Sayıştay 1. Dairesi 40263 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40263

Karar Tarihi

7 Aralık 2016

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 1

  • Dosya No: 40263

  • Tutanak No: 42453

  • Tutanak Tarihi: 07.12.2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: İl Özel İdaresi Genel Sekreterine 12.000 gösterge rakamı üzerinden ödenmesi gereken makam ve görev tazminatının daha yüksek gösterge rakamı üzerinden ödenmesi

172 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine 12.000 gösterge rakamı üzerinden ödenmesi gereken makam ve görev tazminatının daha yüksek gösterge rakamı üzerinden ödenmesi nedeniyle ...-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlam’da Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40264 sayılı dosyada, Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40263 sayılı dosyada yer alan temyiz dilekçelerinde özetle;

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36’nci maddesinde “diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 15’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar.” hükmü bulunduğundan 666 sayılı KHK’ nin Ek (II) Sayılı Cetveline göre ödeme yapıldığını; ödeme yapılırken kamu zararının oluşabileceğinin düşünülmediğini ve herhangi bir kasıt bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılığın 40264 ve 40263 sayılı dosyalarda yer alan karşılama yazısında;

“661 sayılı KHK. nin 62. maddesi ile ek 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 4. fıkrası, 657 sayılı Kanun’un 152. maddesi ile 666 sayılı KHK nin birlikte değerlendirilmesi sonucu 666 sayılı KHK ek ödemeye ilişkin 1 sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarının adları ile alabilecek olduğu ek ödeme oranları da belirtildiğinden, iddia edildiği gibi Bakanlık Müstakil Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi mümkün olmadığından tazmin kararının tasdikine, karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.

Sorumlular, ikinci temyiz dilekçesinde özetle;

5302 sayılı Yasa’nın 36.maddesinde İl özel İdaresi genel sekreterine yapılacak ödemelerin düzenlendiğini ve yasada bir istisnaya yer verilmediğini; ödemeleri düzenleyen yasada bir istisnaya yer verilmemişken, normlar hiyerarşisinde kanunlar altı bulunan ve 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamına ve Anayasa’nın 91.maddesine aykırılık teşkil eden 666 sayılı KHK’deki ek düzenlemelere dayanılarak II sayılı cetvele göre ödeme yapılmasının mümkün olmadığı yönündeki tazmin hükmünün Anayasa’ya, 5302 sayılı Yasa’nın 36.maddesi ve 657 sayılı Yasa genel hüküm ve ruhuna aykırı olduğunu;

Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralının sadece iptal kararından önce kesin hükme bağlanmış ihtilaf ve davalara ilişkin olup iptal kararı sırasında henüz kesin sonuca bağlanmamış ihtilaf ve olaylarda geriye yürümezlik ilkesinin uygulanamayacağını,

Temyize konu İlam’da belirtildiği üzere; tazmin hükmüne dayanak yapılan 666 sayılı KHK’nin eki (I) sayılı cetvelin A, aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre alanlar bölümünün (1) numaralı sırasının A-(d) ve B-(e) bendinde yer alan il özel idaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısı ibarelerinin iptaline Anayasa Mahkemesi’nin 2014/172E.2014/170k.sayılı kararı ile 13.11.2014 tarihinde, kararın yayımından itibaren 6 ay içinde yürürlüğe girmesine karar verildiğini;

İlam’da Savcılık görüşünde tazmine dayanak 666 sayılı KHK’nin ilgili bentlerinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptaline karar verilmiş olsa da iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve bu nedenle eldeki davanın 666 sayılı KHK’nin iptal edilmiş hükümlerine göre çözülmesi gerektiği düşüncesine yer verilmiş ve kararda da bu yönde 666 sayılı KHK’nın Anayasa Mahkemesince 13.11.2014 tarihine iptaline karar verilen hükümleri esas alınarak tazmin hükmü verildiğini;

Oysaki Danıştay 4.Dairesi’nin 1990/234E.1991/248K.sayılı içtihadı ve diğer emsal içtihatlar ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08.10.2009 tarihli,2009/611E.2009/1769K.sayılı içtihat içeriğinde ve doktrinde de açık ve dayanaklı olarak, “Anayasa Mahkemesi iptal kararının iptale konu hüküm ile İlgili eldeki tüm davaları doğrudan doğruya etkileyeceği. Anayasal ya aykırılığı tespit edilen kurala görülmekte olan davalarda dayanılamayacağı sonucuna varılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği kuralının, vargı yerlerinin Anayasa’ya aykırılığı usulüne göre saptanmış kanun hükümlerine göre karar tesis edecekleri yönünde yorumlanıp uygulanması söz konusu olmayacaktır.” denildiğini;

Anayasa Mahkemesince bir Kanunun veya KHK’nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceğini; bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının, öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğunu ve yargı mercilerinin bakmakta olduğu uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağının idari yargının yerleşik içtihatlarından olduğunu;

Buna göre, iptal edilen Anayasa’ya aykırı düzenleme ile ilgili eldeki tüm davalarda Anayasa Mahkemesi iptal kararının dikkate alınması gerektiğinin ve bu durumda geriye yürümezlik kuralının uygulanamayacağının açıkça vurgulanmış olduğunu;

Somut olayda da, Anayasa Mahkemesinin bir başka il özel idaresinin aynı konudaki ihtilafına ilişkin olarak Sayıştay 1.Dairesi’nin iptal talepli başvurusu üzerine, konuyu esastan inceleyerek tazmin hükmüne dayanak 666 sayılı KHK’nin ilgili ibarelerinin Anayasa’ya ve Yetki Kanununa aykırılığı nedeniyle iptallerine karar vermiş olduğunu;

Bu durumda, yargı yeri olan Sayıştay 1. Dairesince artık eldeki benzer ve iptal tarihi itibariyle kesin hükme bağlanmamış ihtilaflarda, Anayasaya aykırılığı kendi başvurusu üzerine hüküm altına alınmış, aykırılığı saptanmış olan hüküm ve düzenlemelere göre karar vermesinin mümkün olmadığını; aksi durumun Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine ve hakkaniyete aykırı düşeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık ikinci karşılama yazısında, tazmin hükmünün tasdiki yönünde görüş bildirilmiştir.

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;

5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 24.11.2011 tarihli ve 661 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin 62’nci maddesiyle değişik 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında;

“Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar.” denilmektedir.

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatlarına esas alınan genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanının makam tazminatını belirleyen 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26’ncı maddesiyle gelen ve Kanuna eklenen IV Sayılı Cetvelde yer alan gösterge rakamı 3000, görev tazminatını belirleyen 2008/13694 Sayılı BKK ile verilen gösterge rakamı ise 9000 olup toplam ödenecek tutar 12000 rakamının aylık katsayı ile çarpımı sonucu elde edilecek tutardır.

172 sayılı İlam’ın 1’inci maddesinde konu edilen husus, makam ve görev tazminatlarının ödenmesi gereken tutardan daha fazla ödenmesi ile ilgili olup, dilekçede ileri sürülen gerekçelerin ilam konusu ile ilgisi bulunmamaktadır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddi ile, 172 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile;

Karar verildiği 07.12.2016 tarih ve 42453 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim