Sayıştay 1. Dairesi 41807 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41807

Karar Tarihi

31 Ocak 2018

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 1

  • Dosya No: 41807

  • Tutanak No: 44039

  • Tutanak Tarihi: 31.01.2018

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: İşçilerin maaş ödemelerinde, 01.03.2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan EK: 1/B yerine bu tarihten önce işe girenlere uygulanacak olan EK: 1/A ücret skalasının uygulanması.

237 sayılı İlamın 5’inci maddesinde, 2006 yılında Kuruma alınan ve Halfeti İlçe Özel İdaresinde çalışan işçilerin maaş ödemelerinde; 01.03.2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan EK: 1/B yerine bu tarihten önce işe girenlere uygulanacak olan EK: 1/A ücret skalasının uygulanması ve Şubat ayı maaşının, 28 yerine 30 gün üzerinden hesaplanması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmolunmuştur.

TEMYİZ DİLEKÇESİ

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ….. dilekçesinde;

Özel İdareleri ile ... Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesi gereği düzenlenen ücret skalasında 2005 yılından sonra işe giren işçilere, EK/1 no’lu ücret skalasının uygulanması sonucu yapılan ödemenin yasal olduğunu,

Ayrıca 5442 sayılı kanunun ile 5018 sayılı kanunun ilgili maddeleri gereği tazmin konusu olayda yetkili İl Özel İdarenin başı ve temsilcisinin Vali olduğunu ve söz konusu protokolü Valiyle birlikte diğer yetkililerin imzaladığını, karar sürecinde hiçbir yetkisinin olmadığını, kendisine sorumluluk atfedilmeyeceği ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istemektedir.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI

Başsavcılık mütalaasında;

“…

Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesinde: “ 01.03.2005 tarihinden sonra ilk defa işe alınacak işçilere uygulanacak ücret skalası ek 1/B de belirlenmiştir. Bu işçilerin intibakları işe ilk alındıkları pozisyonun başlangıç derecesinin birinci kademesine yapılar. Bu işçiler Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerinden yararlanırlar” demektedir. Bu madde 01.03.2011-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesi içinde geçerlidir.

Anlaşılacağı üzere 01.03.2005 tarihinden sonra ilk defa işe giren işçilere uygulanması gereken ücret skalası ek 1/B belirlenmiş olup bu uygulama 2014 yılı içinde uygulanmasına devam edildiği halde Ek:l/A skalasının uygulanarak ücret ödenmesi yasal olmadığından tazmin hükmünün tasdikine,

Ayrıca yapılan ödeme dolayısıyla 5018 sayılı Kanun’un 33. maddesi gereği sorumlu olduğundan bu hususla ilgili iddiaların reddi ile hükümdeki sorumluluğunun devamına, karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

Esasa İlişkin olarak;

İl Özel İdaresinde çalışan işçiler adına sözleşme imzalamaya yetkili olan ... Sendikası (... ) ile İl Özel İdaresinin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) arasında imzalanan 01.03.2013-28.02.2015 dönemlerini kapsayan 4.Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesiyle, 01.03.2005 tarihinden önce işe giren işçiler için l/A ve bu tarihten sonra işe giren işçiler için l/B olmak üzere iki farklı ücret skalası belirlenmiştir.

Bu hükme rağmen İdare, 01.03.2005 tarihinden sonra işe başlayan işçiler için de ... Valiliği İl Özel İdare Genel Sekreterliği ile T.... Sendikası ... Şube Başkanlığı arasında düzenlenen 03.05.2010 tarihli protokolü dayanak alarak, EK: 1/A ücret skalasını uygulamış ve ücret ödemelerini de, buna göre yapmıştır.

07.11.2012 tarihine kadar yürürlükte olan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun "Toplu iş sözleşmesinin tanımı ve muhtevası" başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında; "Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir."

Aynı Kanunun "Yetki" başlıklı 12’nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir." denilmektedir.

Bu hükümler, 07.11.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 2 ve 41 inci maddeleriyle de aynen muhafaza edilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca; işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmenin içeriğinin (Ücret, izin, çalışma süresi, yolluk vb.) toplu iş sözleşmesiyle belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesinin işveren adına üye olduğu işveren sendikası (Üye değilse kendisi) tarafından yapılması gerekmektedir.

Dolayısıyla, sözleşme yapma yetkisini, üyesi olarak TÜHİS'e devreden İl Özel İdaresinin herhangi bir organı, Vali ya da İl Genel Meclisi, kendi başına, Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde değişiklik yapma hakkı ve yetkisine sahip değildir. Toplu İş Sözleşmesinde, herhangi bir değişikliğe ihtiyaç olması durumunda bunu yapacak olanlar, Toplu İş Sözleşmesi tarafları, ... ve TÜHİS' tir.

Bu itibarla; 2005 yılından sonra işe giren işçilere, 1/A skalasından ücret ödenmesine cevaz veren protokolün, yasal dayanağı bulunmamaktadır. Protokolün yapıldığı tarihte yürürlükte olan 2822 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde de, protokolde yetkili olanların, toplu iş sözleşmesini imzalayan işçi ve işveren sendikaları olduğu belirtilmiştir.

Kaldı ki, dayanak olarak gösterilen 03.05.2010 tarihli protokolün, 01.03.2009-28.02.2011 dönemini kapsayan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin, 17 nci maddesinin uygulanmamasına, dolayısıyla 01.03.2005 tarihinden sonra işe başlayan işçiler için EK: 1 skalasının uygulanmasına ilişkin olduğu ve daha sonraki dönemlere ait 3. ve 4. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmelerinde aynen muhafaza edilen 17 nci maddenin uygulanmasına ilişkin hükümleri içermediği ve bu dönemlere ilişkin ücret ödemelerine dayanak oluşturmadığı anlaşılmıştır.

Toplu iş sözleşmesi sürecinde detaylı irdelenmesi kaçınılmaz olan ücretler hususunda; kıdeme (işe giriş tarihine) göre bir belirleme yapılmıştır. Protokol, işin kıdem ve tecrübe nedeniyle daha iyi ve çabuk yapılması, kıdemin önemsenmesi ve bunun ücretle teşvik edilmesi gibi hususları bertaraf etmiştir. İşverenin işçiye eşit davranma yükümlülüğünden; her işçinin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamı çıkmaz. İşçiler arasındaki kıdem farkı, ücretlerde de farklı uygulamayı gerektirebilir. Aynı kıdeme sahip işçilere farklı kurallar uygulanmadığına göre, kanun karşısında eşitliğin ihlal edildiği de söylenemez.

Ayrıca, 01.03.2011- 28.02.2013 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesindeki ücret skalası, 01.03.2013-28.02.2015 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde de devam etmiş olup; bu durum, söz konusu işlemin, bilinçli bir şekilde yapıldığını ve sehven yapılan bir hatanın olmadığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafların irade beyanlarında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Haliyle Protokol de, Sözleşme taraflarının irade beyanlarını yok saymış olmaktadır.

Sorumluluk itirazı ile ilgili olarak;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde kamu zararı; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu çerçevede, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması gerekmektedir.

Sorumlu tarafından protokolü Valiyle birlikte diğer yetkililerin imzaladığı, karar sürecinde hiçbir yetkisinin olmadığı, kendisine sorumluluk atfedilmeyeceği iddia edilmekte ise de;

Yukarıda açıklandığı üzere 2005 yılından sonra işe giren işçilere, 1/A skalasından ücret ödenmesine cevaz veren protokolün, yasal dayanağı bulunmadığı gibi, protokolün, 01.03.2009-28.02.2011 dönemini kapsayan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin, 17 nci maddesinin uygulanmamasına, dolayısıyla 01.03.2005 tarihinden sonra işe başlayan işçiler için EK: 1 skalasının uygulanmasına ilişkin olduğu ve daha sonraki dönemlere ait 3. ve 4. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmelerinde aynen muhafaza edilen 17 nci maddenin uygulanmasına ilişkin hükümleri içermediği ve bu dönemlere ilişkin ücret ödemelerine dayanak oluşturmadığı anlaşılmıştır.

Buna karşın, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33’üncü maddeleri uyarınca harcama yetkilileri, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan; asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlileri de, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumludurlar. Dolayısıyla ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının da geçerli bir dayanağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, sorumlu iddialarının reddi ile 237 sayılı İlamın 5’inci maddesiyle … TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oyçokluğuyla(3.Daire Başkanı …. Üyeler … ile …’nun aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı)

Karşı oy gerekçesi

(3.Daire Başkanı …. Üyeler … ile …’nun karşı oy gerekçesi:

“Anayasanın 10’uncu maddesinde ‘Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir’ kuralına yer verilmiştir. ‘Ücrette Adalet Sağlanması’ başlıklı 55. maddesi ise ‘Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. ...’ şeklindedir.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra değişiklik yapılmasıyla ilgili açık bir hüküm bulunmamaktadır. Söz konusu Kanunun ‘Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi’ başlıklı 35’inci maddesinin ikinci fıkrasında, toplu iş sözleşmesinin süresinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamayacağı, kısaltılamayacağı ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemeyeceği düzenlenmiş, ancak sonradan değişiklik yapılmasına ilişkin herhangi bir yasak getirilmemiştir. Kanun koyucu sonradan değişikliğe ilişkin olarak süre dışında bir kısıtlamaya yer vermemiştir. Bu nedenle, tarafların anlaşarak toplu iş sözleşmesinde değişiklik yapabileceklerinin, her iki tarafın bu konudaki rızasına bağlı olduğu kabul edilir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun ‘Eşit davranma ilkesi’ başlıklı 5’inci maddesinde;

“İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz, işveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.

  1. maddesinde ise;

“Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz” denilmektedir.

Bu hükümler karşısında, 5620 sayılı kanunla daimi kadrolara geçmiş İl Özel İdaresi işçileri için (intibaklarının ... Sendikasına üye oldukları tarih itibariyle yapıldığı düşünüldüğünde), her ne sebeple olursa olsun kazanılmış bir hakkın işçiden geri alınması ve işçi ücretlerinde bu şekilde bir azaltmaya gidilmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 62’nci maddesi hükmüne aykırı olduğu düşünülmektedir. İş Mahkemelerinde İdare aleyhine açılan alacak davalarında; İş Kanununun 62.maddesine aykırı işlem yapılamayacağı, arttırılmış ücret uygulamasından sonra ücretin azaltılması yoluna gidilemeyeceği belirtilerek, davaların kabulüne karar verilmektedir.

Bunların yanı sıra, Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün, 2005 yılından sonra işe giren işçilere Ek-1 ücret skalasının uygulanmasında yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığı şeklinde görüş yazılarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak; Protokol ile, aynı işi yapan ve aralarında sadece işe giriş tarih farkı olan işçiler arasındaki ücret dengesizliği giderilmiş ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin ifade ettiği eşit davranma ilkesinin gerekleri yerine getirilmiştir. Bu nedenle, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.”

Karar verildiği 31.01.2018 tarih ve 44039 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim