Sayıştay 1. Dairesi 38154 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38154

Karar Tarihi

24 Mart 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 1

  • Dosya No: 38154

  • Tutanak No: 40195

  • Tutanak Tarihi: 24.03.2015

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. 1247 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle; Aybastı İlçesi Kaymakamı Mehmet ÖZER ile Kaymakam Vekilleri; (Kabataş Kaymakamı) M.Mustafa İMAMOĞLU ile (Gölköy Kaymakamı) Ediz SÜRÜCÜ’ye ödenen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi suretiyle 764,77 TL. kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle:

“TEMYİZ SEBEPLERİ: 1-5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 63. maddesi gereğince Kaymakamlara verilen ödeneklerden bazı aylarda gelir vergisi kesintisi yapılmaması sonucu aleyhime alınan tazmin kararı usul, kanun, Sayıştay yerleşik kararları ile yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırıdır. Şöyle ki;

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun "Yetki Devri" başlıklı 32 nci maddesinde, valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun "Görev ve Ek Ödenek" başlıklı 63 üncü maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği hüküm altına alınmıştır.

Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı Kanun açıktır.

Ek ödeme başlıklı Ek-5. Madde de; "İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden DAMGA VERGİSİ HARİÇ HERHANGİ BİR VERGİ VE KESİNTİ yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27.1.2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi ile 4.7.2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.""denilmiştir. 5540 sayılı kanuna bakıldığında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 ünü maddesine göre yapılan ödemelerin birer ek ödeme olduğu ve bu maddeye göre yapılacak ödemelerden damga vergisi haricinde herhangi bir vergi ve kesinti yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Bununla birlikte oluşan tereddütlerin giderilmesi amacıyla görüş istenmesi üzerine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;(EK.l) "Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır. Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak (Ek:l) Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemeden damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.

Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.

Nitekim, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan " ...5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir...." hükmü de bu doğrultudadır

Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanuna göre yapılan ödemelerin de, 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir." Şeklinde görüş bildirerek oluşması muhtemel tereddütleri ortadan kaldırmak istemiştir.

Bu durumda tarafıma yapılan ek ödemelerin kanunun aradığı anlamda olduğu, kanuna aykırı olmadığı açıktır.

  1. 5540 sayılı kanunla getirilen ek ödemelerin gelir vergisine tabi olmaması atıfta bulunduğu diğer kanunlardaki ödemelerin de gelir vergisine tabi olmayacağı sonucunu doğurmayacağı ifade edilmiştir. 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı açıktır.

Bu husus ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına hitaben göndermiş olduğu 12.10.2006 tarih ve B050.PGM.0730001/27714 sayılı yazısında (EK:2) ortaya konulmuştur. Bu yazıda genel hatlarıyla

5540 sayılı kanuna dayanılarak yapılan ek ödemeler ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup, bu çerçevede 5302 Sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılacak ilave ödemelerin ek ödemeler konusunda dikkate alındığı ve bu nedenle de 5302 sayılı kanuna göre yapılan bu ödemelerin 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiğine kuşku bulunulmadığı belirtilmiştir.

İlgili görüş nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlıkları da 5302 sayılı kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerden kesilen gelir vergilerini ilgililerine iade etmiş ve sonraki tarihlerde yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmamaya başlanmıştır.

  1. Bunların dışında 5302 sayılı kanunu uyarınca mülki idare amirlerine yapılan ödemelerden vergi tevkif edilmesi gerektiği ileri sürülerek idareye karşı açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesinin 22.12.2008 tarih ve 2007/5848 Esas, 2008/5019 Karar sayılı ilamında(EK:3), 5540 sayılı Dâhiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 inci maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen başlıklı ek 5. maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 5.7.2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 5540 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır. Denilerek 5302 sayılı kanuna göre yapılan ek ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılamayacağı, bu ödemelere vergi istisnası uygulanacağı belirtilmiştir.

T.C Anayasasının IV. Sayıştay Başlıklı 160. Maddesinin 2. Fıkrasında geçen "Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır." Hükmü dikkate alındığında yukarıda ifade ettiğimiz Danıştay kararına göre karar verilmesi gerektiği açıktır.

4 - Bunlarla beraber, 22.2.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici maddeye göre; "GEÇİCİ MADDE - 4 Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denilerek sorgu kağıdına esas teşkil edilen 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 28. ve 63. Maddelerine göre yapılmış olan ek ödemelerle ilgili herhangi bir borç çıkarılamayacağı, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçileceği ve borç takibi işlemlerine son verileceği ifade edilmiştir. Bu madde yayımı tarihine yürürlüğe gireceği düşünüldüğünde ve yayım tarihinin de 25.06.2009 olduğuna göre 04.03.2005 tarihi ile 25.06.2009 tarihleri arasında yapılan ödemelerle ilgili herhangi bir borç çıkarılamayacağı, çıkarılmış ise bunların tahsilinden vazgeçileceği açıktır.

Her ne kadar 5917 sayılı kanunun 36. Maddesi ile İl Özel İdare Kanununa eklenen geçici 4. Maddede geçen hükmün 5302 Sayılı Kanuna geçici madde ile eklenmiş vergi ile ilgili bir husus yer almadığı, Genel Kurul Toplantılarında da bu hususla ilgili bir açıklama bulunmadığı belirtilmişse de; Söz konusu madde metni dikkatlice incelendiğinde, maddede geçen Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." İfadesinden söz konusu MADDELERE GÖRE İLGİLİLERE YAPILAN TÜM ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı açık olup, söz konusu düzenlemenin sadece belli başlı ödemelere ilişkin olduğuna dair herhangi bir ibare yer almamaktadır. Bu hükümde vergilerin dâhil olmadığına ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı açık olup, hükmü vergilerden bahsetmediği şeklinde dar yorumlayarak buna göre karar vermek kanun çıkarılış amacı ile lafzına aykırılık teşkil edecektir.

Bu bağlamda 5917 sayılı kanunla İl Özel İdaresi kanununa eklenen geçici 4. Madde "GEÇİCİ MADDE - 4 Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denilmektedir. Tazmin hükmüne alınan bu ödemeler şahsıma 63. Madde hükümlerine göre verilen görevler nedeniyle yapılan ödemeler olduğundan, tazmin hükmü kurulması yasaya açıkça aykırıdır. Bu yasa hükümleri kişileri, kurumları ve yargı organları ile Sayıştay'ı da bağladığından kesinlikle tahsil edilmemesi gerektiği açıktır. (EK5) de sunulan 4 adet kamu zararının genel toplamı şu şekildedir.

Tarihi Ödeme Emri No Tutarı

14.01.2009 4 44,94

12.02.2009 25 96,30

17.02.2009 45 32,10

12.03.2009 60 86,68

15.04.2009 96 96,30

20.04.2009 123 32,10

04.06.2009 150 522,95

11.06.2009 151 96,30

TOPLAM TUTAR: 1.007,67

Nitekim Erzurum İl Özel İdaresi Muhasebe Birimi 2006 yılı hesabının Başkanlığınızca yargılanması sonucu çıkarılan 749 sayılı ilamın 3, 4 ve 11. Maddeleri ile verilen tazmin hükümlerine karşı yargılamanın iadesi talep edilerek itiraz edilmiş, itiraz üzerine yapılan yargılamada Sayıştay Yargılama Kurulunca, 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnameye Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36.maddesinin geçici 4. Maddesine atıfta bulunularak ekte sunduğumuz 1135 sayılı ek ilam ile sorumluların BERAATİNE karar verilmiştir. (EK.4)

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda arz ve izah ettiğim sebepler ve Başkanlığınızca resen göz önünde bulundurulacak sair sebeplerle İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesine göre tarafıma yapılan ek ödemelerin iddia edildiği gibi mevzuata aykırılık taşımadığı, usul ve kanuna uygun olduğu dikkate alınarak aleyhime alman TAZMİN HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA karar verilmesini arz ve talep ederim.” Denilmiştir.

Sayıştay savcılığının karşılamasında:

“İlgili dilekçesinde: “5302 sayılı Kanun’unun 28 ve 63. maddeleri gereği yapılan ödemelerden 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanun’unda değişiklik yapan 5540 sayılı Kanun’un ek ödeme başlığını taşıyan ek-5. maddesi, dilekçe ekinde mevcut İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü yazısı, Danıştay 4. Daire Kararı ile Sayıştay 8. Dairesinin ek ilamı gereği gelir vergisi kesintisinin yapılamayacağını, ayrıca 5916 sayılı Kanun’un 36. Maddisinin hakkında uygulanması gerektiğini ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istemektedir. Usul Yönünden: Dava dilekçesinde ilamın 2. maddesi ile ilgili 832 sayılı Kanun’un 69. maddesi gereği temyiz talebinde bulundu ise de anılan maddede adı sayılan sorumlular arısında bulunmadığı sadece ilamın 4, 9, 11 ve 17. maddelinde Harcama Yetkilisi sıfatı ile adının zikredildiği anlaşıldığından, talebin esasa girilmeden reddine, Esas Yönünden: 5917 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile yapılan düzenleme bir vergi istisnası veya muafiyetini ihtiva ettiğinden madde hükmüne göre tazmin kararının kaldırılması mümkün değildir. Ayrıca 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanun’unun 28 ve 63. maddesi gereği kaymakamlara yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 Esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun’una göre Gelir Vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden tazmin kararının tasdikine, 832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Görev ve Ek Ödenek başlıklı 63. maddesinde;

Vali Yardımcıları ve Kaymakamların, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumlu olduğu, Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);

“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez.”denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.

Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94. maddesinde (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994), Kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,

94.maddenin 1.bendinde de; Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63. maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanununda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılacağına dair bir düzenleme bulunduğundan, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

5540 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;

İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.

Söz konusu bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır.

Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.

Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü, hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/290 Esas nolu 2011/240 Karar nolu kararında, 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun bulmuştur.

Yine dilekçi, 5917 sayılı Kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiğini iddia etmişse de, 5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile getirilen ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63.maddelerine göre yapılan ödemelerin aslına ilişkin olup yapılan bu ödemelerin vergiye tabi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle 1.Daire tarafından 1247 sayılı ilamın 4 üncü maddesi ile 764,77 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1247 sayılı ilamın 9 uncu maddesiyle; Gölköy İlçesi Kaymakam Vekilleri; (Gürgentepe K.) Zafer ENGİN, (Mesudiye K.) Rıza GENÇOĞLU ve Gölköy Kaymakamı Ediz SÜRÜCÜ’ye ödenen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi ve daha önce kesilen gelir vergisinin de iade edilmesi suretiyle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle 1.594,20 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının reddi ile 1.Daire tarafından 1247 sayılı ilamın 9 uncu maddesi ile 1.594,20 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1247 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle; Gürgentepe İlçesi Kaymakam Vekilleri (Gölköy K.) Ediz SÜRÜCÜ, (Mesudiye K.) Rıza GENÇOĞLU ve Kaymakam ZAFER ENGİN’e ödenen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi suretiyle 915,21 TL. kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının reddi ile 1.Daire tarafından 1247 sayılı ilamın 11 inci maddesi ile 915,21 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1247 sayılı ilamın 17 inci maddesiyle; Mesudiye İlçesi Kaymakamı Rıza GENÇOĞLU ile Kaymakam Vekili Ediz SÜRÜCÜ’ye ödenen il özel idaresi ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi suretiyle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle 989,13 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçinin dilekçesi ve Başsavcılık karşılaması bu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup; sözü edilen madde de belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının reddi ile 1.Daire tarafından 1247 sayılı ilamın 17 inci maddesi ile 989,13 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 24.03.2015 tarih ve 40195 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim