Sayıştay 1. Dairesi 38637 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38637

Karar Tarihi

10 Mart 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2010

  • Daire: 1

  • Dosya No: 38637

  • Tutanak No: 40123

  • Tutanak Tarihi: 10.03.2015

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 125 sayılı İlam’ın 7. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Karataş Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 803,68 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “İl özel idaresinin teşkilâtı” başlıklı 35. maddesinin son fıkrasına göre ilçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilâtı oluşturulabileceğini, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ilçe özel idaresi ile il özel idaresinin 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa tabi idareler olarak ayrı ayrı tanımlandığını,

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “51 Değer hareketleri” başlıklı 308. maddesinde; “Bu hesap grubu, il özel idaresi merkez muhasebe birimi ile ilçe muhasebe birimleri arasındaki nakit ve nakit dışı değer hareketlerine ait işlemlerin izlenmesi için kullanılır.”, “511 Muhasebe birimleri arası işlemler hesabı” başlıklı 309. maddesinde; “Bu hesap, il özel idaresi merkez ve ilçe muhasebe birimlerinin birbirlerine gönderdikleri para ve kıymetler ile birbirleri adına nakden veya mahsuben yaptıkları tahsilat ve ödemelerin izlenmesi için kullanılır.”, “İl özel idaresi ilçe birimince ay sonu yapılacak işlemler” başlıklı 414. maddesinde “İl özel idaresi ilçe birimleri, yardımcı hesapları da kapsayacak şekilde ay sonu düzenleyecekleri mizanları en geç takip eden ayın beşine kadar merkez muhasebe birimine gönderirler." denildiğini,

Anılan 414. madde gereği gönderilen mizanlarının merkez muhasebe birimince il ve ilçe hesaplarının konsolidesi yapılarak İl Özel İdaresine ait mali tabloların çıkarıldığını, İl Özel İdaresinin konsolide edilmiş Yönetim Dönemi hesabı ve kesin hesabının merkez muhasebe yetkilisi tarafından düzenlenip Sayıştay'a gönderildiğini,

Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi İle Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin;

“Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde muhasebe hizmeti, muhasebe birimi, muhasebe yetkilisi ve muhasebe yetkilisi mutemedinin tanımlarının yer aldığını, aynı Yönetmeliğin “Yetkisiz tahsil ve ödeme yapılamayacağı ve birleşemeyecek görevler” başlıklı 25. maddesinde;

"Kanunların öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek veya tüzel kişi kamu adına tahsilat ve ödeme yapamayacağı gibi muhasebe hizmeti de veremez.

Usulüne göre atanmadığı halde muhasebe hizmetlerinden bir kısmını veya tamamını kendiliğinden yapanlar ile yapılması konusunda emir veren yöneticiler hakkında, Sayıştay tarafından belirlenecek mali sorumlulukları saklı kalmak üzere, adli ve idari yönden de ayrıca işlem yapılır.” denildiğini,

Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi Ve Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri” başlıklı 5. maddesi ve yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereği 5302 sayılı Kanun uyarınca kurulan İlçe özel idarelerinde görevlendirilen ve atanan personel için muhasebe hizmetlerini yürütmek üzere muhasebe yetkilisinden muvafakat alınmadığını; ayrı bir muhasebe birimi olmaları nedeniyle bu muvafakate gerek de bulunmadığını, muhasebe yetkilisi mutemetlerinin muhasebeleştirme yetkileri olmayıp tahsilat ve ödeme işlemlerini geçici olarak yapıp muhasebeleştirmek üzere muhasebe yetkilisine teslim edebildiklerini, her bütçenin bir tane muhasebe yetkilisi olacağına dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığını,

İlçe özel idarelerinden yapılacak ödemelerden gelir vergisi kesilmesi yönünde yazılı talimat verilmiş olmasına rağmen ilçe özel idarelerinin harcama yetkilisi olan kaymakamlar tarafından kesinti yapılmadığını,

Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerinden, özel idarenin tek bütçesi bulunduğu halde, hem merkez hem de ilçe teşkilatlarında ayrı ayrı muhasebe birimi bulunduğunun görüldüğünü, bu nedenle ilçe özel idarelerinin il özel idaresi teşkilatı dışında özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı örgütlenmiş, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 309. maddesinde belirtilen ayrı bir muhasebe birimi olduğunu, ilçe özel idare teşkilatının muhasebe işlemlerinin merkez muhasebe yetkilisi adına muhasebe yetkilisi mutemedi tarafından düzenleneceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığını,

İl Özel İdarelerinde muhasebe işlemleri ilçe ve merkezde ayrı ayrı yürütüldüğünü bu nedenle ilçe özel idareleri ile merkez muhasebe kayıtlarının İçişleri Bakanlığı Analitik Programında bağımsız olarak ayrı ayrı yevmiyeleştirildiğini, ve mizan, yevmiye defteri vb defter ve cetveller ayrı ayrı tutulduğunu, bu nedenle ayrı tüzel kişilikleri olduğunu, bir muhasebe yetkilisinin 15 ilçe ve merkezde ayrı ayrı muhasebe kaydı tutup ödeme yapma imkanının fiziken mümkün olmadığını,

İlçe özel idarelerinin mutemetlik olarak değerlendirilebilmesi için merkez muhasebe birimine bağlı olarak işlem yapmaları ve ilçe özel idare müdürlüklerinde ayrı muhasebe kaydı tutmamaları gerektiğini,

Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 7 ve 12. maddesi gereği mutemedin yaptığı işlemleri 7 ve 15 günlük süreler içinde merkez muhasebe birimlerine göndererek ve teslim ederek muhasebeleştirilmesini sağlamaları gerektiğini, oysa muhasebe yetkilisi mutemedince yapılan işlemlerin düzenlenecek muhasebeleştirme belgeleri ile gerekli muhasebe kayıtları il özel idare muhasebe müdürlüğünde değil ilçe özel idare müdürlüklerinde muhasebeleştirildiğinden ilçe özel idare muhasebe birimini yöneten kişiler muhasebe yetkilisi olduğunu, aksi bir karar durumunda yetkisi ve sorumluluğu olmayan ilçe özel idarelerinin fiilen çalışma imkanlarının kalmayacağını ve tüm işlemlerinin merkezden muhasebeleştirilmesi yoluna gidileceğini,

Sorumlu tutulduğu ödeme emri belgelerinde kendinin değil anılan ilçenin ilçe özel idaresi müdürü veya müdür vekilinin muhasebe yetkilisi sıfatıyla imzasının bulunduğunu, buna rağmen bu kişilerin muhasebe yetkilisi mutemedi gibi değerlendirilerek sorumlu tutulmayıp mali analiz ve raporlama işlemleri için hesapları konsolide edip göndermekle görevli olan il özel idaresi muhasebe işlemlerini yürütmekten sorumlu kişinin muhasebe yetkilisi olarak sorumlu tutulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında; “İlgili dilekçesinde; kendisinin İl Özel İdaresi merkez muhasebe yetkilisi olduğunu, ilçe özel birimlerinde de muhasebe birimi kurulduğunu, bu birimlerin muhasebe yetkilisi mutemedi olarak görev yapmayıp buraların muhasebe kaydı yapmak dahil ayrı defter tuttuklarını, il merkez muhasebe birimi olarak yetkilerinin bunların hesaplarının konsolide edilmesinden ibaret olduğunu, tüm bunların Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 309 ve 414 üncü maddelerinde açıklanan hususlar olduğunu belirmiştir.

İlgilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ve ilgili mevzuatı çerçevesinde ilçe özel idarelerinde yapılan işlemlere ilişkin olarak, il merkez muhasebe birimi muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması yerinde değildir. Çünkü, ilçeler ayrı bir muhasebe birimi olup, il merkez muhasebe biriminin mutemetliği değildir. Merkez muhasebe birimi ve yetkilisinin görevi tüm ilin hesaplarını konsolide etmekle sınırlıdır.

Sorumluluğa ilişkin talebin kabulü sorumluların tespiti için dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmesinin uygun olur görüşündeyim.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde;

İlgili İlam’a ilişkin rapor maddesinde ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkililerinin yanında ödeme emri belgelerini muhasebe yetkilisi sıfatıyla imzalayan ilçe özel idare müdür ve müdür vekiline diğer sorumlu sıfatıyla, il özel idaresi muhasebe yetkilisine muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumluluk tevcih edilerek ilgililerin savunmasının alındığı ve muhasebe yetkilisine gelir vergisi kesilmemesi ve imza eksikliği nedeniyle sorumluluk tevcih edildiği,

İlam’da, ek ödenekten gelir vergisi kesilmesinin mevzuat bilgisine dayandığından bu konuda muhasebe yetkilisi ve mutemedinin sorumlu olmadığına, gerçekleştirme görevlisinin imzasının bulunmadığı (205, 214 ve 242 numaralı) ödeme emri belgelerinde de tazmin hükmünün harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisinin (il özel idaresi muhasebe yetkilisinin) uhdesinde bırakılmasına karar verildiği, ödeme emri belgelerini muhasebe yetkilisi sıfatıyla imzalayan ilçe özel idare müdür ve müdür vekiline sorumluluk tevcih edilmediği,

Ödeme emri belgelerinde kurum ve birim adının “Adana-Karataş İlçe Özel İdaresi” olarak belirtildiği, muhasebe birimi adınınsa yer almadığı,

İlçe özel idarelerinden yapılacak ödemelerden gelir vergisi kesilmesi yönünde yazılı talimat verildiğinin, buna rağmen ilçe özel idarelerinin harcama yetkilisi olan kaymakamlar tarafından kesintinin yapılmadığının belirtildiği, Adana İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin Vali adına 15 ilçe kaymakamlığına dağıtımı yapılmak üzere düzenlediği 03.07.2009 tarihli yazının dilekçe eklerinde yer aldığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları" başlıklı 61. maddesinde;

"Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.

Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler. Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

(...)

Kontrol etmekle yükümlüdür.

(...) Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. (...)

Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. (...)

Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe yetkilisi mutemedidir. Muhasebe yetkilisi mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur. (...)",

Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi Ve Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in “Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri” başlıklı 5. maddesinde;

“Veznedar, tahsildar, icra memuru gibi unvanlarla muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almak, vermek ve göndermek üzere görevlendirilenler muhasebe yetkilisi mutemedidir. Muhasebe birimlerinin vezne ve ambarlarından zimmetle değerli kağıt alıp satmakla görevlendirilen yetkili memurlar ile elçilik ve konsolosluklarda harç ve değerli kağıt satış bedellerini ve emanet paraları tahsil etmekle görevlendirilenler de muhasebe yetkilisi mutemedidir.

Zorunluluk bulunması halinde yukarıda unvanları belirtilenler dışında, muhasebe yetkilisi adına para ve parayla ifade edilebilen değerleri almak, vermek, vezne ve ambarlarda muhafaza etmek üzere kamu idarelerinin görevli personeli arasından, ilgili muhasebe yetkilisinin de muvafakati alınarak seçilen personel, harcama yetkilisi tarafından muhasebe yetkilisi mutemedi olarak görevlendirilebilir. Ayrıca, özlük hakları ödemelerinin yapıldığı muhasebe biriminin bulunduğu yer dışında bulunan birimlerde görev yapan personelin, görev yapılan yerdeki aynı bütçeli diğer idarelere hizmet veren muhasebe yetkilisine bağlı mutemet olarak görevlendirilmesi de mümkündür.

Muhasebe yetkilisi mutemedi olarak seçilen görevlinin adı, soyadı, görev yeri, unvanı ve imza örneği ile görev ve yetkileri ilk görevlendirmede muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirilir.

Kanunlarda öngörüldüğü şekilde ve bu Yönetmelik esaslarına göre yetkili kılınmamış hiçbir kimse kamu idaresi adına para tahsil edemez, değerleri alamaz, gönderemez ve ödeme yapamaz.”

“Yetki ve Sorumluluk” başlıklı 7. maddesinde;

“Muhasebe yetkilisi mutemetleri, muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olup, bu işlemlerinden dolayı doğrudan bağlı oldukları muhasebe yetkilisine karşı sorumludurlar.

(…)

Muhasebe birimi hizmet binası dışında veya muhasebe biriminin bulunduğu yerin belediye hudutları dışında görevlendirilen muhasebe yetkilisi mutemetleri tarafından yapılan tahsilatın, özel mevzuatında aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, miktarı ne olursa olsun en çok yedi, değerli kağıt satış hasılatının ise en çok onbeş günde bir ve her halde mali yılın son iş gününde muhasebe biriminin veznesine veya banka hesabına yatırılması zorunludur. Söz konusu tahsilat, muhasebe biriminin veznesine belge ve defterlerle birlikte getirilir. Muhasebe birimince gerekli kontroller yapılıp yatırılması gereken tahsilat miktarı tespit edildikten sonra en son kullanılan alındı dip koçanının arkasına ve defterlerin ilgili sayfalarına gerekli şerhler konularak onaylanır.

(…)”

“Muhasebe biriminin bulunduğu yer dışında görev yapan muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görev mahallinde kontrolü” başlıklı 13. maddesinde;

Muhasebe yetkilileri, muhasebe biriminin bulunduğu yer dışında görev yapan mutemetlerin işlemlerinin kontrolünü, mutemetlerin görev yaptıkları yerde bulunan ve adına tahsilat yapılan ilgili kamu idaresinden isteyebilir. Bu durumda, ilgili kamu idaresinin o mahaldeki üst yöneticisi veya görevlendireceği kişi, muhasebe yetkilisinin talebine ilişkin yazıyı veya kendisine bu amaçla verilen görev yazısını mutemede gösterip, üzerindeki para ve parayla ifade edilen değerleri ibraz etmesini ister. İbraz edilen para ve değerler sayıldıktan sonra, en son kullanılan alındının muhasebe yetkilisi mutemedinde kalan nüshasının arkasına ve muhasebe yetkilisi mutemedi kasa defteri ile diğer yardımcı defterlere kontrole ilişkin gerekli açıklamalar yazılarak ad, soyad ve tarih belirtilmek suretiyle mutemetle birlikte imzalanır. Sonuç ilgili muhasebe yetkilisine bildirilir.

(…)

Bu şekilde yapılan kontroller, muhasebe yetkilisinin kontrol ve denetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.” hükümlerine yer verilmektedir.

Bu hükümlere göre muhasebe yetkilisi, ödeme emri ve eki belgelerdeki imzaları kontrol etmekle yükümlüdür. Bundan dolayı da mali sorumluluğu haizdir.

Buna karşın ödeme emri belgesine muhasebe yetkilisi sıfatıyla imza atan kişi ile sorumlu tutulan muhasebe yetkilisi farklı kişilerdir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 35. maddesinde ilçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilatının oluşturulabileceği düzenlenmiş olup, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 45/4. maddesinde il özel idaresi ilçe birimlerince tutulacak hesapların, muhasebe yetkilisinin teklifi üzerine üst yöneticinin onayı ile belirleneceği, 309. maddesinde, 511 muhasebe birimleri arası işlemler hesabının niteliğinde, il özel idaresi merkez ve ilçe muhasebe birimlerinin birbirlerine gönderdikleri para ve kıymetler ile birbirleri adına nakden veya mahsuben yaptıkları tahsilat ve ödemelerin izlenmesinde kullanılacağı, 414. maddesinde ise, il özel idaresi ilçe birimleri, yardımcı hesapları da kapsayacak şekilde ay sonu düzenleyecekleri mizanları en geç takip eden ayın beşine kadar merkez muhasebe birimine gönderecekleri hükümleri mevcuttur.

Anılan Yönetmelik hükümlerinde il özel idaresinde merkez ve ilçe muhasebe birimlerinden bahsedilmekte olup dilekçi yevmiyelerin her bir ilçe özel idaresince ayrı ayrı düzenlendiğini belirtmiştir. Her bütçenin bir muhasebe yetkilisi olacağına ilişkin mevzuatta açık bir hüküm de bulunmamaktadır.

Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 25. maddesinde de usulüne göre atanmadığı halde muhasebe hizmetlerinden bir kısmını veya tamamını kendiliğinden yapanlar ile yapılması konusunda emir veren yöneticiler hakkında, Sayıştay tarafından belirlenecek mali sorumlulukları saklı kalmak üzere, adli ve idari yönden de ayrıca işlem yapılacağı düzenlenmiştir.

Mülga İl Özel İdaresi Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ilçe özel idare müdürü sayman mutemedi olarak anılmaktadır. 5018 sayılı Kanunla birlikte sayman ve sayman mutemedi kavramları yerine muhasebe yetkilisi ve muhasebe yetkilisi mutemedi kavramlarına yer verilmiştir. Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesinde ilçe özel idare müdürü dışında yer alan diğer unvanlar korunmuştur. Anılan muhasebe işlemlerinin yapılması için muhasebe yetkilisinden muvafakat alınmadığı belirtilmiştir. İlçe özel idare teşkilatında muhasebe işlemlerinin merkez muhasebe yetkilisi adına muhasebe yetkilisi mutemedi tarafından yürütüleceğine dair açık bir hüküm de bulunmamaktadır.

Bu itibarla, 125 sayılı İlam’ın 7. maddesiyle 803,68 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden Bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren DAİREYE TEVDİİNE, (Temyiz Kurulu Başkanı H. F. EZBER, 8. Daire Başkanı A. KARAMAZAKCADİK ile Üyeler S. S. ERTEM, M. A. ÖZYER, İ. DESTAN, G. KAPAN VE Ö. R. YILDIZ’ın; “Mülga İl Özel İdaresi Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ilçe özel idare müdürü sayman mutemedi olarak anılmaktadır. 5018 sayılı Kanunla birlikte sayman ve sayman mutemedi kavramları yerine muhasebe yetkilisi ve muhasebe yetkilisi mutemedi kavramlarına yer verilmiştir. Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesinde ilçe özel idare müdürü dışında yer alan diğer unvanlar korunmuştur. Ancak yürürlükte bulunan Yönetmelik tüm muhasebe yetkilisi mutemetlerini kapsadığından yalnızca il özel idarelerini kapsayan ve bu yönüyle özel düzenleme niteliğini haiz Mülga Yönetmelikte sayılan ilçe özel idare müdürünün genel düzenlemede yer almaması mümkün olup hükümde unvanlar da sınırlandırılmamıştır. Yine anılan 5. maddede özlük hakları ödemelerinin yapıldığı muhasebe biriminin bulunduğu yer dışında bulunan birimlerde görev yapan personelin, görev yapılan yerdeki aynı bütçeli diğer idarelere hizmet veren muhasebe yetkilisine bağlı mutemet olarak görevlendirilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin kararda anılan 309 ve 414. maddeleri öz kaynak hesaplarına ilişkin düzenlemeleri içermekte olup bu hesap grubu aynı Yönetmeliğin 305. maddesine göre varlıklar toplamı ile yabancı kaynaklar, değer hareketleri, yeniden değerleme farkları, geçmiş yıllar olumlu-olumsuz faaliyet sonuçları ve dönem faaliyet sonuçları toplamı arasındaki farkı ifade eden net değerin izlenmesi için kullanılmaktadır.

5302 sayılı Kanunun 35. maddesine göre ilçe teşkilatının oluşturulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 45/4. maddesine göre il özel idaresi ilçe birimlerince tutulacak hesaplar, muhasebe yetkilisinin teklifi üzerine üst yöneticinin onayı ile belirlenmektedir.

Ayrıca Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’in 37. maddesine göre Sayıştay denetimine tabi kamu idareleri, her hesap yılı başında muhasebe birimlerini, muhasebe yetkililerinin ad ve soyadlarını Sayıştaya bildirmekle yükümlüdür. Kamu İdaresi Hesaplarının Sayıştaya Verilmesi ve Muhasebe Birimleri ile Muhasebe Yetkililerinin Bildirilmesi Hakkında Usul ve Esasları düzenleyen Yönetmelik’in “Verilecek defter, mali tablo, belge ve bilgilerin çeşitleri” başlıklı 5. maddesine göre de; muhasebe birimlerini gösterir cetveli ve muhasebe yetkililerinin adı soyadı, unvanı ve elektronik adresini gösterir cetvel ile imza sirkülerini hesap dönemi başında Sayıştaya sunması ve bu bilgilere ilişkin değişiklikleri en geç bir ay içinde Sayıştay Başkanlığına bildirmesi gerekmektedir.

Buna karşın anılan Yönetmelik hükümlerine göre Adana İl Özel İdaresince Sayıştay’a sunulan defter, kayıt, belge ve bilgilerde herhangi bir ilçe özel idaresi muhasebe birimine ve bu muhasebe birimlerinde görev yapan muhasebe yetkililerine ait listeye yer verilmemiştir. İlçe özel idareleri tarafından yapılan işlemler il özel idaresi muhasebe birimine sunulmaktadır. İlçe özel idaresi müdürleri 5018 sayılı Kanunun 61. maddesinde yer alan muhasebe yetkilisinde aranan şartları taşımamaktadır. Muhasebe yetkilisi mutemetleri ise doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur. Yine İlam 2010 yılı Adana İl Özel İdaresi Muhasebe Birimine ilişkindir.

İlçe özel idarelerinden yapılacak ödemelerden gelir vergisi kesilmesi yönünde yazılı talimat verilmesine rağmen ilçe özel idaresinin harcama yetkilisi olan kaymakamlarca kesintinin yapılmadığı belirtilmişse de, muhasebe yetkilisine sorumluluk imza eksikliği nedeniyle tevcih edilmiştir.

Bu itibarla, dilekçinin sorumluluk itirazına yönelik iddialarının reddi ile tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğuyla,

  1. 125 sayılı İlam’ın 9. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Pozantı Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.261,29 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması işbu ilamın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle; 125 sayılı İlam’ın 9. maddesiyle 1.261,29 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden Bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren DAİREYE TEVDİİNE, (Temyiz Kurulu Başkanı H. F. EZBER, 8. Daire Başkanı A. KARAMAZAKCADİK ile Üyeler S. S. ERTEM, M. A. ÖZYER, İ. DESTAN, G. KAPAN VE Ö. R. YILDIZ’ın; “işbu tutanağın 1. maddesinde belirtilen ayrışık görüş gerekçeleri ile dilekçinin sorumluluk itirazına yönelik iddialarının reddi ile tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğuyla,

  1. 125 sayılı İlam’ın 20. maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince Çukurova Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.128,89 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçinin dilekçesi, başsavcılık karşılaması işbu ilamın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle; 125 sayılı İlam’ın 20. maddesiyle 1.128,89 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden Bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren DAİREYE TEVDİİNE, (Temyiz Kurulu Başkanı H. F. EZBER, 8. Daire Başkanı A. KARAMAZAKCADİK ile Üyeler S. S. ERTEM, M. A. ÖZYER, İ. DESTAN, G. KAPAN VE Ö. R. YILDIZ’ın; “işbu tutanağın 1. maddesinde belirtilen ayrışık görüş gerekçeleri ile dilekçinin sorumluluk itirazına yönelik iddialarının reddi ile tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğuyla,

  1. 125 sayılı İlam’ın 27. maddesi ile 08.09.2009 tarihinde ihale edilen ve Halil AVCI (İnş. Müh. Müteahhit) yükleniminde bulunan, 25.347.000,00 TL ihale bedelli, Adana Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası İnşaatı Yapım işine ait 08.07.2010 tarih ve 4 numaralı hakediş raporunda yer alan fiyat farkı hesabında maddi hata yapılması nedeniyle 4.447,55 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; Adana Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası yapım işine ait 4 no.lu hakediş ödemesinde Pn-1(F2-F1/F1)×0,90 katsayısına ilişkin temel ve güncel indeksin doğru tespit edilmediği, katsayı hesabı sonucunun 0,07953687324 yerine 0,085005471 olarak bulunduğu gerekçesi ile maddi hata oluştuğu için muhasebe yetkilisinin de sorumlu tutulduğunu,

İlam’ın hüküm tarihinden önce 13 no.lu hakedişle fiyat farkının yeniden hesaplandığını, İlam’ın denetçi görüşünde bu hesaplama nedeniyle 1.745,32 TL kamu zararından bahsedilmesine rağmen 4.447,55 TL’nin tazminine hükmedildiğini,

Ancak Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin “Ödeme emri belgesi ve ekleri üzerinde yapılacak kontroller” başlıklı 29. maddesinde; "Teknik nitelikteki belgelerde, bu niteliğe ilişkin olarak yapılmış maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri sorumlu olup, muhasebe yetkililerinin bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlıdır.”, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Yapım İşlerine İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 7/d maddesindeki “Hakedişlerin düzenlenmesi sırasında, hakedişe uygulanacak indeksin henüz belli olmadığı durumlarda, bir önceki güncel indeks kullanılarak fiyat farkı hesaplanır. Yeni indeksler temin edildiğinde sonraki hakedişlerde fiyat farkları buna göre düzeltilir.”, 7/g maddesindeki “Bu Esaslar, iş programına uygun olarak yapılan iş kalemleri ve/veya iş grupları ile ihzarata uygulanır.” hükümleri ile “İş programı ve ödenek durumu” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasındaki hüküm ve 4 no.lu hakedişte yer alan iş programı gereği, dilekçede yer alan hesaplama ve tablodan da anlaşılacağı üzere bir kamu zararının bulunmadığını,

Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin Ödeme emri belgesi ve ekleri üzerinde yapılacak kontroller başlıklı 29. madde yer alan "Teknik nitelikteki belgelerde, bu niteliğe ilişkin olarak yapılmış maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri sorumlu olup, muhasebe yetkililerinin bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlıdır." hükmü gereği de kendisine sorumluluk yüklenecek aritmetik hata söz konusu olmadığını belirterek tazmin hükmünün ve bu hükme ilişkin olarak kendisine tevcih edilen sorumluluğun kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında; “İlamın 27 nci maddesi ile ilgili olarak ilgili dilekçesinde; "Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi İle Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğinin 29. maddesinde; (teknik nitelikteki maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlisi sorumlu olup muhasebe yetkilisi bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlı olduğunu,) belirtilmektedir. Açık olan bu hüküm karşısında yapılan işlemlerde kendisine atfedilecek aritmetik hata olmadığını ileri sürerek karardaki sorumluluğun uhdesinden kaldırılmasını," istemektedir.

5018 Sayılı Kanunun 61. maddesi ile Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi İle Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğinin 29. maddesinin birlikte değerlendirilmesi sonucu yasal olan talebin kabulü ile tazmin kararındaki Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğunun kaldırılmasına,

Karar verilmesinin uygun olur görüşündeyim.” şeklinde görüş bildirmiştir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 38. maddesinde;

“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.”,

Aynı Kanunun 61. maddesinde;

“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur. Muhasebe yetkilisi bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur.

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını.

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını.

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri.

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz.

(…)” hükümleri yer almakta,

Yine 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Karar No.lu 5018 Sayılı Kanun çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararının 5. maddesinde muhasebe yetkilisinin görev ve sorumlulukları ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş olup, burada da muhasebe yetkilisinin ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunduğuna ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir.

Buradan da anlaşılacağı üzere muhasebe yetkililerinin yapılan ödemenin içeriğinin mevzuata uygun olup olmadığını inceleme yetkileri olmadığı gibi, yetkilerinin olmadığı bir hususta sorumlu tutulmaları da mümkün değildir. Tazmin hükmünün dayanağı fiyat farkı hesabında uygulanması gereken aydan bir önceki ayın katsayısının kullanılmasıdır. Fiyat farkı hesap tablosunda hakediş tutarı “4 nolu hakedişe esas haziran dilimine giren miktar” olarak belirtilmiştir. Kullanılacak indeksin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Yapım İşlerine İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8. maddesinin ikinci fıkrasına göre farklılık arz edebilmesi cihetiyle bu miktar için hangi ayın indeksinin uygulanacağı, mevzuatın bilinip doğru uygulanmasıyla ilgilidir. Dolayısıyla (ilgili mevzuat hükmü gereği hangi ayın indeksinin uygulanacağı konusunda) muhasebe yetkilisinin yapılan ödemenin mevzuata uygunluğu ile ilgili sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçinin sorumluluk yönünden yaptığı itirazın kabulü ile 125 sayılı ilamın 27. maddesiyle 4.745,32 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın hükmü veren Daireye TEVDİİNE, (Üyeler M. A. ÖZYER ve G. KAPAN’ın; “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Yapım İşlerine İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 5. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde güncel indeksin “Hakedişin düzenlendiği tarihin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait indeksi” ifade ettiği belirtilmiş,

Aynı Esasların 8. maddesinin 2. fıkrasında; “Herhangi bir aya ait onaylı iş programındaki ödenek harcanamadığı takdirde, daha sonraki aylarda yapılacak hakedişlerde, hakediş toplamları ödeneğin harcanamayan kısmına eşit olana kadar, iş programı gerçekleştirilmemiş ayın indeksi uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde; fiyat farkı formülüne esas Pn-1(F2-F1/F1)×0,90 katsayısına ilişkin temel ve güncel indekslerin doğru tespit edilmesine karşın formüldeki katsayı hesabı sonucunun 0,07953687324 yerine 0,085005471 olarak bulunduğu,

Fiyat farkı hesap tablosunda tutarının “4 nolu hakedişe esas haziran dilimine giren miktar” olarak belirtildiği, ancak rapor eklerinde iş programına rastlanılmadığı,

İlama ilişkin denetçi görüşünde fiyat farkının 13 no.lu hakedişle düzeltildiğinden ilişiği giderilen kısım düşülerek hesaplanmasının uygun olacağının belirtildiği; İlam’da ilişiği giderildiği iddia edilen tutara ilişkin kanıtlayıcı bir belge sunulmadığından tutarın tamamına tazmin hükmü verildiği,

Esasa ilişkin olarak dilekçede 13 no.lu hakedişle hesaplanan yeni fiyat farkının iş programına göre tutarın bir kısmının haziran diğer kısmının ise temmuz dönemi imalatına ilişkin olması nedeniyle doğru olduğunun belirtildiği görülmüştür.

İş programına göre katsayıların doğru hesaplandığı iddia edilmesine karşılık onaylı bir iş programı ve fiyat farkının diğer istihkak ödemesiyle düzeltildiğine dair kanıtlayıcı bir belge sunulmamaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları" başlıklı 61. maddesi gereği muhasebe yetkilisi, ödeme emri ve eki belgelerde maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlüdür. Bundan dolayı da mali sorumluluğu haizdir.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddedilerek tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.”, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğuyla,

Karar verildiği 10.03.2015 tarih ve 40123 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim