Sayıştay 1. Dairesi 41312 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
41312
29 Mart 2017
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 1
-
Dosya No: 41312
-
Tutanak No: 42915
-
Tutanak Tarihi: 29.03.2017
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin ücretlerinin, Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanması.
57-180 sayılı Ek İlam ile ... Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin ücretlerinin, Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanması nedeniyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri (Gerçekleştirme Görevlisi) ... göndermiş olduğu birinci temyiz dilekçesinde özetle;
1631 sayılı olur ve 172 kişiyi kapsayan ekli liste ile Toplu İş Sözleşmesinin ilgili maddelerine göre kendisince talimat anlamı taşıyacak bir yazışma olmadığı, 2014 ve önceki yıllarda da yapıla gelen 06/03/2013 tarih ve 1517 sayılı olurun her yılın mart ayında çalışan tüm işçilerin kıdemlerinde meydana gelen artışın rutin bir tasdiki olduğu,
İl Özel İdarelerinin belediye sınırları dışında 487 köy, 650 bağlısı olmak üzere toplam 1137 yerleşim yerinin imar, yol, su kanalizasyon, sulama ve gölet yapımı, arazi tapulaştırma ve drenajı, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, orman köylerinin altyapısının desteklenmesi, sıhhi ve gayrisıhhi müessese ruhsatlandırması, termal alanlar ve taş ocakları ruhsatlandırılması, içme suyu tahsisi ve kiralanması, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri vb. görevleri yapmakla yetkili olduğu,
İl sınırları içinde de; gençlik ve spor, sağlık, tarım, sanayi ve ticaret, ilin çevre düzeni planı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması ve erozyonun önlenmesi, kültür, sanat ve turizm faaliyetleri, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, eğitim, ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temine, binaların yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin çok fazla hizmetleri yürütmekte olduğu, dolayısıyla bu iş yoğunluğu içerisinde tüm evrakları Genel Sekreter olarak detaylı inceleme imkânı bulunmadığı; birim amirlerinin bahse konu oluru kanun, yönetmelik, sözleşme hükümlülerine uygun olarak imzalayıp getirmelerinin asli görevleri olduğu,
Bahse konu olur’un İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanarak paraf edilen intibak listesinin onay makamı tarafından onaylanması, doğruluğunu tasdik etmek ve ödenmesi yönünde talimat vermek anlama gelmediği, bu onayın bütün işçiler için sözleşme gereği geçerli olan ve her yıl mart ayında kıdemlerinde meydana gelen artışın, rutin bir tasdiki olduğu, hatalı skaladan ücret ödenmesinin 2005 yılından beri devam etmekte olduğu,
İl Özel İdaresinde çalışan işçiler adına sözleşme imzalamaya yetkili olan Türkiye Yol İş Sendikası(Yol-İş) ile İl Özel İdarenin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası(TÜHİS) arasında imzalanan 4. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesinin 98.maddesi "Kademe İlerlemesi", 99.maddesi "Derece Terfii" ni kapsadığı ve ücretlerinde buna göre belirlendiği, bu değerlendirmelerde işçinin 1. tezkiye amiri Şube Müdüründen sonra gelen amir, 2. tezkiye amiri ise Şube Müdürü olduğu, bu görevlilerin düzenlemiş olduğu değerlendirmeleri İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürlüğünce gözden geçirilerek o yıla ait yevmiyelerin tespit edildiği, burada yapılan değerlendirme fişlerini de bir kurum amiri olarak inceleyebilme imkânının bulunmadığını, işçilerin yevmiyelerinin de bu tezkiye amirlerinin vermiş olduğu değerlendirmeler sonucunda ortaya çıktığını, örnek vermek gerekirse İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürlüğü hizmetlerinde daimi işçi olarak çalışan ve kadrosu Bina ve Mal Bakıcısı olan ... ' ın 2012 yılı İşçi Değerlendirme Fişi de örnek olarak ekte yer aldığını,
Ek No 3' deki 2012 yılı değerlendirmesine göre ... ' ın yevmiye tespitine ait İşçi Değerlendirme Fişini incelendiğinde 1.tezkiye amiri ve 2.tezkiye amirinin vermiş olduğu puanlar çerçevesinde 2013 yılı yevmiyesinin tespit edildiği, buradan anlaşılacağı üzere kuruma yeni atanmış bir yönetici olarak bunları kontrol etme imkânının olmadığı,
Daha önce savunmayı yapan görevlilere; anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlülerine aykırı yazılı veya sözlü ne bir emir, ne bir talimat ve ne bir yazı da tarafından verilmediği, sadece her yıl düzenlenen intibak listesinin onaylanması, doğruluğunu tasdik etmek ve ödenmesi yönünde talimat vermek anlamına gelmemesi gerektiği, İl Özel İdare Genel Sekreteri olarak yukarıda açıklamış olduğu nedenlerden dolayı İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan intibak listesinde 172 kişi gözüktüğü, bu 172 kişiden kaçının 1/A kapsamına olduğu, kaçının da 1/B kapsamında olduğunun kurum amiri olarak tek tek incelemesinin mümkün olmadığı,
Kurumunun 2014 yılı hesaplarını 2015 yılında inceleyin sayın denetçilerin, gerek inceleme esnasında, gerekse kurumlarına gönderdikleri sorgudan sonra, Türkiye Yol İş Sendikası(Yol-İş) ile İl Özel İdarenin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası(TÜHİS) arasında imzalanan ve 01/03/2013 - 28/02/2015 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 17. Maddesiyle 01/03/2005 tarihinden önce işe giren işçiler için 1/A ve bu tarihten sonra işe giren işçiler İçin 1/B olmak üzere iki farklı ücret skalası olduğu ve kurumun yanlış ödeme yaptığının farkına varılması üzerine, 01/03/2005 tarihinden sonra işe giren işçiler için 1/B skalasından ödeme yapıldığını,
Bu doğrultuda; İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan intibak listesinde ki 172 kişinin kaçının 1/A kapsamına olduğu, kaçının da 1/B kapsamında olduğunu kurum amiri olarak tek tek incelemesinin mümkün olmadığı gibi, bu kontrollerin harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından yapılması gerektiğini, her yıl rutin olarak düzenlenen ve paraflanarak imzaya gelen intibak listesinin onaylanması, doğruluğunu tasdik etmek ve ödenmesi yönünde talimat anlamı taşımadığı,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre harcama Yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yapacağı iş ve işlemlerden sorumlu olmadığını,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31.maddesinde;
Harcama Yetkilisi:
"Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir." diye tanımlandığı,
Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabileceği,
32.maddesinde; Harcama Yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe, ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili ve verimli kullanılmasından ve bu kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu olduklarını,
Giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisinin ön plana çıkdığı,
Kanunda harcama yetkilisinin bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisi olarak tanımlanması, idari açıdan üst yöneticileri; hukuka uygunluk açısından da yetkili kılınmış mercilere hesap vermekle sorumlu olduğunu gösterdiğini, bu anlamda harcama yetkililerinin Sayıştay'a hesap verme sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla gerçekleştirilen giderlerle ilgili olarak yapılan ödemenin mevzuata uygun olmamasından dolayı, ortaya çıkan kamu zararlarından harcama yetkililerinin her halükarda mali olarak sorumlu olduğu,
5018 sayılı Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanununun 33.maddesinde;
Gerçekleştirme Görevlisi;
Harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüten personeldir.
Gerçekleştirme görevlileri Harcama Yetkilisi tarafından belirlenir.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirirler (Düzenleyen Gerçekleştirme Görevlisi).
Gerçekleştirme görevlileri, yaptıkları veya yapmaları gereken iş ve işlemler dolayısıyla doğrudan sorumludurlar.
Ayrıca; genel olarak hesap verme sorumluluğu kapsamında;
Kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi ve kullanılmasından, Kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.
Ödeme emri belgesi ve eki belgelerin mevzuata uygunluğu,
Belgelerin tamam olup olmadığı, hususlarında önceki işlemlerin kontrolünü de kapsayacak şekilde ön mali kontrol yaparlar.
İşlemlerin uygun görülmesi halinde, ödeme emri belgesi üzerine "Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür" şerhini düşerek imzalarlar.
Mali hizmetler birimince uygun görüş verilmiş olması, gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Harcama birimlerinde ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol görevi ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlisi tarafından yapılır.
Harcama birimlerindeki süreç kontrolünde; her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemlerden önceki işlemleri de kontrol ederler.
Gerçekleştirme görevlilerinin yapacakları iş ve işlemlere ait düzenleyecekleri belgeler, merkezi yönetim harcama belgeleri yönetmeliğine uygun olarak hazırlanacaktır denildiğini,
Yukarıda harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin görevlerinin kanun koyucu tarafından açıklanmış olduğu, her yıl rutin olarak düzenlenen intibak listesinin onaylanmasının doğruluğunu tasdik etmek ve ödenmesi yönünde talimat vermek olarak anlaşılmaması gerektiği, burada intibak cetveli harcama yetkilisi tarafından düzenlenip paraflanma sonrasında tarafından imzalandığı, bu intibak cetvellerinin ... İl Özel İdaresinde göreve başlamadan önce de bu şekilde uygulandığı, Sayıştay denetçilerinin sorgusundan sonra Türkiye Yol İş Sendikası(Yol-İş) ile İl Özel İdarenin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası(TÜHİS) arasında imzalanan ve 01/03/2013 - 28/02/2015 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 17. Maddesi gereğince 01/03/2005 tarihinden sonra işe giren işçiler için 1/B skalasından ödeme yapıldığını,
Sayıştay 1.Dairesinin 14/06/2016 tarih ve 180-57 ilamı, 21/04/2016 tarihli 10560 sayılı ek ilam kararının "Savunmalar" başlığında Gerçekleştirme Görevlisi olarak yazıldığı, oysa ki 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31, 32 ve 33. Maddelerinde Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme görevlilerinin kimlerden teşkil edeceği belirtildiği,
5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 35. Maddesinin birinci fıkrasında
"İl özel idaresi teşkilatı; genel sekreterlik, malî işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşur. İlin nüfusu, fiziki ve coğrafî yapısı, ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeli dikkate alınarak norm kadro sistemine ve ihtiyaca göre oluşturulacak diğer birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi il genel meclisinin kararıyla olur. Bu birimler büyükşehir belediyesi olan illerde daire başkanlığı ve müdürlük, diğer İllerde müdürlük şeklinde kurulur." denildiği,
İl Özel İdarelerinde Genel Sekreterinin 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 35. Maddesinin ikinci fıkrasında "Genel sekreter, il özel idaresi hizmetlerini vali adına ve onun emirleri yönünde, mevzuat hükümlerine, il genel meclisi ve il encümeni kararlarına, il özel idaresinin amaç ve politikalarına, stratejik plan ve yıllık çalışma programına göre düzenler ve yürütür. Bu amaçla il özel idaresi kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar.” denildiği,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31.maddesinde;
"Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir." diye tanımlandığı,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33.maddesinde Gerçekleştirme Görevlileri;
"Harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüten personeldir.
Gerçekleştirme görevlileri Harcama Yetkilisi tarafından belirlenir.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirirler (Düzenleyen Gerçekleştirme Görevlisi).
Gerçekleştirme görevlileri, yaptıkları veya yapmaları gereken iş ve işlemler dolayısıyla doğrudan sorumludurlar." denildiği,
Vali adına görev yapan Genel Sekreter İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürünün disiplin amiri olduğu,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31, 32 ve 33. Maddeleri gereğince "Harcama Yetkilisi" ve "Gerçekleştirme Görevlisi" olarak tanımlanmasının kanunun özünü yansıtmadığı,
Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere kendisi tarafından açıklaması istenen konu ile ilgili olarak öncelikle hiçbir personele meri mevzuatlar dışında bir talimatının söz konusu olmadığı, bunu ispat edecek yazılı ya da sözlü bir belge de bulunmadığı, uygulamanın geçmişten beri devam ettiği her yılın mart ayında makama bu olurun bir talimat verme olarak algılayan görevlilerce paraflanarak imzaya sunulmasından harcama ve gerçekleştirme görevlilerinin yaptıkları işlerin doğruluğunu kanıtlar bir uygulama olduğu, eğer bu olur talimat niteliği taşısa îdi görevlilerin bu oluru paraflamaması gerektiğini,
Ayrıca İl Özel İdare Genel Sekreterliğine 17/01/2014 tarihinde başka bir kurumdan (OGM.) atanarak geldiği, yeni göreve başlamış biri olarak 172 kişiyi kapsayan intibak listesindeki ücret skalalarını bilebilmesinin mümkün olmadığı, burada varsa yanlışlığın doğru olarak sunmayan görevlilerin sorumlu olduğu, bahse konu olur bir talimat olsa idi konu olan 10 kişinin isimleri ve ücretleri belirtilerek ayrıca yazılsa idi talimat olabileceğini, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık birinci karşılamasında özetle; dilekçede: “Özel İdareleri bünyesinde çalışan işçiler adına sözleşme imzalamaya yetkili Yol-İş Sendikası ile İşveren Sendikası “TUHİS” arasında imzalanan 01.03.2013 - 28.02.2015 dönemini içeren toplu iş sözleşmesinin 17. Maddesi gereği 2005 yılından önce işe girenler ile 2005 yılı sonrası işe giren işçiler için ayrı ayrı ücret skalasına tabi tuttuğu halde iki guruba tek intibak listesi oluşturularak alman 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı olurda imzasının bulunması nedeniyle 5018 sayılı Kanun’un 31, 32 ve 33. maddeleri göre kendisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, ayrıca yeni işe başlaması sebebiyle 2005 yılı öncesi ve 2005 yılı sonrası işçilerin ayırımının yapılarak intibaklarının yapılmasının mümkün olamayacağını ileri tazmin kararının kaldırılmasını,” istediğini,
5018 sayılı Kanun’un 33. maddesi kimlerin gerçekleştirme görevlisi olduğunu ve görevleri ile sorumluluğunu açık şekilde belirttiğini, hüküm karşısında davacının ödeme tarihinde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri görevini yürüttüğünü ve Yol-İş Sendikası ile İşveren Sendikası “TUHİS” arasında imzalanan 01.03.2013 -28.02.2015 dönemini içeren Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesine aykırı düzenlenen 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı olurda imzasının bulunduğu anlaşıldığından sorumluluk yönünden iddiasının yasal olmadığı,
Bu durum karşısında temyiz talebinin reddi ile Daire kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalâa olunduğu, şeklinde görüş bildirmiştir.
Sorumlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri (Gerçekleştirme Görevlisi) ... göndermiş olduğu ikinci temyiz dilekçesinde özetle;
... İl Özel İdaresinin 2014 yılına ait hesaplarının İncelenmesi neticesi cevaplandırılması istenilen 30/06/2016 tarih ve 2014-180-57 sayılı yazı ekinde ki 180 sayılı ilam örneği ve Sayıştay 1. Dairesinin 21/04/2016 karar tarihli ve 10560 karar nolu kararının 12/07/2016 tarihinde tarafına ulaştığı, anılan kararın kendisince tekrar tetkik edildiği ve temyiz edildiği, temyize ait savunmasının 22/07/2016 tarihinde gönderilmiş olduğu,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 10/05/2016 tarih ve 40326 dosya no, 41838 tutanak no ile ... İl Özel İdaresi işçi ücretlerinin hatalı hesaplanması ait işlemin BOZULMASINA karar verilmiş bulunduğunu,
22/07/2016 tarihinde geniş bir şekilde yaptığı, açıklamalardan dolayı temyiz savunmasının kabul edilmesi, yine Ek No:l' de ... İl Özel İdaresi işçi ücretlerinin hatalı hesaplanması ile ilgili işlemin tekrar değerlendirilmesi için BOZULMASINA karar verildiğinden hükmolunan tazminin kaldırılmasını taleple ek temyiz dilekçesinin kabulünü, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında özetle; gönderilen ikinci temyiz dilekçesinin incelendiğini, ileri sürülen hususların 26.8.2016 tarih ve 17708-30296 sayılı yazılarında belirttiği görüşlerinin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığının anlaşıldığını, yargılamanın söz konusu mütalaalarına göre karara bağlanmasının uygun olacağı, şeklinde görüş bildirmiştir.
Sorumlular duruşma talebinde bulunmamıştır. Ancak ahiz konumundaki ... , ... , ... ve ... duruşma talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine anılan talep sorumlulara tebliğ edilmiş ve duruşma günü katılan ahizler ile sorumlu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ... ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve Dosyadaki mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
Sorumluluk İtirazı Yönünden İnceleme:
Sorumlu Genel Sekreter ... göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde; 1631 sayılı olur ve 172 kişiyi kapsayan listenin Toplu İş Sözleşmesinin ilgili maddelerine göre kendisince talimat anlamı taşıyacak bir yazışma olmadığı, 2014 ve önceki yıllarda da yapıla gelen işçilerin kıdemlerinde meydana gelen artışın rutin bir tasdiki olduğu, bahse konu “Olur” un İnsan Kaynakları ve Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanarak paraf edilen intibak listesinin onay makamı tarafından onaylanması, doğruluğunu tasdik etmek ve ödenmesi yönünde talimat vermek anlamına gelmediği, bu onayın bütün işçiler için sözleşme gereği geçerli olan ve her yıl mart ayında kıdemlerinde meydana gelen artışın, rutin bir tasdiki olduğu, hatalı skaladan ücret ödenmesinin 2005 yılından beri devam etmekte olduğu ve kendisinin 172 kişiden kaçının 1/A kapsamına olduğu, kaçının da 1/B kapsamında olduğunun kurum amiri olarak tek tek incelemesinin mümkün olmadığı, herhangi bir kusur ve kastının olmadığını belirterek sorumluluk itirazında bulunmuştur.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…” hükmü yer almaktadır.
Benzer şekilde 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk” başlıklı bölümünde:
“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,”
Hükmü yer almaktadır.
İlişikli ödeme emri belgeleri ve eki belgelerin incelenmesinde; ... İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün 06.03.2014 tarihli ve 1631 sayılı “Olur” unda aynen:
“Türkiye Yol – İş Sendikası ile ... İl Özel İdaresi adına TÜHİS tarafından işyeri düzeyinde 01.03.2013 – 28.02. 2015 tarihlerini kapsayan 4. Dönem T.İ.S.’nin 98. ve 99. maddeleri gereğince düzenlenen intibak listesi tanzim edilerek yazımız ekinde sunulmuştur.
Listede yazılı 172 kişinin isimleri karşısında gösterilen kademe ve derece intibaklarının yapılarak ücretlerinin 01.03.2014 tarihinden geçerli olmak üzere ekli listede belirtilen şekilde ödenmesi hususunda;
Olurlarınıza arz ederim.”
denilmektedir.
Söz konusu olur İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü tarafından Genel Sekreterlik Makamına sunulmuş, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı “Uygun görüşle arz” etmiş ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri de “OLUR” vermiştir. Söz konusu belgede imzası bulunan kişilerden hiçbirinin paraf atmadığı doğrudan anılan “Olur” düzenleyerek onayladığı görülmekte olup ilgilinin yukarıda yer alan mevzuat hükümleri karşısında sorumluluğunun açık olduğuna karar verilmiştir.
Esas Yönünden İnceleme:
57-180 sayılı Ek İlam ile ... Özel İdaresinde 2005 yılından sonra işe başlayan işçilerin ücretlerinin, Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanması nedeniyle ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Rapor dosyasının incelenmesinden, Denetçisi tarafından; özel idare ile köy hizmetlerinin 2005 yılında birleşmesinden sonra il özel idaresinde işe alınan işçilerin maaş ödemelerinde Toplu İş Sözleşmesi’nin 17 nci maddesine istinaden düzenlenen Ücret skalası olan ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak olan Ek l/B yerine 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak olan ücret skalası olan Ek 1A’nın uygulanması sonucu meydana gelen fark için tazmin talebinde bulunulmuş; Dairesi tarafından ilk ilamda “…kamu zararına konu olan 2005 yılından sonra işe başlayan işçilere ait ücretlerin, 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı olurla tayin edildiği ve işçilere, bu olura istinaden ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca söz konusu olur, kamu zararına neden olan ve giderin gerçekleşme sürecinde yer alan bir işlem vasfını taşıdığından; olurda imzası bulunan kamu personelinin de, kamu zararındaki sorumluluğa dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu olur belgesinde imzası bulunan personelin, sorumluluğa dâhil edilmesi ve savunmalarının alınması ve sonucun bir ek raporla Dairemize intikali için maddenin, hüküm dışı bırakılmasına, oy birliği ile…” karar verilmiş; bu sefer hazırlanan ek raporda, 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı “Olur” da imzaları bulunan diğer sorumlular İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı da sorumluluğa dâhil edilmiş; Dairesi tarafından ek ilamda “…Asıl ilamın 1 inci maddesiyle verilen hüküm dışı kararının, kaldırılmasına ve hüküm dışı bırakılan konunun, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına, oy birliğiyle, Grup Toplu İş Sözleşmesinin 17 nci maddesinde belirtilen ücret skalasına aykırı olarak ödeme yapılmasından kaynaklanan ... TL’lık kamu zararının, sorumlularına ödettirilmesine…” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu ile konu Temyiz Kuruluna intikal etmiştir.
... İl Özel İdaresinde çalışan ve Özel İdare ile Köy Hizmetlerinin 2005 yılında birleşmesinden sonra il özel idaresinde işe alınan işçilerin maaş ödemelerinde Türkiye Yol-İş Sendikası (T.Yol-İş) ile ... İl Özel İdaresi adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) arasında imzalanan ve 01.03.2013 - 28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olan “Grup Toplu İş Sözleşmesi”nin 17 nci maddesinin ilk fıkrasında aynen:
“01.03.2005 tarihinden sonra işe ilk defa alınacak işçilere uygulanacak ücret skalası Ekl/B’de belirlenmiştir. Bu işçilerin intibakları işe ilk alındıkları pozisyonun başlangıç derecesinin birinci kademesine yapılır. Bu işçiler TİS (Toplu İş Sözleşmesi) hükümlerinden yararlanırlar.”
denilmektedir.
Bu maddeye istinaden 01.03.2005 tarihinden sonra işe alınan işçiler için bahsi geçen skala olan Ek 1/B üzerinden maaş ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Bu hükme rağmen İdare, 06.03.2014 tarih ve 1631 sayılı “Olur”a istinaden 01.03.2005 sonrası işe başlayan işçiler için de Ek1/A ücret skalasını uygulamış ve ücret ödemelerini de, buna göre yapmıştır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde:
“…
ç) Grup toplu iş sözleşmesi: İşçi sendikası ile işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerlerini ve işletmeleri kapsayan toplu iş sözleşmesini,
…
h) Toplu iş sözleşmesi: İş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi,
…
İfade eder…”
denilmekte olup aynı Kanun’un “Yetki” başlıklı 41 inci maddesinde yer alan:
“1) Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
…
(3) İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
(4) Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyeri veya işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
…”
Hükümleri uyarınca işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin içeriğinin (Ücret, izin, çalışma süresi, yolluk vb.) toplu iş sözleşmesiyle belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesinin işveren adına üye olduğu işveren sendikası (Üye değilse kendisi) tarafından yapılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, sözleşme yapma yetkisini, üyesi olarak TÜHİS’e devreden İl Özel İdaresinin herhangi bir idari işlemle Toplu İş Sözleşmesi hükümlerini değiştirme, uygulamama ya da farklı bir şekilde uygulama imkânı yoktur. Gerek eşit işe eşit ücret, gerekse başka saiklerle Toplu İş Sözleşmesinde, herhangi bir değişikliğe ya da farklı bir uygulamaya ihtiyaç olması durumunda bunu yapacak olanlar Toplu İş Sözleşmesi tarafları olan T.Yol-İş Sendikası ve TÜHİS’tir.
Ayrıca, ücretlerle ilgili söz konusu hükümler, önceki toplu iş sözleşmelerinde de yer almış olduğundan; düzenlemenin, her iki tarafın bilinçli irade beyanlarıyla yapıldığı da ortadadır.
Öte yandan Sorumlu Genel Sekreter ... gerek göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde ve gerekse sözlü açıklamalarında yapılan ödemelerin hatalı olduğunu kabul etmiş ve denetçi sorgusundan sonra Türkiye Yol İş Sendikası (Yol-İş) ile İl Özel İdarenin üyesi bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi yetkisini devrettiği Türkiye Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) arasında imzalanan ve 01.03.2013 - 28.02.2015 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 17. maddesi gereğince 01.03.2005 tarihinden sonra işe giren işçiler için 1/B skalasından ödeme yapıldığını ifade etmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sorumluluk itirazının ve temyiz talebinin reddi ile 180 sayılı Ek İlam ile ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(.. Daire Başkanı ... ile Üyeler ..., ..., ... ve ...’nın “4857 sayılı İş Kanunu’nun 5 inci maddesine göre; iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamayacağı, söz konusu uygulama nedeniyle daha düşük ücret almakla karşı karşıya kalan işçilerin, eski hükümlü, gazi veya sakat kişilerden oluştuğu, Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmeliğin “Ücret ve Sosyal Yardımlar” başlıklı 8 inci maddesinde; “Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olmak daha düşük ücretle çalıştırma sebebi olamaz. Bu işçiler diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar. İş sözleşmelerine veya toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hükümler konulamaz.” hükmüne yer verildiği, buna göre özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olanların daha düşük ücretle çalıştırılamayacağı ve toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hüküm konulamayacağı, mevcut yönetmeliğin anılan işçiler açısından genel düzenleyici işlem niteliğinde olduğu ve bu hükmün toplu sözleşmeyi imzalayan tarafları bağladığı bu nedenle idare tarafından yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından kaldırılması uygun olur.” yönündeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğu ile;
Karar verildiği 29.03.2017 tarih ve 42915 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06