Sayıştay 1. Dairesi 40015 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
40015
28 Haziran 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 1
-
Dosya No: 40015
-
Tutanak No: 42130
-
Tutanak Tarihi: 28.06.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Lojman işgaliye bedeli.
128 sayılı ilamın 3. maddesi ile İdareyle ilişiği kesilen vali yardımcısının konutu iki ay içerisinde boşaltması gerekirken boşaltmadığı halde işgaliye bedeli alınmaması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
… (Muhasebe Yetkilisi) temyiz dilekçesinde özetle; İl Özel İdaresine ait olan lojmanların talepler doğrultusunda, tahsis komisyonu tarafından müracaatların değerlendirmeye tutularak komisyon kararı ile tahsis edildiğini, lojmanlar boş kaldığı zaman ortak gider, yakıt gideri vb. giderlerin idarece karşılandığını, lojmanların talep olmaması halinde 657 sayılı Kanuna tabi başka kurum personeline ileriki tarihlerde talep olması halinde boşaltma talebi ile tahsis edilebildiğini, … Üniversitesinde çalışan eşi tarafından 31.07.2013 tarihinde … İl Özel İdaresine dilekçe verildiğini, Vali Yardımcısı Vekili … 'ya lojmanı boşaltması için 23.05.2014 tarihinde boşaltması için yazı yazıldığını ve ilgili 20.06.2014 tarihinde boşalttığını,
Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 34. madde hükmünün Danıştay İkinci Dairesinin Esas No 2013/5756 sayılı kararıyla durdurulduğunu, bu konu ile ilgili Maliye Bakanlığının Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer bakanlıklara yazdığı 22.05.2014 tarih ve 15182 sayılı yazılarında Danıştay 2. Dairesinin kararı gereğince Kamu Konutları Yönetmeliğinin 34'üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem tesis edilmemesi gerektiğinin bildirildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “İl Özel İdaresine ait lojmanında oturan Kamu görevlisinin görevinin sona ermesi nedeniyle idarenin yazılı istemine rağmen tahsis edilen lojmanı boşalmaması sonucu Kamu Konutları Yönetmeliğinin 34 maddesinin (3). fıkrası gereği işgal bedelinin alınması zorunludur. Benzeri olaylarla ilgili emsal Danıştay kararları olayına münhasır olup umuma uygulanması mümkün değildir.
Bu durum karşısında 6085 sayılı Kanun'un 55/7. maddesi gereği verilen tazmin kararının tasdikine hükmedilmesi uygun olur görüşündeyim.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; 2013 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarında lojmanda oturulan süreler için kamu zararı hesaplandığı ve tazmin hükmü verildiği görülmüştür. Ancak idare tarafından ilgiliye lojmanı boşaltması için 23.05.2014 tarihinde yazı yazılmıştır.
Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 20. maddesinde;
“Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda, tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabilir.
…
Ancak
a) Bu sürenin tamamlanmasından sonra, konuttan yararlanacak başka personelin olmaması halinde belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak konutta oturmaya devam edilmesine izin verilebilir.
…” hükmü yer almakta olup, idare tarafından ilgiliden lojmanı boşaltması 23.05.2014 tarihinde istendiği dikkate alındığında, verilen iznin bu tarihte sona erdiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla 2013 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin işgaliye bedeli alınması mümkün değildir. Bu nedenle idare tarafından yapılan işlem mevzuata uygundur.
Kaldı ki tazmin hükmünün dayanağını oluşturan ve işgaliye bedeli alınmasını düzenleyen Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 34. maddesinin 3. fıkrasında yer alan yönetmelik hükmünün yürütmesi, Danıştay İkinci Dairesinin 20.3.2014 tarihli ve E: 2013/5756 sayılı Kararı ile durdurulmuştur.
Düzenleyici işlem mahiyetinde olan yönetmelik hükmünün yürütmesinin durdurulması sadece davanın taraflarını değil, yönetmelik kapsamındaki tüm kamu kurumlarını bağlayıcı niteliktedir. Dolayısıyla Danıştay tarafından yürütmesi durdurulmuş bir yönetmelik hükmüne dayanılarak tazmin hükmü verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla temyiz talebinin kabulü ile 128 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, oyçokluğu ile,
(Üye … tazmin hükmünün kaldırılması yönündeki Kurul kararına katılmakla birlikte kaldırma gerekçesinin;
“İlamda; görev süresi sona erdiği halde lojmanı tahliye etmeyen Vali Yardımcısından, kira bedelinin artırımlı tahsil edilmediği gerekçesiyle, tazmin kararı verilmiştir.
Kamu Konutları Yönetmeliğinin Konuttan Çıkarılma başlıklı 34. Maddesinin 3. Fıkrasında;
20 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca İdarece konutta oturmasına izin verilenler hariç olmak üzere, 33 üncü madde gereğince konutta oturma süresini doldurduğu veya konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeyenlerden, kira bedeli yerine işgaliye bedeli alınacağı, yani artırımlı kira bedeli tahsil edileceği düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin Konuttan Çıkma başlıklı 33. Maddesine göre ise,
“Bu Yönetmelik kapsamına giren;
a) (Değişik: 1.9.1986 – 86/10974) Özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenler en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorundadırlar.
Vali Yardımcısı; bu Yönetmeliğe göre “görev tahsisli konuttan” yararlanma hakkı bulunan kamu görevlilerindendir.
Yönetmeliğin yukarıya alınan 34. Maddesine göre, tahsise esas görev sona ermediği sürece, görev tahsisli konutta oturan kamu görevlisinin lojmandan çıkması söz konusu değildir.
Konu ile ilgili rapora göre; söz konusu kamu görevlisi 20.8.2013 tarihinde, aynı görevle başka bir İl’e atanmıştır. Bu duruma göre, burada vali yardımcılığı görevinin, görev tahsisli lojman tahsisine esas olan görevin sona ermesi değil, kamu görevlisinin yer değiştirmesi söz konusudur. Bu nedenle, Yönetmeliğin artırımlı kira bedeli alınması için öngördüğü, aynı Yönetmeliğin 33. Maddesindeki “konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeme” durumu gerçekleşmediğinden, artırımlı kira tahsil edilmesi de hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla yapılan işlemde mevzuata aykırılık yoktur. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.” şeklindeki görüşü ile,
Üye …’in;
“Kamu Konutları Yönetmeliği’nin ‘Konuttan Çıkma’ başlıklı 33 üncü maddesinde;
‘a) (Değişik: 01.09.1986 -86/10974) Özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenler en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorundadırlar.
….’
‘Konuttan Çıkarılma’ başlıklı 34 üncü maddesinde de;
‘Konutlar, 33 üncü maddede belirtilen süre sonunda boşaltılamaz ise tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut, başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak, bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru, boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz.
(Değişik ikinci fıkra: 22/08/2011 – 2011/2164 K.) Konutun tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükununu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunanlar ile yönetici veya idare tarafından alınan kararlara uymayanlar ve kendisine yapılan yazılı uyarılara rağmen bu davranışlarında ısrar ettiği tespit edilenler hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
(Ek fıkra: 22/08/2011 – 2011/2164 K.; Değişik üçüncü fıkra: 17/02/2012 – 2012/2835K.) 20 nci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca idarece konutta oturulmasına izin verilenler hariç olmak üzere, 33 üncü madde gereğince konutta oturma süresini doldurduğu veya konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu on beş gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde bu sürenin bitiminden itibaren işgaliye bedeli alınacağına ilişkin olarak İdarece yapılan tebligata rağmen, konutu tahliye ederek boşaltmayanlardan yeni bir tebligata gerek olmaksızın, konutun tahliye tarihine kadar geçecek süreler için ödenmesi gereken kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilir. Bu bedel; konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için, ödenmesi gereken kira bedelinin (yakıt, elektrik, su vb hariç) iki katı, daha sonraki aylar için ise dört katı olarak uygulanır. Ancak, bu şekilde oturulan süreler 33 üncü madde ile belirlenmiş olan sürelerin uzatılması sonucunu doğurmaz ve oturanlar yönünden bir hak teşkil etmez.’ denilmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü uyarınca, … İl Özel İdaresindeki görevi sona eren Vali Yardımcısı Vekilinin konutu süresi içinde boşaltmaması nedeniyle, konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için ödenmesi gereken kira bedelinin iki katı, daha sonraki aylar için ise dört katı kira bedeli alınması gerekmektedir.
Sorumlu tarafından Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 34. maddesinin 3. fıkrasında yer alan yönetmelik hükmünün yürütmesinin durdurulduğu belirtilmişse de; Danıştay İkinci Dairesi tarafından Yönetmeliğin ilgili maddesinin yürütmesi 20.3.2014 tarihinde durdurulmuştur. Tazmin hükmü verilen işgaliye bedeli ise 2013 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkindir. Dolayısıyla 2013 yılında Yönetmeliği'nin 34. maddesinin 3. fıkrası hükmünün yürütmesi henüz durdurulmamıştır. Yürütmenin durdurulması kararları geriye yürümeyeceğinden sorumlunun bu iddiası yerinde değildir.
Bu nedenle tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı),
Karar verildiği 28.06.2016 tarih ve 42130 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08