Sayıştay 1. Dairesi 40357 Kararı - Özel İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40357
19 Nisan 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40357
-
Tutanak No: 41808
-
Tutanak Tarihi: 19.04.2016
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Sosyal denge tazminatından gelir vergisi kesintisi yapılmaması
- ) 221 sayılı İlam’ın 4’üncü maddesi ile, ... İl Özel İdaresi ile ... Sendikası (...) arasında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara ödenen sosyal denge tazminatından gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle;
Sosyal denge sözleşmesi kapsamında gelir vergisi alınamayacağının temelini Anayasal ve yasal düzenlemelerden aldığını; 12.09.2010 tarihli halk oylamasının 23.09.2010 tarih 27708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan sonuçlarına göre kabul edilen Anayasa değişiklik paketinde kamu görevlilerine de toplu sözleşme hakkı sunulduğunu; imzalanacak bu sözleşmeden de damga vergisi hariç bir vergi kesilmesinin mümkün olmadığını; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 152 nci maddesinde; “Bu maddenin ikinci bölümünde yer alan tazminatlar damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi değildir.” denildiğini; sözleşme kapsamında yapılan ödemeler bu Kanunun 152’nci maddesi kapsamında olduğundan gelir vergisine tabi olamadığını;
Ödeme bir hizmet karşılığı değilse ücret sayılmasının mümkün olmadığını; hizmet karşılığı olarak yapılan ödeme, nakit (haftalık, aylık vb.), ayın (hizmet karşılığının mal olarak verilmesi) veya para ile temsil edilebilen menfaatler (konut, araç sağlanması gibi) şeklinde olabildiğini; oysaki somut olaydaki durum ve hak sahiplerine sözleşme karşılığı yapılan ödemelerin kişilerin salt kamu görevlisi olmalarından ve Anayasanın yukarıda belirtilen hükmünden kaynaklanan sosyal yardım bedeli olduğunu; yani söz konusu bedellerin kendilerine bir iş karşılığı, bir hizmet karşılığı değil tamamen Anayasa’nın getirmiş olduğu toplu sözleşme hakkı nedeniyle verildiğini; buna göre de kamu görevlilerine yapılan bu ödemelerin gelir vergisine tabi tutulmasının en başta Anayasa’ya ve “Sosyal Devlet İlkesi”ne aykırı olduğunu;
Sözleşmenin tazminat miktarı her ne kadar net ya da brüt olarak ifade edilmese de, 1992 yılından beri imzalanan tüm sosyal denge tazminatı sözleşmelerine dair anılan miktarların “net” olarak kamu görevlilerine ödendiğini; bu husustaki teamülün yıllardan beri bu şekilde olduğunu; Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2014-2015 yılına ait toplu sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1 nci maddesinde “(1) Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir. ” denildiğini; buna göre toplu sözleşmede de net veya brüt gibi bir ayrıma gidilmediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında;
“... İl Özel İdaresi 2013 yılı hesabının 1 inci Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 221 sayılı ilamın 3,4 ve 8. maddelerinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...’in ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve eki incelendi;
Dilekçede;
İlamın 3 ve 4. maddeleri ile ilgili olarak: “Toplu Sözleşme Hükümlerine göre ödenen Sosyal Denge Tazminatı damga vergisi hariç hiçbir vergi kesintisinin yapılamayacağını ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istemektedir.
193 sayılı Kanun’un 61. maddesi ücretin tanımını yapmış olup Sosyal Denge Tazminatı ücret kapsamında olup aynı kanunun istisna ve muafiyet kısmında belirtilen ödemeler arasında sayılmadığı gibi özel kanunlarında da vergiden istisna edildiğine ilişkili hüküm bulunmamaktadır. Bu durum karşısında 193 sayılı Kanun’un 61,94/1-103. maddeleri dikkate alınarak gelir vergisi tevkifatının yapılması zorunlu olduğundan tazmin kararının tasdikine, karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;
Anayasanın 73’ncü maddesinde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulup, kaldırılacağına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61’inci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun’un “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94’üncü maddesinde ise; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
- Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,
…
vergi tevkifatı yapılır.
…” denilmektedir.
Konu ile ilgili, Gelir İdaresi Başkanlığının 16/08/2012 tarih ve 120[40.01.09]-97 sayılı Özelgesinde; “… 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde; ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 23 ve 25 inci maddelerinde gelir vergisinden istisna edilecek, ücretler ile ücret sayılan ödemeler belirlenmiştir.
Anılan Kanunun, 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre de hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Buna göre idarenizde çalışan memur ve toplu sözleşmeli personele ödenecek sosyal denge tazminatlarına ilişkin olarak 4688 sayılı Kanun, Gelir Vergisi Kanunu ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede herhangi bir istisna hükmüne yer verilmediğinden, bahse konu ödemelerin ücret sayılarak, Gelir Vergisi Kanununun 61, 63. 94. 103 ve 104 üncü maddeleri kapsamında gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.” denilmektedir.
Bu bağlamda, Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri ve yardımın ödenme şartları ile ödeme biçimi göz önüne alındığında “Sosyal Denge Yardımı” adı altında yapılan ödemeler, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para niteliğinde olduğundan, ücret tanımı içinde yer almaktadır. Bu ödemenin, “Aylık Sosyal Denge Yardımı” adı altında yapılmış olması, ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmemektedir. Bu nedenle, anılan Yasa hükümleri uyarınca, sosyal denge adı altında söz konusu çalışanlara yapılan ödemelerin tamamı Gelir Vergisi Kanunu bakımından ücret niteliğinde olup; bu ödemelerden 193 sayılı Kanunun 103 ve 104’üncü maddelerine göre gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddi ile 221 sayılı İlam’ın 4’üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile;
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11