Sayıştay 1. Dairesi 38644 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
38644
14 Nisan 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2010
-
Daire: 1
-
Dosya No: 38644
-
Tutanak No: 40269
-
Tutanak Tarihi: 14.04.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;
- ) 113 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile, İl Özel İdaresi genel sekreter yardımcılarına 3.000 makam ve 9.000 görev tazminatı olmak üzere 12.000 gösterge rakamı, daire başkanlarına da 2.000 makam ve 8.000 görev tazminatı olmak üzere 10.000 gösterge rakamı üzerinden yersiz tazminat ödenmesi nedeniyle 27.766,06. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, 23.07.2010 tarihinde kabul edilen ve 01.08.2010 tarih 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un Geçici 8’inci maddesinde yer alan “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” hükmü ile 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30. maddesi ile 4688 sayılı Sendikalar Kanununa geçici 14’üncü madde eklendiğini, geçici 14’üncü maddenin ikinci fıkrasındaki “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/03/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” hükmü gereği tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında, yapılan ödeme 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan ödeme olmadığından bu konudaki iddiaların reddedilerek tazmin kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı şeklinde görüş bildirilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmü yer almaktadır.
24.10.2011 tarihi öncesi için meri olan mezkur mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere kanun koyucu sadece genel sekreterlik unvanı için bir düzenlemeye gitmiş olup, adı geçen kanunda genel sekreter yardımcıları ile daire başkanlarının özlük haklarına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 26’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.” denilmektedir.
Söz konusu IV sayılı cetvelde makam tazminatı verilecek unvanlar tek tek sayılmış olup, il özel idaresinde görev yapan genel sekreter yardımları ile daire başkanları sayılanlar arasında yer almamaktadır.
4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5’inci maddesi ile temsil tazminatının, Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararının 1’inci maddesi ile de görev tazminatının, makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlara, kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz” denilmektedir.
Bu nedenle, Kanun Koyucu tarafından İl Özel İdaresi Kanunu’nda genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarının makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatı alabileceğine dair herhangi bir hüküm konulmamasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısının ve büyükşehir belediyesi daire başkanlarının yararlanacağı mali haklar gerekçe gösterilerek, il özel idaresinde görevli genel sekreter yardımcısı ile daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.
6009 sayılı Kanunun geçici 8’inci maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” hükmü yer almakta olup, bu hüküm ile getirilen düzenleme, sadece belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak yapılan ödemelere ilişkin olup, mevzuata aykırı şekilde yapılmış olan ödemeler sonucu tazmine konu olan olayla bir ilgisi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek, 113 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (7. Daire Başkanı M.DÖNMEZ’in “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesinde "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." hükmü yer almaktadır. Kanun 01.08.2010 tarih 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunun geçici 14 üncü maddesinin son fıkrasında "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." denilmektedir.
Bu hükümler gereği verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğu ile,
- ) 113 sayılı İlam’ın 5’inci maddesi ile, İl Özel İdaresi lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında, 657 sayılı Kanunun 146’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen üst sınıra uyulmaması nedeniyle 866,04. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Hukuk Müşavirliği tarafından yapılan 2010 yılı Avukatlık vekalet ücreti dağıtımı hesabında, Ocak 2010 tarihinde memur aylığına uygulanan katsayının 12 ile çarpıldığını ve Temmuz 2010 tarihinde memur aylığına uygulanan katsayı ile yapılan zam gereği, arada oluşan fark ödemesinin yapıldığını; kanun koyucunun, yılda iki defa katsayı artışı yapıldığını bilmesine rağmen memur aylıklarına uygulanan katsayıdan bahsederken başkaca bir ifade kullanmadığına göre yıl içinde dağıtımı yapılan Avukatlık vekalet ücretinin üst limiti hesabında, memur aylığına uygulanan katsayının en yükseğinin esas alınması gerektiğini; hesap yapılırken 657 sayılı Kanun’da yer alan “...oniki katını geçemez. ...” ifadesinin, bulunan aylık brüt tutarın en fazla oniki katı olacağını ifade ettiğini;
Yasada Avukatlık vekalet ücreti dağıtımının hangi aylarda yapılacağı hakkında bir hüküm bulunmadığından dağıtımın yapıldığı yılın herhangi bir ayında tahakkukun hazırlandığını, bu nedenle Avukatlık vekalet ücreti dağıtımının her ay veya sadece yılsonu yapan kurumların olduğunu; İstanbul İl Özel İdaresinde de Ocak ve Temmuz ayında iki ayrı vekalet ücreti hesabının yapıldığını;
Maliye Bakanlığı Muhakemat Genel Müdürlüğü tarafından da, Hazine vekillerine dağıtımı yapılan Avukatlık Vekalet ücreti hesabında Temmuz ayında memur aylıklarına uygulanan katsayının esas alınarak üst limitin belirlendiğini;
2010 yılı Avukatlık vekalet ücreti limit hesabının doğru hesaplandığını; Sayıştay 1. Daire Başkanlığı kararındaki karşı oy yazısında hesabın doğru yapıldığının belirtildiğini; 657 sayılı Kanunda İlamdaki şekilde bir hesaplama belirtilmediğini ifade ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında, “İl Özel İdaresi lehine sonuçlanan ve kesinleşen davalarla ilgili karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin 1389 sayılı Kanunun 1. maddesi gereği ücretli avukatlara ve hukuk müşavirlerine dağıtılacak miktarın toplamı 657 sayılı Kanunun 146 maddesinde belirtilen üst sınırı geçmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anlaşılacağı üzere 2010 yılı üst sınırın ilk altı ay için 10.000 x 0,057383 x 6 = 3.442,98, ikinci altı ay için 10.000 x 0,059445 x 6 = 3.556 olmak üzere toplam; 3.442,98 + 3.566,70 = 7.009,68.-TL olarak hesaplanması gerekmektedir. Bu durum karşısında idare lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağılımında üst sınırın idarece yanlış hesaplanması sonucu fazla ödenemeye neden olunduğundan tazmin hükmünün olduğu gibi tasdikine,
Karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 146’ncı maddesinde; “Bu Kanunun birinci Maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. Hiçbir yarar sağlanamaz. Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)
(Değişik: 14/1/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 2/1/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2 nci maddesi, 7/6/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/1/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/7/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi, 13/1/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/3/1997-KHK-570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, hukuk müşavirliği ve avukatlık kadrolarında bulunan ve bu görevleri yürütenlerle hukuk servisinde çalışan diğer personele ödenebilecek olan vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10.000; diğerleri için 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemeyecektir. Öte yandan, Kanunda yıl içinde değişiklik olduğu takdirde hangi katsayısının esas alınacağına dair bir düzenleme olmamakla beraber, kanun koyucu yıl içinde alınabilecek azami tutar hesabını “on iki ay” yerine “on iki kat” ibaresini kullanmak suretiyle belirlediğinden yıl içinde uygulanan en yüksek maaş katsayısının esas alınarak limitin hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının kabulü ile 113 sayılı İlam’ın 5’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA (7. Daire Başkanı M.DÖNMEZ ile Üyeler S.S.ERTEM, R.DOĞAN ve Z.TÜYSÜZ’ün “1389 sayılı “Devlet Davalarına İntaç Eden Avukat Vesaireye Verilecek Ücreti Vekalet Kanununun 1inci maddesinde; Devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin, % 70’inin maaş ve ücretli avukatlara, % 30’unun da diğer personele verilmesi öngörülmüştür.
657 sayılı Kanunun 570 sayılı KHK’nın 8inci maddesiyle değişik 146ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ise; “İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/3/1997-KHK-570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10.000, diğerleri için 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.” denilmektedir.
Yukarıdaki açıklama ve mevzuat hükümleri çerçevesinde avukatlara ve hukuk müşavirlerine ödenecek vekalet ücretinin 2011 yılı için üst limiti (ilk altı ay için: 10.000 x 0,057383 x 6 = 3.442,98, ikinci altı ay için 10.000 x 0,059445 x 6 = 3.566,70 olmak üzere toplam; 3.442,98+3.566,70 = 7.009,68-TL’dir. Bu tutarın üzerindeki ödemenin kamu zararı olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden tazmin hükmünün tasdiki gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğu ile,
Karar verildiği 14.04.2015 tarih ve 40269 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11