Sayıştay 1. Dairesi 41374 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41374

Karar Tarihi

29 Mart 2017

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 1

  • Dosya No: 41374

  • Tutanak No: 42918

  • Tutanak Tarihi: 29.03.2017

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin ücretlerinin, Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanması.

57-180 sayılı Ek İlam ile ... Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin ücretlerinin, Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanması nedeniyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu, Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni (Gerçekleştirme Görevlisi) ... göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;

2005 yılı öncesinde Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü personel maaş ödemeleri Bakanlık tarafından gönderilen ödenek ile karşılanmakta iken; Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile İl Özel İdarelerin birleşmesinden sonra, Özel bütçeli ve yerel yönetim niteliğinde bulunan İl Özel İdaresinde bütçe hakkı İl Genel meclisine ait olup, personel giderleri bütçe oluşturulurken İl Genel Meclisinin bütçe onayına müteakip olarak personel ödemeleri gerçekleştiği,

2005 yılı sonrası 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve Norm Kadro Yönetmeliği doğrultusunda sadece Engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru personel istihdam edildiği, 24.03.2004 tarih ve 25412 sayılı Engelli, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik çerçevesinde Kurumumuzda istihdam edilen bu personellerin, İlgili Yönetmeliğin 8. Maddesi gereği; işe alım tarihi itibariyle çalışan diğer işçilere Toplu İş Sözleşmesinde uygulanan ücret tarifesinin en düşük kademe ve derecesi ile eşleşen ücret üzerinden intibakları yapılarak “Eşit Davranma İlkesi” gereği ücret dengesizliği giderildiği,

Anayasanın 61. Maddesindeki izahatı üzerine de; Özürlü, Hükümlü, Terör mağduru kontenjanı kadrolarında çalışan bu kişilerin topluma kazandırılmaları, yaşamlarını refah bir seviyeye çıkararak insan onuruna yaraşır bir hayat seviyesi sağlamaya yönelik olması nedeniyle Anayasamızın amir hükümleri uygulandığı,

T C. Sayıştay Başkanlığı 10.05.2016 tarih 40326 sayılı dosya ve 41838 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararı ile; “4857 Sayılı Kanun’un “Eşit Davranma İlkesi” başlıklı 5 inci maddesinde; İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.” Hükmü ile idare tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğuna karar verdiği,

Konunun Temyiz Kurulu kararına göre değerlendirilmesi;

Sayıştay 1. Dairesinin Düzce İl Özel İdaresi 2012 yılı denetim raporuna istinaden düzenlenmiş olan 13/03/2014 tarih ve 10319 sayılı kararı ile 2005 sonrası işe giren işçiler ile ilgili olarak konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığı yönünde düzenlenen beraat ilamı hükümlerine göre değerlendirilmesi ve yine;

Sayıştay 1.Dairesinin 11.07.2002 tarih ve 7466 sayılı kararında; "Toplu iş sözleşmesine konulan hükmün İş Kanunu maddelerine aykırılık teşkil etmesine istinaden Toplu iş sözleşmelerinin kanuna aykırı olamayacağı nedeniyle Toplu iş sözleşmesine konulan hükmün uygulanamayacağı şeklinde karar alındığı, şahsının kamu zararı hükmü konusunu oluşturan Toplu iş sözleşmesinin 17. Maddesi ile 2005 sonrası işe giren işçilere farklı ücret uygulaması yönündeki maddesi;

  1. T C Anayasası'nın 10. , 49. , 50. ve 61. Maddelerine; (Ek:4)

  2. 4857 Sayılı İş Kanunun 5. Maddesine; (Ek:5)

  3. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesinin 26 / 3 maddesine; (Ek:6)

  4. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 24.03.2004 tarih ve 25412 sayılı yönetmeliğinin 8. Maddesine; (Ek:7)

  5. 14.07.2009 tarih ve 27288 sayılı Uluslararası Sözleşmenin 27/1. b Maddesine; (Ek:8)

  6. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.03.2008 tarih ve 2007/26230 esas ve 2008/5312 Kararı (Ek:9)

  7. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde: 23 / 2 (Ek:10)

Yukarıda belirtilmiş olan Anayasa, Kanun, yönetmelik, yargı ve uluslararası kararlarına aykırı olduğu,

Ayrıca, Gerçekleştirme Görevlisi olarak; Genel Sekreterlik Makamı tarafından verilen 06.03.2014 tarh ve 1631 sayılı olur gereğince ödeme yapıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 11 inci maddesi uyarınca sorumluluğun emri (oluru) veren amire ait olduğu,

657 Saylı Devlet Memurları Kanununun 11. maddesi “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmakla mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir denildiği,

Eşit işe eşit ücret teziyle Genel Sekreterlik Makamı tarafından 06.03.2014 ve 1631 sayılı yazılı oluru Gerçekleştirme Görevlisi olarak; Genel Sekreterlik Makamı tarafından verilen 06.03.2014 tarh ve 1631 sayılı olur gereğince ödeme yapılmış olup, (Ek: 11) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 11 inci maddesi uyarınca sorumluluk emri (oluru) veren amire ait olduğu,

İlamda tahsili talep edilen 30.710,28 TL tutarındaki kamu zararını kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanan miktar brüt rakamlar olup kanuni kesintileri yapılmadan ortaya çıkan rakamlar olduğu, bu tutarın içerisinde devlete ödenmiş olan vergi, sigorta, işsizlik, vd. kesintiler zaten devlete ödendiği, söz konusu ilam tutarı net ödeme tutarı üzerinden hesaplanmadığı, net ödemeyi de kabul etmediğini beyanla, İlamda tahsili talep edilen tutar net miktardan hesaplanmış olsaydı tahsili talep edilen miktarın 16.366,75 TL olduğunun görüleceğini,belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçede: “Özel İdareleri bünyesinde çalışan işçiler adına sözleşme imzalamaya yetkili Yol-İş Sendikası ile İşveren Sendikası “TUHİS” arasında imzalanan 01.03.2013 - 28.02.2015 dönemini içeren toplu iş sözleşmesinin 17. Maddesi 01.03.2005 tarihinden sonra işe giren işçiler için ek1/B ücret skalası üzerinden ücret ödemesi yapılması hüküm altına alınmış ise de alman 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı olura istinaden Ek1/A skalası esas alınmak suretiyle yapılan ödemenin Sayıştay 1. Dairesinin Düzce İl Özel İdaresinin 2012 yılı hesabı ile ilgili 10319 sayılı örnek kararı, Anayasanın 10,49,50 maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 5. Maddesi, 6356 sayılı Sendikalar ve toplu İş Sözleşmesinin 26/3 maddesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 24.03.2008 tarih 25412 sayılı yönetmeliğinin 8. Maddesi, 27288 sayılı Uluslar Arası Sözleşmenin 27/1-b maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 23/2 maddesi ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.03.2008 tarih ve 2007/26230 E. Ve 2008/5312 K. Nolu örnek kararına uygun olduğunu, ayrıca 657 sayılı Kanunun 11. Maddesi gereği sorumluluk emri veren amire ait olduğunu, bu nedeniyle 5018 sayılı Kanun’un göre kendisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, ileri tazmin kararının kaldırılmasını,” istediğini

Özel İdarelerinde Çalışan ve Özel İdare ile Köy Hizmetlerinin 2005 yılında birleşmesinden sonra İl Özel İdarelerinde işe alınan işçilerin maaş ödemelerinde Türkiye Yol İş Sendikası ile ... İl Özel İdaresi adına TÜHİS arasında imzalanan 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesine istinaden düzenlenen ücret skalası 2005 tarihinden sonra işi gireceklere Ekl/B göre hesaplanması gerektiği halde anılan hükme aykırı olarak alınan 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı olura istinaden Ek1/A skalası esas alınmak suretiyle ödeme yapılması sonucu Kamu Zararına neden olunduğu,

Diğer taraftan 5018 sayılı Kanun’un 33. maddesi kimlerin gerçekleştirme görevlisi olduğunu ve görevleri ile sorumluluğunu açık şekilde belirttiği hüküm karşısında davacı Yol-İş Sendikası ile İşveren Sendikası “TUHİS” arasında imzalanan 01.03.2013 -28.02.2015 dönemini içeren Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesine aykırı yapılan ödemelerle ilgili bütün belgelerin doğruluğunu, yasaya uygunluğunu araştırmaktan sorumlu olduğundan bu yöndeki iddiaları yasal olmadığı,

Bu durum karşısında temyiz talebinin reddi ile Daire kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalâa olunduğu, şeklinde görüş bildirmiştir.

Sorumlular duruşma talebinde bulunmamıştır. Ancak ahiz konumundaki …, …, … ve … duruşma talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine anılan talep sorumlulara tebliğ edilmiş ve duruşma günü katılan ahizler ile sorumlu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ... ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve Dosyadaki mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

Sorumluluk İtirazı Yönünden İnceleme:

Sorumlu göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde; Genel Sekreterlik Makamı tarafından verilen 06.03.2014 tarh ve 1631 sayılı olur gereğince ödeme yapıldığını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 11 inci maddesi uyarınca sorumluluk emri (oluru) veren amire ait olduğu belirterek sorumluluk itirazında bulunmuştur.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

…” hükmü yer almaktadır.

Benzer şekilde 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu” başlıklı bölümünde:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir.

Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir.

31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.

Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.

Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,”

Hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri karşısında ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğunun açık olduğuna karar verilmiştir.

Esas Yönünden İnceleme:

57-180 sayılı Ek İlam ile ... Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin ücretlerinin, Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanması nedeniyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Rapor dosyasının incelenmesinden, Denetçisi tarafından; özel idare ile köy hizmetlerinin 2005 yılında birleşmesinden sonra il özel idaresinde işe alınan işçilerin maaş ödemelerinde Toplu İş Sözleşmesi’nin 17 nci maddesine istinaden düzenlenen Ücret skalası olan ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak olan Ek l/B yerine 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak olan ücret skalası olan Ek 1A’nın uygulanması sonucu meydana gelen fark için tazmin talebinde bulunulmuş; Dairesi tarafından ilk ilamda “…kamu zararına konu olan 2005 yılından sonra işe başlayan işçilere ait ücretlerin, 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı olurla tayin edildiği ve işçilere, bu olura istinaden ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca söz konusu olur, kamu zararına neden olan ve giderin gerçekleşme sürecinde yer alan bir işlem vasfını taşıdığından; olurda imzası bulunan kamu personelinin de, kamu zararındaki sorumluluğa dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu olur belgesinde imzası bulunan personelin, sorumluluğa dâhil edilmesi ve savunmalarının alınması ve sonucun bir ek raporla Dairemize intikali için maddenin, hüküm dışı bırakılmasına, oy birliği ile…” karar verilmiş; bu sefer hazırlanan ek raporda, 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı “Olur” da imzaları bulunan diğer sorumlular İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı da sorumluluğa dâhil edilmiş; Dairesi tarafından ek ilamda “…Asıl ilamın 1 inci maddesiyle verilen hüküm dışı kararının, kaldırılmasına ve hüküm dışı bırakılan konunun, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına, oy birliğiyle, Grup Toplu İş Sözleşmesinin 17 nci maddesinde belirtilen ücret skalasına aykırı olarak ödeme yapılmasından kaynaklanan ... TL’lık kamu zararının, sorumlularına ödettirilmesine…” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu ile konu Temyiz Kuruluna intikal etmiştir.

... İl Özel İdaresinde çalışan ve Özel İdare ile Köy Hizmetlerinin 2005 yılında birleşmesinden sonra il özel idaresinde işe alınan işçilerin maaş ödemelerinde Türkiye Yol-İş Sendikası (T.Yol-İş) ile ... İl Özel İdaresi adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) arasında imzalanan ve 01.03.2013 - 28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olan “Grup Toplu İş Sözleşmesi”nin 17 nci maddesinin ilk fıkrasında aynen:

“01.03.2005 tarihinden sonra işe ilk defa alınacak işçilere uygulanacak ücret skalası Ek1/B’de belirlenmiştir. Bu işçilerin intibakları işe ilk alındıkları pozisyonun başlangıç derecesinin birinci kademesine yapılır. Bu işçiler TİS (Toplu İş Sözleşmesi) hükümlerinden yararlanırlar.”

denilmektedir.

Bu maddeye istinaden 01.03.2005 tarihinden sonra işe alınan işçiler için bahsi geçen skala olan Ek 1/B üzerinden maaş ödenmesi kararlaştırılmıştır.

Bu hükme rağmen İdare, 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı “Olur”a istinaden 01.03.2005 sonrası işe başlayan işçiler için de Ek1/A ücret skalasını uygulamış ve ücret ödemelerini de, buna göre yapmıştır.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde:

“…

ç) Grup toplu iş sözleşmesi: İşçi sendikası ile işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerlerini ve işletmeleri kapsayan toplu iş sözleşmesini,

h) Toplu iş sözleşmesi: İş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi,

İfade eder…”

denilmekte olup aynı Kanun’un “Yetki” başlıklı 41 inci maddesinde yer alan:

“1) Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.

(3) İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.

(4) Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyeri veya işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.

…”

Hükümleri uyarınca işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin içeriğinin (Ücret, izin, çalışma süresi, yolluk vb.) toplu iş sözleşmesiyle belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesinin işveren adına üye olduğu işveren sendikası (Üye değilse kendisi) tarafından yapılması gerekmektedir.

Dolayısıyla, sözleşme yapma yetkisini, üyesi olarak TÜHİS’e devreden İl Özel İdaresinin herhangi bir idari işlemle Toplu İş Sözleşmesi hükümlerini değiştirme, uygulamama ya da farklı bir şekilde uygulama imkânı yoktur. Gerek eşit işe eşit ücret, gerekse başka saiklerle Toplu İş Sözleşmesinde, herhangi bir değişikliğe ya da farklı bir uygulamaya ihtiyaç olması durumunda bunu yapacak olanlar Toplu İş Sözleşmesi tarafları olan T.Yol-İş Sendikası ve TÜHİS’tir.

Ayrıca, ücretlerle ilgili söz konusu hükümler, önceki toplu iş sözleşmelerinde de yer almış olduğundan; düzenlemenin, her iki tarafın bilinçli irade beyanlarıyla yapıldığı da ortadadır.

Öte yandan Sorumlu Genel Sekreter ... gerek göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde ve gerekse sözlü açıklamalarında yapılan ödemelerin hatalı olduğunu kabul etmiş ve denetçi sorgusundan sonra Türkiye Yol İş Sendikası (Yol-İş) ile İl Özel İdarenin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) arasında imzalanan ve 01.03.2013 - 28.02.2015 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesi gereğince 01.03.2005 tarihinden sonra işe giren işçiler için 1/B skalasından ödeme yapıldığını ifade etmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sorumluluk itirazının ve temyiz talebinin reddi ile 180 sayılı Ek İlam ile ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(.. Daire Başkanı Hikmet .. ile Üyeler .., .., .. ve ..’nın “4857 sayılı İş Kanunu’nun 5 inci maddesine göre; iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamayacağı, söz konusu uygulama nedeniyle daha düşük ücret almakla karşı karşıya kalan işçilerin, eski hükümlü, gazi veya sakat kişilerden oluştuğu, Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmeliğin “Ücret ve Sosyal Yardımlar” başlıklı 8 inci maddesinde; “Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olmak daha düşük ücretle çalıştırma sebebi olamaz. Bu işçiler diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar. İş sözleşmelerine veya toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hükümler konulamaz.” hükmüne yer verildiği, buna göre özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olanların daha düşük ücretle çalıştırılamayacağı ve toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hüküm konulamayacağı, mevcut yönetmeliğin anılan işçiler açısından genel düzenleyici işlem niteliğinde olduğu ve bu hükmün toplu sözleşmeyi imzalayan tarafları bağladığı bu nedenle idare tarafından yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından kaldırılması uygun olur.” yönündeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğu ile;

Karar verildiği 29.03.2017 tarih ve 42918 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim