Sayıştay 1. Dairesi 40568 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40568
7 Aralık 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40568
-
Tutanak No: 42451
-
Tutanak Tarihi: 07.12.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna vekaleten kişiye yapılan maaş ödemesinde 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelin esas alınması ve kendisine yalnızca asaleten atamada ödenmesi öngörülen makam ve görev tazminatı ödenmesi
- ) 381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi ile, Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna vekaleten atanan ...’e yapılan maaş ödemesinde 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelin esas alınması ve kendisine yalnızca asaleten atamada ödenmesi öngörülen makam ve görev tazminatı ödenmesi nedeniyle .... TL’ye tazmin hükmü verilmiş olup; 19.04.2016 tarih ve 41810 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 3’üncü maddesinde,
“...’e Genel Sekreter Yardımcılığına vekalet görevi nedeniyle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelinde yer alan kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar dışında, ayrıca makam ve görev tazminatı ödemesi yapılmadığı görülmüştür.
Bununla birlikte, İlam’da yer alan kamu zararının ise, ilgiliye II sayılı Cetvele göre ödenen tutarlar yani, söz konusu Cetvelde yer alan 51.900 Ücret Göstergesi ve 28.575 Tazminat Göstergesi üzerinden hesaplandığı görülmüştür.
Bu durumda İlam’ın gerekçesinin, Ek (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadroya vekaleten atanan ilgiliye vekalet görevi nedeniyle Ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatların ödenemeyeceği şeklinde değiştirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, İlam’da Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’in 3116, 3491 ve 3871 numaralı ödeme emri belgelerinde imzası bulunmasına rağmen, ilgiliye hükmedilen tazmin tutarının daha fazla; Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ın 4295 ve 4829 numaralı ödeme emri belgelerinde imzası bulunmasına rağmen, ilgiliye hükmedilen tazmin tutarının ise daha az hesaplandığı tespit edilmiştir.” denilerek, 381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi hükmünün, yukarıda belirtilen hususlar da dikkate alınarak, tazmin tutarının sorumlulara dağıtımının tekrar yapılmasını teminen Bozularak Dairesine Tevdiine karar verilmiştir.
Başsavcılık adına karar düzeltme talebinde bulunan Sayıştay Savcısı ... dilekçesinde;
“Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarih ve E:2014, K:2014/170 sayılı kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade edeceği ve bağlayıcı olduğu gerekçesi Birinci Daire kararını bozularak dosyasının dairesine tevdiine ilişkin Temyiz Kurulunun 19.04.2016 tarih ve 41810 sayılı kararı; Anayasamın 153. maddesinin (3) fıkrası ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 66 maddesinin (3). bendine uygun değildir. Şöyle ki:
666 sayılı KHK’nin eki (1) sayılı cetvelin A bölümünün (1) numaralı sıranın (d) ve (e) benlerinde yer alan Büyükşehir belediyesi olmayan illerdeki İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcıları ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay Birinci Dairesi Anayasa Mahkemesine başvurması neticesi 13.11.2014 tarih ve E:2014 K:2014/170 sayılı kararı ile söz konusu düzenlemenin yürürlüğünü iptal etmiş ve iptal hükümlerinin Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır.
Anayasanın 153. maddesinin 3. Fıkrasında: “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” Demektedir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 66. maddesinin (3) nolu bendinde: “Mahkemece iptaline karar verilen kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümleri, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir.” Demektedir.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere yürürlüğün ertelenmesine genellikle iptal edilen hükümlerin yerine başka bir hüküm konulmadığı durumlarda gerekli görünmektedir. Bu durumda iptal kararının yürürlüğü yayımlandığı tarih değil, erteleme süresinin sona erdiği tarih olmaktadır. Erteleme ile bir taraftan iptalle doğacak hukuki boşluk önlenirken, diğer taraftan da düzenleme yapacaklara iptalle ilgili yeni bir düzenleme yapma imkanı tanımaktadır.
Söz konusu iptal kararının geçerlilik süresi Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 6 aylık süre sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konaca yasal düzenleme yapılmaz ise bu sürenin sonundan itibaren anılan karar gereği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcılarına 666 sayılı KHK’nin (11) nolu cetveline göre ek ödemeleri ödenebilecektir.
Bu durumda Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 10.01.2015 tarihinden itibaren altı aylık surenin sonu olan 10.06.2015 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, iptale konu “666 sayılı KHK’nin (1) sayılı cetvele” göre ek ödemenin yapılmasına devam edilmesi gerekmektedir. Nitekim dava konusu olaya ilişkin 15 Nisan 2015 tarih 29327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6639 sayılı Kanunla yeni düzenleme yapılarak aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur.
SONUÇ: Yukarda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazetede yayımı tarihinden itibaren 6 aylık sürenin bitimin yürürlüğe girmesine rağmen yayım tarihinde yürürlüğe girmiş gibi değerlendirerek birinci Dairenin tazmin kararını kaldırılmasına ilişkin 41810 sayılı Temyiz Kurulu Kararını 6085 sayılı Kanunun 57. maddesi gereğince düzeltilmesi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesini, arz ederim.” denilmiştir
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;
6085 sayılı Kanunun “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesinde;
“(7) Temyiz Kurulu temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik eder, bozar ya da Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırır. Bozma halinde evrak yeniden karara bağlanmak üzere o kararı veren daireye gönderilir.
(8) Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.
(9) Temyiz Kurulunun tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin kararları, temyiz konusu ilam maddesindeki bütün sorumluları kapsar.” hükümleri bulunmaktadır.
Belirtilen hükümlere göre, temyiz olunan ilam hükmünün Temyiz Kurulunca bozulması durumunda evrak yeniden karara bağlanmak üzere o kararı veren daireye gönderilmektedir. Bu durumda Dairesi tarafından Temyiz Kurulunca bozulan ilam ile ilgili olarak yeniden ilam düzenleneceğinden ve düzenlenen bu ilamın da yeniden temyiz edilmesi mümkün olduğundan bozma kararının karar düzeltme suretiyle Temyiz Kurulunca yeniden görüşülmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, 381 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi ile verilen hüküm, 19.04.2016 tarih ve 41810 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 3’üncü maddesi ile bozularak Daireye tevdi edildiğinden, Karar Düzeltilmesi Talebinin REDDİNE, Oybirliği ile;
Karar verildiği 07.12.2016 tarih ve 42451 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08