Sayıştay 1. Dairesi 38998 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
38998
15 Aralık 2015
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 1
-
Dosya No: 38998
-
Tutanak No: 41199
-
Tutanak Tarihi: 15.12.2015
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Çalışılmayan Hafta Ve Genel Tatil Günlerinde Yıpranma Primi Ödenmesi Hakkında.
29 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle; İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde çalışan işçilere, çalışılmayan hafta ve genel tatil günlerinde yıpranma primi ödenmesi gerekçesiyle ……… TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sayıştay Savcısı ………’nun dilekçesinde aynen:
“TEMYİZİN KONUSU: Sürekli İşçilere, çalışılmayan hafta ve genel tatil günlerinde Toplu İş Sözleşmesinin 96. maddesi dikkate alınmadan tazmin hükmedilmesi karşısında temyiz talebimizden ibarettir.
- TEMYİZ NEDENLERİ: Özel İdarede sürekli olarak çalışan işçilere 4857 sayılı Kanunu'nun 50. maddesine aykırı olarak Toplu İş Sözleşmesinin 96. maddesi gereği yıpranma primi ödenemeyeceği bahsi ile tazmin kararı verilmiştir.
Toplu İş Sözleşmesinin 96. maddesiyle, "senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca bir ödemeyi etkilememek kaydıyla ... pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20* si, diğer işçilere ise %15’i oranında yıpranma primi ödeneceği" hüküm altına alınmıştır. Madde hükmünün tetkikinden yıpranma priminin ödenemeyeceği durumlar arasında hafta sonu tatili belirtilmediğinden hafta tatili ücretine yıpranma priminin ilave edileceği anlaşılmaktadır. Kararda 4857 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki primlerin hafta tatili için ödenen ücretlere ilave edilemeyeceğini belirtmekte ise de aynı Kanun’un 45. maddesi gereği işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun. Toplu İş Sözleşmesi, iş sözleşmeleri veya gelenekten doğan kazanılmış hakların korunacağı belirtilmiştir. Bu maddelerin birlikte değerlendirilmesinde müphem durumlarda işçi lehine yorum yapılması sonucu hafta tatili için yıpranma primi ödenmesi yasaldır.
Ayrıca benzer olayla ilgili yapılan ödemelerin yasal olduğuna ilişkin Sayıştay Temyiz Kurulunun 12.11.2003 tarih ve 37845 tutanak nolu kararı mevcuttur. Bu durum karşısında 6085 sayılı Kanun’un 55. maddesi gereği tazmin kararının kaldırılmasına hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.” Denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçilere, 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun uyarınca çalıştırılmadıkları hafta tatili (Pazar günü ) için işveren tarafından bugünün ücreti bir iş karşılığı olmaksızın tam olarak ödenir ve çalıştırılmadan ücret ödenen bu süreler 4857 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca çalışılmış gibi işçinin hizmetinden sayılır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.”
“Yıllık izin ücreti” başlıklı 57 nci maddesinde ise “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.”
Anılan kanunun “Saklı haklar” başlıklı 45 inci maddesinde ise;
“- Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” Hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca yine 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ücretten indirim yapılamayacak haller” başlıklı 62 nci maddesinde de “Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz.” hükmü mevcuttur.
4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesi uyarınca, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde, fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmaz. Dolayısıyla işçilerin tatil ücretleri baz (çıplak) gündelikleri esas alınarak ödenir. Ancak, anılan Yasanın 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmelerine hüküm konulmak kaydıyla, işçilerin Yasa ile belirlenmiş tatil gündeliklerinin, yıpranma primi, ağır vasıta zammı, yemek yardımı gibi ek ödemeler ile genişletilerek ödenmesi mümkündür.
Toplu iş sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 45 inciı maddesinde “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla;…pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin % 20’si, diğer işçilere ise % 15’i oranında yıpranma primi ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmenin 45 inci maddesinde, yıpranma primi ödenmeyecek günlerin sayılarak belirtildiği görüldüğünden, maddede sayılan günler dışında ücret ödenen her gün için işçilere yıpranma primi ödenmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Buna göre, hafta tatili ve genel tatil, yıpranma primi ödenmeyecek günler arasında sayılmadığı için söz konusu işçilere, çalıştırılmadıkları hafta tatili günü için yıpranma primi ödenebilecektir. Yukarıda da açıklandığı üzere 4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesine göre işçilerin tatil ücretlerinde baz (çıplak) gündelikleri esas alınmakla beraber; anılan Yasanın 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmelerine hüküm konulmak kaydıyla, işçilerin Yasa ile belirlenmiş tatil gündeliklerinin, yıpranma primi, ağır vasıta zammı, yemek yardımı gibi ek ödemeler ile genişletilerek ödenmesi mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.1.1978 tarihli 10–3435 E. 23 sayılı kararında "İş hukukuna egemen bulunan ilkelerden biri de kuşkusuz işçiyi koruma ilkesi olup, yasa ile getirilen düzenleyici kuralların ve gerekse tarafların yani işçi veya hak sahipleri ile işveren arasındaki ilişkilere ait irade açıklamalarının yorumunda bu ilkenin ışığında hareket edilmesi zorunludur." denilmekle müphem durumlarda işçi lehine yorum ilkesi benimsenmiştir.
Bu nedenlerle Savcılık iddialarının kabulü ile, 1.Daire tarafından 29 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
(Üye ………’ün 4857 sayılı Kanunun "Tatil ücretine girmeyen kısımlar" başlıklı 50 nci maddesinde; "Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz."
Toplu İş Sözleşmesinin "Yıpranma Pirimi" başlıklı 45 inci maddesinde; "Senelik izin. ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla; (...) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20'si diğer işçilere ise %15'i oranında yıpranma primi ödenir."Hükümleri yer almakladır.
Toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun "Toplu iş sözleşmesine konulamayacak hükümler" başlıklı 5 inci maddesinde; "Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz."
Denilmek ve 2822 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 33 üncü maddesinin beşinci fıkrasında da; "Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez."
Hükmüne yer verilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinin, kanunun emredici hükümlerine aykırı olamayacağı kabul edilmiştir.
İş hukukunda emredici kuralların mutlak ve nispi emredici kurallar olarak ikiye ayrıldığı öğretide kabul edilmiş bir husustur. Kanunda yer alan “aksi kararlaştırılamaz”, “zorundadır”, “şarttır”, “vazgeçilemez” gibi terimler hükmün mutlak emredici nitelikte olduğunu gösterir. Nispi emredici kurallar, toplu iş sözleşmelerinde işçi lehine avantaj sağlayacak şekilde düzenlenebilirse de, toplu iş sözleşmeleriyle mutlak emredici hükümleri ihlal edecek düzenlemeler getirilemez. Aksi takdirde, söz konusu hükümler geçersiz olur.
O halde, söz konusu olayda çözülmesi gereken temel sorun; 4857 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde yer alan, “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” şeklindeki hükmün, mutlak emredici nitelikle bir hüküm olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasıdır.
Maddenin yazılış biçiminden söz konusu hükmün emredici nitelikte olduğu; madde metninin, “hesaba katılmaz” şeklinde bitirilerek, aksine bir düzenlemeye cevaz verilmemesinden, yani mutlak emredici nitelikli kural niteliğinde düzenlenmesinden anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; mutlak emredici nitelikte bir kural olması nedeniyle, toplu iş sözleşmesine nazaran uygulanma önceliği bulunan 4857 sayılı Kanunun 50 nci maddesi uyarınca hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlere, yıpranma priminin dahil edilmemesi gerektiği gerekçesiyle tazmin hükmünün Tasdiki yönündeki ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 15.12.2015 tarih ve 41199 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13