arz eden riskli birimlerde çalışma ve benzeri diğer hususlar dikkate alınarak hazırlanan ve bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-2 Ek Görev Cetveli ve Ek-3 Risk Cetvelinde tanımlanan ve belirlenen yüzdelik değerlerin kişinin birim ortalaması üzerinden hesaplanan (A) puanı ile çarpılması sonucu bulunan puandır. (E) puanı; (A) puanının her bir görev için % 30’unu, toplamda ise % 50’sini geçemez. (E) puanı aşağıdaki şekilde hesaplanır.

(E) = Birim ortalaması üzerinden hesaplanan (A) Puanı x Belirlenen yüzdelik değer.

(8) Yapılacak ek ödemede, tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde (hastaneler dahil) görev yapan personele;

a) (Değişik:RG-8/10/2016-29851) Öğretim üye ve görevlileri ile uzman, uzman tabip ve uzman kadrosundaki uzman tabip ve uzman/doktoralı diş tabiplerinin bireysel net katkı puanı = A + [(B1+B2+B3) x KK1 + (C x KK2)] + D + E,

b) Araştırma görevlileri ile tabip ve diş tabiplerinin bireysel net katkı puanı =A+D+E,

c) Diğer personel bireysel net katkı puanı = A + E,

ç) Yapılacak ek ödeme miktarı= Dönem ek ödeme katsayısı x Bireysel net katkı puanı,

formülleri kullanılarak hesaplama yapılır.

(13) Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açıköğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemede, (A), (B), (C), (D) ve (E) puanlarından biri veya birden fazlası kurumun yapısı ve mali durumu göz önünde bulundurularak kullanılabilir.

…”

“Yasaklar” başlıklı 9 uncu maddesinde:

“…

(3) (Ek:RG-19/9/2012-28416) Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları kapsamında bulunanlar dışında 657 sayılı Kanuna tabi memurlar ile sözleşmeli personele Kanunun 58 inci maddesi uyarınca ek ödeme yapılmaz.

…”

“Alt Düzenlemeler” başlıklı 10 uncu maddesinde ise:

“…

(2) Kadro/görev unvan katsayısı, Ek-1 sayılı cetvelde yer alan katsayı aralıkları içerisinde kalınmak kaydıyla yönetim kurulları tarafından belirlenir. Gruplar içindeki her unvan için aralıklar dâhilinde ayrı katsayı belirlenebilir. Yönetim kurulları tarafından Listede bulunmayan görev unvanları için aynı grup içine girebilecek eşdeğer eklemeler ve puanlamalar yapılabilir.

…”

Denilerek ek ödeme hesaplama usulü belirlenmiş ve Yönetmelik eki 1 sayılı Cetvelde de hesaplamaya esas değerlerin hesabında kullanılacak olan kadro/görev unvan katsayıları gösterilmiştir.

Sorumlular tarafından, yukarıda sınırları çizilen yasal çerçeve içerisinde tüm itirazlar 2547/58-c’ye tabi tıp-diş hekimliği fakültesi/sağlık uygulama ve araştırma merkezinde çalışan/görevlendirilen 657’ye tabi personel ekseninde yapılmış olmasına ve Yönetmelik gereği bu personele sadece Yönetmelikteki (A) ve (E) puanları üzerinden ödeme yapılabilecek iken, 24.05.2016 tarihli ve 24 oturum nolu Döner Sermaye İşletmesi Yürütme Kurulu Kararından; söz konusu personele yapılan döner sermaye ek ödemelerinin, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin 9 uncu fıkrasının (b) bendindeki (2547/58-d’de de sayılan birimler olarak); “Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açıköğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan; öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemede, (A), (B), (C), (D) ve (E) puanlarından biri veya birden fazlası; diğer personele yapılacak ek ödemede ise (A), (B) ve (E) puanlarından biri veya birden fazlası kurumun yapısı ve mali durumu göz önünde bulundurularak kullanılabilir.” gereğince bu bendin Yönetmeliğin ilk yayımlandığı tarihteki haliyle Yönetmelikteki (B) puanı üzerinden yapıldığı açık bir şekilde görülmektedir.

Bu bağlamda, yapılan ödemelerin 2547/58-d’de sayılan birimlerden yapıldığı sabit olmasına rağmen; İlamda da olayın bu yönüyle ilgili hiçbir değerlendirme yapılmamış ve sadece “yükseköğretim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ile aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele; tıp ve diş hekimliği fakülteleri ve sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde çalışanlar ile anılan 58 inci maddenin (f) fıkrasında sayılan yönetici kadrolarında bulunanlar hariç, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılmaması gerektiği” gerekçesiyle “ilgililere Tıp/Diş Hekimliği Fakültesi/Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi” gelirlerinden döner sermeye ek ödemesi yapılıyormuş gibi tazmin hükmü kurulmuştur.

Diğer taraftan, Kanun Koyucu, 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları (…) kapsamında döner sermayeden ek ödeme yapılan personele, (…), söz konusu mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılmaya devam olunur ve bunlara bu maddeye göre ayrıca ek ödeme yapılmaz. (Değişik ikinci cümle: 20/8/2016-6745/76 md.) Bu fıkra kapsamındaki idarelerin döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele bu fıkrada yer alan mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz.” hükümlerine yer vermek suretiyle (dilekçede belirtilen Anayasa Mahkemesi kararlarından sonra) gelir getirici faaliyetlere katkısı olsa bile döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele katkı payı ödenemeyeceğini hükme bağlamış; (Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü dâhil) diğer birimler için böyle bir kısıtlamaya gitmemiştir.

Buradan, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline döner sermaye ek ödemesi yapılabileceği sonucu çıkmakta ise de; ilgili personelin bu Müdürlük kadrosunda çalışıyor olmaları, tek başına döner sermayeden ek ödeme almaya hak kazandıracağı anlamına gelmemektedir. 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasına göre; herhangi bir kamu görevlisine tıp-diş hekimliği fakültesi/sağlık uygulama ve araştırma merkezi döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılabilmesi için, söz konusu personelin, bu fakültede/merkezde görevli olması gerekmektedir. Bu bağlamda, döner sermayeden ek ödeme alınabilmesi için personelin yukarıda sayılan birimlerde kadrolu olması şartı aranmamış, bu birimlerde usulüne uygun olarak görevlendirilmesi sonucu çalışması yeterli görülmüştür. Dolayısıyla, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeli de (müdür dahil) diğer üniversite personeli gibi; ancak usulüne uygun olarak 2547/58-c’deki ilgili döner sermaye biriminde görevlendirildiği takdirde bu ödemeye hak kazanabilecektir.

Buna karşın, gerek yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan ödeme emri belgeleri eklerinde gerekse de sorumluların temyiz dilekçeleri eklerinde de yapılan görevlendirmelere ilişkin herhangi bir belge de bulunmamakta olup, bu durum da yapılan ödemelerin hukukiliği konusunda tereddüde sebebiyet vermektedir.

Bu itibarla, mevcut haliyle konunun esası yönünden tazmin hükmü kurulması hukuken isabetli olmayıp; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılacak incelemeye göre yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Sorumluluk Yönünden İnceleme:

Tazmin hükmünde; -(ilgili birimin) Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri ile birlikte- Döner Sermaye Yürütme Kurulunun Üniversite Yönetim Kurulunun devrettiği yetki ile toplandığı 24.05.2016 tarihli ve 24 no.lu 31.01.2017 tarihli ve 3 no.lu oturumlarda aldığı Kararlardan sonra görevin sona ermesi veya emekli olma gibi nedenlerle Kurul üyeliğinden ayrılan üyeler olmasına ve Kurulun yapısının değişmiş olmasına karşılık, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline ek ödeme yapılması ile ilgili yeni karar alınmadığından; önceki yıllarda anılan kararlarda imzası bulunan Yürütme Kurulu üyeleri sorumlu tutulmuşlardır.

Buna karşın, Üniversite yönetimince her eğitim-öğretim döneminde yeni bir Döner Sermaye Yürütme Kurulu oluşturulmuştur. Bu nedenle, yeni ödeme dönemi için yeni Yürütme Kurulunun karar alması gerekmektedir. Aksi halde, yeni Yürütme Kurulunun karar almaması durumunda görev değişikliği veya emeklilik durumunda dahi sorumluluk devam ettirilecektir. Bu duruma bağlı olarak da, yeni Yürütme Kurulu üyelerinin sorumluğundan asla bahsedilemeyecektir. Öte yandan, yeni Yürütme Kurulu üyeleri görevde oldukları ve yetkilerini kullanmak durumunda oldukları dönemde herhangi bir konuda karar alma inisiyatifini kullanmayacaklardır. Kaldı ki, yeni Yürütme Kurulları karar almadığı ya da karar almaktan imtina ettiği sürece, gelecek yıllar için yapılacak ödemelerden ilanihaye eski Yürütme Kurulu üyeleri sorumlu tutulacaktır.

Bu şekilde; ödeme yapılan tarihte Yürütme Kurulu üyesi olmayanların kamu zararından sorumlu tutulması, kararların yenilenmemesi ve sürekli olarak yıllar önce karar almış olanların sorumlu tutulup, ilgili yılda görevli olanların karar almayıp sorumluluktan kurtulması gibi hakkaniyete aykırı bir sonuç doğuracaktır. Bu nedenle bu tür ödemelere ilişkin kararların her yıl yenilenmesi, aksi takdirde bir karara dayanmadan yapılan ödemelerden Yürütme Kurulunun sorumlu tutulmaması gerekir.

Üstelik, kamu zararı tespitinde, herhangi bir harcamaya gerekçe olarak eski tarihli bir kararın eklenmiş olması yeterli görülmemelidir. Çünkü 2018 yılını mevzuatına uygun yönlendirmesi gereken yeni Yürütme Kuruludur. Yeni Yürütme Kurulu, döner sermaye ek ödemesine ilişkin kararı yenilemeliydi. Bu durumda eskisi gibi ya da yeni oranlarda döner sermaye ek ödemesi yapılmasına karar verebilirdi. Diğer yandan, yeni Yürütme Kurulunun 2018 yılında yapılacak döner sermaye ek ödemlerini mevzuatına göre yeniden değerlendirme sorumluluğu da olmalıdır.

Dolayısıyla, yeni Yürütme Kurulu 2018 yılı için yeni bir karar almayarak hem idari bir kusur işlemiş hem de daha önceki kararı zımnen onaylamıştır. Bu nedenle, 2018 yılı ödemelerine esas olan Yürütme Kurulu kararından kaynaklanan sorumluluğun görevden ayrılmalardan sonra oluşturulan ve ödemelerin yapıldığı tarihte görevde olan Yürütme Kuruluna ait olması adalet ilkesi gereği olup, hakkaniyete de uygun olandır.

Bu itibarla, mevcut haliyle kurulan sorumluluk tevcihi hukuken isabetli olmayıp; tazmin hükmünün sorumluluk yönüyle yeniden değerlendirilmesini icap ettirmektedir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, temyiz talebinde bulunan sorumluların iddialarının kısmen kabul edilerek 38 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün BOZULMASINA ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda konunun esası ve sorumluluk yönlerinden yapılacak yeniden değerlendirme sonucuna göre yeni hüküm tesisi için ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (…. Daire Başkanı … ile Üye …’un aşağıda yazılı farklı bozma görüşleriyle), (Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı …, …. Daire Başkanı … ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

14.12.2022 tarihinde karar verildi.

Farklı bozma görüşü/gerekçesi

…. Daire Başkanı …:

Konunun esası yönünden tazmin hükmü yerinde olmakla birlikte, sadece sorumluluk yönünden Kararımızda yapılan açıklamalar doğrultusunda tazmin hükmünün bozulması gerekir.

Üye …:

Tazmin hükmünün bozulmasına yönelik çoğunluk görüşüne iştirak etmekle birlikte, farklı bozma gerekçelerim aşağıda belirttiğim gibidir:

Esas Yönünden (Mevzuat Gerekçesi)

05.07.1983 tarihli ve 18098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga “2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik”’te tanımlama yapılmamış olmakla birlikte, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 3 üncü maddesinde, döner sermaye biriminin; döner sermaye işletmesi müdürlüğü ve işletmeye bağlı olarak faaliyet gösteren her bir iktisadi işletmeyi, ifade ettiği belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinde; döner sermaye işletme müdürünün, yükseköğretim kurumu üst yöneticisi tarafından yükseköğretim kurumu personeli arasından atanacağı ifade edildikten sonra, işletmenin idari, malî ve teknik işlerinin ilgili mevzuat hükümleri, çalışma programları, bütçe esasları ve işletmecilik ilkelerine uygun biçimde yürütülmesi; işletmenin çalışma programlarının ve bütçe tasarılarının zamanında hazırlanmasının sağlanması; canlı ve cansız demirbaşları ile malzemelerin iyi bir şekilde kullanılmasını, saklanmasını, korunmasını sağlamak için gerekli tedbirlerin alınması; ambar ve taşınır mal işlerinin usulüne göre yürütülmesinin sağlanması ve gerekli denetimin yapılması işletme müdürünün görevleri arasında sayılmıştır.

Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde ise; döner sermaye işletmesinin muhasebe hizmetlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan saymanlıklarca yürütüleceği belirtilmiştir.

Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere, işletme müdürlüğü personelinin döner sermaye biriminin dışında tutulması ve ayrı bir idari birimin görevlileri gibi tanımlanması mümkün değildir. Dolayısıyla işletme müdürlüğünün ve personelinin her bir döner sermaye biriminin yasal bir tamamlayıcı unsuru/parçası olduğunun kabulü hem uygulamaya hem de mevzuata uygun olacaktır. Bu anlamda, döner sermaye işletmesinin üst yöneticisi ve harcama yetkilisi olan rektör tarafından işletme müdürü olarak atanan personel ile işletme müdürlüğüne memur olarak atanan diğer personelin ayrıca sağlık uygulama kısımlarında tekraren görevlendirilmeye gerek olmaksızın döner sermaye biriminin görevlileri olduğu açıktır. İşletme müdürü dahil işletme müdürlüğü personelinin döner sermayeden ek ödeme alabilmesi için ayrıca sağlık uygulama kısımlarında görevlendirilmesi gerektiğinin ifade edilmesi, ilgili mevzuatın zorunlu gördüğü bir durum olmadığı gibi gerekli bir şart da değildir.

2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi (c) fıkrasının ilk halindeki; “2) Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele … ek ödeme yapılır.” hükmünde yer alan “döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil” ibaresi 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış, aynı zamanda Kanunun 58 inci maddesinin (g) fıkrasına değişik ikinci paragraf ilave edilmiş olup, bu paragrafta; “Bu maddenin (c) ve (f) fıkraları kapsamında bulunanlar dışındaki 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli olarak çalışan personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi kapsamında ödeme yapılır ve bunlara bu madde uyarınca ayrıca ek ödeme yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.

Ancak, 666 sayılı KHK’nin aynı tarihli düzenlemesiyle 375 sayılı KHK’ye eklenen ek 9 uncu maddede ise; “Birinci fıkra kapsamına giren personelden; 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları ve 14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamında döner sermayeden ek ödeme yapılan personele, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Kanunun ek 17 nci maddesinin (c) fıkrası uyarınca sağlık hizmetleri tazminatı ödenen personele, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi, 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödeme yapılan personele, söz konusu mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılmaya devam olunur ve bunlara bu maddeye göre ayrıca ek ödeme yapılmaz. Bu fıkra kapsamında yer alan idarelerin döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele söz konusu mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ödeme yapılmaz.” hükümleri yer almaktaydı.

Sayıştay 2. Dairesinin başvurusu üzerine maddenin; “Bu fıkra kapsamında yer alan idarelerin döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele söz konusu mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ödeme yapılmaz.” şeklindeki ikinci cümlesi Anayasa Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve E:2016/28, K:2016/25 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 28.04.2016 tarihli ve 29697 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal kararı üzerine ikinci cümle ilk haline benzer şekilde 20.08.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun ile “değişik ikinci cümle” olarak aynı yere işlenmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar “döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olsa da, 375 sayılı KHK’nin ek 9 uncu maddesindeki son haliyle; “Bu fıkra kapsamındaki idarelerin döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele bu fıkrada yer alan mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz.” cümlesinden hareketle, döner sermaye ek ödemelerinin kapsamından döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personelin çıkarılmış olduğunu, zira Kanun Koyucunun söz konusu cümleyi işletme müdürlüğü personelini içerecek şekilde oluşturmadığını ya da “döner sermaye hizmetlerini yürüten personel” şeklinde daha kapsamlı bir cümleyi tercih etmediğini ve bu tercihin bilinçli yapıldığını kabul etmek gerekmektedir. Zira, Kanun Koyucu genel olarak “döner sermaye hizmetlerini yürüten” değil, daha dar kapsamlı “döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personel” ifadesini kullanmıştır. Bu durumda, Kanunun 58 inci maddesi (g) fıkrasının değişik ikinci paragrafındaki sınırlamanın da, işletmenin (c) fıkrası kapsamında dağıtılacak döner sermaye gelirlerinin olması durumunda işletme müdürlüğü personelini kapsamadığını kabul etmek Kanun Koyucunun iradesine uygun düşecektir.

Mevzuatın düzenlemesine göre, döner sermaye biriminin ayrılmaz bir unsuru olan işletme müdürlüğünün personelinin 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki 657 sayılı Kanun’a tabi personel olarak kabul edilmesi Kanun Koyucunun amacına uygun olacaktır. Bu anlamda, üniversitenin sağlık uygulama birimleri bulunması durumunda işletme müdürlüğü personelinin döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alması hususunda tereddüt olmamalıdır.

Diğer yandan, … Üniversitesinde döner sermaye ek ödemelerinin yapıldığı 2018 yılında faaliyet gösteren sağlık uygulama birimlerinin olmadığı, söz konusu ödemelerin ise Ziraat Fakültesi döner sermaye birimi gelirlerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.

2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (d) fıkrasında; “Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemeler hakkında da (c) fıkrası hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Kanun’daki bu düzenlemeden; ziraat fakültesinin döner sermaye gelirlerinden sadece döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına ek ödeme yapılabileceği, 657 sayılı Kanun’a tabi personele herhangi bir ödeme yapılamayacağı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2018 yılında Üniversitenin sağlık uygulama birimleri bulunsaydı bu birimlerin döner sermaye gelirlerinden İşletme Müdürlüğü personeline ek ödeme yapılabilecekken, mevcut durumda diğer birimlerin gelirlerinden ek ödeme yapılamayacaktır. Ancak, mevcut durumda; 375 sayılı KHK’nin ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları kapsamında ek ödeme yapılanlara ayrıca ek ödeme yapılamayacağı ifade edildiğinden; … Üniversitesinde (c) fıkrası kapsamında ödeme yapılamayan İşletme Müdürlüğü personeline 375 sayılı KHK kapsamında ek ödeme yapılabilecektir.

Bu itibarla, … Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline Ziraat Fakültesi döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılması mümkün olmayıp; Daire İlamında tazminine hükmedilen kamu zararının kanuni gerekçesi, “döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil” ibaresinin yürürlükten kaldırılmış olması değil, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (d) fıkrası olmalıdır.

Esas Yönünden (Kamu Zararının Gerçek Tutarının Hesaplanması)

5018 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, kamu kaynaklarının; borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri ifade ettiği; aynı Kanunun 71 inci maddesinde ise, kamu zararının; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasından doğan zarar olduğu ifade edilmiştir.

Mezkûr Kanun uyarınca çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te de benzer düzenlemeler yer almaktadır.

… Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü’nün 2018 yılı mali işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen sorguda, İşletme Müdürlüğü personeline 375 saylı KHK’nin ek 9 uncu maddesi uyarınca ek ödeme yapılması gerekirken 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesine göre döner sermaye ek ödemesi yapılmış olması nedeniyle kamu zararı oluştuğu ifade edilmiş ve bu doğrultuda düzenlenen yargılamaya esas rapor 1. Dairede yargılanmıştır. Yargılama neticesinde düzenlenen İlamda da hüküm belirtilen minvalde kurulmuştur.

Ancak, ne sorgu ve yargılamaya esas raporda ne de İlamda İşletme Müdürlüğüne döner sermaye ek ödemesi dışında 375 sayılı KHK’ye göre ayrıca ek ödeme yapılıp yapılmadığına dair bilgi yer almamaktadır. Halbuki kamu zararı tespiti yapılırken 375 sayılı KHK kapsamında da ödeme yapılıp yapılmadığının dikkate alınması kamu kaynağında ortaya çıkan gerçek azalmanın hesaplanmasında önem arz etmektedir. Zira, söz konusu personele 375 sayılı KHK kapsamında ek ödeme yapılmış olması durumunda, döner sermaye ek ödemesi olarak yapılan ödemelerin tamamının kamu kaynağında azalmaya neden olması nedeniyle kamu zararı olarak kabul edilmesi gerekirken; 375 sayılı KHK’ye göre herhangi bir ek ödeme yapılmamış olması durumunda ise döner sermaye ek ödemesi olarak yapılan ödemeden KHK’ye göre ödenmesi gereken tutarın mahsup edilerek kamu zararının hesaplanması, hem mevzuata hem de kamu kaynağında oluşan gerçek azalışın hakkaniyetli tespitine uygun olacaktır.

Bu itibarla, 2018 yılında İşletme Müdürlüğü personeline 375 sayılı KHK’ye göre ek ödeme yapılmamış ise, kamu zararı hesaplamasında bu durumun da dikkate alınması hakkaniyet ilkesine de uygun olacaktır.

Sorumluluk Yönünden (Kurul Üyeleri)

Üniversite Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Yürütme Kurulunun, Üniversite Yönetim Kurulunun devrettiği yetki ile toplandığı 24.05.2016 tarihli ve 24 no.lu oturumda Döner Sermaye İşletme Müdürü …’a ve Şube Müdür Vekili …’a; 31.01.2017 tarihli ve 3 no.lu oturumda da Bilgisayar İşletmeni …’a döner sermaye ek ödemesi yapılmasına karar verildiği; daha sonra Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline ek ödeme yapılmasına ilişkin Yürütme Kurulunca yeni bir karar alınmadığı; 2016-2017 Güz-Bahar eğitim ve öğretim döneminden itibaren ise Üniversite idaresince yeni Döner Sermaye Yürütme Kurulu oluşturulduğu anlaşılmakta olup, 2016 ve 2017 yıllarında emekli olan Kurul üyelerinin İdareyle herhangi bir hukuki bağları da kalmamıştır.

2016-2017 Güz-Bahar eğitim ve öğretim döneminden sonra, Döner Sermaye İşletmesinin Yürütme Kurulu, yenilenen kuruldur. Eski Kurul kararları, mevzuatına uygun olarak ilgili Yürütme Kurulu tarafından aynen kabul edilebilir ya da değiştirilebilir nitelikte olan idari işlemlerdir. Dolayısıyla, yeni Kurulun, göreve başladıktan sonra kamu görevlisi sorumluluğu gereği bahsi geçen Kurul kararlarıyla ilgili iradesini açıkça göstermesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesindeki; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmünün zorunlu bir sonucu olarak yeni Kurul tarafından harcama gerekçesi olan eski Kurul kararları konusunda irade beyan edilmesi gereklidir. Kurul kararlarının her yıl için yenilenmesi idarenin iç kontrol süreci için de gerekli olan bir uygulamadır.

Eski Kurul kararlarının kaldırılması, değiştirilmesi ya da aynen devamı hususlarında irade beyan edilmemesi durumunda, söz konusu eski Kurul kararlarının yeni yürütme kurulu tarafından sahiplenildiğine hükmetmek hukuki anlamda isabetli olacaktır. Zira, eski Kurul kararları değiştirilmese de, yeni Yürütme Kurulunun hüküm ve tasarrufunda uygulanacaktır. Dolayısıyla, bahsi geçen ve döner sermaye ek ödenmesine dayanak olan Yürütme Kurulu kararlarından doğacak sorumluluk yeni Yürütme Kuruluna ait olmalıdır.

Daire İlamında, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline ek ödeme yapılmasından önceki yıllarda anılan kararlarda imzası bulunan Yürütme Kurulu üyeleri sorumlu tutulmuştur. Ancak, ödeme yapılan tarihte Yürütme Kurulu üyesi olmayanların kamu zararından sorumlu tutulması; kararların yenilenmemesi ve sürekli olarak yıllar önce karar almış olanların sorumlu tutulup, ilgili yılda görevli olanların karar almayıp sorumluluktan kurtulması gibi hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurmaktadır. Bu nedenle bu tür ödemelere ilişkin kararların ödemelere hukuki meşruiyet kazandırılması, sorumluluk üstlenilmesi ve sorumluluk tespiti için her yıl yenilenmesi; aksi takdirde yeni Yürütme Kurulu tarafından alınmış bir karara dayanmadan yapılan ödemelerden eski Yürütme Kurulunun sorumlu tutulmaması gerekmektedir.

Bu itibarla, 2018 yılında yapılan döner sermaye ek ödemelerinden 2016-2017 Güz-Bahar eğitim ve öğretim döneminden sonra göreve başlayan yeni Yürütme Kurulu üyelerinin sorumlu tutulmaları gerekmektedir.

Sorumluluk Yönünden (Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi)

5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, harcama yetkililerinin; harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu oldukları; Kanunun 33 üncü maddesinde ise, gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.

Diğer yandan, aynı Kanunun 31 inci maddesinde; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmüne yer verilmiştir.

5018 sayılı Kanun’a istinaden çıkarılan İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esasların “Ön malî kontrolün kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde ise; ön malî kontrol görevinin, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirileceği; ön malî kontrolün, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluştuğu; gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemlerin, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edileceği; malî karar ve işlemlerin harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edileceği belirtilmiş, ancak; gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemlerin mevzuata aykırı görülmesi durumunda harcama birimince hangi yasal sürecin izleneceği ya da harcama biriminin mali karar ve işlemlerin sahibi olan makam ya da kurullar karşısındaki hukuki durumu hakkında düzenleme yapılmamıştır.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde kamu zararı tanımlaması yapılmış ve “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden biri olarak düzenlenmiştir.

6085 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, kamu zararının; Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilen kamu zararını ifade ettiği belirtilirken 7 nci maddesinde; “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinde anlaşılacağı üzere, Sayıştay yargısında sadece harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin değil; kasıt, kusur veya ihmalden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olan her unvandaki (kurul üyeleri dahil) kamu görevlisinin kamu zararı sorumluluğu tespit edilmektedir. Bu durumda bir kamu görevlisinin kamu zararı sorumluluğuna hükmedebilmek için;

  • Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.

  • Ortada bir kamu zararı olmalıdır.

  • Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.

  1. Dairenin İlamı ile tazmine hükmedilen kamu zararı, … Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yürütme Kurulu Kararından kaynaklanmaktadır. Döner sermaye ek ödemesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Yürütme Kurulu’nun Kararına istinaden yapılmıştır. Kurul Kararının yasal düzenlemeye aykırı düzenlemeler içerdiği Sayıştay denetimi ve yargılaması sonucunda tespit edilmiştir.

Söz konusu ödemeler herhangi bir kurul kararı olmaksızın doğrudan Harcama Yetkilisi’nin ve Gerçekleştirme Görevlisi’nin imzası ile yapılmadığından; bu ödemelerden kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulabilmeleri için, ödemelerin dayanağı/gerekçesi olan ve mevzuat karşısında kusurlu olduğu Sayıştay yargısı ile tespit edilen kurul kararı ile söz konusu kamu görevlilerinin illiyet bağının hukuki olarak izah edilebilir olması gerekmektedir. Söz konusu ödemede mevzuata aykırılık, Harcama Yetkilisi’nin ve Gerçekleştirme Görevlisi’nin bizzat kendilerinin imzalarından ya da yaptıkları işlemden kaynaklanan değil; Kurul Kararından kaynaklanan aykırılıktır.

Harcama biriminin; harcamaya dayanak ve gerekçe olan kurul kararının mevzuata aykırılığı denetimini nasıl yapacakları, kurul kararlarının mevzuata aykırılık denetimini yapma ve aykırılık halinde işlem yapmaktan kaçınma hak ve yetkilerinin olup olmadığı, aykırılık halini nasıl raporlayacakları, idarenin işleyişi içinde böyle bir aykırılık denetimi usulünün hukuken yerinde olup olmadığı hususlarında yol gösterici kuralları içeren mevzuat düzenlemesi olmadığı gibi genel kurallar vazeden istikrarlı yargı kararları da mevcut değildir. Bu durumda, yargı denetimiyle mevzuata aykırılığı tespit edilen ya da mevzuata uygunluğuna bile karar verilebilecek olan kurul kararları için, yargı denetimi öncesinde harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinden bu kararlara karşı “hukuki meşruiyeti düzenlenmemiş direnme/kaçınma” beklenilmesi, yasal bir kural ve görev olmadığı gibi hakkaniyet ilkesine de uygun değildir.

Her ne kadar Anayasanın 137 nci maddesinde; “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.” hükümleri ile benzer şekilde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 11 nci maddesinde; “Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde israr eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.” hükümleri yer alsa da; söz konusu kuralların yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan kamu harcamalarında uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanabilecek ise hangi usulde uygulanacağı ya da yönetim krizine neden olunmadan nasıl uygulanacağı hususları düzenlenmiş değildir.

Bu durumda; kamu harcamasının gerekçesi/dayanağı/talimatı olan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararları üzerinde harcama biriminin mevzuata uygunluk denetimi yapabilmesinin usul ve esaslarına yönelik yasal düzenleme olmaksızın, söz konusu kurul kararlarında harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin inisiyatif kullanmalarının beklenilmesi yasal düzenlemeyle uyarlı olmayacaktır.

Bu itibarla, harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin kurul kararının oluşmasına katkıları olmadığı sürece, kurul kararından kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerekmektedir. Aksi durumda, kurul kararlarının sonuçlarından harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlu tutulmaları hakkaniyet ilkesine uygun olmayan bir külfet yüklenmelerine neden olacaktır. Dolayısıyla, kamu zararına neden olduğu ifade edilen döner sermaye ek ödemelerinden, Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sadece ödeme emri belgesine imza atmış olmaları nedeniyle sorumlu tutulmaları ilgili mevzuat açısından isabetli olmayacaktır.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı …, …. Daire Başkanı … ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye … ve Üye …:

Konunun esası yönünden;

Sorumlularca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (c) bendinde yer alan “(döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil)” ibaresinin 666 sayılı KHK’nın 1 inci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, daha sonra Anayasa Mahkemesinin 27/12/2012 tarihli ve Esas: 2011/139 Karar: 2012/205 sayılı kararı ile yapılan bu değişikliğin 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığından Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiği, bu iptal kararı ile döner sermaye işletme müdürlüğü personeline döner sermaye ek ödemesi yapılmasının önünün açıldığı belirtilmektedir.

2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasında yer alan “(döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil)” ibaresini yürürlükten kaldıran 666 sayılı KHK’nın ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra Kanun Koyucu tarafından bu konuda yeni bir düzenleme yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının 666 sayılı KHK ile değişmeden önceki haline dönmüş olduğundan bahsetmek mümkün olmadığından ve bu konuda yeni bir düzenleme de yapılmadığından, döner sermaye işletme müdürlüğü personeli, döner sermaye ek ödemesi yapılabilecek 657 sayılı Kanuna tabi personel kapsamında değildir.

Buna karşın, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasına göre; herhangi bir kamu görevlisine tıp-diş hekimliği fakültesi/sağlık uygulama ve araştırma merkezi döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılabilmesi için, söz konusu personelin, bu fakültede/merkezde görevli olması gerekmektedir. Bu bağlamda, döner sermayeden ek ödeme alınabilmesi için personelin yukarıda sayılan birimlerde kadrolu olması şartı aranmamış, bu birimlerde usulüne uygun olarak görevlendirilmesi sonucu çalışması yeterli görülmüştür. Dolayısıyla, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeli de (müdür dahil) diğer üniversite personeli gibi; ancak usulüne uygun olarak 2547/58-c’deki ilgili döner sermaye biriminde görevlendirildiği takdirde bu ödemeye hak kazanabilecektir.

Usule uygun görevlendirmenin dayanağı olan 2547 sayılı Kanunun rektörün görevlerini düzenleyen 13 üncü maddesinin (b) fıkrasının 4 üncü bendinde rektörlere verilen “gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler verme yetkisi” çerçevesinde görevlendirilecek olan personelin görev yerinin değişmesi ve bu kişilere, rektör tarafından asli görev yerlerinin dışında ve asli görevlerinden tamamen farklı yeni görevler verilmesi gerekmektedir. Buna karşın, kamu zararına konu edilen personelin görev yerleri değişmediği gibi; kendilerine asli görevlerinden farklı herhangi bir görev de verilmemiştir.

Döner Sermaye İşletme Müdürü ve personeli olarak görev yapan söz konusu personel, ödeme emri belgeleri eki Yürütme Kurulu Kararlarından görüleceği üzere döner sermaye ek ödemesine hak kazandıran bireysel faaliyet unsurları olarak; mesai içi ve mesai dışı denetim, yönetim ve idari destek faaliyetleri karşılığında Yönetmelikteki (B) puanı esas alınarak ek ödeme almışlardır. Ancak sözü edilen bu faaliyetler, esasen 2547/58 inci maddenin (f) fıkrasında adı geçen yönetici personel için geçerli olup, bu fıkrada sayılan personele bu faaliyetler karşılığı döner sermayeden ek ödeme yapılabilecektir.

Öte yandan, yukarıda yer alan Yönetmeliğin “Dağıtım esasları” başlıklı 5 inci maddesinde, yükseköğretim kurumlarında döner sermaye ek ödemesi dağıtımının puanlama sistemine göre yapılacağının belirtildiği, dağıtım puanlarının da (A), (B), (C), (D) ve (E) olarak kategorilere ayrıldığı görülmektedir. Bu puanlardan temyize konu ihtilafın temelini oluşturduğu anlaşılan (Yönetmelik gereği tıp-diş hekimliği fakültesi/sağlık uygulama ve araştırma merkezinde çalışan/görevlendirilen idari personelin puan hesaplamalarına dâhil edilebilecek olan) (A) ve (E) puanlarının tanımına bakılacak olursa;

(A) Kurumsal katkı puanı; ilgili döner sermaye birim veya alt birim ortalamasının, Yönetmelik ekindeki cetvelde yer alan kadro/görev unvan katsayısı ve aktif çalışılan gün katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan puanı ifade etmekte olup, bu puanın hesaplanmasında; (A) = Birim (b-ort) veya alt birim (ab-ort) ortalaması x kadro/görev unvan katsayısı x aktif çalışılan gün katsayısı formülü uygulanmaktadır.

(E) Diğer faaliyetler puanı ise; (A), (B), (C) ve (D) puanlarının hesaplanmasında dikkate alınan faaliyetler dışındaki komisyon üyelikleri, özellik arz eden riskli birimlerde çalışma ve benzeri diğer hususlar dikkate alınarak, yönetim kurulları tarafından tanımlanan ve belirlenen yüzdelik değerlerin kişinin (A) puanı ile çarpılması sonucu bulunan puanı ifade etmektedir:

(E) = Kişinin (A) Puanı x Belirlenen yüzdelik değer.

Bu tanımlamalar karşısında, (A) puanının, kadro/görev unvanına göre ortalamadan verilen bir puan olması ve (E) puanının (A) puanı üzerinden hesaplanması hasebiyle, Yönetmelik eki (ya da üniversite yönetim kurulunca yeniden belirlenen) Kadro/Görev Unvan Katsayı Cetvelinde yer almayan bir kadroya, döner sermaye ek ödemesi yapılamayacağı anlaşılmakta olup, işte tam bu noktadan hareketle 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi gereğince; bilfiil ilgili döner sermaye biriminde ve o kadrolarda çalışmış olmak şartıyla, söz konusu kadrolara yapılan görevlendirmeler (örneğin, rektör tarafından herhangi bir idari personelin ilgili döner sermaye biriminde usulüne uygun olarak hastane müdürü, işletme müdürü, memur vb. olarak görevlendirilmesi) karşılığında bu puanlar üzerinden döner sermaye ek ödemesi yapılabilecektir.

Sorumlular tarafından, tüm itirazlar 2547/58-c’ye tabi tıp-diş hekimliği fakültesi/sağlık uygulama ve araştırma merkezinde çalışan/görevlendirilen 657’ye tabi personel ekseninde yapılmış olmasına ve Yönetmelik gereği bu personele sadece Yönetmelikteki (A) ve (E) puanları üzerinden ödeme yapılabilecek olmasına rağmen, 24.05.2016 tarihli ve 24 oturum nolu Döner Sermaye İşletmesi Yürütme Kurulu Kararından; söz konusu personele yapılan döner sermaye ek ödemesinin, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin 9 uncu fıkrasının (b) bendindeki; “Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açıköğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan; öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemede, (A), (B), (C), (D) ve (E) puanlarından biri veya birden fazlası; diğer personele yapılacak ek ödemede ise (A), (B) ve (E) puanlarından biri veya birden fazlası kurumun yapısı ve mali durumu göz önünde bulundurularak kullanılabilir.” gereğince bu bendin Yönetmeliğin ilk yayımlandığı tarihteki haliyle Yönetmelikteki (B) puanı üzerinden yapıldığı açık bir şekilde görülmektedir.

Ancak söz konusu bent, Yönetmeliğin diğer maddeleriyle uyumlu hale gelecek şekilde yürürlükten kaldırılmış ve bunun yerine sayılan döner sermaye birimlerinde [(B) puanının tanımından da hareketle] sadece öğretim elemanlarına ek ödeme yapılabilmesi imkânı tanınmıştır. Kaldı ki, ek ödeme alan Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeli söz konusu birimlerde ne usule uygun bir biçimde görevlendirilmişlerdir ne de (görevlendirildikleri kabul edilse bile öğretim elemanı olmamaları hasebiyle) yaptıkları denetim, yönetim ve idari destek faaliyetleri mer’i Yönetmelik hükümleri gereğince (B) puanı üzerinden ek ödemeye hak kazandırmaktadır.

Bu itibarla, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasında sayılan birimlerde (fiilen) görevli olmayan personele döner sermayeden asli görevleri bağlamında (ve genel olarak yöneticilik faaliyetleri ile ilgili) ek ödeme yapılmış olması, yukarıya alınan 2547 sayılı Kanun ile döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemenin usul ve esaslarını belirleyen Yönetmeliğin ilgili maddeleri ile bağdaşmamaktadır.

Sorumluluk Yönünden;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 32 nci maddesinde:

“Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

Aynı Kanunun 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. …

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar. …”

Hükümleri yer almaktadır.

Sayıştayca yapılan incelemeler sonucunda kamu zararı tespit edildiğinde ve kamu kaynağının verimli, etkin ve ekonomik kullanılmadığı saptandığında, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususundaki tereddütleri gidermeye yönelik 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 karar sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında da; harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına; asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine karar verilmiştir.

Ayrıca, 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrası kanunun verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisi ve bu yetkiden doğan sorumluluğun, kurul, komite veya komisyona ait olacağını düzenlenmektedir.

Yukarıda sözü edilen Sayıştay Genel Kurul Kararının “SORUMLULAR” başlıklı 3 üncü Bölümünün "Harcama Yetkilileri" başlıklı 3 üncü maddesinin "Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu" başlıklı (b) fıkrasında da:

“Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31 'inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda;

  • Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,

  • Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,

  • Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme seklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına”

Şeklinde karar verilmiştir.

Yine aynı Kararın “Gerçekleştirme Görevlileri” başlıklı 4 üncü maddesinin “Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk” başlıklı (c) fıkrasında da:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir.

Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,”

Denilerek kurul, komisyon veya benzeri bir organca düzenlenen gerçekleştirme belgelerindeki sorumluluk durumu açıklığa kavuşturulmuştur.

Öte yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58’inci Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esas ve Usullere İlişkin Yönetmeliğin “Yönetim” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Döner sermaye işletmesinin yönetim kurulu, üniversite yönetim kuruludur. İta amiri Rektördür. Rektör bu yetkisini uygun gördüğü ölçüde yardımcılarına, dekanlara veya enstitü, yüksekokul ve araştırma ve uygulama merkezi müdürlerine devredebilir.

Üniversite Yönetim Kurulu, yetkilerini uygun gördüğü ölçüde, kuracakları yürütme kuruluna devredebilir. Yürütme kurulu, Üniversite Yönetim Kurulunca seçilecek bir rektör yardımcısı, üç öğretim elemanı (dekan ve yüksekokul müdürü de olabilir) ve bir sayman olmak üzere beş kişiden oluşur.

…”

hükmü yer almaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Yürütme Kurulunun, Üniversite Yönetim Kurulunun devrettiği yetki ile toplandığı 24.05.2016 tarihli ve 24 no.lu oturumda Döner Sermaye İşletme Müdürü …’a ve Şube Müdür Vekili …’a; 31.01.2017 tarihli ve 3 no.lu oturumda da Bilgisayar İşletmeni …’a döner sermaye ek ödemesi yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Daha sonra Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline ek ödeme yapılmasına ilişkin Yürütme Kurulunca yeni bir karar alınmadığından 2018 yılında da söz konusu kararlar uyarınca ödeme yapılmaya devam edilmiştir. Bu nedenle anılan kararlarda imzası bulunan Yürütme Kurulu Üyelerinin sorumlulukları 2018 yılında yapılan ödemelerde de devam etmektedir.

-5018 sayılı Kanun’un yukarıdaki hükümleri karşısında Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlulukları konusunda tereddüt olmamakla beraber- Bu anlamda, bazı sorumlularca ödemenin yapıldığı tarihte Yürütme Kurulu üyesi olmadıklarından bahisle sorumlu tutulamayacakları iddia edilmekte ise de; kamu zararına oluşturduğuna hükmedilen harcamaya öncelikli olarak İlamda zikredilen söz konusu Döner Sermaye Yürütme Kurulu Kararları vasıtasıyla sebebiyet verildiği dikkate alınacak olursa; bu Kararları alan Kurul üyelerinin de sorumluluğa dâhil edilmesi, -yukarıda detayları belirtilen- hem üniversitelerin teşkilat mevzuatına hem de Sayıştay yargılamalarının benimsediği sorumluluk mevzuatına aykırılık teşkil etmemektedir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, Döner Sermaye İşletme Müdürü ve bazı Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline döner sermayeden mevzuata uygun olmayan şekilde ek ödeme yapılması, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verdiğinden; sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının gerek konunun esası gerekse de sorumluluk yönlerinden reddedilerek tazmin hükmünün tasdiki gerekir.

Üye …:

İlamda Kararımızda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca, yükseköğretim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele; tıp ve diş hekimliği fakülteleri ve sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde çalışanlar ile anılan 58 inci maddenin (f) fıkrasında sayılan yönetici kadrolarında bulunanlar hariç, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılmaması gerektiği ifade edilmişse de; Kanun Koyucu, 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları (…) kapsamında döner sermayeden ek ödeme yapılan personele, (…), söz konusu mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılmaya devam olunur ve bunlara bu maddeye göre ayrıca ek ödeme yapılmaz. (Değişik ikinci cümle: 20/8/2016-6745/76 md.) Bu fıkra kapsamındaki idarelerin döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele bu fıkrada yer alan mevzuat uyarınca döner sermaye gelirlerinden herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz.” hükümlerine yer vermek suretiyle (dilekçede belirtilen Anayasa Mahkemesi kararlarından sonra) gelir getirici faaliyetlere katkısı olsa bile döner sermaye saymanlık hizmetlerini yürüten personele katkı payı ödenemeyeceğini hükme bağlamış; (Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü dâhil) diğer birimler için böyle bir kısıtlamaya gitmemiştir.

Buradan, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü personeline döner sermaye ek ödemesi yapılabileceği sonucu çıkmakta olup, tazmin hükmünün, İlamda sadece 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrası bağlamında tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde elde edilen gelirlerden yapılabilecek döner sermaye ek ödemeleri üzerinden ele alındığı dikkate alındığında; bu haliyle tazmin hükmü ile sorumlular arasında kasıt, kusur ve ihmal yönleriyle illiyet bağı kurulamayacağından kaldırılması gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim