Sayıştay 1. Dairesi 42311 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42311

Karar Tarihi

14 Mart 2018

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 1

  • Dosya No: 42311

  • Tutanak No: 44212

  • Tutanak Tarihi: 14.03.2018

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

KONU: İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile Genel Sekreter Yardımcısına ait ek ödemelerin hatalı ödenmesi.

123-482 sayılı ek ilam ile; Bartın İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile Genel Sekreter Yardımcısına ait ek ödemelerin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetveldeki (666 sayılı KHK ile eklenen) ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; konunun Genel Sekreter … ve Genel Sekreter Yardımcısı … 375 sayılı KHK’nin Ek 9 uncu maddesi uyarınca verilen ek ödemenin (I) nolu cetvel yerine (II) nolu cetvel esas alınarak yapıldığı için toplam … TL hakkında verilen tazmin hükmü olduğunu,

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36 ncı maddesine 24.10.2011 tarih ve 661 sayılı KHK’nın 62 nci maddesi ile eklenen "... diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı DMK’nun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel Sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.”

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Uygulanmayacak Hükümler” başlıklı 70 inci maddesinin “14.07.1965 tarih ve 657 sayılı DMK’da ... bu kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun hükümleri uygulanır.” hükmünü kapsadığını,

Ancak Dairenin kararında, yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan yasal ödemeleri, mevzuatta yer alan özel hükümler yerine yorum yoluyla diğer genel hükümleri üstün tutarak yasaya aykırı kabul ettiğini ve tazmine karar verdiğini,

İl Özel İdaresi mensupları açısından 657 sayılı DMK’nun genel kanun olduğunu, İl Özel İdaresi personeline öncelikli olarak özel kanun olan 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, hukukun temel ilkeleri gereği genel kanun olan 657 sayılı DMK’nun ancak İl Özel İdaresi Kanununda hüküm bulunmayan hallerde uygulanacağını,

666 sayılı KHK’nın eki (I) sayılı cetvelin A bölümünün (1) numaralı sıranın (d) ve (e) benlerinde yer alan Büyükşehir Belediyesi olmayan İllerdeki İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcıları ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay Birinci Dairesinin Anayasa Mahkemesine başvurması neticesi 13.11.2014 tarih ve E:2014 K:2014/170 sayılı kararı ile söz konusu düzenlemenin yürürlüğünün iptal edildiğini ve iptal hükümlerinin Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesinin kararlaştırıldığını,

666 sayılı KHK’nın (I) ve (II) sayılı cetvellerine ilişkin düzenlemelerin il özel idaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcıları bakımından oluşturduğu zımni çelişki bu şekilde giderilirken Anayasa Mahkemesinin iptal kararına kadar genel kanun olan 657 sayılı DMK hükümleri yerine özel kanun olan 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun işaret ettiği 666 sayılı KHK’nın eki (II) sayılı cetvelin 7 nci sırasında bahsi geçen müstakil daire başkanı ve 8 inci sırada bahsi geçen daire başkanına ilişkin hükümlerin uygulanmasının hukuken kabul görmesinin de Dairenin tazmine ilişkin kararını dayanaksız bıraktığını,

Sayıştay Başkanlığının 09.02.2016 tarih ve 41442 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında da yukarıdaki hususlara değinildiğini ve tazmin hükmünün yeniden değerlendirilmesini temin için 123 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozulduğunu,

Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarih ve E.2014/172 K.2014/170 sayılı kararı ile söz konusu zımni çelişkinin giderilmesi için düzenlemenin iptaline ve iptal hükümlerinin altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmesine rağmen iptal kararının geriye yürütülerek Dairenin verdiği tazmine ilişkin kararının kabulünün hukuka aykırılık teşkil edeceğini,

Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralının; iptal edilen hükümlere göre kazanılmış, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yönelik olduğunu,

Buna göre; Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili yargılamaların, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecek olduğunu,

Yürürlüğün ertelenmesinin de iptal kararının hukuki boşluk doğuracağı durumlarda olduğunu, şayet Daire kararında belirtildiği gibi “aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyeceği” Anayasa Mahkemesince de kabul görseydi bu durumda iptal kararının yürürlüğünün ertelenmesine karar verilmemesinin gündeme gelmeyeceğini,

Oysa Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğünü erteleyerek hukuki boşluğun, kanun koyucu tarafından giderilmesine karar verdiğini ve kanun koyucunun konu ile ilgili 15.04.2015 tarih ve 6639 sayılı Kanun ile durumu yeniden düzenlediğini,

Daire kararında Anayasa Mahkemesi kararlarının geri yürümeyeceği, tazmin kararının Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce yürürlükte olan hükümlere göre verildiği ve kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığının belirtildiğini ancak Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesinin kesinleşmemiş bir tazmin hükmü hakkında uygulanamayacağını, yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılan ödemelerin 15.04.2015 tarihli 6639 sayılı Kanunla yeni düzenleme yapılana kadar geçerli olduğunu ve iptal kararlarının kazanılmış hakları etkilemediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…661 sayılı KHK’nın 62 nci maddesi ile ek 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin 4.fıkrası, 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi ile 666 sayılı KHK’nın birlikte değerlendirilmesi sonucu 666 sayılı KHK ek ödemeye ilişkin 1 sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarının adları ile alabilecek olduğu ek ödeme oranları da belirtildiğinden, aynı kararnamenin II sayılı cetveline göre ek ödeme yapılması mümkün değildir.

Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi Sayıştay 1. Dairesinin yapmış olduğu başvuruyu kabul ederek 666 sayılı KHK’ya ek (I) sayılı cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre alanlar” bölümünün 1 numaralı sırasının (d) bendinde yer alan diğer illerin İl İdaresi Genel Sekreterleri ve (e) büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı” ibareleri 13.11.2014 tarih ve E:2014 K:2014/170 sayılı kararı ile yürürlüğü iptal edilmiş ve iptal hükmünün 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66/3. maddesine istinaden Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır.

Bahse konu iptal kararı Resmi Gazetede 10.01.2015 tarihinde yayınlanmış ve geçerlilik süresi de altı ay sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar iptal edilen hüküm yerine konulacak bir düzenlenme yapılmaması durumunda kararın yürürlüğe girdiği tarihten sonra İl Özel İdaresi Genel Sekreteri veya Genel Sekreter Yardımcıları 666 sayılı KHK’ya ek II sayılı cetvele göre ek ödemeleri yapılabilecektir.

Anlaşılacağı üzere Dairesince verilen tazmin kararı, Anayasa Mahkemesinin İptal kararından önce yürürlükte olan hükümlere göre verildiğinden ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ilkesinden hareketle verilen tazmin kararı yasaldır.

Bu durum karşısında tazmin kararının olduğu gibi tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

5302 sayılı Kanunun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında;

"Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır,” denilmek suretiyle, il özel idaresi genel sekreteri ve yardımcılarının özlük hakları hakkında bir düzenleme yapılmıştır.

666 sayılı KHK'nin 1 inci maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen ek 10 uncu maddede yer alan, “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;” ifadesi gereğince söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl özel idareleri ise, mahalli yönetimler olup, başbakanlık, bakanlık ya da bunlara bağlı veya ilgili kuruluşlar arasında ve dolayısıyla madde kapsamında bulunmamaktadırlar.

5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; genel sekreter kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları ve genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacakları ifade edilmiştir. 666 sayılı KHK ile getirilen ek ödeme ise, bunun haricinde yeni bir ödeme olup, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla, aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyecektir.

Kaldı ki, 666 sayılı KHK ile öngörülen ek ödemeye ilişkin (I) sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri kadro unvanı açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterildiğinden; yorumla farklı bir ödeme yapılması hukuken mümkün değildir.

  1. Daire tarafından verilen tazmin hükmü, Anayasa Mahkemesinin 13. 11. 2014 tarihli iptal kararından önce yürürlükte olan hükümlere göre verildiğinden ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ilkesinden dolayı 482 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üyeler …, …, …, … aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 14.03.2018 tarih ve 44212 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(KARŞI OY GEREKÇESİ:

Üyeler …, …, …, …;

5302 sayılı Kanunun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında;

“Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.” denilmek suretiyle, il özel idaresi genel sekreteri ve yardımcılarının özlük hakları hakkında bir düzenleme yapılmıştır.

666 sayılı KHK’nın 1 inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen ek 10 uncu maddede yer alan;

“Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;”

ifadesi gereğince söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl özel idareleri ise, mahalli yönetimler olup, Başbakanlık, bakanlık ya da bunlara bağlı veya ilgili kuruluşlar arasında ve dolayısıyla madde kapsamında bulunmamaktadırlar.

5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; genel sekreter kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları ve genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanacakları ifade edilmiştir. 666 sayılı KHK ile getirilen ek ödeme ise, bunun haricinde yeni bir ödeme olup, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına girmemektedir.

Bu noktada;

666 sayılı KHK’nın ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay 1.Dairesi tarafından 25.09.2014 tarih ve 10367 tutanak nolu Karar ile Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulmuş,

Anayasa Mahkemesi tarafından bu başvuru üzerine verilen 13.11.2014 tarih ve E:2014/172 K:2014/170 sayılı Kararın “Sonuç” kısmında;

11.10.2011 günlü 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının;

A- (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresinin

B- (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresinin,

Anayasaya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin, Anayasanın 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, Kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, 13.11.2014 gününde oy birliği ile karar verildi.” denilmiştir.

Sorumlular tarafından yapılan temyiz başvurusu tarihinde, 482 sayılı ek ilama esas 123 sayılı ilam henüz kesinleşmemiş olup 1 inci maddesinde kamu zararına gerekçe olarak alınan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresi ile, (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi Kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildikleri sabit olduğundan temyize konu ilam hükmü yasal dayanaktan yoksun hale gelmiştir. Bu nedenle ek ilam ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim