Sayıştay 1. Dairesi 36533 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

36533

Karar Tarihi

24 Haziran 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 1

  • Dosya No: 36533

  • Tutanak No: 39288

  • Tutanak Tarihi: 24.06.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

424 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle; Mariç-Belbir ve Marmaris Belediyesinde işçi olarak çalışmış olan Mustafa Çakır'a kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının yersiz ödendiği gerekçesiyle 32.181,00 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde:

  1. Birlik personeli Mustafa Çakır'ın hizmetine ihtiyaç kalmadığından kendisine yapılan teklif ile karşılıklı olarak anlaşma ve mutabakata varmak suretiyle iş akdine son verilmiştir. Asıl irade Birliğin iş akdini fesih yolundaki iradesi olduğunu,

  2. Adı geçen personelimizin işe iade davası açamaması için iş akdinin sona erdirme isteğini içeren bir dilekçe vermesi talep edilmiştir. Aksi durumda ilgilinin işe iade davası açması ve 4 ay süresince çalışmaksızın ücret ve diğer işçilik haklarını aldığı gibi işe başlatılmaması halinde kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak 4. 8 aylık ücret tutarında ayrıca ücret ödenmesi söz konusu olacaktı. Bu durumda yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de Birliğimiz tarafından ödenmesi gündeme gelecekti. Adı geçen personelle bu mutabakat sağlanmasa idi adı geçenin son brüt ücretinin 5120 TL olduğu düşünüldüğünde Birliğimizin kıdem ve ihbar tazminatı dışında sigorta ve vergiler dahil en düşük 20.000 en yüksek 40.000 TL tutarında ek külfete, yani kamu zararına uğraması söz konusu olacağını,

  3. Bu şekilde hareket etmek düşüncesi savunmamız ekindeki 26.11.2007 tarihli Yargıtay kararındaki ilke ve esaslar çerçevesinde oluşmuştur. Daha sonra verilen Yargıtay kararları da işlemimizin doğruluğunu ortaya koyduğunu, Örneğin ekte sunduğumuz 10.12.2010 tarihli Yargıtay kararı.

  4. Ayrıca merkezi idarenin zaman zaman personel sayısını azaltmak üzere teşvik için bazı düzenlemeler yaptıkları, işçilik haklarına ek olarak teşvik edici bazı ilaveler yapıldığı bilinmektedir. Bu yapılanların ilk bakışta kamu zararına yol açtığı düşünülse bile uzun vadede kamu zararını önlemeye yönelik amaç taşıdığını,

  5. Sayıştay Temyiz Kurulunun 05.05.2009 tarih 30787 sayılı tutanağında da; "Toplu İş Sözleşmesinin 28 maddesinde tenkisat usulünün benimsendiği, bu usulün gönüllülük, deneme süresinin tamamlanmamış olması ve emeklilik hakkını kazanmış olma sırasına göre uygulanacağını ve gönüllü olarak işten ayrılacak işçilerin ihbar ve kıdem tazminatları ile her türlü hakları ödenerek iş akitlerinin sonlandırılacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Toplu İş Sözleşmesinde yer alan gönüllü olarak işten ayrılma durumunda tüm hakların ödeneceği şeklindeki düzenlemenin, bazı kimselere ayrıcalık tanımak amacıyla değil de, işçilik maliyetlerini azaltmak için belediyece alınan bir tür tedbir olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Belediye tarafından iş akdinin feshi durumunda, işçinin, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı açıktır. Yapılan ödemeler Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yapıldığından, dilekçi talebinin kabul edilerek, 846 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, " denilmek suretiyle idarelerin bu tür uygulamalara gidebilecekleri düşüncesi benimsendiğini,

  6. Sunduğumuz gerekçeler gözetildiğinde kamu zararı yapıldığı yolunda tenkitlere katılmanın mümkün olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay savcılığının karşılamasında:

“1475 sayılı Kanunun 14. maddesinde sayılan hallerin birinin vukuu bulması halinde işten ayrılanlara kıdem tazminatının ödeneceği belirtilmiş olup işçinin kendi isteği yani istifa etmesi ile işten ayrılması anılan maddede sayılan hallerin hiç birisine girmediğinden kıdem tazminatı alamayacağından yapılan ödeme söz konusu maddeye uygun değildir. Diğer taraftan işçinin İstifa halinde iş sözleşmesini fes eden taraf işçi olacağından işten ayrılma dolayısıyla kendisine ihbar tazminatının ödenmesi 4857 sayılı Kanunun 17. maddesi gereği mümkün değildir. Bu durum karşısında tazmin hükmünün 832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesinde, 25.8.1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırıldığı ifade edilmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun Kıdem Tazminatı başlıklı 14'üncü maddesinde

"Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

İşveren tarafından bu Kanunun 17'nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

  1. İşçi tarafından bu Kanunun 16'ncı maddesi uyarınca,

  2. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,

  3. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla,

  4. (Ek: 25/8/1999 . 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlan veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır." hükmü yer almaktadır.

Bahse konu hüküm kıdem tazminatını öngörmekte olup belli kurallara yer vermiş ve hangi hallerde kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. İşçinin kendi isteğiyle işten ayrılması yani istifa hali kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek bir fesih şekli olarak sayılmamıştır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun süreli fesih başlıklı 17'nci maddesinde ise;

"Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri;

a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla-kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır, "denilmiştir.

Söz konusu hüküm gereğince herhangi bir iş sözleşmesini feshetmek isteyen taraf durumu yazılı olarak ve yukarıda yer alan bildirim sürelerine bağlı kalarak diğer tarafa iletmekle yükümlüdür. Bildirim süresine uymaksızın iş sözleşmesini fesheden taraf, söz konusu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak diğer tarafa ödemekle karşı karşıya kalacaktır. İstifa halinde iş sözleşmesini fesih eden taraf işçi olacağından, böylesi bir işten ayrılma sonucunda işçiye ihbar tazminatı ödenmesi söz konusudur.

Dilekçiler, dilekçesinde her ne kadar söz konusu kişinin görevinden ayrılma isteğinin Birlik Başkanınca uygun görülmesi ile iş akdinin feshedildiği ifade edilmiş olsa da İş Kanunun 14 üncü maddesinde sayılan hususlar dışında iş akdinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı ve dolayısıyla ihbar tazminatı ödenemeyeceği mevzuatın amir hükmüdür.

Ayrıca dilekçi Temyiz Kuruluna ilişkin emsal gösterdiği karar iş değiştirmeye ilişkin bir karardır. Doğrudan istifa eden işçiye kıdem ve ihbar tazminatının ödenebileceğine ilişkin bir karar değildir.

Bu itibarla; dilekçi iddialarının reddedilerek 1.Daire tarafından 424 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 24.06.2014 tarih ve 39288 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim