Sayıştay 1. Dairesi 37691 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37691

Karar Tarihi

20 Mayıs 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 1

  • Dosya No: 37691

  • Tutanak No: 39062

  • Tutanak Tarihi: 20.05.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Duruşma talep eden dilekçi İbrahim DEMİR’e 05.05.2014 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü;

  1. 1005 sayılı İlamın 3. maddesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Çeşmeler Kampüsü İİBF bünyesinde bulunan 5 m2 bardakta mısır ve yaz aylarında buzlaş satışı standının kira dosyasının incelenmesinde; söz konusu satış standının 15.12.2008 . 14.12.2009 tarihleri arasında 1 yıllık olmak üzere aylık 650,00 YTL+KDV üzerinden kiraya verildiği halde Haziran. Aralık 2009 kira ve cezaları ile Ocak. Aralık 2009 elektrik bedellerinin tahsil edilmediği gerekçesiyle 14.762,78 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, temyiz dilekçesinde özetle; ilama konu sorguya verilen savunmada da belirtildiği üzere, sorguya konu kiralanan yerin kira sözleşmesinin sona ereceği 14.12.2009 tarihi itibari ile tahliyesinin gerçekleştirilmesi için konunun Hukuk Müşavirliğine intikal ettirildiğini ve ödenmeyen kira ve elektrik borcunun faizi ile birlikte tahsili için gerekli yasal işlemler başlatıldığını, (İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2011/9616 nolu dosyasında görüleceği üzere) bu konuda zamanaşımına uğramış bir alacağın da söz konusu olmadığını, nitekim zamanaşımına uğramamış ve idari yoldan takip edilen alacaklarla ilgili verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına dair Sayıştay Temyiz Kurulu Kararlarının bulunmakta olduğunu ve dilekçe ekinde örneğinin sunulduğunu, kiracının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile hakkında gerekli yasal işlemler yapılmış ve devam etmekte iken ve zamanaşımına uğratılmış bir alacak yok iken, kiracının yükümlülüklerinden Rektör, İdari Mali İşler Daire Başkanı ve Strateji Geliştirme Daire Başkanının sorumlu tutularak adeta kiracının kefili konumuna konulmasının hukuken mümkün olmadığını, eğer, kiracı hakkında süresinde yasal işlem yapmayarak zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusu olsa idi, işte o zaman üzerine düşen sorumluluğu zamanında yerine getirmeyen ilgililerin oluşan kamu zararını üstlenmeleri gerektiğini, İdarenin alacağının yasal yollardan takip edilmekte ve halen derdest olduğunu, ayrıca, 5018 Sayılı Kanunun 71'inci maddesinin Kanunun kamu zararı tanımı ve kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağını belirttiği koşullar dikkate alındığında ilama konu olayda kamu zararının oluşmadığının açık olduğunu, kiracının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile hakkında tahliye ve idare alacağının tahsili için yasal işlemin süresinde başlatıldığını, Rektör ve ilgili daire başkanlarının kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinin bulunmadığını, böylece kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmadığını, Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında da bu hususa yer verildiğini, bu Kararda özellikle; 5018 sayılı Kanundan önceki mevzuatta mali sorumluluk için yegane şartın, mevzuata aykırılık olup buna ilaveten zarar, kusur gibi başkaca bir şartın öngörülmediğini, sorumlulukta sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı eski sistemin 5018 sayılı Kanunla değiştirilerek kamu zararı oluşabilmesi için üç şartın sıralandığını, ilama konu olayda söz konusu bu üç şarttan; yani kasıt, kusur veya ihmalden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem ve buna bağlı kamu zararı olmadığından tahsile ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçinin “Üniversitelerinin bünyesinde bulunan 5 m2 buzlaş satış standının müstecire kiralanması sonucu doğan kira alacağı ile ödenmemiş olan elektrik faturasının ilgilisinden tahsili için yasal işlemlerin başlatıldığını, söz konusu alacağın zaman aşımına uğramadığını, ayrıca benzer olaylarla ilgili tazmin kararını kaldıran örnek Sayıştay Temyiz kurulu kararlarının dilekçesi ekinde sunarak tazmin hükmünün kaldırılmasını” istediği belirtildikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Çeşmeler Kampüsü İİBF bünyesinde bulunan 5 m2 bardakta mısır ve yaz aylarında buzlaş satışı standının Koza Hazır Mutfak Dekorasyon Mobilya Tasarım İnşaat Ltd. Şirketine kiralanması sonucu Haziran-Aralık 2009 dönemine ait kira ve cezaları ile Ocak-Aralık 2009 döneminin elektrik bedellerinin ödenmemesi nedeniyle doğan alacağın takip ve tahsili için 11. İcra Müdürlüğü’ne müracaat edilerek yasal işlemlerin başlatıldığı dilekçe ekinde bulunan belgelerin tetkikinden anlaşıldığından tazmin kararının kaldırılması gerektiği mütalaa edilmiştir.

Dilekçi, ikinci temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay Başsavcılığının karşılama yazısındaki tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin görüşlerine katıldığını belirtmiş ve daha önceki temyiz dilekçesinde savunduğu hususlar da dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Başsavcılık ikinci karşılamasında; dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ile Koza Hazır Mutfak arasında düzenlenen Kira Sözleşmesinin “Kira Bedeli” başlıklı 4. maddesinde kira bedellerinin kiranın başlangıç tarihinden itibaren her ayın ilk 10 günü içinde Üniversitenin Strateji Daire Başkanlığı veznesine veya TC Ziraat Bankası Kurumsal Bankacılık nezdindeki hesaba peşin olarak yatırılacağı, her türlü vergi resim ve harçların kiracıya ait olacağı, ayrıca elektrik giderinin her ay kira bedeli ile birlikte Rektörlüğün Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesindeki hesaba yatırılacağı hükümleri yer almaktadır.

Sözleşmenin “Tahliye Yükümlülüğü ve Fesih Yetkisi” başlıklı 11. maddesinde:

“Kiracı kira sözleşmesinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi halinde tebligatı müteakip 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır. Kira süresinin bitiminde kira sözleşmesi yenilenmeyecektir. Kiracı kira müddeti bittiği halde kiralanan yeri boşaltmadığı takdirde kiraya verenin bundan doğacak zarar ve ziyanını tazminle mükelleftir.

Kira süresi içinde kiracının, ... taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi hallerinde idare 10 gün süreli ihtarname ile durumu kiracıya bildirir ve ihtarnamede yazılı hususlara uyulmasını ister. İhtarnamede belirtilen 10. günün sonunda yerinde yapılacak kontrolde belirtilen hususlara uyulmadığı görülürse kira sözleşmesi tek taraflı olarak fesh edilir, kesin teminatı irat kaydedilir ve son bir yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir...”,

Taşınmaz Kira Şartnamesinin 29. maddesinde ise aynen:

“Kiracı, kira taksit bedellerini düzenli ödemediği takdirde, 2886 sayılı Yasanın 62. maddesine göre verilen süre içinde; birikmiş kira borcu gecikme zammı ile birlikte ödenmediği takdirde idaremizce kira sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilecektir. Ödenmeyen kira bedelleri 6183 sayılı Yasanın 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanmak suretiyle, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsili yoluna gidilir.”

ifadeleri yer almaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesinin 4’üncü fıkrasının Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden 21.04.2006 tarih ve 26146 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.04.2006 tarih ve 2006/10302 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 2,5 oranında gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmış ve belirtilen karar 21.04.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, 2009 Haziran-Aralık dönemine ait ödenmeyen kira bedeli olan 4.550,00 TL ile 455,00 TL gecikme zammı, 2009 Ocak-Aralık dönemine ait 1.489,78 TL elektrik tüketim bedeli, sözleşmenin fesh edilip irat kaydedilmesi gereken 468,00 TL, kesin teminat ile tazminat için 1 yıllık kira bedeli 7.800,00 TL olmak üzere toplam 14.762,78 TL’nin kiracıdan tahsil edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde “Kamu Geliri”:

“Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri,

… ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde:

“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” denilmiştir.

Öte yandan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu Zararının Belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde:

“a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,

d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,

f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

esas alınır.” hükümleri yer almıştır.

Dolayısıyla; üniversitenin mülkiyetinde bulunan işyerlerini kiralayanlarca (kiracılarca) ödenmesi gereken kira, elektrik ve ceza bedellerinin kendilerinden tahsil edilmemesinin kamu gelirinin eksilmesine neden olarak kamu zararının doğmasına yol açacağı aşikârdır.

Ancak dilekçi eki belgelerin tetkikinden anlaşılacağı üzere İdarenin 13.11.2009 tarihli B.30.2.DEÜ.0.73.01.110/3025 sayılı ihtarnamesine rağmen kiracı kirasını ve elektrik faturasını ödemekten imtina etmiştir. Bunun üzerine ilama konu kiralanan yerin kira sözleşmesinin sona ereceği 14.12.2009 tarihi itibari ile tahliyesinin gerçekleştirilmesi için konu Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmiş ve ödenmeyen kira ve elektrik borcunun faizi ile birlikte tahsili için İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2011/9616 nolu dosyası nezdinde gerekli yasal işlemler başlatılmıştır.

Sonuç olarak, ilama esas olayda zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusu olmadığı da dikkate alındığında idari ve adli yollardan takip edilen alacakla ilgili olarak sorumluların mesuliyetlerini yerine getirdiği konusunda bir tereddüt bulunmadığından dilekçi iddialarının kabulü ile 1005 sayılı İlamın 3. maddesi ile verilen 14.762,78 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1005 sayılı İlamın 4. maddesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ege Üniversitesi Bornova Kampüsü bünyesinde bulunan “291,25 m2’lik Kafeterya Yeri” kira dosyasının incelenmesinde; 12.07.2008. 11.07.2009 tarihleri arasında 1 yıllık olmak üzere aylık 2.900,00 YTL+KDV üzerinden kiraya verilen kafeterya yerine ilişkin kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen, tahliye yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracıdan sözleşmede öngörülen cezanın tahsil edilmediği gerekçesiyle 60.552,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, temyiz dilekçesinde özetle; bilindiği üzere, Üniversitenin kantin ve kafeteryalarının kiraya verilmesinin 2886 sayılı Devlet İhale Yasası kapsamında ihale usulü ile gerçekleştirilmekte olduğunu, ancak, Üniversiteye ait bu taşınmazlara ait kira sözleşmelerinden doğan hukuki ihtilaflarda; örneğin tahliye, kira bedelinin ödenmemesinde temerrüt ve borçların tahsili gibi konularda genel hükümlerin yani, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki kanun hükümleri ile Borçlar Kanununun uygulanmak zorunda olduğunu ve bu konuda çok sayıda Yargıtay Kararının mevcut bulunduğunu, bunlardan birisinin de kendi Üniversitelerince açılan bir davada verilmiş bir Yargıtay Kararı olduğunu (Kararların dilekçe ekinde sunulduğunu), söz konusu Mahkeme Kararlarında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararlarında açıkça belirtildiği üzere, 2886 sayılı Yasanın 75’inci maddesi hükmünden ancak Hazine ve belediyelerin yararlanabildiğini, zira, Hazine ve belediyelerin bu Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazların süre bitimi sonunda 75’inci maddeye göre mülki amirden tahliyesini isteyebildikleri gibi, 6570 sayılı Yasanın 12’nci maddesine dayanarak süre bitimi sebebiyle fuzuli şagil durumuna düşen kiracının sulh hukuk mahkemesine başvurarak tahliyesini isteyebileceklerini, Hazine ve belediyeler dışındaki diğer kamu kuruluşlarının, taşınmazlarını 2886 sayılı Yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar bile bu Kanunun 75’inci maddesine dayanarak kiralananın tahliyesini sağlayamayacaklarını, Hazine ve belediyeler dışındaki diğer kamu kurumlarına ait taşınmazların 6570 sayılı Kanun kapsamında ise, yazılı tahliye taahhüdü dışında süre bitimi sebebiyle tahliye edilemeyeceğini, ancak 6570 sayılı Yasanın 7’nci maddesinde yazılı tahliye nedenlerine dayanarak kiralananın tahliyesinin sağlanabileceğini, bu durumda, Üniversitenin taşınmazlarının belediye sınırları içinde kalan ve musakkaf olması sebebiyle 6570 sayılı Kanun kapsamında yer aldığının açık olduğunu, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre ihale sonucu kiraya verdikleri taşınmazların 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre hazırlanmış kira sözleşmesi taraflar arasında imzalanmış da olsa hukuken uygulanma olanağının bulunmadığını, bu nedenle Üniversitenin taşınmazlarından "ceza bedeli" olarak kamu zararı çıkarılmasının ve tahsili yönünde hüküm verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tazmin hükmü gerekçesinin 2886 sayılı Yasaya göre düzenlenmiş olan kira sözleşmesinin "tahliye yükümlülüğü ve fesih yetkisi" ile "cezai şart" başlıklı maddeleri olduğunu, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunun 8’inci maddesinde yer alan açık hükme rağmen, süre bitimi nedeni ile idareler tarafından 2886 sayılı Yasa ile kiraya verilen yerlerde sözleşmede süre bitiminde taşınmazın tahliye edileceğine dair taahhüt bulunması nedeni ile açılan tahliye davalarında, mahkemelerin tahliyenin reddine kararı verdiklerini, bu nedenle sözleşmede mevcut olan süre bitiminde taşınmazın tahliye edileceği hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı mahkeme kararları ile sabit iken, cezai şart uygulanmasının da mümkün olmadığını, kira sözleşmesinin "tahliye yükümlülüğü ve fesih yetkisi" başlıklı maddesinin hukuken uygulanma olanağının olmadığının yukarıda detayıyla açıklanmış olduğunu ve “cezai şart” başlıklı maddenin ise aynı nedenlerle uygulanma olanağının bulunmadığının açık olduğunu, kira sözleşmesinin, süre sonunda sona ermiş kabul edilemeyeceğini, tahliye sürecinin 6570 sayılı Yasadaki gerekçeler dışında sona erdirilmesi mümkün olmayıp, genel hükümlere göre kira sözleşmesinin zımnen 1 yıl daha uzamış kabul edileceğini, bu durumda cezai şarta ilişkin sözleşme hükmüne dayanarak kiracıdan cezai şart talep edilmesinin usulsüz olacağını, nitekim, ilama konu kiracı Armak Gıda Ltd. Şti.’nin aleyhine İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye ile birlikte 87.832,00 TL ecrimisil ve kira sözleşmesinin 18. maddesi uyarınca cezai şart bedelinin tahsili için dava açıldığını, Mahkemece 2011/1336 E. 2012/526 K. sayılı İlam ile davanın reddine karar verildiğini, söz konusu Kararın henüz taraflarına tebliğ edilmediğini, dava sırasında dava konusu taşınmazın, Ege Üniversitesine devredildiğini, devir teslim tutanağının dilekçe ekinde olduğunu, dolayısıyla tahliyesinde bir menfaat kalmadığını, şirket aleyhine açılan davanın halen derdest olup, yukarıda bahsedilen Karar taraflarına tebliğ edildiğinde temyiz yoluna başvurulacağını, ancak, kararın temyizinden kurum lehine bir sonuç alınmasının beklenmediğini, tüm bu hukuki nedenler ortada iken, kamu zararı olarak tespit edilen ceza bedelinin tahsili için dava açılması halinde Üniversite yönünden aleyhe karar çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, ayrıca, davanın kaybedilmesi halinde, dava konusu cezai şart bedelinin fahiş denecek kadar yüksek olması nedeniyle karşı tarafa ödenecek vekalet ücretinin de ilama bağlı borç olarak kuruma döneceğini ve kamu zararına neden olunacağının dikkate alınmak zorunda olduğunu, 5018 Sayılı Kanunun 71'inci maddesinde tanımlanan kamu zararı ve kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağını belirttiği koşullar dikkate alındığında ilama konu olayda kamu zararının oluşmadığının açık olduğunu, yukarıda açıklanan gerekçelerle cezai şart tahakkuku, mevzuat ve içtihatlar uyarınca mümkün olmadığından, ilama konu olayda kasıt, kusur veya ihmalden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem ve buna bağlı kamu zararı olmadığından tahsile ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçinin “Üniversitelerine ait iş yerlerinin kirası ile ilgili düzenlenen sözleşme hükümlerine göre kiracının iş yerini tahliye etmemesi nedeniyle kesilmesi gereken cezanın 2886 sayılı Kanunun hükümlerine göre takibinin mümkün olmadığını, bu konuda açılan davaların kaybedildiğine ilişkin örnek mahkeme kararlarını bulunduğunu ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istediği belirtildikten sonra 2886 sayılı Kanunun hükümlerine göre Üniversitelerine ait iş yerlerinin kiraya verilmesi ile ilgi düzenlenen sözleşmenin 11. maddesi gereği kira süresinin bitiminde kiralanan yeri tahliye etmemesi nedeniyle, aynı sözleşmenin 18. maddesi gereği kiracıdan alınması gereken ceza hakkında idare tarafından hiçbir hukuki takibat yapılmaması yasal olmadığından tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.

Dilekçi, Başsavcılığın ilamın 4. maddesi ile ilgili olarak "kiracıdan alınması gereken ceza hakkında idare tarafından hiçbir hukuki takibat yapılmaması yasal olmadığından tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerektiğine" yönelik mütalaasına itiraz etme zaruretinin hasıl olduğunu, çünkü; temyiz dilekçesinin eksik değerlendirildiğinin düşünüldüğünü, zira, dilekçede ilk olarak cezai şarta ilişkin tazmin bedelinin tahsili amacıyla İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını ve 2011/1336 E. 2012/526 K. sayılı ilam ile davanın red ile sonuçlandığını belirterek söz konusu kararın süresi içinde temyiz edildiğini, halen Yargıtay'da incelendiğini bildirdiklerini ifade ettikten sonra ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde dile getirdiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık ikinci karşılamasında özetle; dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Öncelikli olarak, Üniversite Rektörlüğü ile Armak Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan kira sözleşmesinin “Tahliye Yükümlülüğü ve Fesih Yetkisi” başlıklı 11. maddesinde:

“Kiracı kira sözleşmesinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi halinde tebligatı müteakip 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır. Kira süresinin bitiminde kira sözleşmesi yenilenmeyecektir. Kiracı kira müddeti bittiği halde kiralanan yeri boşaltmadığı takdirde kiraya verenin bundan doğacak zarar ve ziyanını tazminle mükelleftir.”,

“Cezai Şart” başlıklı 18. maddesinde ise:

“Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için cari yıl kira bedelinin % 1 oranında tespit edilecek ceza kiracı tarafından itirazsız olarak ödenir. Ceza ödenmesi taşınmazın kullanılmasına ve tahliyenin geciktirilmesine neden olamaz.”

ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.

Yukarıdaki açıklanan sözleşme hükümlerine göre, idare ile kiracı arasında düzenlenen kira sözleşmesi 11.07.2009 tarihinde sona erdiğinden, kiracının derhal kiralanan yeri tahliye etme zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak sözleşmenin sona ermesinden sonra kiracı tahliyeye ilişkin hükümlere riayet etmeyerek mezkûr taşınmazı idareye zamanında teslim etmemiştir. Bu durumda kiracıdan her gün için cari yıl kira bedelinin % 1’i oranında tespit edilecek ceza tutarının talep edilmesi gerekmektedir.

Diğer yandan, söz konusu olayda da vukuu bulduğu gibi üniversitelerin kantin ve kafeteryalarının kiraya verilmesi 2886 sayılı Devlet İhale Yasası kapsamında ihale usulü ile gerçekleştirilmektedir. Ancak, üniversitelere ait bu taşınmazlara ait kira sözleşmelerinden doğan hukuki ihtilaflarda; örneğin tahliye, kira bedelinin ödenmemesinde temerrüt ve borçların tahsili gibi konularda genel hükümler yani, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun hükümleri ile Borçlar Kanunu uygulanmak zorunda olup bu konuda çok sayıda Yargıtay Kararı mevcuttur. Bu Kararlardan birisi de Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünce açılan bir davada verilmiş bir Yargıtay Kararı olmakla birlikte, tahliye yükümlülüğüne ilişkin dilekçe ekinde gönderilen mahkeme kararlarında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararlarında açıkça belirtildiği üzere, 2886 sayılı Yasanın 75’inci maddesi hükmünden ancak Hazine ve belediyeler yararlanabilmektedir. Zira, Hazine ve belediyeler bu Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazların süre bitimi sonunda 75’inci maddeye göre mülki amirden tahliyesini isteyebildikleri gibi, 6570 sayılı Yasanın 12’nci maddesine dayanarak süre bitimi sebebiyle fuzuli şagil durumuna düşen kiracının sulh hukuk mahkemesine başvurarak tahliyesini isteyebilmektedir. Hazine ve belediyeler dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşları ise 2886 sayılı Yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar bile bu Kanunun 75’inci maddesine dayanarak kiralanan taşınmazın tahliyesini sağlayamamaktadır. Hazine ve belediyeler dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar 6570 sayılı Kanun kapsamında ise, yazılı tahliye taahhüdü dışında süre bitimi sebebiyle tahliye edilemeyecek, ancak 6570 sayılı Yasanın 7’nci maddesinde yazılı tahliye nedenlerine dayanarak tahliyesi sağlanabilecektir. Bu durumda, üniversitelerin taşınmazlarının belediye sınırları içinde kalması ve musakkaf olması durumunda 6570 sayılı Kanun kapsamında yer aldığı açık olduğundan, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre ihale sonucu kiraya verilmeleri halinde 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre hazırlanmış kira sözleşmesi taraflar arasında imzalanmış da olsa bu sözleşmenin hukuken uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim dilekçe ekinde gönderilen kararlardan da anlaşılacağı üzere 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunun 8’inci maddesinde yer alan açık hükme rağmen, süre bitimi nedeni ile idareler tarafından 2886 sayılı Yasa ile kiraya verilen yerlerde sözleşmede süre bitiminde taşınmazın tahliye edileceğine dair taahhüt bulunması nedeni ile açılan tahliye davalarında, mahkemelerin tahliyenin reddine kararı vermekte oldukları görülmektedir.

Her ne kadar yukarıda bahsi geçen hukuki gerekçelerle ilamda bahsi geçen taşınmazın tahliyesinin sağlanamamış olması cezai şart uygulamasına engel değilse de dilekçi iddialarına göre kiracı Armak Gıda Ltd. Şti.’nin aleyhine İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye ile birlikte 87.832,00 TL ecrimisil ve kira sözleşmesinin 18. maddesi uyarınca uygulanması gereken cezai şart bedelinin tahsili için dava açılmış olup, Mahkemece 2011/1336 E. 2012/526 K. sayılı İlam ile davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca söz konusu Karar henüz İdareye tebliğ edilmemiş, dava sırasında dava konusu taşınmaz, Ege Üniversitesine devredilmiştir.

Dilekçinin ikinci temyiz dilekçesinden anlaşılacağı üzere de 2011/1336 E. 2012/526 K. Sayılı Karar için temyiz yoluna başvurulmuş olup ilama konu kamu alacağı zamanaşımına uğramamış vaziyettedir.

Sonuç olarak, ilama esas olayda zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusu olmadığı da dikkate alındığında idari ve adli yollardan takip edilen alacakla ilgili olarak sorumluların mesuliyetlerini yerine getirdiği konusunda bir tereddüt bulunmadığından dilekçi iddialarının kabulü ile 1005 sayılı İlamın 4. maddesi ile verilen 60.552,00 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1005 sayılı İlamın 5. maddesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Kaynaklar Kampüsü Mühendislik Fakültesi Tınaztepe Kampüsü bünyesinde bulunan “212,115 m2’lik Kantin Yeri” kira dosyasının incelenmesinde; 04.01.2006. 04.01.2008 tarihleri arasında 2 yıllık olmak üzere aylık 2.640,00 YTL+KDV üzerinden kiraya verilen kantin yerine ilişkin kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen, tahliye yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracıdan sözleşmede öngörülen cezanın tahsil edilmediği gerekçesiyle 276.376,32 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, 1005 sayılı İlamın 4. maddesine ilişkin gerekçelerini bu madde (5. madde) için de sıraladıktan sonra temyiz dilekçesinde farklı olarak; sorguda Özta Kafeterya için 426.459,56-TL borç çıkarılması üzerine tahsili için şirkete ihtar yazısı gönderildiğini ve muhatap şirketin Noter aracılığıyla verdiği cevapta "sözleşmeden doğan kira borçlarını ödediğini, sözleşmeye aykırı bir davranışı olmadığı halde geriye dönük borç çıkarılmasını kabul etmediğini" ifade ederek herhangi bir ödemede bulunmadığını, sorgudan sonra ilamda cezai şart miktarının, 150.083,24 TL daha az hesaplandığını, eğer sorgu üzerine yasal takibe geçilmiş olsa idi, fazla talep edilmiş bu miktar yüzünden İdarenin yükümlülüklerinin oluşmuş olacağını, ilama konu Özta Kafeterya Gıda Turizm İnş. ve Tem. Hiz. Ltd. Şti. aleyhine ilamda da yazılı süreç gerçekleştirilerek İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesinde ihtiyaç nedeniyle açılan davada Mahkemece 2008/550 E.2009/640 K. sayılı İlam ile davanın kabulüne ve tahliyeye karar verildiğini ve daha sonra söz konusu İlamın icraya konulduğunu, hukuki süreç bu şekilde sürmekte iken tahliyenin gerçekleştiği güne kadar geçen süre için ödenmesi gereken kira bedelinin de şirketçe ödendiğini, Yasa ve İçtihatlar dikkate alındığında, cezai şartın koşulları olan bir borcun ifa edilmemesi ve eksik ifa edilmesi halinin oluşmadığını, Ayrıca 5 nolu ilam maddesinde ÖZTA kafeterya için 276.376,32 TL ceza tutarının ilama bağlandığını, sorumlu olarak sadece Rektör Mehmet FÜZÜN ile İdari Mali İşler Daire Başkanı İbrahim DEMİR’in sorumlu kabul edildiğini, oysa ki; sorguda 426.459,56-TL borç çıkarıldığını ve Eski Rektör Emin ALICI’nın da sorumlu gösterildiğini, cezanın varlığını ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; şayet cezanın varlığı Sayıştay Başkanlığınca kabul edildi ise Prof. Dr. Emin ALICI'nın da bu borçtan sorumlu olması gerektiğini, ya da başka bir tabirle, Prof. Dr. Emin ALICI için borcun kalkması sebebinin cezanın doğmadığı ve kamu zararının oluşmadığı gerekçesiyle olduğu kanaatiyle bu durumda diğer ilgililer için de borcun kalkması gerektiğini, zira, her iki rektör için de borcun aynı kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai şarta ilişkin olduğunu, üstelik, kira sözleşmesinin 04.01.2006-04.01.2008 tarihleri arasında olup, sözleşmenin bittiği tarihte Prof. Dr. Emin ALICI’nın Rektör olduğunu, Prof. Dr. Mehmet FÜZÜN’ün 06.08.2008 itibariyle göreve başladığını, tazmin hükmü gerekçesinde tahsilat bildirilmediğinden söz edilmekte ise de; yukarıda açıklanan gerekçelerle cezai şart tahakkuku, mevzuat ve içtihatlar uyarınca mümkün olmadığı mütalaa edildiğinden ve dava açıldığında reddi durumunda karşı tarafa hükmedilecek vekalet ücreti ile kamu zararı oluşacağından dava açılmamış ise de, dava açma imkanının halen mevcut olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Başsavcılık karşılanmasında özetle; dilekçinin “Üniversitelerine ait iş yerlerinin kirası ile ilgili düzenlenen sözleşme hükümlerine göre kiracının iş yerini tahliye etmemesi nedeniyle kesilmesi gereken cezanın 2886 sayılı Kanunun hükümlerine göre takibinin mümkün olmadığını, bu konuda açılan davaların kaybedildiğine ilişkin örnek mahkeme kararlarını bulunduğunu ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istediği belirtildikten sonra 2886 sayılı Kanunun hükümlerine göre Üniversitelerine ait iş yerlerinin kiraya verilmesi ile ilgi düzenlenen sözleşmenin 11. maddesi gereği kira süresinin bitiminde kiralanan yeri tahliye etmemesi nedeniyle, aynı sözleşmenin 18. maddesi gereği kiracıdan alınması gereken ceza hakkında idare tarafından hiçbir hukuki takibat yapılmaması yasal olmadığından tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.

Dilekçi, İlamın 5. maddesi ile ilgili olarak; Üniversitece İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2012/15098 sayılı dosyası ile ilgili hakkında icra takibi başlatıldığından, alacağın tahsiline yönelik hukuki girişimde bulunduklarını ve alacağın zamanaşımına uğratılmadığını ifade ettikten sonra ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde dile getirdiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık ikinci karşılamasında özetle; ilamın 5. maddesinde belirtilen kira alacağının takip ve tahsili ile ilgili işlemlere başlanıldığı ve alacağın zaman aşımına uğratılmadığı dilekçe ekinde sunulan belgelerin tetkikinden anlaşıldığından Savcılık görüşü tazmin hükmünün kaldırılması yönünde değiştiğinden yargılamanın yeni görüşe göre karar bağlanmasının uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Üniversite Rektörlüğü ile Özta Kafeterya Gıda Turz. İnş. Ve Tem. Hiz. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kira sözleşmesinin “Tahliye Yükümlülüğü” başlıklı 10. maddesinde:

“Kiracı kira süresinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi halinde tebligatı müteakip 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır. Kiracı taşınmazı tahliye etmezse, 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesine göre kiracının tahliyesini sağlar.”,

“Ceza” başlıklı 14. maddesinde:

“Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için cari yıl kira bedelinin %1 oranında tespit edilecek ceza kiracı tarafından itirazsız olarak ödenir. Ceza ödenmesi taşınmazın kullanılmasına ve tahliyenin geciktirilmesine neden olamaz. Sonradan sözleşmede yazılı hususlara yapılan itirazlar kabul edilemez.”

hükümleri yer almaktadır.

Yukarıdaki sözleşme hükümleri ile yapılan açıklamalar çerçevesinde idare ile kiracı arasında düzenlenen kira sözleşmesi 04.01.2008 tarihinde sona erdiğinden, kiracının derhal kiralanan yeri tahliye etme zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak sözleşmenin sona ermesinden sonra kiracı tahliyeye ilişkin hükümlere riayet etmeyerek mezkûr taşınmazı idareye zamanında teslim etmemiştir. Bu durumda kiracıdan her gün için cari yıl kira bedelinin % 1’i oranında tespit edilecek ceza tutarının talep edilmesi gerekmektedir.

Ancak, ilama esas yargı raporu dilekçe eki belgelerin tetkikinden anlaşılacağı üzere; kira süresinin bitmesinden önce Mühendislik Fakültesi Dekanlığının 19.09.2007 tarih ve 7435 sayılı yazısı ile Dekanlıkça söz konusu alanın matbaa birimi olarak kullanılacağı İdari ve Mali İşler Dairesi (İMİD) Başkanlığına bildirilmiş, İMİD Başkanlığının 01.10.2007 tarih ve 2231sayılı yazısı ile taşınmazın tahliyesi hususu Hukuk Müşavirliğine iletilmiş, Hukuk Müşavirliği tarafından kiracıya 05.10.2007 tarih ve 24462 nolu ihtar çekilerek, sözleşmenin yenilenmeyeceği ve bu nedenle taşınmazın boşaltılması gerektiği bildirilmiş, ancak söz konusu taşınmazın kiracı tarafından boşaltılmamış, bunun üzerine Üniversitece İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmış, açılan 2008/550 E. sayılı tahliye davasında, mahkemenin 09.06.2009 tarih ve 2009/640 K. sayılı ilamı ile kiracının dava konusu kantinden ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar verilmiş, kiracı tarafından yapılan temyiz talebinin reddedilmiştir. Hukuki süreç bu şekilde sürmekte iken tahliyenin gerçekleştiği güne kadar geçen süre için ödenmesi gereken kira bedeli de şirketçe ödenmiştir.

İlamın bu maddesine (5. maddesine) ilişkin diğer açıklamalar, işbu Temyiz Kurulu İlamının 2. maddesinde yer alan ilamın 4. maddesine ilişkin Raportör Görüşünde belirttiğimiz açıklamalar ile aynı olup, ilaveten dilekçi eki belgelerin tetkikinden anlaşılacağı üzere konu Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmiş ve ödenmeyen sözleşme ceza bedelinin faizi ile birlikte tahsili için İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2012/15098 No'lu dosyası nezdinde gerekli yasal işlemler başlatılmış durumdadır.

Sonuç olarak, ilama esas olayda zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusu olmadığı da dikkate alındığında idari ve adli yollardan takip edilen alacakla ilgili olarak sorumluların mesuliyetlerini yerine getirdiği konusunda bir tereddüt bulunmadığından dilekçi iddialarının kabulü ile 1005 sayılı İlamın 5. maddesi ile verilen 276.376,32 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1005 sayılı İlamın 6. maddesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Çeşmeler Kampüsü İİBF bahçesinde bulunan 4 m2 lik pilav arabası yeri ile ilgili kira dosyasının incelenmesinde; söz konusu pilav arabası yeri 29.04.2009. 28.04.2010 tarihleri arasında 1 yıllık olmak üzere aylık 650,00 TL+KDV üzerinden kiraya verildiği halde Ekim. Aralık 2009 kira ve cezaları ile elektrik tüketim bedelinin tahsil edilmediği gerekçesiyle 2.205,25 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, aynı İlamın 3. maddesine ilişkin dilekçesinde belirttiği hususları [(İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2012/8467 No'lu dosyasından görüleceği üzere) gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını ve zamanaşımına uğramış bir alacağın söz konusu olmadığını] bu madde (6. madde) için de tekrar etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçinin “Üniversitelerinin bünyesinde bulunan 4 m2 pilav arabası yerinin müstecire kiralanması sonucu doğan kira alacağı, gecikme zammı ile ödenmemiş olan elektrik faturasının ilgilisinden tahsili için yasal işlemlerin başlatıldığını, söz konusu alacağın zaman aşımına uğramadığını, ayrıca benzer olaylarla ilgili tazmin kararını kaldıran örnek Sayıştay Temyiz kurulu kararlarının dilekçesi ekinde sunarak tazmin hükmünün kaldırılmasını,” istediği belirtildikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Çeşmeler Kampüsü İİBF bünyesinde bulunan 4 m2 pilav arabası yerinin Orter Gıda Tüketim Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne kiralanması sonucu Ekim-Aralık 2009 dönemine ait kira ve cezaları ile elektrik bedellerinin ödenmemesi nedeniyle doğan alacağın takip ve tahsili için 15. İcra Müdürlüğü müracaat edilerek yasal işlemlerin başlatıldığı dilekçe ekinde bulunan belgelerin tetkikinden anlaşıldığından tazmin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.

Dilekçi, ikinci temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay Başsavcılığının karşılama yazısındaki tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin görüşlerine katıldığını belirtmiş ve daha önceki temyiz dilekçesinde savunduğu hususlar da dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Başsavcılık ikinci karşılamasında; dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ile Orter Gıda Tük. Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen Kira Sözleşmesinin “Kira Bedeli” başlıklı 4. maddesinde kira bedellerinin kiranın başlangıç tarihinden itibaren her ayın ilk 10 günü içinde Üniversitenin Strateji Daire Başkanlığı veznesine veya TC Ziraat Bankası Kurumsal Bankacılık nezdindeki hesaba peşin olarak yatırılacağı, her türlü vergi resim ve harçların kiracıya ait olacağı, ayrıca elektrik giderinin her ay kira bedeli ile birlikte Rektörlüğün Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesindeki hesaba yatırılacağı hükümleri yer almaktadır.

Sözleşmenin “Tahliye Yükümlülüğü ve Fesih Yetkisi” başlıklı 11. maddesinde:

“Kiracı kira sözleşmesinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi halinde tebligatı müteakip 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır. Kira süresinin bitiminde kira sözleşmesi yenilenmeyecektir. Kiracı kira müddeti bittiği halde kiralanan yeri boşaltmadığı takdirde kiraya verenin bundan doğacak zarar ve ziyanını tazminle mükelleftir.

Kira süresi içinde kiracının, ... taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi hallerinde idare 10 gün süreli ihtarname ile durumu kiracıya bildirir ve ihtarnamede yazılı hususlara uyulmasını ister. İhtarnamede belirtilen 10. günün sonunda yerinde yapılacak kontrolde belirtilen hususlara uyulmadığı görülürse kira sözleşmesi tek taraflı olarak fesh edilir, kesin teminatı irat kaydedilir ve son bir yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir...”,

Taşınmaz Kira Şartnamesinin 29. maddesinde ise aynen:

“Kiracı, kira taksit bedellerini düzenli ödemediği takdirde, 2886 sayılı Yasanın 62. maddesine göre verilen süre içinde; birikmiş kira borcu gecikme zammı ile birlikte ödenmediği takdirde idaremizce kira sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilecektir. Ödenmeyen kira bedelleri 6183 sayılı Yasanın 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanmak suretiyle, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsili yoluna gidilir.”

ifadeleri yer almaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesinin 4’üncü fıkrasının Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden 21.04.2006 tarih ve 26146 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.04.2006 tarih ve 2006/10302 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 2,5 oranında gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmış ve belirtilen karar 21.04.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, 2009 Ekim-Aralık dönemine ait kira bedeli olarak 1.950,00 TL, 97,00 TL gecikme zammı ve 157,75 TL elektrik tüketim bedeli olmak üzere toplam 2.205,25 TL’nin kiracıdan tahsil edilmesi gerekmektedir.

İlamın bu maddesine (6. maddesine) ilişkin diğer açıklamalar, işbu Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesinde yer alan ilamın 3. maddesine ilişkin Raportör Görüşünde belirttiğimiz açıklamalar ile aynı olup, ilaveten dilekçi eki belgelerin tetkikinden anlaşılacağı üzere konu Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmiş ve ödenmeyen kira ve elektrik borcunun faizi ile birlikte tahsili için İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2012/8467 No'lu dosyası nezdinde gerekli yasal işlemler başlatılmış durumdadır.

Sonuç olarak, ilama esas olayda zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusu olmadığı da dikkate alındığında idari ve adli yollardan takip edilen alacakla ilgili olarak sorumluların mesuliyetlerini yerine getirdiği konusunda bir tereddüt bulunmadığından dilekçi iddialarının kabulü ile 1005 sayılı İlamın 6. maddesi ile verilen 2.205,25 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1005 sayılı İlamın 7. maddesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü Sosyal Tesisleri bünyesinde bulunan “35 m2’lik Kuaför Salonu” kira dosyasının incelenmesinde; 01.12.2008 – 30.11.2009 tarihleri arasında 1 yıllık olmak üzere aylık 550,00 YTL +KDV üzerinden kiraya verilen kuaför salonuna ilişkin kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen, tahliye yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracıdan sözleşmede öngörülen cezanın tahsil edilmediği gerekçesiyle 2.046,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, 1005 sayılı İlamın 4 ve 5. maddelerine ilişkin gerekçelerini bu madde (7. madde) için de sıraladıktan sonra temyiz dilekçesinde farklı olarak; ilamın bu maddesine konu taşınmaz ile ilgili alacak için (İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9900 No’lu dosyasından) yasal takibatın yapılmakta olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçinin “Üniversitelerine ait iş yerlerinin kirası ile ilgili düzenlenen sözleşme hükümlerine göre kiracının iş yerini tahliye etmemesi nedeniyle kesilmesi gereken cezanın 2886 sayılı Kanunun hükümlerine göre takibinin mümkün olmadığını, bu konuda açılan davaların kaybedildiğine ilişkin örnek mahkeme kararlarını bulunduğunu diğer taraftan alacağın takip ve tahsilatının yapılması için gerekli olan işlemlerin başlatıldığını, alacağın zaman aşımına uğramadığını ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istediği belirtildikten sonra 2886 sayılı Kanunun hükümlerine göre Üniversitelerine ait iş yerlerinin kiraya verilmesi nedeniyle Rektörlük ile kiracı arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine kiracının uymaması gereği alınması gereken cezanın takip ve tahsili için yasal kovuşturmaya İzmir 6. İcra Dairesinde başlanıldığı dilekçe ekinde mevcut belgelerin tetkikinden anlaşıldığından tazmin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.

Dilekçi, ikinci temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay Başsavcılığının karşılama yazısındaki tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin görüşlerine katıldığını belirtmiş ve daha önceki temyiz dilekçesinde savunduğu hususlar da dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Başsavcılık ikinci karşılamasında; dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Üniversite Rektörlüğü ile kiracı Fahrettin COŞKUN arasında düzenlenen Kira Sözleşmesinin “Tahliye Yükümlülüğü ve Fesih Yetkisi” başlıklı 11. maddesinde:

“Kiracı kira sözleşmesinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi halinde tebligatı müteakip 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır. Kira süresinin bitiminde kira sözleşmesi yenilenmeyecektir. Kiracı kira müddeti bittiği halde kiralanan yeri boşaltmadığı takdirde kiraya verenin bundan doğacak zarar ve ziyanını tazminle mükelleftir.”,

“Cezai Şart” başlıklı 18. maddesinde:

“Kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için cari yıl kira bedelinin % 1 oranında tespit edilecek ceza kiracı tarafından itirazsız olarak ödenir. Ceza ödenmesi taşınmazın kullanılmasına ve tahliyenin geciktirilmesine neden olamaz.”

hükümleri yer almaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda idare ile kiracı arasında düzenlenen kira sözleşmesi 30.11.2009 tarihinde sona erdiğinden, kiracının derhal kiralanan yeri tahliye etme zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak sözleşmenin sona ermesinden sonra kiracı tahliyeye ilişkin hükümlere riayet etmeyerek mezkûr taşınmazı idareye zamanında teslim etmemiştir. Bu durumda kiracıdan her gün için cari yıl kira bedelinin % 1’i oranında tespit edilecek ceza tutarının talep edilmesi gerekmektedir.

İlamın bu maddesine (7. maddesine) ilişkin diğer açıklamalar, işbu Temyiz Kurulu İlamının 2. maddesinde yer alan ilamın 4. maddesine ilişkin Raportör Görüşünde belirttiğimiz açıklamalar ile aynı olup ilaveten, dilekçi eki belgelerin tetkikinden anlaşılacağı üzere konu Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmiş ve ödenmeyen sözleşme ceza bedelinin faizi ile birlikte tahsili için İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2010/9900 No'lu dosyası nezdinde gerekli yasal işlemler başlatılmış durumdadır.

Sonuç olarak, ilama esas olayda zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusu olmadığı da dikkate alındığında idari ve adli yollardan takip edilen alacakla ilgili olarak sorumluların mesuliyetlerini yerine getirdiği konusunda bir tereddüt bulunmadığından dilekçi iddialarının kabulü ile 1005 sayılı İlamın 7. maddesi ile verilen 2.046,00 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1005 sayılı İlamın 10. maddesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde çalışan personele öğle yemeği yardımına ilişkin yapılan inceleme sonucunda; Üniversitede 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre sözleşmeli olarak çalışan personel ile çeşitli hizmet alımları sonucu özel sözleşmeli personel olarak çalışanlardan yemek bedelinin tamamının alınmadığı gerekçesiyle 7.909,90 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, temyiz dilekçesinde özetle; 2008 Mali Yılı Temmuz ayı içerisinde yayımlanan "2009-2011 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Bütçe Hazırlama Rehberi" ne ekli Ek: Standart 5'te belirtilen açıklamalar doğrultusunda Maliye Bakanlığı tarafından Üniversite idari personel sayısının % 90’ına günlük 1,35 TL olmak üzere 250 gün üzerinden hesaplanarak bulunan 877.000,00 TL’nin Başkanlıklarının bütçesinin 38.13.02.04.01.3.9.00.2.05.3.1.05 "Memurlara Öğle Yemeği Yardımı" tertibine ödenek olarak konulduğunu, 657 Sayılı Kanunun "Yiyecek Yardımı" başlıklı 212’nci maddesiyle, Devlet Memurlarının Yiyecek Yardımından hangi hallerde ve ne şekilde faydalanacağı ile bu yardımın uygulanması ile ilgili esasların Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacağı bir yönetmelikle tespit edileceğinin hüküm altına alındığını, bu hükme dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin 2 ve 4’üncü maddeleri doğrultusunda Yemek Servisi Hizmetleri Yürütme Komisyonunun Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı ile yaptığı protokol çerçevesinde sadece 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personele yemek hizmeti vermekte olduğunu, dolayısıyla 657-4/B sözleşmeli personel ile hizmet alımları sonucu özel sözleşmeli olarak çalışan personelin Komisyon ile Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı arasında yapılan Protokolün 1. maddesinde yer alan; "Protokol sadece 657 Sayılı kanuna tabi memurlar hakkında uygulanır." hükmü gereğince de verilen yemek hizmetinden yararlanma imkanları bulunmadığını, Üniversitede beslenme hizmetlerinin Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmekte olduğunu, söz konusu Dairenin gerek öğrencilere gerek memurlara yemek hizmeti vermekte olduğunu, 657 Sayılı Kanuna tabi memurlara verilen yemek hizmeti dışında öğrenci ve diğer personele verilen yemek hizmetine müdahil olmalarının söz konusu olmadığını, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı görev tanımı ve görev sorumlulukları ile ilama konu olay arasında bağlantı kurularak tarafına sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığınca yürütülen yemek hizmetinden sözleşmeli olarak çalışanların yararlanması hususunda içinde yer aldığı herhangi bir süreç bulunmadığından, tarafına hükmedilen tazmin kararının kaldırılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçinin “tazmin hükmünde sözü edilen yiyecek yardımı ile ilgili kendilerinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını” istediği belirtildikten sonra Üniversitelerinin bünyesinde sözleşmeli olarak çalıştırılan personel ile 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli olarak çalıştırılan personele 657 sayılı Kanunun 212’nci maddesine istinaden çıkarılan yönetmeliğin 3 ve 4’üncü maddelerine aykırı yapılan ödeme ile ilgili görevli olmadıkları yönündeki iddialarını ispatlayıcı belge sunulmadığından talebin reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.

Dilekçi, birinci temyiz dilekçesinden farklı olarak; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Mevcut Yemek Servislerinden Faydalanma" başlıklı 6’ncı maddesinde "Hastane, pansiyonlu okul ve işçi ile birlikte çalışan iş yerlerindeki memurlar, birim büyüklüğü ve personel sayısına bakılmaksızın hasta, öğrenci ve işçiler için mevcut yemek servislerinden faydalanırlar.", hükmünün yer aldığını, bununla birlikte 28.09.2009 tarih ve 27213 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve Sayıştay görüşü alınarak hazırlanan "Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik"’in Ek 1’inci maddesinde “Bu Yönetmeliğe göre yiyecek yardımından yararlanacak personelden yataklı tedavi kurumlarında (üniversitelerin yataklı tedavi kurumları dahil) görev yapanlar, hasta için oluşturulmuş yemek servislerinden ücret ödemeden yararlanır.” denildiğini, bu kapsamda Üniversite bütçesinde sadece Hastane ve (Yönetmeliğin 2 ve 4’üncü maddeleri gereğince) Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığının bütçelerinde "Yiyecek Alımları" tertibinin bulunmakta olduğunu, bu tertiplerden Hastanenin hastalar için, Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığının da öğrenciler için yemek çıkarmakta olduğunu, söz konusu mevzuat hükümleri doğrultusunda Hastanede verilen yemek hizmeti ile öğrencilere verilen yemek hizmetlerine müdahil olmalarının mümkün olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık ikinci karşılamasında; dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

Hem sorumluk Hem Konunun Esası Yönünden İnceleme:

2914 Sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun “Uygulanacak Diğer Kanun Hükümleri” başlıklı 20’nci maddesinde:

“Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.”

denilmek suretiyle 2914 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanuna atıfta bulunulmuştur.

657 sayılı Kanunun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212’nci maddesiyle, devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde ve ne şekilde faydalanacağı ile bu yardımın uygulanması ile ilgili esasların Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacağı bir yönetmelikle tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hükme dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yardımın Şekli” başlıklı 3’üncü maddesinde, yardımın yemek verme şeklinde yapılacağı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde:

“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır.

Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır.

Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayin Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayin bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemek yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.”

denilmektedir.

Bu madde hükmüne göre, kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir. Yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı (Tebliği) ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan yarısını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebileceklerdir. Bütçeye konulan ödenekler gerçek anlamda bir maliyet olmayıp bütçe hazırlama rehberine göre personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade etmektedir. Dolayısıyla bütçeye ödenek, yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edilip konulmaktadır. Yönetmeliğin 5, 6 ve 7’nci maddelerinden yemek yardımının, memurlara kurumlarca oluşturulacak veya oluşturulmuş yemek servisleri aracılığıyla verilmesine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, 14.01.2009 tarih ve 27110 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3 Sıra Nolu 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği’nde aynen:

“1 – 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarih ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde, yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmının yemek yiyenlerden alınacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Bu çerçevede, öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan 15/1/2008-14/1/2009 tarihleri arasında alınacak yemek bedelleri 10/1/2008 tarihli ve 26752 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) Sıra No'lu 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliğiyle belirlenmişti. Bu bedellerin yerine 2009 yılında öğle yemeği servisinden faydalanacak olanlardan en az aşağıda belirlenen tutarlar üzerinden günlük yemek bedeli alınması uygun görülmüştür.

Memurlardan; 15/1/2009 tarihinden

14/1/2010 tarihine kadar

  1. Ek göstergesiz görevlerde bulunanlardan 0,77 TL

  2. 1100'e kadar (1100 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,26 TL

  3. 2200'e kadar (2200 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,52 TL

  4. 3600'e kadar (3600 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 1,94 TL

  5. 4800'e kadar (4800 dahil) ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,55 TL

  6. 4800'den daha yüksek ek göstergeli görevlerde bulunanlardan 2,81 TL

Sözleşmeli personelden; 15/1/2009 tarihinden

14/1/2010 tarihine kadar

  1. Aylık brüt sözleşme ücretleri 1.380 TL kadar (1.380 dahil) olanlardan 0,95 TL

  2. Aylık brüt sözleşme ücretleri 2.410 TL kadar (2.410 TL dahil) olanlardan 1,52 TL

  3. Aylık brüt sözleşme ücretleri 3.370 TL kadar (3.370 TL dahil) olanlardan 2,69 TL

  4. Aylık brüt sözleşme ücretleri 3.370 TL üzerinde olanlardan 3,36 TL

2 – Bu uygulamaya 15/1/2009 tarihinde başlanacaktır.

3 – Kuruluşlar hizmetlerinin özelliği, yemek maliyetleri ve yemek servisinin farklı mahallerde daha iyi şartlarda sunulması gibi hususları dikkate alarak belirtilen miktarların üzerinde yemek bedeli tespit edebileceklerdir.

4 – Bu Tebliğe, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeli kuruluşlar ve fonlar ile diğer kamu idareleri uyacaklardır.”

Denilerek memur ve sözleşmeli personelden alınacak asgari yemek bedeli tutarları açıklığa kavuşturulmuştur.

Denilerek memur ve sözleşmeli personelden alınacak asgari yemek bedeli tutarları açıklığa kavuşturulmuştur.

Ayrıca, D.E.Ü. Yemek Servisi Hizmetleri Yürütme Komisyonu (Mal ve Hizmeti Alan) adına İdari ve Mali İşler Daire Başkanı İbrahim DEMİR ile D.E.Ü. Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı (S. K. S.) (Mal ve Hizmeti Sunan) adına S. K. S. Daire Başkan Vekili Yrd. Doç. Dr. Murteza AYDEMİR arasında 15.01.2009 tarihinde akdedilen protokolde de aynen:

“1- Bu protokol sadece 657 Sayılı Kanuna tabi memurlar hakkında uygulanır.

  1. Günde bir kez verilecek olan bu yemek en az 2000 kalorilik olmak üzere, S.K.S. Daire Başkanlığınca mutat olarak, çıkarılmakta olan yemek listesi ile aynı olacaktır. Yemek listesi aylık dönemler halinde, yürütme komisyonuna önceden verilecektir.

  2. Yemek hizmeti, resmi tatil günleri hariç bütçe yılının tamamını kapsayacaktır.

  3. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. Bunun miktarının ne olacağı tarafların müşterek kararı ile saptanır. Söz konusu bu fark hizmetin gerçekleşmesini takiben S.K.S. Daire Başkanlığının belirleyeceği şekil ve usulle tahsil edilir.

  4. Öğle yemeğine katkı ödeneği, ayrıntılı harcama programında belirtilen şekilde serbest bırakılarak yürütme komisyonu hesabına geçirilebileceğinden S. K. S.'ye yapılacak ödemelerde de, bu takvime uyulacaktır. Eş güdüm için, ödemeler aylık periyodlardan daha kısa sürelerde yapılamayacaktır.

  5. Rayiç bedel (R), komisyon tarafından yapılacak piyasa araştırma tutanağı ile bir yıllık olarak tespit edilecektir. Bunun üzerinde alım yapılmayacaktır. Bu protokol dönemi için, yemek başına ödenecek devlet katkısı tutarı [ R. (0,77+1,26+1,52+1,94)/4 ] formülü ile hesaplanacaktır.

  6. Günlük verilen yemek sayıları, aylık icmale bağlandıktan sonra, teslim edilen ve teslim alınan miktarlar her iki tarafın (ayniyat. ambar) memurlarınca düzenlenip imzalanan "Teslim. Tesellüm" tutanaklarındaki sayı esas alınarak, 6. maddedeki formülle saptanacak, birim bedele göre hesaplanacak toplam tutar, Kurum Bütçesinin S.K.S. Dairesine ait bölümünün ilgili tertibine kayıt için, Strateji Daire Başkanlığına aktarılacak; ayrıca S.K.S. Daire Başkanlığına bilgi verilecektir.

  7. Hizmetin yıllık tutarının bütçeden karşılanacak kısmı, hiçbir şekilde yılı ödeneğinin aşamayacağından, talep ve hizmet ilişkisi buna göre yürütülecektir.

  8. Bu protokol 15.01.2009 ile 14.01.2010 tarihleri arasında geçerlidir.”

maddelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve protokol hükümleri sadece memurları kapsamakta ise de 3 Sıra Nolu 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği’nde memurlardan ve sözleşmeli personelden en az ne tutarda yemek bedeli alınacağı hususu belirlenmiştir. Buradaki tutarlar en az tutarlar olup, kamu kurumları daha yüksek yemek bedeli belirleyebileceklerdir. Yemek bedelleri için memurların ek göstergeleri, sözleşmeli personelin ise sözleşme brüt ücretleri esas alınmıştır. Bu Tebliğde ayrım yapılmaksızın bütün sözleşmeli personelden bahsedilmektedir. Bu bağlamda; ilamda kamu zararı tablosunda birim yemek bedelinin (maliyetinin) 2009 yılı için 2,50 olarak tespit edildiği ve sözleşmeli personelden her hâlükârda bu tutarın yarısından (1,25 TL’den) fazla ücret tahsil edildiği göz önüne alındığında Tebliğ hükümleri gereği Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmesi gereken (4/B’li) sözleşmeli personelden yemek bedelinin (maliyetinin) tamamının alınmasına gerek bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle dilekçi iddialarında Tebliğ doğrultusunda yapıldığı belirtilen tahsilatların kabul edilmesi gerekmektedir.

Buna karşın, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi bünyesinde özel hizmet alımı ihalesi ile çalıştırılan şirket işçilerinin ise Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği, 3 Sıra Nolu 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği ve protokol hükümleri ile ilişkilendirilmesine imkan bulunmamakta olup bunlardan yemek maliyetinin (bedelinin) tamamının tahsil edilmesi gerekmektedir.

Son olarak, “protokol hükümlerinde yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmının yemek yiyenlerden ne miktarda alınacağının tarafların müşterek kararı ile saptanacağı” açıkça belirtilmişken dilekçinin ilama konu olayda kendisine sorumluk yüklenmemesi gerektiği şeklindeki iddiaları; yemek hizmetlerine ilişkin yukarıda bahsi geçen protokolün Yemek Servisi Hizmetleri Yürütme Komisyonu (Mal ve Hizmeti Alan) adına İdari ve Mali İşler Daire Başkanı İbrahim DEMİR ile D.E.Ü. Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı (S. K. S.) (Mal ve Hizmeti Sunan) adına S. K. S. Daire Başkan Vekili Yrd. Doç. Dr. Murteza AYDEMİR arasında “taraflar” olarak imzalanması karşısında geçersiz kalmaktadır. Kaldı ki, memurlara öğle yardımının İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı bütçesinin 38.13.02.04.01.3.9.00.2.05.3.1.05 "Memurlara Öğle Yemeği Yardımı" tertibine ödenek olarak konulduğu ve harcamaların söz konusu tertipten İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının Harcama Yetkilisi konumundaki Daire Başkanı tarafından yapılacağı konusunda şüphe bulunmadığı da göz önünde tutulduğunda bu açıdan sorumluluk tevcihinde hukuka bir aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçinin sorumluluk itirazına ilişkin iddialarının reddi ile yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda (4/B’li) sözleşmeli personel tarafından yapılan yemek bedeli ödemelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığından 1005 sayılı İlamın 10. maddesi ile verilen 7.909,90 TL tutarındaki tazmin hükmünden mevzuata uygun olarak ödenen 4.806,40 TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen 3.103,50 TL’nin; İdari ve Mali İşler Daire Başkanı İbrahim DEMİR ile Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkan Vekili Yrd. Doç. Dr. Murteza AYDEMİR uhdelerinde kalmak üzere, hükmün 3.103,50 TL olarak DÜZELTİLEREK TASDİKİNE,

Karar verildiği 20.05.2014 tarih ve 39062 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim