Sayıştay 1. Dairesi 45481 Kararı - Özel İdareler İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

45481

Karar Tarihi

2 Mart 2022

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 1

  • Dosya No: 45481

  • Tutanak No: 51156

  • Tutanak Tarihi: 02.03.2022

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Gecikme Cezası

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

176 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle; … Ortak Girişiminin yükleniminde gerçekleştirilen ... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşinde, sözleşme ve süre uzatım kararıyla toplam 360 gün olarak belirlenen iş süresine, sözleşmeye aykırı olarak, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin de ilave edilmesi sonucu iş bitim tarihinin hatalı olarak belirlenmesi ve gecikme cezasının kesilmemesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Söz konusu hüküm 16.12.2020 tarih ve 48546 (32602 İlam) Tutanak sayılı [Temyize başvuran diğer sorumlular için aynı tarih ve 48549 Tutanak (32605 İlam) sayılı, 48548 Tutanak (32604 İlam) sayılı, 48547 Tutanak (32603 İlam) sayılı] Temyiz Kurulu Kararı ile TASDİK edilmiştir.

Bu kez sorumluların karar düzeltilmesi talebi üzerine karar düzeltilmesi dilekçelerinde yer alan itirazlar çerçevesinde yapılan incelemede;

176 sayılı İlamın 1’inci maddesinde; işin süresinin 25.05.2015 tarihli sözleşmede 300 gün olarak belirlendiği, 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporu ile keşif artışı kapsamında 60 gün ilave sürenin verildiği, ancak işin geçici kabul işlemleri ve kesin hakediş ödemesinde işin süresine havanın fen noktasından çalışılmaya uygun olmayan (01.12.2015-01.04.2016 tarihleri arasına denk gelen) 121 günlük sürenin de dâhil edildiği, oysa sözleşmenin 9.2’nci maddesinde belirtildiği üzere, 300 günlük sürenin tespitinde çalışılmayan dönemin dikkate alındığı, dolayısıyla işin, yer tesliminin yapıldığı 23.07.2015 tarihine süre uzatımı dâhil 360 günün eklenmesiyle bulunan 16.07.2016 tarihinde tamamlanması gerektiği gerekçeleri ile; geçici kabul itibar tarihine göre 14.11.2016 tarihinde tamamlandığı anlaşılan iş’te yüklenicinin 121 gün gecikmeli çalıştığı kabul edilerek, bu süre üzerinden hesaplanan gecikme cezasının tazminine karar verildiği görülmüştür.

Ancak sorumluların gerek temyiz gerekse karar düzeltme dilekçelerinde de izah edildiği üzere; … ihale kayıt no.lu işin 30.12.2014 tarihinde ihalesi yapılmış ise de, diğer isteklinin Kamu İhale Kurumuna yaptığı itirazen şikayet başvurusu nedeniyle işin sözleşmesi 25.05.2015 tarihinde imzalanmıştır. İhale ilanında işin yer teslim tarihinden itibaren 300 takvim günü içinde tamamlanacağı belirlemesi yapılırken; eğitimde barınma ihtiyacının aciliyeti nedeniyle işe en geç 01.04.2015’de başlanarak yılı içinde (2015’de) bitirileceği öngörülmüş, zira bu planlama nedeniyle sözleşmede 2016 yılına herhangi bir ödenek ayrılmamıştır.

Uygulamada ise hem ihale kararına karşı yapılan şikâyet süreci beklenildiğinden sözleşme gecikmeli olarak 25.05.2015 tarihinde imzalanmış, hem de zeminden kaynaklı problemler yüzünden yer teslimi gecikmeli olarak fiilen 23.07.2015 tarihinde gerçekleşmiş olup, ayrıca 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporunda belirtilen sebeplerle (zemin iyileştirme imalatları için) keşif artışı kapsamında 60 günlük ilave süre verilmiş ve sonuç olarak işin süresi toplamda 360 takvim güne çıkmış ve ihale ilanından öngörülenden çok sonra (yaklaşık 4 ay) işe başlanması nedeniyle işin tamamlanması ertesi yıla kalmıştır.

Bu durumda başlangıçta 2015 yılında 300 gün çalışılarak işin tamamlanması öngörülmüşken, yüklenici işe başladığı 23.07.2015 tarihinden itibaren 2015 yılında sadece 131 gün (23.07.2015-01.12.2015 arası) çalışabilmiş ve akabinde 2015 yılının Aralık ayında çalışılmayan döneme girilmiştir. Hal böyle olunca, havanın fen noktasından çalışılmayan dönemin tamamı olan 121 günlük süre (01.12.2015-01.04.2016), işin normal çalışma süresine denk gelmiş ve sözleşmede 2015 yılında tamamlanması planlanan ancak çalışılmayan dönem nedeniyle tamamlanması mümkün olmayan işin 229 günlük (360-131) kısmı ise, 2016 yılına sarkmıştır. Onaylı iş programında da bu husus dikkate alınarak 01.04.2015-01.12.2015 tarih aralığı için herhangi bir ödenek ayrılmadan, işin 2016 yılına sarkan (229 günlük) %60’lık kısmının aylık ödenek dağılımı yapılarak 14.11.2016’da bitirilmesi öngörülmüştür.

İlamda bu koşullar altında işin 16.07.2016 tarihinde (işyeri teslim tarihi olan 23.07.2015 tarihine 360 takvim günü eklenerek bulunan) bitirilmesi gerektiği ifade edilmiş ise de;

Yukarıda da belirtildiği üzere, 2015 yılında 300 gün çalışılarak tamamlanması planlandığı halde, İdareden kaynaklanan sebeplerle yer teslimi 23.07.2015 tarihinde gerçekleştiğinden, 2015 yılında çalışılabilir dönem 131 güne düşmüştür. Bu durumda 23.07.2015 tarihinde başlanan ve 360 gün sürecek iş’te yüklenicinin 01.12.2015-01.04.2016 arasına rastlayan 121 günlük çalışılmayan dönemde hiç aralıksız çalışması halinde –ki bu işin doğasına aykırı- ancak İlamda hesaplanan 16.07.2016 tarihinde işi bitirebilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Yani İlamda yapılan hesaplamaya göre; yükleniciden, işin 2016 yılına sarkan %60’lık (229 günlük) kısmının ya çalışılmayan dönemde aralıksız çalışarak ya da 2016 yılına ilişkin 107 günlük çalışılabilir dönemde (01.04.2016-16.07.2016) iki mislinden daha fazla yoğunlukta çalışarak bitirmesi beklenmektedir. Dolayısıyla somut olaya ilişkin olarak denilebilir ki; sözleşme ve yer tesliminde yaşanan gecikmeler gibi zorunlu nedenlerle sözleşme ödeneğinin harcanamamış %60’lık (229 günlük) kısmının 2016 yılına sirayet ettiği, devredilen bu ödeneğin ise İlamda hesaplanan 16.07.2016 tarihine kadar (107 günlük süre içinde) sarf edilmesinin ise teknik anlamda imkânsız olduğu anlaşıldığından, onaylı iş programına göre 2016 yılı için düzenlenmiş aylık ödenek dilimlerine uygun olarak gerçekleşen ve belirlenen sürede bitirilen iş’te herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca sözleşme ile fiyat farkı ödenmeyeceği kararlaştırıldığından, İdare tarafından işin süresi çalışılmayan 121 gün ilave edilerek hesaplansa da, bu sürede meydana gelen fiyat değişikliklerinden dolayı yükleniciye herhangi bir ek ödeme de yapılmamıştır.

Bu minvalde, sözleşmenin 9.4.’üncü maddesinde yer alan; “Zorunlu nedenlerle ertesi yıla sari hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınır.” hükmü ile sözleşme eki YİGŞ’nin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin (9)’uncu fıkrasında yer alan; “(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükmü gereğince, yukarıda açıklanan zorunlu nedenlerle ertesi yıla sâri hale gelen iş’te, 01.12.2015-01.04.2016 arasına denk gelen 121 günlük çalışılmayan dönemin işin süresinin hesabında dikkate alınmasında ve dolayısıyla gecikme cezasının kesilmemesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmamaktadır.

Bu itibarla; sorumluların karar düzeltilmesine ilişkin itirazları kabul edilerek, 176 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilmiş … TL’lik tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 16.12.2020 tarih ve 48546 Tutanak (32602 İlam) sayılı [Temyize başvuran diğer sorumlular için aynı tarih ve 48549 Tutanak (32605 İlam) sayılı, 48548 Tutanak (32604 İlam) sayılı, 48547 Tutanak (32603 İlam) sayılı] Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA, yukarıda açıklanan gerekçelerle somut olayda kamu zararına sebebiyet verilmediği anlaşıldığından, 176 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilmiş tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve belirtilen hususlar tekrar değerlendirilerek yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’nin aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 02.03.2022 tarih ve 51156 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

Esas yönünden incelemede:

30.12.2014 tarihinde açık ihale usulü ile anahtar teslim götürü bedelle … Ortak Girişimi ihale edilen (…ihale kayıt numaralı) “… Mahallesine 16 Derslik... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşi” ne ilişkin olarak;

30.12.2014 tarihinde ihalesi yapılan ve 25.05.2015 tarihinde … TL bedelle sözleşmesi imzalanan söz konusu yapım işinin, 04.06.2015 tarihinde “İşyeri Teslim Tutanağı” düzenlenerek işyeri teslimi yapılmış, ancak aynı günde inşaat mahalli zemininde yapılan lokal kazılarda arazide sıvılaşma olduğunun gözlemlenmesi üzerine statik projenin bu risk göz ardı edilerek hazırlandığı anlaşılmış ve yeni zemin iyileştirme projesinin hazırlanması için işyerinin teslim edildiği 04.06.2015 tarihinde iş durdurulmuştur. Revize zemin etüd raporunda zemin iyileştirilmesi için Jet grout yönteminin önerilmesi üzerine İdarece hazırlanan 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporunda; zemin iyileştirme imalatlarının %10 iş artışı kapsamında yapılmasına ve yüklenici firmaya iş artışı kapsamında 60 takvim günü süre uzatımı verilmesine karar verilmiş, bunun yanı sıra sözleşmenin 9.4. maddesinde yer alan; “Bu işyerinde havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günler 01.12-01.04 tarihleri arasındaki 121 (yüzyirmibir) gündür. Ancak işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare Yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışılmasını isteyebilir.” hükmünün ise, İdarece dikkate alınması kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 23.07.2015 tarihli Genel Sekreterlik Makamı Olur’unda da; iş’te … TL (KDV hariç) iş artışı yapılarak, gerekçe raporunda belirtilen sürenin verilmesi kararlaştırılmış ve aynı tarihte iş yeri teslimi yapılmıştır.

Onaylı iş programı ile ödeme belgesi eki 11 no.lu (kesin) hakediş raporu ve eki belgeler incelendiğinde ise;

İşyeri teslim ve işe başlama tarihi: 23.07.2015

İşin süresi: 300 (üçyüz) takvim günü

Sözleşmeye göre iş bitim tarihi: 17.05.2016

Çalışılmayan günler: 121 (yüzyirmi bir) takvim günü

Süre uzatımı: 60(altmış) takvim günü

Yeni iş bitim tarihi: 14.11.2016 olarak belirlendiği görülmüştür.

25.05.2015 tarihli sözleşmenin;

“İşe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinde;

“9.1. Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 15 (onbeş) gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır.

    1. Yüklenici taahhüdün tümünü işyeri teslim tarihinden itibaren 300 (üç yüz) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez.

    1. Bu işyerinde havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günler 01. 12-01. 04 tarihleri arasındaki 121 (yüzyirmibir) gündür. Ancak işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare Yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışılmasını isteyebilir. Zorunlu nedenlerle ertesi yıla sâri hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınır. ” hükmü yer almaktadır.

Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin;

“İş Programı” başlıklı 17’nci maddesinin 4 numaralı bendinde aynen;

“(4) İş programında, resmi tatil günleri ile sözleşmesinde belirtilmiş ise, iklim şartlarından dolayı çalışmaya elverişli olmayan dönemler dışındaki bütün günlerin çalışarak geçirileceği göz önünde tutulur. Ancak, işin bitimi çalışmaya elverişli olmayan döneme rastlar ise idare yükleniciden, teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu devre içinde çalışmasını isteyebilir. İş programının büro çalışmaları ile ilgili bölümlerinde iklim şartları dikkate alınmaz.”

“İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin 9 numaralı bendinde aynen;

“(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” Denilmektedir.

Yukarıda yer verilen hükümlere göre, anılan işin iş yeri teslim tarihinden (23.07.2015) itibaren, sözleşmesinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi (01.12-01.04 tarihleri arası 121 gün) ile resmi tatil günleri dikkate alınarak belirlenmiş olan 300 takvim gününe 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporunda %10 iş artışı kapsamında verilen 60 takvim gününün ilave edilmesi ile bulunan toplam 360 takvim günü eklenerek iş bitim tarihinin 16.07.2016 (23.07.2015+360 gün) olarak bulunması gerekirken, uygulamada çalışılamayan 121 takvim günü (01.12.2015-01.04.2016 tarihleri arasına denk gelen) de işin süresinin hesabına dâhil edilerek yeni iş bitim tarihi 14.11.2016 olarak bulunmuştur. Oysa sözleşmede açıkça; “9.2. Yüklenici taahhüdün tümünü işyeri teslim tarihinden itibaren 300 (üç yüz) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez.” denildiğinden ve iş artışı kapsamında sadece 60 takvim günü süre uzatımı verildiğinden, işin tamamının işyeri teslim tarihinden itibaren 360 takvim günü içerisinde tamamlanarak 16.07.2016 tarihi itibariyle geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekirdi.

Sözleşmenin “Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 25’inci maddesinde; “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (on binde altı) oranında gecikme cezası uygulanacaktır.” hükmü bulunmaktadır. Buna göre yasal süreler dikkate alınarak bulunan 16.07.2016 tarihinde bitirilmesi gereken işin, 14.11.2016 tarihinde fiilen bitirilerek geçici kabulünün yapıldığı görüldüğünden, işin aradaki sürede (121 gün) İdarece herhangi bir süre uzatımı verilmeden cezalı olarak sürdürüldüğü ve sözleşmenin 25’inci maddesine aykırı olarak bu süre için gecikme cezasının kesilmediği anlaşılmıştır.

Savunmalarda; zeminde proje aşamasında öngörülmeyen sebepler nedeniyle iş’te süre uzatımı verildiği ve işin yıllara sâri (2015-2016) hale geldiği, sözleşme eki YİGŞ’nin 29’uncu maddesinin 9’uncu fıkrasının son cümlesinde öngörülen “Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükmü ve bu işin sözleşmesinin 9.4 maddesinin son cümlesinde yer alan “Zorunlu nedenlerle ertesi yıla sâri hale gelen işlerde, çalışmaya uygun olmayan devre, ödenek durumuna ve imalatın cinsine göre dikkate alınır.” hükmü uyarınca 60 günlük süre uzatımı ve 121 günlük ... ili için öngörülen 2015-2016 yılı çalışmaya uygun olmayan devrenin toplamı 181 gün süre uzatımı verilmesinin kararlaştırıldığı belirtilmişse de;

Sözleşme eki YİGŞ’nin 29’uncu maddesinin (9)’uncu fıkrasında aynen; “(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” denilerek İdarenin süre uzatımlarında verilen sürenin çalışılmayan döneme rastlaması halinde yapılacak ilave imalatın cinsine göre bu sürede yapılıp yapılamayacağının değerlendirilip, çalışılmayan dönemi dikkate alarak veya almayarak iş bitim tarihini belirleyeceği vurgulanmıştır. Yani süre uzatımı verildiği hallerde yeni iş bitim tarihi çalışılmayan döneme rastlarsa eğer İdare imalatın cinsine göre bu süreyi dikkate alacaktır veya almayacaktır. Somut olayda ise; 23.07.2015 tarihinde fiilen başlayan işin başlangıçta sözleşmeye göre iş bitim tarihi 17.05.2016 olarak belirlenmiş olup, bu süreye 60 günlük ilave süre eklendiğinde, iş bitim tarihi çalışılmayan döneme rastlamadığı gibi iş, diğer yıla sâri hale de gelmemektedir. Bu nedenle, YİGŞ’nin 29’uncu maddesinin 9’uncu fıkrasının son cümlesinde yer alan hüküm ile sözleşmesinin 9.4 maddesinin son cümlesinde yer alan hükmün burada uygulanması mümkün değildir.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan gerekçelerle; “… Mahallesine 16 Derslik... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşi” işinde; 01.12-01.04 dönemine rastlayan 121 günlük çalışılmayan dönem için gecikme cezası kesilmemesi sonucu 5018 sayılı KMYKK’nın 71’inci maddesinin (e) bendi uyarınca kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, İlam hükmünün esas yönüyle isabetli olduğu değerlendirilmiştir.

Sorumluluk yönünden incelemede ise:

Söz konusu işte gecikme cezası kesilmemesi nedeniyle oluşan … TL kamu zararından Harcama Yetkilisi … (Genel Sekreter Yard.), Gerçekleştirme Görevlisi … (Plan Proje Yapım İşi. Md.) ile Diğer Sorumlu sıfatıyla (ödeme belgesi eki 11 no.lu kesin hakediş raporunu düzenleyen) … (Mimar), … (Elektrik Müh.) ve … (Makine Teknikeri) sorumlu tutulmuştur.

Bu defa sorumlulardan; hakedişi düzenleyen … ile … gerek temyiz gerekse karar düzeltme dilekçelerinde; “…gerekçe raporunda ve süre uzatımı olur’unda imzasının olmadığı ve o tarihte söz konusu iş ile ilgili herhangi bir bağının bulunmadığı, kontrol teşkilatına girdikten sonra İdare tarafından daha önce alınan süre uzatımının hatalı olup olmadığını tespit edebilme imkânının bulunmadığı, İlam hükmünün gerekçesinin de süre uzatımının hatalı verilmesi olduğu, kontrol teşkilatına girdikten sonra süre uzatımı olur’una ve mevzuat hükümlerine göre işin tamamlandığı, görevlendirme tarihinden önce alınan, gecikme cezasına neden olduğu belirtilen süre uzatımı kararı ve olurlardan sorumlu tutulmaması gerektiği” belirtilerek sorumluluk itirazında bulunmuşlarsa da;

176 sayılı 1. maddesinde, konu ile ilgili sorumluluk hükmü 14.07.2015 tarihli Gerekçe Raporu ile 23.07.2015 tarihli süre uzatım Olur’una istinaden kurulmamıştır. Söz konusu Raporda ve Olur’da iş artışı kapsamında 60 günlük süre uzatımı verilmesinden bahsedilmektedir ve alınan bu karar da mevzuatına uygundur. Olaydaki kamu zararı, sözleşme ve iş artış Olur’u ile toplam 360 gün olarak tespit edilen işin süresinin, ödeme belgesine ekli 11 no.lu (kesin) hakediş raporu ve diğer belgelerde (iş programı, geçici kabul tutanağı gibi) çalışılmayan 121 günün de ilavesi ile toplam 481 gün üzerinden uygulanması, bu nedenle sözleşmeye aykırı olarak çalışılmayan dönemin işin süresinden sayılması ve gecikmeli çalışılan 121 gün için sözleşmeye aykırı olarak gecikme cezası kesilmemesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hatalı işlemleri yaparak hakediş raporunu düzenleyen ve aynı zamanda işin kontrol teşkilatında yer alan … ile … ’ün kamu zararında (İlamda tespit edilen diğer sorumlularla beraber) sorumluluğu bulunduğundan, adı geçen kişilerin bu yöndeki itirazlarının kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla; konunun esası ve sorumluluk yönüyle ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; “… Mahallesine 16 Derslik... Lisesi ve 200 Kişilik Yurt Yapım İşi”nde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı (01.12.2015-01.04.2016) 121 günün, mevzuata aykırı olarak işin süresinin tespitinde dikkate alınması ve gecikmeli çalışılan bu günler için gecikme cezasının kesilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından; bu nedenle 16.12.2020 Tutanak tarih ve 48546 (32602 İlam) sayılı Temyiz Kurulu Kararının Kanuna aykırı bir yönü bulunmadığından, sorumluların karar düzeltilmesine ilişkin tüm itirazları reddedilerek (176 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesine mahal olmadığına, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Üye …, Üye …:

Üye …, Üye …, Üye … ve Üye … tarafından yukarıda konunun esasıyla ilgili açıklanan azınlık görüşüne tamamen katılmakla birlikte, ayrıca Temyiz Kurulu’nun hesap yargılama usulü ile ilgili olarak;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak Dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 sayılı Kanun’un, “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek ilgili Daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile Daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay Dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da Dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumlular haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol Dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (bahse konu olayda 11 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim