Sayıştay 1. Dairesi 41053 Kararı - Yüksek Öğretim Yargılama Usulleri
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
41053
19 Nisan 2017
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2014
-
Daire: 1
-
Dosya No: 41053
-
Tutanak No: 42993
-
Tutanak Tarihi: 19.04.2017
-
Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Saymanlık Müdürlüğünde yapılan usulsüz işlemler nedeniyle kamu zararına neden olunması.
41 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların banka hesabı kayıtlarına eksik kaydedilmesi, kaydedilmeyen kısımların gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla bazı kişi ve firmalara aktarılması, muhasebe kayıtlarında satıştan iade gibi gösterilen tutarların gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan firmalara aktarılması ayrıca yine kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan kişiye gerçeğe aykırı ödeme talimatıyla ödeme yapılması nedeniyle toplam … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
41053 nolu dosya ile temyiz talebinde bulunan sorumlu … (Muhasebe yetkilisi-Saymanlık Müd.Yar.) temyiz dilekçesinde özetle;
...Üniversitesi Döner Sermaye Müdürlüğündeki görevine 17.09.2012 tarihinde başladığını, saymanlığı ...’tan devraldığını,
Banka işlemlerinin yapıldığı Muhabir Banka olan Türkiye ... Bankası ile yapılan protokolün 15.01.2012 tarihinde kendisi göreve başlamadan önce imzalandığını,
Usulsüz para aktarmalarını gerçekleştiren Defterdarlık Uzmanı ...’ın 19.01.2012 tarihinden, kendisinin göreve başladığı tarih olan 17.09.2012 tarihine kadar saymanlık müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğünü,
USULSÜZ İŞLEMLERİN BAŞLAMASI VE İLK TESPİT;
İnceleme Raporunun 16 ncı sayfasında yapılan tespitte; ilk usulsüz işlemlere ...’ın 02.02.2012 tarihinde başladığını, 2012 yılında Saymanlık Müdür Vekili kendisi olmasına rağmen 17.10.2012 tarihli muhasebe işlem fişini Saymanlık Müdür Vekili sıfatıyla ...’ın imzaladığının tespit edildiğini,
Söz konusu usulsüz işlemlerin 2012, 2013 ve 2014 yıllarında sistemli ve periyodik olarak devam ettiğini,
Mahalli Denetim:
İl düzeyinde denetim yetkisine haiz Defterdarlık Uzmanı …’nın 03.12.2012-21.12.2012 tarihleri arasında … Saymanlık Müdürlüğünde 18 gün fiilen denetim gerçekleştirdiğini, Saymanlık Müdürlüğündeki tüm iş ve işlem süreçlerini kapsayan denetimde yukarıda belirtilen usulsüz ödemelere ilişkin en ufak bir tespit yapılamadığını, yine İl düzeyinde denetim yetkisine haiz Defterdarlık Uzmanı …’in, 02.12.2013-20.12.2013 tarihleri arasında ... Saymanlık Müdürlüğünde 19 gün fiilen denetim gerçekleştirdiğini, Saymanlık Müdürlüğündeki tüm iş ve işlem süreçlerini kapsayan denetimde yukarıda belirtilen usulsüz ödemelere ilişkin en ufak bir tespit yapılamadığını, görevleri sadece denetim olan ve İl düzeyinde denetim yetkisine haiz her iki Defterdarlık Uzmanının, usulsüz ödemelerin de içinde bulunduğu 2012 ve 2013 yıllarında yaptıkları denetimler sonucunda, suç konusu fiillere ilişkin bir tespit yapılamadığını, bunun da gerçekleştirilen sahteciliğin ne kadar nitelikli olduğunu, günlük idari ve rutin kontrollerde tespit edilmesinin zor olduğunu ortaya koyduğunu,
Merkezi Denetim Elemanın Denetimi:
Merkezi Denetim Elemanı, Maliye Uzmanı …’nin ... Saymanlık Müdürlüğündeki denetimine 03.07.2014 tarihinde başladığını,
Denetim devam ederken;
Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere Merkezi Denetim Elemanının denetimi esnasında dahi ...’ın, iki kez kayıta noksan alma ve beş kez de ödeme olmak üzere yedi kez usulsüz işlem gerçekleştirebildiğini,
Bakanlık Merkezi Denetim Elamanı olan Maliye Uzmanının fiilen denetimi esnasında bile 7 defa usulsüz işlem yapıldığını bu usulsüzlüklere ilişkin tespitin ise ancak sonuncu işlemden sonra; bir ayı aşkın bir süre geçtikten sonra yapılabildiğini, bunun da gerçekleşen fiillerin ne kadar nitelikli olduğunu, günlük idari kontrollerde tespit edilmesinin çok zor olduğunu teyit ettiğini,
Merkezi Denetim Elemanı, Maliye Uzmanı …’nin ilk tespiti bir ayı aşkın süreden sonra 02.09.2014 tarihinde yapılabildiğini,
BANKA FAKTÖRÜ (Türkiye ... Bankası):
Yapılan usulsüz ödemelerin esas kusurlu tarafının Türkiye ... Bankası ... Şubesi olduğunu,
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme raporunun 6 ncı sayfasında;
“Usulsüz aktarma işlemleri, günlük banka ödemeleri için Saymanlıkça düzenlenen gönderme emri ve eki gönderme emri listesinde ayrı olarak, ... tarafından hazırlanıp imzalanan ve Türkiye ... Bankası … fakslanan gönderme emri listeleriyle gerçekleştirilmiştir. Fakslar ….. (Döner Sermaye Saymanlığının faks numarası) ve … … (... Tıp Fakültesi Dekan Sekreterliği) numaralı fakslardan gönderilmiştir. Yukarıda belirtilen gerçeğe aykırı gönderme talimatları (gönderme emri listeleri) ... Bankası …’den temin edilmiştir..." denildiğini,
Ekte sunulan gönderme emri listeleri incelendiğinde görüleceği üzere; ödeme listelerini ...’ın, Muhasebe Uzmanı kaşesini basarak imzaladığını, listelerde Saymanlık mühürünün dahi kullanılmadığını, 2014 yılında yapılan bütün usulsüz işlemlerin tamamının bu şekilde geçekleştirildiğini,
Kaldı ki 2014 yılında ...’ın Saymanlık Müdürlüğüne vekaletinin de söz konusu olmadığını çünkü 2014 yılında Saymanlık Müdürü olarak Sibel Yurtsever ve Sayman Yardımcısı olarak kendisinin bulunduğunu, hiçbir surette izinlerini çakıştırmadıklarını, Saymanlık yetkisinin müdürde; müdür de izine ayrıldığında da Saymanlık vekaletinin kendisine verildiğini,
Usulsüz para aktarmalarının ...’ın mevzuat hükümlerine aykırı olarak bankaya gönderdiği faks ve elektronik ileti şeklindeki gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla gerçekleştirildiğini hatta Ankara’da müdürlük sınavına girdiği gün dahi Ankara’dan kendisinin verdiği talimatla bir seferde … TL’lik ödeme geçekleştirdiğini,
Ödeme talimatlarının gerçeğe aykırı olduğu hususunun Maliye Uzmanları tarafından düzenlenen inceleme raporunda tespit edildiğini, eğer banka, mevzuatta belirtildiği şekilde ıslak imzalı ve mühürlü gönderme emirlerini aramış olsaydı, bu usulsüz ödemelerin hiç birinin oluşmayacak olduğunu,
Saymanlık Müdürlüğüne vekalet görevine başladığında, devir işlemlerinin yapıldığı tarih olan 17.09.2012 tarihinde Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 586 ncı maddesi gereği tatbik imzası ile birlikte Türkiye ... Bankası A.Ş … bildirildiğini,
Banka, mevzuatta belirtildiği şekilde ıslak imzalı ve mühürlü gönderme emri arama zorunluluğunun protokolde belirtilmediğini, bu nedenle faks ve elektronik ileti şeklindeki ödeme talimatlarını yeterli gördüğünü gerekçe gösterse dahi, yetkisi olmayan bir kişinin kendi adını ve unvanını kullanarak gönderdiği ödeme talimatını yerine getirdiğini,
İlamda belirtilen, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen paraların eksik kayda alınması ve usulsüz para aktarmalarının Defterdarlık Uzmanı ... tarafından elektronik ortamda alınan hesap özet cetvelleri, yine elektronik ortamda tahrif ederek değiştirmek suretiyle gizlemiş olduğunu, elektronik ortamda tahrif edilerek değiştirilen hesap özet cetvellerini gerçeğinden ayırmanın imkansız olduğunu,
Hesap bilgilerine erişimi sağlamak için banka tarafından sağlanan “(… ” programının, banka protokolünün yapılmasına müteakip sadece Defterdarlık Uzmanı ...’ın kullandığı masaüstü bilgisayara kurulduğunu ve şifresinin de sadece ona verildiğini,
Şifre verilme olayının kendisinin göreve başlamasından önce olduğunu, hesap özetlerinin elektronik ortamda alınmasını sağlayan söz konusu programın kurulmasının da göreve başladığı tarihten yaklaşık sekiz ay öncesinde gerçekleştiğini,
Türkiye ... Bankası AŞ … tarafından 2012 yılının şubat ayında kurulan “(…)” programının hiçbir veri güvenliği bulunmadığı gibi kolayca ve gerçeğinden ayrılmayacak derecede değiştirilme imkanının da bulunduğunu,
Ancak, Türkiye ... Bankası … Şubesinin, gönderilen tüm bu yetki yazılarına itibar etmek yerine yetkisiz bir personel olan ... tarafından gerçekleştirilen, mevzuat şartlarına uymayan, ıslak imzasız faks ve elektronik talimatlarla ilamda belirtilen usulsüz para aktarma işlemlerini gerçekleştirdiğini,
Usulsüz para aktarma (kamu zararına ait) işlemlerinin hiç birinde imzasının bulunmadığını, Türkiye ... Bankası … Şubesinin gönderilen yetki yazılarının gereği olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini,
ŞİFRE: iki ayrı şifre olduğunu;
-
Banka Şifresi: Türkiye ... Bankası tarafından kendisinin ... Saymanlığında göreve başlamadan önce yalnız ...’ın bilgisayarına kurulan programdan, banka hesap özeti cetvelinin alınması ile ilgili olan şifre olduğunu, Sadece bu amaçla kullanıldığını,
-
DMİS programında kullanılan şifre: DMİS uygulamasına geçildiğinde tek şifre olduğunu,
Bu tek şifre ile muhasebe kayıtlarına girildiğini, onay ve düzeltme işlemleri yapıldığını, 2013 yıllarının sonuna doğru düzeltme şifresinin genel şifreden ayrıldığını, bunun içinde kendisinin saymanlığa vekalet ettiği zamanlardaki geriye dönük düzeltme işlemlerini ...’ın kendi şifresi ile yaptığını,
Yani banka hesap cetvelinin alınması için kullanılan banka şifresi ile DMİS de; DMİS şifresinin de Banka hesap cetvelinin alınmasında kullanılamayacağını, işlem yapılamayacağını,
Kendisinin herhangi bir şekilde hiçbir şifre vermediğini, kendi şifresi ile de yapılmış herhangi bir usulsüz işlem olmadığını,
DMİS;
... Saymanlık Müdürlüğünde muhasebe kayıtlarının 2012 yılından itibaren Maliye Bakanlığı Döner Sermaye Dairesi Başkanlığı tarafından kurulan web tabanlı Döner Sermayeli İşletmeler Mali Yönetim Sistemi (DMİS) üzerinden gerçekleştirildiğini, ancak, DMİS sisteminin 2012 yılı başından itibaren kullanılma zorunluluğu konusunda Bakanlık talimatının olmasına rağmen DMİS sistemi Döner Sermaye Dairesi Başkanlığı tarafından o tarihte sağlıklı çalışır hale getirilemediğini, bu yüzden 2012 yılının ilk üç ayında ... Saymanlık Müdürlüğünde muhasebe kayıtlarının manüel olarak tutulmuş olduğunu, üç ay sonunda sistem çalışmaya başladığında da muhasebe kayıtlarının geriye dönük olarak DMİS’e kaydedildiğini,
Ayrıca, 2013 yılında da DMİS sisteminin sağlıklı çalışır durumunu tekrar kaybettiğini bu yüzden 2013 yılının ilk dört ayında ... Saymanlık Müdürlüğünde muhasebe kayıtları manüel tutulduğunu, dört ayın sonunda sistem çalışmaya başladığında da muhasebe kayıtlarının geriye dönük olarak DMİS’e kaydedildiğini,
Bununla birlikte 2012, 2013 ve 2014 yıllarında kullanılan DMİS’in birçok hata ve kusuru içinde barındırdığını;
DMİS’in elektronik veri güvenliği konusunda oldukça zayıf olduğunu, güvenli bir hat ile veri iletimi sağlanmadığı ve herhangi bir IP tanımlaması yapılmadığı için web iletişimi bulunan tüm bilgisayarlardan giriş imkanı bulunduğunu, bu durumun da kötü niyetli kişilere herhangi bir bilgisayardan sisteme bağlanma olanağı sağladığını, hatta ... müdürlük sınavı için Ankara’da bulunduğu tarihte de Ankara’dan ödeme gerçekleştirdiğini,
Sistemin bir kusurunun da, kontrolü zorlaştıran güvensiz kayıt yapısı olduğunu, sistemin, muhasebe kayıtlarının yılı içerisinde aylar sonra dahi geriye dönük olarak tamamen iptal edilmesini veya değiştirilebilmesini mümkün kıldığını, yani, bankadan fiilen yapılan bir ödemeyi içeren bir muhasebe kaydını bile aylar sonra iptal edilebilme veya değiştirilebilme olanağını sağladığını,
Örnek olarak ... İşletme Müdürlüğünden gelen tahakkuk miktarlarının ilk kayıta doğru olarak girildiğini ancak daha sonra ... tarafından değiştirildiğini,
Yani DMİS’deki boşluktan dolayı doğru kayıt girildiği halde girilen kayıtların yılı içerisinde istenildiği gibi değiştirilmesinin mümkün olduğunu,
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ye 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunda da belirtildiği üzere, muhasebe kayıtlarının ilk seferinde doğru olarak sisteme girildiğini, sonrasında usulsüz işlemleri kontrollerden kaçırma ve gizleme amacıyla defalarca iptal edilerek düzeltme yapıldığını, İnceleme raporundaki tespite göre; DMİS’teki boşluklardan yararlanıldığını,
Örnek olarak:
Yani doğru tutarlar kayda girilmiş ancak DMİS sisteminde kayıtlı olan tutarların ... tarafından değiştirildiğini,
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen İnceleme Raporunun 24 üncü sayfasında … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne yaptırılan incelemede ...’ın imzayı taklit ettiğinin de tespit edildiğinin belirtildiğini,
Elektronik ortamda tahrip edilerek değiştirilen hesap özet cetvellerini gerçeğinden ayırmanın imkânsız olduğu,
Diğer taraftan; … 2.Agır Ceza Mahkemesinin, … 10. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtası ile halen devam etmekte olan dava dosyasını bilirkişiye incelenmek üzere gönderdiğini,
Emekli Baş Müfettiş …, Sayıştay Emekli Uzman Denetçisi … … ve Sayıştay Emekli Uzman Denetçisi …’dan müteşekkil komisyonun; bilirkişi olarak; halen … 2 inci Ağır Ceza Mahkemesinde 2015/64 Esas sayılı devam eden dava dosyası ve dava dosyası içerisinde bulunan Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme raporunu da inceleyip kırk üç sayfalık bir rapor yazdığını,
Bu raporun 38/43 nolu sayfasında, “… ...’ın 2012, 2013 ve 2014 yıllarında işlediği zimmet fiillerinin zincirleme olarak işlenmiş NİTELİKLİ ZİMMET suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” diyerek günlük idari kontrollerde tespit edilmesinin çok zor olduğunu teyit ettiğini,
2012 yılında Defterdarlık Uzmanı … ve 2013 yılında Defterdarlık Uzmanı …’in de yaptıkları daire denetiminde usulsüz işlere ilişkin hiç bit tespit yapamadıklarını,
Diğer yandan ...’ın Maliye Uzmanlarınca cezaevinde alınan ifadesinde “… Soruşturma konusu ile ilgili olarak Saymanlıkta görev yapan diğer personelin hiçbir bilgisi ve iştiraki yoktur...” şeklinde ikrar ve ifadesi olduğunu,
Ayrıca, söz konusu usulsüz para aktarmaları ile ilgili olarak ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2015/64 Esas sayılı davanın devam ettiğini, on altı kişi tutuklu ve on iki kişide tutuksuz olmak üzere şimdilik toplam yirmi sekiz kişinin yargılandığını belirterek itiraza dair gerekçelerini sıralamıştır.
GEREKÇELER;
- İlamın 13 üncü sayfasında;
"... kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan firmalara aktarılması ayrıca yine kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan ...'a gerçeğe aykırı ödeme talimatıyla ödeme yapılması sonucu kamu zararına neden olunduğu görülmüştür. ” denildiğini,
DMİS’ten alınan tabloya bakılırsa 2014 yılı öncesinden gelen, 2014 yılında da devam eden ve halen 2016 yılına devreden ticari ilişkisinin olduğunun kanıtlandığını, hatta bu tablolarda 04.02.2014 tarihinde teminat mektubu iadesi ve yapılan ödemelerin açık ve net bir şekilde görüldüğünü,
Ayrıca; ...’a 19.03.2014 tarihinde aktarılan … TL ödemenin ise;
İlam tarihi olan 04 Ocak 2016 tarihinden önce 27.11.2014 tarihli ve 9484 yevmiye numaralı muhasebe işlem fişi ile adı geçenin ödeme zamanı gelmiş mevcut alacaklarından yasal faizi ile birlikte mahsup edilerek tahsil edilmiş olduğunu, kamu zararının ortadan kaldırıldığını,
- İlamın 13 üncü sayfasında belirtilen satıştan iadeler;
Satışlardan iade veya satış gibi gösterilen gerçeğe aykırı ödeme talimatları ile çeşitli firmalara aktarma yapıldığının belirtildiğini ancak Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 24 üncü sayfasında 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin işlemlerin tümüyle incelendiği ve sadece 29.08.2014 tarihinde toplam … lira olmak üzere bir kez bu işlemin yapıldığının tespit edildiğini,
Bu hususta; 29.08.2014 tarihinde aynı günde bir defada 198.210,50 lira ve 201.185,45 lira olmak üzere toplam … lira olduğunu, bundan başka satıştan iade olarak herhangi bir gider olmadığını,
Bu konuda Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme raporunun da 24 üncü sayfasında belirtildiği gibi ...’ın, banka işlemlerinde imza taklidi yapmış olduğunu bu imza taklidinin de …Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğündeki incelemeyle tespit edildiğini, yine DMİS LOG kayıtlarında bu muhasebe kayıtlarının kaydetme ve onay işlemlerinin ... tarafından yapıldığının inceleme raporunda tespit edildiğini,
Bu işlemin yapılış tarihinin müdürlüğe vekalet ettiği süreler içerisinde olmadığını yani bu husus ile ilişkilendirilmesinin söz konusu olamayacağını,
- İlamın 2 inci sayfasında belirtilen ve Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme raporunun da 5 inci sayfasında yer alan 30.04.2014 tarih ve 3015 yevmiye nolu muhasebe işlem fişi için;
İnceleme raporunun 5 inci sayfasının 6 maddesinde, “SGK gönderilen … lira 30.04.2014 tarihinde banka hesabına girmiştir, denilmektedir, İnceleme Raporu Eki 26/(EK 24), bu işlemin muhasebeleştirilmesi için düzenlenen 30.04.2014 tarih ve 3015 yevmiye nolu muhasebe işlem fişi ve eklerinde bu tutarın … lira eksiğiyle … lira olarak gösterilmiştir....” denildiğini,
Ancak; İnceleme raporunda belirtilen ek 24’e bakıldığında SGK’dan gelen paranın … lira olmayıp (… + …) … lira olduğunu,
Gerek İnceleme raporunda belirtilen ek 27/1 ve gerekse DMİS’ten alınan 30.04.2014 tarih ve 3015 yevmiye nolu muhasebe işlem fişine (EK 26) bakıldığında SGK’dan gelen tutarın … değil … lira olarak kayda girdiğinin görüldüğünü,
Yani bu tespitte de maddi hata bulunduğunu,
- İlamda; “...Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen sağlık gelirlerine ait tutarların muhasebe kayıtlarına eksik kaydedilmek suretiyle kamu zararına neden olunduğunun... ” belirtildiğini,
Öncelikle kayıtlara noksan alındığı belirtilen ve kamu zararı ile ilişkilendirilen 3015, 5639 ve 6089 yevmiye nolu muhasebe işlem fişlerine bakıldığında muhasebe kayıtlarının bankadan yapılan herhangi bir ödemeye veya gidere ilişkin olmayıp, banka hesabına giren tutarlara ait muhasebe kayıtları olduğunu,
Burada, banka hesabına giren tutarların saymanlığın muhasebe hesaplarına noksan kaydedilmesinin, bankaya giren tutarı değiştirmediğini yani hesaplara noksan alınmasının, SGK’dan gelen tutarlardan bir eksilmeyi veya herhangi bir gidere sebep olmadığını, bunun bir kayıt hatası olduğunu, kayıt hatasından dolayı sorumluluk yüklenemeyeceğini,
Örneğin; 25.07.2014 tarih ve 5639 yevmiye nolu muhasebe işlem fişi ile … TL hesaplara alınması gerekirken … TL noksanı ile … TL olarak hesaplara alındığını ancak bu hatalı kayıtın … TL’yi kaybetmediğini, bu miktarın yine banka hesabında mevcut olduğunu, yani bu hatalı kayıt ile bankadan fiilen bir gider veya eksilme olmadığını,
Bahse konu olan bu kayıt hataları sebebiyle; gelen tutarların saymanlık hesaplarına noksan kaydedilmesinin banka mevcudunu fiilen değiştiremeyeceğini burada bir kamu zararından bahsedilecekse hesaplara noksan alınması ile değil, yapılan ödemelerle ilişkilendirilmesi gerektiğini,
Kamu zararı olarak değerlendirilen tutarların hiç birinde verile emri veya herhangi bir sarf belgesi bulunmadığını, bu nedenle kendi imzasına bağlı olarak kesinlikle hiçbir şekilde gelir veya gider olmadığını,
Diğer yandan, ıslak imzalı banka hesap cetvelini almamakla kamu zararına elverişli ortam sağlandığı görüşünün de isabetli bir görüş olmadığını, ıslak imzalı banka hesap cetvelinin alınması gerektiğini ancak ıslak imzalı banka hesap cetveli alınmış olsa bile sonucun değişmeyeceğini çünkü yukarıda ki örneklerden de görüldüğü üzere hesaplara doğru kayıt alınmış olsaydı dahi sonradan değiştirileceğini,
Aynı zamanda DMİS’de bu kadar boşluk varken ve bir muhasebe işlem fişinin günler ve aylar sonra dahi değiştirilebilmesi mümkün olduktan sonra banka hesap cetveli alınmış olsaydı dahi doğru tutarlar kaydedildikten sonra yine ... tarafından değiştirilmesinin mümkün olduğunu,
İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü banka ve emanet hesaplarında kayıtlı tutarların hak sahibi olmayan üçüncü kişilere aktarılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi hakkındaki Sayıştay 3. Dairesinin 22.04.2014 tarihli ve 1499 Nolu Ek İlamında;
"... bir kamu görevlisinin oluşan kamu zararı nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için söz konusu zararın kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi sonucunda oluşması diğer bir ifadeyle zarar ile kamu görevlisinin, işlem veya eylemi arasında bir illiyet bağının mevcut olması ve zarara neden olan karar, işlem veya eylemin kamu görevlisinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliğinden kaynaklanması gerekmektedir. Kamu görevlisinin görevi ihmalinden söz edebilmek için ise ihmal ettiği ileri sürülen görevin o kamu görevlisinin iş tanımı içerisinde ve yetkisi dahilinde bulunmasının gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen usulsüz işlemlerin gerek 5018 sayılı kanunun 71 inci ve 657 sayılı kanunun 12 inci maddesi gerekse Sayıştay Genel Kurulu Kararı çerçevesinde değerlendirilmesi durumunda da, ortaya çıkan kamu zararı nedeniyle sorumluluğu bulunan kişinin suç teşkil eden fiilleri kasten işleyen ve bu şekilde mal edinen memur olduğu, görevinden kaynaklanan kontrolleri yerine getiren ve usulsüz işlemlerde herhangi bir kasıt, kusur veya ihmali bulunmayan muhasebe yetkilisine sorumluluk atfedilmeyeceği kanaatine varılmıştır. zira, hakkında zimmete yardım, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde ceza davası açılan … suçunu kabul etmiş ve anılan mahkemenin 2013/2015 Karar ve 2013/14888 Esas nolu kararıyla kendisi için hapis ve adli para cezasına hükmedilmiştir. ...”
Denilmek suretiyle, muhasebe yetkilisinin beraatına ilişkin hüküm tesis edildiğini, Sayıştay 3. Dairesinin 22.04.2014 tarihli ve 1499 No.lu Ek İlamında;
“...Ayrıca 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında da; “5018 sayılı Kanuna göre mali sorumluluğun şartları şöyle sıralanabilir;
-Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
-Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
-Mevzuata aykırı Karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş bulunulmaktadır.
Bilindiği üzere muhasebe yetkilileri. 5018 sayılı Kanunun 6linçi maddesi hükmü uyarınca kendilerine verilen görev ve sorumlulukları muhasebe birimi personeli aracılığıyla yerine getirmektedir. Muhasebe birimlerine verilen görev ve sorumlulukların etkin, doğru ve tam bir biçimde yerine getirilebilmesi amacıyla, muhasebe birimlerinde görev yavan personeline grev unvanlarıma söre is tanımları yapılmakta. muhasebe işlemleri de muhasebe yetkilisince belirlenen is grubuna dahil memurlarca kayıt altına alınmaktadır. ” denildiğini,
T.C Sayıştay Başkanlığının Sayıştay 3. Dairesinin 22.04.2014 tarihli ve 1499 Nolu Ek İlamında belirtildiği üzere (dördüncü sayfası ek) görev dağılımının kendisi tarafından yapıldığını,
Yapılan usulsüz iş ve işlemler ile hiçbir illiyet bağının bulunmadığını,
Konu ile ilgili olarak emsal bağlamında olmak üzere; T.C Sayıştay Başkanlığının 1499 İlam nolu ve 22.04.2014 tarihli ek ilamının da ekte sunulduğunu,
Gerek 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanununun 62 nci maddesinde ve gerekse Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinde muhasebe yetkilisi görevini yürütmek üzere atanacakların Muhasebe yetkilisi sertifikası almış olmak diye amir hüküm olmasına rağmen kendisinin muhasebe yetkilisi sertifikasının bulunmadığını,
Özet olarak;
Banka işlemlerinin yapıldığı Muhabir Banka olan ... Bankası ile yapılan protokolün 15.01.2012 tarihinde göreve başlamasından önce imzalandığını,
Herhangi bir şekilde hiçbir şifre vermediğini, şifresi ile de herhangi bir usulsüz işlem bulunmadığını,
Usulsüz para aktarmalarının mevzuat hükümlerine aykırı olarak bankaya gönderilen faks ve elektronik ileti şeklindeki gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla gerçekleştirildiğini,
Saymanlık Müdürlüğüne vekalet göreviyle göreve başladığında, devir işlemlerinin yapıldığı tarih olan 17.09.2012 tarihinde Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 586 ıncı maddesi gereği tatbik imzası ile birlikte ... Bankası A.Ş. ... Şubesine bildirildiğini,
... Bankasının yetkisi olmayan bir kişinin kendi adını ve unvanını kullanarak gönderdiği ödeme talimatını yerine getirdiğini,
Bakanlık Denetim Elamanı olan Maliye Uzmanının fiilen denetimi esnasında bile 7 defa usulsüz işlem yapılmış olduğunu,
İlamda; “kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan ...’a gerçeğe aykırı ödeme talimatıyla ödeme yapılması sonucu kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.” denildiğini,
Halbuki ...’ın kurumla önceki yıllardan gelen ve halen devam eden ilişkisi bulunduğunu, ayrıca ...’a yapılan fazla ödemenin ilam tarihi olan 04 Ocak 2016 tarihinden önce 27.11.2014 tarihli ve 9484 yevmiye numaralı muhasebe işlem fişi ile adı geçenin ödeme zamanı gelmiş mevcut alacaklarından yasal faizi ile birlikte mahsup edilerek tahsil edilmiş olduğunu,
İlamda Satışlardan iade veya satış gibi gösterilen gerçeğe aykırı ödeme talimatları ile çeşitli firmalara aktarma yapıldığının belirtildiğini, bu hususun genel uygulama gibi değerlendirildiğini ancak Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 24 üncü sayfasında 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin işlemlerin tümüyle incelendiği ve sadece 29.08.2014 tarihinde toplam 399.395.95 lira olmak üzere bir kez bu işlemin yapıldığının tespit edildiğini, bu işlemlerde de ...’ın, banka işlemlerinde imza taklidi yapmış olduğunun … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğündeki incelemeyle tespit edildiğini,
14.06.2007 tarih ve5189/l sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında da; belirtildiği üzere,
“muhasebe birimlerinde görev yapan personelin görev unvanlarına göre iş tanımları yapılmakta, muhasebe işlemleri de muhasebe yetkilisince belirlenen iş grubuna dahil memurlarca kayıt altına alınmaktadır... ” denildiğini,
Kendisinin imzaladığı; üç adet muhasebe işlem fişi ile SGK’dan bankaya gelen tutarların muhasebe kayıtlarına noksan alınması ve ıslak imzalı banka hesap cetvelinin alınmayarak, bankanın kurmuş olduğu sistemden alınmış olmasından kaynaklanan hiçbir işlem sonucu tayın edici bir nitelik taşımadığını, bir kayıt hatası olduğunu,
Bilerek, kasten veya ihmali ile hiçbir usulsüz iş ve işlemin gerçekleştirilmesine sebep olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“...Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi 2014 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 04.01.2016 tarihli ve 41 sayılı İlamın 1 inci maddesinde yer alan tazmin hükmünü muhasebe yetkilisi sıfatıyla temyiz eden (Saymanlık Müd.Yar.) …’nun ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve ekleri incelendi.
Dilekçesinde; Kurumun Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğündeki görevine 17.09.2012 tarihinde başladığını Saymanlık Müdürü …’in göreve başladığı tarihe kadar Saymanlık görevini yürüttüğünü, olaya konu usulsüz aktarma işlemlerinin yapıldığı muhabir banka olan Türkiye ... Bankası ile yapılan protokolün 15.01.2012 tarihinde kendisinin görevde olmadığı tarihte imzalandığını ve protokol şartlarının belirlenmesi imza altına alınması hususunda hiçbir katkısının bulunmadığını, Usulsüz para aktarmalarını 19.01.2012- 17.09.2012 tarihleri arasında saymanlık müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Defterdarlık Uzmanı ... tarafından gerçekleştirildiğini, merkez denetleme elamanın yaptığı denetimde bile aktarma işlemlerinin farkına varılmadığını,
Ayrıca T. ... Bankası ... Şubesi Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 586 ncı maddesi gereği Saymanlık Müdürünün 01.01.2013 tarihinde göreve başladığına ilişkin yazı ve tatbik imzasının bildirilmesine rağmen bu yazı ve tatbik imzaya itibar etmeyerek ... tarafından gönderilen ıslak imzasız, faks ve elektronik talimatlarla usulsüz para aktarma işlemlerine devam edildiğim, bu hususta banka yetkililerinin suçlu olduğunu, bu ödeme evraklarında kendi imzasının bulunmadığını, DMİS Döner Sermaye İşletmeler Mali Yönetim Sisteminin Elektronik güvenilirliğinin az olduğunu, dilekçesinde belirtilen nedenlerle ... Tarafından yetkililere ait şifreyi kullanarak hatta imzasını taklit ederek işlemleri yaptığı … Kriminal Polis Laboratuvarında yaptırılan incelemede anlaşıldığını ve haksız yapılan ödeme işlemlerinde kendisinin illiyet bağının olmadığını, ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını, istemektedir.
Saymanlık Müdür Yardımcısı …’nun görevi dolayısıyla yapması gereken kontrolleri gerekli dikkat ve itinayı göstermemesi üzerine usulsüz işlemlerin yapılmasına elverişli ortam sağlaması sonucu neden olunan kamu zararından sorumludur. Bu nedenle ...’ın Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 73 üncü maddesine aykırı olarak yasal olmayan yöntemlerle Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların banka hesabı kayıtlarına eksik kayıt edilmesi, kayıt edilmeyen paraların gerçeğe aykırı ödeme talimatları ile bazı kurum ve kişilere aktarılma ile hukuksuz olarak kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan kişi ve kurumlara banka kanalı ile ödemede bulunulması sonucu neden olunan kamu zararı hakkında verilen tazmin kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı” denilmiştir.
41054 nolu dosya ile temyiz talebinde bulunan sorumlu … (Muhasebe yetkilisi-Saymanlık Müd.)’in temyiz dilekçesi, 41053 nolu dosya ile temyiz talebinde bulunan …’nun dilekçesi ile aynı olup farklı tarafları aşağıya alınmıştır:
Sorumlu …, ...Üniversitesi Döner Sermaye Müdürlüğündeki görevine 30.09.2013 tarihinde başladığını, Saymanlığı Müdür Yardımcısı …’dan devraldığını, Saymanlık Müdürlüğü görevini 05.09.2014 tarihli Valilik Oluru ile … Malmüdürlüğüne görevlendirilmesine kadar yürüttüğünü,
Banka işlemlerinin yapıldığı Muhabir Banka olan Türkiye ... Bankası ile yapılan protokolün, 15.01.2012 tarihinde kendisi göreve başlamadan önce imzalandığını,
Usulsüz para aktarmalarını gerçekleştiren Defterdarlık Uzmanı ...’ın 19.01.2012 tarihinden, …’nun başladığı tarih olan 17.09.2012 tarihine kadar saymanlık müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğünü,
...Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğünde Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların banka hesabı kayıtlarına eksik kaydedilmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğinin belirtildiğini, ancak;
a) 31.01.2014 tarihli ve 316 yevmiye no.lu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 3 üncü sayfasında, "... Alınan LOG kayıtlarında söz konusu işlemin ilk kez 31.01.2014 tarihinde 316 yevmiye numarası ile doğru tutar üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığı, ancak daha sonra çeşitli tarihlerde bu kaydın bir önceki silinmek suretiyle 5 kez değiştirildiği, en son ise 16/07/2014 tarihinde … liralık tahrif edilmiş tutar esas alınmak suretiyle değişiklik yapıldığı tespit edilmiştir...” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 316 yevmiye no.lu muhasebe işlem fişinin 16/07/2014 tarihli tahrif edilmiş son halinde adına atılmış olan imzanın kendisine ait olmadığını, hakiki imzasının model alınması suretiyle sahte olarak atıldıklarının rapora ekli ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02/10/2014 tarihli ve BLG-2014-2287 sayılı Ekspertiz Raporu ile tespit edildiğini,
b)14.02.2014 tarihli ve 569 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 4 üncü sayfasında, "... DMİS LOG kayıtlarının incelenmesi sonucunda, bu işlemin doğru tutar üzerinden 14/02/2014 tarihinde muhasebe kayıtlarına alındığı, ancak 16/04/2014 tarihinde … liralık tahrif edilmiş tutar esas alınmak suretiyle değişiklik yapıldığı görülmüştür... ” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 569 yevmiye no.lu muhasebe işlem fişinin 16.04.2014 tarihli tahrif edilmiş son halinde adına atılmış olan imzanın kendisine ait olmadığını, hakiki imzasının model alınması suretiyle sahte olarak atıldıklarının rapora ekli ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02/10/2014 tarihli ve BLG-2014-2287 sayılı Ekspertiz Raporu ile tespit edildiğini,
c)14.03.2014 tarihli ve 1298 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 4 üncü sayfasında, "... 14/03/2014 tarih ve 1298 yevmiye Nolu muhasebe işlem fişinde söz konusu tutar … lira eksiğiyle … lira olarak gösterilmiştir. Tahrifat muhasebe işlem fişi üzerindeki gerçek tutarın bir rakamının kalemle değiştirilmesi suretiyle yapılmıştır. ... DMİS LOG kayıtlarından bu işlemin 14/03/2014 tarihinde doğru tutarlar üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığı, ancak 16/04/2014 tarihinde … liralık tahrif edilmiş tutar esas alınmak suretiyle değişiklik yapıldığı tespit edilmiştir....” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 1298 yevmiye no.lu muhasebe işlem fişinin kendi imzasının da bulunduğu 14.03.2014 tarihli ilk kaydı doğru tutarlar üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığını, Yine, inceleme raporunda da belirtildiği üzere söz konusu tahrifatın ... tarafından 32 gün sonra yapıldığını, imzasının bulunduğu 1298 yevmiye nolu muhasebe işlem fişinin de bilgisi dışında üzerinde kalemle tahrif edildiğini, 32 gün sonra yapılmış olan böyle bir tahrifatı günlük olağan kontrollerde tespit edebilmesinin mümkün olmadığını,
d)28.03.2014 tarihli ve 1721 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 4 üncü sayfasında, “ ... DMİS LOG kayıtlarından, 07/04/2014 ve 16/04/2014 tarihinde iki kez değiştirildiği ve 16/04/2014 tarihinde yapılan değişiklikle muhasebe kaydında bankaya giren tutarın … lira eksiğiyle … lira olarak gösterildiği tespit edilmiştir. ...” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 1721 yevmiye no.lu muhasebe işlem fişinin, imzasının bulunduğu 28.03.2014 tarihli ilk kaydı doğru tutarlar üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığını, yine, inceleme raporunda da belirtildiği üzere, ... tarafından 07.04.2014 ve 16.04.2014 tarihlerinde iki kez tahrif edildiğini, muhasebe işleminin fişinin kaydının gerçekleştirilmesinden günler sonra yapılmış tahrifatı günlük olağan kontrollerde tespit edebilmesinin mümkün olmadığını,
e)15.04.2014 tarihli ve 2449 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 4 üncü sayfasında, ... 15/04/2014 tarih ve 2449 yevmiye Nolu muhasebe işlem fişi ve eklerinde bu tutar … lira eksiğiyle … lira olarak gösterilmiştir. ...” şeklinde tespit yapıldığını, 2449 yevmiye nolu muhasebe işlem fişindeki imza ile kendi gerçek imzası karşılaştırıldığında muhasebe işlem fişi üzerinde bulunan imzanın tarafına ait olmadığının kolaylıkla görülebileceğini,
f)15.05.2014 tarihli ve 3310 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 5 inci sayfasında, "... 15/05/2014 tarih ve 3310 yevmiye no. ’lu muhasebe işlem fişi ve eki hesap ekstresinde bu tutar … lira eksiğiyle … lira olarak gösterilmiştir. Ekli belgelerden muhasebe işlem fişi ve hesap ekstresi tahrif edilmiştir. ...” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 3310 yevmiye nolu muhasebe işlem fişindeki imzanın kendisine ait olmadığını, hakiki imzasının model alınması suretiyle sahte olarak atıldıklarının rapora ekli ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02/10/2014 tarihli ve BLG-2014-2287 sayılı Ekspertiz Raporu ile tespit edildiğini,
g)17.06.2014 tarihli ve 3983 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 5 inci sayfasında, "... 17/06/2014 tarih ve 3983 yevmiye nolu muhasebe işlem fişi ve eklerinde bu tutar … lira eksiğiyle … lira olarak gösterilmiştir. Ekli belgelerden muhasebe işlem fişi ve hesap ekstresi tahrif edilmiştir. ...” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 3983 yevmiye nolu muhasebe işlem fişindeki adına atılmış olan imzanın elinden çıkmayıp hakiki imzasının model alınması suretiyle sahte olarak atıldıklarının rapora ekli ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02/10/2014 tarihli ve BLG-2014-2287 sayılı Ekspertiz Raporu ile tespit edildiğini,
h)27.06.2014 tarihli ve 4341 yevmiye nolu Muhasebe İşlem Fişi;
Maliye uzmanları tarafından düzenlenen 10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı İnceleme Raporunun 5 inci sayfasında, "... DMİS LOG kayıtları üzerinde yapılan incelemede söz konusu fış muhteviyatının 30.06.2014 tarihinde gerçek tutar üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığı ancak 09.07.2014 tarihinde tahrif edilmiş tutarlar kullanılmak suretiyle eski kaydın değiştirildiği, 26.08.2014 tarihinde ise söz konusu muhasebe kaydı yine değiştirilerek gerçek tutarları ihtiva eden ilk kayda dönüldüğü görülmüştür. ...” şeklinde tespit yapıldığını, Raporda da belirtildiği üzere 4341 yevmiye nolu muhasebe işlem fişinin doğru tutarları ihtiva ettiğini, bu kapsamda 4341 yevmiye nolu muhasebe işlem fişinin doğru tutarları ihtiva eden sistem çıktısının ekte sunulduğunu, Raporda da belirtildiği üzere banka tahsilatının eksik kayda alınmasının söz konusu olmadığını ayrıca 4341 yevmiye no.lu muhasebe işlem fişinde adına atılmış olan imzanın kendi elinden çıkmadığını hakiki imzasının model alınması suretiyle sahte olarak atıldıklarının rapora ekli ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02/10/2014 tarihli ve BLG-2014-2,287 sayılı Ekspertiz Raporu ile tespit edildiğini, ifade etmiştir.
Başsavcılık, sorumlu …’in temyiz dilekçesine karşı;
“...Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi 2014 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 04.01.2016 tarihli ve 41 sayılı İlam 1 inci maddesinde yer alan tazmin hükmünü Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden …’in ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve ekleri incelendi.
Dilekçesinde; Kurumun Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğündeki görevine 30.09.2013 tarihinde başladığını ve 05.09.2014 tarihinde … Malmüdürlüğünde görevlendirilene kadar görevini yürüttüğünü, olaya konu usulsüz aktarma işlemlerinin yapıldığı muhabir banka olan Türkiye ... Bankası ile yapılan protokolün 15.01.2012 tarihinde kendisinin görevde olmadığı tarihte imzalandığını ve protokol şartlarının belirlenmesi imza altına alınması hususunda hiçbir katkısının bulunmadığını, usulsüz para aktarmaların 19.01.2012-17.09.2012 tarihleri arasında saymanlık müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Defterdarlık Uzmanı ... tarafından gerçekleştirildiğini, merkez denetleme elamanın yaptığı denetimde bile hukuk aktarma işlemlerinin farkına varılmadığını, ayrıca Türkiye ... Bankası ... Şubesinin, Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 586 ncı maddesi gereği Saymanlık Müdürünün 01.01.2013 tarihinde göreve başladığına ilişkin yazı ve tatbik imzasının bildirilmesine rağmen bu yazı ve tatbik imzaya itibar etmeyerek ... tarafından gönderilen ıslak imzasız, faks ve elektronik talimatlarla usulsüz para aktarma işlemlerine devam edildiğini, bu hususta banka yetkililerinin suçlu olduğunu, bu ödeme evraklarında kendi imzasının bulunmadığını, (DMİS) Döner Sermaye İşletmeler Mali Yönetim Sisteminin Elektronik güvenilirliğinin az olduğunu, dilekçesinde belirtilen nedenlerle ... Tarafından yetkililere ait şifreyi kullanarak hatta imzasını taklit ederek işlemleri yaptığı ... Kriminal Polis Laboratuvarında yaptırılan incelemede anlaşıldığım ve haksız yapılan ödeme işlemlerinde kendisinin illiyet bağının olmadığını, ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını, istemektedir.
Saymanlık Müdür vekili …’in; görevi dolayısıyla yapması gereken kontrolleri gerekli dikkat ve itinayı göstermemesi ve kendisine ait DMİS şifresini gizli tutması konusunda hassas davranmaması nedeniyle, ...’ın Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 73 üncü maddesine aykırı olarak Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların banka hesabı kayıtlarına eksik kayıt edilmesi, kayıt edilmeyen paraların gerçeğe aykırı ödeme talimatları ile bazı kurum ve kişilere aktarılma ile hukuksuz olarak kurumla hiçbir ticari ilişkisi olmayan kişi ve kurumlara banka kanalı ile ödemede bulunulması fiilleri ile kamu zararına neden olunmuştur.
Bu durum karşısında dilekçe sahibi hakkında verilen tazmin kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
40842 nolu dosya ile temyiz talebinde bulunan sorumlu …(Diğer sorumlu-İşletme Müd.) ise temyiz dilekçesinde özetle;
İtirazlarını kanuni dayanaklarıyla birlikte aşağıda maddeler halinde sunduğunu;
- İlama konu olan hesabın . . . Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığının hesabı olduğunu,
Bu hususun, sorgu kağıdında Saymanlık hesabı olarak belirtildiğini ilam metninde ise işletme hesabı olarak geçtiğini, öncelikle, bunun düzeltilmesi gerektiğini,
- İşletme Müdürünün İşletmenin Yönetim Organı olmadığını;
İşletme Müdürlüğünün “2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre teşkilatlandırıldığını, bünyesinde muhasebe birimi barındırmadığını, İşletmenin yönetim organlarının; Rektör, Yönetim Kurulu ve Yürütme Kurulundan oluştuğunu (aynı yönetmelik m. 10),
İşletmenin yöneticilerinin 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi (f) bendinde sayıldığını bunların; Rektör, rektör yardımcıları, genel sekreter, başhekim, başhekim yardımcıları, dekan, dekan yardımcıları olduğunu, Kanunun, işletme müdürünü işletme yöneticisi olarak değerlendirmediğini, dolayısıyla, işletmede meydana gelen her olayda (idari, mali, teknik) işletme müdürünün kusursuz sorumluluğuna hükmedilemeyeceğini,
Buna ilaveten, saymanlık müdürlerinin İşletme Yürütme Kurulunun doğal üyesi olarak işletmenin yönetiminde söz sahibi oldukları halde (aynı yönetmelik madde 10), işletme müdürünün işletme yönetiminde bir söz hakkı bulunmadığını, saymanlık müdürlerinin bu yönden, işletme müdüründen daha üst konumda bulunduğunu,
İşletmenin mali işlemlerinin saymanlıkça yürütüleceğinin aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinde yer alan hükümlerle açıklandığını;
“Döner sermaye işletmelerinin saymanlık hizmetleri Maliye Bakanlığınca kurulacak döner sermaye saymanlıklarınca yürütülür.
Döner sermaye işletmelerinin mali ve muhasebe işlemleri Maliye Bakanlığınca atanacak sayman ile saymanlık personeli tarafından yürütülür. Saymanın geçici veya sürekli olarak görevi başında olmadığı hallerde saymanlık görevi Maliye Bakanlığınca vekaleten görevlendirilecek personel tarafından yürütülür.”
Yönetmeliğin bu hükmünün, işletmenin mali ve muhasebe işlemlerini yürütme yetkisinin ve sorumluluğunun Maliye Bakanlığına bağlı olarak kurulan Saymanlık Müdürlüğünde olduğuna açık bir şekilde hükmettiğini,
İşletme Müdürlüğünün uhdesindeki mali işlemlerin ise gerçekleştirme görevlerini içerdiğini (Gelir gerçekleştirme, gider gerçekleştirme işlemleri),
Nakit değerlerin alınması, saklanması, ödenmesi ve kontrolünün Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 14 ve 15 inci maddelerinde belirtildiği üzere Saymanlık Müdürlüğüne ait olduğunu,
Bunun yanında saymanlığın işletme müdürüne bağlı olmayan, işletme müdüründen emir ve talimat almayan Maliye Bakanlığı hiyerarşisi içerisinde profesyonel bir organizasyonu, yöneticileri, denetim ve kontrol teşkilatı olan, işlemlerini Maliye Bakanlığı hiyerarşisi içerisinde gerçekleştiren bir kamu kurumu olduğunu,
İşletme müdürünün, Maliye Bakanlığına ait bir kurum olan saymanlık müdürlüğü üzerinde herhangi bir yetkisi olmadan, bu kurumun işlemlerinden sorumlu tutulmasının yetki ve sorumluluk ilkeleri açısından hukuka ve hakkaniyete uygun düşmediğini,
- Gerçekleştirme Görevlisinin, Yönetmeliğin 18 inci maddesi kapsamında İlam konusu kamu zararından sorumlu tutulamayacağını;
Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinde geçen “Sayman bu Yönetmeliğin 16 ve 17 nci maddelerinde sayılan görevlerinden dolayı ilgisine göre tahakkuk memuru, İta Amiri ve ilgili diğer memurlarla birlikte sorumludur.” ibaresi gerekçe gösterilerek tarafına sorumluluk yüklendiğini,
Yasanın ruhuna aykırı yorumlara yer verilerek gerçekleştirme görevlisi olarak mali sorumluluğuna hükmedildiğini,
Gerçekleştirme görevlisi konumundaki işletme müdürünün, bu hükme göre söz konusu usulsüz aktarmalardan sorumlu tutulabilmesi için yapılan usulsüz işlemlerin tahakkuk belgelerine dayanıyor olması gerektiğini, hak sahibi olmayan kişilere yapılan bu ödemeler eğer harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaladığı bir tahakkuk belgesine dayanıyor olsaydı 18 inci madde hükmü kapsamında gerçekleştirme görevlisinin bir sorumluluğunun oluşacağını,
Söz konusu işlemlerin işletmeden gönderilen herhangi bir tahakkuk belgesine dayanmayan, saymanlıkça re’sen yapılan işlemler olduğu net bir şekilde ortada iken, bahse konu muhasebe işlemlerine ait süreçte yer almayan gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulamayacağını,
Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararının da bunu desteklediğini,
Söz konusu Kararın “Muhasebe Yetkilisinin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 5 inci maddesi (a) bendinde;
“5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu nedenle;
Ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi üzerinde harcama, yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları olmakla birlikte, ödeme emri belgesi eki belgeler üzerinde herhangi bir imza eksiği varsa muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,
-
Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,
-
Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları yoksa muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğine,”
Yine aynı Kararın 4 üncü maddesinde 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinden bahsedilerek;
“Bu hüküm uyarınca, bir mali işlemi gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirme işlemini yapan memurun, yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevli tarafından düzenlenip imzalanan belgeye dayanıyor olması zorunludur.” denildiğini,
Yani anılan Yönetmeliğin 16 ve 17 nci maddelerindeki muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu işlemlerden gerçekleştirme görevlisinin de sorumlu tutulması için, bu işlemlerin gerçekleştirme görevlisinin imzasını taşıyan tahakkuk belgelerine dayanması zorunluluğunun Genel Kurul Kararında da açıkça ortaya konulduğunu,
Dolayısıyla, saymanlık tarafından re’sen yapılan usulsüz işlemlerde gerçekleştirme görevlisine sorumluluk yüklenemeyeceğinin yukarıdaki hükümlerden açık bir şekilde anlaşıldığını,
- DMİS’e girilen kayıtların kontrolü ve denetiminin ilgili denetim elemanlarına ait olduğunu;
Saymanlık muhasebe işlemlerinin Maliye Bakanlığı yönetimindeki DMİS programı üzerinden yapıldığını, ...’ın muhasebe kayıtlarını ne kadar çok sayıda değiştirdiğinin Maliye Bakanlığı inceleme raporunda tespit edildiğini,
Saymanlıkça yılda yaklaşık 20.000 adet muhasebe kaydı yapılan DMİS’teki kayıtların kontrolü görevinin işletme müdüründe değil; görevli denetim elemanlarında olduğunu,
Yıllık yaklaşık 90 milyon TL cirosu olan ...Üniversitesi Döner Sermayesinde işletme müdür vekili olarak göreve başlamasından aylar önce yapılmaya başlanmış olan usulsüz işlemlerin, Maliye Bakanlığı denetim elemanları ve Sayıştay denetçileri tarafından dönem içerisinde farklı tarihlerde yapılan denetimlerde tespit edilememiş olmasının da yapılan hırsızlığın ne kadar nitelikli olduğu açısından gözden kaçırılmaması gerektiğini,
Bunun yanında, İşletmenin bu dönemlerde bir kez olsun iç denetim geçirmemiş olmasının üst yöneticinin 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre ihmalini işaret ettiğini,
Yapılan ödemelerin kayıtlarının ... tarafından DMİS kayıtlarından hemen silindiği için DMİS kayıtlarına bakarak tespitinin imkansız olduğunu ancak LOG kayıtlarından denetim elemanlarının görebildiğini,
Denetim yapmakla görevli denetim elemanlarının dahi fark edemediği hususlardan denetim yetkisi ve görevlendirmesi olmayan işletme müdürünün, tamamen saymanlık kontrolünde olan ancak işlemlerdeki entegrasyon açısından sadece veri girişi için işletme müdürlüğüne açık olan dmis programını kontrol etmediğinden bahisle sorumlu tutulması hususunun yetki ve sorumluluk ilkeleri açısından hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
- İşletme Müdürlüğünce günlük olarak karşılaştırmalar yapıldığını;
Kontrolün, mali işlemler gerçekleşmeden önce veya gerçekleşmesi esnasında yapılan işlemler olduğunu, olaylar gerçekleştikten sonra yapılan işlemin “Denetim” kapsamına girdiğini,
Muhasebe işlemleri harcama sürecinin son basamağı olduğundan saymanlık müdürlüğünün, işletme müdürlüğünün işlemlerini kontrol ettiğini ve ona göre işlem yaptığını,
İlamda, işletme müdürlüğü kayıtları ile saymanlık müdürlüğü kayıtlarının karşılaştırılmadığından bahsedildiğini, gelir gerçekleştirme görevi kapsamında işletme müdürlüğü tarafından geri ödeme kurumlarından alınan tahsilat bilgileri ile saymanlıktan temin edilen banka kayıtlarının günlük düzenli olarak karşılaştırıldığını ve doğruluklarının teyit edildiğini,
Saymanlıktan alınan banka ekstreleri doğru tutarları gösterdiği için kontrollerde herhangi bir uyumsuzluk görülmediğini, muhasebe işlem fişlerinin, işletme müdürlüğünden çıktıktan sonra saymanlık müdürlüğünde tahrif edildiği, İşletme müdürlüğü kayıtlarının doğru tutarları gösterdiğinin Maliye Bakanlığının 21.10.2014 tarihli ve 40/İR.2/9 sayılı inceleme raporunda da tespit edildiğini,
Bunun dışında, işletme müdürlüğünün organizasyonunda yönetmelik gereği muhasebe birimi bulunmadığından işletme müdürlüğünde muhasebe kayıtlarının da bulunmadığını,
Bu konuda, saymanlık kayıtlarının muteber olduğunu, gelir ve alacak kayıtlarının yıllar itibariyle sürekli devreden nitelikte olduğunu, SGK’nın fatura inceleme ve ödeme sistemindeki düzensizlikler nedeniyle bir dönemin faturasının bir yılı aşan sürede incelenebildiğini, iade ve kesinti işlemlerinin çoğunlukla bir sonraki mali yılda gerçekleştirilebildiğini, bu nedenle, işletme müdürlüğündeki SGK’dan alınan ekstrelerle saymanlıktan alınan banka ekstrelerinin nakit akışı oldukça günü gününe karşılaştırıldığını,
- Kamu Zararına neden olan bahse konu işlemlerde sorumlu tutulamayacağının Sayıştay Denetim Yönetmeliği ve Sayıştay Genel Kurul Kararında sabit olduğunu;
Döner sermaye işletmelerinin bütçe ve muhasebe işlemlerinin 5018 sayılı Kanuna dayanılarak 01.05.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği” hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini dolayısıyla, mali işlemlerin 01.05.2007 tarihinden itibaren 5018 sayılı Kanun kapsamında yürütüldüğünü, 5018 sayılı Kanunda ve anılan Yönetmelikte gerçekleştirme görevlileri, Harcama yetkilileri ve muhasebe yetkililerinin görev ve sorumluluklarının belirlendiğini,
Kamu zararına neden olan işlemlerin muhasebe işlemleri olduğunu, bu işlemlerde muhasebe yetkililerinin görevli ve sorumlu olduğunun anılan Yönetmeliğin 14 ve 15 inci maddelerinde belirtildiğini,
Yasal düzenlemelerle yüklenmemiş görevlerden dolayı kamu görevlilerinin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğa hükmedilebilmesi için ortaya çıkan zararın kamu görevlisinin bir fiilinden kaynaklanmış diğer bir ifadeyle, “zarar” ile “zarar veren olay” arasında illiyet bağının (neden-sonuç ilişkisi) bulunması, üstelik kamu görevlisine atfedilen fiil ile ortaya çıkan kamu zararı arasındaki illiyet bağının dolaylı bir şekilde değil, “doğrudan doğruya” olması gerektiğini,
Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 43 üncü maddesinde, kamu zararına ilişkin olarak bir kamu görevlisine sorumluluk yöneltilebilmesi için “Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması," şartının getirildiğini,
Bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçildiğini,
Ayrıca, Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararında sorumlu tutulacak grupların belirlendiğini, bunların; Bakanlar, üst yöneticiler, Harcama Yetkilileri, Gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkilileri olduğunu,
İşletme müdürünün, gerçekleştirme görevlisi olarak görev yaptığını,
Sorumluluk yüklenilmesi için gereken şartlar ve Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluklarının 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine atıf yapılarak aynı Genel Kurul Kararında aşağıdaki gibi belirtildiğini;
“Bu hüküm uyarınca, bir mali işlemi gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirme işlemini yapan memurun, yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevli tarafından düzenlenip imzalanan belgeye dayanıyor olması zorunludur. Bir başka deyişle, yukarıda anılan belge ve imza olmadan ödeme emri belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir. Aynı şekilde, belgeyi düzenleyenin de gerçekleştirme konusunda yetkisinin bulunması ve harcama talimatı ile veya sair surette amir tarafından görevlendirilmiş olması gerekmektedir. " denildiğini,
Aynı Kararın 5 inci maddesi (c) bendinde;
“Bu nedenle, hak sahibi olmayan kişilere ödeme yapılması nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından, doğrudan ve tek başına muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması gerektiğine oybirliğiyle ”, denildiğini,
(d) bendinde ise “Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek basına sorumlu olduğuna çoğunlukla, denildiğini
İlam konusu edilen muhasebe sürecinde gerçekleşmiş iş ve işlemlerde, döner sermaye işletme müdürünün tasarrufu, imzası ve görevi bulunmadığını,
Bu yönde yapılması gereken işlemlerin, harcama yetkililerini ve muhasebe yetkililerini ilgilendirdiğini, harcama yetkilisi tarafından tarafına bu yönde yapılmış bir talimat ve görevlendirmenin de söz konusu olmadığını dolayısıyla, Sayıştay Genel Kurulunun kararında belirtildiği üzere, kendisinin kamu zararı ile illiyet bağı olan, mevzuata aykırı bir kararı, işlemi veya eylemi bulunmadığından hem 5018 sayılı Kanun, hem Sayıştay Denetim Yönetmeliği, hem de Sayıştay Genel Kurul Kararına göre tarafına sorumluluk yüklenemeyeceğini,
Sonuç olarak;
-
İşletme müdürlüğünün mevzuat gereği muhasebe birimi bulunmadığını, İşletmenin muhasebe biriminin Maliye Bakanlığına bağlı Saymanlık Müdürlüğü olduğunu, İlam konusu hesabın, Saymanlığın hesabı olarak düzeltilmesi gerektiğini,
-
Yasal düzenlemelerle yüklenmemiş görevlerden dolayı kamu görevlilerinin sorumlu tutulamayacağını, 5018 sayılı Kanunun gerekçelerinin belirtildiği "Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu”nda 8 inci maddenin gerekçesi olarak “Çağdaş kamu malî yönetim sisteminin önemli unsurlarından biri olan hesap verebilirlik, kendilerine kamu gücü kullanma görev ve yetkisi verilenlerin bu yetkiyi yasal sınırlar içinde kullanıp kullanmadıklarının hesabını vermeleri anlamına gelmektedir. ” ifadesinin yer aldığını, maddenin ruhunu yansıtan bu ifadeye göre, Kanunun 8 inci maddesi kapsamında sorumluluk yüklenebilmesi için tarafına verilen yetki ve görevlerin sınırları dışında bir işlemim veya eyleminin olması gerektiğini,
-
Daha önce 2547 sayılı Kanuna göre çıkarılan Yönetmelik hükümleri mer’i iken, Döner sermaye işletmesinin işlemlerinin 01. 05. 2007 tarihinden itibaren, 5018 sayılı Kanuna istinaden çıkarılan “Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği” ne göre yürütüldüğünü, Diğer bir ifadeyle mali işlemlerde tabi olunan mevzuatın “Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği” olduğunu,
Yönetmelikte, kamu kaynağının kullanılmasında yetkili ve görevli olanların Üst Yönetici, Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlileri ve Muhasebe yetkilisi olduğunu, bunların görevleri ve sorumluluklarının sayıldığını, İşletme müdürünün gerçekleştirme görevlisi olarak tahakkuk sürecinde görev aldığını, tahakkuk işlemlerinde mevzuata aykırı bir işlemi, eylemi ve eksikliği bulunmadığı gibi, kamu zararına neden olan işlemlerin de gerçekleştirme görevlisinin görev ve sorumlulukları dışında olduğunu, bu hususun, hem “Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği” hükümleri, hem Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin ve Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararının yukarıda açıklanan hükümleriyle sabit olduğunu,
-
İşletme Müdürünün işletmenin yönetim organı olmadığını, İşletmenin yöneticilerinin 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi (f) bendinde Rektör, rektör yardımcıları, genel sekreter, başhekim, başhekim yardımcıları, dekan, dekan yardımcıları olarak sayıldığını, Kanunun, işletme müdürünü, işletme yöneticisi olarak değerlendirmediğini, dolayısıyla, işletmede meydana gelen her olayda (idari, mali, teknik) işletme müdürünün kusursuz sorumluluğuna hükmedilemeyeceğini,
-
İlam konusu işlemlerin, herhangi bir tahakkuk belgesine dayanmayan, saymanlık tarafından re’sen yapılan işlemler olması nedeniyle, Yönetmeliğin 18 inci maddesi kapsamında gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
-
Maliye Bakanlığı kontrolündeki DMİS kayıtlarının defalarca değiştirilerek usulsüz ödemelerin hemen sistemden silinebiliyor olmasının usulsüzlüğe zemin hazırlayan bir ihmal olduğunu, bu silinmelerin, usulsüz aktarmaları sistemden herhangi birinin görebilmesini imkansız hale getirdiğini, ayrıca, işletme müdürünün sisteme girişlerin doğru olup olmadığına ilişkin kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, bu görevle yükümlü olanların ilgili denetim elemanları olduğunu,
-
İşletme müdürlüğünün alacak takip görevi kapsamında geri ödeme kurumlarından alınan bilgilerle saymanlıktan alınan bilgilerin nakit girişi oldukça işletme müdürlüğünce günü gününe kontrol edildiğini, İşletme kayıtlarının doğruluğunun Maliye Bakanlığı 21. 10. 2014 tarihli ve 40/İR. 2/9 sayılı inceleme raporunda da tespit edildiğini,
-
Olayın gerçekleştiği saymanlık müdürlüğünün kendisine bağlı olmayan başka bir kamu kurumu iken; Saymanlık işlemlerinin kontrolü ve denetimi ile ilgili ne kanunen ne de üniversite yönetimi tarafından kendisine verilmiş bir yetki ve görev bulunmazken; usulsüz ödemelerin yapılma süreci işletme müdürlüğünün dışında, banka ve saymanlık arasında gerçekleşen ve tarafının tasarrufu olmayan işlemler iken; kendisinin bu işlemlerle illiyeti olan mevzuata aykırı bir işlemi bulunmazken; bu işlemlerde tarafına sorumluluk yüklenmesinin hukuk ve hakkaniyete uygun düşmediğini,
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve Kurulun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, tarafına yönelik verilmiş olan … TL tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini arz etmiştir.
Başsavcılık, sorumlu …’ın temyiz dilekçesine karşı;
“...Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi 2014 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 04.01.2016 tarihli ve 41 sayılı İlamda yer alan tazmin hükmünü İşletme Müdürü sıfatıyla temyiz eden …’ın ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelendi.
Adı geçenin dilekçesinde; Döner Sermaye İşletme Müdürü olarak kendisinin herhangi bir şekilde döner sermaye işletmesinin harcamalarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Sayıştay Genel Kurulunun sorumluluklarla ilgili 5189/1 sayılı Karının da bu yönde olduğunu, işlemler için düzenlenen belgelerde kendisinin imzasının bulunmadığı, DMİS programına işletme müdürünün hiçbir şekilde müdahale etmesinin mümkün olmadığı, kendisine mevzuatla tevcih edilen görevlerin aksatılmadan yürütüldüğü, kendisine sorumluluk tevcih edilmesinin Sayıştay Denetim Yönetmeliğine aykırı olduğu belirtilerek hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Ortaya konulanlar karşısında, adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile sorumluluk tevcihi konusunun yeniden incelenmesi maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş bildirmiştir.
41211 nolu dosya ile temyiz talebinde bulunan sorumlu ...’ın dilekçesi ekinde, 41 sayılı ilamın hüküm tarihi olan 19.11.2015 tarihinde bulunmayan 15.06.2016 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunun sunulduğu görülmüştür.
Duruşma talebinde bulunan … (Muh.Yet.-Saymanlık Müdür Yar.), … (Muh.Yet.-Saymanlık Müdürü), … (Diğer sorumlu-İşletme Müdürü) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İlamda, Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların banka hesabı kayıtlarına eksik kaydedilmesi, kaydedilmeyen kısımların gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla bazı kişi ve firmalara aktarılması, muhasebe kayıtlarında satıştan iade gibi gösterilen tutarların gerçeğe aykırı ödeme talimatıyla hak sahibi olmayan kişi ve firmalara aktarılması sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Konunun Maliye Bakanlığı denetim elemanları tarafından düzenlenen 21.10.2014 tarih ve 40/İR.2/9 sayılı rapor da dikkate alınarak değerlendirilmesi sonucunda;
Muhasebe Uzmanı ...’ın bu usulsüz ödemelerin gerçekleşmesinde; Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların banka hesabı kayıtlarına eksik kaydedilmesi, kaydedilmeyen kısımların gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla bazı kişi ve firmalara aktarılması ile satışlardan iade gibi gösterilen tutarların gerçeğe aykırı ödeme talimatlarıyla çeşitli firmalara aktarılması yöntemlerini kullandığı,
Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasında;
“Muhasebe birimlerinin hesabı bulunan bankalarca, bir gün içinde muhasebe birimi adına tahsil edilen tutarlar ile karşılığında onaylanan veya düzenlenen alındıların tarih ve numaralarını; muhasebe birimi adına ödenen veya gönderilen tutarlar ile bunlara ait çek ve gönderme emirlerinin tarih ve numaralarını gösteren iki nüsha banka hesap özet cetveli düzenlenerek ertesi gün muhasebe birimine gönderilir. Banka hesap özet cetvelinin bir nüshası muhasebe işlem fişine bağlanır, diğer nüshası ise açılacak bir dosyada muhafaza edilir. Tahsilat ve ödemeleri ayrıntılı olarak gösteren cetvelin, bankaca, en geç ertesi gün düzenlenerek onaylandıktan sonra teslimat müzekkeresi ve gönderme emirlerinin ikinci nüshalarıyla birlikte muhasebe birimine gönderilmesi ve muhasebe birimlerinin de bu cetveli araması gerekir.” denilmesine rağmen, söz konusu Yönetmelik hükmüne uyulmayarak bankadan yazılı ve onaylı hesap özet cetveli alınmadığı, bunun yerine elektronik ortamda söz konusu hesabın günlük kayıtlarına ulaşıldığı ve günlük hesap özet cetveli alındığı, hesap bilgilerine erişimi sağlamak için banka tarafından sağlanan "(…)" programının Defterdarlık Uzmanı ...'ın kullandığı masaüstü bilgisayara kurulduğu ve şifresinin kendisine verildiği, elektronik ortamda günlük banka hesap özet cetvellerine (ekstrelere) ulaşan adı geçen memurun ekstrelerde yer alan SGK'dan gönderilmiş paraları olduğundan daha düşük göstermek suretiyle tahrifat yaptığı ve böylece gerçeğe aykırı ekstre ürettiği, sahteciliğin anlaşılmaması için, İşletme Müdürlüğünce hazırlanan ve Saymanlığa gönderilen SGK tahsilatlarına ilişkin bazı muhasebe işlem fişleri ve bunların üst yazılarının da tahrif edildiği, daha sonra bu tahrif edilmiş ekstreler esas alınarak muhasebe kayıtları yapılarak SGK'dan gönderilen paraların saymanlık kayıtlarına eksik kaydedildiği, bu yöntemle muhasebe kayıtları dışında tutulan ve Türkiye ... Bankası ... Şubesi hesabında bulunan paraların bahsi geçen memurun düzenlediği sahte ödeme talimatlarıyla hak sahibi olmayan kişi ve firmalara aktarıldığı, daha sonra hesap bilgilerine ulaşmak için banka tarafından kurulan sistem üzerinden alınan ekstreler üzerinde tahrifat yapılarak (söz konusu usulsüz ödemeler ekstrelerde gösterilmeyerek) usulsüz ödemelerin muhasebe kayıtları dışında tutulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen usulsüz işlemler nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından, suç teşkil eden fiilleri işleyen ... ile birlikte görevlerinden kaynaklanan kontrolleri yerine getirmede gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ihmallerinden dolayı usulsüz işlemlerin oluşmasına elverişli bir ortam sağlayan Muhasebe Yetkililerinin sorumlu oldukları muhakkaktır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 nci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükme göre, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü banka hesabına Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen paraların muhasebe hesaplarına eksik kaydedilip muhasebe kayıtlarına girmeyen tutarlardan hak sahibi olmayan kişilere ve firmalara gerçeğe aykırı gönderme emirleriyle ödeme yapılması kamu zararına neden olmuştur.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 11 inci maddesinde;
“Döner sermaye işletmesinin hizmetleri, yönetim kurulu, ita amiri, işletme müdürü, sayman, tahakkuk memuru, veznedar, ayniyat memuru, ambar memuru, memurlar ve işçiler tarafından, saymanlık hizmetleri ise Maliye Bakanlığınca kurulan saymanlıklarca yürütülür.”,
12 nci maddesinde;
“Döner sermaye işletmesinin işletme müdürü, rektör tarafından üniversite personeli arasından atanır. İşletme Müdürünün görevleri şunlardır:
a) İşletmenin idari, malî ve teknik işlerini, kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, çalışma programları, bütçe esasları ve işletmecilik ilkelerine uygun biçimde yürütmek,
…”,
15 inci maddesinde;
“Döner sermaye işletmelerinin saymanlık hizmetleri Maliye Bakanlığınca kurulacak döner sermaye saymanlıklarınca yürütülür.
Döner sermaye işletmelerinin mali ve muhasebe işlemleri Maliye Bakanlığınca atanacak sayman ile saymanlık personeli tarafından yürütülür. Saymanın geçici veya sürekli olarak görevi başında olmadığı hallerde saymanlık görevi Maliye Bakanlığınca vekâleten görevlendirilecek personel tarafından yürütülür.” denilmiştir.
...Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesinin mali ve muhasebe işlemleri Maliye Bakanlığına bağlı olarak kurulan Saymanlık Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Döner Sermaye İşletmesi Müdürleri gelir ve giderlerin ilgili mevzuatına uygun olarak tahakkuk ettirilmesi ve alacakların tahsil edilebilir duruma getirilmesinden sorumludurlar. Bu haliyle Saymanlık Müdürlüğü ile Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü birbirinden bağımsız, farklı görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usulü olan birimlerdir. İşletme Müdürlerinin Saymanlık Müdürleri üzerinde denetim ve kontrol yetkisi bulunmamaktadır.
İlama konu usulsüz işlemlerin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde düzenlenen herhangi bir belgeye dayanmadığı, bu işlemlerin Saymanlık Müdürlüğünde oluşturulan gerçeğe aykırı belgelerle yapıldığı, İşletme Müdürlüğüne ilk etapta doğru olarak girilen kayıtların gönderildiği, dolayısıyla İşletme Müdürlüğünde yer alan muhasebe kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen tutarları ihtiva ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; Saymanlık Müdürlüğünde yapılan usulsüz işlemler sonucunda ortaya çıkan kamu zararında, Döner Sermaye İşletme Müdürü …’ın sorumluluğunun bulunmadığı ayrıca 41 sayılı ilamın hüküm tarihi olan 19.11.2015 tarihinden sonra düzenlendiği için Daire yargılaması sırasında mevcut olmayan ve dilekçe ekinde ibraz edilen 15.06.2016 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunun Daire tarafından görülmesi gerektiği düşünüldüğünde; sunulan belgelerin değerlendirilmesi ve sorumluluk konusunda yukarıda belirtilen hususların dikkate alınarak yeniden hüküm tesisi için 41 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULMASINA ve dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, oy çokluğu ile,
Karşı oy gerekçesi
Üyeler …, …, …, … ve …’in;
05.07.1983 tarih ve 18098 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 1 inci maddesinde;
“Bu Yönetmelik, üniversitelerin eğitim, öğretim, araştırma ve uygulama birimleri ile yükseköğretim üst kuruluşlarında kendi faaliyet alanları kapsamında bulunmak ve Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi ve bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde kurulacak döner sermaye işletmelerinin kuruluş ve işleyişine dair usul ve esasları kapsar.” denilerek kapsamı belirlenmiş, “Örgüt” başlıklı 11 inci maddesinde;
“Döner Sermaye işletmelerinin hizmetleri yönetim kurulu, ita amiri, işletme müdürü, tahakkuk memuru, veznedar, ayniyat memuru, ambar memuru, memurlar ve işçiler tarafından saymanlık hizmetleri ise Maliye Bakanlığınca kurulan döner sermaye saymanlıklarınca yürütülür.”,
“İşletme Müdürü” başlıklı 12 nci maddesinde;
“Döner Sermaye işletmesinin işletme müdürü, rektör tarafından üniversite personeli arasından atanır. İşletme Müdürünün görevleri şunlardır:
a) İşletmenin idari, malî ve teknik işlerini, kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, çalışma programları, bütçe esasları ve işletmecilik ilkelerine uygun biçimde yürütmek,
b) Döner sermaye kadrolarına atanan veya görevlendirilen memurlar ile işletmeye alınan işçilerin görevlerini iş bölümü esasları dahilinde düzenlemek, izlemek ve denetlemek,
c) Döner sermaye memurlarının atamalarını teklif etmek ve işletmeye işçi alınması, çıkarılması ve işçilerin özlük haklarına ilişkin işleri yapmak,
d) İşletmenin çalışma programlarının ve bütçe tasarılarının zamanında hazırlanmasını sağlamak,
e) Canlı ve cansız demirbaşları ile malzemelerin iyi bir şekilde kullanılmasını, saklanmasını, korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak,
f) Ambar ve ayniyat işlerinin usulüne göre yürütülmesini sağlamak, gerekli denetimi yapmak.”,
“Sorumlu Saymanın Görevi” başlıklı 16 ncı maddesinde;
“Sorumlu saymanın başlıca görevleri şunlardır;
a) Mali İşlemleri mevzuatta belirtilen usullere uygun biçimde yapmak ve yaptırmak,
b) Tekdüzen Hesap Çerçevesi ve hesap planına göre muhasebe ve defter kayıtlarını tutmak. (25 Aralık 1998 Tarih ve 23564 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan değişiklik.)
c) Usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilen istihkakları sahiplerine ödemek, gelirleri tahsil ettirmek,
d) Gelir ve gidere ilişkin her türlü belgeleri, defterleri ve makbuzları saklamak,
e) Ayniyat, ambar ve vezne işlerinin usulüne uygun biçimde yürütülmesini sağlamak,
f) Demirbaş ve ambar kayıtlarının esas deftere uygunluğunu sağlamak,
g) Banka ve kasada bulunan para ve bu mahiyetteki kıymetli evrakın kontrolünü yapmak,
h) İşletmenin bütün alacak ve borçlarının zamanında tahsil edilmesini veya ödenmesini sağlamak, bu yönde gerekli takibatı yapmak,
i) Aylık mizanları, izleyen ayın 9’una kadar düzenlemek, (25 Aralık 1998 Tarih ve 23564 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan değişiklik.)
j) Mali yılın bitimini izleyen 2 ay içinde işletmenin envanterini, kesin mizanını ve bilançosunu düzenlemek ve asılları ile birlikte gelir, gider belgelerini Sayıştay'a bilanço ve eklerinin onaylı birer örneğini Maliye Bakanlığına göndermek,
k) Veznedar, ayniyat memuru ve ambar memurlarını, kefalet kanunu esasları dahilinde kontrol etmek,
l) Sayman mutemetleri ile İta Amiri mutemetlerinin hesaplarını kontrol etmek, yönetmeliğe uymalarını sağlamak,
m) Muhasebe ile ilgili diğer işleri yapmak.”,
Ve “Saymanın Sorumlulukları” başlıklı 18 inci maddesinde;
“Sayman bu Yönetmeliğin 16. ve 17. maddelerinde sayılan görevlerinden dolayı ilgisine göre tahakkuk memuru, İta Amiri ve ilgili diğer memurlarla birlikte sorumludur.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu olayda, program üzerinden alınan ve ıslak imza olmadığı için kolaylıkla tahrif edilen ekstreler kullanılarak usulsüz ödemelerle sonuçlanan bir dizi usulsüz işlemin gerçekleştirilmiş olmasında Saymanlık Müdürü … ve Saymanlık Müdür Yardımcısı …’nun ihmallerinin de elverişli bir ortam sağladığı ayrıca Saymanlık Müdürü …’in kendisine sağlanan DMİS şifresinin gizli tutulması konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği için şifrenin başkalarınca öğrenilmesine ve muhasebe kayıtlarının usulsüz olarak değiştirilmesinde kullanılmasına neden olduğu,
Döner Sermaye Saymanlığının işletmenin gelir ve giderlerinin takip ve kontrol işlemleri için kullandığı DMİS Muhasebe Uygulama Programının, İşletme Müdürünün erişimine açık olduğu, raporlar bölümünden hastanenin her türlü mali bilgisine ulaşılabilmesinin mümkün olmasına rağmen üç yıl boyunca çok sayıda usulsüz işlemle hastaneye ait toplam … TL gibi hastane için çok büyük ve önemli bir tutarın hak sahibi olmayan kişi ve firmalara aktarılmasında İşletme Müdürü …’ın da ihmalinin bulunduğu, hastanenin mali işlemlerine ilişkin olarak İşletme Müdürlüğünün tuttuğu kayıtlarla Saymanlığın kayıtlarının hiç karşılaştırılmadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 12 nci maddesi gereği işletmenin idari ve mali işlemlerini mevzuata ve işletmecilik ilkelerine uygun bir şekilde yürütmekle görevli olan işletme müdürü, aynı zamanda 18 inci madde gereği Yönetmeliğin 16 ve 17 nci maddelerinde sayılan mali işlemlerle ilgili kontrol ve takip görevlerinden de sorumlu olduğu, anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen usulsüz işlemler nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından, suç teşkil eden fiilleri işleyen ... ile birlikte görevlerinden kaynaklanan kontrolleri yerine getirmede gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ihmallerinden dolayı usulsüz işlemlerin oluşmasına elverişli bir ortam sağlayan muhasebe yetkilileri ile işletme müdürü de sorumludur. Bu nedenle muhasebe yetkilileri, işletme müdürü ve suç teşkil eden fiili işleyen ...’ın sorumluluk konusunda yapmış oldukları itirazlarının reddi ile tazmin hükmünün tasdiki gerekir.
Karar verildiği 19.04.2017 tarih ve 42993 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06