Sayıştay 1. Dairesi 40568 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40568
19 Nisan 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40568
-
Tutanak No: 41810
-
Tutanak Tarihi: 19.04.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna vekaleten atanan kişiye yapılan maaş ödemesinde 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelin esas alınması ve kendisine yalnızca asaleten atamada ödenmesi öngörülen makam ve görev tazminatı ödenmesi
- ) 381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi ile, Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna vekaleten atanan ...’e yapılan maaş ödemesinde 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelin esas alınması ve kendisine yalnızca asaleten atamada ödenmesi öngörülen makam ve görev tazminatı ödenmesi nedeniyle .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam’da Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40568 sayılı dosyada, Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40569 sayılı dosyada yer alan temyiz dilekçelerinde özetle;
5302 sayılı Yasa’nın 36.maddesinde İl özel İdaresi genel sekreterine yapılacak ödemelerin düzenlendiğini ve yasada bir istisnaya yer verilmediğini; ödemeleri düzenleyen yasada bir istisnaya yer verilmemişken, normlar hiyerarşisinde kanunlar altı bulunan ve 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamına ve Anayasa’nın 91.maddesine aykırılık teşkil eden 666 sayılı KHK’deki ek düzenlemelere dayanılarak II sayılı cetvele göre ödeme yapılmasının mümkün olmadığı yönündeki tazmin hükmünün Anayasa’ya, 5302 sayılı Yasa’nın 36.maddesi ve 657 sayılı Yasa genel hüküm ve ruhuna aykırı olduğunu;
Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralının sadece iptal kararından önce kesin hükme bağlanmış ihtilaf ve davalara ilişkin olup iptal kararı sırasında henüz kesin sonuca bağlanmamış ihtilaf ve olaylarda geriye yürümezlik ilkesinin uygulanamayacağını,
Temyize konu İlam’da belirtildiği üzere; tazmin hükmüne dayanak yapılan 666 sayılı KHK’nin eki (I) sayılı cetvelin A, aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre alanlar bölümünün (1) numaralı sırasının A-(d) ve B-(e) bendinde yer alan il özel idaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısı ibarelerinin iptaline Anayasa Mahkemesi’nin 2014/172E.2014/170k.sayılı kararı ile 13.11.2014 tarihinde, kararın yayımından itibaren 6 ay içinde yürürlüğe girmesine karar verildiğini;
İlam’da Savcılık görüşünde tazmine dayanak 666 sayılı KHK’nin ilgili bentlerinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptaline karar verilmiş olsa da iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve bu nedenle eldeki davanın 666 sayılı KHK’nin iptal edilmiş hükümlerine göre çözülmesi gerektiği düşüncesine yer verilmiş ve kararda da bu yönde 666 sayılı KHK’nın Anayasa Mahkemesince 13.11.2014 tarihine iptaline karar verilen hükümleri esas alınarak tazmin hükmü verildiğini;
Oysaki Danıştay 4.Dairesi’nin 1990/234E.1991/248K.sayılı içtihadı ve diğer emsal içtihatlar ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08.10.2009 tarihli,2009/611E.2009/1769K.sayılı içtihat içeriğinde ve doktrinde de açık ve dayanaklı olarak, “Anayasa Mahkemesi iptal kararının iptale konu hüküm ile İlgili eldeki tüm davaları doğrudan doğruya etkileyeceği. Anayasal ya aykırılığı tespit edilen kurala görülmekte olan davalarda dayanılamayacağı sonucuna varılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği kuralının, vargı yerlerinin Anayasa’ya aykırılığı usulüne göre saptanmış kanun hükümlerine göre karar tesis edecekleri yönünde yorumlanıp uygulanması söz konusu olmayacaktır.“ denildiğini;
Anayasa Mahkemesince bir Kanunun veya KHK’nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceğini; bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının, öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğunu ve yargı mercilerinin bakmakta olduğu uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağının idari yargının yerleşik içtihatlarından olduğunu;
Buna göre, iptal edilen Anayasa’ya aykırı düzenleme ile ilgili eldeki tüm davalarda Anayasa Mahkemesi iptal kararının dikkate alınması gerektiğinin ve bu durumda geriye yürümezlik kuralının uygulanamayacağının açıkça vurgulanmış olduğunu;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununu 86. maddesi uyarınca vekaleten görevlendirilenlere asilde aranması gereken koşulları taşıması halinde asil için öngörülen zam ve özel hizmet tazminatlarının ödenmesinin mümkün olduğunu;
İlamda genel sekreter yardımcılığı kadrosuna vekaleten atanan ...’e vekaleten atama olduğu için makam ve görev tazminatı ödemesi mümkün olmadığı yönündeki tazmin görüşünün de 657 sayılı Yasa amiri hükümlerine ve idari yargı uygulamasına aykırı olduğunu;
Danıştay ll. Dairesi’nin 2005/5486E.2007/8357K.sayılı içtihadı ve diğer emsal içtihatlarında; vekaleten görevlendirilenlere asilde aranan koşulları taşıması halinde, asil için öngörülen zam (yan ödeme) ve özel hizmet tazminatlarının ödenmesinin mümkün olduğunun açıkça öngörüldüğünü;
Anayasanın 18.maddesinde “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz, angarya yasaktır” hükmü ve 55. maddesinde de “Ücret emeğin karşılığıdır” hükümleri gereği her türlü sorumluluğu ve görevleri üstlenilen, vekalet edilen kadroya ilişkin maddi hak ve tazminatlardan yararlandırılmaması Anayasanın belirtilen ilkelerine de aykırı olduğunu ve tazmin hükmünün bu yönden de hukuka uygun düşmediğini;
Danıştay içtihatları ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, 1968/8E.1973/14K.sayılı İBK’ da öngörüldüğü üzere;
“İdarenin yokluk, memurun gerçek dışı beyanı ya da hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödenen meblağın geri alınabileceği bunlar dışında kalan hallerde ise hatalı ödemelerini istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde yani 60 gün içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği” hüküm altına alınmış olduğunu;
Somut olayda, ...’e yapılan ödemede gerçek dışı beyan, hile, yokluk gibi hallerin bulunmadığının sabit olduğunu ve bu bakımdan 2012’de yapılan ödemelerden yaklaşık 3 sene geçtikten sonra ödemenin talep edilmesinin idari yargı içtihatlarına göre mümkün olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
İlam’da Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40570 sayılı dosyada, yukarıda yer verilen temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ilave olarak;
İl Özel İdaresi Genel Sekreterine ait maaşın bulunduğu 14.11.2012/4294 ve 14.12.2012/4825 belge no ile kendisine borç çıkarılan ödeme emirlerinde 23.10.2012 tarihinde İl Özel İdaresinden İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne naklen atanması nedeniyle harcama/gerçekleştirme görevlisi olarak imzasının bulunmaması ve İl Özel İdaresinden 23.10.2012 tarihinde ilişiği kesildiğinden ve Kasım-Aralık/2012 aylarına ait ödeme emirlerinde imzasının bulunmaması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık 40568, 40569 ve 40570 sayılı dosyalarda yer alan karşılama yazısında;
“661 sayılı KHK. nın 62. maddesi ile ek 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 4. fıkrası, 657 sayılı Kanun’un 152. maddesi ile 666 sayılı KHK nin birlikte değerlendirilmesi sonucu 666 sayılı KHK ek Ödemeye ilişkin 1 sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarının adları ile alabilecek olduğu ek ödeme oranları da belirtildiğinden, iddia edildiği gibi Bakanlık Müstakil Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin 2014/172 E. 2014/170 K. sayılı iptal kararı yayımı tarihinden itibaren 6 aylık süre sonunda yürürlüğe girmesi ayrıca anılan kararın geçmiş dönem ödemeleri için uygulanamayacağı açıktır. Kaldı ki Anaya Mahkemesinin Bahse Konu Kararma istinaden idare 15 Nisan 2015 tarih 29327 sayılı Resmi gazete de yayımlanan 6639 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yukarda adı geçen makamların ek Ödemeler 666 sayılı KHK ek (1) sayılı cetvelde belirtilen oranlara göre hesaplanacağını emretmektedir.
Bu durum karşısında İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarına ait ek ödemelerin 666 sayılı KHK nin ek (1) sayılı cetvelde belirtilen oranlara göre ödeme yapılacağından daire kararının tasdikine hükmedilmesi uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;
381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesinde, Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna vekaleten atanan ...’e 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelin esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatların ödenmiş olması ve yalnızca asaleten atamada ödenmesi öngörülen makam ve görev tazminatının ödenmiş olmasının mevzuata aykırı olduğu belirtilmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi sonucunda, ...’e Genel Sekreter Yardımcılığına vekalet görevi nedeniyle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelinde yer alan kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar dışında, ayrıca makam ve görev tazminatı ödemesi yapılmadığı görülmüştür.
Bununla birlikte, İlam’da yer alan kamu zararının ise, ilgiliye II sayılı Cetvele göre ödenen tutarlar yani, söz konusu Cetvelde yer alan 51.900 Ücret Göstergesi ve 28.575 Tazminat Göstergesi üzerinden hesaplandığı görülmüştür.
Bu durumda İlam’ın gerekçesinin, Ek (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadroya vekaleten atanan ilgiliye vekalet görevi nedeniyle Ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatların ödenemeyeceği şeklinde değiştirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, İlam’da Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’in 3116, 3491 ve 3871 numaralı ödeme emri belgelerinde imzası bulunmasına rağmen, ilgiliye hükmedilen tazmin tutarının daha fazla; Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ın 4295 ve 4829 numaralı ödeme emri belgelerinde imzası bulunmasına rağmen, ilgiliye hükmedilen tazmin tutarının ise daha az hesaplandığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle, 381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi hükmünün, yukarıda belirtilen hususlar da dikkate alınarak, tazmin tutarının sorumlulara dağıtımının tekrar yapılmasını teminen hükmün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, Oyçokluğu ile;
(Üyeler … “Dilekçede sorumlular ilgilinin 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvele göre ödeme yapılması gerektiğini belirtmiş olmakla birlikte, 666 sayılı KHK’nın 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 10’uncu maddede; ‘Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz.’ hükmü bulunmaktadır.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, ...’in mühendis kadrosunda bulunduğu ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna vekaleten getirildiği görülmüştür.
Bu durumda, Ek (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadroya vekaleten atanan ilgiliye vekalet görevi nedeniyle Ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar ödenemez.
Bununla birlikte, İlam’da Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’in 14.12.2012 tarih 4829 numaralı ödeme emri belgesinde imzası bulunmamasına rağmen, söz konusu belge ile yapılan ödemeden sorumlu tutulduğu ve sorumlulara hükmedilen tazmin tutarlarının yanlış dağıtıldığı görülmüştür.
Bu nedenle, 381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi ile tazminine hükmedilen ...-TL’nin;
…-TL’sinin Harcama Yetkilisi ... ile Gerçekleştirme Görevlisi ...;
…-TL’sinin Harcama Yetkilisi ... ile Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın uhdelerinde kalmak üzere Düzeltilerek Tasdikine karar verilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
Karar verildiği 19.04.2016 tarih ve 41810 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11