Sayıştay 1. Dairesi 36985 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
36985
30 Nisan 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 1
-
Dosya No: 36985
-
Tutanak No: 37057
-
Tutanak Tarihi: 30.04.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
-
776 sayılı İlam’ın 1. maddesi, tazmin hükmünde encümen üyesi sıfatıyla iştiraki bulunan Ahmet DÜŞÜNÜR’ün başvurusu üzerine düzenlenen 30.04.2013 tarih ve 37056 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1. maddesi kaldırılmış bulunduğundan dilekçinin bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA
-
776 sayılı ilamın 3. maddesi ile Hukuk İşlerinde görevli avukatlara vekâlet ücreti ödenirken, yıllık vekâlet ücreti limitine uyulmaması nedeniyle 18.670,41 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; vekâlet ücretlerine ait 12.130,13 TL’nin tazmin edilmiş olup; diğer kalan 6.540,28 TL’nin işçi statüsünde çalışan avukat olduğundan vekâlet ücretlerinde fazla ödemede bulunulmadığını,
Bu konuda; Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.11.2009 tarih ve 30996 nolu kararında; "İşçi statüsünde ve avukat olarak çalışan kişilere yapılan ödemeler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin D fıkrasına göre işçiler hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanamayacağı dolayısıyla 657 sayılı DMK 146. Maddesindeki limitin işçi statüsünde olan avukatlara uygulanamayacağı” nın belirtildiğini,
1389 sayılı Kanunda üst limit uygulaması olmayıp belediyede işçi statüsünde avukat olarak çalışan Av. Mehmet EJDER'e (3.270,14 TL) ve Av. Hasan ÇAKMAK'a (3.270,14 TL) bu yasaya uygun olarak ödeme yapıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde 4667 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu, yargı organlarınca kararlaştırılan vekalet ücretinin avukata ait olduğu ve aksine sözleşme yapılamayacağı şeklinde özetlenebilecek hükümler, baroya kayıtlı ve serbest çalışan avukatları ilgilendirmekte olup, Kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin A bendi kapsamındaki memurlara veya aynı madeninin D bendi kapsamındaki işçilere avukatlık hizmetleri karşılığı ödenecek vekalet ücretleri 657 sayılı Devlet Memurları kanundaki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaya devam etmektedirler. Ayrıca Temyiz Kurulunun benzer olaylarla ilgili Daire kararlarını onaylayan 30996 Temyiz Kurulu Kararı da bu doğrultuda olduğundan, verilen tazmin kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi memur statüsünde çalışan avukatlara ilişkin vekâlet ücretlerine ait 12.130,13 TL’nin tahsil edildiğini bildirdiği ve bu konuda herhangi bir itirazda bulunmadığı için bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.
Bunun dışında kalan ve belediyede işçi statüsünde avukat olarak çalışan Av. Mehmet EJDER'e (3.270,14 TL) ve Av. Hasan ÇAKMAK'a (3.270,14 TL) yapılan ödemelerin yasaya uygun olduğunu ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146’ncı maddesindeki limite (10000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katı) uyulmaması nedeniyle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini belirtmişse de;
Hukuk sistemimizde iki tür vekâlet ücreti söz konusudur. Birincisi, müvekkil ile vekil arasında yapılacak bir sözleşme ile (yazılı sözleşme yoksa Avukatlık Kanunu’nun 164/4 maddesine göre) belirlenen vekalet ücreti (A.K: m.164/1,2,3,4); ikincisi ise HUMK’un 423/6, (CMUK:322/I-9, 413/son; (CMK:303/I-h, 324); İYUK:31/1) ve Avukatlık Kanunu’nun 164/son maddelerine göre, vekille takip edilen davalarda mahkemece, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre re’sen takdir edilen vekalet ücretidir.
Kamu ve kurum avukatları, belli bir ücret (maaş) karşılığı iş gördüklerinden, bunlar için birinci tür vekâlet ücreti söz konusu değildir. Ancak, yargılama gideri olan ikinci tür vekâlet ücreti açısından, gerek HUMK’da, gerekse Avukatlık Kanunu’nda, serbest meslek sahibi avukatlarla, memur veya diğer istihdam şekilleriyle iş gördürülen kamu ve kurum avukatları arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Kamu ve kurum avukatlarının da HUMK:m.423/6’da düzenlenen vekâlet ücretini almaya hakları olduğu konusunda, uygulamada da herhangi bir ihtilaf olmamaktadır.
Avukatlık mesleği 1136 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu Kanunda, avukatlar arasında çalışma şekil ve şartları açısından herhangi bir ayrım ve sınıflandırma yapılmamaktadır. Hatta bu kanunda daha da ileri gidilerek, Ek.1.madde; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde, aslî ve sürekli olarak avukatlık görevinde çalışanların, görevlerinin gereği olan işleri yaparken, baro levhasına kayıtlı avukatların yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlü oldukları vurgulanmaktadır. Buradan tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu, “vekalet ücreti”nin memur olmanın değil, avukat olmanın bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır.
1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunun 1. maddesinde devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin %70 inin maaş ve ücretli avukatlara %30 unun Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına verileceği öngörülmüştür. Bu hükümde avukatlara verilecek vekalet ücreti tutarı yönünden herhangi bir sınırlama yer almış bulunmamaktadır. Ancak 657 sayılı Yasanın 146. maddesinin 3.fıkrasının "Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez" biçimindeki hükmüyle miktar sınırlaması yoluna gidilmiştir. 146. madde tümüyle incelendiğinde, maddenin amacının, bu yasayla memurlara sağlanan mali hakları düzenlemek olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık görevi memurlar eliyle yürütülmesi gereken bir kadro olduğundan bu kadro için getirilen sınırlamalar bu görevi işçi statüsünde yerine getiren diğer avukatlar için de geçerlidir.
Bu nedenle, süresi belirli hizmet akdi ile işçi statüsünde avukat olarak çalışan Av. Mehmet EJDER'e ve Av. Hasan ÇAKMAK'a yapılan vekâlet ücreti ödemeleri de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinin 3’ncü fıkrası ile getirilen sınırlamaya tabidir.
Ayrıca dilekçi her ne kadar benzer konularda Temyiz Kurulu’nun tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin kararı olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişse de; aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 776 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 776 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen tazmin hükmü, aynı tazmin hükmünde encümen üyesi sıfatıyla iştiraki bulunan Ahmet DÜŞÜNÜR’ün başvurusu üzerine düzenlenen 30.04.2013 tarih ve 37056 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesi ile bozulmuş bulunduğundan, dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ancak aynı mahiyette olan bu dosyanın da sözü edilen 36840 numaralı dosya ile birleştirilerek gereği yapılmak üzere kararı veren daireye TEVDİİNE
Karar verildiği 30.04.2013 tarihli ve 37057 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01