Sayıştay 1. Dairesi 38162 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
38162
1 Nisan 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 1
-
Dosya No: 38162
-
Tutanak No: 38728
-
Tutanak Tarihi: 01.04.2014
-
Konu:
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçiye 14.03.2014 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü:
1249 sayılı ilamın 1. maddesiyle; bazı düğün törenlerinde hediye olarak verilen çeyrek altın bedellerinin belediye bütçesinden ödendiği gerekçesi ile 9.704,00 - TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle;
- 1.Daire kararında hükmün iki gerekçe üzerine kurulduğunu, bu gerekçelerden birincisinin; 5393 sayılı Belediye Kanunu 14.maddesinde ki belediyenin görev ve sorumlulukları ile, 60.maddesinde düzenlenen belediye giderleri arasında düğün törenlerinde hediye olarak verilen altınlarla ilgili giderlerin bulunmadığı yönünde olduğunu, bu gerekçenin yerinde olmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanununun belediyenin giderlerini düzenleyen 60.maddesinin, birinci fıkrasının (k) bendi; "k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri." Şeklinde olduğunu, yine ayrıca Belediye Kanununun, Belediye Başkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 38.maddesinin (o) bendinde; " o) Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak, "şeklinde düzenleme yapıldığını,
Belediyeler için özel bir kanun olan belediye kanununda yapılan bu düzenlemeyle belediyelerin temsil, tören, ağırlama ve tanıtım konularında harcama yapabileceği açıkça belirlendiğini, Belediye Kanununda belediyelerin görev ve sorumlulukları genel olarak belirtilmiş olup her bir somut durumun kanunda ayrıntılı düzenlenmesinin beklenemeyeceğini, kaldı ki esasında yukarıda metni yazılmış olan 5393 sayılı kanunun 60.maddesinde bu husus da harcama yapılabileceğine ilişkin somut düzenleme de yapıldığını,
Ayrıca bilindiği üzere kanunda ki bu düzenlemenin yanı sıra bu konuda İçişleri Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulmuş olan "Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi" bulunduğunu,
Bu yönergenin 1.maddesi; "Bu Yönergenin amacı, belediye bütçesinde yer alan temsil, ağırlama ve tören giderlerinin sarf esas ve usullerini düzenlemektir." Şeklinde olduğunu, Yönergenin 3.maddesi ; "Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini belediye başkanının takdirine tabidir." Şeklinde düzenlendiğini,
Yönergenin 10.maddesinde ise ; "Yukarıda ki maddelerde belirtilen giderler dışında kalan ve yapılması belde için de gerekli olan veya mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlik ve törenler için (nişan, nikah, ölüm gibi) harcama yapılabilir." Denildiğini, bu yönergenin yürürlüğe girdiği 1984 yılından bu yana uygulandığını, Yönergenin 10. maddesinde açıkça somut bir şekilde örnek olarak belirtilmek suretiyle mahalli örf, adet ve sosyal yaşantının gereği olan nişan, nikah ölüm gibi etkinlik ve törenler için harcama yapılabileceğinin düzenlendiğini, Yönergenin 3. maddesinde de bu giderlerin konu kapsam ve miktarının tayini hususlarının Belediye Başkanının takdirinde olduğunun açıkça belirtildiğini, Dairenin kararında bu yönergede belirtilen giderlerin belediye başkanının takdirine bırakılmasının keyfi bir şekilde davranmasının gerekçesi olamayacağı takdir hakkının sınırsız ve hukuki düzenlemelerin ötesine geçecek bir yetki olmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığını,
Ancak belediye başkanının kullandığı bu yetkinin, hukuki düzenlemelerin ötesinde olmadığı gibi sınırsız da olmadığını, öncelikle Belediye Kanunu 38/0 ve 60. maddelerine dayandığını, Ardından Yönergede açıkça örf adet gereği hangi törenler için harcama yapılabileceğinin düzenlendiğini, bu törenler içinde nişan, nikâh katalog olarak sayıldığını, yine bu yetkinin, bu kapsamda belirlenen ve Belediye Meclisi tarafından kabul edilerek onaylanan ilgili yıl bütçesinde ayrılan ödenek miktarı limitleri içinde kullanıldığını, dolayısıyla bu konuda ki harcamanın, kanunun verdiği yetkiye istinaden mevzuat tarafından belirlenen durumlarda ve bütçesinde ayrılan ödenek oranında yapılmış olması sebebiyle bu yetkinin kullanımında sınırsız ve keyfi davranılmış olunması mümkün olmadığını,
- 1.Dairenin tazmin hükmüne esas diğer gerekçesinde ise; Bu harcamanın "Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine aykırı olduğunun belirtildiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki gerek Belediye Kanununda ki temsil, tören, ağırlama ile ilgili düzenleme ve gerekse bu konuda ki yönerge özel bir düzenleme olup Belediyeler açısından öncelikle uygulama alanı bulacak yasal düzenlemeler olduğunu, ayrıca mevzuat silsilesi olarak öncelikle uygulanacak düzenlemenin kanun olduğunu, temsil, tören, ağırlama konusunun 5393 Sayılı Belediye Kanunu 60. maddesinde gider olarak açıkça düzenlendiğini, Kanuna dayalı olan Yönergede de örf adet gereği nişan ve nikâh törenlerinde harcama yapılabileceğinin belirtildiğini, şayet mevzuatta birbiri ile çelişen düzenlemeler varsa bunları giderecek olan bu düzenlemeleri yapan makamlar olduğunu, ancak kısaca Etik Yönetmeliğinden sonra ne Belediye Kanununda ne de bu konuya ilişkin yönerge de bir değişiklik yapılmadığını,
Kaldı ki Etik Yönetmeliğinin 15.maddesinde; "Madde 15 —Kamu görevlisinin tarafsızlığını, performansını, kararım veya görevini yapmasını etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan, ekonomik değeri olan ya da olmayan, doğrudan ya da dolaylı olarak kabul edilen her türlü eşya ve menfaat hediye kapsamındadır." Şeklinde düzenleme ile hediye'nin tanımı yapıldığını, görüldüğü üzere kamu görevlilerinin aldığı şeyler hediye olarak tanımlandığını, Yönetmeliğin dayanağı Kamu Etik Kurulu Kurulması Hakkında ki 5176 sayılı kanunda yönetmelikte düzenlenen hediye verme ile ilgili bir düzenlemenin olmadığını, ayrıca bu kanunda Belediye Kanunu temsil, tören ve ağırlama gideri ile buna ilişkin Yönerge düzenlemelerini ortadan kaldıran veya sınırlayan hiçbir hükmün bulunmadığını, gerek 5176 Sayılı kanun gerekse bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik Kamu Etik Kurulunun yapısı, çalışma sistemi ve kamuda etik davranış ilkelerini belirlemek, tespitler yapmak ve etik kültürü yerleştirmek hususunda çalışmalar yapma konularını kapsadığını,
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi, Kamu Etik Kurulunun kararlarının resmi gazetede yayımlanmasına olanak sağlayan 5176 sayılı Kanunun 5.maddesinin üçüncü fıkrasını iptal ettiğini, İptal kararının gerekçesinde Kamu Etik Kurulunun belirlediği hususların tespit niteliğinde olduğu, nihai ve kesin nitelikte olmadığı, idari yargıya açık nitelikte olduğunun belirtildiğini, Yönetmelikte "Kamu görevlileri kamu kaynaklarını kullanarak hediye veremez, ...." Şeklinde ki düzenlemenin amacının kamu görevlisinin şahsını ön plana çıkaran, şahsıyla hatırlanacağı kişisel türden bir hediye vermesini önlemek olduğunu, bu konuda ki gerek kanun gerekse yönetmelik kamu görevlilerinin şahsi menfaat teminini sağlamak maksadıyla hediye alıp vermesinin etik olmadığını düzenlediğini, ancak Belediye Tüzel kişiliğini temsilen adet gereği yerine getirilen ve yasal dayanağı olan bir hususun Etik Yönetmeliğinde tanımlanan hediye mahiyetinde olmadığının aşikâr olduğunu,
Etik Yönetmeliğinde ki düzenleme esas alınarak, Belediye Kanununda gider olarak açıkça belirtilmiş ve Yönerge ile cevaz verilmiş temyiz konusu harcamanın, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu 71.maddesinde tanımlanan kamu zararını oluşturduğu şeklinde değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, Temyiz konusu harcamanın Etik Yönetmeliğine aykırı olduğu esasından hareketle kamu zararı oluştuğu şeklinde hüküm kurulmasının bu konuda ki Belediye Kanunu Düzenlemesine aykırılık teşkil ettiğini, Kamu Etik Kurulunun belirlediği ilkelerin ve tespitlerin niteliği dikkate alındığında sadece bu yönetmeliğe göre kamu zararı oluştuğu şeklinde değerlendirme yapılmış olması mevzuatın tamamı dikkate alınarak yapılması gereken mali denetim konusunda tek yetkili olan Yüksek Sayıştay’ın yetkisini sınırlayıcı nitelikte olduğunu, dolayısıyla bu yönetmelik esas alınarak işbu harcamanın tazmin edilmesine ilişkin ilam hükmünün ikinci gerekçesinin de yerinde olmadığı ve bu hususun da mevzuata aykırı değerlendirildiğinin düşünüldüğünü,
Toplumun ileri gelen yöneticilerinin, hele de yerel yönetici olan bir belediye başkanının böyle törenlere davet edilmesi halinde bu davetlere icabet etmemesinin mümkün olmadığını, böyle bir törene davet edilen Belediye Başkanının davete katılmaması insanlar arasında ayıplanan ve o davet sahiplerini rencide edici görülerek toplum içinde negatif etkiye sebep olan bir durum olduğunu, davete icap etmemek tören sahiplerine karşı tenezzül etmemek ve kibirli davranmak olarak addedildiğini,
Bu davetlere katılmak zorunda olan ve dolayısıyla katılan gerek bir Belediye Başkanı gerekse şehrin ileri gelen diğer bir yöneticileri olan Kaymakam veya Valinin temsil ettiği makam dolayısıyla katıldığı böyle bir törende sadece tebrikle yetinmesinin örf ve adet gereği mümkün olmadığını, o tören sahibine temsili bir sunumda bulunması kendisinden beklenen kaçınılmaz mutlak bir davranış olduğunu, aksi halin özellikle temsil ettikleri makamı orada bulunan topluluk önünde küçük düşürecek nitelikte bir davranış olacağının herkesin malumu olduğunu,
Bu davetlerin ortalama günde 5-6 civarında olduğunu, yaz mevsiminde daha da arttığını, ayda ortalama 150 davet yapıldığını, bu davetlerde kendi imkânlarıyla bir sunumda bulunmaya kalkması halinde ortalama 100,00 TL tutarında bir şey, 150 davet için 15.000,00 TL yaptığını, bu tutarın aldığı aylık ödeneğin yaklaşık bir buçuk katına denk geldiğini, takdir edilmelidir ki böyle bir gideri kendi imkânlarıyla karşılamasının mümkün olmadığını, ayrıca yapılan bu harcamaların hepsinin kayıtlı olduğunu, yazılı olarak tutanak altına alındığını, hatta fotoğrafları bulunduğunu, her birinin evraklarının saklandığını, bu davetlere ilişkin bir kısım davetiyelerin dosyaya daha önce sunulduğunu, istendiğinde tamamının da ibraz edilebileceğini, afaki hiçbir durum bulunmadığını, yapılan harcamaların Belediye Meclisinde kabul edilen ilgili bütçe ödeneği çerçevesi ve sınırları içinde kullanıldığını,
Belediye başkanı, belediye tüzel kişiliği ve Başkanlık Makamını temsilen bulunduğu bu törenlerde örf, adet ve sosyal yaşantı için gerekli sayılan bir hususu yerine getirdiğini, Belediye tüzel kişiliğinin Başkanlık Makamı ile belde insanının töreninde âdete uygun olarak temsili olduğunu, ayrıca şu hususu da belirtmek gerekir ki aynı zamanda birçok açılış, davet ve törenlerde Belediye tüzel kişiliğini temsilen çiçek, çelenk gönderildiğini, bunlarda aynı amaç ve kapsamda gönderilmekte olduğunu, çiçek çelenk gönderilmesi nasıl adet gereği Belediye tüzel kişiliğinin temsili ise nişan nikâh gibi törenlerde örf adet gereği harcamanın yapılması da aynı şekilde temsil kapsamında olduğunu,
Nitekim benzer konularda gerek Sayın Temyiz Kurulunun gerekse Sayıştay Dairelerinin vermiş olduğu kararlarda konu temsil, tören ve ağırlama giderleri kapsamında değerlendirildiğini, Temyiz Kurulunun 28.03.2006 tarih ve 28548 tutanak numaralı, 03.02.2009 tarih ve 30613 tutanak numaralı kararlarının bu mahiyette olduğunu, sonuç olarak yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere temyiz konusu hususun tamamen temsil, tören ve ağırlama giderleri kapsamında kanuna ve örf ve adetlere atıfta bulunan mevzuata dayalı bir harcama olması sebebiyle tazmin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” 5393 sayılı Kanunun 60/k. maddesi ile Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3 ve 10. maddelerine göre; ödemeye esas bölgelerdeki düğün törenlerinde takılan altınla ilgili harcamanın Belediye Başkanının takdirinde olduğu, mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlik ve törenler kapsamında değerlendirildiğinden tazmin hükmünün kaldırılmasına, 832 sayılı Kanunun 73. maddesi gereği karar verilmesi uygun olur görüşündeyim.” Demiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin Giderleri" başlıklı 60. maddesinin (k) bendinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin bütçeden ödeneceği ifade edilmiş aynı zamanda Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile de bu harcamaların belediye bütçesinden yapılabileceği vurgulanmıştır.
Aynı Kanunun 38. maddesinin "Belediye Başkanının görev ve yetkileri" başlıklı (o) bendinde "Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak" yetkisi Belediye Başkanına bırakılmıştır.
Söz konusu Yönergenin Genel Kural Başlıklı 3. maddesinde, temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtilmiştir. Temsil giderlerinde görevle ilgili olmak, ağırlama giderlerinde de beldenin misafiri olmak şartı dışında her hangi bir kısıtlama getirilmemiştir.
Ayrıca, aynı yönergenin 10. maddesinde, yukarıdaki maddelerde belirtilenler dışında kalan ve yapılması belde için gerekli olan veya mahalli örf adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlikler ve törenler için (nişan, nikah, ölüm gibi) de harcama yapılabileceği, düzenlenmiştir.
Belediye başkanının belediyeyi temsilen katılmış olduğu nişan, nikah ve düğün törenlerinde altın hediye etmesi, bu Yönergenin 10. maddesinde düzenlenen mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için gerekli sayılan etkinlikler kapsamında bulunduğundan, yapılan harcamada mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla dilekçi talebinin kabulü ile 1249 sayılı ilamın 1. maddesi ile 9.704,00 - TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 01.04.2014 tarih ve 38728 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10