Sayıştay 1. Dairesi 39484 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39484

Karar Tarihi

8 Şubat 2017

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 1

  • Dosya No: 39484

  • Tutanak No: 42720

  • Tutanak Tarihi: 08.02.2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: İl Özel İdaresi Genel Sekreterine ait ek ödemenin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi.

  1. 41394 sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1 inci maddesi ile 167 sayılı ilamın 6. maddesi ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ...’e ait ek ödemenin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi nedeniyle ... TL’ye verilen tazmin hükmünden hatalı hesaplanan ... TL’nin düşülerek geriye kalan ... TL’nin DÜZELTİLEREK TASDİKİNE karar verilmiştir.

Gerçekleştirme Görevlisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) ... göndermiş olduğu karar düzeltme dilekçesinde özetle;

Sayıştay Başkanlığının, ... İl Özel İdaresi 2013 Mali Yılı hesabı hakkındaki 11.03.2015 tarihli ve 190 ilam numaralı, 11/05/2015 ilam tarihli aynı konu ile ilgili kararında, aynı konu hakkında “Anayasa Mahkemesi, 13/11/2014 tarih ve E:2014/172, K:2014/170 sayılı Kararı ile, 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (l)numaralı sırasının (d) bendinde yer alan “diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri” ibaresi ile (e) bendinde bulunan “büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı” ibaresini Anayasaya aykırı oldukları gerekçesiyle iptal etmiş ve iptal kararı da Dairemize bildirilmiş olduğundan; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı da Dairemize bildirilmiş olduğundan; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı göz önünde bulundurularak ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliği ile karar verilmiştir.” denildiğini,

Yine aynı konu hakkında Sayıştay Başkanlığının ... İl Özel İdaresi 2012 yılı hesabı hakkında çıkan 123 sayılı ilamında, kamu zararına gerekçe olan 666 sayılı KHK eki (I) sayılı cetvelin “A- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (d) bendinde yer alan "... diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri, ...” ibaresi ile, (e) bendinde yer alan “... büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı, ...” ibaresinin Anayasa Mahkemesi Karan ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildikleri sabit olduğundan ilam hükmünün yasal dayanaktan yoksun hale geldiği ve bu nedenle verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine oy çokluğu ile karar verildiğini,

Anayasanın 137. Maddesinde "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz." denildiği, bu bağlamda savunmasında belirttiği üzere üst yöneticinin kendisine vermiş olduğu yazılı talimat üzerine ödeme evrakını hazırlaması nedeniyle ve Anayasanın üstünlüğü ve kanunların anayasaya aykırı olamayacağı sebepleri ile kararın düzeltilmesi konusunda müracaat ettiğini belirterek Sayıştay Temyiz Kurulu kararının düzeltilerek kaldırılması ve tazmin kararının bozulması veya yersiz ödeme sebebi ile ortaya çıkan kamu zararının emri yazılı olarak tarafına veren üst amirlerinden tazmin edilmesini istemiştir.

Başsavcılık karşılamasında özetle; 666 sayılı KHK’nin eki (1) sayılı cetvelin A bölümünün (1) numaralı sıranın (d) ve (e) benlerinde yer alan Büyükşehir belediyesi olmayan illerdeki İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcıları ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay Birinci Dairesi Anayasa Mahkemesine başvurması neticesi 13.11.2014 tarih ve E:2014 K:2014/170 sayılı kararı ile söz konusu düzenlemenin yürürlüğünü iptal etmiş ve iptal hükümlerinin Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdığını,

Anayasanın 153. maddesinin 3. Fıkrasında: “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denildiğini,

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 66. maddesinin (3) nolu bendinde: “Mahkemece iptaline karar verilen kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümleri, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir.” denildiğini,

Yukardaki hükümlerden anlaşılacağı üzere yürürlüğün ertelenmesine genellikle iptal edilen hükümlerin yerine başka bir hüküm konulmadığı durumlarda gerekli görüldüğü, bu durumda iptal kararının yürürlüğünün yayımlandığı tarihin değil, erteleme süresinin sona erdiği tarihin olduğu, erteleme ile bir taraftan iptalle doğacak hukuki boşluk önlenirken, diğer taraftan da düzenleme yapacaklara iptalle ilgili yeni bir düzenleme yapma imkanı tanındığını,

Söz konusu iptal kararının geçerlilik süresinin Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 6 aylık süre sonrası için belirlendiği, bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konacak yasal düzenleme yapılmaz ise bu sürenin sonundan itibaren anılan karar gereği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile yardımcılarına 666 sayılı KHK’nin (11) nolu cetveline göre ek ödemelerin ödenebileceğini,

Bu durumda Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 10.01.2015 tarihinden itibaren altı aylık surenin sonu olan 10.06.2015 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, iptale konu “666 sayılı KHK’nin (1) sayılı cetvele” göre ek ödemenin yapılmasına devam edilmesi gerektiği, dava konusu olaya ilişkin 15 Nisan 2015 tarih 29327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6639 sayılı Kanunla yeni düzenleme yapılarak aynı tarihte yürürlüğe konulduğunu,

Açıklanan nedenlerle Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazetede yayımı tarihinden itibaren 6 aylık sürenin bitiminde yürürlüğe gireceğinden, 666 sayılı KHK’nin (1) sayılı cetvele” göre ek ödemenin yapılmasının yasal olduğu gerekçesi ile Daire kararını onaylayan 41394 sayılı Temyiz Kurulu Kararının yasal olduğunu,

Bu durum karşısında karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

41394 sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1 inci maddesi ile 167 sayılı ilamın 6. maddesi ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ...’e ait ek ödemenin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi nedeniyle ... TL’ye verilen tazmin hükmünden hatalı hesaplanan ... TL’nin düşülerek geriye kalan ... TL’nin DÜZELTİLEREK TASDİKİNE karar verilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36 ncı maddesine 661 sayılı KHK’nın 62 nci maddesi ile eklenen dördüncü fıkrada;

“… diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.” denilmek suretiyle İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcılarının özlük haklarına ilişkin düzenleme yapılmıştır.

02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 inci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.

EK MADDE 9- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır

EK MADDE 10- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;

a) Merkez teşkilatlarında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda yer alanlar hariç olmak üzere bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,

b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,

c) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca söz konusu kadrolara atananlar dahil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç denetçilerden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda yer alanlardan,

aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında aynı Kanunun 67 nci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz.

Bu madde kapsamına giren personele; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi, 2 nci, 28 inci ve ek 13 üncü maddeleri hariç olmak üzere diğer maddelerinde öngörülen her türlü ödemeler ile ek 9 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapılan ödemeler, 657 sayılı Kanunda ödenmesi öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminatlar ve makam tazminatı ile avukatlık vekalet ücreti ve temsil tazminatı ödenmez.

Ekli (II) sayılı Cetvel kapsamında yer alan kadrolara vekaleten atananlara vekalet görevi nedeniyle birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan kadrolarda bulunan ve ekli (II) sayılı Cetvel kapsamındaki başka kadrolara veya diğer kadrolara vekaleten atanan personele, birinci fıkrada belirtilen ödemeler dikkate alınmaksızın, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde ve 175 inci maddesine göre vekaleten atanılan kadrolar için belirlenmiş olan aylık göstergeleri ve ek göstergeler esas alınarak vekalet aylığı ve anılan Kanunun 152 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararının vekalete ilişkin hükümleri uyarınca işgal ettikleri kadrolar ve vekaleten atandıkları kadrolar için belirlenmiş olan zam ve tazminatlarının toplam tutarı esas alınarak zam ve tazminat farkı ödenir.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,

8 inci maddesinde;

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin;

a) 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 12 nci madde, 2 nci maddesiyle aynı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 10, geçici 20 ve geçici 21 inci maddeler, 3 üncü maddesi, 4 üncü maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu maddenin birinci ve üçüncü fıkraları, 5 inci maddesinin (ç) fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentleri ile (k) fıkrası, 8 inci ve 9 uncu maddeleri yayımı,

b) 2 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 19 uncu madde, 5 inci maddesinin (p) fıkrası, 6 ncı ve 7 nci maddeleri 15/11/2011,

c) 5 inci maddesinin (r) fıkrası 1/12/2011,

ç) 2 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 13 üncü madde ile 5 inci maddesinin (g) fıkrası 31/12/2011,

d) 2 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 15 inci madde ile 5 inci maddesinin (b), (e) ve (j) fıkraları 1/1/2012,

e) Diğer hükümleri 15/1/2012,

tarihinde yürürlüğe girer.” denilmiştir.

Bu çerçevede uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla Maliye Bakanlığınca hazırlanan 666 sayılı KHK ile ilgili 161 sayılı Devlet Memurları Kanununu Genel Tebliğinin,

“B) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 10 uncu Maddesi Uyarınca Ödenecek Ücret ve Tazminata İlişkin Açıklamalar” bölümünde;

“… b) Söz konusu ücret ve tazminatlardan yararlanacakların belirlenmesinde, ek 10 uncu madde hükümleri ile ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kadro unvanları (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkânı bulunmamaktadır. Örneğin, mahalli idareler ve bunların bağlı kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve yargı kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan memurlara, (II) ve (III) sayılı Cetvellerde öngörülen ücret ve tazminat ödenmeyecektir.” açıklaması yapılmıştır.

Genel sekreter ve genel sekreter yardımcısına ek 10 uncu madde ve ekli (II) Sayılı Cetvele göre müstakil daire başkanı ve daire başkanı unvanlarına karşılık gelen göstergeler üzerinden ücret ve tazminat ödemesi yapılabilmesi için görev yaptıkları kurumun ek 10 uncu madde kapsamında bulunması ve ödemelere esas alınan unvanların bizzat kendi kadrolarına ait olması gerekmektedir. Kadro unvanları (II) sayılı Cetvelde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkânı bulunmamaktadır. Özel idareler veya genel olarak mahalli idareler ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan genel sekreter ve genel sekreter yardımcısına (II) sayılı Cetvelde öngörülen ücret ve tazminat ödenemeyeceği açıktır.

Bununla birlikte, 5302 sayılı Kanunun 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62 nci maddesiyle değişik 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, genel sekreter kadrosuna atananların genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanacakları ifade edilmiş olup, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen söz konusu ek ödeme ise yukarıda sayılanların dışında yeni bir ödeme olup, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Kaldı ki, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen ek ödemeye ilişkin (I) sayılı Cetvelde İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısı kadro unvanları açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterilmiştir.

Dolayısıyla İl Özel İdaresi genel sekreterine bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısına ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatlarında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9 uncu maddesine dayanan ekli (I) sayılı Cetvele göre ek ödeme ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152 nci maddesinde belirlenen zam ve tazminatların ödenmesi gerekmektedir.

Ancak;

666 sayılı KHK’nın ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay 1. Dairesi tarafından 25.09.2014 tarih ve 10367 tutanak nolu Karar ile Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulmuş,

Anayasa Mahkemesi tarafından bu başvuru üzerine verilen 13.11.2014 tarih ve E:2014/172 K:2014/170 sayılı Kararın “Sonuç” kısmında;

“11.10.2011 günlü 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının;

A- (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresinin,

B- (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresinin,

Anayasaya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin, Anayasanın 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, Kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, 13.11.2014 gününde oy birliği ile karar verildi.” denilmiştir.

Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetede 10.01.2015 tarihinde yayımlanmış ve geçerlilik süresi de 6 ay sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konulacak bir düzenleme yapması gerekmektedir.

Anayasanın 153 üncü maddesinde;

“Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” denilmiştir.

Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı; iptal edilen hükümlere göre kazanılmış, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yöneliktir. Buna göre; Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili yargılamaların, Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.

Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2013 tarihli ve E.2010/2292, K.2013/3366 sayılı Kararında da bu durum “Anayasanın 153 üncü maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasına veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup bu kuralın mutlak anlamda anlaşılıp uygulanamayacağı; … yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi tarafından bir kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğunun tespit edilmesi ve bu kararın Resmi Gazete yayımlanması sonrasında, söz konusu kararın yürürlüğe gireceği zamanın süre verilmek suretiyle ötelenmesi halinde verilmiş olan süre hukuki boşluk oluşmaması için kanun koyucuya verilmiş bir süre olup uygulamada artık Anayasa’ya aykırılığı tespit edilmiş kurallara göre tesis edilen işlemlerin hukuka uyarlığı bulunmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi tarafından 666 sayılı KHK eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının; (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresi ile (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresi Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiği sabit olduğundan temyize konu ilam hükmü yasal dayanaktan yoksun hale gelmiştir.

Bu nedenle 26.01.2016 tarih ve 41394 sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1 inci maddesinin düzeltilmesine mahal olduğuna, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların değerlendirilerek yeniden hüküm tesisi için 167 sayılı ilamın 6 ncı maddesi ile ... TL için verilen ve 41394 sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1 inci maddesi ile ... TL olarak düzeltilerek tasdikine karar verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE,

(Üyeler ..., ..., ..., ... ve ...’ın; “5302 sayılı Kanunu 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, “(Ek fıkra: 24/10/2011-KHK-661/62 md.) Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.” denilmek suretiyle İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve yardımcılarının özlük haklarında bir düzenleme yapılmıştır.

Gerek 5302 sayılı Kanunun 36/4 üncü, gerek 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 9 ve Ek 10 uncu maddelerle yapılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının gösterge, ek gösterge, makam, görev ve temsil ve diğer zam ve tazminatlara hak kazanma açısından Bakanlık Genel Müdürü ve Daire Başkanlarının emsal alınacağı açıkça görülmektedir. Dolayısıyla, Genel Sekreter ve yardımcılarının maaşları, burada sayılan gösterge, ek gösterge, zam ve tazminatlar, ek ödeme ve makam ve görev tazminatları gibi unsurlar dikkate alınarak hesaplanacaktır.

Nitekim ek ödemelere ilişkin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve yardımcıları ek ödeme alacaklar arasında sayılmış ve ne kadar ek ödeme alacakları belirtilmiştir.

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 10 uncu madde de yer alan; “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;” ifadesi gereğince, söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl Özel İdareleri ise mahalli yönetimler olup Başbakanlık ya da bakanlıkların bağlı ya da ilgili kuruluşları kapsamında bulunmamaktadırlar.

Diğer yandan 01.01.2012 tarih ve 28160 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 161 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nin (666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine İlişkin) (B) Bölümünün 1 inci maddesinde; “(…) Söz konusu ücret ve tazminatlardan yararlanacakların belirlenmesinde, ek 10 uncu madde hükümleri ile ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kadro unvanları (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Örneğin, mahalli idareler ve bunların bağlı kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve yargı kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan memurlara, (II) ve (III) sayılı Cetvellerde öngörülen ücret ve tazminat ödenmeyecektir.” denilmek suretiyle bu yönde bir açıklama yapılmıştır.

5302 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; genel sekreter kadrosuna atananların genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacakları ifade edilmiş olup, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen söz konusu ek ödeme ise yukarıda sayılanların dışında yeni bir ödeme olup 5302 sayılı Kanunun 36/4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilemeyecektir. Dolayısıyla aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyecektir.

Kaldı ki, 666 sayılı KHK ile öngörülen ek ödemeye ilişkin I sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcılarının kadro unvanları açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterildiğinden yorumla farklı bir ödeme yapılması hukuken mümkün değildir.

Anayasanın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında iptal kararlarının geriye yürümeyeceği açıkça belirtilmiş olup, söz konusu olayda gerekçe olarak belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı 13.11.2014 tarihlidir. Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetede 10.01.2015 tarihinde yayımlanmış ve geçerlilik süresi de 6 ay sonrası için belirlenmiştir.

Kurulumuzda görüşülmekte olan konu 2012 yılı hesabına ilişkin olup, yapılan uygulama 2012 yılında yürürlükte bulunan 666 sayılı KHK hükümlerine aykırıdır. Ancak mevcut olayımızda 2014 yılında verilmiş Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek Dairenin 2012 yılı hesabına ilişkin olarak tesis etmiş olduğu tazmin kararını tasdik eden Temyiz Kurulu kararının düzeltilmesi ve tazmin hükmünün kaldırılması istenilmektedir. Söz konusu gerekçeyle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “iptal kararlarının geriye yürümezlik“ kuralına aykırılık teşkil etmektedir.

Bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı gereğince Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesine mahal yoktur, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,) oyçokluğu ile,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim