Sayıştay 1. Dairesi 40275 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40275
8 Şubat 2017
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40275
-
Tutanak No: 42724
-
Tutanak Tarihi: 08.02.2017
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısına, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (II) sayılı Cetvelde müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde) ve daire başkanı kadrolarında görevli kişiler için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi.
41837 sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile 190 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; “İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısına, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (I) sayılı Cetveline göre ek ödeme yapılması gerekirken, (II) sayılı Cetvelde müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde) ve daire başkanı kadrolarında görevli kişiler için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla ilgili olarak “konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına” şeklindeki hükmün bozulması yönündeki Başsavcılık talebinin reddedilerek Daire Kararının ONANMASINA karar verilmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Başsavcılık, karar düzeltme dilekçesinde aynen;
“Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarih ve E:2014, K:2014/170 sayılı kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade edeceği ve bağlayıcı olduğu gerekçesi Birinci Daire kararını onaylayan Temyiz Kurulunun 12.04.2016 tarih ve 41781 sayılı kararı; Anayasanın 153. maddesinin (3) fıkrası ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 66 maddesinin (3). bendine uygun değildir. Şöyle ki:
666 sayılı KHK'nin eki (1) sayılı cetvelin A bölümünün (1) numaralı sıranın (d) ve (e) benlerinde yer alan Büyükşehir belediyesi olmayan illerdeki İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcıları ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay Birinci Dairesi Anayasa Mahkemesine başvurması neticesi 13.11.2014 tarih ve E:2014 K:2014/170 sayılı kararı ile söz konusu düzenlemenin yürürlüğünü iptal etmiş ve iptal hükümlerinin Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır.
Anayasanın 153. maddesinin 3. Fıkrasında: "Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez." Demektedir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 66. maddesinin (3) nolu bendinde: "Mahkemece iptaline karar verilen kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümleri, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir." Demektedir.
Yukardaki hükümlerden anlaşılacağı üzere yürürlüğün ertelenmesine genellikle iptal edilen hükümlerin yerine başka bir hüküm konulmadığı durumlarda gerekli görünmektedir. Bu durumda iptal kararının yürürlüğü yayımlandığı tarih değil, erteleme süresinin sona erdiği tarih olmaktadır. Erteleme ile bir taraftan iptalle doğacak hukuki boşluk önlenirken, diğer taraftan da düzenleme yapacaklara iptalle ilgili yeni bir düzenleme yapma imkanı tanımaktadır.
Söz konusu iptal kararının geçerlilik süresi Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 6 aylık süre sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konacak yasal düzenleme yapılmaz ise bu sürenin sonundan itibaren anılan karar gereği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcılarına 666 sayılı KHK'nin (11) nolu cetveline göre ek ödemeleri ödenebilecektir.
Bu durumda Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 10.01.2015 tarihinden itibaren altı aylık surenin sonu olan 10.06.2015 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, iptale konu "666 sayılı KHK'nin (1) sayılı cetvele" göre ek ödemenin yapılmasına devam edilmesi gerekmektedir. Nitekim dava konusu olaya ilişkin 15 Nisan 2015 tarih 29327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6639 sayılı Kanunla yeni düzenleme yapılarak aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur.
SONUÇ: Yukarda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazetede yayımı tarihinden itibaren 6 aylık sürenin bitimin yürürlüğe girmesine rağmen yayını tarihinde yürürlüğe girmiş gibi değerlendirerek, birinci Dairenin kararını onaylayan 41781 sayılı Temyiz Kurulu Kararını 6085 sayılı Kanunun 57. maddesi gereğince düzeltilmesi ile dosyanın yeniden incelenmek üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmesini”
talep etmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. maddesine 661 sayılı KHK’nın 62. maddesi ile eklenen dördüncü fıkrada;
“(…) diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.” denilmek suretiyle İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcılarının özlük haklarına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
02.11.2011 tarih ve 28103 (M) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.
EK MADDE 9- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır
(…)
EK MADDE 10- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;
a) Merkez teşkilatlarında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda yer alanlar hariç olmak üzere bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,
b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,
c) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dahil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç denetçilerden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda yer alanlardan,
aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında aynı Kanunun 67 nci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.
Bu madde kapsamına giren personele; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi, 2 nci, 28 inci ve ek 13 üncü maddeleri hariç olmak üzere diğer maddelerinde öngörülen her türlü ödemeler ile ek 9 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemeler, 657 sayılı Kanunda ödenmesi öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminatlar ve makam tazminatı ile avukatlık vekalet ücreti ve temsil tazminatı ödenmez.
Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan kadrolarda bulunan ve ekli (II) sayılı Cetvel kapsamındaki başka kadrolara veya diğer kadrolara vekaleten atanan personele, birinci fıkrada belirtilen ödemeler dikkate alınmaksızın, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeleri ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatlarının toplam tutarı esas alınarak zam ve tazminat farkı ödenir.
Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,
- maddesinde;
“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin;
a) 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 12 nci madde, 2 nci maddesiyle aynı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 10, geçici 20 ve geçici 21 inci maddeler, 3 üncü maddesi, 4 üncü maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu maddenin birinci ve üçüncü fıkraları, 5 inci maddesinin (ç) fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentleri ile (k) fıkrası, 8 inci ve 9 uncu maddeleri yayımı,
b) 2 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 19 uncu madde, 5 inci maddesinin (p) fıkrası, 6 ncı ve 7 nci maddeleri 15/11/2011,
c) 5 inci maddesinin (r) fıkrası 1/12/2011,
ç) 2 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 13 üncü madde ile 5 inci maddesinin (g) fıkrası 31/12/2011,
d) 2 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 15 inci madde ile 5 inci maddesinin (b), (e) ve (j) fıkraları 1/1/2012,
e) Diğer hükümleri 15/1/2012,
tarihinde yürürlüğe girer.” denilmiştir.
Bu çerçevede uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla Maliye Bakanlığınca hazırlanan 666 sayılı KHK ile ilgili 161 sayılı Devlet Memurları Kanununu Genel Tebliğinin,
“B) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 10 uncu Maddesi Uyarınca Ödenecek Ücret ve Tazminata İlişkin Açıklamalar” bölümünde;
“(…) b) Söz konusu ücret ve tazminatlardan yararlanacakların belirlenmesinde, ek 10 uncu madde hükümleri ile ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kadro unvanları (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkânı bulunmamaktadır. Örneğin, mahalli idareler ve bunların bağlı kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve yargı kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan memurlara, (II) ve (III) sayılı Cetvellerde öngörülen ücret ve tazminat ödenmeyecektir.” açıklaması yapılmıştır.
Genel sekreter ve genel sekreter yardımcısına ek 10’uncu madde ve ekli (II) Sayılı Cetvele göre müstakil daire başkanı ve daire başkanı unvanlarına karşılık gelen göstergeler üzerinden ücret ve tazminat ödemesi yapılabilmesi için görev yaptıkları kurumun ek 10 uncu madde kapsamında bulunması ve ödemelere esas alınan unvanların bizzat kendi kadrolarına ait olması gerekmektedir. Kadro unvanları (II) sayılı Cetvelde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10’uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Özel idareler veya genel olarak mahalli idareler ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan genel sekreter ve genel sekreter yardımcısına (II) sayılı Cetvelde öngörülen ücret ve tazminat ödenemeyeceği açıktır.
Bununla birlikte, 5302 sayılı Kanun’un 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 62. maddesiyle değişik 36. maddesinin dördüncü fıkrasında, genel sekreter kadrosuna atananların genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152. maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacakları ifade edilmiş olup, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen söz konusu ek ödeme ise yukarıda sayılanların dışında yeni bir ödeme olup 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilemeyecektir.
Kaldı ki, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen ek ödemeye ilişkin (I) sayılı Cetvelde İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısı kadro unvanları açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterilmiştir.
Dolayısıyla İl Özel İdaresi genel sekreterine bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısına ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatlarında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesine dayanan ekli (I) sayılı Cetvele göre ek ödeme ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152. maddesinde belirlenen zam ve tazminatların ödenmesi gerekmektedir.
Ancak;
666 sayılı KHK’nın ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay 1. Dairesi tarafından 25.09.2014 tarih ve 10367 tutanak nolu Karar ile Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulmuş,
Anayasa Mahkemesi tarafından bu başvuru üzerine verilen 13.11.2014 tarih ve E:2014/172 K:2014/170 sayılı Kararın “Sonuç” kısmında;
“11.10.2011 günlü 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının;
A- (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresinin
B- (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresinin,
Anayasaya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin, Anayasanın 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, Kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, 13.11.2014 gününde oy birliği ile karar verildi.” denilmiştir.
Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetede 10.01.2015 tarihinde yayımlanmış ve geçerlilik süresi de 6 ay sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konulacak bir düzenleme yapması gerekmektedir.
Anayasanın 153. maddesinde;
“Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesi 666 sayılı KHK eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının; (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresi ile (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı…” ibaresini, Anayasaya aykırı oldukları gerekçesi ile iptal etmiş ve iptal kararını da Daireye bildirmiş olduğundan, Sayıştay 1. Dairesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararını göz önünde bulundurarak temyize konu 190 sayılı ilamın 1. maddesi için “ilişilecek bir husus bulunmadığına” karar vermiştir.
İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa’nın, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” yolundaki 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur.
Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı; iptal edilen hükümlere göre kazanılmış, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yöneliktir. Buna göre; Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili yargılamaların, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2013 tarihli ve E.2010/2292, K.2013/3366 sayılı Kararında da bu durum “Anayasanın 153 üncü maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasına veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup bu kuralın mutlak anlamda anlaşılıp uygulanamayacağı; … yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından bir kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğunun tespit edilmesi ve bu kararın Resmi Gazete yayımlanması sonrasında, söz konusu kararın yürürlüğe gireceği zamanın süre verilmek suretiyle ötelenmesi halinde verilmiş olan süre hukuki boşluk oluşmaması için kanun koyucuya verilmiş bir süre olup uygulamada artık Anayasa’ya aykırılığı tespit edilmiş kurallara göre tesis edilen işlemlerin hukuka uyarlığı bulunmamaktadır.
Bu nedenle Daire Kararını onayan 10.05.2016 tarih ve 41837 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1 inci maddesinin Düzeltilmesine Mahal Olmadığına,
(Üyeler ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın; “İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısına, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (I) sayılı Cetveline göre ek ödeme yapılması gerekirken, (II) sayılı Cetvelde müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde) ve daire başkanı kadrolarında görevli kişiler için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi mevzuata aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi Sayıştay 1. Dairesinin yapmış olduğu başvuruyu kabul ederek 666 sayılı KHK’ya ek (1) sayılı cetvelin "A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre alanlar" bölümünün 1 numaralı sırasının (d) bendinde yer alan diğer illerin İl İdaresi Genel Sekreterleri ve (e) büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı" ibareleri 13.11.2014 tarih ve E:2014 K:2014/170 sayılı kararı ile yürürlüğü iptal edilmiş ve iptal hükmünün 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66/3. maddesine istinaden Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır.
Bahse konu iptal kararı Resmi Gazetede 10.01.2015 tarihinde yayınlanmış ve geçerlilik süresi de altı ay sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar iptal edilen hüküm yerine konulacak bir düzenlenme yapılmaması durumunda kararın yürürlüğe girdiği tarihten sonra İl Özel İdaresi Genel Sekreteri veya Genel Sekreter Yardımcıları 666 sayılı KHK’ya ek 2 sayılı cetvele göre ek ödemeleri yapılabilecektir.
Bu durum karşısında söz konusu kararın yürürlüğe gireceği tarihe kadar iptale konu 666 sayılı KHK’ya ek I sayılı cetvele göre ek ödeme yapılması gerektiği halde (II) sayılı cetvele göre yapılan ek ödemede mevzuata uygunluk yoktur. Bu nedenle Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilmesi ve “konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığı” yönündeki ilam hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesi gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 08.02.2017 tarih ve 42724 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06