Sayıştay 1. Dairesi 29569 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
29569
26 Şubat 2008
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2005
-
Daire: 1
-
Dosya No: 29569
-
Tutanak No: 29960
-
Tutanak Tarihi: 26.02.2008
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.
63 nolu ilamın 1. maddesinde; Belediye ile Tüm-Bel-Sen Sendikası arasında imzalanan toplu sözleşmeye istinaden, memur kadrosunda görev yapan belediye çalışanlarına, sosyal denge zammı adı altında ödeme yapılması nedeniyle 77.200,00 YTL’nin tazminine karar verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, toplu iş sözleşmesi bağıtlanmasının hukuka aykırı olmadığına dair idare mahkemesi kararı, suç olmadığına dair de Danıştay Kararı bulunduğunu, bir belediyenin imzalamış olduğu toplu iş sözleşmesini uygulamaması neticesinde sendikanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurduğunu ve bu mahkemenin Devletin tazminat ödemesine karar verdiğini, Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasına göre "usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağını, Anayasa'da toplu sözleşme hakkının güvence altına alınmamasının bu hakkın olmaması anlamına gelmediğini, Anayasanın toplu sözleşme ve grev hakkını açıkça yasaklamadığını, yalnızca en alt bir hak olarak toplu görüşmeyi güvence altına aldığını, bu çerçevede, başta ILO'nun onaylanarak usulüne göre yürürlüğe konulmuş bulunan 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerinde toplu pazarlık müessesesinin tüm çalışanlar bakımından bir hak olarak tanımlanmasına rağmen ilamda, toplu pazarlık hakkının hukuka aykırı kabul edildiğini, oysa yukarıda açıklanan sebeplerle bu ilamın hukuka, hukukun genel ilkelerine ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kaldırılmasını talep etmiştir.
İlam hükmü; Belediyede görevli memur statüsündeki personele mevzuatta yeri olmadığı halde toplu iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle Sosyal Denge Zammı adı altında ödemede bulunulması sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde aynen;
“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç).” hükmü bulunmaktadır.
Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde - (Değişik: 23.7.1995-4121) “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.” Denilmektedir.
Görüldüğü üzere, Anayasamızda Toplu iş sözleşmesi hakkı, sadece işçiler için tanınmış olup, memurlara ise sadece toplu görüşme hakkı tanınmıştır.
Anayasanın bu hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.
Söz konusu Kanunun 29. maddesinde, “Toplu görüşmenin tarafları, kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her hizmet kolunda kurulu yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlardır. Kamu İşveren Kurulu, Başbakan tarafından görevlendirilen bir Devlet Bakanının başkanlığında a) Başbakanlık Müsteşarı b) Maliye Bakanlığı Müsteşarı c) Hazine Müsteşarı .....gibi Kanunda yazılı kamu görevlilerinden oluşur denilmektedir. Yine söz konusu Kanunun 30. maddesiyle toplu görüşme yapma yetkisi de her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlara tanınmıştır. Aynı kanunun 34. maddesinde; Toplu görüşmenin sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenen mutabakat metni uygun idari icrai ve yasal düzenlemeleri yapabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar Kurulu üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar denilmektedir. Görüldüğü üzere, memurlara kanunda toplu sözleşme hakkı tanınmamış sadece toplu görüşme hakkı tanınmıştır. Yine toplu görüşme yapma yetkisi kamu işverenleri adına kanunda sayılan kamu görevlilerinden oluşan Kamu İşveren Kurulu’na ait olup Belediye Başkanının toplu görüşme yapma yetkisi de bulunmamaktadır. Ayrıca toplu görüşme sonunda hazırlanan mutabakat metni, memurlar üzerinde doğrudan uygulama imkanı olan bir metin olmayıp ancak Bakanlar Kurulunun idari ve icrai düzenlemeleri ile ve Kanunla yapılacak düzenlemelerle uygulanabilir hale gelmektedir.
Dilekçi İLO’nun temel haklara ilişkin 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerinin ülkemizce de kabul edildiğini, bu sözleşmelerde kamu görevlilerine sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme yapma hakkının verildiğini, Anayasanın 90/son maddesine göre de, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmaların kanun hükmünde olduğu ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı düzenlemesi bulunduğunu bu nedenle, 657 sayılı kanunun 146. maddesinin bir dayanağının kalmadığını, bu durumda ülkemizin kabul ettiği temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmelerin kanunla çelişse bile öncelikle tercih edileceğini, dolayısıyla yapılan yardımların hukuka uygun olduğunu iddia etmişse de, Sayıştay Genel Kurulunun 23.06.1994 tarih ve 4808/1 sayılı kararında da açıklandığı üzere;
Her ne kadar Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmünde olup bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamamakta ise de, söz konusu sözleşmelerle sağlanan hakların hayata geçirilmesi ancak bu husustaki mevzuat hükümlerinde gerekli değişikliklerin yapılması ve uygulama esaslarının belirlenmesi halinde mümkün olabilecektir. Esasen 151 sayılı İLO sözleşmesinde de, bu sözleşmenin uygulama alanına ve istihdam koşullarının belirlenmesi yöntemlerine ilişkin bazı konuların, ulusal yasalarla ve ulusal koşullara uygun olarak düzenleneceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, mevzuatımızda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, mevcut hükümlerin tespit ettiği memur statüsünün, akdi düzenlemelerle değiştirilmesi ve dolayısıyla belediyelerin, toplu iş sözleşmeleri akdetmek suretiyle veya başka birtakım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak ve statülerin dışına çıkılmasına yol açacak bir uygulamaya gitmeleri mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca, dilekçi dilekçesinde kendi görüşünü destekleyen yargı kararlarının varlığından bahisle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişse de, genel mahkemelerce verilen hükümler Sayıştay Kanunu’nun 65. maddesine göre Sayıştay’ın hesap ve işlemler yönünden denetimine ve hükmüne engel teşkil etmediğinden bu iddialarının kabulü yasal olarak mümkün değildir.
Açıklanan sebeplerle, dilekçi iddialarının reddiyle 63 sayılı ilamın 1. maddesiyle tazminine karar verilen 77.200,00 YTL’ye ilişkin hükmün TASDİKİNE,
Karar verildiği 26.02.2008 tarih ve 29960 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53