Sayıştay 1. Dairesi 38543 Kararı - Özel İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
38543
30 Kasım 2016
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2010
-
Daire: 1
-
Dosya No: 38543
-
Tutanak No: 42436
-
Tutanak Tarihi: 30.11.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13 üncü maddesiyle, Maliye Bakanlığı ve bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personel için ön görülmüş olan ek ödemenin dikkate alınması.
- 109 sayılı ilamın 9 uncu maddesinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ...’a 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi gereğince mali hakları kapsamında ödeme yapılırken, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13 üncü maddesiyle, Maliye Bakanlığı ve bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personel için ön görülmüş olan ek ödemenin de dikkate alınması nedeniyle ….- TL. ye tazmin hükmünün, Sayıştay Temyiz Kurulunun 15.09.2015 tarihli, 40786 tutanak sayılı kararının 3 üncü maddesi ile tasdikine karar verilmişti.
Sorumlu karar düzeltilmesi talebi ile vermiş olduğu dilekçesinde, daha önce temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddialara ilave olarak, bu ödemelerle ilgili olarak, işin gereği, ibraz edilen belgelerin mahiyeti, kiralanan dairenin aynı olmasına rağmen aynı konu hakkında Dairelerce ve Temyiz Kurulunca farklı kararlar verildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı;”…
Temyiz Kurulu kararı ile ilgili düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar ilgili mevzuat bakımından yerinde olmadığı gibi, Dairesince ve Temyiz Kurulunca incelenip değerlendirilerek karara bağlandığı anlaşıldığından 6085 sayılı talebin reddine, karar verilmesi uygun olur” şeklinde görüş belirtmiştir.
Gereği görüşüldü.
Aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olup; Sayıştay Daireleri ve Kurulları, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 58 inci maddesine göre Sayıştay Genel Kurulunca verilmiş içtihadın birleştirilmesi ve değiştirilmesi kararlarına uyma zorunluğu haricinde, bağımsız karar verme yetkisine sahiptir.
Sorumluların iddia etmiş olduğu hususların, 15.09.2015 tarih ve 40786 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararında karşılanmış olduğu ve ayrıca 6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediği gerekçesiyle KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA
(Üye …..’nın;
“Genel sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili düzenleme 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde yer almıştır. Kanun’un 36. maddesi, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymamış, “genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dâhil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar” diyerek başka bir kurum personelinin mali ve sosyal hakkına atıfta bulunmak suretiyle düzenlemiştir.
Kanun’un 36. maddesi hükmüne bakıldığında;
• Genel idare hizmetleri sınıfından olma,
• Bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma,
• İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanma,
Emsal almada Kanun’un aradığı temel şartlardır. Burada sayılan şartların hepsi aynı oranda anlaşılır nitelikte değildir. Kanun’un 36. maddesinin dördüncü fıkrasında, “bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı” ifade edilmesine rağmen hangi bakanlığın emsal alınacağı belirtilmemiştir. 5302 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlığında da “bakanlık” tanımı da yer almamaktadır.
Kanun’un 36. maddesinde düzenlemedeki bu belirsizliklerin açıklanması genel sekreterlerin mali, sosyal ve diğer haklarının kapsamını belirleyecektir. Çünkü farklı bakanlıklarda aynı unvanı taşıyan memurlar arasında bir mali hak eşitliği mevcut değildir. Var olan bu mali hak eşitsizliği içinde “genel müdür” ve “müstakil daire başkanları” kadroları da yer almaktadır.
Ancak, bazı bakanlıklarda görev yapan genel müdür ve müstakil daire başkanları 657 sayılı Kanun ile sağlanan mali ve sosyal haklar dışında başka Kanunlarla da ek mali haklar sağlanmaktadır.
Örneğin, Maliye Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca “ek ödemeler” bulunmakta, bu ödemeler diğer bakanlıkların memurlarıyla bu bakanlıkların memurları arasında ciddi oranda mali ve sosyal hak farkı yaratmaktadır.
Mevzuat; sözlük tanımı itibariyle, yürürlükte olan bütün Kanun ve buna bağlı düzenlemeleri ifade etmektedir. Bu tanıma bakıldığında 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yer alan “ilgili mevzuat” kavramı içinde sadece 657 sayılı Kanun ile sağlanan mali ve sosyal haklar yer almamakta, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün Kanun ve düzenlemeler yer almaktadır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 102. maddesi kıstas aylığı, en yüksek Devlet memuruna (başbakanlık müsteşarına) malî haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının brüt tutarı olarak tanımlamıştır. 2802 sayılı Kanun’un 102. maddesindeki “her türlü ödeme” ifadesine dayanılarak Başbakanlık Müsteşarına 657 sayılı Kanun ve diğer Kanunlarla sağlanan her türlü mali haklar esas alınarak belirtilen oranlar nispetinde hâkim ve savcılara aylık ödenmektedir.
5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinde Kanun koyucu, genel sekreter için bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanının 657 sayılı Kanun’dan kaynaklanan bütün haklarından aynen yararlanır dememiştir. Kanun koyucunun kastı bu şekilde olsaydı, pekâlâ bunu 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesinde açıkça yazardı.
Yukarıdaki açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesi hükmünde geçen özellikle “ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yaralanır” ifadesi karşısında, genel sekreterlerin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiği düşünülmektedir. Çünkü personel hukukunun temel ilkelerinden birisi de “lehte olanın uygulanması” kuralıdır. Diğer taraftan genel sekreterin özlük hakkı hesabında bakanlıklarda genel müdür ve müstakil daire başkanı görevinde bulunanlardan en düşük mali ve sosyal hakka sahip olanların emsal alınmasında ne kadar hukuki gerekçe var ise, en yüksek olan mali ve sosyal hakkın emsal alınması için de en az onun kadar hukuki gerekçe vardır.
657 sayılı Kanun’da düzenlenen mali ve sosyal haklara ilaveten, 2008 ve 2009 yılında diğer Kanunlarla mali ve sosyal hak alan bakanlıklar ile bu bakanlıkların genel müdürü ve müstakil daire başkanı için belirlenen en yüksek “ek ödeme” oranları Maliye Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında yer almaktadır. Açıklanan gerekçeler nedeniyle il özel idaresi genel sekreterlerinin mali ve sosyal hakları düzenlenirken bu bakanlıkların genel müdürü ve müstakil daire başkanının her türlü Kanun’dan kaynaklanan mali ve sosyal hakları esas alınarak hesaplanması gerektiği düşünülmektedir. Bu sebeple Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek, tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı),
Oyçokluğu ile,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08