Sayıştay 1. Dairesi 38478 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
38478
26 Mayıs 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2011
-
Daire: 1
-
Dosya No: 38478
-
Tutanak No: 40553
-
Tutanak Tarihi: 26.05.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
-
Sorumlu, 16 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile 389.797,75 TL. ye ilişkin olarak verilen hükme itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmü için Sayıştay Başsavcılığının başvurusu üzerine düzenlenen 26.05.2015 gün ve 40551 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla, sorumlunun işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına, Oybirliği ile,
-
Sorumlu, 16 sayılı ilamın 2 nci maddesi ile 14.000,41 TL. ye ilişkin olarak verilen hükme itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmü için Sayıştay Başsavcılığının başvurusu üzerine düzenlenen 26.05.2015 gün ve 40551 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla, sorumlunun işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına, Oybirliği ile,
-
Sorumlu, 16 sayılı ilamın 3 üncü maddesi ile 9.644,89 TL. ye ilişkin olarak verilen hükme itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmü için Sayıştay Başsavcılığının başvurusu üzerine düzenlenen 26.05.2015 gün ve 40551 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla, sorumlunun işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına, Oybirliği ile,
-
16 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28’inci maddesi gereğince Valiye yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle toplam 1.459,85 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Sorumlu temyiz dilekçesinde, 5540 sayılı Kanunun Ek maddesinde 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63' üncü maddelerine göre yapılan ödemelerde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu aylıklarına ilişkin hükümler uygulanır ve bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamaz hükmü mevcut olduğunu, Danıştay 4. Dairesinin 2007/5848 Esas ve 2008/5019 sayılı ve 2008/1510 Esas ve 2009/94 sayılı kararlarında; “5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 09.05.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen "Ek Ödeme" başlıklı ek 5'inci maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 5540 sayılı Kanun ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Kanun ile Yapılan ödemeleri değil, Kanunun yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında, mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Kanun ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır”, denildiğini, Anayasanın Sayıştay başlıklı 160'ıncı maddesinin 2'nci fıkrasında; “vergi benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ve Sayıştay Kararları çerçevesinde uyuşmazlıklarda Danıştay Kararları esas alınır” denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı; 4. ve 5. maddelerle ilgili olarak “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu nun 28 ve 63. maddesi gereği Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunan personele yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden, tazmin kararının olduğu gibi tasdikine karar verilmesi uygun olur” şeklinde görüş belirtmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1’inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.
Öte yandan, Anayasanın 160. Maddesi hükmüne göre; Danıştay 4. Dairesinin kararlarına göre tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği ileri sürülmekte ise de; Danıştay’ın konu ile ilgili son karar merci olan Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03.06.2011 tarih ve 2010/290 Esas ve 2011/240 Karar sayılı kararında açıkça gelir vergisi kesilmesi nedeniyle açılan davanın temyizi sonrasındaki direnme kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve gelir vergisi kesileceği karara bağlanmıştır.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddi ile 16 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle toplam 1.459,85 TL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile,
- 16 sayılı ilamın 5 inci maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63’üncü maddesi gereğince Vali Yardımcılarına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle toplam 16.205,51 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Sorumlu iddiaları ile Başsavcılık görüşü ilamın 4 üncü maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 4 üncü maddesinde açıklanan gerekçelerle 16 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle toplam 16.205,51 TL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile,
- 16 sayılı ilamın 17 nci maddesinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcıları, Daire Başkanları ile Hukuk Müşavirine, makam tazminatı ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile toplam 71.764,90 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, 5302 sayılı Kanunun 35. maddesinde İl Özel İdareleri birimlerinin oluşturulacağına ilişkin Genel Çerçeve çizilerek Norm Kadro İlke ve Standartlarına uygun her İl Özel İdaresi grubu içinde aktifleştirilecek birimlerin belirlendiğini, Aynı kanunun 36.maddesinde “Genel Sekreter Büyükşehir Belediyesi bulunan İllerde Genel İdari hizmetler sınıfında dahil Bakanlık Genel Müdürü diğer illerde ise müstakil Daire Başkanı için mevzuatta öngörülen tam haklardan aynen yararlanır” hükmü yer aldığını, Yapılan hiyerarşik sıralamanın Genel Sekreter (Genel Müdür) Genel Sekreter Yardımcıları(Genel müdür Yardımcısı) Daire Başkanlıkları (Daire Başkanı) olarak değerlendirildiğinde Mali ve Sosyal Yardımların da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini, 661 sayılı KHK.'nin 62.maddesi, İl Özel İdarelerinde görevli Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı ve Daire Başkanları'nın özlük haklarını tanımlarken Bakanlık piramidindeki yönetim basamaklarıyla denkleştirdiğini ve Bursa İl Özel İdaresince ilgililere ödenen ek ödemelerin isabetliliğini teyit ettiğini, konunun ayrıca 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi hükmü doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini,
657 sayılı Kanunun ek 26.maddesi ekli 4 sayılı cetvel ve ek göstergeleri düzenleyen cetvel göz önünde bulundurularak, Sayıştay Genel Kurulu'nun 2011/1 Esas ve 5333/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının ayrıca emsal teşkil ettiğini, bu Karar ile, örnek model üzerinden kıyasla hak tanındığının görüldüğünü, Aynı şekilde, gerek 5302/36 madde, gerek Mahalli İdareler Norm kadro Yönetmeliği'nde sıralanan görev ve unvanlar açısından Genel Sekreter'i Genel Müdür, Genel Sekreter Yardımcısı'nı Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı'nı Bakanlık Daire Başkanı üzerinden mali-sosyal haklar manzumesi içine almak suretiyle makam tazminatı uygulamasının doğru olduğunun değerlendirilmesini, açıklanan mevcut hükümler birlikte değerlendirildiğinde söz konusu tazminin kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı; “İl Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk İşleri Müşaviri ve Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödemesinin mevzuata uygun olduğunu, diğer taraftan, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinden yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını"" istemektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26. maddesinde, Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı olanlar arasında il özel idarelerinde görevli olan Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk İşleri Müşaviri ve Daire Başkanlarının makam tazminatı alabileceklerine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Diğer taraftan 6009 sayılı Kanunun Geçici 8'inci maddesiyle getirilen düzenleme, sadece memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline yapılan ödemelere ilişkin olup tazmine konu olan olayla bir ilgisi bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına, karar verilmesi uygun olur” şeklinde görüş belirtmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26. maddesinde;
“Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez...” denilmektedir.
Kanuna ekli IV sayılı cetvele bakıldığında; cetvelde sayılan unvanlar arasında İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları yer almamaktadır. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nda da bu unvanlar için emsal alınabilecek başka bir unvan şeklinde düzenleme de yapılmamıştır. Örneğin 5302 sayılı Kanun’ un 36 ncı maddesinde, Genel Sekreterlik kadrosuna atananların büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağı hükmü getirilmiş olduğundan, bu hüküm gereğince İl Özel İdare Genel Sekreteri, büyükşehir belediyesi bulunan illerde bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise müstakil daire başkanı için belirlenmiş olan makam tazminatını alacaktır. Ancak İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları için 5302 sayılı Kanunda ya da diğer mevzuat hükümlerinde benzer bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla bunların makam tazminatı alabilmeleri mümkün değildir. Ayrıca söz konusu kişilerin görev tazminatı alabilmeleri de mümkün değildir.
Nitekim 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Görev Tazminatını düzenleyen 1. maddesinde;
“A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3446 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele…
C) (Ek : 4/7/2001 - KHK-631/11 md.) (A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,
1 - 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir...” denilmektedir.
Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 1 inci maddesinde ise; “Makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlardan..” denilmek suretiyle görev tazminatının makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara ödeneceği hükmü yinelenmiştir. Yani görev tazminatı alınabilmesi için makam tazminatı alınabilen kadrolara atanmış olmak ön şarttır. İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları kadroları ise makam tazminatı alınması öngörülen kadrolar içinde yer almamaktadır.
Mevzuatımızda, kıyas yoluyla mevcut yasal düzenlemelerin uygulanma alanının genişletilmesi veya 661 sayılı K.H.K. hükümlerinin, bahse konu dönem için uygulanması mümkün değildir. İlamın 17’nci maddesinde de açıklandığı üzere mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapılan ödemeyi, 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.
Bütün bu nedenlerle, sorumlu iddialarının reddi ile 16 sayılı ilamın 17 nci maddesiyle toplam 71.764,90 TL.’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE(Üye A.KARAKAYA’ nın; 01 Ağustos 2010 tarih ve 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı kanunun Geçici 8.maddesi hükmü ve 4688 sayılı kanuna 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı kanunla eklenen "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" hükmü uyarınca ilama konu ödeme hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) , Oyçokluğu ile,
Karar verildiği 26.05.2015 tarih ve 40553 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13