Sayıştay 1. Dairesi 39248 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
39248
9 Şubat 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 39248
-
Tutanak No: 41442
-
Tutanak Tarihi: 09.02.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile Genel Sekreter Yardımcısına ait ek ödeme:
123 sayılı ilamın 1’inci maddesi ile; İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ile Genel Sekreter Yardımcısına ait ek ödemelerin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi nedeniyle … TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;
-
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36’ncı maddesine 24.10.2011 tarih ve 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62’nci maddesi ile eklenen "...diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır." hükmü,
-
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Uygulanmayacak hükümler başlıklı 70’inci maddesi "... 14.07.1965 tarih ve 657 sayılı DMK'da ... bu kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun hükümleri uygulanır." hükmünün bulunduğunu,
-
Her ne kadar 666 sayılı KHK’nın eki (I) sayılı cetvelde Genel Sekreter ve Genel Sekreter yardımcısı kadro ve görev unvanı zikredilmiş olsa bile, (II) Sayılı cetvelin 7.sırasında bahsi geçen Müstakil Daire Başkanı ve 8.sırasında bahsi geçen Daire Başkanının 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun özüne uyduğunu,
Ayrıca; İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün, Düzce İl Özel İdaresine vermiş olduğu 10.10.2012 tarih ve 25852 sayılı görüşünde konunun açıklandığını,
Kaldı ki; Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 26.12.2013 tarih ve Esas: 2013/63, Karar: 2013/163 sayılı kararında;
" ...İtiraz konusu kural, KHK’nın eki (I) Sayılı Cetvelin - A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar" bölümünün (1) numaralı sırasının (g) bendinde yer alan "İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü" İbaresidir. 666 Sayılı K.H.K.'nin 1.maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen ek 9’uncu maddeyle mevzuatta değişik adlar adı altında kamu personeline yapılan tüm kurumsal ek ödemeler ile genel ek ödemeler, yeni yapılan düzenlemelere paralel olarak 15.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmakta ve yeni ek ödeme sistemindeki kadro ve görev unvanına karşılık gelen ek ödeme oranları belirtilmektedir. İtiraz konusu kuralla "İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürleri" nin kadro ve görev unvanına karşılık gelen ek ödeme oranları düzenlenmiş olup "il nüfus ve vatandaşlık müdürleri" nin mali haklarına ilişkin bir düzenleme yapılmaktadır. Bir başka ifadeyle, kuralda öngörülen mali haklara ilişkin hüküm, mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkta birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle bağlantılı ve bunların zorunlu sonucu olmayıp doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığından Anayasanın 91’inci maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasanın 91’inci maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasanın 10’uncu ve 55’inci maddeleri yönünden incelenmemiştir.
Sonuç; 11.10.2011 günlü, 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin eki (I) sayılı Cetvelin "A-Aylıklarını 657 Sayılı Devlet memurları Kanununa Göre Alanlar" bölümünün (1)numaralı sırasının (g) bendinde yer alan "İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü," ibaresi, 06.04.2011 günlü, 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında olmadığından, bu ibarenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE ..." denildiğini,
Anayasa Mahkemesince, Sayıştay Kararında ek ödeme yapılırken dikkate alınması gerektiği belirtilen; 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ekinde kadro unvanı belirtilerek alınabilecek ek ödeme oranının gösterilmesinin Anayasaya aykırı bulunduğunu,
Buna göre Sayıştay 1.Dairenin 18.02.2014 tarih ve 10310 Karar nolu ilamında; yorumla farklı bir ödeme yapılamayacağı, ilgi cetvelde belirtilen ek ödeme oranlarında ek ödeme yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, kararın yasal dayanağı hakkında Anayasa Mahkemesince iptal kararı verildiğini, bu durum karşısında ek ödemenin I nolu cetvel yerine II nolu cetvel esas alınarak yapılmış olduğu gerekçesi ile yapılan ek ödemelerin hukuka aykırı olduğunu gösterir somut ve yasal bir dayanak bulunmadığını,
Sonuç olarak; Konu ile ilgili olarak, yukarıdaki mevzuat ve karar çerçevesinde, Sayıştay Başkanlığınca düzenlenen ilam örneğinde tazmin kararı verilen ve tahsil edilmesi gereken … TL.lik kamu zararının tarafından kabul edilmediğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık;
“Bartın İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 2012 yılı hesabının 1 inci Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 123 sayılı ilamın 1. maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden … 'nin ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve ekleri incelendi.
Dilekçesinde; "Özel İdareleri Genel Sekreter yardımcılarına 657 sayılı Kanunun 152. maddesi gereği yapılacak zam ve tazminatların 661 sayılı KHK nin 62. maddesi gereği Bakanlık Müstakil Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi gerektiğini.
Ayrıca 666 sayılı KHK’nın 1 sayılı cetvelinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden hakkında uygulanmasının mümkün olamayacağını, ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
661 sayılı KHK’nın 62’nci maddesi ile ek 5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin 4’üncü fıkrası, 657 sayılı Kanunun 152’nci maddesi ile 666 sayılı KHK’nin birlikte değerlendirilmesi sonucu 666 sayılı KHK ek ödemeye ilişkin 1 sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarının adları ile alabilecek olduğu ek ödeme oranları da belirtildiğinden, iddia edildiği gibi Bakanlık Müstakil Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan Anayasa Mahkemesinin iptal kararının 666 sayılı KHK ek (1) sayılı cetvelin (g) bendinde yer alan İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü ile ilgili olup anılan makam için yapılacak ek ödemelerle ilgisi bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
5302 sayılı Kanunun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.” denilmek suretiyle, il özel idaresi genel sekreteri ve yardımcılarının özlük hakları hakkında bir düzenleme yapılmıştır.
666 sayılı KHK’nın 1’inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen ek 10’uncu maddede yer alan;
“Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2’nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;”
ifadesi gereğince söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl özel idareleri ise, mahalli yönetimler olup, Başbakanlık, bakanlık ya da bunlara bağlı veya ilgili kuruluşlar arasında ve dolayısıyla madde kapsamında bulunmamaktadırlar.
5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; genel sekreter kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları ve genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Kanunun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanacakları ifade edilmiştir. 666 sayılı KHK ile getirilen ek ödeme ise, bunun haricinde yeni bir ödeme olup, 5302 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına girmemektedir.
Bu noktada;
666 sayılı KHK’nın ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Sayıştay 1.Dairesi tarafından 25.09.2014 tarih ve 10367 tutanak nolu Karar ile Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulmuş,
Anayasa Mahkemesi tarafından bu başvuru üzerine verilen 13.11.2014 tarih ve E:2014/172 K:2014/170 sayılı Kararın “Sonuç” kısmında;
11.10.2011 günlü 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının;
A- (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresinin
B- (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresinin,
Anayasaya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin, Anayasanın 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, Kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, 13.11.2014 gününde oy birliği ile karar verildi.” denilmiştir.
Sorumlular tarafından yapılan temyiz başvurusu tarihinde, 123 sayılı ilam henüz kesinleşmemiş olup 1’inci maddesinde kamu zararına gerekçe olarak alınan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) Sayılı Cetvelin “A-Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (d) bendinde yer alan “… diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,…” ibaresi ile, (e) bendinde yer alan “… büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi Kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildikleri sabit olduğundan temyize konu ilam hükmü yasal dayanaktan yoksun hale gelmiştir.
Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 123 sayılı ilamın 1’inci maddesi ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, oy çokluğu ile,
(Üyeler …, …, … ve …’ın;
“5302 sayılı Kanunun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.”denilmek suretiyle, il özel idaresi genel sekreteri ve yardımcılarının özlük hakları hakkında bir düzenleme yapılmıştır.
666 sayılı KHK’nin 1 inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ye eklenen ek 10 uncu maddede yer alan, “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının;” ifadesi gereğince söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl özel idareleri ise, mahalli yönetimler olup, Başbakanlık, bakanlık ya da bunlara bağlı veya ilgili kuruluşlar arasında ve dolayısıyla madde kapsamında bulunmamaktadırlar.
5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; genel sekreter kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık bağımsız daire başkanları ve genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanacakları ifade edilmiştir. 666 sayılı KHK ile getirilen ek ödeme ise, bunun haricinde yeni bir ödeme olup, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla, aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyecektir.
Kaldı ki, 666 sayılı KHK ile öngörülen ek ödemeye ilişkin (I) sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri kadro unvanı açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterildiğinden; yorumla farklı bir ödeme yapılması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle tazmin hükmünün tasdiki gerekir,” şeklindeki ayrışık görüşleri ile,
Üye …’ın;
“Anayasanın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında iptal kararlarının geriye yürümeyeceği açıkça belirtilmiş olup, söz konusu olayda gerekçe olarak belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı 13.11.2014 tarihlidir.
Kurulumuzda görüşülmekte olan konu 2012 yılı hesabına ilişkin olup, yapılan uygulama 2012 yılında yürürlükte bulunan 666 sayılı KHK hükümlerine aykırıdır. Bu yönde Temyiz Kurulunun kararları da istikrar kazanmıştır.
Ancak mevcut olayımızda 2014 yılında verilmiş Anayasa mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek Dairenin 2012 yılı hesabına ilişkin olarak tesis etmiş olduğu tazmin kararı kaldırılmaktadır. Söz konusu gerekçeyle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “iptal kararlarının geriye yürümezlik“ kuralına aykırılık teşkil etmektedir.
Anayasa mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı gereğince tazmin kararının kaldırılması gerektiği yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum,” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı,)
09.02.2016 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11