Sayıştay 1. Dairesi 38543 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38543

Karar Tarihi

15 Eylül 2015

İdare

Özel İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Özel İdareler

  • Yılı: 2010

  • Daire: 1

  • Dosya No: 38543

  • Tutanak No: 40786

  • Tutanak Tarihi: 15.09.2015

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

KONU: İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı görevlerinde bulunan personele makam ve temsil tazminatı ödenmesi.

  1. 109 sayılı ilamın 10(A) maddesinde, ………….. İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanı görevlerinde bulunan personele makam ve temsil tazminatı ödenmesi nedeniyle …………..- TL. ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun, İl Özel İdaresi teşkilatı başlıklı 35.maddesinde, "İl Özel İdaresi teşkilatının; Genel Sekreterlik, mali işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşacağı; bu birimlerin Büyükşehir belediyesi olan illerde daire başkanlığı ve müdürlük, diğer illerde müdürlük şeklinde kurulacağının;

Aynı Kanunun Norm Kadro ve Personel istihdamı başlıklı 36.maddesinin 4. fıkrasında; Genel Sekreter kadrosuna atananların, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağının "belirtildiğini,

Ayrıca; Anayasa Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve 2006/109 Esas,2008/82 Karar sayılı Kararında; …eşitlik ilkesi ile birbiriyle aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanmasının sağlanmasının amaçlandığı, aynı hukuksal durumda olanlar için yapılan farklı düzenlemelerin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğuna karar verdiğini,

Yine Anayasa'nın 55.maddesinde,"Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. "hükmünü içerdiğini,

Bütün hu açıklama ve değerlendirmeler ışığında, İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin bu tazminattan yararlandırılmamasının Anayasamızın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine ve 55. maddesindeki ücrette adalet ilkesine aykırılık teşkil edeceğini,

2 Kasım 2011 tarih ve 28103 sayılı mükerrer Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun hükmündeki kararnamenin 62. Maddesinde, kanun koyucu tarafından aynı ünvanlarda çalışan personele yapılan ödemelerdeki uyumsuzluk görülerek eşit işe eşit ücret kapsamında durumun düzeltildiğini,

Ayrıca, 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 4688 sayılı Kamu Sendikaları Kanununa eklenen geçici 14.maddesinde;"Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanların ise işlemden kaldırılacağı hükmü bulunduğunu,

Genel Sekreter Yardımcılarına, Hukuk Müşavirine ve Daire Başkanlarına yapılan bu ödemenin, İdarenin mali haklardan makam tazminatının ödenmesinde örnek alınan Büyükşehir Belediyelerinde görev yapan Genel sekreter yardımcısı, Daire başkanı ve hukuk müşavirinin mali haklarına endekslenmesi yönündeki "tasarrufu " neticesinde yapılan "ek ödemeden " kaynaklandığını, Dolayısıyla bu ödemenin de 6289 sayılı kanunun geçici 14. Maddesi kapsamında yapılan ek ödeme kapsamında olduğunu,

Ayrıca Kamu zararı oluştuğu iddia edilen tutarında yanlış hesaplandığını,

16.08.2008 tarih ve 26969 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "375 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin (2008/14012) Ek 3. Maddesi uyarınca yapılacak ek ödemeye ilişkin kararın "Ek Ödeme Tutarı" başlıklı 3 maddesinde ;

"Bu karar uyarınca personele yapılacak ek ödeme, en yüksek devlet memuru aylığına ekli "ek ödeme cetvelinde" yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanır." denildiğini ve söz konusu ek ödeme cetvelinde de kadroları

"(A) Üst yönetim ve Genel idare hizmetleri" bölümünün; 6. Grubunda sayılan "il özel idare Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı ve Hukuk Müşaviri "unvanları için öngörülen ek ödeme oranları makam tazminatından yararlanılması halinde % 39 iken, Makam tazminatından yararlanılmaması halinde %100 olarak belirlendiğini( 12 ocak 2010 tarih ve 27640 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 2010/7 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Geçici 1. maddesi), Dolayısıyla Makam ve temsil tazminatı ödenmeyecek olması halinde ek ödeme miktarının % 100 üzerinden hesaplanması ve kamu zararı olarak belirtilen tutardan mahsup edilmiş olması gerektiğini, Bu durumda da dilekçede belirtilen tabloda olduğu gibi olması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir

Sayıştay Başsavcılığı; “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 26. maddesinde, Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı olanlar arasında İl Özel İdarelerinde görevli olan Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk İşleri Müşaviri ve Daire Başkanlarının makam tazminatı alabileceklerine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından

Diğer taraftan, 6009 sayılı Kanun'un Geçici 8'inci maddesiyle getirilen düzenleme, sadece memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline yapılan ödemelere ilişkin olup tazmine konu olan olayla bir ilgisi bulunmadığından, Tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun mütalaa edilmektedir.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” denilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 26 ncı maddesinde; “Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.” denilmekte olup ilgili IV sayılı Cetvelin 7 nci sırasında “Birinci dereceli kadroya atanmış olmak kaydıyla, Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlara ödenebilecek olan makam tazminatı göstergesinin 2.000 olduğu bildirilmiştir.

Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sadece İl Özel İdare Genel Sekreteri için makam tazminatı öngörülmüş olup, özel idare genel sekreter yardımcısı ve il özel idaresinde görevli daire başkanları ve hukuk müşavirine makam tazminatı ödenebileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Keza, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde anılan daire başkanları Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı kadrolarına atanan daire başkanları olup il özel idaresinde görevli daire başkanları bu kapsama dahil değildir.

Dilekçiler, tazmin konusu edilen makam, temsil ve görev tazminatlarını hiçbir mevzuat hükmüne dayandıramamış olup sadece Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ndaki hükümlerle mukayese yoluna gitmişlerdir.

Anayasanın 128 inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da:

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez hiçbir yarar sağlanamaz.” denilmektedir.

Bununla birlikte, il özel idaresi genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarına yapılan makam, temsil ve görev tazminatı ödemelerinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesi hükümleri ile mukayese edilerek ödenmesi yersizdir. Zira, ilgililer ………….. İl Özel İdaresinde çalışmakta olup Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesi hükümlerinin kendilerine uygulanması mümkün değildir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesinin ilgili hükümleri aynen aşağıdaki gibidir:

“Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.

Büyükşehir belediyesi 1.hukuk müşaviri ve daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.”

Yukarıya alınan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, İl Özel İdaresi Kanunu’nda, sadece il özel idaresi genel sekreterliği kadrosuna atananların yararlanacakları mali haklar hüküm altına alınmış olup, Genel Sekreter Yardımcıları ve Daire Başkanları için mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesinde ise büyükşehir belediyesi genel sekreterliği kadrosuna atananların, büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ve büyükşehir belediyesi daire başkanlarının yararlanacakları mali haklar ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Buna göre, eğer dilekçilerin iddia ettikleri gibi İl Özel İdaresinde çalışanlara başka kurumların tabi oldukları mevzuat hükümleri ile mukayese edilerek ödeme yapılabilecek olsaydı, İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36 ncı maddesi ile Genel Sekretere yapılacak olan ödemeyi de tespit etmeye gerek kalmazdı. Zira Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22 nci maddesinde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterinin yararlanacağı mali haklar sayılmıştır.

Bu nedenle, Kanun Koyucu tarafından İl Özel İdaresi Kanunu’nda genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarının makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatı alabileceğine dair herhangi bir hüküm konulmamasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısının ve Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanlarının yararlanacağı mali haklar gerekçe gösterilerek; İl Özel İdaresinde görevli Genel Sekreter Yardımcısı ile daire başkanlarına makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün değildir.

Sorumlu tarafından, ayrıca Kamu zararı oluştuğu iddia edilen tutarında yanlış hesaplandığı, "(A) Üst yönetim ve Genel idare hizmetleri" bölümünün; 6. Grubunda sayılan "il özel idare Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı ve Hukuk Müşaviri "unvanları için öngörülen ek ödeme oranları makam tazminatından yararlanılması halinde % 39 iken, Makam tazminatından yararlanılmaması halinde %100 olarak belirlendiği, kamu zararı olarak belirtilen tutardan mahsup edilmiş olması gerektiği iddia edilmekte ise de; İlamın konusu İl Özel İdaresinde görevli genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlarına yersiz olarak ödenen makam ve görev tazminatları olup, dilekçinin iddia ettiği ek ödemelerin ilam konusu ile herhangi bir alakası bulunmamaktadır.

Bu nedenle, söz konusu kişilere yersiz olarak ödenen makam ve görev tazminatları nedeniyle oluşan kamu zararı toplamı …………..- TL. olup, ilamın konusu dışında olan ve bu kişilere ödenmesi gerektiği ileri sürülen ek ödemelerin bu tutardan mahsup edilmesi ve kamu zararı tutarının düşürülmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 109 sayılı sayılı ilamın 10(A) maddesi ile …………..- TL. ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üyeler …………..ile …………..’ ın 02 Kasım 2011 tarihli 28103 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. maddesi ile 5302 sayılı Kanunun 36. maddesi yeniden düzenlenerek yapılan ödemelere cevaz verildiğinden tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir, yönündeki ayrışık görüşlerine karşı ) Oyçokluğuyla,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim