Sayıştay 1. Dairesi 43022 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
43022
18 Nisan 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 43022
-
Tutanak No: 44317
-
Tutanak Tarihi: 18.04.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu. Birlik Başkanına huzur hakkının fazla ödenmesi.
Sayıştay 1. Dairesi tarafından; 350 sayılı ilamın 1. Maddesi ile Birlik Başkanı ... 'a huzur hakkının fazla ödenmesi nedeniyle verilen ... TL tazmin hükmünün, Temyiz Kurulunun 03.08.2016 tarih ve 41586 sayılı tutanağı ile bozulması üzerine, Sayıştay 1. Dairesi tarafından 16.02.2017 tarih ve 480 sayılı ek ilam ile ödeme emri belgelerini düzenleyen sıfatıyla imzalayan Birlik Müdürü'nün işlemleri meclis kararına uygun olarak gider evrakını düzenlemekten ibaret olduğundan tazmin hükmolunan hususa ilişkin bir görev ve yetkisi bulunmayan Gerçekleştirme Görevlisi (Birlik Müdürü) ... 'in sorumluluğunun bulunmadığına ve ... 'a huzur hakkının fazla ödenmesi nedeniyle ... TL’nin tazminine karar verilmiştir.
- İlamda Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;
A- İlama Dayanak Yapılan Denetim Raporu, Birlik Meclis Kararının Alındığı tarihteki Mevzuata Uygun Düzenlenmediğini,
- ... Sulama Birliği, 11/06/2005 tarih ve 25842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğunu, anılan Kanunun "Kuruluş" başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince birlik tüzüğünün kesinleşmesiyle de tüzel kişilik kazandığını,
Ancak 5355 sayılı kanunun "Sulama birlikleri" başlıklı 19 maddesi, 22/3/2011 tarih ve 27882 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 21. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığını ve aynı kanunun geçici 1. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuş olan sulama birlikleri on sekiz ay içinde durumlarını bu Kanuna uygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzel kişiliği kendiliğinden sona erer..." hükmü ile de, 6172 sayılı Kanunun uygulanmasına yönelik düzenlemelerin yapılabilmesi için bir geçiş süresi tanındığını,
Yargılamaya esas raporda, geçici 1.madde ile tanınmış olan bu geçiş süresinin dikkate alınmayarak ciddi bir değerlendirme hatası yapıldığını, karar tarihinde, uyumla ilgili düzenleyici işlemlerin henüz yürürlüğe konulmadığından, mevcut Birlik Tüzüğü esas alınarak karar alınmış olup, bunda hukuka aykırı bir durumun olmaması gerektiğini, aksi yorumun 6172 sayılı Kanunun Geçici 1.maddesinin ortadan kaldırılması anlamını taşıyacağını,
- 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun gereği olan uygulamaya yönelik düzenleyici işlemler ise;
a) 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu "Çerçeve Ana Statüsü" hazırlanarak, Orman ve Su İşleri Bakanlığının onayına müteakip 19.12.2011 tarihinde son değişiklikleri ile onaylanarak yürürlüğe konulduğunu, (6172/2)
b) 6172 sayılı Kanuna ve "Çerçeve Ana Statüsü" ne uygun olarak hazırlanan ... Sulama Birliği Ana Statüsü, DSİ'nin görüşü de alınmak suretiyle Bakanlıkça 13/04/2012 tarihinde onaylanmış olup, Birliğin bu tarihten sonra tüzel kişilik kazandığını, (6172 sy.K. Md.4/1) (... Valiliğinin 08.12.2015 tarihli denetleme raporunda da bu husus açıkça belirtilmiştir.)
- Denetim raporuna konu Birlik meclisinin 29.11.2011 tarih ve 2 nolu kararının alındığı tarihte ise;
6172 Nolu Sulama Birlikleri Kanunu "Çerçeve Ana Statüsü Ve ... Sulama Birliği Ana Statüsünün yürürlükte olmadığını, başka bir ifadeyle, ... Sulama Birliğinin durumu henüz 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununa uygun hale getirilmemiş, bunun için Kanunun öngördüğü geçiş süresi de dolmamış, dolayısıyla, ... Sulama Birliğinin henüz yeni duruma uygun kesinleşmiş birlik ana statüsü olmadığından 6172 nolu Sulama Birlikleri Kanununa uygun hale gelmiş bir tüzel kişiliği de olmadığı, (5355 s. Kanun Md.4/1 ve 6172 sy. Kanun Md.4/1)
6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu "Çerçeve Ana Statüsü “nün 19.12.2011 tarihinde* ... Sulama Birliği Ana Statüsünün ise 13.04.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği gözönüne alındığında, Birlik meclisinin 29.11.2011 tarih ve 2 nolu kararının, karar tarihinde henüz yürürlükte olmayan düzenleyici işlemler (Birlik Ana Statüsü ve Çerçeve Ana Statüsü) esas alınarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Bu nedenle, Birlik Kararından sonra yürürlüğe girmiş olan ana statülerin uygulanmadığından bahisle düzenlenen, tarafına da sorumluluk atfeden söz konusu raporun hukuken geçerli bir rapor olmadığına, bu nedenle de yargılamaya esas alınamayacağına,
B- Kusur ve sorumlulukla ilgili değerlendirmelerin hatalı olduğunu, ana statünün yürürlüğe konulmasından sonra birlik kararının uygulanmasına devam edilmesinin zararın oluşmasında ve artmasında baş etken olduğunu, meclis kararı ile ilgili illiyet bağını kesecek nitelikte ağır bir kusur olduğunu,
- Bir an için Birlik kararının (29.11.2011) hatalı olduğu kabul edilse dahi, Birlik kararından hemen sonra 19.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Sulama Birlikleri Kanunu "Çerçeve Ana Statüsü" ve 13/04/2012 tarihine yürürlüğe giren "... Sulama Birliği Ana Statüsü" hükümlerini görmezden gelerek, söz konusu hatalı birlik kararını uygulamayı sürdüren, kamu zararının oluşmasına ve artmasına neden olan görevlilerin olayın gerçek sorumlusu olduğunu,
Esasen yargılamaya konu meclis kararının, aşağıda da açıklanacağı üzere idari bir işlem niteliğinde olduğunu, Danıştay kararlarına göre, sonradan giderilebilecek nitelikteki, telafisi mümkün olan hukuka aykırılıkların her zaman kusur teşkil etmediğini, zira, bu tür işlemlerde hata düzeltilerek işlemin yeniden tesisinin mümkün bulunduğunu,
Bu nedenle, yargılama konusu kamu zararının gerçek nedeninin, alınan meclis kararı değil, meclis kararından sonra yürürlüğe giren Çerçeve Ana Statüsü ve Birlik Ana Statüsü hükümlerini görmezden gelip, hatalı konumdaki meclis kararını uygulamayı sürdürenler olduğunu, diğer bir deyişle, normlar hiyerarşisine göre uygulanması gereken Ana Statü hükümlerinin uygulanmamasının zararın oluşmasının tek nedeni olduğunu ve sorumluların da belli olduğunu, .
- Kararda da belirtildiği gibi bir kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için zararın kamu görevlisinin fiili sonucunda oluşması gerektiğini, kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında uygun bir illiyet bağı kurulamazsa kamu görevlisinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini,
Olayımızda, ... Sulama Birliği Ana Statüsü nün 13/04/2012 tarihinde yürürlüğe konulmasından sonraki süreçte Birlik Başkanına ödenen miktarın 38.955,30 TL olduğunu, görüldüğü üzere, meydana gelen kamu zararının tamamının bu süreçte meydana geldiğini, burada, "Birlik meclisi ve yönetim kurulu kararlarını uygulamak, sonuçlarını izlemek ve değerlendirmek" ten sorumlu başta Birlik Başkanı olmak üzere uygulayıcı konumundaki diğer görevlilerin ağır kusur ve sorumluluğunun mevcut olduğunu, bu kusur, Birlik kararını imzalayanların sorumlu tutulmasıyla ilgili {esasen tartışmalı olan) uygun nedensellik {illiyet) bağını ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu,
- Bu nedenle, Kamu Zararı Tablosunun 3.sırasında yer alan 01.04.2012 tarih, 154 no'lu, … TL tutarlı ödeme emri ve sonrasında yapılan toplam … TL yi bulan ödemelerle ilgili kusur ve sorumluluk meri mevzuatta yer alan açık hükme rağmen hatalı Meclis Kararını uygulamaya devam eden Birlik başkanı ve ilgili diğer kamu görevlilerinin olduğunu,
Bu bağlamda, ... 'in gerçekleştirme görevlisi olarak adlandırılarak sorumluluğun kaldırılmasına karar verilmiş olmasının, hukuka ve meri mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu,
Zira kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmeyeceğini ve bu aykırılığı o emri verene bildireceğini, ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emrin yerine getirildiğini, bu halde, emri yerine getirenin sorumlu olmadığını, konusu suç teşkil eden emrin, hiçbir suretle yerine getirilmeyeceğini, yerine getiren kimsenin sorumluluktan kurtulamayacağını, {Anayasa Mad. 137)
C- ) Kamu Zararının Belirlenmesinde Dikkate Alınacak Hususlar İlgili Mevzuatta Tek Tek Sayılmış Olup, Bunun Yorum Yolu İle Genişletilmesinin Hukuka Aykırı Oluğunu,
- 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 7.maddesinde sorumlular ve sorumluluk hallerinin uygulanmasında 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı; sorumluların, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlü olduklarının ifade edildiğini,
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi çerçevesinde "Kamu zararı; Kamu görevlilerinin, kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." 71 maddenin İkinci fıkrasında ise birinci fıkrada tanımlanan hususların geçerli sayılacağı hallerin belirlendiğini,
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik madde 6-1-g gereğince kamu zararının belirlenmesinde; kamu idaresinin yükümlülüklerinin, mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek mali külfet getirilmesi hususunun da kamu zararı bağlamında değerlendirildiğini,
- Olayda hatalı bulunan birlik kararının ise kamu zararının belirlenmesinde dikkate alınacak hususlardan hiç birisine uymadığını, esasen söz konusu meclis kararının idari bir işlem niteliğinde olup anılan mevzuatlar kapsamına girmediğini,
Öte yandan, Kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında, tıpkı 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğinin kabulü hususunda bir duraksama bulunmadığını,
6085 sayılı Sayıştay Kanunun 53.madesinin 2.fıkrası gereğince tazmini öngörülen miktara hüküm tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin açıkça belirtilmemiş olmasının da bozma sebebi olduğunu, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“6172 sayılı Kanunun “Birlik meclisine üyelik şartları, seçilme esasları, görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin 15 nci fıkrasında;
“ (15) Birlik meclisinin görev ve yetkileri şunlardır:
a) Başkanı seçmek.
b) Yönetim ve denetim kurullarının asıl ve yedek üyelerini seçmek.
c) Yönetim ve denetim kurulunu denetlemek ve ibra etmek.
ç) Bütçe ve çalışma programını tespit, tetkik, kabul ya da reddetmek.
d) Tesislerden birliğin kuruluş gayesine uygun olanların devralınmasına karar vermek.
e) Birliğin işlerinin yürütülmesi için çalıştırılması gereken personelle ilgili politikaları tespit etmek ve çalıştırılacak personelle sözleşme akdi yapmak için başkana yetki vermek, yönetim kurulu üyelerine brüt asgari ücretin yüzde ellisini ve başkana brüt asgari ücretin üç katını geçmemek üzere aylık olarak ödenecek huzur hakları ile denetim kurulu üyelerine brüt asgari ücreti geçmemek üzere yılda bir kez ödenecek huzur haklarını tespit etmek
“Mevcut birlikler” başlıklı geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“ (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuş olan sulama birlikleri onsekiz ay içinde durumlarını bu Kanuna uygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzel kişiliği kendiliğinden sona erer ve bu birlikler valinin görevlendireceği vali yardımcısı başkanlığında; defterdarlık, tarım il müdürlüğü, DSİ bölge müdürlüğü ve il mahalli idareler müdürlüğü yetkililerinden oluşan tasfiye komisyonu tarafından en geç iki ay içinde tasfiye edilir. Birliğin tüm hak, alacak, borç ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmayan personeli ile birliğe ait taşınır ve taşınmazlar bu Kanuna istinaden kurulan yeni birliğe devrolunur.”
5355 sayılı Kanunun “ Ortak hükümler” başlıklı 22 inci maddesin de; “(Değişik birinci cümle: 29/12/2005 - 5445/4 md.) Köylere hizmet götürme birliklerinin birlik meclisleri hariç olmak üzere, birlik meclisi ile birlik encümeninin başkan ve üyelerine meclis ve encümen toplantılarına katıldıkları her gün için birlik başkanına (5000), encümen üyelerine (2000), meclis üyelerine (1500) gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, birlik meclisi tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenebilir. Ancak, huzur hakkı ödenecek gün sayısı, bir yıl içinde yirmidört günü geçemez.”
6085 sayılı Sayıştay Kanununun ilamların infazı başlıklı 53 üncü maddesi; “ (1) Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerinin yerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumludur.
(2) İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.”
Denilmektedir.
Yapılan incelemede, Birlik Başkanı ... ’a Birlik Meclisinin 29.11.2011 tarih ve 2 nolu Meclis Karan ile 5355 sayılı kanuna aykırı bir şekilde 70000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda aylık ücret ödenmesi öngörülerek adı geçen birlik başkanına brüt olarak toplam 52.853,40 TL ödendiği görülmüştür. 30.11.2012 tarih ve 4 nolu Meclis Kararında ise birlik başkanına asgari ücretin üç katı tutarında huzur hakkı ödeneceği belirtilmekle birlikte, bu karar uyarınca ödenen Aralık ayına ilişkin huzur hakkının 2013 yılında ödendiği anlaşılmıştır.
6172 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 29.11.2011 tarihinde yapılan Birlik Meclisinin toplantısında her ne kadar huzur hakkının adı hatalı olarak belirlenmiş olsa da, belirlenen tutar anılan kanunun 6.ncı maddesinde belirtilen üst sınırı ve 5355 sayılı kanunun 22 inci maddesine belirtilen sınırları aşmaktadır. Bu durumda birlik başkanına en fazla brüt asgari ücretin üç katı kadar huzur hakkı ödenebilecektir.
Buna göre, birlik başkanına 2012 yılında yapılacak huzur hakkı ödemesi brüt … TL’yi geçemeyecektir. Dolayısıyla Birlik Başkanı ... ’ a ödenen … TL’den ... TL’sinin kamu zararı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca dilekçe de iddia edilen hususlarla ilgili olarak denetçiler tarafından yazılan gerek asıl gerekse ek raporda gerekli değerlendirmelerde bulunulduğu gibi, yargılama sırasında da gerekli değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Bu nedenlerle;
SORUMLULUK YÖNÜNDEN:
Davacının Birlik Meclisi Kararında İmzası bulunması nedeniyle, karar gereği yapılan ödemeden 5018 sayılı Kanunun 33. maddesi gereği sorumlu olduğundan bu yöndeki iddiaların reddine,
ESAS YÖNÜNDEN:
Sulama Birliği Meclis toplantısında alınan karar gereği Birlik Başkanına yapılan ödemenin 6172 sayılı Kanunun 6 ıncı Maddesinde ve 5355 sayılı kanunun 22 inci maddesinde belirtilen üst sınırları geçtiğinden aşan kısım için verilen tazmin kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur .” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sayıştay 1. Dairesi tarafından; 350 sayılı ilamın 1. Maddesi ile Birlik Başkanı ... 'a huzur hakkının fazla ödenmesi nedeniyle verilen ... TL tazmin hükmünün, Temyiz Kurulunun 03.08.2016 tarih ve 41586 sayılı tutanağı ile sorumluluk (Birlik Müdürü ... ’in sorumluluğunun kaldırılması )yönünden bozulması üzerine, Sayıştay 1. Dairesi tarafından 16.02.2017 tarih ve 480 sayılı ek ilam ile Temyiz Kurulu kararı doğrultusunda ödeme emri belgelerini düzenleyen sıfatıyla imzalayan Birlik Müdürü'nün işlemleri, meclis kararına uygun olarak gider evrakını düzenlemekten ibaret olduğundan tazmine hükmolunan hususa ilişkin bir görev ve yetkisi bulunmayan Gerçekleştirme Görevlisi (Birlik Müdürü) ... 'in sorumluluğunun bulunmadığına ve ... 'a huzur hakkının fazla ödenmesi nedeniyle ... TL’nin tazminine karar verilmiştir.
Sorumlular gönderdikleri temyiz dilekçelerinde; ilama dayanak yapılan denetim raporunun, birlik meclis kararının alındığı tarihteki mevzuata uygun düzenlenmediğini, kendilerinin bu ödemelerden dolayı herhangi bir sorumluluklarının olmadığını, birlik müdürünün de kendilerini bilgilendirmediğini, birlik müdürünün sorumluluğunun kaldırılmasının mevzuata aykırı olduğunu ifade etmişlerdir.
Sorumluluk yönünden inceleme;
I. Gerçekleştirme Görevlisi (Birlik Müdürü) ... ’in sorumluluğu ile ilgili olarak;
6172 sayılı Kanun’un “Amaç ve kapsam” başlıklı birinci maddesinin 2’nci fıkrasında; “Sulama birlikleri kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.”,
Aynı Kanun’un “Denetim ve birlik mallarının durumu” başlıklı 18’inci maddesinin üçüncü fıkrasında;
“(3) Komisyon tarafından yapılan denetim sonucu tespit edilen kamu zararı tahsil edilmek üzere sorumlulara tebliğ edilir. Tebligattan itibaren otuz gün içinde ödemenin yapılmaması veya tespit edilen kamu zararına sorumlular tarafından itiraz edilmesi durumunda dosya hakkında karar verilmek üzere vali tarafından Sayıştay’a gönderilir. (…)” hükümleri yer almaktadır.
Yine Kanun’un 8’inci ve ... Sulama Birliği Ana Statüsü’nün 51’inci maddesinde; “Birlik bütçesinin harcama yetkilisi birlik başkanıdır. Birlik başkanı bu yetkisini birlik müdürüne devredebilir.” hükmü yer almakta olup İlam’a esas ödeme emri belgelerini harcama yetkilisi olarak Birlik Başkanı imzalamıştır.
Anılan Ana Statü’nün 43’üncü maddesinin ikinci fıkrasında;
“Birlik Müdürü: Birliğin sorumluluğundaki sulama tesislerinin teknik gereklilikler ve çiftçi talepleri göz önüne alınarak rasyonel bir şekilde işletilmesini, İşletme ve Bakım, İdari ve Malî İşler birimlerinin çalışma programlarının hazırlanmasını, birimler arasındaki koordinasyonu ve birlik başkanın bir yönerge ile devredeceği diğer işlerin yapılmasını sağlar. Birlik müdürünün sulama planlaması, bitki su tüketimi, sulama tesislerinin bakım onarım hizmetleri konusunda temel eğitimin verildiği fakülte veya yüksekokul mezunu olması zorunludur. 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu yürürlüğe girmeden önce kurulmuş olan birliklerde müdür olarak çalışanlar çalışmaya devam edecektir.” denilmekte, aynı maddenin dördüncü fıkrasında idari ve malî işler biriminden birlik saymanı sorumlu olduğu düzenlenerek birliğin gelir ve giderlerine yönelik evrakın düzenlenmesini sağlamak idari ve malî işler biriminin görevleri arasında sayılmaktadır.
6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun “Birlik meclisine üyelik şartları, seçilme esasları, görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin 15’inci fıkrasının (e) bendiyle; “(…) başkana brüt asgari ücretin üç katını geçmemek üzere aylık olarak ödenecek (…) huzur haklarını tespit etmek” meclisin görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. Birlik Meclisi tarafından Birlik Başkanına 6172 sayılı Kanun’da belirlenen sınırların üzerinde huzur hakkı ödenmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla ödeme emri belgelerini, düzenleyen sıfatıyla imzalayan Birlik Müdürü’nün işlemleri, anılan karara uygun olarak gider evrakını düzenlemekten ibaret olup, 6172 sayılı Kanun ve ... Sulama Birliği Ana Statüsü’nde birlik müdürüne tazmine hükmolunan hususa ilişkin bir görev ve yetki verilmemesi nedeniyle Gerçekleştirme Görevlisi (Birlik Müdürü) ... ’in sorumluluğunun bulunmadığına dair verilen daire kararı mevzuata uygundur.
II. Birlik meclisi üyelerinin sorumluluğuyla ilgili olarak;
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 7’nci maddesindeki sorumlular ve sorumluluk hallerinin uygulamasında 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacaktır. Bu doğrultuda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31. Maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur. Denilmektedir.
Bu itibarla; kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olacaktır. Kurul halinde görev yapan karar organlarının icra yetkileri bulunmamaktadır. Kanunun 31inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda Sayıştay Genel Kurul kararında “…Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,
-
Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,
-
Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme şeklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına…” karar verilmiştir.
Diğer yandan, 6172 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin 15’inci fıkrası ve ... Sulama Birliği Ana Statüsü’nün 23’üncü maddesinde, başkanı seçmek, yönetim ve denetim kurulunu denetlemek ve ibra etmek, başkana brüt asgari ücretin üç katını geçmemek üzere aylık olarak ödenecek huzur haklarını tespit etmek birlik meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Birlik meclisi tarafından 29.11.2011 tarihli kararın 6’ncı gündem maddesinde; “Gündem madde gereği Birlik Başkanının maaşının aylık katsayısının belirlenmesine geçildi. Aylık memur maaş katsayısı olan 0.06446 ile 70.000' in çarpılarak bulunmasına oy birliği ile” karar verilmiştir.
Bu doğrultuda tazmin hükmüne konu olan ve 6172 sayılı yasanın 6. Maddesine aykırı olarak meclis başkanına yapılacak ödemeyi oybirliği ile karara bağlayan ve kararda imzası bulunan Birlik Meclis Üyelerinin 5018 sayılı yasanın 31. Maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilam hükmünden sorumlu tutulması mevzuata uygundur.
Esas Yönünden inceleme;
22.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu sulama birliklerinin başkanlarına ödenecek ödemelerin sınırını ve şeklini çizmektedir. Bu Kanunun Birlik meclisine üyelik şartları, seçilme esasları, görev ve yetkileri başlıklı 6. Maddesinin Birlik meclisinin görev ve yetkilerini düzenleyen 15 nolu paragrafının (e) bendinde: “Birliğin işlerinin yürütülmesi için çalıştırılması gereken personelle ilgili politikaları tespit etmek ve çalıştırılacak personelle sözleşme akdi yapmak için başkana yetki vermek, yönetim kurulu üyelerine brüt asgari ücretin yüzde ellisini ve başkana brüt asgari ücretin üç katını geçmemek üzere aylık olarak ödenecek huzur hakları ile denetim kurulu üyelerine brüt asgari ücreti geçmemek üzere yılda bir kez ödenecek huzur haklarını tespit etmek” denilmek suretiyle, birlik başkanlarına aylık olarak, birlik meclisince tespit edilmek şartıyla en fazla asgari ücretin üç katı kadar huzur hakkı verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun Mevcut Birlikler başlıklı Geçici 1. Maddesinde: “ (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuş olan sulama birlikleri onsekiz ay içinde durumlarım bu Kanuna uygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzel kişiliği kendiliğinden sona erer ...” denilmek suretiyle, birliklere durumlarını 6172 sayılı Kanuna uygun hale getirmek için süre tanınmıştır. Bu süre genel itibariyle sulama birliklerinin teşkilatlanmalarını yeni kanuna uygun olarak tamamlamaları için verilen süredir. 6172 sayılı kanun yürürlüğe girdiği 22.03.2011 tarihi itibariyle kanunun emredici hükümleri konusunda artık eski kanun hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle sorumluların 5355 sayılı kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılmasına ilişkin itirazlarının kabulü mümkün değildir.
Sonuç olarak 6172 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 29.11.2011 tarihinde yapılan Birlik Meclisi toplantısında her ne kadar huzur hakkının adı hatalı olarak belirlenmişse de belirlenen tutar, anılan kanunun 6. Maddesinde belirlenen üst sınırı geçtiği için Birlik Başkanı ... ’a ödenen ... TL kamu zararından meclis başkanına yapılacak ödemeyi oybirliği ile karara bağlayan ve kararda imzası bulunan Birlik Meclis Üyelerinin sorumluluklarının bulunduğu, Birlik Müdürü’nün işlemlerinin, anılan karara uygun olarak gider evrakını düzenlemekten ibaret olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla sorumlular tarafından yapılan itirazın reddi ile 480 sayılı ilamın 1. Maddesiyle verilen ... TL tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliğiyle
Karar verildiği 18.04.2018 tarih 44317 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40