Sayıştay 1. Dairesi 40566 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40566
17 Ekim 2018
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40566
-
Tutanak No: 45198
-
Tutanak Tarihi: 17.10.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Yiyecek yardımının yemek verme yerine para ile temsil edilen araçlar (kart) vasıtasıyla yapılması;
207 sayılı İlamın 3. maddesiyle; İl Özel İdaresi personeline ait yiyecek yardımının, yemek verme yerine para ile temsil edilen araçlar (kart) vasıtasıyla …’nden temin edildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu (Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden …), temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma atanma sürecine ilişkin bilgiler verdikten sonra; yapılan atamalar sonucunda … İl Özel İdaresi’nin cazip gözükmesi, çalışanların motivasyonunu arttırmak, Kurumdan ayrılmak isteyen personeli tutmak için doğu ve güneydoğu illerinde bulunan diğer yerel yönetimlerde olduğu gibi yemek yardımı için ihale çıkıldığını, ihaleyi alan şirketle sözleşme imzalandığını, ihaleyi alan şirketin yemek yardımını nakdi olarak karşılamadığını, aylık çalışılmış gün üzerinden karta yükleme yaptığını, kartların sadece şirketin post makinesi kurduğu marketlerde geçtiğini, bunların dışında kartların kullanılmadığını, görünürde kart olduğunu ama sadece gıda alımında yemek yapmaya aracı malzeme alımında kullanılabildiğini, kurumun marketin hesabına herhangi bir para aktarmadığını, iş günü üzerinden hesaplanan hakedişlerden personelin görevli, izinli olduğu gibi durumları düşüldükten sonra ödeme yapıldığını, kendisinin de bu yardımdan yararlandığını, çünkü ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre yapıldığını, Kamu İhale Kurumunun EKAP sisteminde yayımlandığını, İhale Komisyonu tarafından ihale işleminin tamamlandığını, Vali tarafından sözleşmesinin imzalandığını, gerek İdare amirleri, gerek Kurum avukatları ve Hukuk Müşavirinin gerekse Mülki İdare Amirinin bunun yanlış ve kanuna aykırı bir durum olduğunu söyleyip vazgeçmediğini, atamaya yetkili amirden gerekli tüm onayların alındığını, her yıl İl Genel Meclisinden de personele yemek yardımı yapılması için bütçede ödenek olmasına rağmen tekrar karar ihale aşamasının başında alındığını, iddialarına dayanak oluşturacak belgelerin … İl Özel İdaresinden gerek duyulması halinde istenmesini talep ettiğini, Bakanlıklara bağlı olarak çalışan askeri, sağlık ve diğer personele doğu tazminatı, yıpranma ödeneği, teşvik, iki yıla bir ek kademe gibi özlük haklarında iyileştirilmiş haklarının mevcut olduğunu, … İl Özel İdaresi’nin bütçesine yemek maliyetini aşan bir ödenek konulduğunu, yemek maliyetinin tamamını Kurumun kendisinin üstlendiğini, Devlet Memurları Yiyecek Yardım Yönetmeliğine göre yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmını bizden kendilerinden alması gerektiğini, Sayıştay İlamında kendilerine yapılan yemek yardımının tamamının tazminine karar verildiğini, bu durumun da Yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu İlamın da yemek yardımından yararlanan 27 kişiye tebliğ edilmek üzere gönderildiğini, bu 27 kişinin hangi kriter göz önüne alınarak belirlendiği konusunda herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, konuya açıklık getirilmesini talep ettiğini, kendisine sorulmadan bir hafta gerçekleştirme görevlisi olarak ödeme evraklarına imza atmak üzere görevlendirildiğini, bu konuda aldığı bir eğitim veya gönderildiği bir seminer bulunmadığını, ödeme evraklarına imza atarken tek dayanağının kendisinden önceki evrakları kontrol etmek olduğunu, zaten şahsının imzaladığı evraklarda kendinden önceki evrakların hepsinde Gerçekleştirme Görevlisi olarak imzası bulunan Personel Şefi …’in, kendisinin imza attığı evraklarda harcama yetkilisi olarak imza attığını, ödeme evraklarının daima Mutemetlik servisinde görev yapan işçiler tarafından düzenlendiğini, sonra Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilisinin imzasına sunulduğunu, kendisinden önceki ödeme evraklarını hazırlayan işçilerin kendisinin imza attığı evrakları da düzenlediğini, kendisinden önceki evraklarda Gerçekleştirme Görevlisi olarak imza atan işçinin, konuya hakim olduğu için önüne gelen evraklara önceki ay ödemelerindeki izlenen yola bakarak imza attığını, hakkında gerekli adli, idari, hukuki gizli veya açık her türlü soruşturmanın yapılabileceğini, bu zamana kadar devleti zarara uğratacak bir teşebbüsünün olmadığını, 2013 yılı İl Özel İdaresi bütçesinde yer alan yiyecek giderlerinde yeteri kadar ödeneğin Meclis tarafından konulduğunu, bu ödeneğe istinaden İdarenin ihaleye çıktığını, ihalenin yapılmış; sözleşmenin imzalanmış olduğunu, ay sonunda yapılan hakedişin ödemesi yapılmamış olsaydı İdarenin de tazminat ödemek zorunda kalmış olacağını, kasıtlı olarak ve bilerek devleti zarara uğratacak herhangi bir işlem yapmadığını, kendi menfaatini hiçbir zaman ön plana almadığını, …’ın detaylı olarak belirttiği sosyoekonomik durumu karşısında yapılan yardımın diğer illerle olan eşitliğin sağlanması bakımından bir nebze olsa da faydasının bulunduğunu, son olarak, 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğine göre belirlenen tutarın her ay yardımdan yararlanan personelden kesildiğini, bu konuda Sayıştay tarafından yapılan birçok denetlemede birçok yerel yönetim biriminin aynı duruma düştüğünün görülmekte olduğunu, çalışan personelin sonradan mağdur olduğunu, bu konuda mevcut mevzuatın yorumlara açık olması nedeniyle aynı hataların tekrarlandığını, daha net açık bir düzenlemenin Kanun Koyucu tarafından konulması gerektiğini ifade ederek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 40372 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen (Harcama Yetkilisi) …, (Harcama Yetkilisi) …, (Harcama Yetkilisi) … ve (Gerçekleştirme Görevlisi) …, ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle;
I. İlamda kamu zararı çıkarılmasının kanun önünde eşitlik ve adalet anlayışına aykırı olduğunu, ülkemizde bütçe ve mali durumu uygun olan birçok yerel yönetim birimlerinin (il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri, il, ilçe, belde belediyelerinin) bu uygulamayı yapmakta olduklarını, Başkanlığımızca yapılacak bir araştırmada bu hususun tespit edilebileceğini,
II. Temyiz Kurulumuzun vermiş olduğu;
-
… Belediyesine ait 2002 yılı Hesabının incelenmesinde 7. Dairenin 750 sayılı İlamı (Dosya No: 28469) hakkında Temyiz Kurulunun 20. 03. 2007 tarih ve 29215 sayılı tutanakta tazmin hükmünün kaldırılması kararı verdiğini,
-
Temyiz Kurulunun 23. 05. 2000 tarih ve 24760 sayılı Kararı ile tazmin hükmünü kaldırdığını,
-
… … Belediyesinin 2007 yılı Hesabının incelenmesinde 5. Dairenin 127 sayılı İlamı (Dosya No: 31302) hakkında Temyiz Kurulunun 05. 02. 2013 tarih ve 36256 sayılı tutanakta tazmin hükmünün kaldırılması kararı verdiğini,
-
… … Belediyesinin 2009 yılı Hesabının incelenmesinde 2. Dairenin 369 sayılı İlamı (Dosya No: 36452) hakkında Temyiz Kurulunun 18. 02. 2014 tarih ve 38417 sayılı tutanakta tazmin hükmünün kaldırılması kararı verdiğini,
Bu nedenle, kendilerini ilgilendiren tazmin hükmünün yukarıda sayılan içtihatlara aykırı olduğunu,
III. Tazmin hükmü verilen 207 sayılı İlamda Sayıştay Savcısının; “Yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmı 2 sıra nolu 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Uygulama Tebliğine uygun olarak, katkı payı şeklinde yemek yiyenlerden, tahsil edildiğinden; ileri sürülen iddialar yasaya uygundur. Ayrıca benzeri olaylarla ilgili temyizin- hükmü kaldıran kararları bulunduğundan; yapılan ödemeler için sorumluların beraatına karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş verdiğini, Savcının görüşleri hukuka, hakkaniyete, eşitlik ve adalet anlayışına uygun olduğundan tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini,
IV. İl Özel İdaresinin çalışanlarına verdiği bu yardımın hukukun genel ilkelerine ve mevzuata uygun olduğunu, İdarenin bu yardımı sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak memurlara verdiğini, çalışma hayatının adil olması ve eşit işe eşit ücret ödenmesi, tüm çalışanların (işçi, memur, sözleşmeli personel) insan hak ve onuruna yaraşır bir çalışma hayatını talep etmesi, en doğal hakkı olup bu hakkın temel insan haklarından olduğunu, nitekim çalışma hayatını düzenleyen evrensel standartlara bakıldığında yapılan tüm düzenlemelerde bütün çalışanlar için bu çalışma koşullarının sağlanmasının temel amaç olduğunun görüleceğini, Kurumlarının, iş merkezi olarak kullanılan 7 katlı bir binanın en üst 2 katında hizmet vermekte olduğunu, personel sayısı ve hizmet gerekleri yönünden fiziki olarak ihtiyacı zor karşılayan hizmet binasında yemekhane yapılması imkanı bulunmadığını, yoğun iş potansiyeli, illerinin zor ve dağınık coğrafi şartları, bölgede süregelen terör olayları gibi zorluklarda çalışan personellerinin motivasyonlarının arttırılması bakımından, yemek hizmetleri gibi sosyal haklarının daha önemli hale geldiğini, İdareleri bünyesinde çalışan 131 personelden 54 adedinin teknik personel olarak görev yapmakta ve bu personelin sahada aktif olarak görev yapmakta olduğunu, haricen avukatlık hizmeti veren personelin de ilçe dosyalarının takibine yönelik duruşmalara katılmakta olduklarını, ilçelerde ve bağlı köylerde aktif olarak göreve giden personellerinin yemek hizmetinden mahrum olmamaları için yemekhane hizmeti yerine, her yerde yemek hizmetine rahatlıkla ulaşabilecekleri bir yöntemin seçilmesinin daha uygun olacağını, ayrıca İl Özel İdaresinin merkez ilçe dışında 6 ilçede teşkilatı bulunmakla birlikte her ilçede yemekhane yapma gibi bir olanağının bulunmadığını, örneğin … ilçesinde yürütülen proje ile ilgili görevlendirilen bir personelin, gün içerisindeki yemek hizmetini yemek kartı sayesinde orada bulunan anlaşmalı bir restorandan sağlayabilme şansını bulabileceğini, Bakanlar Kurulunun 29.11.2005 ve 2006/9809 sayılı Kararının “Hizmet satın alma” başlıklı 17 nci maddesinde; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu olmayan hizmetlerin hizmet satın alma yoluyla karşılanması esastır. Hizmetlerin yürütülmesinde; kaynakların etkili ve verimli kullanılması, hizmet kalitesi ve miktarından ödün verilmeden maliyetlerin düşürülmesi, bürokrasi ve kırtasiyeciliğin azaltılması ile hizmetlerin vatandaş odaklı sunulması ilkelerine uyulur.” denilerek memur ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu olmayan işlerin hizmet alımı yoluyla yapılması gerektiğinden bahsedildiğini, çalışan personele yemek vermenin il özel idarelerinin asli görevlerinden olmadığını, ancak mevzuat gereği de çalışan personelin yemek yardımından faydalanması gerektiğini, dolayısıyla, Kurumlarının Bakanlar Kurulu Kararına uygun olarak yemek yardımı konusunda dışarıdan hizmet almasının, bu hizmet alımının da mevzuat çerçevesinde gerçekleştirmesinin hukuka uygun olduğunu, Sayıştay Temyiz Kurulunun 23.05.2000 tarih ve 24760 sayılı Kararında; “Ayni olarak yapılan yiyecek yardımı tutarının bütçeye konan ödeneği asmaması nedeniyle tazmin hükmünün kaldırılması …” yönünde karar verdiğini, yapılan yardım miktarının bütçeye konan ödeneği aşmadığı ve personelin de yemek yardımından, yemeklik malzeme almak suretiyle faydalandığı belirtilerek tazmin hükmünün kaldırıldığını, İlama konu olayda ise yemek yardımının bütçede belirtilen meblağı aşmadığını; dolayısıyla, ortada hukuka aykırılık olmadığı gibi “kamu zararı”nın da mevcut olmadığını,
V. Sayıştay Kanununun “Yargılamaya esas rapor” başlığını düzenleyen 48 inci maddesinde; “(1) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yılsonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir.” denilmekte olduğunu, fakat temyize konu İlamda yemek ücretinin tamamının tahsil edilmesi yönünde tazmin kararı verildiğini ancak; aynı İlamın sorgu aşamasında, ilgili görevlilerden yemek ücretinin yarısının tazmini yönünde savunma alınmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanarak hukuka aykırı bir yol izlendiğini, Anayasanın 5 inci maddesinde görev olarak yüklediği amacı gerçekleştirmek için çalışanlarının durumunu göz önüne alarak iyileştirici tedbirler almakta olduğunu, bu tedbirlerin, sosyal devlet ve eşitlik ilkesinin bir sonucu olduğu gibi hakkaniyetin ve hukukun bir gereği olup, çalışma barışı için olmazsa olmaz bir şart olduğunu, bunun tersi bir durumun ise sosyal devlet ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, adil ve elverişli koşullarda çalışma hakkının temel insan haklarından olduğunu, açıklanan nedenlerle hukuka uygun bir şekilde verilen yemek yardımlarıyla ilgili kişi borcu çıkartılmasının ve verilen yardımın usulsüz gösterilmesinin yerinde olmadığını, yapılan harcamaların usule ve hukuka uygun olmasından dolayı kararın bozulması gerektiğini
Belirterek Anayasaya, AİHM kararlarına, Sayıştay Temyiz Kurulu İçtihatlarına açıkça aykırı olduğunu iddia ettikleri Daire hükmünün temyizen incelenerek tazmin hükmünün kaldırılmasına/bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde; “İl Özel İdare personeline özel idare bütçesinden yapılan yiyecek yardımının; 657 sayılı Kanunun 212 nci maddesine, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine, Maliye Bakanlığınca çıkarılan Bütçe Uygulama Genelgesine, 4734 sayılı Kanuna, dilekçe ekinde belirtilen Sayıştay Temyiz Kurulu emsal kararlarına uygun olduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını” istediği ifade edildikten sonra, 657 sayılı Kanunun 212 nci maddesine dayanarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde: “Yiyecek Yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına memur kadrosu adedine göre kurum bütçesine konacak ödenekle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayin Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayin bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalışanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedellerinin tamamı kendilerinden alınır.”
Denilmekte olduğu, bu hükme göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği varsayılarak konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabileceği, yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmının yemek yiyenlerden alınacağı, yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretinin tarifesinin her yılbaşında Bütçe Uygulaması Talimatı ile belirlenmekte olduğu; dosyanın incelenmesinde adı geçen İl Özel İdaresi memurlarının öğle yemeği ile ilgili 2013 yılı 2 Nolu Bütçe Uygulama Talimatına uygun katkı payı tahsil edildiği anlaşıldığından; ileri sürülen iddialarin yasaya uygun olduğu, ayrıca benzeri olaylarla ilgili verilen tazmin kararını kaldıran birden fazla Temyiz Kurulu kararı bulunduğundan yapılan ödeme dolayısıyla sorumluların beraatına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 40372 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen (Harcama Yetkilisi) …, (Harcama Yetkilisi) …, (Harcama Yetkilisi) … ve (Gerçekleştirme Görevlisi) …’e yönelik Başsavcılık mütalaasında özetle; dilekçede; personele verilen yemek hizmeti karşılığı kendilerinden Bütçe Uygulama Talimatına uygun olarak kesinti yapıldığı, ödemelerin mevzuatına uygun olduğu, bu yönde verilmiş Temyiz Kurulu Kararları da bulunduğu belirtilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra, ortaya konulanlar karşısında adı geçenlerin temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Aynı ilam maddesinde sorumluluğu bulunan ve 40372 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan …, … ve … adlarına Avukat … ve Burhan BAYAR’ın kendisi ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4. maddesinde:
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır.
Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun'a göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu Yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemek yemeleri halinde, yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.”
Denilmektedir.
2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esasları düzenleyen (E) Cetvelinin 43 üncü maddesine göre; 657 sayılı Kanunun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesi uyarınca yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere kurum bütçelerinden yapılan yemek yardımı, Ankara, İstanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediyesi sınırları içinde görev yapan personel için yemek maliyetlerinin azami üçte ikisi olarak uygulanabilmektedir.
Buna göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir.
Bu nedenle, Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin kalanını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktarı bütçeden karşılanmış olacaktır ki bu da yukarıda ifade edilen Bütçe Kanunu hükmüne aykırıdır. Kaldı ki devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek amacıyla hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Yardım Şekli" başlıklı 3 üncü maddesinde yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Zira, bahsi geçen Yönetmeliğin “Yardımın Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde yer alan; “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir.” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kamu zararı tutarı da hesabı inceleyen Denetçiler tarafından düzenlenen sorguda belirtildiği gibi yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki fark kadar olmalıdır.
Bu itibarla, temyiz talebinde bulunan sorumluların temyiz dilekçesindeki iddialarının kısmen kabul edilerek 207 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünden mevzuata uygun olarak ödenen … TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen … TL’nin (Denetçiler tarafından düzenlenen sorgudaki kamu zararı tutarı tablosunda yer alan ve ahiz bazında belirlenen tutarlar dikkate alınmak suretiyle);
… TL’si, Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekili) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Personel Şefi) …,
… TL’si, Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekili) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Personel Şefi) …,
… TL’si, Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Personel Şefi) …,
… TL’si, Harcama Yetkilisi (Personel Şefi) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni) …
Uhdelerinde kalmak üzere, hükmün … TL olarak DÜZELTİLEREK TASDİKİNE, (Üye …, Üye … ve Üye …, Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 17.10.2018 tarih ve 45198 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …’nın;
Yönetmeliğin 4 üncü maddesi uyarınca Kurum bütçesinden, kadrolu memurların her gün yiyebileceği varsayılarak konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.
Yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayan kısmı, 2 Sıra No’lu 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğine uygun olarak, katkı payı şeklinde yemek yiyenlerden, tahsil edildiğinden; ileri sürülen iddialar, yasaya uygundur. Ayrıca, benzeri olaylarla ilgili tazmin hükmünü kaldıran Temyiz Kurulu Kararları bulunduğundan; yapılan ödemeler için sorumluların iddialarının kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Üye … ve Üye …, Üye … ve Üye …’ın;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesinde; “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.” hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde bu Yönetmeliğin amacının; Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu, “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde bu Yönetmeliğin 657 sayılı Kanuna tabi memurlar hakkında uygulanacağı, “Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı; bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulamayacağı, “Yardımın Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda; 657 sayılı Kanuna tabi personele yiyecek yardımı, belli şartların gerçekleşmesi durumunda kurulacak yemek servisi aracılığıyla “yemek verme” şeklinde yapılabilecek bir yardım olup, bu yardımın kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar sağlanarak dışarıdan temin edilerek yapılması mümkün değildir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde de; “Bu Kanunun uygulanmasında Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, (...) ifade eder.” şeklinde tanımlama yapılmıştır. İhale dokümanında yer alan bilgilere göre para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanmasının, Kamu İhale Kanununun yukarıya alınan hizmet tanımında yer alan “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki; 4734 sayılı Kanun, kamu idarelerinin hangi tür harcamaları yapabileceklerini düzenleyen ve bunlara izin veren bir kanun değildir. “Mal ve hizmet alımları” ile “yapım işleri”nin ihalelerini kapsayan Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan hizmet kavramı kapsamında “yemek hazırlama ve dağıtım hizmeti”nin sayılmış olması, idarelere sınırsız bir şekilde bu hizmeti diledikleri gibi (yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması şeklinde) ihale ile tedarik edebilecekleri anlamına gelmemektedir. Kanunun 4 üncü maddesindeki tanımlamalarda idarelerce alım yapılması planlanan ihtiyaçların hangi alım türünün (mal, hizmet veya yapım) kapsamına girdiği ortaya konulmakta olup, ihtiyaca uygun alım türüne göre ihaleye hazırlık yapılması ve ihalenin gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Yani idarelerce örneğin “yemek hazırlama ve dağıtım” ihtiyacının, bu Kanun kapsamında ancak “hizmet” olarak ihaleye çıkarılabileceği; aksine idarelerin bu ihtiyaç için örneğin “mal” veya “yapım” ihalesi yapamayacakları vurgulanmaktadır. İlama konu olayda ihalesi yapılan “yemek” yardımının tedarik yöntemi, kapsamı ve içeriği, 657 sayılı Kanun ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde belirlenmiştir. İdareler bu iki mevzuatta belirlenen içerik ve tedarik yöntemlerine uyulmak kaydıyla, yemek hizmetini 4734 sayılı Kanun çerçevesinde ihale yaparak veya kendi kurumsal imkânlarıyla yemek hazırlayarak karşılayabilecektir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi 1 inci fıkrasında kamu zararı tanımlanmış, 2 nci fıkrasında da bu zararın belirlenmesinde esas alınacak kriterler düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunda “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden birisi olarak sayılmıştır. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması ile ilgili İdare işlemi, Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Kamu İhale Kanununa aykırı olduğundan, bu işlem neticesi yapılan ödeme, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetindedir.
Bu itibarla, temyiz dilekçesindeki iddiaların reddedilerek 207 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen (yemek maliyetinin tamamı olarak gösterilen tutar ile personelden kesilen Bütçe Uygulama Talimatındaki rakamlar arasındaki fark kadar olacak şekilde belirlenen) tazmin hükmünün tamamının tasdiki gerkir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42