Sayıştay 1. Dairesi 34003 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34003

Karar Tarihi

23 Aralık 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 1

  • Dosya No: 34003

  • Tutanak No: 39818

  • Tutanak Tarihi: 23.12.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan Murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

07.01.2014 tarih ve 38178 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında;

“Temyiz dilekçesinin, Sayıştay Başkanlığına iletilmek üzere Bahçelievler Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına 24.11.2010 tarih ve 13661 sayı ile alındığı, Kaymakamlık tarafından Valiliğe gönderilen dilekçenin, İstanbul Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü kayıtlarına 22.12.2010 tarih ve 230137 sayı ile girdiği, Sayıştay Başkanlığı kayıtlarına ise 04.01.2011 tarih ve 415 sayı ile kaydedildiği görülmüştür.

832 sayılı Sayıştay Kanununun 68.maddesinde, Sayıştay dairelerinin ilâmlarının;

a) Kanuna aykırılık,

b) Yetkiyi aşmak,

c) Yargılama usullerine riayet etmemek gibi sebeplerle 63.maddede yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabileceği, Temyiz süresinin de ilgiliye ilâmın tebliğinden itibaren doksan gün olduğu belirtilmiştir. Yine adı geçen Kanunun “Temyiz dilekçesinin verileceği yerler” başlıklı 71.maddesinde de;

“Temyiz dilekçesi ve lâyihalar Sayıştay Başkanlığına verilir. Merkezde bulunmayanlar, temyiz dilekçelerini, Sayıştay’a gönderilmek üzere bulundukları yerin en büyük mülkiye memuruna da verebilirler.

İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.” denilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde;

Dilekçiler, 1025 sayılı ilama itiraz etmekte ise de, ilam dilekçilere 24.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup 832 sayılı Sayıştay Kanununda belirtilen 90 günlük temyiz süresi, bu tarihe nazaran 22.11.2010 tarihinde sona erdiği halde, bu tarihten sonra 24.11.2010 tarihinde Sayıştay kayıtlarına intikal eden taleplerinin süre aşımı yönünden REDDİNE, oy birliği ile,” denilmiştir.

Bu defa Dilekçiler, 1025 sayılı ilama ilişkin temyiz dilekçelerinin Sayıştay Başkanlığı’na gönderilmek üzere İlçe Kaymakamlığına 22.11.2010 tarihinde tevdi edildiğini, söz konusu evrakın kendilerinden kaynaklanmayan İlçe Kaymakamlık iç yazışması ve geç havalesi nedeniyle iki gün sonra 24.10.2010 tarihinde işleme konulmasından dolayı temyiz taleplerinin süre aşımı gerekçesiyle reddedildiğini, kaymakamlık tarafından yapılan bir hatanın kendilerini mağdur ettiğini belirterek Sayıştay Başkanlığı’na sunulmak üzere 22.11.2010 tarihinde Bahçelievler Kaymakamlığına vermiş oldukları temyiz dilekçelerinin süre aşımı yönünden reddedilmesi yolunda alınan 07.01.2014 tarih ve 38178 sayılı Temyiz Kurulu Kararına karşı karar düzeltilmesi ile konunun esastan görüşülmesi talebinde bulunmaktadırlar.

Savcılık; “832 sayılı Kanunun 63.maddesi temyiz süresinin kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 90 gün olduğunu belirtmiştir. Bu hüküm karşısında sorumlu aynı kanunun 71.maddesi gereği temyiz dilekçesini Sayıştay Başkanlığına gönderilmek üzere Bahçelievler Kaymakamlığına 24.11.2010 tarih 13661 sayılı evrak kaydıyla iki gün geç verdiği anlaşıldığından anılan dilekçenin süre aşımı yönündeki reddi yönündeki karar yasaldır. Bu nedenle 832 sayılı Kanunun 77.maddesine göre verilen düzeltme talebinin reddine karar verilmesi” şeklinde görüş bildirmiştir.

Dilekçe ekinde gönderilen belgeden temyiz dilekçesinin, 2010/14659 sayı ile 22.11.2010 tarihinde İlçe Kaymakamlığına sunulduğu ancak Kaymakamlığın, dilekçe ve eki belgeleri, 24.11.2010 tarihinde gönderdiği anlaşıldığından taleplerinde haklı oldukları görülmüştür. Bu nedenle karar düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilerek konunun esasına geçilmiştir.

Ortak olarak gönderilen dilekçede Dilekçilerden Ö.Hami Ulusoy, Mahmut Hekim, Seyfettin Bulut, Sezai Kurtaran, Rahmi Hücümenoğlu, Güner Aygün, M.Kemal Kul, Murat Uğur, Zeycan P.Yıldız, Funda Toraman, Sait Topuz, Ali Sucu, Cengiz Bingöl 1025 sayılı ilama ilişkin Temyiz Kurulu Kararına itiraz etmekte ise de;

832 sayılı Sayıştay Kanununun 69.maddesinde:

“Temyiz isteği dilekçe ile yapılır. Dilekçeye ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler bağlanır. Temyiz evrakının suretleri karşı tarafın sayısınca verilir.

…” denilmiştir.

Temyiz dilekçesinde bulunması gereken hususlar ise, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 430.maddesinde dokuz bent halinde sayılmıştır. Maddenin 9.sırasında yer alan "Temyiz edenin veya varsa yasal temsilci yahut vekilinin imzası" da bu hususlardan biridir.

Belirtilen madde hükümlerine göre, temyiz talebine yönelik dilekçe, imza ile tamamlandığından imzasız olarak yapılan temyiz başvurusu hakkında Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

Ayrıca Dilekçilerden Zeynel Yıldırım ve Yakup Dalkılıç tarafından 1025 sayılı ilama ilişkin Temyiz Kurulu Kararına itiraz olunmakta ise de, söz konusu tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisine yöneltilmiş olup adı geçen dilekçilerin ilamdaki tazmin hükümlerinde sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.

Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçilerin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

Diğer dilekçiler açısından;

  1. 1025 sayılı ilamın 1.maddesi ile tazmin hükmolunan 6.945,98 TL.nin, 1.412,30 TL.sinin 18.05.2010 tarih ve 3651/1 sayılı ödeme emri belgesi ile, 1.389,37 TL.sinin 18.05.2010 tarih ve 3464/1 sayılı ödeme emri belgesi ile, 1.389,37 TL.sinin 18.05.2010 tarih ve 3655/1 sayılı ödeme emri belgesi ile, 1.377,47 TL.sinin 18.05.2010 tarih ve 3652/1 sayılı ödeme emri belgesi ile, 1.377,47 TL.sinin 18.05.2010 tarih ve 3653/1 sayılı ödeme emri belgesi ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

  2. 1025 sayılı ilamın 2.maddesi ile tazmin hükmolunan 3.392,73 TL.nin 09.11.2010 tarih ve 4314552 nolu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

  3. 1025 sayılı ilamın 3.maddesi ile; Bahçelievler Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğünde 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan Sağlık İşleri Müdürü Dr. Sezai KURTARAN, Dr. S.Azra ÇİBUK, Dr. Şemsi GÜNDOĞDU ve Dr.Gülbeniz KARAKUŞ'a işyeri hekimlik ücreti ödenmesi nedeniyle 51.351,07 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu”nun Geçici 6. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.” denilmektedir.

Bu hüküm karşısında 6331 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan tazmine konu ilam maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından ilgili maddenin işlemden kaldırılmasına,

  1. 1025 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Bahçelievler Belediyesi Belediye Meclisince 22.12.2005 tarihli Sayıştay görüşü alınarak 2007 yılında çıkarılan Muhtaçlara Yardım Yönetmeliği’nde belirtilen şartları taşımayan kişilere yardım yapılmak suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile 15.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle; Bahçelievler Belediye Başkanlığına müracaat eden muhtaç kişilerin, dilekçelerine istinaden bu konuda araştırma ye tespit ile sekreterya faaliyetlerini yürütmekle görevli Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne yönlendirildiğini,

Bu birimde görevli olan ve en az iki kişiden oluşan "araştırma birimi" personelinin öncelikle kişinin bağlı olduğu muhtarlık nezdinde araştırma yaptığını, gerçekten muhtaç olup olmadıklarına dair araştırma raporu düzenlediğini,

Oluşturulan bu rapor ve ekindeki belgelerin, Muhtaçlara Yardım Yönetmeliği uyarınca kurulan ve Mali Hizmetlerden sorumlu Başkan yardımcısının başkanlığında, iki daire müdürünün üye olarak katıldığı "Yardım Komisyonu" tarafından tekrar değerlendirildiğini,

Bu bilgiler ışığında; söz konusu kişilerin muhtarlıklarına, komşularına ve nihayet evlerine gidilerek gerekli araştırmaların yapıldığını,

Temyiz konusu olan olayda da; Adnan KARADAĞ ve Emine BUDAK isimli ilçe sakinlerinin "araştırma raporlarında" tespit edilen yazılı sebeplerle muhtaç duruma düştükleri hususunda hiçbir ihtilaf bulunmadığını,

Muhtaçlıkları açık olan iki ilçe sakinine komisyon kararı olarak tecelli eden yönetim iradesi ile yardım yapılması hususu da göz önünde bulundurulduğunda; söz konusu kişilere yapılan yardımların yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu iddia ederek hüküm tesis etmenin hakkaniyete sığmadığını,

Yardımların 2007 yılında çıkarılan Muhtaç Yardım Yönetmeliği'nin "ilçe sınırları içerisinde yaşayan dar gelirli vatandaşlara yardım yapılabilir." hükmüne istinaden yapıldığını, muhtaç duruma düşme sebepleri ne olursa olsun "gerçek ihtiyaç sahibi iki ilçe sakinine” belediyenin yetkili komisyon kararı ile yapılan yardımların yasaya ve yönetmeliklere uygun olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 14.maddesinde;

“ Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000'i geçen belediyeler, kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar.”denilmiş, aynı Kanunun 60.maddesinde “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar” Belediyenin giderleri arasında sayılmıştır.

Bu hükümler doğrultusunda, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere sosyal hizmet ve yardım yapılması Belediyelerin asli görevleri arasında yer almaktadır. Yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara ait esas ve usuller de Belediye Meclisince çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edilmiştir.

Bahçelievler Belediyesi Belediye Meclisince 22.12.2005 tarihli Sayıştay görüşü alınarak 2007 yılında çıkarılan Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliğinde de muhtaçlara yapılacak yardımlarla ilgili esas ve usuller belirlenmiştir.

Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1.maddesinde;

"Bu yönetmelik, Bahçelievler Belediye sınırları dâhilinde ihtiyaç sahiplerine verilecek ayni ve nakdi yardımlarla ilgili esasları belirlemek ve yardım dağıtmak için düzenlenmiştir." hükmü yer almaktadır.

Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde;

"Bu yönetmelik, Bahçelievler Belediye sınırları dâhilinde ikamet edenlerden ihtiyaçları karşılanmayan ve yardım komisyonunun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar." denilmiştir.

Muhtaçlara Yardım Yönetmeliği uyarınca Yardım Komisyonu tarafından gerekli araştırma ve değerlendirmeler yapılarak yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında yardımların yapıldığı anlaşıldığından 1025 sayılı ilamın 4.maddesi ile 15.000 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1025 sayılı ilamın 5.maddesi ile tazmin hükmolunan 5.000,00 TL.nin 09.11.2010 tarih ve 4315222 nolu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da söz konusu bulunmadığı cihetle bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

  2. 1025 sayılı ilamın 6.maddesi ile; Bahçelievler Kocasinan. Cumhuriyet Mahallesi. Köyaltı mevkiinde bulunan tarlanın uzlaşma yöntemiyle kamulaştırılarak satın alınmasında %40 Düzenleme Ortaklık Payının (DOP) düşülmemesi nedeniyle 48.000,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle; Daire ilamında “Sorumlular her ne kadar söz konusu ödemenin bu şekilde 1000 TL/m2 bedelin %40'ı DOP payı düşüldükten sonra m2.si 600 TL. olarak karara bağlandığı şeklinde yapıldığını belirtmiş iseler de, gerek savunma ekinden gerekse ödeme evrakına ekli belgelerde 1000 TL/m2 bedelin %40 DOP payı düşüldükten sonra 600 TL olarak karara bağlandığına ait belge mevcut değildir. Ayrıca 11.05.2007 tarih ve 1271 sayılı Kamulaştırma Uzlaşma Komisyonu tutanağında veya 8.5.2007 tarihli ve 1143 no.lu Encümen Kararında da böyle bir bilgi yer almamaktadır." denildiğini,

Daire İlamında iddia edildiği gibi, "taşınmazın 1000 TL/m2 bedelin %40 DOP payı düşüldükten sonra 600 TL olarak karara bağlandığına” ait belgenin sunulmadığı ifadesinin yanlış olduğunu, söz konusu belgenin sorguya verilen savunma ekinde arz edildiğinde,

Kamulaştırma Uzlaşma Komisyonu tutanağının son bölümünde;

"Taşınmaza Tahmini Bedel % 40 D.O.P düşüldükten sonra 1 m2 si 600.00 YTL. olarak takdir edilmiştir." denildiğini, tutanağın tekrar temyiz ekinde sunulduğunu,

İhtilaf konusu olan ve DOP'un taşınmazın metrajı üzerinden değil de taşınmazın toplam bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği şeklindeki açılamalarının, Daire ilamında kabul edilmediğini,

Söz konusu kamulaştırma bedelinin kamulaştırmanın yapıldığı dönem piyasa ve mahkemelerce belirlenen arsa rayiç bedelleri nazara alındığında, piyasa rayicine göre çok düşük bir bedel olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

3194 sayılı İmar Kanununun “Arazi ve arsa düzenlemesi” başlıklı 18.maddesinde;

“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.

(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.

Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.

…” denilmiştir.

3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uygulamasında; uygulama nedeniyle meydana gelen değer artışına karşılık, uygulamaya tabi parsellerden yüzölçümleri oranında düzenleme ortaklık payı kesilmekte, kesinti, uygulama sahasında kamunun yararlanacağı, MEB’e bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi tesisleri oluşturmak amacıyla yapılmaktadır.

Uygulamada;Bahçelievler Kocasinan-Cumhuriyet Mahallesi-Köyaltı mevkiinde bulunan 19 pafta - 13651 parsel nolu 200 m2 yüz ölçümlü tarlanın imar planında yol, yeşil alan ve ayrıca İmar Kanununun 18. maddesi uygulama alanında kalması nedeniyle Bahçelievler Belediye Encümeninin 08.05.2007 tarih ve 1143 sayılı kararıyla uzlaşma yöntemiyle kamulaştırma yoluyla satın alınarak Belediye adına tescil edilmesi kararlaştırılmış, Kamulaştırma Uzlaşma Komisyonunun 11.05.2007 tarih ve 1271 sayılı Tutanağı ile de 1 m2.si 600,00 TL. den kamulaştırılmanın yapılmasına karar verilmiştir.

İstimlak sonucu Belediyeye intikal eden söz konusu taşınmaz için düzenlenen 19.06.2007 tarihli Tapu Senedinde istimlak edilen taşınmazın niteliği tarla ve yüzölçümü 200 m2 olarak yer almıştır. Tarla vasıflı taşınmazın uzlaşma yöntemiyle kamulaştırma yoluyla satın alınması esnasında 1000 TL. m2 bedelinin % 40 DOP payı düşüldükten sonra 600 TL. olarak karara bağlandığı ve ödemeyi bu şekilde yaptıkları anlaşılmıştır.

Bu nedenle 1025 sayılı ilamın 6.maddesi ile 48.000,00 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1025 sayılı ilamın 7.maddesi ile; Marmara ve Boğazlar Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Güney Kore. Japonya, Prag. Varşova ve Tataristan. Kazan kentlerini içeren 'teknik inceleme ve yurtdışı temas programlarına katılan Bahçelievler Belediyesi meclis üyeleri ve belediye başkan yardımcılarının yeme, içme, konaklama ve ulaşım giderleri ile yurtiçi masraflarına ait her türlü giderlerinin belediye bütçesinden organizasyonu yapan Marmara ve Boğazlar Belediyeler Birliği’ne ödenmesi nedeniyle 169.377,69 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle; İlama konu gezilerin hizmet alımı yoluyla yapıldığını ve bir kamu kurumu olan Marmara Belediyeler Birliğinden yapılmış olması neticesinde, belediyenin tasarruf sağlamış olduğunu,

Aşağıdaki tabloda söz konusu gezilerin hizmet alımı yerine belediye tarafından kişilere, ayrı ayrı harcırah hesaplamak suretiyle ödeme yapılması durumunda ortaya çıkacak toplam maliyet ile Belediyeler Birliğine ödenmiş olan ve kamu zararı olduğu iddia edilen tutarın mukayese edildiğini,

Gezinin Yapıldığı Ülke -Katılımcı Sayısı-Marmara Bel. Birliğine Yapılan Ödeme (tenkit edilen-A) ve Katılımcılara Yurt dışı Harcırahı Ödenmesi Durumunda Toplam Ödeme Tutarı (B)

(A) (B)

Prag-Varşova 22-28/10/2007-12 kişi- 50.885,95 68.084,08

Prag-Varşova 19-25/10/2007-9 kişi 34.093,18 51.055,00

Tataristan-Kazan 29-9/1-10/2007-10 kişi 29.500,00 43.091,50

G.Kore-Japonya 28-1/6-2/2007-10 kişi 49.310,31 71.394,30

169.377.69 TL 233.62538 TL.

Sadece bazı genelgelerin lafzi yorumundan hareketle ve gerekli ve yeterli savunma hakkının kullanılmasına izin verilmeden, kamu kaynaklarının israf edildiği iddiasında bulunulması durumunda, kurum yöneticilerinin bu kamu kaynaklarının kullanımında gösterdiği azami gayretlerin görülemeyeceği, insaf ve adalet sınırlarının aşılacağı hususunu da gözden uzak tutmamak gerektiğini,

Belediyenin hizmet alım yöntemiyle bu şekilde yaptığı ödemelerin bu hizmetin diğer şekilde teminine göre çok daha ucuza mal edildiğini dolayısıyla kamu kaynağının kullanımında "etkinlik " ve "ekonomiklik" ilkelerine riayet edildiğinin görüleceğini bu nedenle de verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.06.2005 tarih ve B050MAH076000/5003-50520-2005/62 sayılı Genelgesinde:

“Belediyelerin seçilmiş ve atanmış personelinin yurtdışı görevlendirmelerinde uyulacak esaslar ilgi genelgelerimizle belirlenmiştir. Ancak son günlerde Dışişleri Bakanlığı ve valiliklerimizden alınan yazılardan yurt dışı görevlendirmelerinde bu esaslara uyulmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yurtdışı görevlendirmelerde aşağıdaki esaslara uyulması gerekli görülmüştür:

  1. Belediyeler bütçelerinden kendi görev ve hizmet konuları dışında harcama yapılamayacağından, görev ve hizmetle ilişkisi olmayan konular için yurtdışı görevlendirme yapılmayacaktır.

  2. Görevlendirmeler; azami tasarruf ilkelerine uygun olarak, asgari sayıda personel ve asgari süreler için yapılacaktır.

  3. Görevlendirmeler için belediye meclisinden karar alınacaktır.

  4. Toplantı, kongre, seminer, panel vb. organizasyonlara katılmak için görevlendirilen personelde katılım için gerekli olan, yabancı dil bilgisi ve nitelikler aranacaktır.

  5. Kamu kurum ve kuruluşları, Belediye birlikleri ve “kamuya yararlı dernek” statüsünde bulunan mahalli idare dernekleri dışındaki kişi, dernek, şirket, vakıf vb. kuruluşlar tarafından kurs, seminer, inceleme gezisi vb. adlarla yurtdışında düzenlenen programlar için personel görevlendirilmeyecek, harcırah ödenmeyecektir.

  6. Toplantı, kongre, seminer, panel vb. organizasyonlar ile kardeş şehir ilişkileri nedeniyle görevlendirmelerde, organizasyonu düzenleyen kuruluş (Belediye, belediye birliği veya uluslararası kuruluş vb.) veya resmi makamlar tarafından yapılmış davet yazıları aranacaktır.

  7. Yurtdışı görevlendirmeler ve temaslar hakkında belediye meclisine ilk toplantıda bilgi verilecektir.

  8. Görevlendirilen personele 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah (yol+yevmiye) giderleri dışında herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.

  9. Organizasyonu düzenleyen kuruluşa (var ise) herhangi bir ad altında (eğitim gideri, hizmet satın alınması, konaklama ücreti, rehberlik ücreti vb.) ödeme yapılması mümkün değildir.

10- Görevlendirilen personelle birlikte yurtdışına çıkan eş ve çocuklar için Belediye bütçesinden herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir.

11- Belediye bütçesinden ödeme gerektiren veya gerektirmeyen her türlü yurtdışı görevlendirmelerde yukarıda sayılan usul ve esaslara uyulacak ve yurtdışına çıkışın amacı, süresi ve program hakkında Bakanlığımıza iletilmek üzere önceden ilgili valiliğe bilgi verilecektir.

12- Belediye başkanı ve diğer personelin görev dışında yurt dışına çıkışlarında da ilgili valiliğe bilgi verilecektir.

Belediye başkanları ve belediyeyi temsilen giden heyetler yurt dışındaki faaliyetlerini devletin dış politikasına ve uluslararası antlaşmalara uygun olara yürüteceklerdir.

………….” denilmektedir.

Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde; Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Güney Kore-Japonya, Prag-Varşova ve Tataristan-Kazan kentlerini içeren 'teknik inceleme ve yurtdışı temas programlarına katılan Bahçelievler Belediyesi meclis üyeleri ve belediye başkan yardımcılarının yeme, içme, konaklama ve ulaşım giderleri ile yurtiçi masraflarına ait giderler için organizasyonu yapan Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği’ne, Belediye bütçesinin hizmet alımları harcama kaleminden fatura karşılığı ödeme yapıldığı görülmüştür.

Ayrıca satın alma şeklinde Birliğe yapılan ödemenin dışında ilgililere herhangi bir harcırah ödemesi yapılmamıştır.

5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun 3. maddesinin (b) bendinde mahalli idare birlikleri “Birden fazla mahallî idarenin, yürütmekle görevli oldukları hizmetlerden bazılarını birlikte görmek üzere kendi aralarında kurdukları kamu tüzel kişisi” olarak tanımlanmıştır.

Mahalli idare birliklerinin kamu tüzel kişisi olmaları ve üyelerine dönük olarak kurs, konferans, seminer ve benzeri adlar altında eğitim faaliyeti yapmaları tüzükleri gereğidir.

Adı geçen Genelgenin 5. maddesinde, Kamu kurum ve kuruluşları, Belediye birlikleri ve “kamuya yararlı dernek” statüsünde bulunan mahalli idare dernekleri dışındaki kişi, dernek, şirket, vakıf vb. kuruluşlar tarafından kurs, seminer, inceleme gezisi vb. adlarla yurtdışında düzenlenen programlar için personel görevlendirilmeyeceği ve harcırah ödenmeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla belediye birlikleri tarafından düzenlenen kurs, seminer, inceleme gezisi vb. adlarla yurtdışında düzenlenen programlar için personel görevlendirilebilecektir.

5393 sayılı Belediye Kanunun 60. maddesinin (b) fıkrasında; “belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler”, (n) fıkrasına göre ise; “kültürel etkinlikler için yapılan giderler” belediyenin giderleri arasında sayılmıştır.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliğince düzenlenen “teknik temas ve tanıtım programı” konulu gezinin belediyenin görev ve hizmet konuları ile ilgili olduğu ayrıca gerekli izinlerin alındığı görüldüğünden yapılan harcamalarda mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle 1025 sayılı ilamın 7.maddesi ile 169.377,69 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1025 sayılı ilamın 8.maddesi ile; Bahçelievler Belediyesince Mim Ltd. Şti.’ye ihale edilen “21. Uluslararası Boğaziçi Judo Turnuvası Organizasyon Hizmet Alımı İşi” ihalesinde, konaklamanın ihaleye ve sözleşmeye göre tam pansiyon olması gerekirken yarım pansiyon yapıldığı, buna rağmen ödemenin tam pansiyon üzerinden gerçekleştiği gerekçesi ile 42.002,10 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler ortak olarak vermiş oldukları dilekçelerinde özetle; 21. Uluslararası Boğaziçi Judo turnuvası organizasyon hizmet alımı ihalesinde söz konusu yüklenici firmanın tam pansiyon olarak fiyat teklif verdiğini ve alt yüklenici olarak da adı geçen 4 yıldızlı otelle anlaşmak suretiyle katılımcılara taahhüt edilen hizmetlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, Söz konusu hizmetlerden katılımcıların faydalanmasında herhangi bir noksan ya da eksiklik bulunmadığından, bahse konu hizmetin hakkıyla ifa edilmiş olduğunu, bu konuda herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediğini,

Diğer taraftan, alt yüklenici sıfatıyla söz konusu otelin verdiği fiyatların da sezon fiyatlarının çok altında; promosyon fiyatları olduğunun tespit edildiğini,

Daire ilamında, tam pansiyon ile yarım pansiyon arasındaki fark hesaplarken hataya düşülmüş olduğunu, çünkü tam pansiyon ile yarım pansiyon arasındaki fiyatlandırılmada temel farkın öğle yemeğinin olup olmaması olduğunu, tek başına öğle yemeğinden kaynaklanan bir fiyat farkının (sorguda olduğu gibi esas fiyatın 1/4 ya da % 25’lik değil ama ) çok daha düşük bir tutar olması gerektiğini,

Tam pansiyon ile yarım pansiyon arasındaki fiyat oranının ne olduğu yeterince açık olmadığından, otelden otele ve hatta sezondan sezona değiştiği göz önünde bulundurulduğunda;

Kamu zararı isnadında bulunulan tutarın da kanuni ya da teknik bir kıstasa dayandırılmaması sebebiyle olayın gerçek mahiyetinin incelenmesi ve gerçeğin açığa çıkarılmasının hakkaniyet ve adalet ölçülerine daha uygun olacağını,

Bu sebeplerden ötürü, kurum olarak yüklenici firma tarafından taahhüt edilen hizmetlerin tam ve eksiksiz olarak ifa edilip edilmediğinin ilgili birimlerce kontrol edilmiş olduğu herhangi bir eksikliğe rastlanmadığı,

Bu kapsamda, söz konusu organizasyonda katılımcılara otel tarafından sabah ve akşam yemekleri açık büfe verilmiş olup yemek saatlerinde esnek davranıldığının anlaşıldığını,

Uygulamanın, sabah (08.00-10.00) öğle (12.00-14.00) ve (20.00-22.00) akşam yemeği saatleri yerine sabah 09.00-12.00 ve akşam 18.00-21.00 olarak yapıldığını,

Diğer taraftan, alt yüklenici firmadan alınan faturalar üzerindeki tutarlar ve yapılan hizmetlerin, işlerin mahiyetine bakılarak eksikliğe rastlanmaması nedeniyle ödemelerin yapıldığını, adı geçen işlerde herhangi bir kasıt, kusur ya da ihmal söz konu olmadığından ilama konu kamu zararı isnadının bozularak ortadan kaldırılmasını istemişlerdir.

Bahçelievler Belediyesince 22.06.2007 tarihinde 198.675 TL. bedelle MİM Ltd. Şti.’ye ihale edilen 21. Uluslararası Boğaziçi Judo turnuvası Organizasyon Hizmet Alımı İşi İhalesine ait Teknik Şartnamede:

“Madde 1: Konaklama Hizmeti; İstanbul il merkezi ve ilçelerinde bulunan otellerde en az iki, en çok dört yataklı odalarda tam pansiyon (kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği) olarak verilecektir.

Madde 4: Otellerde sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemekleri açık büfe verilecektir.

  1. 1: Sabah Kahvaltılarının açık büfe mönüsünde en az 8 çeşit bulunacaktır.

  2. 2: Öğle ve akşam yemeklerinin açık büfe mönüsünde,. . . . en az 8 çeşit bulunacaktır.

  3. 4:Yemekler gerek kalori gerekse gramaj olarak doyurucu ve kaliteli olacaktır " hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, 21. Uluslararası Boğaziçi Judo Turnuvası Organizasyon Hizmetine katılan toplam 400 kişilik sporcu, hakem ve federasyon görevlilerine verilecek konaklama hizmetinin tam pansiyon olarak verilmesi gerekmektedir.

İdari Şartnamenin 16. maddesinde, Sözleşme konusu işte Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümleri doğrultusunda idarenin izniyle alt yüklenici çalıştırabileceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden konaklama hizmeti yüklenici tarafından Adela Hotel isimli alt yükleniciye yaptırılmıştır.

Yüklenici ile Alt Yüklenici Adela Hotel arasında düzenlenen 22.06.2007 tarihli Sözleşmede:

“Madde 4-b: Konaklama; Yarım Pansiyon olarak (Sabah, akşam yemeği) verilecektir. Konaklama, sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri açık büfe verilecektir.

Madde 5: Konaklama için, Organizatör, alt yükleniciye 1 gece için kişi başına 50,00 YTL. + KDV ödeyecektir." denilmektedir.

İdari Şartnamenin yukarıda belirtilen maddesinde konaklama hizmetinin tam pansiyon olarak verileceği belirtilmiş yüklenici firma da teklifini Belediyeye buna göre vermiştir. Yüklenici ile Alt Yüklenici arasında düzenlenen sözleşmeye göre, konaklama hizmetinin yarım pansiyon olarak verildiği ve verilen hizmet bedelinin de yüklenici tarafından bu fiyatlardan Alt Yükleniciye ödendiği, diğer taraftan öğlen yemeğinin judo turnuvasının yapıldığı tesiste yüklenici tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle 1025 sayılı ilamın 8.maddesi ile 42.002,10 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1025 sayılı ilamın 9.maddesi ile; Bahçelievler Belediye Başkanlığı ile Memur Sendikası arasında yapılan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan memurlara "Eğitim Yardımı" adı altında nakdî ödemede bulunulması nedeniyle 73.755,28 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. madde hükmü aynen şöyledir:

“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”

Bu hüküm karşısında İstanbul Bahçelievler Belediyesi Saymanlığı 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 1. Dairesince çıkarılan 1025 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 9.maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden Kaldırılmasına,

10-1025 sayılı ilamın 10.maddesi ile; Bahçelievler Belediye Başkanlığı ile Memur Sendikaları arasında yapılan Sosyal Denge Sözleşmesi'ne istinaden 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan memurlara "Ramazan Bayramı İkramiyesi" adı altında nakdî ödemede bulunulması nedeniyle 166.970,15 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 9.maddesinde belirtilen gerekçe ile İstanbul Bahçelievler Belediyesi Saymanlığı 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 1. Dairesince çıkarılan 1025 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 10.maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden Kaldırılmasına,

11-1025 sayılı ilamın 11.maddesi ile; Bahçelievler Belediye Başkanlığı ile Memur Sendikaları arasında yapılan Sosyal Denge Sözleşmesi'ne istinaden 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan memurlara "Kurban Bayramı İkramiyesi" adı altında nakdî ödemede bulunulması nedeniyle 168.441,06 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 9.maddesinde belirtilen gerekçe ile İstanbul Bahçelievler Belediyesi Saymanlığı 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 1. Dairesince çıkarılan 1025 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 11.maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden Kaldırılmasına,

12- Bahçelievler Belediye Başkanlığı ile Memur Sendikaları arasında yapılan Sosyal Denge Sözleşmesi'ne istinaden 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan memurlara "Sosyal Denge Yardımı” adı altında nakdî ödemede bulunulması nedeniyle 1.870.767,34 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 9.maddesinde belirtilen gerekçe ile İstanbul Bahçelievler Belediyesi Saymanlığı 2007 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 1. Dairesince çıkarılan 1025 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 12.maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu dosyanın ilgili maddesinin işlemden Kaldırılmasına,

Karar verildiği 23.12.2014 tarih ve 39818 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim