Sayıştay 1. Dairesi 34854 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
34854
27 Kasım 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 1
-
Dosya No: 34854
-
Tutanak No: 35809
-
Tutanak Tarihi: 27.11.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
955 sayılı ilamın 15.maddesi ile; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63.maddesine istinaden Terme İlçesi Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.075,60 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Temyiz başvurusunda bulunan Sayıştay Savcısı dilekçesinde özetle; Samsun İli Özel İdaresinin 2008 Yılı İdare Hesabının Sayıştay'ca denetlenmesi neticesinde düzenlenen yargı raporunun 10'uncu maddesi hakkında Başsavcılığımızca "19 Mayıs İlçesi Kaymakamına ödenen ücretlerden gelir vergisi kesilmemesine bağlı olarak ortaya çıkan 136,74 lira kamu zararının işaret olunan sorumlulardan müştereken ve müteselsilen tazmininin istenildiğini,
Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde ücretin tanımının yapıldığını, 103. maddede vergi tarifesi düzenlendiğini, 104. maddesinde ise "Yıllık Gelir Vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanır." hükmünün yer aldığını,
Kamu zararı hesaplanırken, vergi tarifesinin ilk dilimi için tespit edilen vergi nispetinin esas alındığının görüldüğünü, halbuki ücretlerin vergilendirilmesinde aynı işveren (Devletin tek işveren olarak kabul edilmek suretiyle) tarafından yapılan bütün ücret gelirlerinin toplanılarak verginin toplam matrah üzerinden hesaplanması gerektiğini,
Bu bakımdan, hüküm dışı kararı verilerek Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yazılmasının uygun olduğu şeklinde mütealaa verdiklerini,
İlamda, sözü edilen ödemelerin gelir vergisine tabi tutulması gerektiği ileri sürülerek tazmin kararı verildiğini,
Sözü edilen maddeye ilişkin temyiz sebepleri ile hukuki gerekçelerinin ise aşağıda sıralandığını,
Anayasa'nın 73. maddesinde vergi ödevinin düzenlendiğini, bu maddede verginin kanunla koyulacağı ve kaldırılacağının hükme bağlandığını, muafiyet ve istisnaların alt ve üst sınırlarının belli edilmesi kaydı ile BKK ile düzenlenebileceğinin belirtildiğini,
GVK incelendiğinde ücretlere ait istisnalar arasında bahis konusu ücretlerin yer almadığını, Kanunun vergi tevkifatını düzenleyen 94. maddesinde ücretlerin vergi tarifesine göre vergilendirileceğinin hüküm altına alındığını,
Vergi tarifesinin, Kanunun 103. maddesinde, ücretlerin vergilendirilmesi konusunun da 104.maddede düzenlendiğini, buna göre bir işveren tarafından ödenen bütün ücretlerin toplanması ve verginin de toplam tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini,
İlamda daha önce vergiye tabi tutulmayan ücretler için vergi tarifesinin ilk gelir dilimi esas alınması suretiyle vergileme yoluna gidilerek kamu zararı hesaplanmış olduğunu, oysa yukarıda yer alan düzenlemelere göre, daha önce vergiye tabi tutulmayan söz konusu ödemelerin, asıl ücrete eklenmesi suretiyle kamu zararının bulunmasında doğru bir yöntem olacağını,
Bu yol izlenmiş olsaydı, vergi tarifesindeki müterakkiyetin sonucu olarak bahis konusu ödemelerden daha fazla vergi kesilmesinin gerektiğini ve kamu zararının daha yüksek olduğunun görüleceğini,
Başsavcılık tarafından durumun bu çerçevede değerlendirildiğini ve hüküm dışı kararı verilmesini, doğru vergilemenin yapılması maksadıyla Maliye Bakanlığına yazılmasını talep etmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kaymakamların, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumlu oldukları, Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28.maddesinde de;
“Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir.Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez.”denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.
Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94. maddesinde (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994), Kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,
94.maddenin 1.bendinde de; Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
Sayıştay Savcılığı, kaymakamların ödenek dahil elde ettiği tüm gelir üzerinden kümülatif vergi matrahı dikkate alınarak gelir vergisi hesaplanması gerektiği, Sayıştay ilamındaki gibi genel bütçeden yapılan ödemeler dikkate alınmadan il özel idaresi ödeneğinin %15 oranında vergiye tabi tutulmasına hükmedildiğinde verginin eksik tahsil edilmiş olacağı gerekçesiyle Samsun İl Özel İdaresi Muhasebe Birimi 2008 yılına ilişkin 955 sayılı söz konusu ilama karşı Temyiz talebinde bulunmuştur.
21.11.1989 tarih ve 20349 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 160 seri nolu “Genel ve Katma Bütçeli İdareler ile Döner Sermayeden Ödenen Ücretlerin Vergilendirilmesi”ne ilişkin Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesindeki döner sermaye işletmeleri 01.01.1990 tarihinden geçerli olmak üzere tek işveren olarak kabul edilecektir.
Bu çerçevede bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ayrı işveren olup, bu kurumların bünyesinde kurulan döner sermaye işletmeleri, kurulduğu kurum ile tek işveren olarak kabul edilmektedir.
Yine bahsedilen tebliğde “…Buna göre, bir hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret alması halinde, her bir işverenin ödediği ücretler, ayrı ayrı vergilendirilmektedir.Dolayısıyla vergi tarifesi, her bir işverenin ödediği ücrete, diğer işveren veya işverenlerin ödediği ücretle ilgilendirilmeksizin ayrı ayrı uygulanmaktadır….”açıklamalarına yer verilmiştir.
5302 sayılı Kanunun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28.maddesi ile “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63.maddesine göre yapılan ödemeler, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olarak 5302 sayılı Kanunun 3.maddesinde tanımlanan İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanırken, İçişleri Bakanlığı teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele yapılan diğer özlük hakları ile ilgili ödemeler, genel bütçeden karşılanmaktadır.Bu bağlamda, Gelir Vergisi Kanunun ilgili maddeleri uyarınca yapılacak vergilendirme aşamasında iki farklı kurum ve bütçeden yapılan ödemenin birbiri ile ilişkilendirilmemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, yapılan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Samsun İl Özel İdaresince 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi, Sayıştay ilamına konu olmuş ve 955 sayılı ilam ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104. maddeleri çerçevesinde % 15 oranında vergiye tabi tutulması gerektiğine hükmedilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerden %15 oranında gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle 955 sayılı ilamın 15.maddesi ile 1.075,60 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 27.11.2012 tarih ve 35809 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02