Sayıştay 1. Dairesi 35669 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
35669
10 Aralık 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 1
-
Dosya No: 35669
-
Tutanak No: 38079
-
Tutanak Tarihi: 10.12.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 1269 sayılı ilamın 11. maddesi ile Başçiftlik Kaymakamı Niksar Kaymakamı Uğur TURAN ile bu göreve vekalet eden Erbaa Kaymakamı Sabri BAŞKÖY'e, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince ödenen ek ödenekten gelir vergisi kesilmemesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 1.085,65 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
- Söz konusu tazmin kararının usul, kanun, Sayıştay yerleşik kararları ile yerleşik Danıştay içtihatlarına aşağıda belirtilenler uyarınca aykırı olduğunu;
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun "Yetki Devri" başlıklı 32. maddesinde, Valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, Vali Yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceği hükme bağlandığını,
Aynı Kanunun "Görev ve Ek Ödenek" başlıklı 63. maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği hüküm altına alındığını,
Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı Kanunun açık olduğunu,
“Ek ödeme” başlıklı Ek 5. madde de;
"İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %200' ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklarına ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden DAMGA VERGİSİ HARİÇ HERHANGİ BİR VERGİ VE KESİNTİ yapılamaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27.1.2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ( c ) bendi ile 4.7.2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz." Denildiğini, 5540 sayılı Kanuna bakıldığında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesine göre yapılan ödemelerin birer ek ödeme olduğu ve bu maddeye göre yapılacak ödemelerden damga vergisi haricinde herhangi bir vergi ve kesinti yapılamayacağı açıkça belirtildiğini,
Bununla birlikte oluşan tereddütlerin giderilmesi amacıyla görüş istenmesi üzerine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında; (EK.l) "Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş sorulmaktadır. Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibari ile bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemede damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu Ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.
Nitekim, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan "...5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir..." hükmü de bu doğrultudadır.
Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdare Kanununa göre yapılan ödemelerin de, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabii tutulmaması gerekmektedir." şeklinde görüş bildirerek oluşması muhtemel tereddütleri ortadan kaldırmak istediğini,
Bu durumda tarafına yapılan ek ödemelerin kanunun aradığı anlamda olduğunun, kanuna aykırı olmadığının açık olduğunu,
- 5540 Sayılı Kanunla getirilen ek ödemelerin gelir vergisine tabi olmaması atıfta bulunduğu diğer Kanunlardaki ödemelerin de gelir vergisine tabi olmayacağı sonucunu doğurmayacağı ifade edildiğini, 5540 Sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygun olacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer Kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 Sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığının açık olduğunu,
Bu husus ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına hitaben göndermiş olduğu 12.10.2006 tarih ve B050.PGM.0730001/27714 sayılı yazısında (EK:2) ortaya konulduğunu, bu yazıda genel hatlarıyla;
5540 Sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödemeler ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup, bu çerçevede 5302 Sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılacak ilave ödemelerin ek ödemeler konusunda dikkate alındığı ve bu nedenle de 5302 Sayılı Kanuna göre yapılan bu ödemelerin 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiğine kuşku bulunulmadığının belirtildiğini,
İlgili görüş nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlıklarınca da 5302 Sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerden kesilen gelir vergilerinin ilgililerine iade edildiğini ve sonraki tarihlerde yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmamaya başlandığını,
- Bunların dışında 5302 Sayılı Kanunu uyarınca mülki idare amirlerine yapılan ödemelerden vergi tevkif edilmesi gerektiği ileri sürülerek idareye karşı açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesinin 22.12.2008 tarih ve 2007/5848 Esas, 2008/5019 Karar sayılı İlamında (EK:3); “5540 Sayılı Dâhiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun' un 1 inci maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen başlıklı ek 5. maddede, bu ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, ödemenin üst sınırı belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı ifade edilmiştir. 5.7.2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 Sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca, bu kapsamda 5302 Sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Buna göre 5540 Sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır.” denilerek 5302 Sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılamayacağı, bu ödemelere vergi istisnası uygulanacağı belirtildiğini,
T.C. Anayasasının IV. Sayıştay Başlıklı 160. Maddesinin 2. fıkrasında geçen "Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödemeler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır." hükmü dikkate alındığında yukarıda ifade ettikleri Danıştay kararına göre karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu,
Danıştay'ın yukarıda belirtilen kararından da anlaşılacağı üzere yapılan ek ödemelerin Kanunun aradığı şartlara uygun olarak ödendiğini ve şahsına herhangi bir fazla ödemede bulunulmadığını, bu sebeple aleyhine verilen tazmin kararının kaldırılması gerektiğini,
- 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı Kanunun 36.maddesinde;
"Madde 36- 22.2.2005 tarihli ve 5302 Sayılı İl özel idaresi Kanununa aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar İlgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denilerek sorgu kâğıdına esas teşkil edilen 5302 Sayılı il özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. Maddelerine göre yapılmış olan ek ödemelerle ilgili herhangi bir borç çıkarılamayacağı, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçileceği ve borç takibi işlemlerine son verileceği ifade edildiğini, söz konusu madde yayım tarihinde yürürlüğe gireceği ve yayım tarihinin de 25.06.2009 olduğu düşünüldüğünde, 04.03.2005 tarihi ile 25.06.2009 tarihleri arasında yapılan ödemelerle ilgili herhangi bir borç çıkarılamayacağı, çıkarılmış ise bunların tahsilinden vazgeçileceği açık olduğunu,
Nitekim Erzurum İl Özel İdaresi Muhasebe Birimi 2006 yılı hesabının Sayıştay tarafından yargılanması sonucu çıkarılan 749 sayılı ilamın 3, 4 ve 11. Maddeleri ile verilen tazmin hükümlerine karşı yargılamanın iadesi talep edilerek itiraz edildiği, itiraz üzerine yapılan yargılamada Sayıştay Yargılama Kurulunca 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnameye Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36. maddesinin geçici 4. maddesine atıfta bulunarak ekte sunulan 1135 sayılı ek ilam ile sorumluların BERAATİNE karar verildiğini, (EK.4)
Sonuç olarak, arz ve izah edilen sebepler ve Başkanlıkça resen göz önünde bulundurulacak sair sebeplerle İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesine göre tarafına yapılan ek ödemelerin iddia edildiği gibi mevzuata aykırılık taşımadığının, usul ve kanuna uygun olduğunun kanun metinleri, İdari görüşler, Sayıştayın ek ilamı ve yargı kararlarından tereddüde mahal vermeyecek şekilde açık olduğunun ve ayrıca sorunu temelinden çözen 5917 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin de dikkate alınarak aleyhine alınan tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
Başsavcılık karşılamasında; “Temyiz dilekçesinde: (…) “İlçe Kaymakamlarına 5302 sayılı Kanun’unun 28 ve 63. maddesi gereği yapılan ödemelerden 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununda değişiklik yapan 5540 sayılı Kanun’un ek ödeme başlığını taşıyan ek-5. maddesi, ayrıca benzeri olaylarla ilgili dilekçede belirtilen Danıştay kararı örnek göstererek gelir vergisi kesintisi yapılmayacağını,
Ayrıca 5917 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile 5302 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddesi gereği tazmin hükmünün yasal dayanağı kalmadığı bahsi ile tazmin kararının kaldırılmasını,” istemektedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanun’unun 28 ve 63. maddesi gereği kaymakamlara yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden tazmin kararının tasdikine,
Diğer taraftan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi 5302 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından bu yöndeki iddiaların reddine,
832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez……..”
denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.
Anılan Kanunun 94. maddesinin (3946 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994) birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları ve bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104. maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28. maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında da “Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5. maddesinde ise;
“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”
hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/290 Esas nolu 2011/240 Karar nolu kararında, 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun bulmuştur.
Bunun yanında, 5917 sayılı Kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiği iddia edilmişse de; 5917 sayılı Kanunun 36. maddesi ile getirilen ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4. madde, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerin aslına ilişkin olup yapılan bu ödemelerin vergiye tabi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1269 sayılı ilamın 11. maddesiyle 1.085,65 TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1269 sayılı ilamın 18. maddesi ile Başçiftlik Kaymakamı M. Selami YAZICI ve bu göreve vekâlet eden diğer Kaymakamlar Aytekin YILMAZ, Uğur TURAN ve Sabri BAŞKÖY'e, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince ödenen ek ödenekten gelir vergisi kesilmemesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 1.080,75 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda sorumluluğu bulunan dilekçinin iddiaları ve Başsavcılık karşılaması işbu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup burada belirtilen açıklamalar doğrultusunda dilekçi talebinin reddi ile 1269 sayılı ilamın 18. maddesiyle 1.080,75 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1269 sayılı ilamın 19. maddesi ile Reşadiye Kaymakamları Aytekin YILMAZ ve Yunis KOÇ ile bu göreve vekâlet eden Kaymakam Uğur TURAN ve Sabri BAŞKÖY'e, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi gereğince ödenen ek ödenekten gelir vergisi kesilmemesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 804,91 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda sorumluluğu bulunan dilekçinin iddiaları ve Başsavcılık karşılaması işbu tutanağın 1. maddesinde belirtildiği gibi olup burada belirtilen açıklamalar doğrultusunda dilekçi talebinin reddi ile 1269 sayılı ilamın 19. maddesiyle 804,91 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 10.12.2013 tarih ve 38079 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05