Sayıştay 1. Dairesi 40448 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40448
11 Ekim 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40448
-
Tutanak No: 42222
-
Tutanak Tarihi: 11.10.2016
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
KONU: İşçilere, çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günlerinde yıpranma priminin ödenmesi.
- 184 sayılı ilamın 15 inci maddesinde, İl Özel İdaresinde çalışan sürekli işçilere, çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günlerinde yıpranma priminin ödenmesi nedeniyle …… TL.ye tazmin hükmolunmuştur.
İl Özel İaresi adına vekiller Av. İ. ……, Av. ….ile diğer sorumluların aynı mahiyetteki dilekçelerinde, "Toplu İş Sözleşmesinin 96. maddesiyle, (senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca bir ödememeyi etkilememek kaydıyla;........ pozisyonunda çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20'si, diğer işçilere ise %15'i oranında yıpranma primi ödenir.) hükmü gereğince yıpranma priminin, senelik izin ve raporlu günlerde ödenmemesi, diğer günler için ise ödenmesi gerektiğini, Benzer konularla ilgili Yargıtay 22. Dairesinin 2012/22924E. 2013/1057 K. Sayılı, Bursa 8. İş Mahkemesinin E.2013/2 D. ve K.2013/3 D. Sayılı, Sayıştay Temyiz Kurulunun 2009/968, 40551 ve 40551 sayılı kararının bulunduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Sayıştay Başsavcılığı;”…
Toplu İş Sözleşmesinin 96. maddesiyle, "senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca bir ödememeyi etkilememek kaydıyla ... pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20' si, diğer işçilere ise %15'i oranında yıpranma primi ödeneceği" hüküm altına alınmıştır. Madde hükmünün tetkikinden yıpranma priminin ödenemeyeceği durumlar arasında hafta sonu tatili belirtilmediğinden hafta tatili ücretine yıpranma priminin ilave edileceği anlaşılmaktadır. Kararda 4857 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki primlerin hafta tatili için ödenen ücretlere ilave edilemeyeceğini belirtmekte ise de aynı Kanun'un 45. maddesi gereği işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, Toplu İş Sözleşmesi, iş sözleşmeleri veya gelenekten doğan kazanılmış hakların korunacağı belirtilmiştir. Bu maddelerin birlikte değerlendirilmesinde müphem durumlarda işçi lehine yorum yapılması sonucu hafta tatili için yıpranma primi ödenmesi yasal olduğu” şeklinde görüş belirtmiştir.
Gereği görüşüldü.
4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçilere, 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun uyarınca çalıştırılmadıkları hafta tatili (Pazar günü ) için işveren tarafından bugünün ücreti bir iş karşılığı olmaksızın tam olarak ödenir ve çalıştırılmadan ücret ödenen bu süreler 4857 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca çalışılmış gibi işçinin hizmetinden sayılır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.”
“Yıllık izin ücreti” başlıklı 57 nci maddesinde ise “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.”
Anılan kanunun “Saklı haklar” başlıklı 45 inci maddesinde ise;
“ Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca yine 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ücretten indirim yapılamayacak haller” başlıklı 62 nci maddesinde de “Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz.” hükmü mevcuttur.
4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesi uyarınca, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde, fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmaz. Dolayısıyla işçilerin tatil ücretleri baz (çıplak) gündelikleri esas alınarak ödenir. Ancak, anılan Yasanın 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmelerine hüküm konulmak kaydıyla, işçilerin Yasa ile belirlenmiş tatil gündeliklerinin, yıpranma primi, ağır vasıta zammı, yemek yardımı gibi ek ödemeler ile genişletilerek ödenmesi mümkündür.
Türkiye Yol-İş sendikası ile …… İl Özel İdaresi Adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) arasında toplu iş sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 96 ncı maddesinde “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla;…pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin % 20’si, diğer işçilere ise % 15’i oranında yıpranma primi ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmenin 96 ncı maddesinde, yıpranma primi ödenmeyecek günlerin sayılarak belirtildiği görüldüğünden, maddede sayılan günler dışında ücret ödenen her gün için işçilere yıpranma primi ödenmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Buna göre, hafta tatili ve genel tatil, yıpranma primi ödenmeyecek günler arasında sayılmadığı için söz konusu işçilere, çalıştırılmadıkları hafta tatili günü için yıpranma primi ödenebilecektir. Yukarıda da açıklandığı üzere 4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesine göre işçilerin tatil ücretlerinde baz (çıplak) gündelikleri esas alınmakla beraber; anılan Yasanın 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmelerine hüküm konulmak kaydıyla, işçilerin Yasa ile belirlenmiş tatil gündeliklerinin, yıpranma primi, ağır vasıta zammı, yemek yardımı gibi ek ödemeler ile genişletilerek ödenmesi mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun25.1.1978 tarihli 10–3435 E. 23 sayılı kararında "İş hukukuna egemen bulunan ilkelerden biri de kuşkusuz işçiyi koruma ilkesi olup, yasa ile getirilen düzenleyici kuralların ve gerekse tarafların yani işçi veya hak sahipleri ile işveren arasındaki ilişkilere ait irade açıklamalarının yorumunda bu ilkenin ışığında hareket edilmesi zorunludur." denilmekle müphem durumlarda işçi lehine yorum ilkesi benimsenmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 184 sayılı ilamın 15 inci maddesiyle toplam …. TL.ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA
(Üye ……’ ın; “İlam hükmünün “kaldırılmasına” ilişkin gerekçelere katılmakla birlikte, ilave olarak;
İlamda, 4857 sayılı İş Kanununun söz konusu 50. maddesinde geçen; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” ifadesinden hareketle bu hükmün “mutlak emredici nitelikte hüküm” olduğu; 6356 sayılı Kanunun 33. maddesinde; “Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeleri Anayasaya ve Kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez.” denildiğinden bu hükme aykırı düzenlemeler yapılamayacağı gerekçesiyle çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günleri için ödenen yıpranma primi tutarına tazmin hükmolunmuştur. Oysa, İş Kanununun 50. maddesinde geçen “prim”, “yıpranma primi”nden mahiyet itibariyle farklıdır.
4857 sayılı Kanunda primin bir tanımı yapılmamıştır. Bununla beraber İş Hukuku Literatüründe prim; “nitelik veya nicelik bakımından özel olarak iyi olan bir iş karşılığı yapılan, özendirici bir ek ödeme” biçiminde tanımlanmaktadır. Buna göre bir ödemenin prim sayılabilmesi için, nitelik veya nicelik yönünden üstün bir iş karşılığında yapılmış olması gerekli görülmektedir. Oysa, toplu iş sözleşmeleri uyarınca ödenen yıpranma primleri, çalışılan işin yıpratıcı özelliği ve güçlüğü nedeniyle veya işçilerin o işyerinde geçen hizmetleri oranında yıprandıkları düşüncesiyle yapılan ek ödeme niteliğindedir.
Bu nitelikleri nedeniyle, sözü edilen yıpranma primleri, iş güçlüğü veya işçinin kıdemine göre ücretlerin farklılaştırması amacına dönük bir ücret eklentisi olup, işçilerin nitelik yada nicelik olarak daha üstün bir iş görmeleriyle ilgisi bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle toplu iş sözleşmeleri uyarınca ödenen yıpranma primleri, 4857 sayılı Kanunun 50.maddesinde yer alan “prim” kapsamında bir ödeme değildir.
4857 sayılı Kanunun “Saklı haklar” başlıklı 45.maddesinde; “ Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” Denilmektedir.
Bu sebeple, çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günleri için ücret hesabında toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca yıpranma priminin dikkate alınmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.” Şeklindeki görüşü ile birlikte) Oybirliği ile,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08