Sayıştay 1. Dairesi 38376 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
38376
17 Haziran 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 1
-
Dosya No: 38376
-
Tutanak No: 39221
-
Tutanak Tarihi: 17.06.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1412 sayılı ilamın 10.maddesi ile, Bingöl Yedisu Kaymakamına ödenen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 435,40 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 sayılı yasanın 63. maddesi gereği Kaymakamlara yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintinin yapılmayacağına ilişkin hukuki dayanak 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun ek 5. maddesi olduğunu,
Kaymakamlara 5302 sayılı yasa çerçevesinde yapılan ödemelerin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gereken bir ek ödeme hüviyetinde olduğunu damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaması gerektiğini,
1700 sayılı yasanın ek 5. maddesine dayanarak İçişleri Bakanlığınca Maliye Bakanlığının da uygun görüşü alınarak hazırlanan Mülki İdare Amiri hizmetleri sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin Usul ve Esasların 4.maddesinde de(ki aşağıya çıkarılmıştır) ifadesini bulduğu üzere;
"a) Ek ödeme, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.
b)Bu ödemenin yapılmasında, 27/01/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesi (c ) bendi ile 04/07/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmün de Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz.
c)Ek ödemeler bütçeden karşılanır.
e)Taşra teşkilatında görev yapan mülki idare amirlerine 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılan ödemelerin yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, hizmet içi eğitim, seminer veya kurs gibi sebeplerle kesilmesi halinde kesinti tutarına eşit tutarda ilave ek ödemede bulunulur. Ancak yapılacak toplam ek ödeme oranı hiçbir şekilde en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %195'ini geçemez.
f)Taşra teşkilatında görev yapmakta iken Bakanlık merkez teşkilatındaki bir proje veya çalışma gurubunda geçici görevli olarak veya görevlendirme sureti ile istihdam edilen Hukuk İşleri Müdürleri dışındaki mülki idare amirlerine, merkez teşkilatındaki emsalleri için belirlenen oran uygulanmak sureti ile asıl kadrosunun bulunduğu yerden ek ödeme yapılır."denildiğini,
Konuya bir diğer açıdan bakıldığında, Taşrada görev yapan mülki idare amirlerine verilen özel idare ödeneklerinin, merkezde görev yapan mülki idare amirlerine, özel idare görevi yapmadıkları halde maaşlarına eklenerek ödendiğini, Taşra görevi yapan mülki idare amirlerinin de bu ödeneği, görevde olmadıkları süreler içerisinde özel idare ödeneği olarak özel idareden değil, ek ödeme olarak genel bütçeden aldıklarını,
Bu hususlara ek olarak konuyla ilgili; İçişleri Bakanlığı mahalli idareler genel müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;
"Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır.
Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak,esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemede damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede, 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 63.maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu Ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.
Nitekim, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan "... 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir...." hükmü de bu doğrultudadır.
Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanuna göre yapılan ödemelerin de, 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir." denildiğini,
Diğer taraftan Konya Vergi Dairesi Başkanlığının 20.12.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.42.16.01/ GVK-2/ 2781 sayılı Gelir Vergisi Kesintisi konulu görüş yazısı bulunduğunu, bu yazının dilekçede ifade ettiklerini teyit ettiğini,
Ayrıca 193 sayılı yasanın vergi hukukunun özel bir alanını düzenlemekle beraber gelir vergisi alanında genel kanun hüviyetini haiz olduğunu, buna karşın 1700 sayılı yasanın ek 5. maddesinde ifadesini bulan hükmün ise gelir vergisi konusunda 193 sayılı yasaya göre özel bir düzenleme olup aynı zamanda 5540 sayılı yasa ile getirilen bir hüküm olması durumu bir arada değerlendirildiğinde 1700 sayılı yasanın ek 5.maddesinin, 193 sayılı yasa ve bu yasanın 61. maddesi karşısında hem özel hem de sonraki tarihli bir düzenleme olarak 193 sayılı yasaya istisna getirdiğini,
İlave olarak 5302 sayılı yasaya, 5917 sayılı yasayla eklenen geçici 4. maddenin
"Geçici Madde -4) (Ek madde: 25/06/2009-5917 S.K./36.mad)
4 Bu Kanunun 28 inci ve 33 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." şeklindeki hükmünün de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunumun 28 ve 63. maddesi gereği Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunan personele yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden,
Ayrıca 2011 yılı ile ilgili 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63. maddesi gereği Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunan personele yapılan ödemelerin gelir vergisi kesintisi hususunun 5302 sayılı Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından,
Daire kararının olduğu gibi tasdikine karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda;
“Madde 32 - Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.
Madde 63 - Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
31.12.1960 tarih 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda;
“Madde 61 - Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…
Madde 94- Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
- Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre, ... (vergi alınır.)
Madde 103 - Gelir vergisine tabi gelirler;
- 700 TL´ye kadar % 15
22.000 TL´nin 8.700 TL´si için 1.305 TL, fazlası % 20
50.000 TL´nin 22.000 TL´si için 3.965 TL, fazlası % 27
50.000 TL´den fazlasının 50.000 TL´si için 11.525 TL, fazlası % 35 oranında vergilendirilir.
Madde 104 - Yıllık Gelir Vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31 inci Maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103 üncü Maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanır. Ücretlerin vergilendirilmesinde aylık vergi; yıllık vergi 12'ye bölünmek, gündelik vergi aylık vergi 30'a bölünmek suretiyle hesaplanır.” denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63.maddelerine göre yapılan ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu açıktır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, il özel idaresi ödeneği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında bir ücret ödemesi olduğundan gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
5540 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5. maddesinde;
“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz…”.denilmiştir.
Söz konusu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeler hakkında uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerlidir ve kıyas yasağı bulunmaktadır. Bu nedenle de 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneğe teşmili mümkün değildir.
5917 sayılı Kanunun 36. maddesi ile 5302 sayılı Kanununa eklenen Geçici 4. madde, İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerinde düzenlenen ödeneklerin aslı ile ilgilidir. Söz konusu ödeneklere ait gelir vergisi geçici madde 4 kapsamına girmemektedir.
Diğer taraftan Danıştay 4. Daire kararına istinaden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca 03.06.2011 tarih ve E.2010/290,K:2011/240 sayılı alınan kararda söz konusu ödemelerin vergiye tabi tutulması gerektiğine karar verilmiştir.
Bu nedenle 1412 sayılı ilamın 10.maddesi ile 435,40 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 17.06.2014 tarih ve 39221 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10