Sayıştay 1. Dairesi 29788 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

1

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29788

Karar Tarihi

14 Ekim 2008

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 1994

  • Daire: 1

  • Dosya No: 29788

  • Tutanak No: 30370

  • Tutanak Tarihi: 14.10.2008

  • Konu:

KARAR

Duruşma talep eden dilekçiler Fehmi TOPTAŞ, Timur ERKMAN, Murat KARAYALÇIN ve Avukatları Kaan ŞAHİNALP ile Sayıştay Savcı vekilinin dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. Temyiz Kurulu’nun 15.03.2005 gün ve 27705 sayılı ilamıyla Sayıştay Birinci Dairesince verilen 2381 sayılı Ek İlâm hükmünün Bozulmasına karar verilmesine karşı, bu defa 2395 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle, Ankara Büyükşehir Belediyesince yurtdışına ihraç edilen tahviller karşılığında temin edilen ve 06/03/1992 tarihinde yapılan Danışmanlık Sözleşmesi ile de takip ve yönetimi BEL. KO Ltd. Şti.’ne devredilen dövizlere ilişkin hesap hareketlerinde;

A)PASİFİK BANK OFF-SHORE LTD’de döviz tevdiat hesabı açıldığı bilahere Bankanın iflas ettiği ve bu Banka nezdinde döviz tevdiat hesabında bulunan 800.000-ABD Dolarının tahsilinin imkansız hale gelmesi sonucu belediyenin aynı miktarda zarara uğratılması nedeniyle 800.000-ABD Doları,

B)TÜRKİYE YATIRIM VE DIŞ TİCARET BANKASI A.Ş.(YTK Bank) da döviz tevdiat hesabı açıldığı bilahere Bankanın Bakanlar Kurulu Kararı ile faaliyetine son verildiği ve Belediyenin bu Banka nezdinde döviz tevdiat hesabında bulunan 750.000- ABD Dolarının tahsilinin imkansız hale gelmesi sonucu belediyenin aynı miktarda zarara uğratılması nedeniyle 750.000-ABD Doları,

Olmak üzere toplam 1.550.000- ABD Dolarına tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler adına Avukat Kaan ŞAHİNALP tarafından verilen 28.09.2007 tarihli temyiz dilekçesinin ilk kısmında özetle, Sayıştay Birinci Dairesinin 2395 sayılı ek ilamla ile verdiği kararda Temyiz Kurulu’nun bozma yönünde kararı bulunduğu halde eski verdiği kararda ısrarcı olunduğunu, Sayıştay'ın 2395 sayılı ek ilamında, fon yönetimi çalışmaları sırasında ortaya çıkan münferit olayların öne çıkarılmakta ve bunlara dayanılarak belediyenin zarara uğratıldığı öne sürülmekte olduğunu, buna karşılık başarılı fon yönetimi sayesinde Belediyenin elde ettiği gelirlerden hiç söz edilmediğini, 1580 sayılı Yasanın 100/A ve 100/B maddeleri ile 3030 sayılı Yasanın 14. Maddesinin F bendinde Belediye Başkanına yetki verildiğini, bu verilen yetkilere dayanılarak elde edilen kaynakların yurtdışı ve yurtiçinde fon yönetimine tabi tutulduğunu, döviz tevdiat hesaplarında bulunan tahvil paralarının Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğü'nün 35. Maddesi uyarınca muhasebe kayıtlarına alınamadığını, bu maddede Belediyenin sadece öz gelirleri kapsadığını belirtilmektedir.

1580 sayılı Belediye Kanunu’nun ‘Meclisin Müzakere Edeceği ve Karar Vereceği İşler’ başlıklı 70. maddesinde; “Meclis aşağıda gösterilen işleri müzakere eder bunlar hakkında karar verir:

  1. Bütçe,

(…)

  1. ikrazlar, istikrazlar,

(…)” denilmiştir.

Aynı yasanın “Meclis Kararlarının Tasvip ve Tasdiki” başlıklı 71. maddesinde; “yetmişinci maddenin 1,2,3.4,5,6 (…) fıkralarında gösterilen işler (…) Belediye Meclisleri mukarreratı, mahalli en büyük mülki memurun tasvibi ile meriyet kesbeder….” denilmiştir.

3030 sayılı ‘Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun ‘Büyükşehir Belediyesi Gelirleri’ başlıklı 18/h maddesinde; “iç ve dış borçlanmalar ile tahvil ve hisse senedi gelirleri” sayılmıştır.

1211 sayılı Türkiye Cumhuriyeti. Merkez Bankası Kanunu’nun 41/III. Maddesinde; “Banka, Hükümetin haznedarıdır. Bu sıfatla, özellikle, Devletin gerek içerde ve gerekse yabancı memleketlerde tahsilat ve tediyatını ve bütün Hazine işlemlerini ve memleket içi ve dışı her nevi para nakil ve havale işlerini ücretsiz yapar.

Hazine ve katma bütçeli idarelerle, özel idare ve belediyelere ait paraların, kurulu olduğu mahallerde Bankaya, kurulu bulunmadığı yerlerde muhabirlerine yatırılması zorunludur.

Banka, bu tevdiata faiz ödemez” hükmüne yer verilmiştir.

Belediye Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’ nün ‘Belediye Gelirlerinin Vezne Veya Bankaya Yatırılması’ başlıklı 35. maddesinde; “Belediye geliri olarak yapılan her türlü tahsilat, bir tahsilat fişiyle belediye veznesine veya bir teslimatla bankaya yatırılır.Belediyeler yerel koşullara göre belediye bünyesinde vezne kurabilecekleri gibi veznedarlık görevini Bakanlar Kurulunca belirlenecek Devlet bankalarına da yatırabilirler” ,

Aynı Tüzüğün ‘Bütçe İçi Fonlar’ başlıklı bölümünde “Borç Ödeme Fonu”nun düzenlendiği 94. maddesinde; “ Büyük yatırımlarını gerçekleştirmek için uzun veya orta vadeli kredi alan belediyeler, borçlarını ödeyebilmek için belediye meclisinin kararıyla belediye bütçesi içinde borç ödeme fonu oluşturabilirler.

Uluslar arası kredi kuruluşlarına borçlanan belediyelerle, tahvil ihracı suretiyle kaynak yaratan belediyelerde, bu fonun oluşturulması zorunludur.”,

Aynı Tüzüğün “Borç Ödeme Fonunun Gelirleri” başlıklı 95. maddesinde; fonun gelirleri şunlardır:

C- faizler

F-Belediye bütçesine borç ödemeleri için konulacak ödemeler,

(…)

Belediye bütçesinin transfer bölümünün ödenecek borçlar tertibine konulan ödenekler mali yılın ilk ayı içinde fon hesabına aktarılır. Bu aktarma işlemlerini gerçekleştirmeyen belediye başkanı ve belediye saymanı, doğacak fon zararından sorumludurlar.

Fonun paraları belediyenin bankadaki genel hesabı dışında ve en fazla gelir getirecek şekildi milli bankalardan birine yatırılır” hükmü bulunmaktadır.

Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddelerinde Dış Borçlar ve dış Borç hareketleri Hesabı düzenlenmiş, 107. maddesinde Banka işlemleri anlatılırken Saymanlığın cari hesaplarının T.C. Merkez Bankası veya T.C. Ziraat Bankasında açılması öngörülmüştür.

Başbakanlıktan alınan 29/06/1987 tarih ve 51/01344 sayılı yazılı talimat üzerine, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın 30.07.1987 tarih ve 52395 sayılı genelgesinde: “Genel ve katma bütçeye dahil daire ve kuruluşlara, yerel yönetimlere Döner Sermayeli kuruluşlara ait paraların şubesi bulunan yerlerde T.C. Merkez Bankasına, şubesi bulunmayan yerlerde T.C. Ziraat Bankasına yatırılması gerekmektedir.” denilmiştir.

Bütün bu hükümler uyarınca, Büyükşehir Belediyelerin Belediye Meclisi kararı ile iç ve dış borçlanmalar yoluyla tahvil ihraç edip büyük yatırım projeleri için uzun ve orta vadeli kredi alarak kaynak oluşturmalarına imkan sağlanmıştır. Ancak Uluslararası kredi kuruluşlarına borçlanan belediyeler borçlarını ödeyebilmek için belediye meclisinin kararı ile belediye bütçesi içinde borç ödeme fonu oluşturmak zorundadırlar. Borç ödeme fonunun en önemli geliri belediye bütçesine borç ödemeleri için konulacak ödeneklerden oluşmakta olup Belediye bütçesinin transfer bölümünün ödenecek borçlar tertibine konulan bu ödenekler mali yılın ilk ayı içinde fon hesabına aktarılması gerekmektedir. Borç ödeme fonunun kaynakları belediyenin bankadaki saymanlık cari hesabı dışında ve en fazla gelir getirecek şekilde milli bankalardan birine yatırılacaktır. Söz konusu fon hesabının bütçe içinde bir fon hesabı olduğu anlaşılmaktadır.

Belediye geliri olarak yapılan her türlü tahsilatların bir teslimat müzekkeresi ile Belediyeler tarafından bankaya yatırılması mevzuatta zorunlu görülmüş hatta belediye veznedarlık hizmetlerinin de Bakanlar Kurulunca belirlenecek devlet bankalarına yaptırmaları öngörülmüştür. Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddelerinde Dış Borçlar Hesabının muhasebe kayıtlarının nasıl düzenleneceği ayrıntıları ile açıklanmıştır. Ayrıca söz konusu yönetmelikte Belediyeye ait banka cari hesabının T.C. Merkez Bankası veya T.C. Ziraat Bankasında açılması öngörülmüştür.

1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununda belediyelere ait paraların bankanın olduğu mahallerde Bankaya, Bankanın bulunmadığı yerlerde muhabirlerine yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Nitekim Başbakanlık talimatıyla da Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tüm kamu kurum ve kuruluşlarından uygulamanın bu yönde yapılmasının istenildiği anlaşılmaktadır.

A) Dilekçileri temsilen Avukat Kaan ŞAHİNALP tarafından verilen 28.09.2007 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, 2395 sayılı Sayıştay Birinci Dairesi Ek ilamında yer alan tespitlerin hangi belge ve incelemelere dayandığının açıklanmadığını, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 27705 Sayılı ilamında talep edilen Merkez Bankası dekontlarının incelenip incelenmediğinin belli olmadığını, 344.125.20 ABD Dolarının tahsili ile ilgili olarak ciddi çabalar harcandığını ve kendi yetkilerinin elverdiği ölçüde konuyu çözüm aşamasına getirdiklerini ancak bu olayların gerçekleştiği tarihlerde yetkilerinin bulunmadığını, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bakiye anapara ve faiz alacağı olan 824.041,10 ABD Doları'nın tahsil edilebilmesi için Pasifik Bank'ın çeşitli alacaklarının temlik etmesi sağlandığını, Merkez Bankası'na yazı yazılarak Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bu Banka nezdindeki 350103001-3 numaralı hesabına 1994, 1995, 1996 ve 1997 yıllarında giren paralar ile bunların geliş yerlerinin belirlenmesini talep ettiklerini,

Pasifik Bank nezdinde 05.01.1994 tarihinde açılan 3 ay vadeli ve % 9,75 faizli 1.000.000 ABD Doları tutarındaki döviz tevdiat hesabı karşılığında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin 05.04.1994 tarihi itibarıyla toplam alacağı 1.024.041,10 ABD Doları olduğunu, bu miktarın 200.000 ABD Doları tutarındaki kısmı nakit olarak 344.125,20 ABD Doları ise temlik ile Ankara Büyükşehir Belediyesi hesaplarına alınmış olup kalan miktar 479.915,90 ABD Doları olduğunu, bu miktarın Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Merkez Bankasındaki 350103001-3 numaralı hesabına girişine ilişkin dekontların kopyalarının bulunduğunu,

Kalan 479.915,90 ABD Doları ile ilgili olarak Pasifik ve Kavala şirketleri ile müştereken alacakların güvenceye alınabilmesi amacıyla anlaşma zemini oluşturulduğunu, dolayısıyla üzerlerine düşen görevi yaptıklarını kalan alacağın tahsili için anlaşma ortamını yaratmış ve durumu Belediye yetkililerine intikal ettirdiklerini,

Pasifik Bank olayından Murat KARAYALÇIN’ın da sorumlu tutulduğunu ancak BELKO ile yapılan Sözleşmenin Belediye Encümeni kararına dayandığını, ayrıca sadece BELKO'dan tahvil gelirlerinin yönetilmesiyle ilgili danışmanlık alınmasını öngörüldüğünü, gelirlerin yönetilmesiyle ilgili kararları alma ve uygulama yetkisinin ise her zaman Belediyenin yetkililerinde olduğunu, olay tarihinden çok önce Murat KARAYALÇIN’ın Belediye Başkanlığı görevinden ayrılmış bulunduğunu, dolayısıyla Pasifik Bank olayında müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirtilmektedir.

3030 sayılı ‘Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunu’nun ‘ Büyükşehir Belediye Başkanı’ başlıklı 14/F maddesinde; “Büyükşehir Belediye Başkanının görevleri şunlardır;

Büyükşehir belediyesinin gelir, alacak hak ve menfaatlarını izlemek ve tahsil ettirmek” olarak sayılmıştır.

1580 sayılı Belediye kanununun ‘Belediye mümessili sıfatıyla reisin vazifesi’ başlıklı 100. maddesinde: “belediye idaresinin şahsiyeti hükmiyesinin mümessili sıfatıyla belediye reisi;

A-Belediye emvalini idareye,

B- varidat ve matlubatını takip ve tahsile,

(…) selahiyetlidir” denilmiştir.

Belediye Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’ nün ‘Bütçe Uygulamasına İlişkin İlkeler’ başlıklı 26/E maddesinde; “Adı ne olursa olsun bir komisyon ya da kurul gibi bir organ veya uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hak ediş, tutanak,rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştayca verilecek hüküm sonucunda doğacak sorumluluğa tahakkuk memuru ve saymanla birlikte söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler de katılır.” denilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 12. maddesinde; “Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.” hükmü bulunmaktadır.

Bütün bu hükümlere göre, Büyükşehir Belediye Başkanları belediye idaresini temsilen belediyeye ait tüm varlıkları yönetmeye ve belediye alacak ve borçlarının tahsil ve takibine yetkilidir. Kanunların verdiği bu yetkilerle doğru orantılı olarak sorumluluğunun da olması tabiidir. Bu çerçevede, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının, Belediyenin %98 hissesinin bulunduğu BELKO LTD.ŞTİ ile 06/03/1992 tarihinde (22/12/1992 tarihli ikinci Danışmanlık Sözleşmesi bulunmakta) yapılan Danışmanlık Sözleşmesi ile dış borçlanma yoluyla elde edilen dövizlerin takip ve yönetiminin söz konusu şirkete devredilmesi ve 22/02/1992 tarihli Belediye Başkanı onayı ile “Ekonomik Kurul” adı altında bir organ oluşturularak yasal olarak Belediye yetkili organlarına verilmiş yetkilerin üyelerinin bir kısmı da devlet memuru olmayan bu kurula devredilmesi nedenleriyle belediye zararının ortaya çıkmasında sorumluluğu bulunmaktadır.

Öte yandan, 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun ‘Sayman durumunda olanlar’ başlıklı 42. maddesinde: “Usulüne uygun olarak sayman sıfatiyle görevlendirilmediği halde kendiliğinden veya verilen emir üzerine gelirleri toplıyan, harcıyan ve malları saklıyan ve idare edenler de bu işlemler bir saymanın hesabına dahil edilmediği takdirde, sayman addolunur ve kanun hükümleri gereğince sayman sıfatiyle hesabını Sayıştaya vermeye zorunlu olup saymanlar hakkındaki sorumluluk bunlar hakkında da uygulanır.

Eğer bu hal amirlerinin yazılı emirleri üzerine cereyan etmiş ise sorumlulukta onlar da ortaktırlar.” denilmek suretiyle sayman olmadığı halde kendiliğinden kurum gelirleri üzerinde tasarrufta bulunanların, bu kaynaklar hesaba dahil edilmeseler de, sayman olarak sorumlu olacakları hükme bağlandığından Belediye Başkanı Murat KARAYALÇIN’ın bu açıdan da Sayıştay’a karşı mali sorumluluğu vardır.

3030 sayılı ‘Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun ‘Büyükşehir Belediyesi Gelirleri’ başlıklı 18/h maddesinde; “iç ve dış borçlanmalar ile tahvil ve hisse senedi gelirleri” sayılmıştır.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun ‘Devlet alacağının takip ve tahsili’ düzenleyen 20. maddesinde: “Her muhasip zamanı idaresi zarfında tahsili kendisine mevdu varidatın eşhas zimemi hesabında mukayyet mebaliğin takip ve tahsiliyle mükellef olup Divanı Muhasebata hesap itasında veya halefe devrinde bakayasının müfredatını ve tahsil edilmemesi esbabını iraeye mecburdur. Takip edilmemek yüzünden tahsili mümteni bir hale gelen veya müruru zamana uğrayan mebaliğin, sunu taksiri görülen muhasipten tazminine Divanı Muhasebatça hüküm olunur” hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasa hükümlerine göre, Büyükşehir belediyelerinin dış borçlanma yoluyla elde ettikleri paralar Büyükşehir belediye gelirleri içinde yer almaktadır. Dış borçlanma yoluyla temin edilen söz konusu kaynağın diğer belediye gelirleri gibi belediye resmi kayıtları olarak belediye bütçesi dahilinde hesabının tutularak ilgili görevli sayman tarafından Sayıştay’a verilmesi gerekmektedir. Dış borçlanmaların yapıldığı yıllarda görev başında bulunan saymanın, belediyenin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle gelir elde edildiği konusuna muttali olduğunun 22/02/1992 tarihli Belediye Başkanı Murat KARAYALÇIN’ın onayı ile oluşturulmuş olan “Ekonomik Kurul”un üyesi olması ve bu Kurulun sekretarya hizmetlerinin yürütülmesinin Hesap İşleri Daire Başkanlığı uhdesine verilmesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, Ankara Büyükşehir belediyesinin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği gelirlerin Belediye hesaplarına intikal ettirilerek takip ve tahsilinin yapılmasından Ankara Büyükşehir belediyesi Hesap İşleri Daire Başkanının sorumluluğu bulunmaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden, Ankara Büyükşehir belediyesinin hazine garantisine haiz olmadan 1990, 1991 ve 1992 yıllarında 5 parti halinde Almanya ve Japonya piyasalarından 5 yıl vadeli tahvil ihraç etmek suretiyle yaklaşık 608 milyon ABD Doları borçlandığı, bunun için 1580 sayılı kanunun 71. maddesine aykırı olarak Mülki Amir onayının alınmadığı, mevzuatta hazine garantisinin 09/01/1993 tarihinde getirildiği fakat Türkiye’nin itibarının zedelenmemesi gerekçesiyle hazinenin belediyenin borcunu üstlendiği ve 1995 yılında hazinece geri ödenmeye başlanıldığı, temin edilen dövizlerin yönetimi uzmanlık gerektirmesi gerekçesiyle belediyenin %98 (kalan %2 si de Halk Ekmek şirketine ait) hissesi bulunan BELKO LTD. ŞTİ ile 06/03/1992 tarihinde ve 22/12/1992 tarihinde Danışmanlık Sözleşmeleri ile dış borçlanma yoluyla elde edilen dövizlerin takip ve yönetiminin söz konusu şirkete devredildiği, bu kaynağın hemen kullanılamayacak olmasından dolayı ödeme tarihlerine kadar geçecek sürede nemalandırılması amacıyla önce yurtdışı bankalarında daha sonra da yaklaşık 25-30 adet yurtiçi bankalar ile uluslararası piyasalarda yurtdışı yatırım fonlarına yatırıldığı, Belediyenin dış piyasalardan tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği dövizlerin Belediye bütçesi ile ilişkilendirilmeksizin BELKO LTD. ŞTİ ‘nin yönetimine verildiği bundan dolayı Belediye bütçesi içinde oluşturulmuş olan Borç ödeme fonu ile herhangi bir irtibatın olmadığı, söz konusu dövizlerin ancak ilgili yatırımları üstlenen yüklenicilere hak ediş bedellerinin veya yurtdışı borç faizlerinin ödenmesi esnasında Belediye kayıtlarına intikal ettirildiği, dolayısıyla bu aşamaya kadar Belediyenin resmi kayıtlarında bulunmadığından Sayıştay denetiminde de 1994 yılına kadar konu edilemediği,

Konunun ilk aşamada Sayıştayca hüküm dışı bırakılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Savcılığınca görevi kötüye kullanmak suçundan dava açıldığı, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/01338 sayılı kararında “Sanıklara atılı görevi kötüye kullanma suçunun işlendiğine dair savunmaların ve bilirkişi raporlarının aksine mahkumiyete yeterli herhangi bir kanıt temin edilemediği gibi oluşan bu durum nedeni ile herhangi bir suçun varlığından da söz edilemeyeceği anlaşıldığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine” karar verildiği, ancak Ankara Büyükşehir Belediyesi vekilince davanın temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesinin 3/04/2001 tarih ve Esas NO:2001/3331, Karar NO:2001/3586 sayılı Kararında ‘Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak (1-…)2-24/11/1995 tarihli müfettiş raporu ve 23/03/2000 tarihli bilirkişi raporu ile hükme dayanak yapılan 22/11/2000 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeniden uzman kişilerden rapor alınması ve sonuca göre hangisinin hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi, yasaya aykırı ve katılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN Bozulmasına,” denilmesi üzerine, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/01407 sayılı kararında 4616 sayılı Şartlı Salıverme yada Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun gereğince açılan kamu davasının ertelendiği,

Bilahere, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde alacağın tazmini amacıyla dava açıldığı adı geçen mahkemece 03/07/2003 tarihli, 19/10/2004 tarihli ve 31.10.2007 tarihli olmak üzere üç defa Bilirkişi Heyetleri atandığı ancak davanın 14.10.2008 itibarıyla henüz sonuçlanmadığı,

görülmüştür.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin dış piyasalardan 5 yıl vadeli tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği dövizlerin, dilekçiler tarafından Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’nün 94 ve 95. maddeleri gereğince Borç Ödeme Fonu çerçevesinde nemalandırıldığı iddia edilse de, 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununun 41/III. ile Belediye Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’nün 35, 94 ve 95. ve Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddeleri hükümleri uyarınca Belediye hesabının (Borç Ödeme Fonu hesabı hariç) T.C. Merkez Bankası veya T.C. Ziraat Bankası dışında açılmasının yasal olmaması yanında, belediye kaynağının borç ödeme fonu kaynakları olarak değerlendirilmesi halinde dahi bir milli bankada olması gerekmektedir. Milli Banka; 25/04/1985 tarih ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Türk kanunlarına göre kurulan, sermayesi Türk parası olarak konulan ve sermayesinin çoğunluğu ile yönetim ve denetimi Türklere ait olan bankalar şeklinde tarif edilmiştir. (19.09.1993 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 512 sayılı KHK ile Milli Banka tarifi 3182 sayılı kanun metninden çıkartılmıştır.) Bankacılık mevzuatına göre Türkiye’de bankalar Anonim Şirket olarak kurulması gerekmektedir. Halbuki Belediyenin parasının yatırıldığı PASİFİK BANK OFF-SHORE LTD bu mahiyette bir banka olmadığı ortadadır. Kaldı ki, tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği dövizlerin Borç Ödeme Fonu geliri olarak değerlendirilmesi de söz konusu değildir. Dış borçlanma yoluyla elde edilmiş belediye kaynağının Belediye resmi kayıtları dışında tutulduğu ve zaten bu aşamada Borç Ödeme Fonu ile herhangi bir alakasının bulunmadığı, dolayısıyla Borç Ödeme Fonu gelirlerinin işletilmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca fonların iyi idare edilmesinden dolayı çok fazla getiri sağlandığı belirtiliyor olsa da, Belediyenin borçlanarak temin ettiği dövizlerin belirtilen mevzuat hükümleri karşısında milli olmayan yerli OFF-SHORE Bankacılığında (Kıyı Bankacılığı) zayi edilmesinin haklı gerekçe oluşturduğu düşüncesi kabul edilemez. Daha da önemlisi, söz konusu uygulamalardan belediyenin çok kazançlı çıktığı yönündeki ileri sürülen düşünceler Belediyenin resmi kayıtlarına dayanmamaktadır. BELKO LTD. ŞTİ ‘nin takip ve yönetimi altında bulundurulan paralara ilişkin kayıt ve verilen bilgilerin gerçekleri yansıtmadığı belgelerin eksik ve düzensiz olduğu dolayısıyla da tüm suistimallara açık bulunduğu yönünde 24/02/1995 tarihli Mülkiye Müfettişliği Raporu ile 23/03/2000 tarihli Bilirkişi raporunda ifade edilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda, tazmine konu döviz tutarın kesinleşmiş bir meblağ olup olmadığının, zaman aşımına uğrayıp uğramadığının ve artık tahsili imkansız hale gelmiş belediye kaynağının bulunup bulunmadığının varsa ne miktarda olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Öte yandan, dilekçilerin tazmin kararı verilen 800.000-ABD dolarından, 344.125,2 ABD dolarının belediye hesabına geçtiğine ilişkin dilekçe ekinde gönderdikleri ilam tarihinden önceki tarihleri taşıyan Merkez Bankası Dekontların da ayrıca incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, Ankara Büyükşehir belediyesinin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği gelirlerin Belediye hesaplarına intikal ettirilerek takip ve tahsilinin yapılmamasından Ankara Büyükşehir Belediyesi Hesap İşleri Daire Başkanının sorumluluğa katılmaması, sorumlulardan tazminine karar verilen tutar olan 800.000-ABD dolarından 344.125,2 ABD dolarının ilam tarihinden önce tahsil edildiğine ilişkin gönderilen Merkez Bankası Dekontların bu konu ile ilgili kısmi tahsilat olup olmadığının incelenmesi yapılmadan ve yine tazmine konu tutar olan 800.000-ABD dolarının kesinleşmiş bir meblağ olup olmadığının, söz konusu belediye kaynağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının ve artık tahsili imkansız hale gelmiş belediye kaynağının bulunup bulunmadığının varsa ne miktarda olduğunun ve bu belediye kaynaklarının belediyenin saymanlık kayıtlarıyla nasıl ilişkilendirildiğinin açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeye dayalı olarak tazmin hükmü verilmesi gerekçeleriyle 2395 sayılı ek ilamın 1. maddesinin A bendiyle 800.000-ABD dolarına ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

B)Dilekçiler adına Avukat Kaan ŞAHİNALP tarafından hazırlanan temyiz dilekçesinde özetle, TYT Bank'ın iflas ettiği bilindiğindin hukuken bir iflas masasının oluşturulmuş olması gerekmekte olduğunu, Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkililerin de "yönetimin devamlılığı" ilkesi kapsamında TYT Bank'ın iflas masasına başvurarak 750.000 ABD Dolarını tahsil etmek için gerekli girişimlerde bulunmuş olmaları gerektiği, mevcut Ankara yönetiminin iflas masasına 866 sıradan kayıt yaptırmasının belediye yönetiminin konuya ciddi bir şekilde yaklaşmadığını gösterdiğini, Sayıştay Birinci Dairesinin bu konuyla ilgili kararını vermeden önce TYT Bank iflas masasından gerekli bilgileri istemesi gerektiğini,

Bankanın faaliyetlerinin durdurulduğu 11.4.1994 tarihinde de 750.000 ABD Doları bakiye kaldığını ancak son bu taksitin ödenemediğini,.bu nedenle bankaya 31.03.1994 tarihinde Ankara 1. Noterliği kanalıyla ihtarname gönderildiği ve konunun Hukuk Müşavirliği'ne intikal ettirildiğini,

TYT Bank'ta yapılan mevduatların faiz getirisini gösteren tabloda görüleceği üzere ABD Doları hesaplarından Kasım 1991- Mart 1994 tarihleri arasında toplam 2.050.908,81 ABD Dolan faiz elde edildiğini, bu rakamdan tahsil edilememiş olan 750.000 ABD Doları'nın hiç tahsil edilemeyeceği düşünülerek çıkarılması durumunda bile kalan miktarın 1.300.908,81 ABD Doları olduğunu,

Kamu yararı düşünülerek Belediye Bütçe ve Muhasebe Usul Tüzüğünün fon yönetimi ile ilgili 95. Maddesine dayanılarak Belediyeye daha yüksek faiz geliri elde etmek amacıyla TYT bank'ta hesap açıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin dış piyasalardan 5 yıl vadeli tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği dövizlerin dilekçiler tarafından Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’nün 94 ve 95 maddeleri gereğince Borç Ödeme Fonu çerçevesinde TYT Bankta 3 ay vadeli Döviz Tevdiat hesabında nemalandırıldığı iddia edilse de, 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununun 41/III. ile Belediye Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’nün 35. Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddeleri hükümleri uyarınca belediye kaynağının tahvil ihraç etmek suretiyle döviz borçlarının ana para ödemelerinin 1995 yılından itibaren geri ödenmesine başlanılması ve söz konusu uygulamalardan dolayı elde edilmiş fon ve faiz gelirlerinin bütçe içinde oluşturulan borç ödeme fonu kaynağı olarak resmi kayıtlara intikali gerekmekte olup bir kısım dış borç faiz ödemelerinin Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’nün 94 ve 95 maddeleri gereğince oluşturulan borç ödeme fonundan yapılmış olması, borçlanma yoluyla elde edilen dövizlerin önce belediye bütçe gelirleri hesabına gelir yazılması daha sonra o yıl ne kadar borç ödenecekse bütçeye ödenek konularak Tüzüğü’nün 95. maddesi hükmü uyarınca oluşturulan Borç Ödeme Fonuna aktarma yapılması bu toplanan fon gelirlerinin daha sonra milli bir bankada değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmayacağı aşikardır. Ancak, Ankara Büyükşehir Belediye idaresinin yaptığı uygulama bu şekilde olmamış dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle elde edilen dövizler mevzuata aykırı olarak ilk aşamada hiç Belediye bütçesi ile ilişkilendirilmeksizin yurtiçi ve yurtdışı bankalar ile yurtdışı sermaye piyasalarında yönetilmiştir. Dolayısıyla borç ödeme fonu ile ilgi kurulmasının mümkün olmadığı ve TYT Bankta çeşitli tarihlerde 10 adet döviz tevdiat hesabın açılmasının borç ödeme fonu çerçevesinde (Bütçe dahilinde) yapılmış bir işlem olmadığını göstermektedir. Bu nedenle dilekçilerin dövizlerin Tüzüğün 95. maddesine göre belediye kaynağının en fazla kazanç sağlayan milli bankada değerlendirildiği yönündeki iddiaları temelsiz kalmaktadır.

Ayrıca dilekçiler tarafından fonların iyi idare edilmesinden dolayı çok fazla getiri sağlandığı belirtiliyor olsa da, Belediyenin borçlanarak temin ettiği dövizlerin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak belediye kayıtları dışında tutularak milli bir bankada olsa TÜRKİYE YATIRIM VE DIŞ TİCARET BANKASI A.Ş’de yatırılması nedeniyle belli miktarın zayi edilmesini haklı gerekçe oluşturabileceği düşüncesi kabulü mümkün değildir. Daha da önemlisi, söz konusu uygulamalardan belediyenin çok kazançlı çıktığı yönündeki ileri sürülen düşünceler Belediyenin resmi kayıtlarına dayanmamaktadır. BELKO LTD. ŞTİ ‘nin takip ve yönetimi altında bulundurulan paralara ilişkin kayıt ve verilen bilgilerin gerçekleri yansıtmadığı belgelerin eksik ve düzensiz olduğu dolayısıyla da tüm suistimallara açık bulunduğu yönünde 24/02/1995 tarihli Mülkiye Müfettişliği Raporu ile 23/03/2000 tarihli Bilirkişi raporunda ifade edilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda, tazmine konu döviz tutarın kesinleşmiş bir meblağ olup olmadığının, zaman aşımına uğrayıp uğramadığının artık tahsili imkansız hale gelmiş belediye kaynağının bulunup bulunmadığının varsa ne miktarda olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu itibarla, iş bu tutanağın 1. maddesinin A bendinde açıklanan gerekçeleriyle 2395 sayılı ek ilamın 1. maddesinin B bendiyle 750.000- ABD dolarına ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

Sonuç olarak, 2395 sayılı ek ilamın 1. maddesiyle toplam 1.550.000-ABD dolarına ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

  1. Temyiz Kurulu’nun 15.03.2005 gün ve 27705 sayılı ilamıyla, Sayıştay Birinci Dairesince verilen 2381 sayılı Ek ilâm hükmünün Bozulmasına karar verilmesine karşı, bu defa 2395 sayılı Ek ilamın 2. maddesiyle; Ankara Büyükşehir Belediyesince yurtdışına ihraç edilen tahviller karşılığında temin edilen dövizlerin yurtdışında MORGAN STANLEY firması nezdinde açılan EGE. KA hesap numaralı yatırım fonu hesabından menkul kıymet alıp satmalarına imkan bulunmamasına rağmen satın alınan menkul kıymetlerin değer kaybı nedeniyle meydana gelen faiz hariç 8.471.474,15. ABD doları belediye zararına tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler adına Avukat Kaan ŞAHİNALP tarafından hazırlanan temyiz dilekçesinde özetle, MORGAN STANLEY firması nezdinde açılan yatırım fonu hesabındaki işlemlerden doğan kar ve zararların birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmasının yerinde olacağını, elde edilen kaynakların karşı karşıya olduğu iki risk alanı bulunduğunu, bu risklerin kur riski ile devalüasyon riski olduğunu, bu risklere karşı paranın döviz cinsinde tutulduğunu, fonların profesyonel bir yönetimle idare edilmesiyle belediyeye yüksek kazanç sağlanmasının amaçlandığını,

yurtiçi ve yurtdışında fon ve risk yönetimine tabi tutulan bütün işlemlerin bir bütün teşkil ettiğini, işin toplamındaki kazanç ya da kayıp durumuna bakılması gerektiğini, Belediye Yönetiminin tahvil gelirlerine uyguladığı fon ve risk yönetimi çalışmaları sonucunda Belediye'nin bir kaybı olmadığını, tam tersine Belediyenin 76 milyon $ civarında ek geliri oluştuğunu,

SWAP işlemlerinden doğan Belediyenin 100 milyon dolar kazancı olduğunu, Bilirkişi raporlarının bu yönde olduğunu, Merkez Bankasında sıfır faizle tutulacak olsa idi belediyenin milyonlarca dolar gelirden mahrum bırakılacağını, Ankara Büyükşehir Belediyesince yurtdışına ihraç edilen tahviller karşılığında temin edilen dövizleri en yüksek getiriyi elde edecek şekilde değişik yöntemlerle yurtiçi ve yurtdışında fon ve risk yönetimine tabi tuttuğunu, fon yönetiminden oluşan 8.4 milyon $ değer kaybının yeni belediye yönetimi zamanında meydana geldiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu’nun 41/III. Maddesinde; “Banka, Hükümetin haznedarıdır. Bu sıfatla, özellikle, Devletin gerek içerde ve gerekse yabancı memleketlerde tahsilat ve tediyatını ve bütün Hazine işlemlerini ve memleket içi ve dışı her nevi para nakil ve havale işlerini ücretsiz yapar.

Hazine ve katma bütçeli idarelerle, özel idare ve belediyelere ait paraların, kurulu olduğu mahallerde Bankaya, kurulu bulunmadığı yerlerde muhabirlerine yatırılması zorunludur.

Banka, bu tevdiata faiz ödemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Belediye Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’ nün ‘Belediye Gelirlerinin Vezne Veya Bankaya Yatırılması’ başlıklı 35. maddesinde; “Belediye geliri olarak yapılan her türlü tahsilat, bir tahsilat fişiyle belediye veznesine veya bir teslimatla bankaya yatırılır.Belediyeler yerel koşullara göre belediye bünyesinde vezne kurabilecekleri gibi veznedarlık görevini Bakanlar Kurulunca belirlenecek Devlet bankalarına da yatırabilirler”

Aynı Tüzüğün ‘bütçe içi Fonlar’ başlıklı bölümünde “Borç ödeme fonu”nun düzenlendiği 94. maddesinde; “ Büyük yatırımlarını gerçekleştirmek için uzun veya orta vadeli kredi alan belediyeler, borçlarını ödeyebilmek için belediye meclisinin kararıyla belediye bütçesi içinde borç ödeme fonu oluşturabilirler.

Uluslar arası kredi kuruluşlarına borçlanan belediyelerle, tahvil ihracı suretiyle kaynak yaratan belediyelerde, bu fonun oluşturulması zorunludur.”

Aynı Tüzüğün “Borç Ödeme Fonunun Gelirleri” başlıklı 95. maddesinde;fonun gelirleri şunlardır:

(…)

F-Belediye bütçesine borç ödemeleri için konulacak ödemeler,

(…)

Belediye bütçesinin transfer bölümünün ödenecek borçlar tertibine konulan ödenekler mali yılın ilk ayı içinde fon hesabına aktarılır. Bu aktarma işlemlerini gerçekleştirmeyen belediye başkanı ve belediye saymanı, doğacak fon zararından birlikte sorumludurlar.

Fonun paraları belediyenin bankadaki genel hesabı dışında ve en fazla gelir getirecek şekilde milli bankalardan birine yatırılır” hükmü bulunmaktadır.

Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddelerinde Dış Borçlar ve Dış Borç Hareketleri Hesabı düzenlenmiş, 107. maddesinde Banka işlemleri anlatılırken Saymalığın cari hesaplarının T.C. Merkez Bankası veya T.C. Ziraat Bankasında açılması öngörülmüştür.

Başbakanlıktan alınan 29/06/1987 tarih ve 51/01344 sayılı yazılı talimat üzerine, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın 30.07.1987 tarih ve 52395 sayılı genelgesinde: “Genel ve katma bütçeye dahil daire ve kuruluşlara, yerel yönetimlere Döner Sermayeli kuruluşlara ait paraların şubesi bulunan yerlerde T.C. Merkez Bankasına, şubesi bulunmayan yerlerde T.C. Ziraat Bankasına yatırılması gerekmektedir.” denilmiştir.

Bütün bu hükümler uyarınca, Büyükşehir Belediyelerin Belediye Meclisi kararı ile iç ve dış borçlanmalar yoluyla tahvil ihraç edip büyük yatırım projeleri için uzun ve orta vadeli kredi alarak kaynak oluşturmalarına imkan sağlanmıştır. Uluslararası kredi kuruluşlarına borçlanan belediyeler borçlarını ödeyebilmek için belediye meclisinin kararı ile belediye bütçesi içinde borç ödeme fonu oluşturmak zorundadırlar. Borç ödeme fonunun en önemli geliri belediye bütçesine borç ödemeleri için konulacak ödeneklerden oluşmakta olup Belediye bütçesinin transfer bölümünün ödenecek borçlar tertibine konulan bu ödenekler mali yılın ilk ayı içinde fon hesabına aktarılması gerekmektedir. Borç ödeme fonunun kaynakları belediyenin bankadaki saymanlık cari hesabı dışında ve en fazla gelir getirecek şekildi milli bankalardan birine yatırılacaktır. Söz konusu fon hesabı bütçe içinde bir fon hesabıdır.

Belediye geliri olarak yapılan her türlü tahsilatların bir teslimat müzekkeresi ile Belediyeler tarafından bankaya yatırılması hatta veznedarlık görevinin Bakanlar Kurulunca belirlenecek devlet bankalarına yaptırmaları öngörülmüştür. Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddelerinde Dış Borçlar Hesabının muhasebe kayıtlarının nasıl düzenleneceği ayrıntıları ile açıklanmıştır. Ayrıca söz konusu yönetmelikte Belediye banka cari hesabının T.C. Merkez Bankası veya T.C. Ziraat Bankasında açılması öngörülmüştür.

1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununda belediyelere ait paraların bankanın olduğu mahallerde Bankaya, Bankanın bulunmadığı yerlerde muhabirlerine yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Nitekim Başbakanlık talimatıyla da Maliye Bakanlığınca tüm kamu kurum ve kuruluşlarından uygulamanın bu yönde yapılmasının istediği anlaşılmıştır.

3030 sayılı ‘Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun ‘Büyükşehir Belediyesi Gelirleri’ başlıklı 18/h maddesinde; “iç ve dış borçlanmalar ile tahvil ve hisse senedi gelirleri” sayılmıştır.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun ‘Devlet alacağının takip ve tahsilini düzenleyen 20. maddesinde: “Her muhasip zamanı idaresi zarfında tahsili kendisine mevdu varidatın eşhas zimemi hesabında mukayyet mebaliğin takip ve tahsiliyle mükellef olup Divanı Muhasebata hesap itasında veya halefe devrinde bakayasının müfredatını ve tahsil edilmemesi esbabını iraeye mecburdur. Takip edilmemek yüzünden tahsili mümteni bir hale gelen veya müruru zamana uğrayan mebaliğin sunu taksiri görülen muhasipten tazminine Divanı Muhasebatça hüküm olunur” hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasa hükümlerine göre, Büyükşehir belediyelerinin dış borçlanma yoluyla elde ettikleri paralar Büyükşehir belediye gelirleri içinde yer almaktadır. Dış borçlanma yoluyla temin edilen söz konusu kaynağın diğer belediye gelirleri gibi belediye resmi kayıtları olarak belediye bütçesi dahilinde hesabının tutularak ilgili görevli sayman tarafından Sayıştay’a verilmesi gerekmektedir. Dış borçlanmaların yapıldığı yıllarda görev başında bulunan saymanın, belediyenin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle gelir elde edildiği konusuna muttali olduğunun 22/02/1992 tarihli Belediye Başkanı Murat KARAYALÇIN’ın onayı ile oluşturulmuş olan “Ekonomik Kurul”un üyesi olması ve bu Kurulun sekretarya hizmetlerinin yürütülmesinin Hesap İşleri Daire Başkanlığı uhdesine verilmesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, Ankara Büyükşehir belediyesinin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği gelirlerin Belediye hesaplarına intikal ettirilerek takip ve tahsilinin yapılmasından Ankara Büyükşehir belediyesi Hesap İşleri Daire Başkanının sorumluluğu bulunmaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden, Ankara Büyükşehir Belediyesince yurtdışına ihraç edilen tahviller karşılığında temin edilen dövizlerle MORGAN STANLEY firması nezdinde EGE-KA hesap numaralı yatırım fonu hesabı açıldığı, 16/04/1994 tarihi itibarıyla söz konusu hesap bakiyesi 12.828.128,15 ABD doları iken, daha sonra bu paranın 4.356.654-ABD doları transfer edildiği, bu durumda yatırım fonu açılması işleminden 8.471.474,14 ABD dolarının geriye kaldığı anlaşılmaktadır.

Ankara Büyükşehir belediyesinin dış piyasalarından 5 yıl vadeli tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği dövizlerin 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununun 41/III. ile Belediye Bütçe ve Muhasebe Tüzüğü’nün 35, 94 ve 95. maddeleri ve Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 94 ve 95. maddeleri hükümleri uyarınca belediye kaynağının her halükarda bir milli bankada değerlendirilmesi yerine yurtdışı yatırım fonlarında değerlendirilmesi mümkün değildir. Belirtilen mevzuatta Belediye kaynaklarının kamu bankalarında, bundan başka sınırlı bir şekilde ancak Milli bankalarda yüksek gelir getirici şekilde yatırılmasına izin verilmiş olup yurtdışında çeşitli yöntemlerle nemalandırınması açık bir şekilde mevzuat dışı bir uygulamadır. Ayrıca fonların iyi idare edilmesinden dolayı 51 milyon dolar getiri sağlandığı belirtiliyor olsa da, Belediyenin borçlanarak temin ettiği dövizlerin belirtilen mevzuat hükümleri karşısında dış piyasalarda değerlendirilmesi sonucu yatırım portföy değer kaybı nedeniyle belediyenin zarar ettirilmesinin haklılığını ortaya koymaz. Daha da önemlisi, söz konusu uygulamalardan belediyenin çok kazançlı çıktığı yönündeki ileri sürülen düşünceler Belediyenin resmi kayıtlarına dayanmamaktadır. BELKO LTD. ŞTİ ‘nin takip ve yönetimi altında bulundurulan paralara ilişkin kayıtların gerçekleri yansıtmadığı belgelerin eksik ve düzensiz olduğu yönünde 24/02/1995 tarihli Mülkiye Müfettişliği Raporu ile 23/03/2000 tarihli Bilirkişi Raporunda ifade edilmektedir.

Bu itibarla, iş bu tutanağın 1. maddesinde açıklanan gerekçeleriyle 2395 sayılı ek ilamın 2. maddesiyle 8.471.474,15-ABD dolarına ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

  1. Temyiz Kurulu’nun 15.03.2005 gün ve 27705 sayılı ilamıyla, Sayıştay Birinci Dairesince yargılanması sonunda çıkarılan 2381 sayılı Ek ilâm hükmünün Bozulmasına karar verilmesine karşı, bu defa 2395 sayılı Ek ilamın 3. maddesiyle; Ankara Büyükşehir Belediyesince yurtdışına ihraç edilen tahviller karşılığında temin edilen dövizlere ilişkin hesap hareketlerinde; MERRİLL LYNCH Internationel Inc.nezdindeki yatırım fonu hesabına aktarılmak üzere Genel Sekreter Timur ERKMAN’ın 19/04/1993 tarih ve 685 sayılı talimatına istinaden İMPEKSBANK nezdindeki döviz tevdiat hesabına 19/04/1993 tarihinde 110.712,32. ABD doları borç kaydedildiği halde ilgili hesaba alacak kaydedilmemesi ve buna ilişkin belge ibraz edilmemesi nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler adına Avukat Kaan ŞANİNALP tarafından hazırlanan temyiz dilekçesinde özetle; 110.712,32- ABD dolarının ilgili hesaba aktarılması için İMPEKSBANK Ankara şubesine Timur ERKMAN imzası ile 19/04/1993 tarih ve 685 sayılı yazı ile aynı gün valörlü olarak belediye adına MERRİLL LYNCH 021001033 numaralı hesabına transfer edilmesi talep edilmiş ve adı geçen bankanın 1993 yılı dökümünde faiz geliri olarak hesaba 110.712,32- ABD doları alacak kaydedildiğini, Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2003 tarih ve 1998/00166 sayılı karar sonucunda sanığın beraatine karar verildiğini, bilirkişi raporunda yapılan işlemin yasal olduğunun belirtildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

3030 sayılı ‘Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunu’nun ‘Büyükşehir Belediye Gelirleri’ başlıklı 18/h maddesinde; “iç ve dış borçlanmalar ile tahvil ve hisse senedi gelirleri” sayılmıştır.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun ‘Devlet alacağının takip ve tahsilini düzenleyen 20. maddesinde: “Her muhasip zamanı idaresi zarfından tahsili kendisine mevdu varidatın eşhas zimemi hesabında mukayyet mebaliğin takip ve tahsiliyle mükellef olup Divanı Muhasebata hesap itasında veya halefe devrinde bakayasının müfredatını ve tahsil edilmemesi esbabını iraeye mecburdur. Takip edilmemek yüzünden tahsili mümteni bir hale gelen veya müruru zamana uğrayan mebaliğin, sunu taksiri görülen muhasipten tazminine Divanı Muhasebatça hüküm olunur” hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasa hükümlerine göre, Büyükşehir belediyelerinin dış borçlanma yoluyla elde ettikleri paralar Büyükşehir belediye gelirleri içinde yer almaktadır. Dış borçlanma yoluyla temin edilen söz konusu kaynağın diğer belediye gelirleri gibi belediye resmi kayıtları olarak belediye bütçesi dahilinde hesabının tutularak ilgili görevli sayman tarafından Sayıştay’a verilmesi gerekmektedir. Dış borçlanmaların yapıldığı yıllarda görev başında bulunan saymanın, belediyenin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle gelir elde edildiği konusuna muttali olduğunun 22/02/1992 tarihli Belediye Başkanı Murat KARAYALÇIN’ın onayı ile oluşturulmuş olan “Ekonomik Kurul”un üyesi olması ve bu Kurulun sekretarya hizmetlerinin yürütülmesinin Hesap İşleri Daire Başkanlığı uhdesine verilmesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, Ankara Büyükşehir belediyesinin dış piyasalarından tahvil ihraç etmek suretiyle elde ettiği gelirlerin Belediye hesaplarına intikal ettirilerek takip ve tahsilinin yapılmasından Ankara Büyükşehir belediyesi Hesap İşleri Daire Başkanın sorumluluğu bulunmaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden, Genel Sekreter Timur ERKMAN’ın 19/04/1993 tarih ve 685 sayılı talimatına istinaden Belediyenin İMPEKSBANK nezdindeki döviz mevduat hesabından MERRİLL LYNCH Internationel Inc.nezdindeki 021001033 numaralı yatırım fonu hesabına 110.712,32- ABD dolarının transfer edilmesinin talep edildiği, önce Sayıştay 1. Daire kararı ile konu hüküm dışı bırakılarak adli yargıya intikal ettirildiği ve Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2003 tarih ve 1998/00166 sayılı karar sonucunda sanığın atıla zimmet suçundan beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiğine dair dosyada herhangi bir bilginin bulunmadığı ve henüz söz konusu paranın Ankara Büyükşehir Belediyesi hesaplarına intikal ettiğini ilişkin belgelerin ibraz edilemediği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, iş bu tutanağın 1. maddesinde açıklanan gerekçeleriyle 2395 sayılı ek ilamın 3. maddesiyle 110.712,32- ABD dolarına ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

Karar verildiği 14.10.2008 tarih ve 30370 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim