Sayıştay 1. Dairesi 41637 Kararı - Özel İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
41637
14 Haziran 2017
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 41637
-
Tutanak No: 43192
-
Tutanak Tarihi: 14.06.2017
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: il özel idaresine ait lojmanlarda oturanlardan yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesi.
- 171 sayılı ilamın 3 üncü maddesiyle, il özel idaresine ait lojmanlarda oturanlardan yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesi nedeniyle tazmin hükmolunan … liranın sorumlularca temyiz edilmesi nedeniyle Sayıştay Temyiz Kurulunca düzenlenen 10.11.2015 tarih ve 41013 sayılı tutanakta;
"Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, lojmanlarda oturanlardan yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesi ile ilgili, valinin bilgilendirmesine ilişkin bir yazışma olup olmadığı hususu anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra ilamda, tahsil edilmeyen yakıt bedelinin tamamından 2012 yılında görev yapan valilerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Vali …'in görevinin Ağustos 2012 tarihinde sona erdiği, bundan sonraki dönemde ise …..'in ... valisi olarak atandığı anlaşılmaktadır. Valilerin bahse konu yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesi hususunda bilgilendirildiği kabul edilse bile, valilerin görev yaptıkları döneme ilişkin tahsil edilmemiş ücretlerden sorumlu tutulmaması gerekmektedir.
Buna göre, üst yönetici olan valinin konu hakkında bilgisinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması ve sorumluluğun yeniden değerlendirilmesi için 171 sayılı ilamın BOZULARAK, dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,” karar verilmiştir.
Temyiz Kurulu Kararı üzerine, Dairesince 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince yeniden yapılan yargılamada;
“İl Özel İdaresine ait lojmanlarda oturanlardan yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının,
…. TL’sinin sorumlular ….. (Vali), ….. (Genel Sekreter) ve …. (Emlak ve İst. Md) ‘nın,
Kalan …. TL’sinin ise sorumlular …. (Vali), … (Genel Sekreter) ve … (Emlak ve İst. Md)’nın, uhdelerinde bırakılmasına” karar verilmiştir.
İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … dilekçesinde özetle,
Üst yöneticinin işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve Raporları ile bilgi sahibi olabilecekleri kabul edilmişken ve böyle bir bilgilendirme veya raporlama yokken soyut iddia teori ve doktrinde geçen bir takım görüşlerle, somut hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan taleple, takip ve tahsil görevini yapmadığından bahisle tazmin kararı verilmesinin adil olmadığını, Temyiz Kurulu kararında kamu zararının tazmini için Valilerin görev yaptıkları döneme ilişkin tahsil edilmemiş ücretlerden sorumlu tutulmasının istenildiğini, ... Valiliği görevinden 15.08.2012 tarihinde ayrılmasına rağmen Daire kararında 03.08.2012 olarak belirtildiğini, mali sorumluluğun tarafına isabet eden kısmının hesaplanmasının yeniden yapılmasını gerektirdiğini belirterek adına verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
İlamda Emlak ve İstimlak Müdürü olarak sorumlu tutulan …. ise dilekçesinde özetle;
Anılan konutta lojmanlar dışında başka kiracı (dükkan büro vs.) bulunmadığının belirtildiğini, ancak söz konusu binada görev tahsisli olarak tahsis edilen lojmanların dışında, 300 m2 lik kısımda, ... İl Özel İdaresinin büyük ortağı olduğu, (%50,44) …A.Ş (... Turizm ve Endüstri A.Ş.) ne kiralandığını ve burasının hizmet binası olarak kullanıldığını, Kamu konutları Yönetmeliğinin 24. Maddesinde; "Su, elektrik ve havagazı sayaçları ayrı olan hizmet binalarındaki konutların aylık kira bedelleri Yönetmeliğin 23 üncü maddesine göre tespit edilir. Konutun ayrı sayacı yoksa, su, elektrik ve havagazı bedeli olarak aylık kira bedeline ilave edilecek miktarlar, Yönetmeliğin 21 inci maddesi uyarınca, ilgili komisyon tarafından belirlenir” denildiğini, Söz konusu lojman ve hizmet binasının ayrı sayacı olmadığından, yönetmeliğin 21.maddesinin b) bendinde belirtilen komisyonca tespit edilen ve 28.11.2011 tarih ve 28156 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 337 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğine istinaden, 15.01.2012 tarihinden itibaren 1.01 TL/m2 yakıt bedeli, 0.22 TL/m2 Kaloriferci, kapıcı ücreti ve ortak kullanım alanlardaki giderler için de 0.10 TL/m2 olarak tahakkuk ve tahsil edildiğini,
Ayrıca görev süresi içerisinde, söz konusu taşınmazın mülkiyetinin, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa istinaden, Kat Mülkiyetine çevrilmesi çalışmalarına başlandığını, ancak ... Belediyesi ile yapılan şifahi görüşmelerde, “bu alanın 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve Resmi Kurum alanında kaldığı, Koruma Amaçlı İmar Planı hükümleri uygulandığı ve bu planda halen değişiklik çalışmalarının devam ettiği, bu çalışmalarda buranın kat yüksekliğinin en fazla 3 kat olabileceğinden, mevcut 6 katlı binanın Kat Mülkiyetine çevrilmesinin mümkün olmayacağı” şeklinde cevap alındığını, söz konusu binanın doğalgaz sistemiyle ısınması ile ilgili İdarece ihaleye çıkıldığını, 23.09.2012 tahinide yüklenici firma ile sözleşme imzalanarak doğalgazlı ve ısı pay ölçerli sisteme geçildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“…
28.11.2011 tarih ve 28156 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 337 sıra nolu Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tebliğinin 3. maddesinde: kamu kurum ve kuruluşları konutlarında tüketilen yakıta ilişkin ödenen toplam bedelin konutta oturanlardan tahsil edilen toplam bedelden fazla olması halinde fazla kısım konut yüz ölçümleri dikkate alınarak konutta oturanlardan tahsil edileceği belirtilmiştir. Anılan tebliğ gereği lojmanda oturanlardan eksik tahsil edildiği anlaşılan yakıt gideri ile ilgili verilen tazmin hükmü yasaldır.
Diğer taraftan sorumlulukla ilgili görev yaptığı dönem esas alınmak suretiyle Yargı Raporu ve Daire kararında belirtilen gerekçelerle 5302 sayılı Kanun’un 29. ve 30/f. maddeleri ile 5018 sayılı Kanunun ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararına göre üs yöneticinin sorumlu tutulması gerektiğinden sorumluluk yöndeki iddiaları yasal değildir.
Bu durum karşısında ileri sürülen iddiaların reddi ile ek ilam hükmünün olduğu gibi tasdikine karar verilmesi uygun olur” denilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Esas Yönünden İnceleme
11.11.1983 tarih ve 18218 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 3 üncü maddesinde kamu konut türleri ve konut tahsis şekilleri belirlenmiştir. Buna göre görev tahsisli konutlar, yönetmelikte belirlenecek makam ve rütbe sahiplerine, görevlerinin önemi ve özelliği, yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilen konutlardır.
16.07.1984 tarih ve 84/8345 nolu Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliğinin 5’inci maddesinde Yönetmeliğe ekli (2) sayılı Cetvelde belirtilenlere, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği tahsis edilen konutlar görev tahsisli konutlar olarak tanımlanmıştır. Aynı yönetmeliğin 26 ve 28 inci maddeleri uyarınca görev tahsisli konut tahsis edilenlerden yönetmeliğe ekli 3 sayılı Cetvelde sayılanlar hariç ısınma bedeli tahsil edilmesi gerekmektedir. Esas itibariyle de Kamu Konutları Kanununun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmayan kamu konutlarının ısınma giderlerinin kurumlarınca karşılanmasını öngören 6 ncı maddesi 01.08.1996 tarih ve 4160 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılarak ısınma giderlerinin içinde oturanlarca karşılanması genel kural haline getirilmiştir.
Konutların ısınma giderinin ne şekilde karşılanacağı Kamu Konutları Yönetmeliğinin “Yakıt İhtiyacının Tespiti, Yakıt Ödeneği Talebi ve Yakıtın Temin, Tedarik ve Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar” başlıklı bölümünde yer alan “Yakıt İhtiyacının Tespit Usulü” başlıklı 29 uncu maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Anılan maddede
“Tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan konutları hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı, bu Yönetmeliğe ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre, her konut blok veya grupları için ayrı ayrı olmak üzere, her yıl Mayıs ayının ilk on beş günü içinde tespit edilir. Kamu konutlarının gereğinden fazla yakılmasından dolayı, kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarından fazla ihtiyaç duyulan yakıt, konutlarda oturanlar tarafından karşılanır” denilmektedir.
28.11.2011 tarih ve 28156 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 337 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinde;
“(…)
- Yakıtı kurum tarafından tedarik edilen konutlarda; Yakıt maliyetlerindeki artışlar dikkate alınarak, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşların yurt içindeki kaloriferli konutlarından, yakıtı kurum tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan, ısı pay ölçer veya kalorimetre cihazı montajı yapılmış konutlarda bağımsız bölümün tüketim miktarı oranında, ısı pay ölçer veya kalorimetre cihazı montajı yapılmamış konutlarda ise her bir metrekare için 15.01.2012 tarihinden itibaren 1,01 TL/m2 yakıt bedeli tahsil edilir. Ancak, kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üzerinde yakıt bedeli tahsil edebilirler. Kamu kurum ve kuruluşlarınca, tüketilen yakıta ilişkin ödenen toplam bedelin, konutta oturanlardan tahsil edilen toplam bedelden fazla olan kısmı, konutta oturanlardan konut yüzölçümleri dikkate alınarak tahsil edilecek; konutta oturanlardan tahsil edilen toplam yakıt bedelinin, kurum ve kuruluşlarca yakıta ilişkin ödenen toplam bedelden fazla olan kısmı ise, konut yüzölçümleri dikkate alınarak konutta oturanlara iade edilecektir.
Ayrıca, yakıtı kurumlarca tedarik edilen kamu konutlarında, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerin zorunlu nedenlerle kurumlarca karşılanıyor olması halinde, bu giderler karşılığında kira ve yakıt bedellerine ek olarak her bir metrekare başına 15.01.2012 tarihinden itibaren 0,10 TL/m2 tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Adı geçen tebliğ hükmüne göre kamu kurum ve kuruluşları konutlardan 1,01 TL/m2 yakıt bedeli tahsil edilecek, kurum gerekli görürse bu oranı artırabilecek ancak, kamu kurum ve kuruluşlarınca tüketilen yakıta ilişkin ödenen toplam bedelin, konutta oturanlardan tahsil edilen toplam bedelden fazla olan kısmı, konutta oturanlardan konut yüzölçümleri dikkate alınarak tahsil edilecektir.
İl Özel İdaresine …..nolu lojman binasında 2012 yılında binada kullanılan yakıt bedelinin …. TL. olduğu, …. TL oturanlardan tahsil edildiği, boş dairelerin tüketimi düşüldükten sonra kalan …. TL’nin tahsil edilmediği anlaşılmaktadır.
Sorumlular tarafından … AŞ hizmet binası olarak kiraya verilen bir ticarethane olduğu gerekçesiyle ve ana taşınmaz 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmadığından, 28.11.2011 tarih ve 28156 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 337 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğine istinaden, 15.01.2012 tarihinden itibaren 1.01 TL/m2 yakıt bedeli, 0.22 TL/m2 Kaloriferci, kapıcı ücreti ve ortak kullanım alanlardaki giderler için de 0.10 TL/m2 olarak tahakkuk ve tahsil edildiği belirtilmekte ise de; dilekçe ekinde …. A.Ş. ile yapılan kira kontratı gönderilmiş olup, kontrata göre yakıt giderinin kiracıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Rapor dosyasında emlak ve istimlak müdürü imzalı belgede ise …. A.Ş. nin kullandığı alanın 2012 yılının 12 ayında boş kaldığı belirtilmektedir. Tahsil edilmesi gereken yakıt bedelinin hesabında ise; lojman olarak kullanılan alan ile …. A.Ş.ye kiralanan ve boş olan alan toplamı dikkate alınarak m2 ye düşen yakıt miktarı hesaplanmış ve lojmanda oturanlar için lojmanın yüzölçümüne göre tahsil edilmesi gereken miktar tespit edilmiştir.
Bu bilgi ve belgelere göre binada yakıt bedelinin lojmanda oturanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmayan kamu konutlarının ısınma giderlerinin kurumlarınca karşılanmasını öngören 6 ncı maddesi yürürlükten kaldırılarak ısınma giderlerinin içinde oturanlarca karşılanması genel kural haline getirildiğinden; 337 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin 3 üncü maddesi gereğince tahsil edilmeyen fazla yakıt giderinin konutta oturanlardan konut yüzölçümleri dikkate alınarak tahsil edilmesi gerekmektedir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme
İlamda tahsil edilmeyen yakıt giderinden dolayı, vali, genel sekreter ile Emlak ve İstimlak Müdürünün sorumlu tutulduğu görülmektedir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 38. maddesinde:
“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, İl Özel İdaresine ait görev tanımları gereğince kiralama işlemlerini yürüten Emlak ve İstimlâk Müdürlüğünün kiralama işlemlerine ilişkin gelirlerin tahakkukunda sorumluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.
5302 sayılı Kanunun 35. maddesinde;
“…..
Genel sekreter, il özel idaresi hizmetlerini vali adına ve onun emirleri yönünde, mevzuat hükümlerine, il genel meclisi ve il encümeni kararlarına, il özel idaresinin amaç ve politikalarına, stratejik plan ve yıllık çalışma programına göre düzenler ve yürütür. Bu amaçla il özel idaresi kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar.
……” hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm gereğince genel sekreterin sorumluluğa dâhil edilmesi de mevzuata uygundur.
Diğer taraftan 5018 sayılı Kanunun 11. maddesi ile İl Özel İdaresinde üst yöneticinin vali olduğu, üst yöneticilerin söz konusu Kanunda belirtilen sorumluluklarının gereklerini (gözetim, denetim ve izleme sorumluluğu) harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getireceği hüküm altına alınmış olup, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararına göre de üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirilmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olabilecekleri kabul edilmiştir.
Bu kapsamda konu ile ilgili olarak, harcama yetkilileri ve diğer görevliler tarafından herhangi bir bilgilendirme veya iç denetçi raporlaması yapılmadığı için valinin sorumluluğundan söz edilemez. Bu nedenle, esas itibarı ile mevzuata uygun olmakla birlikte, tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; valilerin uhdesinden kaldırılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, oy çokluğuyla,
Farklı Gerekçe
Üye …..’ın farklı gerekçesi:
“İlamda; lojmanlarda oturanlardan tahsil edilmesi gereken yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesinden kaynaklanan kamu zararından 5018 sayılı Kanunun 38 ve 71 ve 5302 sayılı Kanunun 30. Maddesine istinaden, Üst Yönetici sıfatıyla ... Valisinin de sorumluluğuna, karar verilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 29. Maddesinde Vali; il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 30. Maddesinin (f) bendinde;
(f) İl özel idaresinin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, Valinin görev ve yetkilerinden sayılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Üst yöneticiler başlıklı 11. Maddesinde Vali; Üst Yönetici olarak tanımlanmış, ikinci fıkrasında görevleri/sorumlulukları sayılmış ve üçüncü fıkrasında da, bu sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun Gelirlerin toplanması başlıklı 38. Maddesinde;
Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.
Kamu zararı başlıklı 71. Maddesinde de;
Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır, şeklinde tanımlanmıştır.
İl Özel İdaresi kanununun yukarıya alınan maddelerinde vali; il özel idaresinin bir tüzel kişilik olması sebebiyle bu tüzel kişiliğin en üst temsilcisi olarak konumlandırılmış, bunun sonucu olarak da bu tüzelkişiliğin gelirlerinin toplanması görevi de kendisine verilmiştir. Buradaki görev/sorumluluk soyut bir görev/sorumluluktur. Münhasıran bu düzenlemeye istinaden bir sorumluluk tevcihi kanuna uygun değildir. Çünkü tüzel kişilik adına valinin görev ve sorumluluğu olarak düzenlenen gelirlerin toplanması görevi ve diğer görevler bizzat vali tarafından yapılması zorunlu görevlerden değillerdir. Zaten fiilen vali tarafından yapılmaları mümkün de değildir. Vali adına bu görevleri yapan, Kanunun 35. Maddesinde düzenlenen il özel idaresi teşkilatı ve görevlileri bulunmaktadır. Vali adına fiilen bu görevi gelirleri tahsil etmeyen/toplamayan görevlilerin eylemleri sorgulanmalıdır. Dolayısıyla gelirlerin toplanması ile ilgili olarak fiili bir müdahalesi bulunmadıkça valiye, bu soyut düzenlemeden hareketle bir tazmin sorumluluğu tevcih edilemez.
5018 sayılı Kanunun yukarıya alınan 11 ve 38. maddelerinde de 5302 sayılı Kanuna paralel düzenlemeler yapılmış, yani bu Kanundaki sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 71. Maddesinde ise kamu zararının ancak kamu görevlilerinin, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda meydana geleceği kurala bağlanmıştır. Sosyal tesis gelirlerinin tahsil edilmemesi sebebiyle meydana gelen kamu zararı ile ilgili olarak Valinin her hangi bir karar, işlem veya eylemi tespit edilmediğinden, sorumlu tutulması da hukuken mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, lojmanlarda oturanlardan tahsil edilmesi gereken yakıt bedelinin eksik tahsil edilmesinden kaynaklanan bir kamu zararı mevcut ise de, ilamda, bu zarara sebep olan bir karar, işlem ve eylemi tespit edilmeksizin, diğer görevlilerle birlikte valinin de sorumlu tutulduğu görüldüğünden, tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; valinin sorumluluğunun kaldırılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, karar verilmesi gerekir.”
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu Başkanı …., Üyeler …., …., …. ile …..’ın karşı oy gerekçesi:
“5018 sayılı Kanunun 11. maddesi ile İl Özel İdaresinde üst yöneticinin Vali olduğu, üst yöneticilerin söz konusu Kanunda belirtilen sorumluluklarının gereklerini (gözetim, denetim ve izleme sorumluluğu) harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getireceği hüküm altına alınmış olup, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararına göre de üst yöneticilerin işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirilmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olabilecekleri kabul edilmiştir.
Bu kapsamda konu ile ilgili olarak, harcama yetkilileri ve diğer görevliler tarafından herhangi bir bilgilendirme veya iç denetçi raporlaması yapılmadığı için valinin sorumluluğundan söz edilemez.
Bu nedenle, ilam hükmü esas itibarı ile mevzuata uygun olmakla birlikte, üst yöneticinin sorumlu tutulması mümkün olmadığından ….(Vali) adına tazmin hükmolunan …. TL’nin uhdesinden kaldırılmasına ve diğer sorumlular …. (Genel Sekreter) ve …. (Emlak ve İst. Md)’nın uhdelerinde bırakılmasına ve 433 sayılı Ek İlamın 2’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün bu şekilde DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.”
Karar verildiği 14.06.2017 tarih ve 43192 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06