Sayıştay 1. Dairesi 10902 Kararı - Özel İdareler İş Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1
Sayıştay Kararı
10902
13 Nisan 2023
Özel İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 1
-
Karar Tarihi: 13.04.2023
-
Karar No: 10902
-
İlam No: 609
-
Madde No: 12
-
Kamu İdaresi Türü: Özel İdareler
-
Hesap Yılı: 2012
-
Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
İşçi Ücretleri
… tarihli ve … sayılı ek ilamın 15’inci maddesi ile tazmin hükmolunan konuyla ilgili olarak Sayıştay Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı sorumluluk yönünden bozma kararları üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
… İl Özel İdaresi … yılı hesabına ait yargılamaya esas ek raporun … tarihinde Dairemizde yargılanması sonucunda düzenlenen … tarihli ve … sayılı ek ilamın 15’inci maddesinin (B) bendi ile, … İlçe Özel İdaresinde çalışan ve Özel İdare ile … 2005 yılında birleşmesinden sonra 2006 yılında İl Özel İdarede işe alınan işçilerin maaş ödemelerinde … Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesine istinaden düzenlenen ve 2005 tarihinden sonra işe gireceklere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1/B yerine 2005 öncesi işe girenlere uygulanacak ücret skalası olan Ek 1’in uygulanması nedeniyle oluşan … TL kamu zararının harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, konu ile ilgili protokolü onaylayan Vali, alınan karar yazısını Valiye takdim eden Genel Sekreter Vekili ve Ek 1 ücret skalasının uygulanmasının uygun olacağı şeklinde görüş veren Hukuk Müşavirine müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmişti.
Tazmin hükmünün sorumlularca temyiz edilmesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen … tarihli ve … tutanak sayılı kararda;
“B) …
Buna göre, Hukuk Müşavirliğince verilen görüşlerin istişari nitelikte olması ve herhangi bir bağlayıcılığının bulunmaması nedeniyle sorumluluğuna hükmedilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde, … dönemini kapsayan … Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 17’nci maddesinin uygulanmamasına dair … tarihli Protokolü imzalayan Vali ve Genel Sekreter Vekilinin de, daha sonraki dönemlere ilişkin Toplu İş Sözleşmelerine aykırı yapılan ödemelerden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Buna karşın, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33’üncü maddeleri uyarınca harcama yetkilileri, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan; asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlileri de, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Bu itibarla, … sayılı Ek İlam’ın 15 inci maddesinin (B) bendi ile verilen tazmin hükmü esas yönünden mevzuata uygun olmakla birlikte; yukarıda belirtilen gerekçelerle, sorumlulukların yeniden tespitini teminen hükmün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE …”
denilmiş ve Kurulun … tutanak sayılı kararında da bu karara atıfta bulunulmuştu.
Bu kararda özetle, ilamda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile birlikte sorumlu tutulan Vali, Genel Sekreter Vekili ve Hukuk Müşavirinin sorumlu olmadıkları, sadece harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu oldukları ve bu nedenle de sorumlulukların yeniden tespit edilmesi gerektiği belirtilerek tazmin hükmünün bozulmasına ve dosyanın Dairemize tevdiine karar verilmişti.
Temyiz Kurulunun bozma kararından sonra Dairemizde yeniden yapılan yargılama sonucunda, Temyiz Kurulunun sorumluluk yönünden bozma kararına uyulmuş ve düzenlenen … tarihli ve … sayılı ek ilamın 15’inci maddesi ile,
… TL kamu zararının;
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi (VHKİ) …’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi (VHKİ) …’a,
müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmişti.
Tazmin hükmünün temyiz edilmesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen … tarihli ve … tutanak sayılı kararda;
“Ancak … dilekçesinde; … sayılı ödeme emirlerinde Gerçekleştirme Görevlisi (VHKİ) olarak imzasının bulunmadığı iddiası yerinde olup, söz konusu ödeme emirlerinde ilamda ahiz olan …’un imzası bulunmaktadır.
İlamla verilen tazmin hükmü … TL kamu zararının; … TL’sinden … yerine …’un sorumlu olması gerekir.
Bu itibarla, … sayılı Ek ilamın 15inci maddesi ile verilen tazmin hükmü esas yönünden mevzuata uygun olmakla birlikte; yukarıda belirtilen gerekçelerle, sorumlulukların yeniden tespitini teminen hükmün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, …”
denilmiş ve Kurulun … tutanak sayılı kararında da bu karara atıfta bulunulmuştur.
Bu kararda özetle; tazmin hükmünün esas yönünden mevzuata uygun olduğu, ancak … sayılı ödeme emirleri ile ilgili kamu zararından …’ın değil, söz konusu belgeleri gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan …’un sorumlu olduğu belirtilerek sorumlulukların yeniden tespitini teminen hükmün bozularak dosyanın Dairemize tevdiine karar verilmiştir.
… tarihinde … Sendikası ile … İl Özel İdaresi adına … Sendikası arasında imzalanan ve … tarihleri arasında geçerli olan … Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 17’nci maddesinin ilk fıkrasında;
“01.03.2005 tarihinden sonra işe ilk defa alınacak işçilere uygulanacak ücret skalası Ek 1/B’de belirlenmiştir. Bu işçilerin intibakları işe ilk alındıkları pozisyonun başlangıç derecesinin birinci kademesine yapılır. Bu işçiler TİS (Toplu İş Sözleşmesi) hükümlerinden yararlanırlar.” denilmek suretiyle 01.03.2005 tarihinden sonra işe giren işçiler için EK 1/B ücret skalası üzerinden ücret ödenmesi hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü … tarihleri arasında geçerli olan … Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile … tarihleri arasında geçerli olan … Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nde de aynen korunmuştur.
Ancak iş yerinde ücret adaletsizliğinin ve eşitsizliğin giderilerek iş barışının sağlanması gerekçeleriyle, Hukuk Müşavirliğinin de görüşü alınarak … tarihinde … Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği ve … Sendikası … Şube Başkanlığı arasında yapılan Protokol ile ücretlerini EK 1/B’ de yer alan ücret skalası üzerinden almaları gereken 2005 yılı sonrası işe giren işçilerin, daha yüksek yevmiye rakamlarını ihtiva eden Ek 1’ de yer alan ücret skalası üzerinden almaları sağlanmıştır.
Protokolün düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun;
2’nci maddesinde; “Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir.”,
7’nci maddesinde; “… Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez.”,
10’uncu maddesinde; “Sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf işveren sendikasının üyesi olan işverenin o sendika ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren o sözleşme ile bağlı kalır.”,
“Yetki” başlıklı 12’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, bir işverenin sendika üyesi olması halinde, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi tamamen sendikaya geçmiş olmakla birlikte; işverenin sendika üyeliği devam ettiği sürece bu yetki işveren sendikasında olacaktır. Hatta işverenin sendika üyeliğinden ayrılması halinde dahi, yürürlükte bulunan toplu sözleşme hükümleri sözleşme süresi boyunca bağlayıcılık arz etmektedir.
Bununla birlikte, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22’nci maddesinin son fıkrasında yazılı olan “taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilirler” hükmünde yer alan “taraflar” ifadesinden, iş ilişkisinin taraflarını değil; toplu iş sözleşmesinin taraflarını, yani somut olayda sözleşmeyi imzalamış olan işçi ve işveren sendikalarını anlamak gerekir.
Ayrıca, Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde:
“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
hükmü yer almaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Eşit Davranma İlkesi” başlıklı 5’inci maddesi ise:
“İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.
İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.
İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz.
Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.
İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.” şeklindedir.
Söz konusu maddelerde belirtilen eşitlik ve eşit davranma ilkeleri, bir kişiye tanınmış olan hakkın aynı şartlarda bulunan diğer kişilere de tanınmasını öngörmüştür. Dolayısıyla, farklı zamanlarda işe alınan ve kıdemleri farklı olan işçilere ödenecek ücretin toplu iş sözleşmesi ile farklılaştırılması halinin, Anayasa’nın 10’uncu maddesine aykırılığını ileri sürmek mümkün değildir. Keza, 4857 sayılı Kanun’un 5’inci maddesindeki işverenin eşit davranma yükümlülüğünü, farklı niteliklere sahip işçilere mutlak olarak aynı kriterlerin uygulanması veya aynı ücretin ödenmesi olarak değerlendirmek de mümkün değildir.
Buna rağmen, İdarenin böyle bir eşitsizliğin olduğu ve bunun da iş barışını bozduğu yönünde bir tespiti olması halinde, yapılacak değişikliğin işçi ve işveren sendikaları arasından düzenlenecek olan sözleşme değişikliği ile giderilmesi gerekmekte olup; aksi durum, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’na aykırılık teşkil edecektir. Bununla birlikte, 01.03.2005 tarihinden sonra işe başlayan işçiler için EK 1/B ücret skalasının uygulanmasına dayanak teşkil ettiği iddia edilen ve … Valiliği İl Özel İdare Genel Sekreterliği ile … Sendikası … Şube Başkanlığı arasında düzenlenen … tarihli protokolün, sadece … dönemini kapsayan … Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 17’nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin olduğu ve daha sonraki dönemlere ait … ve … Dönem Toplu İş Sözleşmelerini ilgilendiren ücret ödemelerine dayanak oluşturmadığı görülmüştür. Zira … tarihleri arası için ödenecek ücretlerin belirlendiği … Dönem Toplu İş Sözleşmesinde; … tarihleri arası için ödenecek ücretlerin belirlendiği skalalar … Dönem Toplu İş Sözleşmesinde imza altına alınmış ve 17’nci madde hükmü bu sözleşmelerde aynen korunmuştur.
Ayrıntısına yukarıda yer verildiği üzere, işçilerin maaş ödemelerinde hatalı ücret skalasının esas alınması sonucunda kamu zararı oluşmuştur. Söz konusu ek ilamlar ve Temyiz Kurulu kararlarında kamu zararı tutarı … TL olarak yer almakta ise de, yeniden yapılan hesaplama sonucunda kamu zararı tutarının … TL olduğu anlaşılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddeleri uyarınca, söz konusu kamu zararından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri birlikte sorumludurlar.
Dairemizin … tarihli ve … sayılı ek ilamının 15’inci maddesinde, harcama yetkilileri ile birlikte gerçekleştirme görevlisi olarak sadece … (VHKİ) sorumlu tutulmuştur. Sayıştay Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı sorumluluk yönünden bozma kararları üzerine Dairemizde yapılan yargılama sonucunda, söz konusu kararlarda da belirtildiği üzere, … sayılı ödeme emri belgelerinde gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın değil, aynı zamanda ilamda ahiz olan …’un imzasının bulunduğu; bu nedenle de, söz konusu ödeme emri belgeleri ile ilgili kamu zararından gerçekleştirme görevlisi olarak … değil, …’un sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan; Sayıştay Temyiz Kurulunun söz konusu kararlarında, kamu zararının … TL’sinden … yerine …’un sorumlu olması gerektiği belirtilmiş ise de, Dairemizde yapılan incelemede, gerçekleştirme görevlisi olarak … yerine …’un sorumlu olması gereken kamu zararı tutarı … TL olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, sorumluluğa ilişkin olarak yapılan yeni hesaplamalar sonucunda, sorumluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tutarlar da yeniden belirlenmiştir.
Bu itibarla, ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen … TL kamu zararının;
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi (VHKİ) …’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi (VHKİ) …’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi (büro işçisi) …’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi (büro işçisi) …’a,
müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
Anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17