Sayıştay 1. Dairesi 40566 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40566
30 Ekim 2019
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40566
-
Tutanak No: 46776
-
Tutanak Tarihi: 30.10.2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Yiyecek yardımının yemek verme yerine para ile temsil edilen araçlar (kart) vasıtasıyla yapılması:
207 sayılı İlamın 3. maddesiyle; İl Özel İdaresi personeline ait yiyecek yardımının, yemek verme yerine para ile temsil edilen araçlar (kart) vasıtasıyla …’den temin edildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu (Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden …), temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma atanma sürecine ilişkin bilgiler verdikten sonra; yapılan atamalar sonucunda … İl Özel İdaresi’nin cazip gözükmesi, çalışanların motivasyonunu arttırmak, Kurumdan ayrılmak isteyen personeli tutmak için doğu ve güneydoğu illerinde bulunan diğer yerel yönetimlerde olduğu gibi yemek yardımı için ihale çıkıldığını, ihaleyi alan şirketle sözleşme imzalandığını, ihaleyi alan şirketin yemek yardımını nakdi olarak karşılamadığını, aylık çalışılmış gün üzerinden karta yükleme yaptığını, kartların sadece şirketin post makinesi kurduğu marketlerde geçtiğini, bunların dışında kartların kullanılmadığını, görünürde kart olduğunu ama sadece gıda alımında yemek yapmaya aracı malzeme alımında kullanılabildiğini, kurumun marketin hesabına herhangi bir para aktarmadığını, iş günü üzerinden hesaplanan hakedişlerden personelin görevli, izinli olduğu gibi durumları düşüldükten sonra ödeme yapıldığını, kendisinin de bu yardımdan yararlandığını, çünkü ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre yapıldığını, Kamu İhale Kurumunun EKAP sisteminde yayımlandığını, İhale Komisyonu tarafından ihale işleminin tamamlandığını, Vali tarafından sözleşmesinin imzalandığını, gerek İdare amirleri, gerek Kurum avukatları ve Hukuk Müşavirinin gerekse Mülki İdare Amirinin bunun yanlış ve kanuna aykırı bir durum olduğunu söyleyip vazgeçmediğini, atamaya yetkili amirden gerekli tüm onayların alındığını, her yıl İl Genel Meclisinden de personele yemek yardımı yapılması için bütçede ödenek olmasına rağmen tekrar karar ihale aşamasının başında alındığını, iddialarına dayanak oluşturacak belgelerin … İl Özel İdaresinden gerek duyulması halinde istenmesini talep ettiğini, Bakanlıklara bağlı olarak çalışan askeri, sağlık ve diğer personele doğu tazminatı, yıpranma ödeneği, teşvik, iki yıla bir ek kademe gibi özlük haklarında iyileştirilmiş haklarının mevcut olduğunu, … İl Özel İdaresi’nin bütçesine yemek maliyetini aşan bir ödenek konulduğunu, yemek maliyetinin tamamını Kurumun kendisinin üstlendiğini, Devlet Memurları Yiyecek Yardım Yönetmeliğine göre yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmını bizden kendilerinden alması gerektiğini, Sayıştay İlamında kendilerine yapılan yemek yardımının tamamının tazminine karar verildiğini, bu durumun da Yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu İlamın da yemek yardımından yararlanan 27 kişiye tebliğ edilmek üzere gönderildiğini, bu 27 kişinin hangi kriter göz önüne alınarak belirlendiği konusunda herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, konuya açıklık getirilmesini talep ettiğini, kendisine sorulmadan bir hafta gerçekleştirme görevlisi olarak ödeme evraklarına imza atmak üzere görevlendirildiğini, bu konuda aldığı bir eğitim veya gönderildiği bir seminer bulunmadığını, ödeme evraklarına imza atarken tek dayanağının kendisinden önceki evrakları kontrol etmek olduğunu, zaten şahsının imzaladığı evraklarda kendinden önceki evrakların hepsinde Gerçekleştirme Görevlisi olarak imzası bulunan Personel Şefi …’in, kendisinin imza attığı evraklarda harcama yetkilisi olarak imza attığını, ödeme evraklarının daima Mutemetlik servisinde görev yapan işçiler tarafından düzenlendiğini, sonra Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilisinin imzasına sunulduğunu, kendisinden önceki ödeme evraklarını hazırlayan işçilerin kendisinin imza attığı evrakları da düzenlediğini, kendisinden önceki evraklarda Gerçekleştirme Görevlisi olarak imza atan işçinin, konuya hakim olduğu için önüne gelen evraklara önceki ay ödemelerindeki izlenen yola bakarak imza attığını, hakkında gerekli adli, idari, hukuki gizli veya açık her türlü soruşturmanın yapılabileceğini, bu zamana kadar devleti zarara uğratacak bir teşebbüsünün olmadığını, 2013 yılı İl Özel İdaresi bütçesinde yer alan yiyecek giderlerinde yeteri kadar ödeneğin Meclis tarafından konulduğunu, bu ödeneğe istinaden İdarenin ihaleye çıktığını, ihalenin yapılmış; sözleşmenin imzalanmış olduğunu, ay sonunda yapılan hakedişin ödemesi yapılmamış olsaydı İdarenin de tazminat ödemek zorunda kalmış olacağını, kasıtlı olarak ve bilerek devleti zarara uğratacak herhangi bir işlem yapmadığını, kendi menfaatini hiçbir zaman ön plana almadığını, …’ın detaylı olarak belirttiği sosyoekonomik durumu karşısında yapılan yardımın diğer illerle olan eşitliğin sağlanması bakımından bir nebze olsa da faydasının bulunduğunu, son olarak, 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğine göre belirlenen tutarın her ay yardımdan yararlanan personelden kesildiğini, bu konuda Sayıştay tarafından yapılan birçok denetlemede birçok yerel yönetim biriminin aynı duruma düştüğünün görülmekte olduğunu, çalışan personelin sonradan mağdur olduğunu, bu konuda mevcut mevzuatın yorumlara açık olması nedeniyle aynı hataların tekrarlandığını, daha net açık bir düzenlemenin Kanun Koyucu tarafından konulması gerektiğini ifade ederek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 40372 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen (Harcama Yetkilisi) …, (Harcama Yetkilisi) …, (Harcama Yetkilisi) Burhan KADIRHAN ve (Gerçekleştirme Görevlisi) …, ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle;
I. İlamda kamu zararı çıkarılmasının kanun önünde eşitlik ve adalet anlayışına aykırı olduğunu, ülkemizde bütçe ve mali durumu uygun olan birçok yerel yönetim birimlerinin (il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri, il, ilçe, belde belediyelerinin) bu uygulamayı yapmakta olduklarını, Başkanlığımızca yapılacak bir araştırmada bu hususun tespit edilebileceğini,
II. Temyiz Kurulumuzun vermiş olduğu;
-
… Belediyesine ait 2002 yılı Hesabının incelenmesinde 7. Dairenin 750 sayılı İlamı (Dosya No: 28469) hakkında Temyiz Kurulunun 20. 03. 2007 tarih ve 29215 sayılı tutanakta tazmin hükmünün kaldırılması kararı verdiğini,
-
Temyiz Kurulunun 23. 05. 2000 tarih ve 24760 sayılı Kararı ile tazmin hükmünü kaldırdığını,
-
… … Belediyesinin 2007 yılı Hesabının incelenmesinde 5. Dairenin 127 sayılı İlamı (Dosya No: 31302) hakkında Temyiz Kurulunun 05. 02. 2013 tarih ve 36256 sayılı tutanakta tazmin hükmünün kaldırılması kararı verdiğini,
-
… … Belediyesinin 2009 yılı Hesabının incelenmesinde 2. Dairenin 369 sayılı İlamı (Dosya No: 36452) hakkında Temyiz Kurulunun 18. 02. 2014 tarih ve 38417 sayılı tutanakta tazmin hükmünün kaldırılması kararı verdiğini,
Bu nedenle, kendilerini ilgilendiren tazmin hükmünün yukarıda sayılan içtihatlara aykırı olduğunu,
III. Tazmin hükmü verilen 207 sayılı İlamda Sayıştay Savcısının; “Yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmı 2 sıra nolu 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Uygulama Tebliğine uygun olarak, katkı payı şeklinde yemek yiyenlerden, tahsil edildiğinden; ileri sürülen iddialar yasaya uygundur. Ayrıca benzeri olaylarla ilgili temyizin- hükmü kaldıran kararları bulunduğundan; yapılan ödemeler için sorumluların beraatına karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş verdiğini, Savcının görüşleri hukuka, hakkaniyete, eşitlik ve adalet anlayışına uygun olduğundan tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini,
IV. İl Özel İdaresinin çalışanlarına verdiği bu yardımın hukukun genel ilkelerine ve mevzuata uygun olduğunu, İdarenin bu yardımı sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak memurlara verdiğini, çalışma hayatının adil olması ve eşit işe eşit ücret ödenmesi, tüm çalışanların (işçi, memur, sözleşmeli personel) insan hak ve onuruna yaraşır bir çalışma hayatını talep etmesi, en doğal hakkı olup bu hakkın temel insan haklarından olduğunu, nitekim çalışma hayatını düzenleyen evrensel standartlara bakıldığında yapılan tüm düzenlemelerde bütün çalışanlar için bu çalışma koşullarının sağlanmasının temel amaç olduğunun görüleceğini, Kurumlarının, iş merkezi olarak kullanılan 7 katlı bir binanın en üst 2 katında hizmet vermekte olduğunu, personel sayısı ve hizmet gerekleri yönünden fiziki olarak ihtiyacı zor karşılayan hizmet binasında yemekhane yapılması imkanı bulunmadığını, yoğun iş potansiyeli, illerinin zor ve dağınık coğrafi şartları, bölgede süregelen terör olayları gibi zorluklarda çalışan personellerinin motivasyonlarının arttırılması bakımından, yemek hizmetleri gibi sosyal haklarının daha önemli hale geldiğini, İdareleri bünyesinde çalışan 131 personelden 54 adedinin teknik personel olarak görev yapmakta ve bu personelin sahada aktif olarak görev yapmakta olduğunu, haricen avukatlık hizmeti veren personelin de ilçe dosyalarının takibine yönelik duruşmalara katılmakta olduklarını, ilçelerde ve bağlı köylerde aktif olarak göreve giden personellerinin yemek hizmetinden mahrum olmamaları için yemekhane hizmeti yerine, her yerde yemek hizmetine rahatlıkla ulaşabilecekleri bir yöntemin seçilmesinin daha uygun olacağını, ayrıca İl Özel İdaresinin merkez ilçe dışında 6 ilçede teşkilatı bulunmakla birlikte her ilçede yemekhane yapma gibi bir olanağının bulunmadığını, örneğin … ilçesinde yürütülen proje ile ilgili görevlendirilen bir personelin, gün içerisindeki yemek hizmetini yemek kartı sayesinde orada bulunan anlaşmalı bir restorandan sağlayabilme şansını bulabileceğini, Bakanlar Kurulunun 29.11.2005 ve 2006/9809 sayılı Kararının “Hizmet satın alma” başlıklı 17 nci maddesinde; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu olmayan hizmetlerin hizmet satın alma yoluyla karşılanması esastır. Hizmetlerin yürütülmesinde; kaynakların etkili ve verimli kullanılması, hizmet kalitesi ve miktarından ödün verilmeden maliyetlerin düşürülmesi, bürokrasi ve kırtasiyeciliğin azaltılması ile hizmetlerin vatandaş odaklı sunulması ilkelerine uyulur.” denilerek memur ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu olmayan işlerin hizmet alımı yoluyla yapılması gerektiğinden bahsedildiğini, çalışan personele yemek vermenin il özel idarelerinin asli görevlerinden olmadığını, ancak mevzuat gereği de çalışan personelin yemek yardımından faydalanması gerektiğini, dolayısıyla, Kurumlarının Bakanlar Kurulu Kararına uygun olarak yemek yardımı konusunda dışarıdan hizmet almasının, bu hizmet alımının da mevzuat çerçevesinde gerçekleştirmesinin hukuka uygun olduğunu, Sayıştay Temyiz Kurulunun 23.05.2000 tarih ve 24760 sayılı Kararında; “Ayni olarak yapılan yiyecek yardımı tutarının bütçeye konan ödeneği asmaması nedeniyle tazmin hükmünün kaldırılması …” yönünde karar verdiğini, yapılan yardım miktarının bütçeye konan ödeneği aşmadığı ve personelin de yemek yardımından, yemeklik malzeme almak suretiyle faydalandığı belirtilerek tazmin hükmünün kaldırıldığını, İlama konu olayda ise yemek yardımının bütçede belirtilen meblağı aşmadığını; dolayısıyla, ortada hukuka aykırılık olmadığı gibi “kamu zararı”nın da mevcut olmadığını,
V. Sayıştay Kanununun “Yargılamaya esas rapor” başlığını düzenleyen 48 inci maddesinde; “(1) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yılsonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir.” denilmekte olduğunu, fakat temyize konu İlamda yemek ücretinin tamamının tahsil edilmesi yönünde tazmin kararı verildiğini ancak; aynı İlamın sorgu aşamasında, ilgili görevlilerden yemek ücretinin yarısının tazmini yönünde savunma alınmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanarak hukuka aykırı bir yol izlendiğini, Anayasanın 5 inci maddesinde görev olarak yüklediği amacı gerçekleştirmek için çalışanlarının durumunu göz önüne alarak iyileştirici tedbirler almakta olduğunu, bu tedbirlerin, sosyal devlet ve eşitlik ilkesinin bir sonucu olduğu gibi hakkaniyetin ve hukukun bir gereği olup, çalışma barışı için olmazsa olmaz bir şart olduğunu, bunun tersi bir durumun ise sosyal devlet ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, adil ve elverişli koşullarda çalışma hakkının temel insan haklarından olduğunu, açıklanan nedenlerle hukuka uygun bir şekilde verilen yemek yardımlarıyla ilgili kişi borcu çıkartılmasının ve verilen yardımın usulsüz gösterilmesinin yerinde olmadığını, yapılan harcamaların usule ve hukuka uygun olmasından dolayı kararın bozulması gerektiğini
Belirterek Anayasaya, AİHM kararlarına, Sayıştay Temyiz Kurulu İçtihatlarına açıkça aykırı olduğunu iddia ettikleri Daire hükmünün temyizen incelenerek tazmin hükmünün kaldırılmasına/bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 17.10.2018 tarihli ve 45198 tutanak (29135 ilam) sayılı Kararında özetle; “yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi temel kuralı karşısında; kamu zararı tutarının da hesabı inceleyen Denetçiler tarafından düzenlenen sorguda belirtildiği gibi yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki fark kadar olması gerektiği” belirtilerek tazmin hükmünün DÜZELTİLEREK TASDİKİNE oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yukarıda adı geçen sorumlu (…), bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak gönderdiği dilekçede özetle; 10 Şubat 2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “2017/11180 Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile mevcut Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin Başkanlığımızın da görüşü alınarak yoruma açık bir mahal bırakılmamak üzere bu yardımın naklen, kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı ile yapılamayacağı şeklinde değiştirildiğini, yine söz konusu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” denilmekte olduğunu, … ilinin ulaşım ve yaşamının malum terör olayları nedeniyle zor bir il olduğunu, gelişememiş, herhangi bir üretimi olmayan diğer illerden bu ilde satılmak için alınan ürünlerin belli başlı (3 veya 5) markette bulunduğunu, … İI Özel İdaresine 2013 yılı yemek yardımı için konulan ödenek miktarının 2013 yılında yapılan yiyecek yardımında aşılmadığını, kişilere yemek yardımının yarısının İdare tarafından verildiğini, diğer kısmını çalışanların kendi ceplerinden karşıladıklarını, Sayıştay Temyiz Kurulunun bu tür yapılan yardımlar için daireleri tarafından çıkarılan tazmin hükümlerin kaldırılması yönünde birçok kararının bulunduğunu, 10 Nisan 2012 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna tabi, aday memur olarak … İl Özel İdaresine atandığını, adaylık eğitimini İdare içerisinden görevlendirilen personelden aldığını, ancak mevcut eğitimlerde gerçekleştirme görevlisi veya harcama yetkilisinin sorumluluğu, görevleri hakkında herhangi bir eğitim almadığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince İmzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine- işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” denilmekte olduğunu, aday memur olarak görev yaparken 2013 yılında hiçbir bilgisi ve deneyimi olmadan söz konusu düzenlenmiş evrakı üçüncü bir kişinin imzalaması gerektiği; o kişi de kendi seçildiği için imzaladığını (bu arada kanıtlayamayacağı bir tartışma yaşadığını), daha önce de ifade ettiği gibi kendisinden önce yapılan evrakları incelediğini, onlara göre imzaladığını, imza attığım ödeme belgesini, altında yer alan evrakları kendisinin hazırlamadığını, hepsinin hazırlanmış olarak önüne geldiğini, İlamda zimmet çıkan diğer personelin görev süresi en az olanın bugün itibariyle 25-30 yıl hizmetinin bulunduğunu, memuriyetinde bir yıl bile olmamışken tek dayanağının deneyim sahibi bu kişilerin yaptığı işlerin doğruluğu kanısına varması olduğunu, o dönemki Yönetmelikte bu yardımın bu şeklide yapılamayacağına ilişkin bir madde bulunmadığını, 2018 yılında yapılan değişiklik en baştan kanun koyucu tarafından son değişiklikle konulan madde konulmuş olsa ne kendilerinin mağdur olacağını ne de bu tür bir harcama gerçekleşmiş olacağını, kendilerine yapılan yardımın çalışılan gün karşılığında yapılması gereken yardımın yarısı mı tamamı mı onu da bilmediğini, çünkü kendilerine yapılan yardımın … ili göz önüne alınarak harcamaların ona göre hesaplanması gerektiğini, 3-5 market bulunduğunu, rekabet ortamı oluşmadığını, il merkezine en yakın yerleşim yerinin 45 km uzaklıktaki … ilçesi olduğunu, malum terör olayları nedeniyle zaten il merkezinin dışına çıkmadıklarını, görev mahallini terk etmediklerini, başlarına bir şey gelirse kendilerini savunamayacakları korkusu içinde hizmet ettiklerini, sabah saat 08’den önce aksam da saat 19’dan sonra dışarı çıkmadıklarını, çoğu zaman değişik illerde meydana gelen terör olayları bahane edilerek olan 3-5 marketin de kepenk indirme eylemine katıldıklarını, bazen bir hafta açılmadığını, bu dönemde yakın tanıdıkları insanlardan evlerinde bulunmayan temin edemedikleri bazı yemek malzemelerini aldıklarını, söz konusu market açılınca da kapalıyken iş yapmadığı için yeniden ücret belirleyip onun üzerinden satış yaptığını, ürünlerin pahalı olduğunu, dediğim gibi orada bir şey üretilmediği için hepsi diğer illerden oraya yapılan yurtiçi ithalattan karşılandığını, yemek yapmada kullanılan malzeme alımı için verilen bu kartların günlük yemek yeme masrafının 1/3-2/3 oranını anca karşıladığını, diğer kısmı da da kendilerinin aldıkları maaştan karşıladıklarını, dilekçe tarihi itibariyle aile ve çocuk yardımı hariç 6/2 derece ve kademeden … TL maaş aldığını, evli ve bir çocuğu bulunduğunu, kirada oturduğunu, Samsun ilinde köyde oturan herhangi bir emekliliği ve geliri bulunmayan ailesine de baktığını, tarafına çıkarılan bu İlamın aile hayatını kökünden etkileyeceğini, ödeme imkânı bulunmadığını, devleti temsil edenler yüzünden yine devlete borçlandığını, okurken çektiği öğrenim kredisi borcundan daha yeni kurtulduğunu, Kurulumuzun daha önceki benzeri durumlar karşısında verdiği ilamın kaldırılması hükümlerinden eşitlik ilkesi çerçevesinde yararlanıp, üzerine çıkarılan tazmin hükmünden beraatını istediğini, tüm aşamalardan geçmiş ihalesi sonuçlanmış olan bu yemek işi için yüklenicinin fatura kestiğini, kesilen fatura karşılığında aylık verilmesi gereken yemek ücreti çıkarıldığını, hakediş hazırlandığını, ödeme belgesi düzenlendiğini ve kendisinin önüne geldiğini ve imzaladığın, tüm aşamalarda kamu görevlilerinin yer aldığını, imzaladığı ve aldığı bu yardımın daha önce dediği gibi günlük bütçede konulan ödenek aşılmamak suretiyle kendilerine yardım olarak ödendiğini, hatta bütçeye konulan ödeneğin de bu giderin anca yarısını karşıladığını, Maliye Bakanlığı tarafından her yıl yayımlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği Uygulama Tebliği hükümlerine göre belirlenen tutarların kesildiğini, Sayıştay denetçileri uyardığı andan itibaren de onların istediği gibi yarısının maaşlardan kesilmeye başlandığını, yukarıda yer alan açıklamalar ve benzer durumlar karşısında önceki yıllarda tazmin hükümlerinin kaldırılmasına yönelik Temyiz Kurulu kararları ve Savcı mütalaası ile ayrışık görüşteki üyenin görüşü de göz önüne alınarak onaylanan tazmin hükmü kararının yeniden değerlendirilerek çıkarılan tazmin hükmünün düzeltilmesi ve kaldırılması (ve duruşmaya katılma) istemini Kurulumuza iletmiştir.
(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde daha önceki savunmalarını da tekrarlayarak özetle; 10 Şubat 2018 tarih ve 30328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “2017/11180 Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile mevcut Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin, Sayıştay Başkanlığının görüşü de alınarak yoruma açık bir mahal bırakılmamak üzere bu yardımın naklen, kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı ile yapılamayacağı şeklinde değiştirildiği, 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğine göre belirlenen tutarın her ay yardımdan yararlanan personelden kesildiği, bu konuda Sayıştay tarafından yapılan birçok denetlemede birçok yerel yönetim biriminin aynı duruma düştüğünün görülmekte olduğu, konu ile ilgili emsal Sayıştay kararları bulunduğu, Çalışan personelin sonradan mağdur olduğu, tüm aşamalardan geçmiş ihalesi sonuçlanmış olan bu yemek işi için yüklenicinin fatura kestiği, kesilen fatura karşılığında aylık verilmesi gereken yemek ücreti çıkarılarak hakediş hazırlandığı, ödeme belgesi düzenlendiği ve önüne geldiği, kendisinin de imzaladığı, Sayıştay denetçilerinin uyardığı andan itibaren de onların istediği gibi yarısının maaşlardan kesilmeye başlandığı hususlarının iddia edildiği ve bu meyanda karar düzeltilmesi yoluyla tazmin hükmünün kaldırılmasının istendiği ifade edildikten sonra; yukarıda bahsedilen Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı ile … İl Özel İdaresi 2013 yılı hesabının 1. Daire de yargılanması sonucu çıkarılan 13.11.2015 tarih ve 207 sayılı İlamın 3. maddesinde yer alan tazmin hükmünün düzeltilerek, “yemek maliyetinin yarısı üzerinden yemek yiyenlerden tahsil edilen kısım düşüldükten sonra geriye kalan kısmının sorumlulardan tazmini” olacak şekilde kararın tasdik edildiği, 657 sayılı Kanunun 212 nci maddesine dayanarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü, 5 inci ve 9 uncu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 2 nci ve 4 üncü madde hükümlerine göre, yemek hizmetlerinin 4734 sayılı Kanun kapsamında hizmet alımı yoluyla temin edilmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı, bu nedenle de ihale bedelinin tamamının tazminine hükmedilmesinin ve ihale komisyonu üyelerine sorumluluk yüklenilmesinin uygun olmayacağı, bahsi geçen Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hesaplanacak yemek maliyetinin yarısı üzerinden, yemek yiyenlerden tahsil edilen kısım düşüldükten sonra geriye kalan kısmının diğer sorumlulardan tazmin hükmüne karar verilmesinin uygun olacağı, bu nedenlerle, benzeri olaylarla ilgili birden fazla Temyiz Kurulu kararı bulunduğu da dikkate alındığında; karar düzeltme talebinin reddedilmesine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu …’a 09.10.2019 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Öncelikle, sorumluya gönderilen duruşma tebligatının tebellüğü esnasında Kurulumuza intikal ettirilen dilekçe ile tazmin hükmünün taksitlerle tahsil edilmeye başlandığı bildirilmişse de; anılan bildirim ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup, bu konuda Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, sorumlu tarafından (temyiz aşamasındaki ile aynı nitelikte yeniden) ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulunca verilen Kararda karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden; (207 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü … TL olarak düzelterek tasdik eden) söz konusu 17.10.2018 tarihli ve 45198 tutanak (29135 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (... Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’ün aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 30.10.2019 tarih ve 46776 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
- Daire Başkanı …:
Maliye Bakanlığının 27/10/2017 tarihli ve 8423 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 212 nci maddelerine göre, Bakanlar Kurulunun 20/11/2017 tarihinde aldığı 2017/11180 sayılı Karar ile Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde değişiklik yapılmış olup, bu değişiklikle ticket veya kupon türü ödeme araçlarıyla yemek yardımı yapılması bütünüyle yasaklanmıştır.
Bu tarih itibariyle yemek yardımı sadece yemek verme şeklinde olabileceğinden; bu değişiklikten önce gerçekleştirilen ihalelerde yapılan uygulamaların Sayıştay’ca İdare ve çalışanları lehine yorumlanması makul olacaktır.
Bu itibarla, Bütçe Uygulama Talimatına göre personelden kesilmesi gereken tutarlar da kesilmiş olduğundan; … İlinin sosyo-politik ve sosyo-ekonomik konumu da dikkate alınarak karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddiaların kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye …, Üye … ve Üye …, Üye … ve Üye …:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesinde; “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.” hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde bu Yönetmeliğin amacının; Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu, “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde bu Yönetmeliğin 657 sayılı Kanuna tabi memurlar hakkında uygulanacağı, “Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı; bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulamayacağı, “Yardımın Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda; 657 sayılı Kanuna tabi personele yiyecek yardımı, belli şartların gerçekleşmesi durumunda kurulacak yemek servisi aracılığıyla “yemek verme” şeklinde yapılabilecek bir yardım olup, bu yardımın kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar sağlanarak dışarıdan temin edilerek yapılması mümkün değildir.
Ayrıca, karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddialardan da anlaşılacağı gibi söz konusu kartlar sadece belli şirketlerde geçerlidir. Söz konusu kartlarla herhangi bir restorandan yemek yenildiğine dair bir ibare de bulunmamaktadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde de; “Bu Kanunun uygulanmasında Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, (...) ifade eder.” şeklinde tanımlama yapılmıştır. İhale dokümanında yer alan bilgilere göre para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanmasının, Kamu İhale Kanununun yukarıya alınan hizmet tanımında yer alan “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki; 4734 sayılı Kanun, kamu idarelerinin hangi tür harcamaları yapabileceklerini düzenleyen ve bunlara izin veren bir kanun değildir. “Mal ve hizmet alımları” ile “yapım işleri”nin ihalelerini kapsayan Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan hizmet kavramı kapsamında “yemek hazırlama ve dağıtım hizmeti”nin sayılmış olması, idarelere sınırsız bir şekilde bu hizmeti diledikleri gibi (yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması şeklinde) ihale ile tedarik edebilecekleri anlamına gelmemektedir. Kanunun 4 üncü maddesindeki tanımlamalarda idarelerce alım yapılması planlanan ihtiyaçların hangi alım türünün (mal, hizmet veya yapım) kapsamına girdiği ortaya konulmakta olup, ihtiyaca uygun alım türüne göre ihaleye hazırlık yapılması ve ihalenin gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Yani idarelerce örneğin “yemek hazırlama ve dağıtım” ihtiyacının, bu Kanun kapsamında ancak “hizmet” olarak ihaleye çıkarılabileceği; aksine idarelerin bu ihtiyaç için örneğin “mal” veya “yapım” ihalesi yapamayacakları vurgulanmaktadır. İlama konu olayda ihalesi yapılan “yemek” yardımının tedarik yöntemi, kapsamı ve içeriği, 657 sayılı Kanun ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde belirlenmiştir. İdareler bu iki mevzuatta belirlenen içerik ve tedarik yöntemlerine uyulmak kaydıyla, yemek hizmetini 4734 sayılı Kanun çerçevesinde ihale yaparak veya kendi kurumsal imkânlarıyla yemek hazırlayarak karşılayabilecektir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi 1 inci fıkrasında kamu zararı tanımlanmış, 2 nci fıkrasında da bu zararın belirlenmesinde esas alınacak kriterler düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunda “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden birisi olarak sayılmıştır. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması ile ilgili İdare işlemi, Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Kamu İhale Kanununa aykırı olduğundan, bu işlem neticesi yapılan ödeme, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetindedir.
Son olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi (2), (3) ve (4) fıkraları gereğince, (Asıl) İlamdaki tazmin hükmünün düzeltilerek tasdiki de mümkün görülmemektedir.
Sonuç itibariyle, karar düzeltilmesi yoluyla; düzeltilerek tasdikine karar verilen tazmin hükmünün bozularak, personelden Bütçe Uygulama Talimatına göre kesilen tutarlar hariç yemek maliyetinin tamamını kamu zararı olarak gören (Asıl) İlamdaki tazmin hükmünün yeniden ihdas edilmesini teminen Dairesine gönderilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35