Sayıştay 1. Dairesi 41738 Kararı - Özel İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41738

Karar Tarihi

14 Haziran 2017

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 1

  • Dosya No: 41738

  • Tutanak No: 43195

  • Tutanak Tarihi: 14.06.2017

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: İl Özel İdaresince dernek, vakıf ve birliklere nakdi kaynak aktarılması

186 sayılı ilamın 3 üncü maddesiyle İl Özel İdaresince dernek, vakıf ve birliklere nakdi kaynak aktarılması sonucu oluşan …. TL kamu zararı için verilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, Temyiz Kurulunun 29.12.2015 tarih ve 41243 tutanak numaralı bozma kararı ile üzerine Dairesince 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince yeniden yapılan yargılamada;

Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda, 186 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile tazmin kararında sorumlular arasında adı geçen diğer sorumlu Vali Yrd. ….’ın sorumlu tutulduğu sarf evrakı ve eklerinde imzası bulunmadığından söz konusu İlamdaki sorumluluğunun uhdesinden kaldırılarak;

Bazı dernek, birlik ve vakıflara nakdi kaynak aktarılması sonucu oluşan ….. TL kamu zararının ilamda belirtilen sorumlulara ödettirilmesine karar verilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….. dilekçesinde özetle;

a) Konu ile ilgili Daire ilamında, derneklere yapılan kaynak aktarımlarının 5018 sayılı Kanunun 29. maddesine göre yardım şeklinde değerlendirildiğini, ortak hizmet projesi kapsamında yapılan kaynak aktarımının, 5018 sayılı Kanunun 29. maddesi kapsamında yapılan bir yardım mahiyetinde mütalaa edilmesinin somut nedenlerine ilişkin herhangi bir veriye ulaşılamadığını, "ortak hizmet projesi" teriminin net bir kavramsal çerçevesi bulunmadığını, literatürde üzerinde oydaşma sağlanmış bir "ortak hizmet projesi" kavramı bulunmadığını,

İlam kararına göre, ...'de Sivil Toplum Kuruluşlarının Kapasitesinin Geliştirilmesi projesinde belirtilen hedeflerin 5302 sayılı Kanunun 64. Maddesi hükmü ile bağdaşmadığını, söz konusu projenin genel hedefinin; Sivil toplum kuruluşlarının sivil katılımda daha ekin olmalarına ve demokratik süreçlerde etkili aktörler olarak üstlendikleri rolü yerine getirmelerine katkıda bulunmak, Özel hedefin ise; ...'de bulunan sivil toplum kuruluşlarının temel faaliyet alanlarındaki kurumsal ve operasyonel kapasitelerinin gelişimine destek olmak olduğunu, Projenin ...'deki sivil toplum kuruluşlarının kapasitesinin geliştirilmesi amacına hizmet ettiğini,

İl Özel İdarelerinin görev ve sorumluluklarının 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. maddesinde belirtilmiş olup, madde metni incelendiğinde İl Özel İdarelerinin gençlik, spor, sağlık, tarım, sanayi ve ticaretten, bayındırlık, iskân, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmetler, sosyal yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi ve kırsal altyapı hizmetlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede görev ve sorumluluk icra ettiklerini, 2013 yılında İldeki dernekleri güçlendirmek, kapasitelerini geliştirmek amacıyla sivil toplum kuruluşlarının desteklendiğini ve ifa edilen proje kapsamında her bir dernek ile ayrı ayrı protokol imzalanarak, taahhütlerine ilişkin kanıtlayıcı belgelerinin ibrazının sağlandığını,

Öte yandan İl Özel İdarelerinin giderlerini düzenleyen 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 43. maddesinin(m) bendine göre; sosyo-kültürel ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderlerin İl Özel İdarelerinin giderleri arasında olduğunu, yerel yönetimlerin sosyal fonksiyonlarının önemli bir bölümünün sivil toplum kuruluşları ve kitle örgütleriyle birlikte gerçekleştirilmesi gereken etkinlikler olduğunu, nitekim bu konunun İl Özel İdaresi Kanununun Genel Gerekçesinde de aynen; "...İl özel idareleri ayrıca diğer kamu kurum ye kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği yapabilecekler; bazı hizmetlerin gördürülmesinde gönüllülük yöntemlerini uygulayacaklardır. Bu alternatif hizmet sunma yolları sayesinde özel idarelerin iş görme yöntemleri çeşitlendirilerek bu idarelerde etkinliğin sağlanmasına katkıda bulunulacaktır... " şeklinde ifade edildiğini,

İlam kararında bahsedilen "İl Genel Meclisi kararının idareye genel olarak 5302 sayılı Kanunun 64. Maddesi kapsamında proje gerçekleştirme izni vermesi, dolayısıyla hatalı uygulamanın dayanağı olamayacağı" hususuna ilişkin olarak;

Aynı İl Genel Meclisi kararına dayanılarak yapılan ve "...'de Kültürel Mirasın Korunması" projesi kapsamında yapılan kaynak aktarımı ile ilgili yapılan savunmaya ilişkin olarak verilen kararda "...Bu itibarla 5302 sayılı Kanunun 64. Maddesi gereğince usulüne uygun olarak yapılan proje kapsamında... kaynak aktarımı mümkün olduğundan.. .yasal düzenlemelere uygun olduğuna..." şeklinde karar alındığını, Yani "...'de Kültürel Mirasın Korunması" projesi kapsamında yapılan kaynak aktarımı ile ilgili yeterli görülen il genel meclisi kararının, "...'de Sivil Toplum Kuruluşlarının Kapasitesinin Geliştirilmesi" projesi kapsamında yapılan kaynak aktarımında "idareye genel olarak 5302 sayılı Kanunun 64. Maddesi kapsamında proje gerçekleştirme izni vermesi" nedeniyle uygulamaya dayanak teşkil ettirilmediğini,

Mevzuat değişikliği 2012 yılında olmasına rağmen İl Genel Meclisi kararının 2013 yılına ait olduğunu, yani derneklere yardım mekanizması çalıştırılmadığını, Vali onayında yer alan ibarenin sehven yazıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

İlamda muhasebe yetkilisi olarak sorumlu tutulan …. ile Harcama Yetkilisi/Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan …, ….., … ile …. ise esasla ilgili iddialara ilave olarak; üst yöneticinin emirlerini yerine getirmek üzere ilgili evrakları imzaladıklarını, bu yüzden sorumluluklarının bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…

SORUMLULUK YÖNÜNDEN: Sorumluluk yönünden ileri sürülen iddialar 5018 sayılı kanunun 32. maddesine uygun değildi ayrıca 657 sayılı Kanun’un 11. maddesine uygun emri veren amirin emrinde ısrarına ait fiili durum bulunmadığından bu yöndeki iddiaların reddine ilamdaki sorumluluğunun devamına karar verilmesi uygun olur görüşündeyim.

ESAS YÖNÜNDEN: 5302 sayılı Kanun’un 64/c maddesi gereği Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, demekler, vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği hükmüne istinaden İl Genel Meclisinin 07.03.2013 tarih ve 53 sayılı Kararı ile 5018 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği bazı dernek, birlik ve vakıflara maddi kaynak aktarımında bulunulmuştur. 5018 sayılı Kanun’un 29. maddesindeki hüküm 6360 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile 5393 sayılı Kanun’un 75. maddesine eklenen fıkra ile hem belediyeler hem de İl Özel İdareler ve bağlı kuruluşları, bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı ortakları Sayıştay denetimine tabi şirketler için 6360 sayılı Kanun’un Resmi Gazetede yayım tarihi olan 06.12.2012 tarihinden itibaren söz konusu kurumlar için bütçelerine ödenek koymak suretiyle yardım yapılması uygulamadan kaldırılmıştır.

Bu durum karşısında anılan tarihten sonra adı geçen kurum tarafından yapılan yardım yasal olmadığından tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir” denilmiştir.

Duruşma talebinde bulunan …. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

SORUMLULUK YÖNÜNDEN İNCELEME

Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin üst yöneticinin emirlerini yerine getirmek üzere ilgili evrakları imzaladıkları, bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı iddiaları ile ilgili olarak;

Harcama yetkilisinin sorumluluğu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32’nci maddesinde, gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanunun 33’ üncü maddesinde hüküm altına alınmış olup, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzası bulunan görevlilerin sorumlulukları sözkonusudur.

…..’ ın sorumluluk itirazı ile ilgili olarak; kendisinin, üzerinde sadece harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisinin imzalarının bulunduğu, gerçekleştirme görevlisinin imzasının bulunmadığı ödeme emirlerinden sorumlu tutulduğu görülmüştür.

5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunmaktadır. Sayıştay Genel Kurulu da ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine karar vermiştir. Bu itibarla ….’ ın sorumluluk itirazı yerinde görülmemiştir.

ESASA İLİŞKİN İNCELEME

6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 19 uncu maddesinde;

“5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29 uncu maddesinde;

“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” denilmektedir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 5018 sayılı Kanunun bütçelerden yardım yapılmasına imkân veren 29 uncu maddesindeki hüküm, 6360 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesine eklenen fıkra ile hem belediyeler hem de Özel İdareler ve bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için 6360 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımı tarihi olan 06.12.2012 tarihi itibarı ile uygulanmayacağı için, söz konusu kurumlar için bütçelerine ödenek koymak sureti ile yardım yapılması uygulaması kaldırılmıştır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, 5018 sayılı Kanununun 29 uncu maddesi dayanak gösterilerek derneklere, birlik ve vakıflara Özel İdare bütçesinden nakdi yardım yapıldığı görülmüştür.

Sorumlular savunmalarında, söz konusu yardımların, “...’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında 5302 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine göre gerçekleştirildiğini belirmekte ise de; ilişikli ödeme emri belgeleri ekleri incelendiğinde yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine göre yapıldığı ifade edilmektedir.

Yardımlara dayanak olan ...’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesinde;

“Genel Hedef: Sivil Toplum Kuruluşlarının sivil katılımda daha etkin olmalarına ve demokratik süreçlerde etkili aktörler olarak üstlendikleri rolü yerine getirmelerine katkıda bulunmak.

Özel Hedef: ...’de bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarının temel faaliyet alanlarındaki kurumsal ve operasyonel kapasitelerinin gelişimine destek olmak.

Projenin Ana Faaliyetleri:

Sivil toplum örgütlerinin etkin diyalog ve katılım kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla:

  1. Projeye dahil edilecek Derneklerin tespiti, desteklenme alanları ile belirlenmesi ve destekleme miktarlarının tespiti (Valilik Onayı ile)

  2. Gerekli durumlarda kaynak aktarımı

  3. Aktarılan kaynağın denetimi” olarak belirtilmiştir.

Proje olarak isimlendirilen bu çalışmada belirtilen hedefler 5302 sayılı Kanunun 64’üncü maddesinde belirtilen, “İl özel idaresi, il genel meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, dernekler, vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir.” hükmü ile bağdaşmayıp, bir projenin gerçekleştirilmesinden çok, Valilik tarafından belirlenen dernek, vakıf ve birliklere yine Valilik tarafından belirlenen miktarda yardım yapılması niteliğindedir. İl Genel Meclisi Kararında ise; hangi proje için verildiğine ilişkin bir ibare bulunmayıp, idareye genel olarak 5302 sayılı Kanunun 64’üncü maddesine göre projeler gerçekleştirme izni verildiğinden, kararın Kanunda belirtilen hükme uygun bir karar olmadığı düşünülmektedir.

Açıklanan nedenlerle sorumluların iddialarının reddi ile 186-299 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle ….. TL’nin tazminine dair hükmün TASDİKİNE, oy çokluğuyla,

Karşı oy gerekçesi

Üyeler …., ….. ile ….’nun karşı oy gerekçesi:

“6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 19 uncu maddesinde;

“5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

c) Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29 uncu maddesinde;

“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” denilmektedir.

Yukarıdaki hükümlere göre, 5018 sayılı Kanun’un bütçelerden yardım yapılmasına imkân veren 29 uncu maddesinin ikinci cümlesi, 6360 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesine eklenen fıkra ile hem belediyeler hem de Özel İdareler ve bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için, 6360 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı 06.12.2012 tarihinden itibaren uygulamayacağı için, söz konusu kurumların bütçelerine ödenek koymak sureti ile dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapmaları hukuken ortadan kalkmıştır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde;

Söz konusu Kanun değişikliğinden sonra kamu idaresinin, “...’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi” adı altında, mevzuatta herhangi bir değişiklik olmamış gibi aynı uygulamalara devam ettiği görülmüştür. Yapılan yardımlar bu yönüyle mevzuata aykırı ve bir proje kapsamında yapılan harcama mahiyetinde olmasa da, yardım yapılan kimi dernek ve vakıfların, aldıkları yardımlarla yine kamuya ait harcamalar yaptıkları düşünüldüğünde, bu tutarların da kamu zararı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, il özel idaresince yardım yapılan söz konusu dernek ve vakıfların aldıkları yardımlar ile yaptıkları sarfiyatın kamuya ait harcama olup olmadıkları yönüyle incelenmesi ve kamuya yapılan harcamaların tespit edildikten sonra bu miktarların kamu zararından düşülmesi ve kalan miktara tazmin hükmü verilmesi gerekir. Söz konusu eksikliğin giderilmesi için ise, konunun İçişleri Bakanlığı’na yazılması, gelen tespitlere göre karar verilmesini temin için de, İlam hükmünün BOZULARAK, Dairesine Gönderilmesi gerekmektedir.”

Üyeler … , …. ile ….’nın karşı oy gerekçesi:

“5302 sayılı Kanunun 64. Maddesi gereğince usulüne uygun olarak yapılan proje kapsamında... kaynak aktarımı mümkün olduğundan ve bu yardımların amacı dışında kullanıldığına dair bir tespit de bulunmadığından, İl Genel Meclisi Kararına dayanılarak ve protokoller çerçevesinde yapılan yardımlarda mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekir.”

Karar verildiği 14.06.2017 tarih ve 43195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim