Sayıştay 1. Dairesi 39125 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
39125
27 Ekim 2015
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 39125
-
Tutanak No: 40967
-
Tutanak Tarihi: 27.10.2015
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılarının maaşlarının, gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı gibi unsurlar esas alınarak hesaplanması hakkında.
35 sayılı ilamın 2 nci maddesiyle; ……….İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılarının maaşlarının, gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı gibi unsurlar esas alınarak hesaplanması gerekirken, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetveldeki ücret ve tazminat unsurları esas alınarak ödenmesi suretiyle ………..TL. kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Temyiz dilekçesinde:
Sayın heyet 5302 Sayılı Kanunun 661 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. maddesiyle ile değişik 36. maddesi ile 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi birlikte değerlendirmiş olup, yanılgıya düşerek aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin olmadığı sonucuna varıldığını, Bu konuda sayın heyete katılmadığını bildiriyor, heyetin aksine aynı konuyu düzenleyen iki farklı hüküm bulunduğunu ve asıl problemin de bu durum nedeniyle oluştuğunu,
5302 Sayılı Kanunun 661 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. maddesiyle ile değişik 36. maddesinde "... diğer illerde ise Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil Bakanlık Daire Başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı DMK. 152 md. uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. " hükmü yer almaktadır. Bu amir hüküm mucibince genel sekreter yardımcılarının, bakanlık daire başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacakları aşikardır. Bunun yanı sıra genel sekreter yardımcılarının maaş hesaplamalarının da dahil olduğu 11.10.2011 tarihli 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile farklı bir hesaplama cetveli oluşturulmuştur. Bu iki mevzuat göz önünde bulundurulduğunda genel sekreter yardımcılarının maaşlarını düzenleyen iki farklı hükümle karşılaşılacaktır. Bu durum da mevzuatımızda aynı durumu düzenleyen ve geçerli iki farklı hüküm olduğu sonucunu doğurduğunu,
Aynı konuyu düzenleyen iki farklı hüküm olması durumunda konunun normlar hiyerarşisi bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Normlar hiyerarşisi, hukuk normlarının derece ve kuvvetini belirlemekte ve bir hukuk düzeninde var olan normların çokluğu anlamına gelmektedir. Aynı olayı düzenleyen eşit hukuki statüdeki iki norm birbiriyle çeliştiği takdirde, genel hüküm ve özel hüküm ilişkisi veya önceki düzenleme ve sonraki düzenleme ilişkilerine bakılmak suretiyle söz konusu olaya uygulanacak hukuk normu tespit edilmesi gerektiğini, Genel Sekreter Yardımcısı ……………..'un maaş hesaplamasında kullanılan hükümlerden birisi kanun diğeri ise kanun hükmünde kararnamedir. Kanun ile kanun hükmünde kararname normlar hiyerarşisinde eşit statüye sahiptirler. Bu nedenle yapılan işlemde kullanılması söz konusu olan hükümlerin genel hüküm - özel hüküm ve önceki düzenleme - sonraki düzenleme ilişkisi açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. İki düzenleme önceki düzenleme-sonraki düzenleme ilişkisi açısından bir değerlendirme yaptığımızda her iki düzenlemenin de aynı tarihte yürürlüğe girdiği görülecektir. Bu açıdan değerlendirildiğinde her iki düzenlemenin birbirine bir önceliği bulunmamakta olup genel hüküm - özel hüküm ilişkisi bakımından bir değerlendirme yapılması gerekeceğini, 5302 Sayılı Kanun il özel idaresinin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. Sadece il özel idaresi ve personelini düzenleyen 5302 Sayılı Kanunun 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre daha özel nitelikte olduğu tartışmasız olup genel sekreter yardımcısının maaş hesabında kullanılması normlar hiyerarşisinin gereği olduğunu, Her iki düzenlemenin de özel hüküm olduğu düşünülse dahi birbirlerine bir önceliği bulunmadığını, Birbirlerine normlar hiyerarşisinde bir üstünlüğü bulunmayıp, aralarında genel hüküm-özel hüküm veya önceki düzenleme-sonraki düzenleme ilişkisi bakımından bir önceliği bulunmayan iki hükümden uygulanması gereken hükmün hukukun temel ilkelerinden olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesine göre belirlenmesi gerektiğini, Maaşın hesaplamasında mevzuatın amir hükümleri uyarınca işlem yapıldığını, Ne başka bir sıfat, ne başka bir görev göz önünde bulundurulmamış sadece KHK ve 5302 sayılı yasanın amir hükmü uygulatıldığını, İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan personele ödenecek tazminat tutarı konusunda tereddüt yaşayan ……….. İl Özel İdaresinin 06.10.2012 tarih 7539 sayılı yazısına cevaben İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 10.10.2012 tarih 25853 sayılı yazıda ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatlarının nasıl hesaplanacağı açık şekilde belirtilmiştir. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun md 36/4 uyarınca İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan personelin, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 Sayılı Kanunun 152. maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlandırılması gerekmektedir. Bu itibarla tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
Sayıştay savcılığının karşılamasında:
“661 sayılı KHK. nin 62. maddesi ile ek 5302 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 4. fıkrası, 657 sayılı Kanun"un 152. maddesi ile 666 sayılı KHK nin birlikte değerlendirilmesi sonucu 666 sayılı KHK ek ödemeye ilişkin 1 sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreterleri ve Genel Sekreter Yardımcılarının adları ile alabilecek olduğu ek ödeme oranları da belirtildiğinden, iddia edildiği Bakanlık Daire Başkanları için uygulanan zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanarak kendilerine ödenmesi yapılması mümkün değildir. Bu durum karşısında tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun olur görüşündeyim.” Denilmiştir.
5302 sayılı Kanunu 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, “(Ek fıkra: 24/10/2011-KHK-661/62 md.) Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.” Denilmek suretiyle İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve yardımcılarının özlük haklarında bir düzenleme yapılmıştır.
Gerek 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62 inci maddesiyle değiştirilen 5302 sayılı Kanunun 36/4 üncü, gerek 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle 27.06.989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 9 ve Ek 10 uncu maddelerle yapılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının gösterge, ek gösterge, makam, görev ve temsil ve diğer zam ve tazminatlara hak kazanma açısından Bakanlık Genel Müdürü ve Daire Başkanlarının emsal alınacağı açıkça görülmektedir. Dolayısıyla, Genel Sekreter ve yardımcılarının maaşları, burada sayılan gösterge, ek gösterge, zam ve tazminatlar, ek ödeme ve makam ve görev tazminatları gibi unsurlar dikkate alınarak hesaplanacaktır. Nitekim ek ödemelere ilişkin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve yardımcıları ek ödeme alacaklar arasında sayılmış ve ne kadar ek ödeme alacakları belirtilmiştir.
Ayrıca, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı cetvelde belirtilen ücret ve tazminat göstergelerinden kimlerin yararlanacağı, yine bu Kararnamenin Ek 10 uncu maddesinde açıkça sayılmış olup, burada Mahalli İdarelere yer verilmemiştir. Diğer yandan, 01.01.2012 tarih ve 28160 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 161 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin (666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine İlişkin) (B) Bölümünün 1 inci maddesinde; “(…) Söz konusu ücret ve tazminatlardan yararlanacakların belirlenmesinde, ek 10 uncu madde hükümleri ile ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kadro unvanları (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer almakla birlikte kadrolarının bulunduğu kamu kurum ve kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında olmayanların belirtilen ücret ve tazminatlardan yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Örneğin, mahalli idareler vc bunların bağlı kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve yargı kuruluşları ek 10 uncu madde kapsamında yer almadığından, bu idarelere ait kadrolarda bulunan memurlara, (II) ve (III) sayılı Cetvellerde öngörülen ücret ve tazminat ödenmeyecektir.” Denilmek suretiyle bu yönde bir açıklama yapılmıştır. Temyiz dilekçesinde aynı konuda 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de bir düzenleme yapıldığını ve normlar hiyerarşisine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Ancak, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 10 uncu madde de yer alan; “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç), sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının; ”ifadesi gereğince, söz konusu maddede belirlenen tutarlarda ek ödeme yapılabilmesi için, öncelikle ek ödeme yapılacak personelin madde metninde sayılan kurumlarda çalışıyor olması gerekmektedir. İl Özel İdareleri ise mahalli yönetimler olup Başbakanlık ya da bakanlıkların bağlı ya da ilgili kuruluşları kapsamında bulunmamaktadırlar.
5302 sayılı Kanunun 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62 nci maddesiyle değişik 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacakları ifade edilmiş olup, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen söz konusu ek ödeme ise yukarıda sayılanların dışında yeni bir ödeme olup 5302 sayılı Kanunun 36/4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilemeyecektir. Dolayısıyla aynı konuyu düzenleyen ve yürürlükte bulunan iki farklı yasal düzenlemenin varlığından bahsedilemeyecektir.
Kaldı ki, 666 sayılı KHK ile öngörülen ek ödemeye ilişkin I sayılı cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcılarının kadro ünvanları açıkça belirtilmek suretiyle alabilecekleri ek ödeme oranları gösterildiğinden yorumla farklı bir ödeme yapılması hukuken mümkün değildir. Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1.Daire tarafından 35 sayılı ilamın 2 nci maddesine ilişki verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliğiyle,
27.10.2015 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13