Sayıştay 1. Dairesi 39461 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
39461
13 Ekim 2015
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 39461
-
Tutanak No: 40877
-
Tutanak Tarihi: 13.10.2015
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile Genel Sekreter Yardımcılarının maaşının; gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı gibi unsurlar esas alınarak hesaplanması gerekirken, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı Cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması.
- 172 sayılı İlam’ın 6’ncı maddesi ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile Genel Sekreter Yardımcılarının maaşının; gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı gibi unsurlar esas alınarak hesaplanması gerekirken, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı Cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması nedeniyle ………… TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu dilekçesinde özetle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36’ncı maddesinde; “(...) diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanırlar.” denildiğini,
5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinde yapılan düzenlemenin, büyükşehir belediyesi dışındaki illere atanan Genel Sekreterlerin aldığı maaşı (aylık, ek gösterge, zam ve tazminat, makam ve temsil tazminatı) bakanlık bağımsız daire başkanının aldığı maaşla, Genel Sekreter Yardımcılarının maaşlarının ise bakanlık daire başkanının aldığı maaşla eşitlemeye yönelik yapıldığını,
İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin, GİH Sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanlıkları için, Genel Sekreter Yardımcılarının ise bakanlık daire başkanlıkları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacağının tartışmaya mahal vermeyecek şekilde, açıkça ve emredici olarak düzenlendiğini,
02.11.2011 tarihinde yayımlanan 666 sayılı KHK'nın (II) sayılı Cetvelinde, müstakil daire başkanı ve bakanlık daire başkanı unvanlarının sayıldığını, bu düzenlemenin 5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesine açıkça atıfta bulunduğunu, müstakil (bağımsız) daire başkanı ve bakanlık daire başkanının maaşı, diğer hak ve alacakları tespit edildiğinden, bu mevzuat hükümleri doğrultusunda, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcılarının maaş, diğer ücret ve tazminatlarının belirlendiğini ve bu açık yasa hükümlerinin emrettiği doğrultuda Genel Sekretere ve Genel Sekreter yardımcılarına ödeme yapıldığını,
661 sayılı KHK'da Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının özlük hakları lehine düzenleme yapılmış olmasına rağmen; aynı gün yayımlanan 666 sayılı KHK'nın (I) sayılı Cetvelinde; Özel İdare Genel Sekreterine ve Genel Sekreter Yardımcılarına ödenecek ek ödeme oranlarının bağımsız daire başkanı ve bakanlık daire başkanından farklı düzenlenmiş olmasının çelişki oluşturduğunu,
666 sayılı KHK'nın tüm kamu görevlilerinin mali haklarını düzenlediğinden, genel nitelikli bir KHK olduğunu, oysa 661 sayılı KHK'nın 62 inci maddesi ile değişik 5302 sayılı Kanunun, sadece İl Özel İdarelerini ilgilendiren, İl Özel İdareleri açısından her anlamda ilk bakılması gereken en temel kanun olması hasebiyle özel nitelikli bir KHK olduğunu, özel nitelikli KHK'nın genel nitelikli KHK'dan önce uygulanması gerektiğini,
Aynı gün yürürlüğe giren 661 sayılı KHK ile Genel Sekreterler ve Genel Sekreter Yardımcılarının maaş, hak ve tazminatlarında iyileştirme yapılırken, 666 sayılı KHK'nın (I) sayılı cetvelinde de bu lehte iyileştirmeden faydalanmayı imkansız kılacak düzenleme yapılmasının hakkaniyet ilkesi ve anayasal hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığını,
Genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarına, 375 sayılı KHK'nin (2) sayılı cetveli üzerinden ücret ve tazminat ödenmemesi halinde, maaşları toplamı, bağımsız daire başkanı ya da daire başkanından hiyerarşik olarak daha alt düzeyde bulunan "bakanlık il müdürlerinden" daha az olacağını, bunun da hukuka, eşitlik ve hakkaniyete uygun olmadığını,
Genel Sekreterlerin mali ve sosyal hakları atfen düzenlendiğini, 666 KHK ile eklenen 375 Sayılı KHK'nin Ek 10'uncu maddesinin GİH sınıfından bakanlık bağımsız daire başkanı ve GİH sınıfından bakanlık daire başkanına, 375 sayılı KHK ve 657 sayılı Kanun hükmüne göre ödenmekte olan aylık, ek gösterge, zam ve tazminatlar, makam ve temsil tazminatı vb. gibi maaş hesabına esas unsurları kaldırarak bunun yerine, ücret ve tazminat olmak üzere, iki yeni unsur üzerinden maaş hesaplaması getirdiğini, bir başka değişle 661 sayılı KHK'nin atıfta bulunduğu maaş unsurları, 666 sayılı KHK kaldırılarak yerine iki ayrı unsur getirildiğini, dolayısıyla genel sekreter ve yardımcılarına da kaldırılanların yerine yeni ihdas edilen paremetreler üzerinden ödeme yapılması gerekeceğini, aksi uygulamanın hukukun temel kurallarıyla bağdaşmayacağını, hakkaniyet, adalet ve eşitlik prensibine aykırı olacağını,
Hukuk normları hiyerarşisinde kanunun, KHK'dan üstün olduğunu ve önce geldiğini, kamu zararı olduğu iddia edilen ödemenin kanun maddesi dikkate alınarak yapılmış bir ödeme olduğunu, hukuka uygun olarak kanunun, kanun hükmünde kararnameden önce değerlendirildiğini ve uygulanarak; Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının özlük haklarına ilişkin ödeme yapıldığını, eğer 666 sayılı KHK'nın eki (I) sayılı Cetvel dikkate alınarak ödeme yapılsa idi, açık kanun hükmüne rağmen, kanuna aykırı işlem tesis edilerek Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının hak kaybına uğramalarına neden olunacağını, ayrıca tazmin tutarına ilişkin hesaplamada maddi hata ile karşılaşıldığını belirterek belirtilen gerekçelerle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında; “İlamın 6. maddesi ile ilgili olarak: ‘Özel İdareleri Genel Sekreter yardımcılarına 657 sayılı Kanunun 152. maddesi gereği yapılacak zam ve tazminatların 661 sayılı KHK nin 62. maddesi gereği Bakanlık Müstakil Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi gerektiği halde 666 sayılı KHK nin hakkında uygulanmasının mümkün olamayacağını, ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını’ istemektedir.
661 sayılı KHK. nin 62. maddesi ile ek 5302 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 4. fıkrası, 657 sayılı Kanun'un 152. maddesi ile 666 sayılı KHK nin birlikte değerlendirilmesi sonucu 666 sayılı KHK ek ödemeye ilişkin 1 sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarının adları ile alabilecek olduğu ek ödeme oranları da belirtildiğinden, iddia edildiği gibi Bakanlık Müstakil Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi mümkün olmadığından tazmin kararının tasdikine,
karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36’ncı maddesine 661 sayılı KHK'nın 62’inci maddesi ile eklenen dördüncü fıkrada; "(...) diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır." denilmek suretiyle İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcılarının özlük haklarına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Sorumlu dilekçesinde, aynı konuda 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de bir düzenleme yapıldığını, ilgililere bu KHK ile düzenlenen (II) sayılı cetvele göre ödeme yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Ancak, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;" hükmü gereği, söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl Özel İdareleri ise mahalli idare kapsamında olup Başbakanlık ya da bakanlıkların bağlı ya da ilgili kuruluşları kapsamında bulunmamaktadırlar.
Ayrıca, “666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine İlişkin” 161 seri numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nin “B) Ek 10 uncu Maddesi Uyarınca Ödenecek Ücret ve Tazminata İlişkin Açıklamalar” başlıklı bölümünde;
“(…)
b) Söz konusu ücret ve tazminatlardan yararlanacakların belirlenmesinde, ek 10 uncu madde hükümleri ile ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kadro unvanları (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Örneğin, mahalli idareler ve bunların bağlı kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve yargı kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan memurlara, (II) ve (III) sayılı Cetvellerde öngörülen ücret ve tazminat ödenmeyecektir.” denilerek mahalli idarelerde çalışanların kapsam dışında tutulduğu açık bir biçimde ifade edilmiştir.
Bu hükümler gereği söz konusu ek 10’uncu madde kapsamında bulunmayan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcılarına bu maddeye ekli (II) sayılı Cetvele göre ücret ve tazminat ödenemeyeceği açıktır.
5302 sayılı Kanunun 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62’nci maddesiyle değişik 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları için, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacakları ifade edilmiştir. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen söz konusu ödeme ise yukarıda sayılanların dışında yeni bir ödeme olup 5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilemeyecektir. Dolayısıyla aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyecektir.
Kaldı ki, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen ek ödemeye ilişkin (I) sayılı Cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcısı kadro unvanları açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterildiğinden, bakanlık müstakil daire başkanları veya bakanlık daire başkanları için uygulanan zam ve tazminatların aynı usul ve esaslar dahilinde ilgililere uygulanarak bu oranlar üzerinden ödemede bulunulması mümkün değildir.
Tazmin tutarına ilişkin hesaplamada maddi hata bulunduğu belirtilmesine karşılık aynı iddianın yargı raporuna esas sorgu üzerine verilen savunmalarda da belirtildiği ve bu hususun ilgili Yargı Raporunun sonuç kısmında ve İlam’da dikkate alındığı; kamu zararının yeniden hesaplanarak savunmalarda belirtilen tutarlar için tazmin hükmolunduğu görülmüştür.
Bu itibarla, sorumlu talebinin reddedilerek 172 sayılı İlam’ın 6’ncı maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliğiyle,
13.10.2015 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13